Harun Yahya

Sohbetler (17 Nisan 2016; 10:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi günler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar’la Sohbetler’e başlıyoruz. Adnan Bey, hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Şırnak’ta zırhlı araca saldırı düzenlendi. Saldırıda üç polis memuru yaralandı. Durumu ağır olan bir polis de şehit oldu.

ADNAN OKTAR: İşte herhalde yeni Çanakkale de orası gibi görünüyor. Aslanlar gibi çatışıyorlar. Destan yazıyorlar. Milletçe o coşkuyu, o güzelliği, o tebriki o aslanlara sunmak lazım, her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirmek lazım. Televizyon kanallarının hepsi, Haber Türk, CNN hep Güneydoğu’ya gitsinler, aslanlarla röportaj yapsınlar. Onların güzelliğini, yiğitliğini, aslanlığını, destanlarını anlatsınlar insanlara, televizyonda, haber programlarında o koçyiğitlerin zor şartları da görülsün nasıl çile çektikleri ve nasıl kahraman ve yiğit oldukları da görülsün. Tebrik ve teşci edelim. Televizyon kanalları aslanları sakın yalnız bırakmasınlar, hepsi gitsin. Cephede aslanların o anlı şanlı yiğitliklerini görüntülesinler, yayınlasınlar. Nasıl cesurlar, nasıl delikanlılar, nasıl kabadayılar insanlar görsün. Olumlu etki yapar ibret olur, faydası olur. Televizyon kanalları bak tekrar diyorum yalnız bırakmasınlar aslanları. Canlı yayın olarak da olur, paket programı da olabilir. Mutlaka orada cephede o aslanların hayatını görüntülesinler.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Sizin sürekli üzerinde durduğunuz bir konu vardı. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, şehit cenazelerinde kendi kültürümüze ait olmayan bir marşın çalınmasının doğru olmadığını söyledi. Görmez, şehitleri tekbirle, duayla Kuran-ı Kerim ve ayetle göndermenin daha uygun olacağını belirtti.

ADNAN OKTAR: İşte diyoruz kendimiz evdeyiz ama fikirlerimiz hep iktidarda. Bu zaten hükümetin sözüdür. Demek ki çok etkili oluyoruz. İlk bunu söyleyen benim. Defalarca söyleyen benim. Sonra basında bunlar tekrar edilmeye başladı. Bazı sunucular kendi fikriymiş gibi böyle ballandırarak anlatmaya başladılar. Halbuki hepsi benden duydular, samimi olsunlar. Çünkü ben aylarca söyledikten sonra ortaya çıktılar ama hükümetin de böyle bir girişiminin olması çok güzel. Bu hemen bitsin, hiç uzatmaya gerek yok. Coşkun tekbirlerle, coşkun; hazin değil coşkun, hazin olmaz, coşkun daima coşkun. Heyecanlı, müşevvik bir ruhla olacak, teşvik edici.

Evet, dinliyorum.

CAN DAĞTEKİN: Twitter’de iki gün önce Gelin Birlik Olalım etiketi birinciydi maşaAllah.

ADNAN OKTAR: O da mesela Diyanet İşleri Başkanlığı’na ben hediye ettim kitabımı, çok hoşuna gitti maşaAllah. Hemen beş gün sonra, ben hediye ettikten sonra o benim kitabın kapağını başlık yaptı, bayağı güzel, hayır, hasenat, güzellik her yere saçılıyor. Diyanet İşleri Başkanı yaklaşımı da iyi. Cumhuriyet tarihinde ilk defa itiraz edildi, cumhuriyet tarihinde yok itiraz. Ben dedikten sonra itiraz edildi. Bak cumhuriyet tarihinin içinde böyle bir şey yok. İtiraz eden hiç yok, tek ben itiraz ettim. Ve benim itirazımdan sonra bu düzeliyor.

KARTAL GÖKTAN: Kitabınızın kapağını gösterebilirim. İlk baskısı 2003 yılında yapılmıştı. Bundan on üç sene önce.

ADNAN OKTAR: On üç sene önce yapıldı evet, Gelin Birlik Olalım. Şimdi slogan oldu yani mübarek bir slogan oldu. Gidişat iyi. Tayyip Hoca da iyi bayağı şevkli, gayretli.

Bir sevgi etiketi yapalım. “Sevgi ışıktır” diyelim.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, Güneydoğu bölgesine Star TV’den Nazlı Çelik isimli hanım ilk defa olarak gitmişti ve orada askerlerimizle röportaj yapmıştı. Fakat başta HDP’li vekiller olmak üzere çok fazla baskıya maruz kaldı ve tehdit aldı, o çalışmasından dolayı.

ADNAN OKTAR: Hiç önemli değil, o da aslan, o da kabadayı, o da kahraman, o da tarihe geçmiş bir yiğit. Her yiğit baskı görür. Peygamberler de baskı gördüler, evliyalar baskı gördü, bizler de baskı gördük. İşkencelerden geçtik, hakaretler ettiler, iftiralar attılar, komplolar yaptılar ne oldu? Onu yapanlar içerde. Biz anlımız nur gibi ak dışardayız. Bak benim trafik cezam bile yok bir tane. Sicilim tertemiz. Onların sicili tavana değiyor nerdeyse dosyaları ya Cenab-ı Allah’ın adaleti İlahi adalet bu işte. “Onlar bir tuzak hazırladılar” diyor Allah “Ben de bir tuzak hazırladım. Benim mekrim çok daha çetindir” diyor Allah. “Benim tuzağım çok daha çetindir” diyor. Allah’ın tuzağına düştüler.

SEMİH MERİÇ: “Allah tuzak kurucuların en hayırlısıdır” diyor Allah ayette. Şeytan Allah’a sığınırım.   

ADNAN OKTAR: Tabii.

İslam dini dünyanın aklıdır. Aklını kaybederse dünya divane olur. İslamsız dünya olmaz. İslam dünyanın nuru, kalp ferahlığı, dünya cennetidir. Cenab-ı Allah öyle bir nimet sunmuş ki, en büyük nimeti sunmuş.

Shortland tipi araç olmaz askere ve polise, güçlü zırhlı olması lazım. Hatta çift zırh da olabilir. Çift katlı zırh yaptıralım, nihayet çelik kullanılacak. Benzin gidiyorsa gitsin kardeşim Allah Allah parasını biz vereceğiz değil mi? Dolma teker ondan sonra özel çelik takviye dolma teker bu kadar, çift zırh yani mayının, bombanın etki etmeyeceği gibi olması lazım, vız gelip, tırıs gidecek. Öyle araçlar yapalım bezdirir o PKK’yı ve ümitsizliğe iter. İşte süreç müreç dedikleri olayı da Allah gösterdi. Üç yıl bak bu süreç oyun dedim. Bunlar silah yığacak, bomba yığacaklar dedim. Büyük bir komünist devlet kuracaklar dedim inanmadılar.  

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Simetrik bitkiler göstermek istiyorum. Rahman Suresi’nin 6. ayetinde şeytandan Allah’a sığınırım. “Bitki ve ağaç ona secde etmektedir” buyuruyor Yüce Rabbimiz.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

KARTAL GÖKTAN: Bir başka ayette de, “'Göz alıcı ve iç açıcı' her çiftten (nice bitkiler) bitirdik.” (Kaf Suresi, 7)

ADNAN OKTAR: Bak hepsinde altın oran var istisnasız, mükemmel bir geometri maşaAllah.

Yeni kitabımın genişletilmiş, yeni ilaveler yapılmış yeni baskıları. Sivrisinek Mucizesi. İkinci olarak Almanca bu genişletilmiş Almanca yeni baskısı İslam Terörü Lanetler. MaşaAllah on binler, yüz binlerce kitap dağıtılıyor her yerde, satılıyor, bereket.

GÖKALP BARLAN: İslam dininin zor ve baskı dini olmadığını Kuran ayetleriyle dünyaya açıklıyorsunuz elhamdülillah Allah razı olsun.

ADNAN OKTAR: Elhamdülillah maşaAllah.

ERDEM ERTÜZÜN: Ve her okuyan Hocam kitabın kalitesine hayran kalıyor.

ADNAN OKTAR: Hem de uzun uzun destan gibi anlatıyorlar. Mükemmel çünkü eser. Çok şahane bu yeni baskısı çok mükemmel oldu.

BÜLENT SEZGİN: Mutlaka delilli ispatlı yazılarınız.

ADNAN OKTAR: Evet.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey bundan aylar önce şehitlerimizin cenaze marşıyla uğurlanmaması gerektiğini defalarca söylemiştiniz. Bu konuyla ilgili konuşmalarınızla ilgili kısa bir video var. Uygun görürseniz izleyebiliriz.

ADNAN OKTAR: Evet göreyim.

VTR: Sayın Adnan Oktar’ın Cenaze Marşı ile Röportajlarından Bölümler

ADNAN OKTAR: Evet güzel.

Diyanet İşleri Başkanı güzel konuşmuş. O, durumun farkına varmış, anlattıklarımızın doğru olduğunu görmüş. Tayyip Hocam da sakın bu ilginç adamların itirazlarından etkilenmesin. Bunlara kalsa İslam alemi mahvolur. Sakın onlara itibar etmesin. Doğru yolda devam etsin. Kuran’a uygun hakiki mümin, muttaki karakteri gösteriyor, sakın itibara almasın, muğber değil onlar.

KARTAL GÖKTAN: Konuşmaları okuyabilirim.  

ADNAN OKTAR: Oku, evet.

KARTAL GÖKTAN: Diyanet İşleri Başkanı bağnazlıkla ilgili konuşmuş, şu şekilde, Suudi Arabistan’da bombalama gibi nedenlerle otuz yedi kişi idam edilmiş, bu kişilerin yarısı şeriat fakültelerinden, İslam alemi yetiştirilen okullardan mezunmuş. Bunun için bağnaz eğitim ifadesini kullanmadan şu şekilde söylüyor Diyanet İşleri Başkanı; “Peki bu bizim eğitim sistemimizi, insan yetiştirme düzenimizi gözden geçirmemiz gerektiğini göstermiyor mu? Müslümanlar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya.” İslam dünyasında yaşanan en büyük sorunun eğitimden kaynaklandığını ifade etmiş Diyanet İşleri Başkanı.

ADNAN OKTAR: Doğru söylüyor, çok güzel söylemiş. Tayyip Hocam da güya bunlardan etkilenecek zannediyorlar. Doğru yolda olan bir insan niye etkilensin? Akla bak. Batıran sistemi, İslam alemini mahveden sistemi devam ettirelim diyor. Ya batmışsın görmüyor musun? Niye Kuran’a sarılmayı düşünmüyorsun? Niye eski bağnaz sistemini daha hala devam etmek istiyorsun? İyi yönleri var ama fakat bağnaz sistemi de çok gelenekçi sistemin. Hükümetin, Kuran’ın yeterliliğini savunması muhteşem bir şey. Diyanet İşleri Başkanı da uyanmış benim gördüğüm, o da tavır alacak gibi görünüyor. Milletçe tavır alacağız, bu gelenekçi Ortodoks sistem bizi mahvetti, İslam alemini. Mutlaka çözüm bulmak lazım.                   

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, terörle mücadele konusunda hükümete verdiğiniz tavsiyelerden yine gerçekleşenler var. Sabah Gazetesi hükümetin gündeminde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin PKK ile şehir içinde mücadelesi için yeni kanuni değişiklikler olacağını yazdı. Buna göre operasyona katılan askerlerin yargılanması zorlaştırılıyor ve halka yardım kolaylaştırılıyor. İkisini de söylemiştiniz.

ADNAN OKTAR: Tabii kardeşim oturup onu mu düşünecek çocuk tek tek? Çatışma bölgesi, nefsini koruyor. “Yok, nereden adamın dirseğine niye kurşun geldi? Nasıl oldu?” Neyin hesabını verecek? Olmuş işte, kendini korumuş. O kadar.

KARTAL GÖKTAN: Terörle mücadelede vatandaşın mülküne verilebilecek hasarlarda kişisel tazminat yükümlülüğüne de istisnalar getirilecek, zararlar bütçeden karşılanacak.

ADNAN OKTAR: Gayet güzel.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: AK Parti Milletvekili Metin Külünk, yeni bir çözüm masasının kurulmasını hata değil ihanet olarak niteledi. “Olası bir ikinci çözüm süreci bölgede gerillanın Türkiye Cumhuriyeti üzerine zaferi olarak algılanacak. Alandaki PKK varlığını tarihinde hiç olmadığı kadar güçlendirecek.”

ADNAN OKTAR: Kardeşim kim kabul ediyor ki zaten? Asla kabul etmeyiz. Hiçbir şekilde olmaz, olur mu öyle? Çözüm süreci demek adamların tahkimat yapması demektir, silah yığması demektir. Asla olmayacak bir şey.

BÜLENT SEZGİN: Bir sineğin başının sağ tarafında dört bin, diğer tarafında dört bin olmak üzere sekiz bin petek bulunuyor Adnan Bey. Bu sekiz bin bölmenin her birinde görüntüyü farklı açılardan gören birer mercek var. Sekiz bin mercekten sineğin beynine ulaşan bu farklı görüntüler yap-boz oyunundaki parçaların birleşmesi gibi birleşiyorlar.

ADNAN OKTAR: İşte iyi düşünülürse, derli toplu düşünülürse sırf bir örnek yeterlidir iman etmek için, bir tanesi. Baksana şu altın orana. Görüyor musun buradaki geometriyi, altın oranı? Her yerde Allah’ın damgası görülüyor her yerde.

KARTAL GÖKTAN: Mesut Barzani PKK’yı sert sözlerle eleştirdi ve PKK’nın çıkmaz bir sokağa girdiğini söyledi. PYD’nin de halka Baas rejiminin bile uygulamadığı baskıyı uyguladığını ifade etti.

ADNAN OKTAR: Canım Stalinist, proletarya devrimi peşindeler. Proletarya diktatörlüğü istiyorlar. Öyle olur tabii.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar’la Sohbetler burada sona eriyor, tekrar görüşmek üzere hoşça kalın.

Masaüstü Görünümü