Harun Yahya

Sohbetler (9 Nisan 2016; 10:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi günler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler’e hoş geldiniz. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk.

PKK milleti üzmek istiyor, neşeli olacağız, karamsar yapmak istiyor, neşeli olacağız, ümitsizliğe sevk etmek istiyor, ümitvar olacağız, heyecanımızı kırmak istiyor, heyecanlı olacağız tam aksini yapacağız. O moral yönünden çöker o zaman. Rambo gibi. Ne oluyor? Rambo’ya vuruyorlar, adamın yüzüne bakıyor bir daha vuruyorlar yine yüzüne bakıyor sonra bir koyuyor adam havalarda uçuyor. Tabii biz dövme sövme falan o işlere girmiyoruz öyle bir şeyi de tasvip etmiyoruz ama mecburi nefsi savunma varsa tabii Allah vermesin insan kendini savunur farzdır, başka çözüm olmaz.

Niye üzülmüyorsunuz? Niye ağlamıyorsunuz? Niye içinize kapanmıyorsunuz? Niye mutsuz değilsiniz? Niye ümidiniz kırılmadı? Ee sonra ne diyor? Hadi masaya oturalım, bak önce insanların şevkini heyecanını mutluluğunu kırıyor, düğünleri erteleniyor, nişanları erteleniyor, eğlenceler duruyor, her yer duruyor, sevinç heyecan kalkıyor, diyor ki; “Normale dönmek istiyor musunuz o zaman?” diyor, ne yapalım? Yapılacak şey belli, masaya oturacağız diyor. Ne yapacağız? Önce Öcalan'ı bırakacağız. Sonra katilleri bırakacağız, federasyon ilan edeceğiz onu da oraya adamı göndereceksiniz Cumhurbaşkanı olacak. Ee? Ee siz de mutluluğa ereceksiniz diyor, başka türlü mutlu olamazsınız diyor. Yok arkadaşım biz mutlu oluruz, yani şehit bizim sevincimizdir, biz de istiyoruz şehit olmayı.

Asker polis şehit ediyor adam, amaç ne? Onunla Türk ordusunu yeneceğine inanmıyor zaten, moral bozmak, neşeyi kaçırmak, şevki kaçırmak heyecansız, bitkin, bitap, ağlayan matem yapan, insanlar oluşturmak biz bu oyunu tam tersine çeviriyoruz, tam tersine. O alçakları sevindirtmeyiz, çünkü adam diyor ki bak düğün yapamazsın, eğlenemezsin, gülemezsin. Ne yapacaksın? Ağlayabilirsin ancak yas tutacaksın. Kurtuluş? Belli diyor, Öcalan'ı bırakacaksın diyor masaya oturacaksın. Yok. Her gün eğleneceğiz ve oynayacağız, ellerinden geleni artlarına bırakmazlarsa namertler, biz de gereğini yapmazsak namerdiz. El mi yaman bey mi yaman görürler. Mesela geçenlerde diyor ki; düğünümüz vardı erteledik, PKK’nın ekmeğine yağ sürüyorsun mübarek farkına varmadan. Ne erteliyorsun? Çalsın davul, çalsın zurna bırak ne yapıyorsun sen ya? PKK propagandası olur, farkına varmadan bunu yapmış olursun. Yapma etme adamları sevindirmiş olursun, aksine yap. Niye erteliyorsun ya davulunu zurnanı, niye engelliyorsun eğlenceni? Adamın amacı o hayatı felç etmek, sokağa çıkartmayacak, pazarlar kapanacak, çarşılar kapanacak, düğünler duracak, nişanlar duracak, eğlenceler duracak, insanlar gülmeyecek, hadi yürüyün adaya gidelim hep beraber. Ee? Alkışlarla getirelim diyor. Yok öyle şey.

Aslanlara, askere polise çok iyi gıda verelim, uykularına dinlenmelerine de özen gösterelim.

Fikret dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey Grekçe yayın yapan, Yunan Amerikan haber ajansının internet sayfasında yayınlanan Nick Çiyadakis mzalı bir makalede sizin Rusya'nın önde gelen İngilizce yayın yapan gazetesi Pravda’da çıkan "Bir Zamanlar Ortadoğu’da Hıristiyanlar Vardı” başlıklı makalenize değinilmiş, resmini de gösterebiliriz. Yazar, harika ve açıklayıcı olarak nitelendirdiği makalenizden verdiği bilgi ve yorumlardan alıntı yaparak Ortadoğu’da yaşayan Hristiyanların sayısındaki ciddi azalmayı ve gördükleri muameleye dikkat çekmiş.

ADNAN OKTAR: Bu dehşet verici ya çok korkunç, Hristiyanlar, Museviler, Ortadoğu’nun süsü, güzelliği, Türkiye’nin güzelliği süsü. Bu dehşet verici bir sonuç bunu derhal düzeltelim. Dönsün Hristiyanlar, Museviler dönsün, kendi vatanları. Mısır’ a geri dönsünler, Ürdün’e geri dönsünler, Irak’a geri dönsünler, derhal bunun halledilmesi düzeltilmesi gerekiyor. Bu utanç verici dehşet verici. Evet.

KARTAL GÖKTAN: Yazılarınızdan bir başka alıntı daha yapılmış, Free Press isimli Rusya’da kaynak olarak kullanılan ve günlük ziyaretçi sayısı yüz bin olan online haber sitesinde sizin Rusya uçak düşürülmesi konulu yazılarınızdan bahsedilerek şu sözlere yer verildi. “Türk entelektüellerinin gerilimin düşürülmesi için çağrıda bulunması çok yerinde oldu. Türk yazar Adnan Oktar, Rus, Çinli ve İranlı ticari firmalara şu sözlerle çağrıda bulundu; “Türkiye ve Rusya arasında istenmeyen bir olay üzerine gerilimleri arttırmak akılcı olmayacaktır. Bu olay yatıştırılmalı ve sükunet ile değerlendirilmeli. Bu tehlikeli olayın sonucunda Türk halkının sınırlarımızla ilgili olarak Rusya’dan beklentileri haklıdır, Türk askerlerinin Rus uçaklarına karşı harekete geçmeden önce sabırlı ve sağduyulu davranması gerekir. Bu Rus-Türkiye gerilimi konusunda Pravda, Tehran Times, China Post gazetelerinde sağduyu ve aklıselime davet yönünde yazılarınız çıkmıştı ve en çok okunanlar arasında yer almıştı maşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah dünyanın en büyük gazeteleri ve başyazar olarak çıkıyor bu çok önemli. Ne güzel Allah yaratıyor.

Bahçeli’ye bir şey olmayacak inşaAllah, başkan olarak kalacak 2018’e kadar inşaAllah. Bahçeli, devlet terbiyesi ile yetişmiş bir insan Sayın Bahçeli, dem almış olgun bir insan, çileden acıdan geçmiş bir insan efendim cemalinden belli şimdi tabiî ki ilanihaye başkan olmayacak. Allah ömrünü uzun etsin tabiî ki değişecektir ama başkan olacak kişi devlet terbiyesi ile yetişmiş, dem almış, olgun, derin düşünen şefkatli herkesi kucaklayan bir kişi olması lazım. Haşin olmaz sırf kültür bilgi ile de olmaz. Kavgacı olmaz, çocuksu olmaz yani MHP mühim bir parti çok hayati bir partidir, bel kemiğidir Türkiye’de bel kemiği bir partidir. Herhangi bir başkan olmaz, başkan çok çok hayati bir konu, onun seçimi de çok önemlidir ve o başkanı Allah getirir. İnsanlar seçmez Allah getirir.

Bugün Tahir Sarıkaya’da konuştu değil mi bizim hanım arkadaşlar? Neler konuştular anlat Fikret sen biliyorsun.

KARTAL GÖKTAN: Sizin PKK’ya karşı hükümetimizin hayata geçirdiği tavsiyelerinizi anlattılar, PKK ile masa başında müzakere olmayacağını söylediler, PKK ile anti-Darwinist, anti-materyalist ilmi mücadele yapılması gerektiğini anlattılar, ayrıca IŞİD’in çözümünün PKK’nın çözümünün Mehdiyet olduğunu ifade ettiler. Neden dans ediyorsunuz sorusu geldi, PKK yok olacak bunun bayramını kutluyoruz, PKK’yı kızdırmak için dans ediyoruz diye cevap verdiler.

ADNAN OKTAR: Aferin güzel söylemişler.

AYLİN KOCAMAN: IŞİD’i sordu. Mehdi (a.s)’ye tabi olacağını söyledik.

ADNAN OKTAR: Doğru kendileri söylüyor, biz diyor Mehdi (a.s)’ye tabi olacağız diyor o zaman kan duracak diyorlar zaten.

AYLİN KOCAMAN: Sizin her sözünüz çok hikmetli olduğu için Adnan Bey, sizin sözlerinizi aktarınca çok etki uyandırıyor.

ADNAN OKTAR: Ne güzel, ne güzel, ne güzel.

Evet birileri bir şeyler anlatsın.

KARTAL GÖKTAN: Sizin üzerinizde durduğunuz bir konu daha uygulamaya geçti Adnan Bey. Terör nedeniyle Güneydoğu’dan göç eden üç bin Kürt kardeşimizi devletimiz işe yerleştirdi.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah, ayrıca peşin para da verelim, yiyecek de verelim, onlar aslan ev de verelim. Kendi evlerinin de bedelini ödeyelim iki misli ile helali hoş olsun.

Hümeyra Ölmez, “İnşaAllah Allah ömrünü uzun etsin.”

“Aslan Hocam, seni Yaradan’a kurban olurum inşaAllah senden başka PKK’ya karşı böyle yiğitçe karşısında duran kimse yok.” Aslanlarımız var işte askerimiz, polisimiz, siyasilerimizden var. Biz de ilmi olarak hakikaten çok sıkı vuruyoruz.

Sayın Bahçeli’yi görürsen sevgilerimi selamlarımı ilet, seviyoruz, çok değer veriyoruz, saygı duyduğumuz bir insan, muhterem bir insan, dava adamı çile adamı. Dürüst olduğuna inanıyorum, öyle atılan iftiralar falan onları biz takmayız. Yok MİT ajanıymış, ya MİT mensubu ise iftihar ederiz daha da severiz, daha da güveniriz. Ne güzel işte devlet güvenmiş, MİT elemanlığı vermiş ne güzel gayet güzel sanki suçmuş gibi. MİT’e zaten en seçkin insanlar, alınır en değerli görülen insanlar alınır, langır lungur adamlar MİT’e alınmaz ayrıca öyle bir şey de yok olsa da iftihar ederiz ayrıca.

Oktar ayağa kalk bir şey anlat.

OKTAR BABUNA: Çok ünlü yapılan deneyler var. Şöyle yapıyorlar, bir bilgisayar ekranı gösteriyorlar deneklere bilgisayar ekranında duygusal reaksiyon uyandıracak resimler gösteriyorlar mesela hoşuna gidecek veya hiç hoşuna gitmeyeceği şekilde veya boş ekran gösteriyorlar. Her gösterdiklerinde her denekte ekranda resim göstermeden önce elektrik akımını ölçüyorlar tabii duygusal reaksiyon olduğunda ciltteki elektrik akımında artma meydana geliyor boş ekran gösterdiğinde sıfır, düz bir çizgi oluşuyor. Mutlaka her denekte resmi göstermeden yarım saniye önce vücut doğru olarak reaksiyon gösteriyor eğer duygusal reaksiyon gösteren resim gösterecekse yarım saniye önce elektrik akımı oluşuyor düz ekran gösterecekse yarım saniye önce daha ekranı göstermeden ama mutlaka düz çizgi oluyor.

ADNAN OKTAR: İşte kaderin bilimsel ispatı açık bak daha olay olmadan oluyor, kaderin tek ispatı.

Muko Kano Biji Muko, biz şehit vermeye her zaman hazırız, bizim geleneğimiz, bizim ruhumuz Malazgirt’te de böyleydi, İstanbul’un fethinde de öyle, Çanakkale’de de şimdi de öyle ve bundan sonra da şehit veririz onurla şerefle.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Nusaybin’de Vali’nin ihmali olabildiği iddiaları gündeme gelmişti, siz de tedbir olarak tedbir alınmasının söylemiştiniz. Bugün alınan kararla Nusaybin’de operasyonlarda artık vali yerine üst rütbeli asker komuta edecek.

ADNAN OKTAR: Güzel. Valiliği bir zahmet başka bir zahmet başka yere alsınlar ihtiyaten. Devletin birçok görevi var merkezde de görev oluyor birçok yerde görev oluyor illa Nusaybin’de olması gerekmez geciktirmeye de gerek yok.

Bir sevgi etiketi yapalım, “Sevgi asalettir” diyelim.

Şehitle moralimiz bozulacağını zannediyor adamlar. Kardeşim yüz binlerce milyonlarca şehit verdik bu bizim geleneğimiz zaten. Vasfımız bu bizim, ayrılmayacak vasfımız. Yine şehit veririz, yine şehit veririz. Biz de istiyoruz şehit olmayı. Bu kan, bu topraklar; bayrağın rengine bak anlarsın. Bu toprakları da nasıl aldığımızı herkes bilir.

BÜLENT SEZGİN: Hocam Allah ayette şehitlikten iki güzellikten biri olarak bahsediyor.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Güzellik, güzelliğe ağlanır mı? Allah güzellik diyor, adam ben ağlayacağım güzelliğe diyor. Olmaz.

CAN DAĞTEKİN: Büyük kurtuluş ve mutluluk budur” diyor Rabbimiz, şeytandan Allah’a sığınırım.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

MUHAMMET TAŞDEMİR: Adnan Bey bayrağındaki anlamla bütünleşen başka bir devlet yoktur.

ADNAN OKTAR: Bir daha.

MUHAMMET TAŞDEMİR: Bayrağındaki anlamla bütünleşen başka bir devlet yoktur.

ADNAN OKTAR: Allah yatakta öldürmesin, Allah vermesin. Allah şehadet nasip etsin. Ne yapacağız yatakta ölüp? Şehadet, en makbulü en güzeli odur. Velilerin sonu şehittir diyor rivayette. Peygamberler falan hep şehittir çünkü tebliğle tebliğ yaparken şehit oluyorlar. Yine şehit olmuş oluyor. Yani Allah'ın dinini yayarken vefat ederse şehit olmuş olur.

Şehadet kabadayının delikanlının vasfı. Delikanlıya ağlarsan o kadar ağırına gider ki Allah vermesin. Kabadayılığın bir yönüdür bu, kabadayı ya şehit olur ya düşmanı yok eder. İki yoldan bir tanesi oluyor.

Bak Elhamdülillah İslam'ın güzelliğini özgürlüğünü görünce elhamdülillah diyor ben de Müslümanım. Böyle kardeşim, sen gelip bağnazlıkla yakasına yapışırsan yok saçını boyamayacaksın, kaşını almayacaksın, süslenmeyeceksin dersen Allah vermesin hiçbir şekilde o İslam'a yanaşmaz. Ama İslam özgürlüktür dersen, İslam cennettir dersen yanaşır. MaşaAllah.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey Allah samimi Müslümanların cennetteki arkadaşlarından bahsederken şöyle ifade ediyor Kuran'da şeytandan Allah'a sığınırım, “Onlar Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, doğrular (ve doğrulayanlar), şehidler ve salihlerle beraberdir. Ne iyi arkadaştır onlar?” (Nisa Suresi, 69)

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Hristiyan’ken Müslüman olan insanların sayısı elliye yaklaştı benim arkadaşlarımdan, elliye, Musevilerden de. Şimdi bakıyor ki Museviliği de yaşıyor, İseviyeti de. Hazreti İsa (a.s)'dan kop diyen var mı sana? Hazreti İsa (a.s)'yı daha çok sev diyoruz. İncil'e uyma diyen var mı? İncil'in hak olan yönüne uy diyoruz. İncil'den niye vazgeçiyorsun? İncil nurdur, İncil berekettir, İncil'den vazgeçilir mi? Ama hak yönüne uyacaksın, Kuran'a uygun yönüne uyacaksın. Tevrat nurdur, kalplere şifadır, Tevrat'tan vazgeçilmez. Kuran'a uygun kısmına uyacaksın. Kuran'a uymadığında vazgeçeceksin, bu. Müslüman olan Musevi gerçek Musevi olur. Kuran'a uyan İsevi gerçek İsevi, gerçek Hristiyan olur. Dininden çıkmaz, dinini pekiştirmiş olur. Bak elhamdülillah bu çocuk en sonunda ben artık Müslümanlığı seviyorum diyor. Bak bunlar bir şey yapamıyorlar ama biz yapıyoruz. Bu kaçıncı. Mesela bir arkadaşı var o da öyle Allahualem. Allahualem o da o şekilde. Gelen hep kalbi İslam'da. Bizim ufaklık şeker o da elhamdülillah İslam'ı sevdi.

AYLİN KOCAMAN: Adnan Bey bir de siz hiç baskı uygulamadınız hiç kimseye hiçbirine.

ADNAN OKTAR: Tabii alabildiğine özgür, alabildiğine rahat.

Ama tabii MHP'nin muhalefetine de saygımız var, onlara karşı bir öfkemiz bir şeyimiz yok. Normal, bir partidir çünkü partinin içinde muhalefet de olur. “Niye muhalefet var?” çok mantıksız olur. Her partide muhalefet oluyor.

Allah'ın yarattığına isyandır ağlamak, isyandır. Sevinçten ağlarsın, sevgiden ağlarsın. Mesela çocuk doğar onun güzelliğine ağlarsın. Çiçeğin güzelliğine ağlarsın. Allah için cihat edersin ağlarsın. Şehide ne zaman ağlarsın? Coşarsın deliye dönersin sevinçten, gaza heyecanıyla ağlarsın. Zafer kazanırsın ağlarsın. Fatih Topkapı'dan girdiğinde leventler hüngür hüngür ağladılar. Sevinç ağlamasıydı. Cayır cayır yaktılar surlarda leventleri aslanları kızgın yağla, bir kişi çıkıp ağlamadı, bir kişi. Okladılar mızrakladılar bir kişi ağlamadı. Ama Topkapı'dan girerken hüngür hüngür ağladı aslanlar. Gaza sevinci, bunu kabul ederim ama öbür türlü ağlama Allah'a isyandır onu kabul etmem. Öyle şey olmaz. Şehit oldu, ee? Yok oldu zannediyor ona ağlıyor. Cennete gitti diyoruz ağlıyor. Sevin cennete gitti daha ne istiyorsun? Neyine ağlıyorsun? Sen kendi haline otur ağla. Ne olacağın belli değil senin. Onunki sağlam, seninki sağlam değil yani. Sen kendi haline ağla ağlayacaksan. Olmaz. Ama heyecandan ağlıyorsa ben ona saygı duyarım. Cihat heyecanından dava heyecanından ağlıyorsa ayrı. Şefkatinden sevgisinden ağlayabilir ona sevgisi için. Mesela insan karısını sever ağlar. Ama öbür türlü isyan anlamında “niye öldü?” anlamında, o olmaz yani “niye şehit oldu?” o haram olur.

Beril bal ve şekerden oluşan bir varlık. Saf bal ve saf şeker.

BERİL KONCAGÜL: MaşaAllah. Sizin sevginiz ruhumu açıyor hücrelerime kadar işliyor maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tabii müminde nur, iman hücrelere kadar işler. Sevgi hücrelere, hücrelerin hepsi canlıdır, sevgiyi bilir. Sevgide canlanır hücreler. Sevgisizlikte de mahvolur ıstırap çeker hastalanırlar.

BERİL KONCAGÜL: Siz Peygamberimiz (s.a.v.)'in duasını söylemiştiniz Allah'ım hücrelerimi nurlandır diye.

ADNAN OKTAR: Evet, damarlarımı diyor, hücrelerimi, her yerimi nurlandır, her yerimi nur kıl diyor.

Bizim kavmimizde konuşurken insanlar ağzını hiç açmadan konuşuyorlar kızlarda da erkeklerde de. Avrupalılarda öyle değil ağzını aça aça ta azı dişleri görünüyor. Öyle olması lazım değil mi gür kalın sesle. Hep cingir cingir ses birçoğunda öyle erkeklerde bile öyle oluyor birçoğunda, kadınlarda da. Öyle olmaz. Normal tok güzel kadın sesi olması lazım. Erkek delikanlıda da erkek sesi olması lazım.

BÜLENT SEZGİN: İsrail’den bir açıklama gelmişti Adnan Bey. Yapılan açıklamada yüksek somut tehdit olduğu için vatandaşlarına en kısa sürede Türkiye’yi terk etmeleri çağrısı yapıldı.

ADNAN OKTAR: Hiç gerek yok, hiç. Hiçbir şey olmaz evvelAllah. IŞİD’de Musevilere... Türkiye’de eylem bir kere hiç yapmasın IŞİD. Son derece manasız, mantıksız, yani hiçbir yerde yapmasın da ama Türkiye’de yapmasın. Yapıyor gibi göründükleri var, onun da sebebini araştıralım. Yani IŞİD görünümünde PKK eylem yapıyor Türkiye’de. Buna çözüm bulunması lazım. İnanıyor birçok insan da IŞİD’in yaptığına. Hâlbuki IŞİD yaptığı eylemleri üstleniyor. Türkiye’de hiçbir eylemini üstlenmedi. Hiçbirini. Nerede olsa “evet ben yaptım” diyor. Burada bir oyun var. Bir şey var. Bunu araştırmak lazım.

İstanbulyan, benim üç kardeşim Güneydoğu’da şehit oldu. Üç. Yedi tane de gazimiz var. Zannediyor ki böyle hani uzağız. Fiilen şu an orada da yine benim aslanlarım var Güneydoğu’da. Fiilen görev yapan. Onları mı sayayım tek tek nasıl görev yaptığını ne yaptıklarını?

Asker yemyeşil giyinir. Yeşildir kıyafetleri. Benim aslanlarım da yemyeşil giyiniyorlar.

Ağır yemek yemesinler. Ağır yemek iyi değil. Kuyruk yağları, tere yağlar, etler… Sebze ağırlıklı beslensinler. Gençleri bir acayip besliyorlar. Devlet de iyi tedbir almış, maşaAllah. Allah razı olsun. Onu söyleyeli üç sene olmuştu. Üç senenin sonunda Allah razı olsun. O gazlı içecekler falan, çocuklar bir acayip oluyorlar. Hep çok kilolu, damar hastalıkları, kolesterolleri çok yüksek... Yani tedbiri artırsın devlet. Çok doğru yoldalar.

Öyle pehlivan gibi kadın olmaz. Kolları kaslı, karnı kaslı, daracık kalça, geniş omuz. Mahvediyorlar, kadınların fıtratını bozuyorlar. Öyle kadın olmaz. Kadın kum saati gibi olur. “Ne olmuş sana böyle ya?” diyor. “Kalçan çok genişlemiş” diyor. Kadın o. Kadın öyle olur. Allah Allah. Akla bak. Beli ince. “Ya bu kadar ince bel mi olur?” diyor. Allah aşkına bir şey mi oldu sana? Bir şey mi dokundu yani? Nedir senin halin? Kadın klasik dolgunluğunda olacak. Klasik kilosunda. Hiçbir şey demiyorlar çocuklara. Mankenlere falan da çöp gibi çocuklar. Dağ gibi kız, 1.80 boyunda. “Kaç kilosun?” “Kırk sekiz kilo” Kendini mi öldüreceksin? Allah esirgesin. Ne yapıyorsun? Delikanlı kızsın. En az elli-altmış kilo olman lazım, en az. 1.80 boyunda. Yetmiş kilo falan olması lazım 1.80 boyunda bir kızın. Değil mi? En az 1.80’se yetmiş kilo olması lazım en az.

MUHAMMET TAŞDEMİR: Adnan Bey geçenlerde bir haber çıkmıştı. Angelina Jolie çok çok zayıflamış. Bu rahatsızlığından dolayı çok kötü bir durumdaymış.

ADNAN OKTAR: Yazık ya. Mesela çok güzel kadın o. Aslan gibi delikanlı kadınsın. Ne bulursan ye. Ne alaka? Spor da yaparsın. Çöp gibi. Kızlar hiç özenmesinler öyle bir şeye. Nesli bozmak istiyorlar. Böyle bir şeye yanaşmayın.

EBRU ALTAN: Fransa’da yasaklandı sıfır beden mankenler.

ADNAN OKTAR: Tabii ya.

Türkî devletleri çok temiz, çok tatlı. Onlar hiç bozulmadılar. Hiç dejenere de olmadılar. Yani Avrupa’nın bir kısım fertleri onları tahrip edemedi. Kendi gelenekleriyle, kendi güzellikleriyle kaldılar. Türkistan falan hep öyledir. Hiç dejenere olmadılar. Tertemizler, maşaAllah. O bir nimet.

Devrim Fırat, Devrim f63, “Farz et ki PKK, “silahları bırakıyorum. Barış istiyorum” dedi. Sevgiden bahseden sen “savaşa devam” mı diyeceksin o gün de?” Silahları bırakacak. Gelip teslim olacak devlete. Barış istiyorsa o zaman kimse bir şey demez. Ne diyeceğiz? Yani konu bitmiştir.

Liberal Demokrat Şefik Yıldırım, benim en yakın kardeşlerimi, en çok sevdiklerim Güneydoğu’ya gönderdim. Gittiler ve şehit oldular aslanlar gibi. Aslanlar gibi yani. Böyle çok fazla gazimiz var. Birçok kardeşimiz. Mesela bizim Yusuf burada üstünde PKK kurşunuyla geziyor. Tehlikeli yerde olduğu için çıkaramadılar. PKK kurşunuyla geziyor. Hepsi koçyiğit.

Dedim anlamadılar. Diyorum bak asker yeşil giyinir. Yeşildir askerin resmi kıyafeti. Fotoğraflarına bak, hep yeşil. Dışarıda görüyorsunuz hep yeşildir. Benim aslanlarım da hep yeşil giyerler Güneydoğu’da görevliler. Kafayı takmasın. Rahat olsun.

Hızır (a.s)’dan gelir gelenek askerin yeşil giyinmesi. Askerle iç içedir Hızır (a.s). Kol gezer.

Semih Yıldız, “Hocam siz oynamadan tadı tuzu olmuyor, inşaAllah. Sizden bir Ankara’nın Bağlarını istiyorum.” Diyor. Bayağı bir teklif var o konuda.

Sayın Bahçeli’nin içi rahat olsun. Gönlü rahat olsun. Temiz, çok efendi bir insan ve dava adamı. Bak, ameliyat oldu. Çok ağır ameliyatlar geçirdi. Vız gelip tırıs gidiyor. “Davam, davam davam.” Başka bir şey yok. Başkası olsa çoktan bırakır. Tabii, “benim bin bir türlü rahatsızlığım var” der. “Ben çekiliyorum” der. Aslan gibi, sonuna kadar. Aynı Başbuğ gibi, Rahmetli o da öyleydi. İlerlemiş yaşına rağmen liderliğini devam ettiriyordu koçyiğitler gibi, aslanlar gibi.

BÜLENT SEZGİN: Bugünkü yayınızın sonuna geldik. Adnan Oktar’la Sohbet burada sona eriyor. Tekrar görüşmek üzere, hoşça kalın. 

Masaüstü Görünümü