Harun Yahya

Sohbetler (13 Nisan 2016; 10:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi günler değerli izleyicilerimiz, Adnan Oktar’la Sohbetler’e başlıyoruz. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz.

Her yerini Allah süslemiş, ne büyük nimet kuzu. Can sahibi olması ne kadar güzel.  Her tüyünde bu ve bunun devamı olacak nesillerin bütün özellikleri, milyarlarca özellik kodlu. Milyarlarca özellik, bak tüyünde, tek bir tüy. O tüyünden milyarlarca ilerde de çıkacak koyunun bütün gözü nasıl olacak, kulağı nasıl olacak, kulağındaki süsler, o renkler, patileri nasıl olacak, midesi, karaciğeri nasıl olacak, gözleri nasıl olacak hepsi kodlu, tüyde. Allah’ın sanatına bak.

Sevgi etiketi yapalım. “Herkesi sevgiye çağıralım” diyelim etiket. Dünyanın ilacı sevgi.

Fikret dinliyorum seni.

KARTAL GÖKTAN: Dün Şırnak, Hakkari ve Mardin’de altı şehidimiz, ona yakın da yaralımız oldu Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Efeler, kabadayılar, aslanlar, bu vatanı bize böyle güzel, anlı şanlı koruyorsunuz, Allah rızası için koruyorsunuz. Makamınız büyük. Cesaretinizi tebrik ediyorum, yiğitliğinizi tebrik ediyorum, şehadetinizi tebrik ediyorum. Allah şehadetinizi kabul etsin. Allah şehadetinizi güzelleştirsin. Allah sizi nurla sarsın, her yerinizi nur kılsın. Sizin makamınıza ulaşmayı bize de nasip etsin Allah. Size nasıl imreniyoruz bilemezsiniz. “Çağırırlar” diyor, inşaAllah biz de geliriz. Hep beraber oraları şenlendireceğiz, daha da şenlendireceğiz. Çünkü şehadet alemi ne kadar kalabalık olursa o kadar güzel. MaşaAllah. Annesine, babasına Allah uzun ömür versin. Tebrik ediyoruz şehitlerimizi.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Selahattin Demirtaş, dün yaptığı açıklamada özerklik ilan etme kararının doğru olmadığını ifade ederek, “Özerklik ilan ederek sonuç elde edilemez” dedi. PKK’nın şiddete yönelmesinin HDP’nin siyasi hareket alanını daralttığını da dile getirdi.

ADNAN OKTAR: Doğru söylüyor tabii. Ortalığı mahvettiler. Evler, camiler. Bütün Kürt kardeşlerimiz acayip tedirgin bu baş belası mikrop seli yüzünden.

KARTAL GÖKTAN: Allah’ın renk sanatına dair çeşitli fotoğraflar gösterebilir miyim?

ADNAN OKTAR: Bakayım. Hay maşaAllah. Şu simetriye, matematik mükemmelliğe bak, şu geometrik düzgünlüğe bak. Dünyanın neresine gidersen git böyle. Kelebeğin üstündeki tozlar oluyor ya, o tozdan bir tane al, o kelebek ve ondan sonraki bütün kelebeklerin neslinin bütün özellikleri, milyonlarca özellik kodlu. Damarları nasıl olacak, gözü nasıl olacak, kafası nasıl olacak hepsi kodlu.

BÜLENT SEZGİN: Meyve-sebze resimleri gösterebilir miyim? Allah’ın yaratma sanatının bir delili.

ADNAN OKTAR: Cenab-ı Allah’a kurban olayım ben maşaAllah. Mesela mısırdan bir tane üstünden kabuk al, mısırın bütün özellikleri ve ileriki nesillerin bütün özellikleri hepsi kodlu. En ince detayına kadar ne kadar vitamin alacak, ne kadar mineral, ne kadar başka proteinler şunlar bunlar hepsi. Yağ çeşitleri, doymuş yağlar, doymamış yağlar. Sentetik yapılamıyor bunlar, mesela yağ çeşidi yapılamıyor, doymuş yağ, doymamış yağ yapılamıyor. O yapıyor.

BÜLENT SEZGİN: Siz belirtmiştiniz, her biri aynı topraktan yetişiyor, aynı besinlerle besleniyor, aynı suyla sulanıyor.

ADNAN OKTAR: Çamurlu sudan çıkıyorlar bakın, hepsi. Ve buna tesadüf diyorlar, tesadüfen oldu. Ahirette anlatacaklar tek tek. Her bir meyveyi ayrı ayrı anlatacaklar nasıl tesadüfen olduğunu. Yaprakları, çiçekleri, böcekleri hepsini.

BÜLENT SEZGİN: Allah güzellik olarak her birinde faklı lezzet, farklı tat, farklı vitamin…

ADNAN OKTAR: “Terleri” diyor “yerleri kaplar sorgulamada” diyor, “o kadar bunalırlar” diyor “terden.” Bak şu elmanın kokusu, rengi, güzelliği ne kadar insanda muhabbet uyandırıyor, sevgi uyandırıyor. Önce tomurcukla geliyor güzelliği, sonra çiçekle, sonra da meyveyle. Meyvesi mükemmel kokusu, tadı. Her türlü vitamin, mineral, yağ hepsi var içinde. Hepsinin özel pamuklu yuvaları var. Meşrubat dolu kaplar gibi hepsi maşaAllah. “Sizin için yaratıyorum” diyor Allah “ama küfür de yer burada” diyor. “Ama ahirette sadece sizin için olacak bu nimetler” diyor “onlara vermeyeceğim” diyor Allah, “sadece size vereceğim bu nimetleri” diyor.

BÜLENT SEZGİN: “Eğer şükrederseniz artırırım” diyor Allah.

ADNAN OKTAR: Nimetlere şükürle, ibadetle şükrümüzü eda edeceğiz.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, şehit Emniyet Amiri Doğan Sakarya’nın çocuğu bir mesaj paylaşmış. Resmini gösterebiliriz. “Babamın arkasından ağlamayın.”

ADNAN OKTAR: Aslan, aslan, aferin benim canıma, aferin benim canıma, Ağabeyinin nuru, Ağabeyinin güzeli, aslansın sen aslan. Allah sana uzun ömür versin, hidayet versin.

KARTAL GÖKTAN: Ve “babamı gülerek yolcu ettik” diyor.

ADNAN OKTAR: Aferin, aferin benim koçyiğidime. Anlamıyorum ya seksen, yetmiş yaşında adam, ya kardeşim sen de gideceksin, senin gideceğin durum belli değil. Sen cehenneme de gidebilirsin, cennete de, kendine ağla sen ağlayacaksan. Niye ağlıyorsun şehide? Ne güzel şehit olmuş, şerefe kavuşmuş. Niye rencide ediyorsun şehidi sen? Ne demek ağlamak ya değil mi? Allah hepimize nasip etsin, büyük bir nimet. Ne olacak zaten iki, üç, bir hafta sonra, bir iki ay, sene sonra, eninde sonunda öleceksin sende. Senin durumun belli değil ama durumu belli onun. Sen ona sevin. Değil mi? O bir şeref, o bir nimet. Aferin benim canıma, Ağabeyinin aslanına.

GÖKALP BARLAN: Yüce Rabbimiz şehitlerin durumunu şöyle bildiriyor Adnan Bey, kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. “Onlar henüz kendilerine katılmayanlara müjde vermek isterler” (Ali İmran Suresi 170) diyor.

ADNAN OKTAR: “Siz de gelin” diyor, şaşırıyorlar zaten “Niye gelmiyorsunuz, ne güzel burası” diye. Dünyada kalmamıza şaşıyorlar zaten. Siz de gelin ne güzel burası diyorlar maşaAllah. Haberi bile olmaz, haberi bile olmaz şehit olduğundan. Normal hayata devam ediyor zannediyor. Hayır, o çok acayibime gidiyor, sanki o yok oldu haşa, onlar da sonsuza kadar yaşayacak, bazıları için söylüyorum, bazıları için. Bu çok mantıksız kardeşim. Kısa süre sonra sen de öleceksin ve bak sen dikkat et senin durumun belli değil, onun durumu belli. Ne yapıyorsun sen? Birde PKK’yı sevindiriyor. PKK ilikleri eriyor o sahneleri görünce zaten aradığı o, muazzam örgüt propagandası oluyor. En gelişmiş örgüt propagandası olmuş oluyor PKK’nın. “Babam davul, zurnayla karşılandı” diyor. Aferin, aferin benim canıma, koçyiğit o. Bak daha bu yaşında kabadayı, delikanlı aferin benim aslanıma.

Ya sen PKK propagandası ne kadar güçlü olacağını düşünmüyor musun? Yılgınlık meydana getirir, üzüntü meydana getirir, bitkinlik meydana getirir, cesaretini kırarsın adamın, topluma korku yaymış olursun onu elde etti mi adam bitti işte PKK. Galip olmuş oluyor, üç kuruşluk adamlar galip olmuş olur. Osmanlı kabadayıları vardı, Deliler Grubu diye ön dişleri kırık, hiçbirinin ön dişi yok akıl almaz kabadayı; ilk onları vuruyorlardı böyle, efenin efesi, delikanlının delikanlısı bütün seferlere onları götürüyorlardı en önde, kafalarında kurt postu falan böyle, deliler diye bir grup vardı. Deli olduğundan değil de Allah’ın delisi böyle. Ön dişlerini özellikle çektiriyorlar, acayip korkunç görünüşleri böyle, halis kan kabadayılar. İlk vurulanlar da, şehit olanlar da onlar oluyorlardı. Bizde öyle korku yok, bizim millet delikanlıdır. Şehide de ağlanmaz, yas tutulmaz, matem tutulmaz haram. Kuran ayetleriyle de on, yirmi ayet var, haramdır tevekkül edeceksin.           

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Selahattin Demirtaş, “Almanya’nın da, Avrupa Birliği’nin de barış sürecine dönülmesi konusunda daha teşvik edici bir tutum almasını beklediklerini” söyledi.     

ADNAN OKTAR: Kardeşim Allah Allah, sen teröristleri buradan çıkartırsan barış süreci tamam, bu kadar basit. Barış süreci karmaşık bir şey değil ki. Ama bak terörist diyor ki, “Benimle gel masaya oturacaksın” diyor. “Benim dayatmalarım var” diyor emirlerim var, bunu yaparsan, senin yakanı bırakırım diyor yoksa seninle uğraşacağım, bomba patlatacağım, havaya uçuracağım orayı burayı, okulları, camileri yakacağım diyor. Adamla sen ne konuşacaksın? Konuşacak bir şey yok. Adamı oradan kovacaksın, tek çözüm budur. Ya kendinden gidecek, ya sen çıkaracaksın. Şu an biz çıkartmak mecburiyetinde kalıyoruz. Obüsse obüs, havansa havan, askeri direkt evlere sokmasınlar. Evi aydınlatalım projektörle ey bu evdekiler diyeceksin. Ey bu evdekiler diyeceksin çıkın bak obüsle yıkacağız, bir, iki, üç, dört pat havaya bu kadar. Uzatmaya hiç gerek yok. Asker sokulur mu o evin içine? Belli ki rezalet çıkacak adamlar rezil, onların rezillikleriyle karşılaşacağız. Niye girelim? Bile bile niye girelim? Yıkılan ev olsun, asker yıkılmasın, ev yıkılsın evi tamir ederiz, en güzelini yaparız. Zaten çok hurda evler, çökmüş evler, sağlıksız evler zaten yıkılması lazım, hepsini yıksınlar hurda evlerin hepsi yıkılsın. Hurda evde vatandaşı yaşatmayalım. Bahçeli, bol güneşli, hoş manzaralı evlerde yerleştirelim. Amele olarak ben de gider çalışırım, herkes gider çalışır gerekirse.

Sakın, şehit ailelerine önden birisi gidip anlatsın, bilmiyor olabilirler ayetle, hadisle güzelce anlatsınlar. Şehit ailelerini hazırlasınlar önden, annesine, babasına anlatsınlar ağlamayı, bağırmayı, feryadı figanı kaldıralım. Önden yani basın gelmeden bir ekip gidip anlatsın ondan sonra, basını sonra alsınlar. Ayetle, hadisle çok kapsamlı haram olduğunu, Müslüman’a yakışmayacağını, cennetin güzelliğini, şehadetin güzelliğini, şehadetin şeref olduğunu, onların şu an sağ olduğunu, eğer buna inanmazsak harama gireceğimizi, tevekkül etmezsek harama gireceğimizi güzelce anlatacaklar. Neylerse güzel eyler Rabbimiz.

Din neşedir, sevinçtir, bayramdır. Bak İslam sevinç, neşe ve bayramdır. Barıştır, güzelliktir.

Din sevinçtir, mutluluktur, güzelliktir, kalitedir. Dünyanın en akıllı insanları demektir gerçek dindar. En akıllı insanlarından oluşuyor demektir o topluluk. En doğru hareketleri yapıyorlardır. Gerçek dindarlar için söylüyorum, hakiki müminler.

“Yurtta uyanma sorunu yaşayan arkadaşım kulağına fısıldamak suretiyle tek hamlede uyandırmayı sağlayan “sen dev bir kedisin” repliğiniz için ben ve oda arkadaşım size müteşekkiriz” diyor İlayda Özyıldız. İlayda kız arkadaşını öyle kaldırıyormuş. “Sen dev bir kedisin” diye.

Şu İngiliz derin devletinin ve İngiliz devletinin bağlısı olan, oraya hizmet eden, hizmet etmek için kendini adayan, bütün ömrünü bu hizmet için vakfeden tipler var biliyorsunuz. Rumi, Darwinist ve İslam’dan hoşlanmayan, bir kısmı da hoşlanıyor gibi görünen. Bir kısmı da belki hoşlanıyor ama bütün gücüyle bunlara destek olan, tabii kalplerini Allah bilir.

Adnan Bey, yeni yapılan Vodafone Arena Stadı’nda her tribünde mescit var. Masrafları bir iş adamı tarafından karşılanmış üç ayrı mescit var Vodafone Arena’da ve üç yüz altmış beş gün Kuran’ı Kerim okunacakmış.

ADNAN OKTAR: Güzel, temiz modern görünüyor. İyi maşaAllah.

BÜLENT SEZGİN: Etiketimiz yedi numara Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: “Herkesi sevgiye çağıralım.” Çok güzel.

Birileri bir şey anlatsın.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, dün en büyük korucu aşiretlerinden biri olan Jirki aşireti lideri Tahir Adıyaman, PKK saldırısına uğramıştı. Jirki aşiretinin Hakkari’deki ileri geleni Mehmet Adıyaman “Bizler aşiret olarak bunun intikamını alacağız” açıklaması yaptı.

ADNAN OKTAR: Vay be babaların babası.

BÜLENT SEZGİN: Fotoğrafları vardı.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah afiyet olsun aslanlara, koçyiğitlere. Zaten onlar korucu. Korucu olduğu için tabii gereğini yaparlar. Ne yapacak? Tabii onlar da PKK’ya gereken cevabı vereceklerdir. İşgal ettikleri bir yer varsa onları oradan kovalayacaklar. Bir yerde görürlerse yakalayıp tutuklayıp hapse attıracaklar. Kanun eline teslim edecekler. Jirki kardeşlerimizin hepsini tebrik ediyorum, hepsini çok seviyoruz, çok saygı duyuyoruz. Hepsi babayiğit, kabadayı, aslan onların hepsi, yiğit hepsi, koçyiğit. Çifte yürekleri, aslanlar. Allah ömürlerini uzun etsin, sağlık sıhhat afiyet versin. Kanun, hukuk dairesinde gereğini yapacaklardır.

 “Hocam, siz İngiliz derin devletine ve İngiliz devletine hizmet eden bazı ilginç tipleri delilleriyle deşifre ettiğinizden beri ne adamlarının ne de yancıların eski havalı hareketleri kalmadı” diyor. Serdar, İskoçya’dan yazmış. Helal olsun güzel teşhis etmiş.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Çiçek resimleri vardı.

ADNAN OKTAR: Şu sanata şu güzelliğe bak.  Bembeyaz tertemiz. Sokakta yaşıyor, banyosu yok, sabunu yok, tertemizler. İnsan bakmaya doyamıyor. Allah’ın eşsiz sanatı. Nereye gidersen git, Meksika’ya git, Japonya’ya git aynı ustalıkta, aynı mühür, aynı kalite, aynı geometrik düzgünlük, aynı matematik mükemmellik, aynı müthiş renk zevki, güzelliği, aynı tertemizlik, say say say bitmez. Kara toprak, çamurlu topraktan Allah böyle güzellik meydana getiriyor. Bildiğin toprak, mikroplu toprak. Tertemiz. İçinde sıfır mikrop var, sıfır virüs var, yapraklarında, içinde.

Benim kız arkadaşlarımın bir kısmı dekoltedir, bir kısmı çarşaflıdır, bir kısmı ne dekolte ne kapalı orta kıyafettedir. Her çeşit insanı ben severim, her çeşit insanla benim bağlantım var. Dar bir çevrem yok benim. Hepsine saygı duyuyorum, hepsini çok seviyorum, hepsine çok değer veriyorum.

Bu Mayalar’da Mason sembolleri var ben ona biraz şaşırdım. Onun var mı sizde resimleri falan?

KARTAL GÖKTAN: Var Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Bir göstersene. Mesela şu adamın başındaki zambak Mason sembolüdür. Evet.

BÜLENT SEZGİN: Yine aynı şekilde bu da zambak işareti.

ADNAN OKTAR: Bu mesela tapınak şövalyelerin ve Masonların ünlü sembolüdür. Adamlarda var. Bu çok şaşırtıcı. Tapınakçıların ünlü sembolü. Masonlukta zambak. Göster. Nedir bu?

KARTAL GÖKTAN: Zambak sembolü Fleur-de-lys. Maya heykellerinden Milattan Sonra 200-650 arası.

ADNAN OKTAR: Evet. Bu da aynı şekilde Mason sembolü görüyorsunuz. Masonik bir yüzük. Orada bu sembol işlenmiş. Çok fazla var ben her gün göstereceğim inşaAllah.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Özgecan kardeşimizin tecavüz zanlısı cezaevinde vurulmuş ve hayatını kaybetmişti. Toprağa verilmesi hiçbir yerde kabul edilmedi Adnan Bey. Zanlının annesi “Ne yapayım oğlumu çöp torbasına koyup atayım mı?” diyerek tepki gösterdi. Özgecan’ın babasıysa “Ne olursa olsun gömülecek toprak bulunamaması normal değil. Ben affedecek gücü bulamıyorum ama hesabını Allah verecek. Dinimizce o kişinin gömülmesi gerekir. Gitsin herkes okusun dua etsin demiyorum ama Allah rahmet eylesin diyorum. Başka ne diyebilirim her şey Takdir-i İlahi” dedi.

ADNAN OKTAR: Babası çok olgun bir insan. Arif, kâmil bir insan çok. Ailesi çok muhterem insanlar. Annesi de çok efendi çok aklı başında. Dayısıydı herhalde bir şahıs daha vardı. Dayısı mı, amcası mı?

KARTAL GÖKTAN: Amcası.

ADNAN OKTAR: Amcasıydı değil mi? O da çok muhterem çok aklı başında makul insanlar.

Hoppala “Ne zaman manna içmeye başlayacağız?” diyor. “Her gün içmemiz gerekir” diyor. “Hz. Musa (a.s) her gün içiriyormuş” diyor. Bizde o kadar manna yok. İnşaAllah manna ilmini alırız da o zaman içiririz. Henüz manna ilmine ulaşamadık. Onu öğrenelim tapınakçılardan. O Timothy’i çağıralım da bana, bizim çocuklara da öğretsin.

Koruculara çok şefkat gösterilsin. Korucular şehit edildiğinde yer, gök inlesin. Hep önlerde oluyor o canlarım. Kırsaldaki mücadelede hep askerin önünde oluyorlar. Hep mayın ilk önce onlara geliyor. İlk kurşunu onlar alıyorlar bu tip operasyonlarda. Yani önde gittiklerinde PKK itleri onların çocuklarını kaçırıyor. Bazı babalarını kaçırıyor. Onun için bu aslanlara bu koçyiğitlere bu kabadayılara gereken şefkati, özeni, sahiplenmeyi en üst derecede herkesin göstermesi lazım. Gösterenler çok fazla var ama daha da artsın. Daha da artsın daha titiz olalım bu aslanlarımıza. Çok temiz, mübarek, muhterem insanlar. Allah için canını ortaya koyuyor 1500 lira 2000 lira maaş alıyorlar. 2000 liraya bir insan canını ortaya koymaz. 200 bin lira veriyor adam canını kurtarmaya çalışıyor değil mi? 2000 liraya hiç kimse canını ortaya koymaz. Allah için yapılır bu işler. Onlar kabadayı olduğu için. Bak Jirkiler mesela hepsi kabadayı, delikanlıdır. Orada birçok aşiret var Güneydoğu Anadolu’da yiğit, kabadayı, aslanlar. Devletine, milletine, Allah’a, Kitap’a bağlı koç yiğitler. Allah hepsine uzun ömür versin, bereket versin, huzur versin. Çoluklarına, çocuklarına onlara Cenab-ı Allah her türlü iyiliği, güzelliği nasip etsin.

BÜLENT SEZGİN: Salih Müslim Amerika’nın önemli gazetelerinden New York Times’da dünyaya çağrıda bulundu. Şöyle söylüyor; “YPG’nin savaşı Türkiye’yle değildir.”

ADNAN OKTAR: Ya yapma etme Allah aşkına “PKK’nın savaşı Türkiye’yle değildir.” Cinlerle mi? Türk askerini kim şehit ediyor? Tür polisini kim şehit ediyor? YPG, PKK, PYD hepsi aynı. Hepsi komünist, Stalinist, Allahsız, Kitapsız, İslam düşmanı, Allah düşmanı cibilliyetsiz adamlar. Onları bize ne anlatıp duruyor?

“Sevgili Hocam sizin yaşadığınız güzel hayatı kıskanıyor bazıları. Kız kardeşlerimi de size yakınlar diye kıskanıyorlar. Bilmiyorlar ki Rabbim müminlere bu güzel hayatı nasip ediyor” diyor Selma. Doğru söylüyorsun.

“Sayın Adnan Bey gün geçtikçe gençleşiyorsunuz.61 yaşında bir insanın böyle genç ve güzel yüzlü olması imkânsız bunun bir sırrı var mı?” diyor Enes. İman, İman, iman bereketi. İnşaAllah Cenab-ı Allah’ın lütfu. Lütfu keremi.

“Sizi geceleyin öldürüyorum” diyor Allah. Allah Allah 6’ya 60.Enam Suresi, 60. ayet. Vefat ayeti diye geçiyor. Vefat, vefat ettiriyorum sizi geceleyin. Ölüyorsunuz diyor. İşte Hz. İsa Mesih içinde aynısını söylüyor Allah. Onu vefat ettirdim. Vefat etmeden anlamaz zaten aklın ihtiyarı kalkar. Vefat ettirme nasıl? Uyurken, onu komaya sokacak, uykuya sokacak koma halinde. Koma derken uyku halinde                                                                                                                                                  işte anlamanız için söylüyorum.  Allah uyku halinde alır olur mu öyle göz göre göre aldın mı aklın ihtiyarı ne olur? Değil mi? Olmaz öyle şey o da imtihan oluyor. Uyku halindeyken aldım diyor Allah. Gece uykusuna Allah dikkat çekiyor bak gece diyoruz geceleyin gündüz demiyor geceleyin. Gece uykusuna dikkat etmek lazım. Geceyi bir dinlenme yaptım diyor Allah. “Size koruyucular gönderiyor.” İşte melekler de Hz. Mehdi (a.s) de. “Tam vakti geldiğinde canınız alınır” diyor. “Üstünüzden ya da ayaklarınızın altından” şeytandan Allah’a sığırım; “Azap gönderdik.” Şuan ki savaşlar hep öyle. Ya ayağının altına geliyor ya üstten geliyor.

Severim senin güzelliğini. Bak işte onun bıyığının ufacık bir miliminde bile o bu kedinin özelliklerini taşıyan yüz binlerce, milyonlarca hücre var. Bıyığının bir parçasında bile. Ve bütün bu kedilerin ileriki nesillerinin de kodları var. Şu güzelliğe bak şu güzelliğe. Ufaklığın da şamatası. Ya çok güzeller maşaAllah.

Mason sembolleri var mı başka?

KARTAL GÖKTAN: Var evet.

ADNAN OKTAR: Mayalar.

BÜLENT SEZGİN: Var gösterebiliriz.

ADNAN OKTAR: Göster.

KARTAL GÖKTAN: Milattan Sonra 200 yılına ait Maya tapınaklarındaki duvar işlemelerini görüyoruz. Kuyruğunu yiyen yılan.

ADNAN OKTAR: Mason sembolü. Evet.

KARTAL GÖKTAN: Yine Maya Tüylü Yılan Tapınağı’ndan kuyruğunu yiyen yılan. 

 ADNAN OKTAR: Evet.

KARTAL GÖKTAN: Kuyruğunu yiyen yılan bir mason sembolü olarak burada da.

ADNAN OKTAR: Şu resimde evet.

KARTAL GÖKTAN: Dikkat çekiyor.

ADNAN OKTAR: Aslında O harfini de ifade etmek için kullanılıyor. Pergelle A harfi oluşturuluyor. Pergel ve iletkiyle. A harfi Masonlukta yanda da görüyorsunuz. Aynı şekilde A harfi ve O harfi. Masonlukta ikisi de kutsaldır.  Alfa ve omega. İncil’de de geçer. Alfa ve omega. Evet başka var mı?

KARTAL GÖKTAN: Bu kadar.

BÜLENT SEZGİN: Resimler bu kadardı Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Resimler bu kadar.

Hepinizde bir temizlik saffet böyle güzellik, nur, iffet temizliği, namus temizliği, iman temizliği, akıl temizliği var o da sizi çok çok güzel gösteriyor.  Ve çok genç, dinç, sağlıklı yaşamanıza Allah bu şekilde imkân veriyor.  Haset edenler de çirkinleşiyorlar, batıyorlar daha kötü oluyorlar. Köseliğe dönüyorlar kavruluyorlar. Küfürleri daha artıyor. Çirkinlikleri daha artıyor. Çok büyük hata yapıyorlar. Haset ettikçe iyi olacağını zannediyor battıkça batıyor. Onlara gelecek bereket size geliyor size gelecek bereket, size gelen sizde olabilecek bereketsizlik de onlara gidiyor. Şeytanın getireceği bereketsizlik onların üstüne gidiyor. Onların kenarda, köşede duran bereketleri de size geliyor. Haset öyledir.

Free Man İst. Özgür Adam İstanbul,  “Adnan Hoca harika adamsın inan ki hayat sana güzel, başarılar.“ Teşekkür ederim. Müminlerin hepsine güzel hayat.

“Mehdi’nin sözleri kabul edilecek genci de yaşlısı da ona tevazuuyla itaat edecek” diyor. Yenabi-ül-Mevedde Sayfa 476. Seyyid Sadrettin Sadr’dan El Mehdi kitabı 253. Sayfa.

“Genç yaşta annesinin yanından ayrılacak” diyor Mehdi (a.s) hadiste. Ya kardeşim şimdi öyle bir durum oluyor ki nasıl anlatalım nasıl açıklayalım? Cübbeli diyor ki 150 tane diyor 100 tane diyor. Ne 100’ü 150’yi geçti. Seyyid Sadrettin Sadr’dan El Mehdi kitabının 253. Sayfası. 1000 yıllık hadisler, 1200 yıllık hadisler. Bak “Mehdi’nin sözleri kabul edilecek genci de yaşlısı da ona tevazuuyla itaat edecek.” Yenabi-ül-Mevedde. “Genç yaşta annesinin yanından ayrılacak” Seyyid Sadrettin Sadr’dan El Mehdi kitabı 253. Sayfada bakanlar görebilirler. Ya kardeşim nereden geleceği nereye gideceği. Hiçbir peygamberde hiç kimsede bu kadar detaylı bilgi verilmemiş. Mesela Mehdi (a.s) devrinde deccain hakkında da çok az bilgi var. İşte boyu posu falan ama Mehdi (a.s) milim milim santim santim tarif edilmiş. Hayatı da öyle milim milim santim santim tarif edilmiş. Nereden gelecek, nereden geçecek? Denizin kenarında nasıl duracak? “Mehdi’nin iyiliğinden utanan insanlar arasında kötülüğün önüne geçilecek“ diyor. “Kötülüğün anlamı kalmayacak” Mehdi (a.s) devrinde. “Düşmanları bile onun şefkat ve iyiliğinden utanacak“ diyor. Mehdi (a.s)’ye karşı bak “Düşmanları bile utanacaklar“ diyor. Bak “Mehdi’nin iyiliğinden utanan insanlar arasında kötülüğün önüne geçilecek.” Mehdi (a.s)’nin iyiliğinden adam kendinden nefret edecek. Ne kadar adi bir kişilik değil mi oradaki adam. Mehdi (a.s)’nin kişiliğinin üstünlüğünden utanıyor adam. Ben neyim o ne diyor kıyaslıyor. “Kötülüğün anlamı kalmayacak düşmanları bile onun şefkat ve iyiliğinden utanacak“ diyor. Seyyid Sadrettin Sadr El Mehdi kitabı 314. “Mehdi gerçek Tevrat sayfalarını getirecek.” İşte o kutsal sandık. “Ve Musevilerle konuşacak.” Musevilerden kaçmayacak dost olacak konuşacak. “Böylece büyük bir kısmı Musevilerin Müslüman olacak.” Bunu kim söylüyor? Bunu Peygamberimiz (s.a.v.) söylüyor. 1200 yıllık hadisler Seyyid Sadrettin Sadr’dan El Mehdi kitabı 314. Sayfada.

Museviler için bizde nasıl itikat beş İslam’ın şartı ya, Museviliğin şartlarından biri de Moşiyah’a kayıtsız şartsız inanıp güvenip teslim olmak. Haşa bütün peygamberleri eleştirmiştir Museviler. Onların inancından serbest bütün peygamberleri eleştirmişlerdir. Ama Moşiyah’ı eleştirmeleri haram. Bir tek ona haram. Ona kayıtsız şartsız gözü kapalı itaat farz onlarda. İman esaslarından birisi. Ne derse sorgulamadan kabul etme mecburiyetleri var. Mehdi Moşiyah bir şey dedi mi bitti onun tartışması yok. Ama bütün peygamberleri tartışmıştır Museviler hepsiyle. Tevrat’a bakın görürsünüz.

“Mehdi’yi doğru yola sevk eden de ona yıllar içinde ölçülü mizacını ilham eden de Allah’tır.” Kim diyor bunu? Resulullah (s.a.v.) diyor. Seyyidina Muhammed Aleyhisselam. Şiiler candır bak hep onlar muhafaza etmişler, Sünniler muhafaza edememişler. Ne oldu neyden çekindiniz de bu kadar Mehdi hadisini kaybettiniz? Nedir zorunuz? Binlerce hadisi niye kaybettiniz? Bak Şiilere helal olsun saklamışlar. Sen öyle yaparsan Allah başka bir yerden bir kapı açar. Binlerce, on binlerce hadis saklamışlar. Mağaralarda orada burada falan saklamışlar. Ne zorunuz, Mehdi’den ne istediniz? Ta o zaman kafayı takmışlar. Tabi Sünnilerin hepsini tenzih ediyorum da bir kısmı için bunu söylüyorum. El Mehdi kitabı 359. Sayfasında. Mehdi’yi doğru yola sevk eden kim? Allah. Ona yıllar içinde ölçülü mizacını ilham eden kim? Allah. Bunu kim diyor? Resulullah (s.a.v.) dünyalar güzeli Peygamberimiz. Simsiyah o güzel gözlerine baktın mı insanların dili tutuluyordu. Gözünün beyazı beyaz, siyahı simsiyah, kirpikler upuzun böyle kıvrık, iri gözlü, omuzlar geniş, büyükçe ağızlı, dişler süt beyaz böyle. O devrin imkanlarıyla Allah’ın hikmeti inci gibi pırıl pırıl gece gündüz dişlerini temizliyor çok özenli. Sık sık banyo alıyor yıkanmadığı gün yok her gün yıkanıyor. Mesela oranın şartlarında bu çok zor. Bir rıtl yani şöyle bir kap, şöyle tahta kap. Buğday ölçüsü kabıdır bu çok eskidir. Köylerde falan da vardır. Onun içine dolduruyorlar suyu onunla yıkanıyor.

“Büyük Putin ve büyük Rusya hakkında ne düşünüyorsunuz?” Ömer. Putin’in büyük olduğunu ilk defa duyuyorum, normal bir adam. Büyük Rusya; Rusya büyüsün, güçlensin, toprak işgali şeklinde değil tabii. Ekonomisi, her şeyi güçlensin, bereketli olsun, güzel insanlar. Ben Rusları çok seviyorum, Rus arkadaşlarım görüyorsunuz kız arkadaşlarımı, çok temiz, efendi, Osmanlı ahlakıyla yetişmiştir Ruslar. Osmanlı terbiyesi orada çok kendini gösterir. Mazlumdu çok ezildiler komünizm devrinde, dünya hırsları falan yoktur, mütevazi güzel insanlar. Ama keşke kanunla, hukukla halledebilseler de yeniden ama parlamenter sistem içerisinde çarlık gelse. Böyle süslü atlarla, arabalarla falan değil mi baya güzel olur.

“Hz. Mehdi (a.s)’ın yardımcıları imana rehberlik eden doğruluk yolunda araştırma yaparlar” diyor Peygamberimiz (s.a.v.) bak “Hz. Mehdi (a.s)’ın yardımcıları imana rehberlik eden” tabii Arapçası böyle değil de yani Türkçe’ye çevirdiğimizde böyle oluyor. Bak “İmana rehberlik eden doğruluk yolunda araştırma yaparlar.” İslam Kuran yolunda ilmi araştırmalar yaparlar. Okurlar, dinlerler, araştırırlar. Seyyid Sadrettin Sadr El Mehdi kitabı, 1512. Sayfası. Bak hedefleri ne? İman, imana rehberlik eden araştırmalar yaparlar diyor. İşte kuzu resimleri, koyun resimleri, kuş resimleri, çiçek resimleri, onların özellikleri bu yönde araştırmalar yaparlar diyor.

Peygamberimiz (s.a.v.)’e soruyorlar Hz. Mehdi (a.s) ile ilgili, her türlü bilgiyi veriyor, eli, yüzü, kaşı, gözü, diyorlar, “Ya Resulullah ismini söyle” diyorlar, “kesin bilgi vermem o konuda” diyor. Tam normal adını söyle diyorlar çünkü Hz. Mehdi (a.s.) lakabı, adını istiyorlar, söylemem diyor. Sadece Hz. Ali (r.a)’ye söylemiş. Ama sakın kimseye söyleme demiş, silsileyle gizlice aktarabilirsiniz demiş. Ama kimseye söyleme demiş. İsmi şu demiş açıkça söylemiş yani net olarak söylemiş. Artık daha fazla soru sormayın diyormuş Peygamberimiz (s.a.v.) ismini sorduklarında. Tamam diyormuş soru bitti diyormuş. Ama bir Hz. Mehdi (a.s) merakı anlatamam sahabelerde her gün soruyorlar, her gün hayranlar yani acayip sevgi duyuyorlar. Hz. Musa (a.s) üç kere Allah’a dua ediyor, yalvarıyor, “Ya Rabbi beni Mehdi kıl” diye. Durup, durup konular arasında da söylüyor. Peki diyor “Mehdi, Moşiyah yapar mıydı?” Diyor. O olsa yapar mıydı? Sürekli orada aklı. “Firavun’a” diyor ki, “O göndereceğini gönder” diyor. “Beni gönderme göndereceğini gönder” diyor Tevrat’ta öyle. Sözlü Tevrat’ta da Moşiyah’ı gönder diyor. Merak ediyor ya görecek amaç o.

CAN DAĞTEKİN:  Sahabeler de Hz. Mehdi (a.s)’ı arıyor demiştiniz camilerde. 

ADNAN OKTAR: Evet, Resulullah (s.a.v.)’ın vefatından sonra namaz saflarına girmişler arada tek tek bakıyormuş milletin yüzüne böyle sahabelere “hangisi uygun acaba?” diye. Şüphelendikleri olmuş. Şüphelendikleri kim biliyor musunuz? En çok şüphelendikleri? Hz. Ali (r.a)’den olan oğlu Muhammed yani benim dedem, soyumdan olan dedem en çok ondan şüpheleniyorlar, çok benzediği için. “Sen misin yoksa?” Diyorlar. “Yok, ben değilim” diyor, anlatıyor, izah ediyor.

Harika Buz, “İzliyorum, ortam çok iyi, muhabbet sağlam.” Çok güzel. Bu tipler ya rakıcı oluyorlar, ya alemci oluyor, ya delikanlı aleminden oluyor.

“Ya Rabbi Kendini bana göster” diyor. Cenab-ı Allah, “dağa tecelli edeceğim” diyor, “Eğer Beni görebilirsen o zaman görürsün.” Biliyorsunuz o zaman bayılıyor, sonra diyor ki, “Peki Moşiyah görecek mi Seni?” diyor. Kafadan bir türlü gitmiyor. Allah, “hiç kimse göremez” diyor inşaAllah.

“Hz. Mehdi (a.s) çocukluğundan itibaren imamlığa yönelik Allah tarafından yetiştirildi” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Dünya imamı olarak Allah tarafından yetiştirilir. 1514. Sayfasında Sadrettin Sadr. MaşaAllah bak Şiiler Hz. Mehdi (a.s)’a sadık, Hz. Ali (r.a)’ye sadık oldukları için kaya kovuklarında, orada, burada saklamışlar, hadisleri kaybetmemişler. Sünniler’de kaybolmuş. Hepsini tenzih ediyorum ama orada bir acayiplik var, bir gariplik var.

İmam Caferi Sadık’tan da çok şüpheleniyorlar Mehdiliğinden, “Sen misin?” Diyorlar. O da çok benziyor yüzü. Hz. Mehdi (a.s) Resulullah (s.a.v.)’ın zırhını giyecek ve ona tam tabi olacak diyor, ona tam olacak şey, Resulullah (s.a.v.)’ın zırhını giyecek ve zırh vücuduna tam oturacak diyor. Ben giydiğimde gördünüz diyor zırh dizime kadar indi diyor. Boşluk oluyor, çok ciddi bir boşluk oluyor, üstünde oynuyor zırh. Gördünüz diyor ben Mehdi olmam mümkün değil diyor ölçüyle gösteriyor. O giydi mi tamamen oturacak diyor zırh, iri vücutlu diyor. Geniştir vücudu diyor benim gibi değil diyor.

Ben Kuran’dan konuşuyorum ve istediğin her ayeti delil olarak verebilirim. Bir kere Musevilerle evleniliyor, Musevi hanımlarla, nereye düşman olunması? Yemeği yeniliyor, ticaret yapılıyor, sohbet ediyorsun, o senin evine geliyor, sen onun evine gidiyorsun, birbirinin evinde kalırlar yani o yanlış biliniyor.

KARTAL GÖKTAN: Bugün de yayınımızın sonuna geldik. Adnan Oktar ile Sohbetler burada sona eriyor. Tekrar görüşmek üzere hoşça kalın. 

Masaüstü Görünümü