Harun Yahya

Sohbetler (6 Nisan 2016; 09:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi günler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler’e başlıyoruz, inşaAllah. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk.

“Daima kazanan sevgidir” etiket yapalım.

Evet iman hakikatlerinden başlayalım.

“Bir Müslüman kardeşime sevgimi nasıl artırabilirim?” diyor. İmanla, Allah korkusuyla.

“Adnan Bey, çocuk sahibi olmayı hiç düşündünüz mü?” İşte bak bir sürü çocuğum var. Bütün İslam alemi kardeşimiz, kardeşiz.

Bir hanım kardeşimiz “Her zamanki gibi çok nurlu pırıl pırılsınız maşaAllah. Lacivertler içinde muhteşemsin. Seni gördüğümde içimi mutluluk kaplıyor, elhamdülillah. Gözümüzün aydınlığı, yüzümüze Allah aşkıyla yayılan sevincimiz.” Evet. Lacivert güzel bir renk. Ama tabii başka yönleri de var lacivertin. İngiliz derin devletinin de bir alametidir. Alameti farikasıdır. Dünyaya zaten İngilizler tarafından yayılmıştır siyasilerin lacivert giymesi.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Denizin altında yaşayan bir canlı var Nudibranch, fotoğrafları gösterebiliriz. Deniz tavşanları da deniyor. Boyları 5-7 santim arasında 75 santime kadar ulaşan türleri var. Pembeden turuncuya, yeşilden koyu mora birçok renge sahipler. Allah, kendilerini koruyabilmeleri için bunları zehirli olarak yaratmış.

ADNAN OKTAR: Sevmek mümkün değil yani dokunamıyoruz.

BÜLENT SEZGİN: Bitkiler gibi bir tür fotosentez yaptığı hatta klorofil ürettiği keşfedilmiş bu canlıların.

ADNAN OKTAR: Hayret, Allah’ın bunları korumak için bunlara zehir koyması. Çok büyük mucize. Mesela yılanın dişinde zehir olması, hayvana zehir zarar vermiyor vücudunda taşıyor ama başkasını öldürüyor. Bir miligramı bile insanı öldürüyor ama hayvana zarar vermiyor.

EBRU ALTAN: Elektrikli balıklar da öyle.

ADNAN OKTAR: Hayret, o elektrikten kendinin parçalanması lazım. İnsan Allah esirgesin bir dokunsa ölür. Elektrikli balıklar da çok tehlikeli.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, topraksız tarıma örnek bir resim gösterecektim. Hidroponik seralarda yetiştirilen bir domates ağacı. Senede yaklaşık üç ton domates alınabiliyor bir ağaçtan, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Hidroponik.

BÜLENT SEZGİN: Hidroponik topraksız tarım deniyor. Toprağa ihtiyaç olmadan sadece bir solüsyon içinde topraktan alınan besinlerin gıdaların o solüsyon içinde bulunması ve ağacın bununla beslenmesi şeklinde.

ADNAN OKTAR: Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanı Erdoğan, sizin daha önce önerdiğiniz gibi “Terör örgütü yandaşlarını vatandaşlıktan çıkarmak dahil her önlemi almalıyız” dedi.

ADNAN OKTAR: Kendimiz buradayız fikrimiz iktidarda. Ne diyorsak o oluyor. Ne diyorsak o, maşaAllah.

BÜLENT SEZGİN: Bir de Sayın Bahçeli dediğinizin aynısını ifade eden bir cümle kullandı.

ADNAN OKTAR: Ne demiş Bahçeli? Yiğittir Bahçeli, delikanlıdır, efendidir, dürüsttür, kıymetli insandır. Evet.

BÜLENT SEZGİN: “Nusaybin’de halka üç gün süre verin. Tüm sivilleri tahliye edin. Sonra taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakmayın.”

ADNAN OKTAR: Benim dediğimin aynısının efendim böyle şeddelisi.

KARTAL GÖKTAN: Yine sizin söylediğiniz bir başka konuyu da söyledi Sayın Bahçeli. Asker ve polisimizin tüm ihtiyaçlarının karşılanması konusuna dikkat çekti.

ADNAN OKTAR: Tabii tabii yağla balla besleyeceğiz aslanları. Kuzu kızarttıralım falan. Kardeşim Allah Allah parası bizden. Para yoksa söylesinler ben bulacağım. Aslanlarımızı çok şahane besleyelim kuş sütüyle böyle. Banyoları falan her şeyleri muntazam olsun ve ben duyayım. Ben duyayım rica ediyorum haberi gelsin.

“Görkemli ve etkileyicisiniz müthişsiniz. Ruhum özlemim” diyor, kim diyor? Şerife Hanım diyor. Şerif çok güzel bir isimdir, Şerife kadın için olandır. Şerefli.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Sayın Bahçeli, Amerika’nın terör konusunda samimi olmayan tutumuna yine sizin sözlerinizle dikkat çekti. “Amerika bu kadar çekiniyor, vatandaşlarının canından endişe ediyorsa o zaman PYD’yi, PKK’yı niçin ve hangi insanlık değeri adına silahlandırmakta, üzerimize kışkırtmaktadır?”

ADNAN OKTAR: Obama Stalinist mi bunu araştıralım. Obama Stalinist mi? Marksist, Stalinist mi? Gerçekten araştırılması lazım, solcu diyorlar bunun için bunu bir araştıralım. Bir gariplik var. Orada koskoca komünist bir devlet kurmaya hazırlanıyor adam. Amacı nedir? Neden bir komünist devlet kurmak istiyor? Bunu Amerikan halkına açıklaması lazım. Neden Stalinist komünist bir devlet kurmakta kararlı?

Bu UFO olaylarının şakası yok. Adamlar geliyor göstersene filmini. Cin mi, ins mi nedir bir bakalım.

VTR: İzmir Tire’ye Düşen UFO’yu Görenler Konuştu

ADNAN OKTAR: Çok acayip bir olay bu. Siz bu UFO işine ne diyorsunuz? “Jandarma aldı götürdü” diyor, onu anlatmaları lazım. Jandarma açıklama yapsın o konuda. Ne kadar soğukkanlıymış. İnsan onun yanına yanaşabilir mi?

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Yılbaşı ağacı solucanı ismi verilen bir canlı var Adnan Bey. Bu şekilde renkli tüyleri var. Rengarenk çam ağacı benzeri. Dokunaçlarını beslenmek için kullanıyor bu canlı. 

ADNAN OKTAR: Ve altın oranla yaratılmış. Yani müthiş bir mühendislik harikası.

KARTAL GÖKTAN: Ve bir hikmet de var Allah’ın bu yaratmasında. Sarmal yapıdaki, kavisler vasıtasıyla deniz dibindeki akıntılarda yüzen besin maddelerini kolaylıkla tutabiliyor bu canlı. Bu dokungaçlar aynı zamandaki erimiş oksijeni de alarak solunum yapmalarını sağlıyor.

ADNAN OKTAR: Hay maşaAllah şu güzelliğe bak.

CAN DAĞTEKİN: Programımız burada sona eriyor, tekrar görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın, hoşça kalın.

Masaüstü Görünümü