Harun Yahya

Sohbetler (20 Nisan 2016; 11:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

KARTAL GÖKTAN: İyi günler değerli izleyicilerimiz Adnan Oktar’la Sohbetler programımıza başlıyoruz. Hocam hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz.

Evet, bir şeyler anlatın.

KARTAL GÖKTAN: Şırnak’ta PKK’lı teröristlerce el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu iki askerimiz şehit oldu, dört güvenlik görevlisi de yaralandı.

ADNAN OKTAR: Buna kökten çok teknik bir tedbir alalım. Bu adamlar bunu kolay bir yol olarak ortaya koydular. Kolay bir yönteme dönüştü hakikaten. Çatışmaya da girmiyorlar, uzaktan düğmeye basıyorlar patlatıyorlar. Bu koku alan köpeklerin sayısını yüzlerce yapalım. Patlayıcı için asker bir yere gitmeden önce, önce patlayıcı ihtimaline karşı bölgenin tamamen temizlenmesi gerekiyor. Çok büyük patlamadan etkilenmeyen dozerler kullanılabilir, hiç etkilenmeyen. İkinci Dünya Harbi’nde vardı. Çok büyük böyle mayın imha edecek dev araçlar vardı, üstünden geçiyor, patlama oluyor araç hiç haberi bile olmuyor, basıp geçiyor. O tip bir çalışma yapılması lazım. O devirde kullanılan teknolojiyi de şu anda da daha geliştirmiş olarak kullanabiliriz. Ve şüpheli evlerin mutlaka top ateşiyle yıkılması gerekiyor. İçindekileri boşaltıp hallaç pamuğuna çevirmek lazım. Askeri oralara sokmamak gerekiyor, öyle dehlizler, sokaklar. Yol boyu da mutlaka kameralarla izlenmesi gerekir. Şüpheli yerlerde de kazı yapılması gerekiyor, kabloların koparılması gerekiyor. Uzaktan kumanda için de jamerla tedbir alınabilir. Daha iyi abanmak gerekiyor yani uzmanların çalışma yapması lazım TÜBİTAK da çalışma yapabilir. Bunu kökten durduracak bir tedbir alalım. Yoksa uzar da uzar bu.

KARTAL GÖKTAN: Şehidimizin resmini gösterebilir miyim? Şehit Mehmet Erdi Eker.

ADNAN OKTAR: Hay aslan, Ağabeyinin nurlusu. Allah seni ne güzel yere almış, demek ki seni seviyordu ki yanına aldı maşaAllah. Allah annesine babasına uzun ömür versin. Cenab-ı Allah şehadetini makbul etsin.

İngiliz derin devleti çok sinsi.

Şüpheli yollar da öyle. Hatta bölge tamamen açılıp eğer bir kuşku varsa, şehrin o bölgesi yahut şehrin, kasabanın tamamı boşaltılabilir. Halkı güzel, emin bir bölgeye alırız, boşaltılması için de bir hafta süre veririz. Halı bombardımanı yapılabilir havadan. Santimetre kareye dahi bomba isabet edecek şekilde havadan bombalanması lazım, halı bombardımanı. Dümdüz edilmesi gerekiyor, yerle bir edeceksin. Hiçbir şey bırakılmaması gerekiyor. Onun için jet uçağı değil de ağır bombardıman uçağı gerekiyor. Büyük uçak alalım. Ağır bombardıman yapacak uçak alalım. Onlarla yapılması gerekiyor. Kasabanın haritadan silinmesi gerekir dümdüz. Ondan sonra asker girer. Dozerle hepsi temizlenir. Yeni güzel evler yaparız, bahçeli, geniş, rahat, ferah. Kardeşlerimizi oraya yerleştiririz bir daha da PKK’nın girmesi mümkün olmaz. Stratejik açıdan şu anki yapılar çok müsait PKK’nın girmesine. Birbirine bitişik, hepsi birbirine bağlı ve dar sokaklar var. Ama geniş caddeler, ferah evler birbirinden ayrı ayrı yapılırsa PKK nasıl girsin oraya? Armut gibi yakalanırlar.

Sevgiyle ilgili bir etiket yapalım. “Sevgi rahmettir” diyelim. Sevgi rahmettir, Allah’ın rahmeti.

Dinliyorum.

OKTAR BABUNA: Son bir haftadır Kilis’e hemen her gün roket düşüyor. Geçtiğimiz gün dört kişi roket düşmesi sebebiyle hayatını kaybetmişti. MİT Başkanı ve Genelkurmay Kilis’te incelemelerde bulundu. Bugün de çok sayda tank, zırhlı araç ve askeri personelin yer aldığı konvoy Kilis’e yerleştirildi. Roketlerin IŞİD tarafından bilinçli atıldığı iddia ediliyor.

ADNAN OKTAR: PKK yapıyor olmasın. PKK yapıp IŞİD’in üstüne yıkıyor olmasın. IŞİD yapacaksa kamyonla giriyor zaten, bombalı kamyonla girer. IŞİD’in bundan hiçbir karı yok ki. Ama PKK’nın karı var. Bunda hiçbir çıkarı yok IŞİD’in. IŞİD’in stili de değil bu. IŞİD bir eylem yaptığında üstüne alır bunu. Bunda bir gariplik var. Müslümanları IŞİD’e karşı saldırtmak için, PKK’yı unutturmak için ve PKK’yı meşrulaştırmak için bir oyun olabilir, buna çok dikkat etmek lazım. Çünkü sorduğumuzda, “PKK’yı niye burada tutuyorsunuz?” diyoruz “YPG’yi, PYD’yi? “Onların çok önemli görevi var” diyorlar. “Ne?” diyoruz. “IŞİD’i durduruyor” diyorlar “sizi IŞİD’den koruyor” diyorlar. “Hatta silah vermeniz lazım, asker de onlara destek olması gerekir” diyorlar. Böyle bir oyun oynanıyor. Bu oyunun bir gereği olarak bunu yapıyor olabilir PKK. Bu konuyu bir araştıralım. IŞİD’in yapacağı iş değil bu. Bir anlamı da yok bunun. Netice alınacak bir şey de değil bu. IŞİD yaptı mı kamyona dolduruyor bombayı giriyor. Mutlaka kapsamlı araştırılması, PKK’nın ciddi bir oyunu olması ihtimaline karşı dikkatli olunması gerekiyor. Çünkü İngiliz derin devleti bizi Müslümanlarla çatıştırmak istiyor. Müslüman’ı Müslüman’a kırdırmak istiyor. Ve PKK’yı da palazlandırmak istiyor bak, “en güçlü, en güvenilir müttefikiniz PKK der” mantığına gidiyorlar. Bak, “PKK müttefikiniz sizin” diyorlar “o sizi koruyan” diyorlar. O zaman PKK meşru hale gelmiş oluyor onların kafasına göre. Obama da aynısını söylüyor. İngiliz derin devleti ciddi bir oyun içerisinde. Buna çok köklü tedbir alalım. Bunda bir gariplik var.

Oktar gür sesinle çok güzel şeyler anlatıyorsun anlat bakalım.

OKTAR BABUNA: İnşaAllah Hocam. PKK yönetiminde fikir ayrılıkları olduğu söylendi. Cemil Bayık’ın PKK’nın çekilmesi emrini verdiği haberleri vardı. Bugün ise Karayılan’ın Cemil Bayık’ın tersine il ve ilçelere kırsaldan takviye göndermek istediği ve buralardan çekilmelerinin kendi sonlarını getirdiği düşüncesinde olduğu iddia edildi.

ADNAN OKTAR: Kendileri ne?

OKTAR BABUNA: Kendi sonlarını getireceği düşüncesinde.

ADNAN OKTAR: Zaten gelmiş sonu. Bak hemen ne iyi keşfetmiş. Kafası çalışıyormuş onun. Bak olayı çözmüş. Geleceği değil geldi sonları. Konu bitti yani. Çakallar itlik yapıp milleti korkutacaklarını zannediyor. Türk milletinin kabadayılığını delikanlılığını görünce silahı teslim ettiler. Devam, aslanlar devam etsinler. Koçyiğitler. Her gün sevap alıyorlar. Hepimiz ahirete gideceğiz ama onlar garantili gidiyorlar. MaşaAllah doğrudan cennete.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey eserlerinizden faydalanılarak hazırlanan bir belgeselimiz daha yenilendi. Tanıtım videosu eşliğinde belgesel içeriği hakkında bilgi vereceğim. Allah’ın Doğada Yarattığı Güzellik Ölçüsü Altın Oran belgeselimizin ismi. Rabbimiz ayette şeytandan Allah’a sığınırım “Allah her şey için bir ölçü kılmıştır” (Talak Suresi 3) şeklinde buyurmuş. Bildiğiniz gibi doğada muhteşem bir geometri ve kusursuz bir ölçü bulunuyor. Doğada birbiri ile ilişkisiz canlı ve ya cansız pek çok yapının belli bir matematik formülüne göre şekillenmiş olması bunların özel olarak Allah tarafından yaratıldıklarının en açık delili. Bu belgeselde de altın oran olarak bilinen ve Rabbimiz’in vücudumuzda ve doğadaki canlılarda birçok detayda kusursuz olarak yarattığı bu matematik ölçüsünün örnekleri anlatılıyor. Kardeşlerimiz bu belgeseli bu akşam saat 21:00’de A9 TV’de izleyebilirler.

ADNAN OKTAR: Şahane. Bunları ara ara yayınlayacaksınız değil mi?

KARTAL GÖKTAN: Evet.

ADNAN OKTAR: Evet. Şu Kut'ül Ammare’yi biraz anlatsana.

KARTAL GÖKTAN: Tabii hemen. Kut'ül Ammare 1916 yılında Irak’ta, haritayı da gösterebiliriz. Dicle kıyısında Kut ve Amarah bölgelerinde gerçekleşen bir zafer. İngilizler buraya Bağdat’ı ele geçirmek amacıyla geliyorlar 1916 yılında. Ve Osmanlı ordusu Türk, Laz, Çerkez, Kürt hep birlikte burada bir kuşatmaya tabii tutuyor İngiliz devleti. Ve bu kuşatmanın sonucunda İngilizler büyük bir yenilgi alıyorlar hatta İngiliz askeri uzmanlar bu yenilgiyi İngiltere tarihindeki en utanç verici olay olarak nitelendiriyorlar. Çünkü İngiliz tarihinde tek bir kuşatmada bu kadar çok askerin esir düştüğü tek savaş. Toplam 13 bin İngiliz askerini esir alıyor Osmanlı ordusu.

ADNAN OKTAR: Helal.

KARTAL GÖKTAN: Osmanlı ordusunun başında Halil Paşa bulunuyor. Halil Paşa askerlerimizle birlikte 23 bin İngiliz askerinin burada hayatını kaybettiği biliniyor Kut'ül Ammare zaferinde. Ve 29 Nisan 1916 yılında neticeleniyor. İngilizler anlaşma yapmak istiyorlar. O zaman İngilizlerin başında olan İngiliz General Townshend, Halil Paşa’yla bir anlaşma yapmak istiyor ve görüşme teklif ediyorlar. Yapılan görüşmeye ünlü İngiliz ajanı Lawrence da katılıyor. Ve Halil Paşa’ya para teklifinde bulunuyorlar. Burada Halil Paşa ve subaylarını görüyoruz şu anki resimde.

ADNAN OKTAR: Hay maşaAllah Paşa’ma.   

KARTAL GÖKTAN: Hatta şöyle bir teklifte bulunuyorlar İngilizler; “Bir alan açalım açık oluşturalım, askerlerimiz oradan çıksın ve biz de sizin hesabınıza iki milyon sterlin yatıralım” diyorlar. Ancak Halil Paşa bu teklifi reddediyor ve toplantıyı terk edin diyerek Lawrence ve ekibini kovuyor. İki milyon sterlin o zaman Osmanlı Devleti’nin bütçesinin yaklaşık dört katı bir paraya denk geliyor. Esir alınan kişilerle birlikte Halil Paşa’yı görüyoruz bu resimde. Halil Paşa sağda kırmızı şekilde belirtilmiş kişi.

ADNAN OKTAR: Ve diğerleri esir edilenler.

KARTAL GÖKTAN: Evet diğerleri esir edilenler, İngiliz generaller. Yine bir başka resimde burada General Townshend’i görüyoruz İngiliz general ve yanında da Halil Paşa’yı görüyoruz. Yine kuşatmadan çeşitli görüntüler var. Türk süvari birliğini görüyoruz bu resimde. Burada da yine Osmanlı ordusunu görüyoruz. Kut’u kuşatan Türk birliklerinden birini görüyoruz bu resimde. Ve Halil Paşa’nın Altıncı Ordu’ya yayınladığı bir mesajı var Kut'ül Ammare zaferinden sonra. Bu mesajında şöyle diyor; “Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacaktır. İşte Osmanlı sebatının İngiliz inadını kırdığı birinci zaferi Çanakkale’de, ikinci zaferi burada görüyoruz.”

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. İngilizler gıcık oluyorlar bu konuların anlatılmasına, ben de onları gıcık edeceğim. İngiliz derin devletinin rezil kepaze olduğu bir olay. İngiliz derin devletinin aşağılandığı bir olay. Çok enaniyetli, mütekebbirler. Osmanlı tokadını yiyince oturdular aşağıya.

Lübnan El Cedid TV kanalında benimle ilgili bir film var, onu göstersene. Birçok Arap kanalında benimle ilgili filmler yayınlanıyor, peş peşe, peş peşe. Onlarda modern İslam’a karşı bir sevgi oluşmaya başladı. Yani öğretilen klasik gelenekçi İslam’ın yerine Kuran İslamlığının ne kadar güzel olduğunu görmeye başladılar. Ne kadar hür ve güzel yaşayacaklarını görmeye başladılar.

Çok eski dönemlerde Çanakkale Boğazı’nı yani Karadeniz’le Marmara’yı bağlayan boğazı Hz. Hızır (a.s)’ın açtığı söyleniyor. Yalnız bu tabii Marmaray inşaatı sırasında o kayıp kazılarda buna ait deliller bulundu. Yani bu duruma dair.

Demin bahçeye çıktım küçük küçük çiçekler var, acayip şekerler böyle pırıl pırıl. Allah’ın ahlakını, Allah’ın sevgisini açık açık gösteriyorlar. Renklerin geçişi, tatlılık, iyice yakından baktım nefis güzel. Hatta büyüteçle bakmak lazım, güzelliklerini görmek için. Çünkü detayda da çok müthiş güzellikler var. Ama tabii koparmamak lazım, dalında bakmak lazım.

KARTAL GÖKTAN: Biraz çiçek resimleri gösterebilir miyim?

ADNAN OKTAR: Göster. İşte bak Allah’ın ahlakını gösteriyor, görüyor musun? Temizliği, masumluğu, maşaAllah. Sırf çiçeklere bakıp iman etmeyen bir insanı ben şaşarım yani. Şu sanata şu güzelliğe bak. Çiçek çok önemli bir şey. Yani en az hayvanlar kadar önemli. Çok önemli, böcekler, kelebekler çok hayati varlıklar.  

Haham Lubavitch, Netanyahu’yla konuşması 1999 tarihinde. Göreyim. Hz. Mehdi (a.s) konusunda ne kadar titizler, maşaAllah. Bir daha göster. MaşaAllah. Hz. Mehdi (a.s)’ın beklenmesi her yerde. İstediği kadar TRT’ye çıkıp yahut oraya buraya çıkıp işte “Mehdi gelmeyecek.” “Gelmeyecek” derseniz daha da hızlanır.

Tevrat’ta Hz. Davut (a.s) övülüyor. Ama bazı Museviler bunu bilmiyor. Hz. Davut (a.s)’ın aleyhine konuşuyorlar. Hâlbuki Tevrat’a eğer uyuyorsa Tevrat’ta övülüyor zaten.

Evet, dinliyorum.

OKTAR BABUNA: Milliyet Gazetesi’nden Mehmet Tezkan, hükümetin PKK’ya karşı mücadelede tamamen yok etmeyi ön gören Sri Lanka modelini seçtiğini yazdı. Sri Lanka’da da Tamil Kaplanları Ortadoğu’yla doğrudan savaşa girmiş ve ordu Tamil Kaplanları’nın bulunduğu adayı içindekilerle birlikte tamamen imha etmişti.

ADNAN OKTAR: Gerekirse hayır, içindekilerini imha etsinler demiyoruz. Ama yuvalanacakları, mevzi tutacakları, tuzak kuracakları hiçbir yer bırakılmasın. Yerle bir edilsin. Kendileri tutuklansınlar. Hapse atsınlar.

Aslında Musevilerin secdeye kapanarak dua etmesi lazım. Tevrat’ta öyle geçiyor. Yüz üstü yere kapanarak dua etmeleri gerekiyor. Tarihler 7/3’te var.

OKTAR BABUNA: Şimdi programımızın sonuna geldik. Herkese iyi öğleden sonraları inşaAllah. Allah’a emanet olsun. Yarın yine aynı saatlerde Allah’ın aslanı Hocamız Sayın Adnan Oktar’la birlikte olmak üzere herkese iyi öğleden sonraları inşaAllah.

Masaüstü Görünümü