Harun Yahya

Sohbetler (2 Nisan 2016; 24:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

OKTAR BABUNA: Hoş geldiniz Hocam.

ADNAN OKTAR: Ne anlatıyordun sen?

GÖKALP BARLAN: Evrendeki hiçbir şeyin tesadüfen olmayacağından bahsediyorduk. Her şeyi üstün bir aklın yarattığından, bilimsel verilerin de asla ve asla tesadüflerle olamayacağından, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Kutsal Sandık nerede? Taberiye Gölü’nün altında. Yerini göstereyim de söylemedi demesinler.

BÜLENT SEZGİN: Resimleri gösterebiliriz.

ADNAN OKTAR: Bu Taberiye Gölü. Bu gölün görünüşü. Bu uydudan görüntü, gölün altı evet. Bu yandan çekim, bir taş yığması var görüyor musunuz gölün altında? Bu taş yığmasının altında bir şey var bilin bakalım ne? Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkışını bekliyor, inşaAllah.

OKTAR BABUNA: Biz de çok heyecanla bekliyoruz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Taberiye Gölü’nün altını yine göster. Altmış bin ton ağırlığında taş yığılı. Altında bir şey var. Yüksekliği on metreye ulaşıyor. 4000 yıllık, tam devre uyuyor. Tam Hz. Musa (a.s)’ın devrine uyuyor. Sonarla tespit edildi bu yapı, sonar araştırmasıyla. Yeniden göster. Bu göl ne gölü?

BÜLENT SEZGİN: Taberiye Gölü.

ADNAN OKTAR: Nerede?

OKTAR BABUNA: İsrail.

ADNAN OKTAR: İsrail’de tabii ki. Sonarla tespit edilen bu görüntü üstteki görüntü. Evet, 50 metre çapında, 70 metreye kadar da ulaşıyor aslında sırf elli metre değil yer yer. 4000 yıllık. 60 bin ton ağırlığında taş yığılmış, iri kayalar. Altında bir şey var işte söylüyorum. İsrail açsın baksın. Kutsal sandığı çıkartsınlar. İçindeki tabletleri hepsini görsünler. Mescid-i Aksa’nın altında değil burada. Orada da var, başka yerlerde de var. Şam dağlarında da var. Bir tanesini söylüyorum söylemedi demesinler.

Üçgen, masonlukta üçgen A harfini ifade edecek şekilde 4000 yıllık bir işaret olarak kullanılır. “Kohen Elleri” diyor kutsama işareti olarak. Göster. Bak üçgen görüyor musun? A şeklinde. Yine bak burada da üçgen. O, Moşiyah’ın krallık tacını temsil ediyor, üstteki taç Moşiyah’ın krallık tacını temsil diyor. Bak görüyor musun ellerin birleştiği yerde üçgen A harfi var. Evet. Yine altta görüyorsunuz A harfini üçgen, başparmakların altı. Şimdi ikişer parmaklar sağa ve sola açılmış A harfi var görüyor musunuz? Üçgen tarzında, evet. Yine burada üçgen A harfi. “Kohen Elleri” deniyor buna. Moşiyah’ın tacı, Hz. Mehdi (a.s)’ın tacı, evet. Yine Moşiyah tacı. Dünya hakimiyetini remzediyor. Evet, aynı şekilde. Yine oralarda üçgenler görüyorsunuz A harfini gösteren, evet. O yazıları diğer şeyleri yine açıklayacağım.

Evet, konuşmaya devam edin imani konuları anlatın.

OKTAR BABUNA: Proteinlerin oluşmasının imkansızlığından bahsettik Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Hücrenin içindeyken, orada insan aklının binlerce misli akıl gösteriyorlar. Evet.

KARTAL GÖKTAN: Lacivert ve mavi renkle ilgili, dini ve siyasi anlamları hakkında bilgi veriyorum; Ahit Sandığı bir yerden bir yere taşınırken mavi örtüyle örtülürdü.

ADNAN OKTAR: Lacivert ve mavi, evet.

KARTAL GÖKTAN: Kohen Gadol adı verilen İsrail Yüksek Hahamı’nın geleneksel cübbesi koyu mavi renktedir.

ADNAN OKTAR: Yani genelinde lacivert, evet.

KARTAL GÖKTAN: İsrail bayrağında mavi renkte Davut Yıldızı kullanılmaktadır. Lacivert genelde muhafazakar siyasi partilerin kullandığı bir renktir. Bu rengi ilk tercih eden siyasi parti İngiltere’deki muhafazakar partidir.

ADNAN OKTAR: İlk İngiltere’de bu koyu lacivert, hani var ya “lacileri giydi” diyor meclise gelenler. Her mecliste lacivert giyiliyor biliyorsunuz. Dünya meclislerinde lacivert kıyafet giyiliyor genellikle. O, İngilizlerin ortaya çıkarttığı bir sistem ve bütün dünyaya yayılmıştır. Evet.

KARTAL GÖKTAN: Birleşmiş Milletler’in bayrağı da açık mavi renkte. Barışı ve umudu temsil ediyor. Amerika’da da mavi renk demokrat parti tarafından kullanılıyor.

ADNAN OKTAR: Evet. İngiliz derin devletinin de sembolüdür lacivert. Chatham House’de de biliyorsunuz lacivert kullanılıyor.

Bu rengin bir suçu yok, lacivert güzel bir renk. Sadece genel kültür açısından söylüyorum. Yoksa ben laciverti severim. Yani kıyafet olarak da her şeyde güzel bir renktir lacivert.

Romalılar Ahit Sandığı’nı bulamadılar. Onların kabartmalarında bu görülüyor. Her şeyi buldular, hepsinin resmini yapmışlar, yedi kollu şamdanlar falan hepsi var fakat Ahit Sandığı’nın resmi hiçbir yerde yok. Roma’nın zaferi için, kutsamak için bunu yapıyorlar bu resimleri. Ama Kutsal Sandık’ın resmi yok. O da onu bulamadıklarını gösteriyor. Görelim resimleri.

KARTAL GÖKTAN: Roma İmparatoru Titus’un Kudüs’ü yağmalamasını temsilen Roma’da diktirdiği Titus Kemeri üzerinde Romalı askerlerin tapınaktan yağmaladıkları eşyaları taşıması kabartma olarak gösteriliyor.

ADNAN OKTAR: Evet. Dikkat ederseniz burada hiçbir şekilde Kutsal Sandık yok. Çeşitli taşıdıkları eşyalar var. Efendim, yedi kollu şamdanlar var ama Kutsal Sandık yok. Hepsini göster görüntülerin.

KARTAL GÖKTAN: İsrail’de bulunan Diaspora Müzesi’ndeki kabartmalarda Romalı askerlerin Kudüs’teki tapınakları yağmaladıktan sonra ele geçirdikleri objeleri Roma’ya götürmelerini resmetmişler bu şekilde.

ADNAN OKTAR: Evet, takım-taklavat kutusu var, efendim, çeşitli şeyler taşıyorlar her şey var ellerinde ama Kutsal Sandık yok.

Kutsal Sandık’ın nerede olduğuna dair hadisler var onları oku. Önce ayeti oku. Bakara Suresi 248.

KARTAL GÖKTAN: Bakara Suresi 248, şeytandan Allah’a sığınırım: “Peygamberleri, onlara (şöyle) dedi: "Onun hükümdarlığının belgesi, size Tabut'un gelmesi (olacaktır ki) onda Rabbinizden 'bir güven duygusu ve huzur' ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden artakalanlar var;..”

ADNAN OKTAR: Kuran ayeti bu. Bu Kutsal Sandık’ın vasfını açıklıyor Allah ayette. Bir daha baştan al.

KARTAL GÖKTAN: Bakara Suresi 248: “Peygamberleri, onlara (şöyle) dedi: "Onun hükümdarlığının belgesi, size Tabut'un gelmesi (olacaktır ki) onda Rabbinizden 'bir güven duygusu ve huzur' ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden artakalanlar var; onu melekler taşır. Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır."

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Hadisler de şu şekilde: “Hz. Mehdi (a.s) Tabut-u Sekine’yi,” Kutsal Sandığı “Taberiye Gölü’nden çıkaracak.” (İkdüd Dürer, sayfa 51)

ADNAN OKTAR: Evet, yeterli bu zaten buradan anlaşılıyor. Çok fazla hadis var. Hangi göldenmiş?

BÜLENT SEZGİN: Taberiye Gölü.

ADNAN OKTAR: Evet. Demin gösterdiğimiz yer neresi?

KARTAL GÖKTAN: Taberiye Gölü.

ADNAN OKTAR: Bir daha göster Taberiye Gölü’nü.

KARTAL GÖKTAN: Hadisler şu şekilde: “Hz. Mehdi (a.s) Tabut-u Sekine’yi,” Kutsal Sandığı “Taberiye Gölü’nden çıkaracak.”

ADNAN OKTAR: Evet. Bu, İsrail’deki Taberiye Gölü, evet. Bu taş yığması yaklaşık 70 metreye çapı yaklaşıyor. Kaç ton ağırlığındaydı?

KARTAL GÖKTAN: 60 bin ton ağırlığında. En az 4000 yıllık olduğunu belirtiyor arkeologlar.

ADNAN OKTAR: “Altında bir şey var” diyorlar arkeologlar “bilmiyoruz” diyorlar “bir şeyler var” diyorlar.  Ne diyor hadiste? “Orada” diyor “Tabut-u Sekine.” Açsın-baksınlar ben söylüyorum yerini de söylüyorum. Bak resmini de gösterdim. Nerede diye oturup araştırmalarına gerek yok. İlk bulan da.. Neyse evet devam edelim.

KARTAL GÖKTAN: Ahit Sandığı içinde bulunan eşyalarla ilgili detaylı bilgiler var.

ADNAN OKTAR: Söyle.

KARTAL GÖKTAN: Ahit Sandığı içinde manna bulunmasına dair Tevrat’ta geçen bilgi şu şekilde, Mısır’dan Çıkış’ta: “İsrailliler o ekmeğe man adını verdiler. Musa Harun’a ‘bir testi al içine bir omer man doldur’ dedi. ‘Gelecek kuşaklar için saklanmak üzere onu Rabb’in huzuruna koy.’”

ADNAN OKTAR: Yani Hz. Mehdi (a.s) devrinde görülmek üzere, ‘gelecek kuşak’ dediği o, Moşiyah zamanı. Evet.

KARTAL GÖKTAN: “Rabbin Musa’ya buyurduğu gibi Harun manı saklamak üzere anlaşma levhalarının önüne koydu.” Ahit Sandığı’nın içindeki tabletlere dair Yasanın Tekrarı bölümündeki bilgi şu şekilde:

BÜLENT SEZGİN: Yasanın Tekrarı, 10 - 1 / 5: “O zaman Rab bana ‘öncekiler gibi iki taş levha kes ve dağa yanıma çık’ dedi. ‘Ağaçtan bir sandık yap. Parçaladığın önceki levhaları yazılı buyrukları yeni levhalara yazacağım. Sonra onları sandığa koyacaksın.’ Böylece akasya ağacından bir sandık yaptım. Öncekiler gibi iki taş levha kestim. İki levhayı da alıp dağa çıktım. Rab, dağda toplandığımız gün ateşin içinden size bildirdiği on buyruğu daha önce yaptığı gibi bu levhalara yazdı ve bana verdi.”

KARTAL GÖKTAN: Başka bilgi de şu şekilde, Hz. Harun (a.s)’ın asasının Ahit Sandığı içinde bulunduğuna dair. Çölde Sayım bölümünde geçen bir bilgi: “Rab ‘Musa’ya başkaldıranlara bir uyarı olsun diye Harun’un değneğini saklanmak üzere levha sandığının önüne koy’ dedi.”

ADNAN OKTAR: Evet.

CAN DAĞTEKİN: Hocam, siz daha önce açıklamıştınız, “sandık açıldığında etrafa mutluluk duygusu verilecek” demiştiniz. Ayette de aynı o şekilde geçiyor. 

ADNAN OKTAR: Evet. Huzur ve mutluluk, evet.

Evet, devam edin ben geleceğim.

Ne diyor Tevrat’ta: “Rabbin buyruğu uyarınca levhaları yaptığım sandığa koydum. Orada duruyor.” Demek ki Tevrat’ın orijinalini bu Kutsal Sandığın içinde bulacağız. Bunu hadiste de görüyoruz burada da görüyoruz yani Tevrat’ta da görüyoruz.

Şimdi gösterdiğim konuları bir daha siz yeniden anlatarak aklınızda kaldığı şekilde anlatın bakayım.

KARTAL GÖKTAN: Ahit Sandığıyla ilgili olarak, Taberiye Gölü’nde 2013 yılında halka açıklanan bir sonar araştırması yapılmış. Ve bu araştırma neticesinde gölün altında iri kaya bloklarından oluşan 60 bin ton ağırlığında bir yapı keşfediliyor. Bu yapının yüksekliği 10 metreye ulaşıyor, çapı 70 metre. Arkeologlar en az 4000 yıllık olduğunu söylüyorlar.

ADNAN OKTAR: Yani tam o devre rast geliyor, evet.

KARTAL GÖKTAN: Kohen’in Elleri adı verilen kutsama işaretine dair resimleri görüyoruz.

ADNAN OKTAR: Bakın, iki parmağın birleştiği yerin altında A hafi oluşuyor üçgen yani. Bu masonlukta da kutsaldır, Musevilikte de kutsaldır. Evet. Burada da aynı şekilde, bakın parmak aralarında da A harfi oluşuyor, başparmağın bitiştiği noktada da A harfi oluşuyor. Bu, pergelle ifade ediliyor masonlukta aynı zamanda. Burada da aynı şekilde görüyoruz A harfini, pergelle ifade edilen. Yine burada da taç. Burada da. Moşiyah’ı sembolize ediyor taç ve üçgen, parmak aralarındaki üçgenler. Evet aynı şekilde. İsrail bayrağında bakın A harfini görüyor musunuz? Her yerde bir A harfi oluşuyor. Anlıyorsunuz değil mi onu? Her açıdan A harfi oluşuyor, inşaAllah. Evet.

KARTAL GÖKTAN: Mavi lacivert rengin Musevilikteki anlamını gösteren çeşitli resimler var. Ahit Sandığı bir yerden bir yere taşınırken mavi bir örtüyle bu şekilde örtülüyor. Kohen Gadol adı verilen İsrail Yüksek Hahamı’nın geleneksel cübbesi de gördüğünüz gibi lacivert koyu mavi renkte. İsrail bayrağında da yine görüyoruz koyu mavi rengi, Davut Yıldızı olarak kullanılıyor. Ve Musevilikte lacivert renk göğün ve denizlerin rengi olduğu için kutsallığı temsil ediyor. Gece ve gündüz beyaz ve siyah arasında bir geçiş rengi olduğu için…

ADNAN OKTAR: A harflerini görüyorsunuz değil mi? Her açıdan A harfi oluyor. Masonlukta da o pergelle ifade ediliyor. Pergel ve iletkiyle. Evet.

KARTAL GÖKTAN: Lacivert mavi rengin siyasi anlamı da var, genelde muhafazakar siyasi partiler kullanıyor bu rengi. İlk tercih eden siyasi parti de İngiltere’deki muhafazakar parti. Ayrıca Amerika’da da demokrat parti kullanıyor. Birleşmiş Milletler bayrağı da aynı şekilde. Chatham House’nin kapısını görüyoruz. Orada da koyu mavi lacivert renk dikkat çekiyor.

BÜLENT SEZGİN: Ahit Sandığı ile ilgili bir ayet okumak istiyorum, Bakara Suresi 248. şeytandan Allah’a sığınırım: “Peygamberleri, onlara (şöyle) dedi: "Onun hükümdarlığının belgesi, size Tabut'un gelmesi (olacaktır ki) onda Rabbinizden 'bir güven duygusu ve huzur' ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden artakalanlar var; onu melekler taşır. Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır." Allah Kuran ayetinde belirtiyor inşaAllah, Ahit Sandığı’nda Hz. Musa (a.s) ve Hz. Harun (a.s)’dan kalacak olanlar var diyor içinde Ahit Sandığı’nın.

Kutsal Sandık’la ilgili bir hadis okuyabilir miyim?

ADNAN OKTAR: Evet.

BÜLENT SEZGİN: “Hz. Mehdi (a.s) Tabut-u Sekine’yi,” Kutsal Sandığı “Taberiye Gölü’nden çıkaracak.” Sizin anlattığınız gibi, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Hay maşaAllah mübarek. Biz yerini işaret edeceğiz o da çıkaracak, inşaAllah. Yahut bilmiyorum nasıl yani oraya olay yerine de gidebilir. Ama yerini gösterdim. Bak söylüyorum, İsrail harıl harıl arıyor nerede diye, ben yerini söylüyorum orada işte onun altında taş yığınının altında.

OKTAR BABUNA: “Hiçbir şekilde başkası çıkaramaz” demiştiniz. Allah izin vermiyor, inşaAllah. 

ADNAN OKTAR: Canım, Hz. Mehdi (a.s) gidip koluyla bizzat taşları çıkaracak hali yok. Hz. Mehdi (a.s) ne yapacak?

OKTAR BABUNA: Önüne getiriliyor inşaAllah Kudüs-ü Şerif’te. Orada açılması, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Ben yerini söylüyorum benim görevim bu yani, inşaAllah. Söylemedi demesinler. Bak açık-seçik net söylüyorum yerini. Bugün ne günlerden? 2 Nisan 2016, şu an 3 oldu. 3 Nisan 2016 bak söylüyorum yani. Sonra demedi etmedi falan demesinler. Biliyordun da niye söylemedin de demesinler. Bak söylüyorum açık orada işte. Göster yerini bir daha. Televizyon seyretmedim, farkına varmadım falan dinlemem.

BÜLENT SEZGİN: Gösterebiliriz. Taberiye Gölü.

ADNAN OKTAR: Bu hangi sistemle çekildi? Sonar sitemi, evet. Kaç metre çapı?

KARTAL GÖKTAN: Çapı 70 metre, yüksekliği 10 metre.

ADNAN OKTAR: 50 ile 70 arasında değişiyor yani çeşitli yönlerden, evet.

KARTAL GÖKTAN: Arkeologlar en az 4000 yıllık olduğunu belirtiyorlar. Tam o devre denk geliyor.

ADNAN OKTAR: Kaç ton kaya var?

KARTAL GÖKTAN: 60 bin ton.

ADNAN OKTAR: 60 bin ton kaya var. Şimdi bunu şöyle yapacaklar; suyu çekecekler boşaltacaklar, kayaları kaldıracaklar altından Kutsal Sandığı çıkartacaklar. Bana da bir teşekkür ederseler memnun olurum, inşaAllah. Tabii Allah beni vesile ediyor. Yani Allah razı olsun deseler yeter, teşekkürden kastım bu.

Kasım Uşen, “O gölün altındaysa hemen gidip çıkaralım.” Çıkar çıkarabiliyorsan ne bekliyorsun? Ben yerini söyledim o kadar. Benim görevim bu. Net orada yani, inşaAllah altında.

CAN DAĞTEKİN: Nasıl çıkarılması gerektiğini de söylediniz Hocam.

ADNAN OKTAR: Tabii. Bak, suyu boşaltacaklar taşları kaldıracaklar bu kadar. Kepçeyle teker teker düzgünce çıkaracaklar konu bitecek.

Nur gibiler nur. İffet nuru iman nuru. Mesela bazılarına bakıyorum elinden yüzünden melanet akıyor, pislik akıyor. Kirli tehlikeli adam, şirret. Ama bak buradaki insanlar tertemizler, maşaAllah.

“Moşiyah-Mehdi’nin çıkacağı zaman” diyor “Museviler Kudüs’e bulutların üzerinde uçarak gidecekler” diyor. Nedir? Uçak.

KARTAL GÖKTAN: Makaleleriniz hakkında bilgi verebilir miyim?

ADNAN OKTAR: Makale, evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Uluslararası basında yakından takip edilen ve geniş bir okuyucu kitlesine sahip Rusya'nın en köklü internet gazetelerinden Pravda'da "Bir Zamanlar Ortadoğu'da Hristiyanlar Vardı" başlıklı makaleniz yayınlandı. Bu makalenizde 20. yüzyılda Ortadoğu'nun yüzde yirmisini oluşturan Hristiyanların karşılaştıkları saldırı, zulüm ve korku sebebiyle ülkelerini terk etmeye zorlandıklarını ve günümüzde sadece Ortadoğu'nun yüzde dördünü Hristiyanların oluşturduğunu anlatıyorsunuz. Hristiyan kardeşlerimize yapılan zulmün hiçbir şekilde İslam ile bağdaşmadığını ve Kuran'a göre haram olduğunu anlatıyorsunuz. Kuran ayetleriyle detaylı olarak Hristiyanlara verilecek değerden bahsederken ayrıca Peygamberimiz (s.a.v.) döneminde Hristiyan topluluklarla nasıl saygı ve şefkat ölçüleri içinde yaşadıklarından çeşitli örnekler veriyorsunuz. Yazınızı Pakistan'da Paskalya günü Kuran'ı yanlış yorumlayan bağnaz zihniyet sonucu gerçekleşen intihar saldırısında hayatını kaybeden Hristiyan kardeşlerimize baş sağlığı dileyerek sonuçlandırıyorsunuz.

Suudi Arabistan'ın önde gelen Arapça günlük gazetesi Mekke Newspaper'da "Terör Ne İster?" başlıklı makaleniz yayınlandı. Terör ile iç içe yaşamak zorunda olan ülkelerde vatandaşa, asker-polis ve halkın birlikte terör örgütünü fiilen çökertecek bir ilmi çalışma ile güçlendirilmesi, terörün ideolojisine karşı kültür seferberliği geliştirilmesi gerektiği üzerinde duruyorsunuz.

İngilizce ve Urduca yayın yapan Diplomacy Pakistan sitesinde "Mülteciler Konusunda Ülke Çıkarlarından Evvel İnsani Haklar Ön Planda Olmalı" başlıklı yazınızda, ülkemizde yaşayan Suriyeli kardeşlerimizin daha rahat yaşamaları için acilen kapsamlı politikalar geliştirilmesi gerektiğini ve bu anlamda neler yapılabileceğini anlatıyorsunuz.

Merkezi Belçika'da bulunan ve aylık ziyaret sayısı dört milyonu geçen Sasa Post haber sitesinde "Avrupa Birliği Dağılıyor Mu?" başlıklı makaleniz Arapça olarak yayınlandı. Avrupa Birliği'nin büyük zorluklarla inşa edilmiş güzel bir birlik olduğunu, böylesine güzel bir birliğin bölünmeye doğru gitmesinin asla istemeyeceğimiz bir şey olduğunu ve bunun engellenmesi için yapılması gerekenleri anlatıyorsunuz.

Son olarak Katar'ın İngilizce günlük gazetesi Gulf Times'da yayınlanan "Ortadoğu Haritası Yeni Dünya Düzeninde Ön Görülen Gibi Mi Olacak?" başlıklı makaleniz; Azerbaycan'ın çok okunan haber siteleri İnternet TV AZ, Hafta Haber Informasiya Portalı, En Son Haber, Azeri Info TV, Bakü Sesi, Hoca TV, Bakü Haber Info, Kanun ve İçtimaiyat, Günün Haberi, Haber AZ, Azer Info AZ ve Gündelik Info'da yayınlandı. MaşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Azerbaycan bizim canımız. Azeri kardeşlerimizi çok seviyoruz. Allah onlara hayır, bereket, iyilik, güzellik versin. Korkudan, sıkıntıdan, zorluktan emin etsin. Güneydoğu'da da Allah askerimize, polisimize güç kuvvet versin, şevklerini artırsın, heyecanlarını artırsın. Düşmanlarını Allah kahrı perişan etsin.

Ermenilerle Azeri kardeşlerimiz arasında bir çatışma olmuş herhalde. Şehitler var. Şehitlerimize Allah gani gani rahmet etsin, rahmetiyle sarsın, cennetiyle şereflendirsin. Geride kalanlara Cenab-ı Allah, uzun ömür versin, hayır bereket versin, sabrı cemil nasip etsin.

Kübra, babandan mesaj. Muzaffer Yıldırım; “Selam Hocam” diyor. Aleyküm selam. “Bugün prensesimizin doğum günü” diyor. Doğru mu?

KÜBRA YILDIRIM: Dündü.

ADNAN OKTAR: Ama bugün sayılır. Bir yaşındaki resmini gönderiyor baban. İşte burnu ameliyat bilmem ne diyenlere cevap. Bak kendi burnu işte. Üç yaşında ameliyat olacak hali yok çocuğun. MaşaAllah. Muzaffer Bey’e de biz selamlarımızı gönderiyoruz. Annen de, ikisi de dindar maşaAllah. Güzel insanlar.

KÜBRA YILDIRIM: Sizi de severek takip ediyorlar.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Karadeniz yaylalarından çok güzel doğa fotoğrafları göstermek istiyorum.

ADNAN OKTAR: Göreyim. Hay MaşaAllah. Cennet gibi MaşaAllah. Buraları hiç bozmamak lazım, hiç ellememek lazım. Normal bir kara yolu, o kadar. Yani çift şerit kara yolu, o kadar. Nefis güzellikte maşaAllah. 

İran aman aman İran’da kavga olmasın, İran kendini hemen toparlasın. İran’a aracı olalım düzeltelim, çok tehlikeli olur. Tayyip Hoca devreye girsin İran konusunda. Aralarını bulsun, barıştırsın. Tehlike büyük gibi görünüyor. Hepsi iyi insanları buranın. Hamaney de iyi, Ruhani de iyi Rafsancani, Zarif de iyi. Kendi aralarında anlaşsınlar dost, kardeş olsunlar. Kavgaya asla müsaade etmesinler. İran çok mühim bir İslam ülkesi. Samimi Müslümanların olduğu bir yer. Şeytanın oyununa gelmesinler. Deccal onları birbirine düşürmeye çalışıyor. İngiliz derin devletinin bir oyunu var, aman ha. Bu oyundan hemen kurtulsunlar.

BÜLENT SEZGİN: Etiketimiz listede Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Göreyim.

BÜLENT SEZGİN: Sevgiyi Seç.

ADNAN OKTAR: Güzel.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, Cumhurbaşkanımız Amerika Maryland’da ilk defa bir çift minareli cami açılışını yaptı.

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam?

BÜLENT SEZGİN: Evet. Konuşmasından bir bölüm; “Müslümanlar olarak dinimizi lekeleyen kişilerle mücadele etmeliyiz. Bu merkezi bu anlayışın temeli olarak görüyoruz” dedi. Amerika’da iki minareli tek cami olma özelliğine sahip cami on altıncı yüzyıl Osmanlı mimari tarzında inşa edildi.

ADNAN OKTAR: Çok güzel olmuş. Tayyip Hocam cami açmaya gitmiş herhalde bir yandan da. Ama çok hayırlı oldu bu Amerika ziyareti. Her yönden iyi oldu. İşte caminin içini doldurmak mesele şimdi. Chatham House’un adamları Rumileri doldurursa ne faydası olur düşünelim. Orayı Kuran Müslümanlarıyla, hakiki seçkin Müslümanların, kültürlü Müslümanların doldurması çok önemli. Hayır, onlar da gelsin ayrı mesele çünkü o irşat edilir, düzeltilir. Hatası varsa düzeltir.

KARTAL GÖKTAN: Obama’ya Sayın Erdoğan’la ilgili kendisine yöneltilen bir soru oldu Adnan Bey. Erdoğan yönetimindeki Türkiye’deki bazı eğilimlerden rahatsız olduğunu söyledi Obama. Basın ve ifade özgürlüğünün önemli bir konu olduğunu, demokratik süreçte gelen bir lider olmasına rağmen kaç kere seçilmiş olsa da demokrasiden dönüşün Türkiye’yi uçuruma sürükleyeceğini ifade etti Obama.

ADNAN OKTAR: Evet, bir daha.

KARTAL GÖKTAN: Başkan Obama Sayın Erdoğan’la ilgili kendisine yöneltilen bir soru üzerine Erdoğan yönetimindeki Türkiye’deki bazı eğilimlerden rahatsız olduğunu basın ve ifade özgürlüğünün önemli bir konu olduğunu demokratik süreçle gelen bir lider olmasına rağmen kaç kere seçilmiş olsa da demokrasiden dönüşün Türkiye’yi uçuruma sürükleyeceğini ifade etti.

ADNAN OKTAR: Doğru güzel söylüyor. İlla şu mahkemeler şu bu falan için değil de. Hakikaten aydınlara, modern insanlara müthiş bir baskı var yani mahalle baskısı var. Dekolte hanımlara baskı var, başı açık olan hanımlara baskı var. Eskiden başı kapalılara vardı. Özgür Türkiye, demokratik Türkiye, kültürlü Türkiye, kaliteli Türkiye, aydın Türkiye, sanatçı Türkiye bu çok önemli. Bu konularda tedbir alması gerekiyor hükümetin.

Kutsal sandığın yerini söyledim mi?

KARTAL GÖKTAN: Evet.

ADNAN OKTAR: Söyledim. Benden sorumluluk gitti. Bir daha gösteriyorum yerini sonra duymadım etmedim yok. Hz. Musa (a.s)’ın kutsal sandığının yeri.

KARTAL GÖKTAN: İsrail’de Taberiye Gölü. Taberiye Gölü’nün altında sonar araştırması yapıldı 2003 yılında ve altmış bin ton ağırlığında bir yapı keşfedildi. Çapı 50 metreyle 70 metre arasında değişiyor. Arkeologlar en az 4000 yıllık olduğunu belirtiyorlar bu yapının.

BÜLENT SEZGİN: Büyük kaya parçalarının üst üste kondurulması.

ADNAN OKTAR: İşte bunun altında Hz. Musa (a.s)’ın Kutsal Sandığı yerini de söylüyorum. Suyu boşaltacağız. Kayaları alacağız. Sandığı çıkaracağız. İlk defa ben söylüyorum.

Antakya'da da var kutsal hazineye ait deliller. Antakya'da da var. Antakya’da, mağarada Tevrat'ın orijinali, İncil'in orijinali ve birçok peygamberlere ait kutsal emanetler var. Ama sandığın yeri Taberiye Gölü’nün altı. Bu gösterdiğimiz taş yerin altında. Yeri söylüyorum işte. Harıl gürül aramaya gerek yok. Su tamamen boşaltılması lazım gölün. Taşları da dozerle alacaklar, dozer kepçesiyle yavaş yavaş. Öbür alet edevatları da kullanabilirler. Sandığı çıkaracağız. Çünkü daha derinde üstünden taşları alacağız. Derine gidilmesi gerekiyor ayrıca onun için suyun tamamen alınması gerekiyor. Yani alt kısma doğru da devam ediyor. O oyulmuş, içi oyulmuş onun altına konmuş.

"Moşiyah döneminde sevgi duyarlılığını artırın" diyor. "İbadetlerde kararlı olun" diyor Tevrat'ta. Musevilerin inancında. "Sancıları arttığında" diyor, Moşiyah’ın çıkış sancıları arttığında. “Moşiyah’ın doğum sancıları arttığında fitneden korunmak istiyorsanız o dönemde sevgi duyarlılığı edinin ve ibadetlerde kararlı olun."

"Hocam bir diyalektik materyalist olarak kaybolmuş imanımı tekrar bulmak için sizin programlarınızı takip ediyorum. Severek izliyorum" diyor. "Ayrıca bilgi olarak kendime bir şeyler katıyorum. Sanat, estetik, özgürlük konusundaki görüşlerinize hayranım" diyor. Müslüman öyle olacak. Bambaşka bir görünüm veriyorlar. Kavruk, sanattan uzak, estetikten uzak, kaliteden uzak, güzellikten neşeden uzak. Yani her türlü çirkinliği kendi üstlerine çekiyorlar. Her türlü güzellikten de kaçıyorlar. Bu çok yanlış şeytanın etkisiyle oluyor bu. "Fosil serginizde çok etkilendim ilk önce" diyor, Sertaç. Aferin Sertaç’a.

Ahit sandığının ben yerini söylüyorum. Ben gidip İsrail hükümetine talimat verecek durumum yok. Ama istiyorlarsa, çıkartmak istiyorlarsa yerini söyledim. Şeklini de söylüyorum, suyun tamamen çekilmesi lazım. Kuru arazi olması lazım kuruyacak yani. Balçığın da kuruması lazım altında balçık da var o vaziyette girilmez. Oraya dozer girmez. Beklenecek o tamamen kuruyacak tıkır tıkır. Ondan sonra taşları kaldıracağız. Sandığın muhafazası çıkacak önce, taş muhafazası Ahit sandığı gibi. Sonra taş muhafazayı aştığımızda yine muhafazası var onun sonra açacağız sandığı çıkaracağız.

Aman aman Azerbaycan bu olayı bitirsin, savaş olmasın aralarında. İran da sakinleşsin. Hepsi kardeş, yatıştıralım. Tayyip Hocam iki konuda da devreye girsin. Başbakan da olur. Sayın Ahmet Davutoğlu devreye girsin. İran'a gitsin, ortalığı yatıştırsın. Tertemiz insanlar belli ki İngiliz derin devletinin bir oyunu.

Nemrut’un mezarı olan yerde de çok fazla kutsal emanet var. Oranın açılması için apayrı bir teknik kullanılması gerekiyor. Devlet imkanlarının kullanılması gerekiyor. Çok çok fazla, bir medeniyetin, bir devrin bütün kalıntıları var. Hz. İbrahim (a.s) hakkında da çok geniş bilgi edineceğimiz imkanlar var. O devir hakkında geniş bilgi edineceğimiz imkanlar var. Bak, Cenab-ı Allah bu Hz. Mehdi (a.s) devrine kadar onları saklamış. Kimse de dokunamamış. Kutsal sandık, 4000 yıldan beri kimse açamıyor. Nasıl yapsın? Gölü açamaz, suyunu çıkaramaz. Çıkarsa, taşları kaldıramaz. Alta indikçe daha da büyük taşlar var. Yani işleri zor. Ancak Mehdiyet devrinde bu mümkün.

“Eyüp Talha ve Nurullah Yahya ellerinizden öpüyorlar" diyor, "bunlar ikiz Hocam" diyor, "ikisi de Mehdi talebesi" diyor. Ne güzel. Bu ne böyle? Yerim ben sizi. Acayip şekerler. Bayağı tatlılar. Hakikaten birbirinin aynı ikisi de.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey Amerikan Büyükelçiliği Türkiye’deki on dokuz şehir ile ilgili vatandaşlarını uyardı. Aralarında İzmir ve Muğla’nın da bulunduğu bu on dokuz kente gitmemelerini tavsiye eden elçilik, Suriye sınır bölgesinden ve Güneydoğu illerinden özellikle uzak durulmasını istedi.

ADNAN OKTAR: Cesur olsunlar Allah aşkına bir şey yok. Ne alaka? Bomba patlayacaksa her yerde patlar. Ölüm her yerde gelir. Kaderde ne varsa o olur. Ne alakası var? Gitmemek, saklanmak, saklandığı yerde ölür. Mesela gitmiyor, gitmediği yerde elektrik çarpıyor, ölüyor. Gitmediğinde trafik kazasından ölüyor. Ne alakası var?

Evet.

BÜLENT SEZGİN: Güzel at resimleri vardı Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Bakayım. At çok güzel bir hayvan. Bayağı mübarek bir hayvan. Şu güzelliğe baksana. Bunları tesadüflerle açıklayanlar yelesinin tek bir tüyünü bile açıklayamayacak ahirette. Bak, yelesinin tek bir tüyünün, tek bir hücresini açıklayamayacak. Şimdi bol bol esip savuruyorlar. Yerim ben senin o güzel kirpiklerini yerim. Ne kadar güzeller. MaşaAllah. Tabii açık arazi olması lazım. Bunları harada falan bakmak da yazık bunlara. Kapalı ahıra sokuyorlar falan hayvanları, çok azap. Temiz havada, açık kırda falan çok sıhhatli oluyorlar. Çok temiz oluyor, hiç kirlenmiyorlar. Ahırda falan çok kirlenirler.

Ahit sandığının resimleri var mı sizde?

KARTAL GÖKTAN: Var.

ADNAN OKTAR: Göster. Bu Ahit Sandığı. Yanında da menoralar. Bak, üçgen görüyor musunuz, orada da var, üstte. Tarihi evraklarda, belgelerde, kabartmalarda, taş üstüne yapılan kabartma resimlerde yüzlerce böyle ilginç resim var. Dagon Tapınağı’na götürmüştü müşrikler o zamanlar Ahit Sandığını. Başlarına büyük bela gelmişti. Korkup geri verdiler sandığı. Onun resimleri var. Göster. Konuyu da anlat.

KARTAL GÖKTAN: Ahit Sandığının Filistinliler tarafından ele geçirilmesini gösteren resim bu. Filistinlilerin Ahit Sandığını İsrailoğulları’na geri götürmelerini temsil etmiş bu resim.

ADNAN OKTAR: Çünkü bütün tapınakları falan darmadağın olmuş kutsal sandığı götürdüklerinde. Büyük felaketler peş peşe gelince korkmuşlar. Yeniden yükleyip Kudüs’teki mescide götürmüşler. Acayip korkmuşlar. Yani akıl almaz felaketlere uğramışlar.

KARTAL GÖKTAN: Kendini sevdiren küçük, beyaz bir kedi var.

ADNAN OKTAR: Yerim o küçük dilini senin, o patilerini, tatlılığını. Bak temizlik gayrete bak. Allah’ın hikmeti mesela buna kimse öğretmiyor bunu. Bir mucize bu. Doğar doğmaz biliyor bunu. Doğduktan sonra tek kalsa da mesela annesi olmasa da biliyor bunu. Ağabeyi yesin onu. Tertemiz ağızını, burnunu yesin ağabeyi. Ama buna bakmak çok zor olur. Bayağı çok dikkat gerekir. Bir de annesinden ayırmak olmaz, iyice yetişinceye kadar olmaz.

Sandık dokuz yıl Filistinlilerin elinde kaldı Kutsal Sandık. Ama acayip felaketlere uğradılar. O zaman vazgeçtiler tutmaktan.

Şimdi biraz ahir zamandan bahsetsinler, sohbete devam etsinler. 

Masaüstü Görünümü