Harun Yahya

Sohbetler (16 Nisan 2016; 10:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi günler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler’e başlıyoruz. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Mardin Savur’da zırhlı araca yapılan bombalı saldırıda dört asker şehidimiz var. Şırnak’ta da bir özel harekat polis memurumuz şehit oldu.

ADNAN OKTAR: Devlet bunlara dört koldan girsin, bu alçakları kısa sürede bir aya kalmadan hepsini bitirsin. Aslanlarımızın hepsini de Antalya’ya tatile götürelim, o iyi fikir, inşaAllah. Dinlensinler. Evleri söyledim “arkadaş burayı boşalt” diyeceksin yahut kişi zat, eğer suç unsuru olmayan biriyse arkadaş dersin. Öbür türlü mahlukat, “orayı boşalt vuracağız” dersin. İki gün beklersin üç gün veyahut tak tankla indireceksin bu kadar. Asker sokmaya gerek yok. Birde askeri her yerde takdir eden, teşci eden, dua eden bir ruh her yerde olması lazım. Her yerde yoğun olarak, şehit cenazelerinde de öyle çok titiz olmak lazım. Evde oturmak olmaz şehit cenazesi varsa şehirde evde oturmak Müslüman’a yakışmaz.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, Musul şu anda IŞİD’in elinde. Koalisyon güçleri öncülüğünde Musul’a yapılacak operasyona PKK da dahil olmaya çalışıyor. Kendisini uluslararası alanda meşrulaştırmak için. Irak merkezi hükümeti de PKK’yla görüşmeler yaptığı daha önce basına yansımıştı. Bu şekilde bir haber vardı.

ADNAN OKTAR: PKK İslam alemini yok etmek için kullanılan bir mafya örgütüdür, bir cinayet şebekesidir. Yani tek kullanım amacı Müslümanları şehit etmek. Böyle bir pislik yapılanmadır. Aman çok dikkat etsinler. Bütün İslam alemi için tehlike. Bölgeyi komünist, Stalinist yaptıktan sonra adım adım ilerlemeyi düşünüyorlar. Her yeri komünist yapmayı düşünüyorlar. Büyük bir deccal hareketi.

“Sevgi esenliktir” etiket yapalım.

PKK çok alçak bir yapılanma, PYD-YPG. Dünyayı, İslam alemini sürekli uyarmak lazım.

Maya takvimini biliyorsunuz 2012’de bitiyor. Bunun nedeni, maya kabartmalarında “2012 yılında” diyorlar -ama şimdi bu biraz acayip olacak tabii- “beyaz kıyafetli birisi gelecek” diyorlar -ama oraya gelecek diyorlar- “bir kral gelecek” diyor, “ondan sonra yeni bir çağ başlayacak, yeni bir devre girilecek” diyor 2012’de. Musevi hahamlar da bunun Moşiyah olduğunu söylüyorlar. Bu Maya takvimindeki beyaz kıyafetli hatta “sakallı” diyorlar “dalgalı saçlı” diyorlar. Çok detaylı bilgi var Maya yazıtlarında. Bak, “sakallı, beyaz kıyafetli ve dalgalı saçlı” diyor “birisi gelecek ve bütün hayat değişecek” diyorlar. 2012’den itibaren yeni bir çağa girilecek. Yani bir çağ bitecek yeni bir çağ başlayacak. Maya takvimi biliyorsunuz 2012’de bitiyor. Ondan sonra yeni bir devre girildiği için takvim orada duruyor. Maya kültürü Yukatan Yarımadası’nda yaşamış bir kültür. Yukatan, Hz. Nuh (a.s)’ın oğlu Şem’in soyundan olan Yuktan’dan geliyor. Oradaki soy işte Yuktan’dan üremiş bir soy. Semitik bir ırk yani. Semitik Maya kültüründe bu soydan kabul ediliyor. Milattan Önce 600, Milattan Sonra 900 yıllar arasında en bilinen dönemlerini yaşıyorlar.

Emine Hanım, “Ben seni çok seviyorum.” Allah senin sevgini daha da artırsın.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, gece boyunca Twitter’da “Gelin Birlik Olalım” etiketi liste başıydı. Diyanet’in başlattığı kampanya sizin on sene önce yazmış olduğunuz kitabın başlığı.

ADNAN OKTAR: On sene önce yazdığım kitabın başlığı, evet. Diyanet İşleri Başkanı’na hediye ettik. Hediye ettikten üç gün sonra bu kampanyayı başlattı, maşaAllah. Gelin Birlik Olalım, kitabı çok beğendi, maşaAllah.

SEMİH MERİÇ: Davutoğlu da “İslam Terörü Lanetler” yazısıyla yapmıştı Hocam konuşmasını, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Demek ki seviyorlar. Kitaplarımın ismini kullandıklarına göre düşüncelerimizi, fikirlerimizi seviyorlar, beğeniyorlar demektir. Onun için de zaten Allah bereket veriyor. Çünkü bizim düşüncelerimiz Mehdiyet düşüncesi. Onlar da Mehdiyet yolunda, biz de Mehdiyet yolundayız. Onlar da Hz. Mehdi (a.s) talebesi, ben de Hz. Mehdi (a.s) talebesiyim. İnşaAllah güzel gidecek.

Şeyh Ahmet Yasin Hocam’ın yanından geliyorsun. O nurdur, o nur çok temiz mübarek, muhterem, müberra bir insandır. Çok asildir, enaniyet, kibir onun bulunduğu bölgeye gelmez. Çok güzel ahlaklı bir insan. Hem seyit hem şerif biliyorsunuz. Değerli bir şeyh efendidir, değerli bir alimdir. Herkes güvenerek rahleyi tedrisatına intisap edebilir. İcazetli alimdir, Şeyh Nazım Hocamız’dan yazılı icazeti var. Büyük değerli bir insan.

KARTAL GÖKTAN: Gelin Birlik Olalım kitabınızın kapağını gösterebilir miyim?

ADNAN OKTAR: Evet. Kaç yılında yazdım?

KARTAL GÖKTAN: 2006.

Makaleleriniz hakkında bilgi verebilir miyiz Adnan Bey?

ADNAN OKTAR: Evet.

KARTAL GÖKTAN: Lübnan’ın 1952 yılında kurulmuş The Daily Star Gazetesi bugün Ortadoğu’nun en önde gelen İngilizce gazetesi unvanına sahip. Ayrıca web sitesi de Ortadoğu’nun en büyük haber kaynağı olarak kabul ediliyor. Daily Star’ın hem web sitesi hem de gazetesinde, “Siber dünyanın gerçek yüzü” başlıklı yazınız yayınlandı.

American Herald Tribune Amerika’nın sol görüşlü bağımsız haber sitesi. “Avrupa terör sorununu nasıl çözebilir?” başlıklı makaleniz yayınlandı. Yazınızda, insanların katledilmesi, camilere bomba atılmasının İslam’la alakası olmadığını anlatıyorsunuz.

Katar’ın ilk İngilizce günlük gazetesi Gulf Times’te yayınlanan, “Irak’taki yolsuzlukların ortaya koyduğu vahim gerçekler” başlıklı makalenizde, dünyanın en zengin doğal kaynaklarına sahip Irak’ın mezhepsel ayrılıklar, çekişmeler ve nedensiz savaşlarla içine düştüğü vahim durumu anlatıyorsunuz.

Tunus’un önde gelen günlük Arapça Gazetesi Dhamir’de ve merkezi Belçika’da bulunan aylık ziyaret sayısı dört milyonu bulan Sasa Post haber sitesinde “Derin güçlerin boş hayali İslamsız Ortadoğu” başlıklı makaleniz yayınlandı.

Suudi Arabistan’ın önde gelen Arapça günlük gazetesi Mekke News Paper’de yayınlanan “Bir Amerika Birleşik Devletleri ziyareti” başlıklı yazınızda, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmemesi gereken en temel konulardan biri olan hakaret üzerinde duruyorsunuz. Hakarete özgürlük getirmenin demokrasileri yerle bir edecek büyük bir tehlike olduğunu vurguluyorsunuz. Bu yazınızda ayrıca, İngilizce ve Boşnakça yayın yapan Bosna’nın en çok takip edilen haber sitesi The Bosnia Times’te Boşnakça olarak yayınlandı.

Malezya İslam Partisi tarafından yayınlanan Harakah günlük gazetesinde “Zalim savaşların masum ruhları çocuklar” başlıklı makaleniz yayınlandı.

Her ay 500 bin kişiye ulaşan farklı kesimden okuyucu kitlesine sahip İngilizce, İspanyolca, Fransızca ve İsveççe yayın yapan MBC Times sitesinde, “Suriyeli mülteciler hakkında Avrupa Birliği ile varılan mutabakat” başlıklı makaleniz yayınlandı. Mülteci sorununa kalıcı çözümler getirmek için yeni projeler üretmenin önemli olduğunu, ancak hepsinden önemlisinin vicdanların harekete geçirilmesi, sevgi ve kardeşliğin yaygınlaştırılması olduğunu vurguluyorsunuz. Ayrıca MBC Times’in Fransızca yayın yapan haber sitesinde “Hristiyanlar aynı Allah’a mı inanıyorlar?” başlıklı makaleniz yayınlandı.

Amerika merkezli Jefferson Corner sitesinde yayınlanan “Terör en büyük kozunu oynamaya başladığı intihar saldırıları” başlıklı makalenizi görüyoruz.

Amerika’dan yayın yapan haber portalı News Rescue’de “Terörle savaşın nihai sonucu seri intihar saldırıları” başlıklı yazınızda, terörün her türlüsünün, cinayetin, katliamın, intiharın, intihar saldırısının İslam dinine bütünüyle zıt büyük bir suç olduğunu birçok ayetiyle açıklayan Kuran’ın İslam dünyasına doğru biçimde öğretilmesiyle ne terörden ne de onun kökeni olan radikalizmden eser kalacağını anlatıyorsunuz. Ve son olarak, News Rescue’de ikinci bir makaleniz daha yayınlandı. Başlığı, National Dergisi’nden yeni bir sahte ara tür denemesi “Tyrannosaur Euotica” evrimi bilimsel delillerle çürütüyorsunuz bu makalenizde, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Her atışı havada yakalıyorum her atışı. Ne zaman atsalar hemen dümdüz ediyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi aklı başında bir partidir, olgun bir partidir. Her şeyi demokratik ölçüler içerisinde, akılcı ölçüler içerisinde, aklıselimle olgunlukla hallederler. Öyle gerilim, kavga falan olmaz. Ona yönelik bir ifade gereksiz vesveseye sebep olur. Öyle şeylere gerek yok.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, az önce The Daily Star Gazetesi’nde ve web sitesinde makalenizin yayınlandığını belirtmiştik. Web sitesinin görüntüsünü göstermiştik. Gazetede yayınlanan halini de gösterelim. “Siber dünyanın gerçek yüzü” başlıklı makaleniz. Lübnan’ın ve Ortadoğu’nun önde gelen İngilizce gazetesi Daily Star’da bu şekilde yayınlandı.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Allah artırsın etkisini. Dünya çapında Allah tebliğ yapmayı nasip ediyor, elhamdülillah. Tebliğ çok hayati bir ibadet.

KARTAL GÖKTAN: Çeşitli böcek resimleri gösterebilir miyim Adnan Bey?

ADNAN OKTAR: Evet. Hay maşaAllah renk cümbüşü. Nefes kesen renkler. Simetriyi görüyor musun? Matematik mükemmellik. Tesadüf böyle bu kadar simetrik, bu kadar matematik mükemmellikte, bu kadar gözü okşayan, bu kadar tatlı ne yapabilir? Şu altın rengine bak, o gümüş renginde, o altın renginde. Tesadüf diyen bunu anlatacak ahirette tek tek.

Suruçdar Ordi, “PKK’da din, dil, mezhep özgürlüğü vardır. Sen ve AKP zihniyeti İslam’ı mahvettiniz. PKK asla İslam düşmanı değildir.” Stalinist, komünist, Allahsız, Kitapsız olacak İslam düşmanı değildir diyeceksin. Stalinist değil mi PKK? Ee, nasıl Stalinist oluyorsun da İslam düşmanı olmuyorsun? Stalinizm İslam’ın en büyük düşmanıdır.

BERİL KONCAGÜL: Kendi ifadelerinde de var zaten.

ADNAN OKTAR: Demek ki doğru yoldayız.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Yakın çekim canlı gözleri resimler göstermek istiyorum.

ADNAN OKTAR: Kristal gibi. Allah Allah müthiş detaylar var. Hepsi renk cümbüşü. Tesadüfen olacak şey mi bunlar? Bayağı güzel.

Çanakkale’de iki yüz bin şehit verdik, iki yüz bin üzeri hatta. Güneydoğu’da da gerekirse iki yüz bin de dört yüz bin de şehit veririz fakat Güneydoğu’yu asla vermeyiz. İngiliz derin devletini rezil kepaze edeceğiz. İlimle irfanla tabii.

PKK daha direnecek tabii, benim kanaatim birkaç yıl daha direnir. 2019’a kadar direneceğini düşünüyorum. Mehdi (a.s)’nin de kırk yılı doluyor. Onların da kırk yılı doluyor. Mehdi (a.s)’nin olduğu ülkede bunlar salyangoz satmaya kalkıyorlar. Salyangozu alıp onların kulağına burnuna dolduracağız. İlimle irfanla.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Faaliyet haberlerimiz var Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Evet.

KARTAL GÖKTAN: İzmir'den kardeşlerimiz 6 Nisan’da Konak'ta otuz adet kitabınızı, 7 Nisan’da Güzelbahçe'de iki yüz elli adet PKK'ya kesin çözüm broşürünü dağıtmışlar. Kayseri'nin İrit Mahallesi’nde dört yüz elli adet kitabınızı halka hediye etmişler. Geçtiğimiz günlerde Bursa'nın Gazcılar semtinde bin adet A9 ve PKK'ya çözüm broşürleri dağıtılmış sonrasında iman hakikatleri ve Kuran ayetleri üzerinde kardeşlerimiz tefekkür edip sohbet etmişler.

ADNAN OKTAR: Ne güzel maşaAllah elhamdülillah.

KARTAL GÖKTAN: 10 Nisan’da Bahçelievler’de eserlerinizden iki yüz elli adet dağıtılmış. Danimarka'dan kardeşimiz Kopenhag merkez, metro istasyonu ve Vesterbro’da caddede fosil sergisi düzenlemiş. Bu şekilde haftada iki kez fosil sergisi yapıyormuş. Ayrıca çok sayıda kitabınızı da dağıtmış sizden dua rica ediyormuş.

ADNAN OKTAR: Aslan o aferin çok güzel.

KARTAL GÖKTAN: Ankara'dan kardeşlerimiz 4 ve 15 Nisan tarihleri arasında Sincan Tren İstasyonu, İncirli, Cebeci Tren İstasyonu, Kızılay Demirtepe metro çıkışı, Bahçelievler, Emek, Demetevler ve Senatoryum caddelerinde 2500 adet A9 broşürü ve yüz yirmi beş adet Harun Yahya ederi dağıtmışlar.

ADNAN OKTAR: O kadar faydalı o kadar güzel ki. Bir evde mesela Harun Yahya kitabı var adam okuyor içi açılır. Bütün o gelenekçi İslam anlayışı, içindeki o karanlıklar kasvetler olduğu gibi gider. Böyle berrak, akılcı, doğru, bilimsellikle desteklenmiş, samimi vicdandan kaynaklanan Kuran'a dayalı İslam'ın anlatılması müthiş ferahlık ve çok büyük bir nimet, güzellik. Onun için kitap dağıtanlar her yere bereket güzellik dağıtıyorlar. Oraya deccal uğramaz bir daha. Şeytanın belini kırmış olur. Çok güzel.

KARTAL GÖKTAN: İstanbul'daki kardeşlerimiz 8 Nisan’da Bahçelievler’de bin adet A9 broşürü dağıtmışlar. 14 Nisan’da da ev sohbetinde bir araya gelerek Kuran-ı Kerim ve sohbetlerinizden bölümler okumuşlar.

ADNAN OKTAR: Ne güzel, ne güzel maşaAllah. Bak bu hanımlar da mesture maşaAllah. Onların o güzel yorumu, güzel kanaati, zannı galibi. Ben diyor bu kıyafetle gezersem Kuran'a uygun olduğuna inanıyorum, vicdanıma uygun olduğuna inanıyorum diyor. Öbür kardeşimiz diyor ki ben risk altında görmüyorum yine Kuran'a ve vicdana uygun olduğuna inanıyorum diyor. Her ikisi de doğru yolda. Evet.

KARTAL GÖKTAN: Darıca, Gebze ve Çayırova itfaiye müdürlüklerini ziyaret eden kardeşlerimiz iman hakikatleri ve Mehdiyet konulu sohbet edip kitaplarınızdan otuz adet hediye etmişler.

ADNAN OKTAR: Çok güzel olmuş. Çok güzel olmuş bereket olmuş.

KARTAL GÖKTAN: Perşembe günü kardeşlerimiz Kayseri Talas TOKİ’de bin adet PKK'ya çözüm ve İslam Birliği broşürü dağıtmışlar. Önceki akşam da bir araya gelip iman hakikatleri ve Mehdiyet konularında sohbet edip Kuran okumuşlar.

ADNAN OKTAR: Risale-i Nur'dan Mehdiyet’le ilgili bölümlerin numaralarını verin oradan doğrudan okusunlar Risale-i  Nur'dan. Seksen yıl önce yazılmış eser. Yani çok büyük mucize. Seksen yıl önce yazılmış ve aynı dedikleri çıkıyor. Onun için o sayfaları verirsek kardeşlerimize yahut bulmalarını kolaylaştıracak bir metot gösterirsek toplandıklarında oradan okursalar bereketlenirler çok istifade ederler. Bediüzzaman’ın üslubunu duymak kalbe ferahlık verir çok iyi olur. Kuran'dan yarım sayfa da olsa Kuran'dan, yarım sayfa da olsa Risale-i Nur'dan mutlaka okumak lazım. Harun Yahya kitaplarından da ara ara böyle geçerek de olur ara ara okumak çok büyük fayda.

KARTAL GÖKTAN: İnegöl'deki kardeşlerimiz geçtiğimiz pazar günü Hamidiye mahallesinde iki bin adet A9 TV broşürü dağıtmışlar. Başka bir gün de bir araya gelerek sohbet etmişler.

ADNAN OKTAR: Ne güzel o sokaklar nasıl şenleniyor. Ufaklığı göstersene. Ah severim ben onun tatlılığını, güzelliğini. Bak kaderde bir an, ufacık can. En az Allah ömür verirse seksen yıl yaşar. İslam'ın son dönemlerini görecek. Hem yükseliş dönemlerini görecek hem gerileme dönemlerini de yakın görmüş olacak. Seksen-doksan yaşına kadar yaşarsa. Allah ömür versin.

KARTAL GÖKTAN: Bursa'dan kardeşlerimiz 7 ve 10 Nisan tarihleri arasında kitap fuarında fosil sergisi düzenlemişler. Sergiye yoğun ilgi olmuş maşaAllah. Sergiyi Kestel Belediye Başkanı Yener Acar, Kestel Kaymakamı Ziya Polat da ziyaret edip fosiller hakkında bilgi almışlar. Kardeşlerimize etkinliğe katılımlarından dolayı Kestel Belediyesi tarafından plaket verilmiş. Kardeşlerimiz geçtiğimiz pazar günü Sakarya'nın Erenler ilçesinde bin yüz adet broşür ve çeşitli kitaplarınızdan yüz yirmi beş adet ücretsiz dağıtmışlar.

ADNAN OKTAR: Ne güzel her yer bereketleniyor. Çünkü gelenekçi Ortodoks kitapların bir kısmı zırvalıyor. Okuyanın içi kararıyor. Adamın imanı varsa imanını kaybediyor. Adamın hayatı kabusa dönüyor. Öyle karanlık bir iman anlayışı var ki bazılarında insanların ruhu cehennem ateşi gibi kaynıyor adeta. Perişan oluyor ve sonra dinsiz oluyorlar. Ama bu kitaplar tam panzehir bu olaylara karşı. Tam bir ilaç, tam bir tiryak. Kalpleri ferahlatan, kalbe nur veren, aklın ziyası, kalbin ziyası, vicdanın ziyası. İnsanın içini açan çok şahane eserler. Akılcı, bilimsel, Kuran'a dayalı, tek bir tane hurafe yok. Tek bir tane zırva yok. Her şey mükemmel her şey çok güzel.

KARTAL GÖKTAN: 5 ve 8 Nisan tarihlerinde de sohbette bir araya gelmiş kardeşlerimiz ve kitabınızdan okumuşlar.

ADNAN OKTAR: Allah onlara ne güzel yiyecekler vermiş. Ne güzel bahçesi, cennet bahçesi, cennet sofrası gibi olmuş. Allah onlara bu yiyecekleri şifa vesilesi etsin. İslam'ı yaymaya, Kuran'ı anlatmaya şifa vesile etsin.

KARTAL GÖKTAN: Denizli'nin Kervansaray Mahallesi’nde halkımıza altmışaltı adet kitabınız dağıtılmış.

ADNAN OKTAR: Denizli’ye bir güzellik. Çete yerim seni. Onun da kaderi var, onun da doğacağı gün var, gelişeceği gün var. Rızkı belli mesela neler yiyecek onlar da belli. Peynir mi yiyecek, ekmek mi yiyecek hepsi belli, öleceği gün de belli. Hepsi bütün kedilerin bir vefat tarihleri var. Evet, devam  et.

KARTAL GÖKTAN: Bir kardeşimiz hastaneye kontrole gittiğinde mescide bir adet kitabınızı ve doktorlar odasına da evrim aldatmacası kitabınızı bırakmış.

ADNAN OKTAR: Aslanım benim yaklaştır bakayım çok güzelmiş o maşaAllah. Hanım kızı göster bana aslan aslan aferin benim canıma nur gibi eli yüzü ne kadar temiz. MaşaAllah Allah nurunu artırsın. Elinden yüzünden iffet akıyor temizlik, bu sizlerde de var. İman ehli hanımlarda bu oluyor, bir acayip aydınlık bir acayip nur. İffet bir ışık gibi oluyor hanımlarda bir süs, güzellik Allah’ın hikmeti.

KARTAL GÖKTAN: Son olarak Sude kardeşimiz ve ailesi de Bingöl’de dört yüz adet kitabınızın dağıtımını yapmışlar.

ADNAN OKTAR: Hay maşaAllah Hz. Meryem gibi aslanım benim.

KARTAL GÖKTAN: Sude kardeşimiz babasına dua rica etmiş ameliyat olmuş ve durumu çok iyi değilmiş.

ADNAN OKTAR: Allah şifa versin. Neymiş rahatsızlığı bize bilgi de versin de teknik yönden de belki faydamız olabilir. O mesture hanımı da bu güzel hanımı da bir daha göreyim ben. MaşaAllah maşaAllah o da çocuğu herhalde Allah nuruyla sarsın. Bak görüyor musun iman nurunu yüzünde? MaşaAllah Allah nuruyla her zaman ona güzellik versin.

Fikret, buyur.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, dünden itibaren İslam Teşkilatı’nın Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a geçti.

ADNAN OKTAR: Hadi hayırlı, uğurlu olsun.

KARTAL GÖKTAN: İslam İş Birliği Teşkilatı’nın karar metnine İran imza koymayı kabul etmedi. Çünkü İran’ın diğer Müslüman ülkelerin iç işlerine karıştığı bölgede mezhepçiliği körüklediği gibi maddeler vardı karar metninde.

ADNAN OKTAR: Bozulmuşlardır tabii ama şefkat duysunlar Şiileri bağrına bassınlar, bu iş bitsin, buna bir çözüm bulsunlar. Şii çok mübarek insandır. Şiilik güzeldir, Şia Hz. Ali (r.a)’yi seven anlamına gelir. Senin Şia’n diyor, Şiiler böyle mazlum, Mehdi (a.s)’yi seven, ehlibeyti seven nur gibi Müslümanlar,. Ehlisünnet Müslümanları, o güzel insanları bağrına bassın. Biraz öteliyorlar gibi geliyor bana. Biraz demeyim uzak tutuyorlar gibi geliyor. Bu kalksın buna bir güzellikle iyi, hoş bir sonuç getirebilirler. Tayyip Hocam’ı da tebrik ediyoruz hadi hayırlı uğurlu olsun. Ev sahibi olduğu için de böyle biraz güzellik yapmış olabilirler. Ama çok iyi bayağı iyi. Kaç yıl başkan olacak, bir yılda bir mi değişiyor? Ay da mı yıl da mı? Yılda değişiyordur herhâlde.

AYLİN KOCAMAN: Fazla evet.

ADNAN OKTAR: Evet, dinliyorum.

Bu toplantılardan bundan hiçbir şey çıkmaz. Her yıl oluyor bu toplantılar. Sürekli başkanlar değişiyor. Adam aidat vermeye bile gerek duymuyor. Aidatı vermeyince atarsan da hiç umurunda dahi olmaz zaten işine de gelir. Öyle bir şey olmaz yani bu toplantılardan hiçbir şey çıkmaz. Ama yine de usulen hükmen bir toplantı oluyor. Herkes kendi derdinde ülkeler. Herkes kendi lider olma peşinde, oraya gelen kişilerin her biri kendini ayrı lider olarak görüyordur. Hiç kimseyi lider olarak görmezler ve dinlemezler de. Mesela elli altı ülkeden sadece yirmi iki ülke aidat ödüyormuş. Ee gerisi? Otuz altı ülke ödemiyor atarsan da at der adam yani. Yüz altmış milyon dolar borçları varmış. Sistemin işlemediğinin açık delili işte yani yatmış bir sistem ihlas yok bu sistemde çünkü. Mehdiyet olmadan böyle bir sistem işlemez. Mehdi (a.s) olmadan bu sistem işlemez.

Ezan mı okunuyor?

BÜLENT SEZGİN: Evet.

ADNAN OKTAR: Kısa bir ara verelim.

BÜLENT SEZGİN: Kısa videolarla devam ediyoruz, yayınımıza.

OKTAR BABUNA: Yayınımızın sonuna geldik bugün de, yarın inşaAllah aynı saatte buluşmak herkese üzere iyi öğleden sonraları diliyoruz.

Masaüstü Görünümü