Harun Yahya

Sohbetler (23 Nisan 2016; 11:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi günler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler programına başlıyoruz, inşaAllah. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Efendim hoş bulduk, siz de hoş geldiniz.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: İsrail Kalkınma Bakan Yardımcısı Eyüp Kara, “Acilen Kürdistan devletinin kurulmasından yanayım” dedi. “Ancak bunun için bölgedeki devletler arasında ortak uzlaşı ve dengenin oluşması gerekiyor” dedi. Kara, Paris’te gerçekleşen toplantılarda Kürt dosyasından söz ederek “Karşılaştıkları katliamları anlattık amacımız uluslararası kamuoyunda konunun görüşülmesidir.”

ADNAN OKTAR: Ama nasıl bir Kürt devleti? Kimi kastediyor? PKK’yı kastediyorsa bu çok korkunç. Eyüp Kara’yla bir görüşmek lazım. Barzani’yi kastediyorsa tamam. Onu açıklaması lazım. Gerçi benim kanaatim bildiğim Barzani’yi destekliyor. Barzani için tamam güzel. YPG’ye de karşı olduklarını biliyorum ama bunu çok güçlü dillendirmeleri gerekir. Yani kamuoyu bunu anlamaz. PKK’ya bunu söylersen ne anlar? “Bize söylüyor. O zaman biz bir devlet kuralım” falan der. Olmaz.

Evet, Fikret Bey dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Farklı renk ve desenlerde gül resimleri göstermek istiyorum.

ADNAN OKTAR: Görelim. Bak hepsi Allah’ın ahlakını anlatıyor. Allah’ın Tahir ismi, Allah’ın Azim ve büyük olduğunu Ekber olduğunu gösteriyor Cenab-ı Allah. Şu güzelliğe bak, maşaAllah. Altın oran istisnasız hepsinde var, insan bakmaya doyamıyor. Bir de mis gibi kokuyor. Birçoğunun içinde de bal var. Nefis renkleri, maşaAllah.

Nisa Suresi 104’te Cenab-ı Allah, şeytandan Allah’a sığınırım: “Size karşı olanları,” İslam’a karşı olanları, Kuran’a karşı olanları, Müslümanlığın temel değerlerine karşı olanları “araştırın” diyor Allah. Bilin, öğrenin bunda gevşeklik göstermeyin diyor. Şeytanı bileceğiz, münafığı anlamaya çalışacağız, küfrü anlamaya çalışacağız. Müslümanlara ne tarz zarar verebilirler bunları bilmeye çalışacağız. Bu bir ibadet olarak Nisa Suresi 104’ncü ayetinde Allah tarafından Müslümanlara emredilmiş. Tahkik edeceğiz, analiz edeceğiz, neden bu hale düşmüşler, çare nedir, ne yapılabilir, nasıl ikna edebiliriz, nasıl konuşabiliriz? Yanlışları neler, Müslümanlar için hangi konuda kötü düşünüyorlar? Nasıl zarar verebilirler? Nasıl bir oyun oynayabilirler, nasıl tuzak kurabilirler? Bunların araştırılmasının farz olduğunu Nisa Suresi 104’ncü ayet ehemmiyetli bir ibadet olarak bize bildiriyor. “Sakın gevşeklik göstermeyin” diyor. Yani kendi haline bırakmayın. Yani karşılaştığınızda anlayacağınız gibi olmasın. Araştırın, inceleyin, bakın, bilin, öğrenmeye çalışın diyor Allah. İslam’ın, Allah’ın, Kuran’ın, Kitap’ın karşıtlarını yani şeytani münafıkane düzenleri.

Bir sevgi etiketi yapalım “Sevgi her an yaşanır” diyelim. Çünkü her an yaşanması lazım.

Hac Suresi 53’te de Cenab-ı Allah kalpleri her türlü duyarlılıktan yoksun bulunanlardan bahsediyor. Her türlü mesela merhamet bilmiyor, nezaket bilmiyor, kibarlık bilmiyor, saygı bilmiyor, halden anlamıyor, insanları ne rahatsız eder, ne insanların hoşuna gider bilmiyor. Küt ve odun kafalı tabir edilen insanlar vardır. “….kalpleri (her türlü) duyarlılıktan yoksun bulunanlara” diyor Allah “(Allah'ın) bir deneme kılması içindir.” Bak, “kalpleri (her türlü) duyarlılıktan yoksun bulunanlara  (Allah'ın) bir deneme kılması içindir. Şüphesiz zalimler,” yani münafıklar, kafirler, kafirun ve kafirat, cahilun ve cahilat, zulmedenler yani kendi nefsine zulmedenler, insanlara zulmedenler “şüphesiz zalimler (gerçeğin kendisinden) uzak bir ayrılık içindedirler.” İslam’ın, Kuran’ın özünden ayrı oluyorlar. Anlayamıyor, kavrayamıyor. Şeytani bir ruh içerisinde yapayalnız çabalayıp duruyor. Kalpleri her türlü duyarlılıktan yoksun, merhameti bilmez, inceliği bilmez, Allah’ın derin sanatını göremez, Allah’ın açık sanatını göremez. İnsanlar neden hoşlanır, neden rahatsız olur bilemez. Tekrar tekrar söylüyorum ki bilmeyen iyi anlasın iyi öğrensin diye.

Zümer Suresi 61: “Allah, takva sahiplerini (inanarak ve inançlarını uygulayarak) zafere ulaşmaları dolayısıyla kurtarır.” İnançla Allah zafere ulaştırıyor, imanla. “Onlara kötülük dokunmaz ve onlar hüzünlenmeyeceklerdir” diyor Allah.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Makaleleriniz hakkında bilgi vermek istiyorum Adnan Bey. Uluslararası basında yakından takip edilen ve geniş bir okuyucu kitlesine sahip Rusya’nın en köklü internet gazetelerinden Pravda’da “Savaş gereklilik mi yoksa tercih mi?” başlıklı makaleniz yayınlandı. Son yüzyılda tüm sorunları öldürerek veya zarar vererek çözmenin garip bir modaya dönüştüğünü belirtiyorsunuz. Böylesine akılsız ve ahlak dışı bir uygulamanın dünyaya sadece ölüm, kan, dehşet getireceğini vurguluyorsunuz. Bütün insanların bir araya gelerek savaşa karşı ciddi protestolar yapması gerektiğini söylüyorsunuz. Örneğin, milyonlarca insan bir araya gelerek “savaş, kan ve vahşet istemiyoruz” diyebilirler. Herkesin bir ağızdan savaş istemediğini vurgulaması ve barış dilini kullanarak savaşların bir gereklilik değil bir seçim olduğunu ısrarla vurgulamasının etkili olacağını söylüyorsunuz.

Katar’ın ilk İngilizce günlük gazetesi Gulf Times’te ve ayrıca internet sitesinde yayınlanan, “Ortadoğu’nun ardı-arkası kesilmeyen savaşları son bulmalı” başlıklı makalenizde, 21. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Ortadoğu’nun tarihin hiçbir döneminde yaşamadığı bir savaş çemberinin içine düştüğünü anlatıyorsunuz. Savaşların maliyetini para olarak hesaplamanın büyük bir ayıp olduğunu, savaşın en büyük maliyetinin hayatını kaybeden, sakat kalan, evsiz kalan, bir belirsizliğe göç eden insanlar olduğunu vurguluyorsunuz.

New York’tan yayın yapan bağımsız Kürt haber ajansı Ekurd Daily sitesinde yayınlanan “Savaş Karabağ için çözüm değildir” başlıklı makalenizde, reel politik hesapların yanlışlığını gösterecek yeni bir siyaset ruhunun geliştirilmesi gerektiğinin üzerinde duruyorsunuz. Ve Karabağ sorunu için çözüm önerilerinde bulunuyorsunuz. En elzem konunun ise barışçıl politikaları ön planda tutmak olduğunu söylüyorsunuz.

Tayvan’ın önde gelen İngilizce gazetelerinden The China Post’ta, “Çocuklar şiddetin askerleri olmamalı” başlıklı makaleniz yayınlandı. Bu konunun tek başına bir devletin ya da topluluğun çözebileceği bir sorun olmadığını anlatıyorsunuz. Dünya çapında bu konuda kampanyalar yürütülmesi, çocuk askerleri kullanmakta ısrar eden ülkelere gerekirse yaptırımlar uygulanması ilk etapta alınabilecek çözümlerden olduğunu vurguluyorsunuz.

Tunus’un önde gelen günlük Arapça gazetesi Dhamir’de “Tüm insanlık için el ele” başlıklı yazınız yayınlandı. Bu yazınızda, terör saldırılarına karşı çifte standart uygulanmasından bahsediyorsunuz. Terör saldırıları batıda olduğunda tüm dünyada buna toplu bir tepki gösterildiğini, Müslüman ülkelerde olduğunda ise gündeme dahi gelmediğini söylüyorsunuz.

Dünya gündeminde yer alan haberleri Hindistan’daki okuyucularıyla buluşturan The Hans India haber sitesinde “Eşitsizlik dünya barışını tehdit ediyor” başlıklı yazınızda, dünyayı karanlık hale getiren etkenin insanların günlük çıkarlarını ön plana çıkarmaları olduğundan bahsediyorsunuz. Bu egoizm ateşini ancak vicdanlı insanların ittifakının söndürebileceğini belirtiyorsunuz.

Amerika’dan yayın yapan haber portalı News Rescue’de yayınlanan “Kutsal Kuran ve evrenin genişlemesi” başlıklı makalenizde ise, büyük patlama teorisinin yani evrenin yoktan var edildiğinin en önemli kanıtlarından biri olduğunu ayetler ve bilimsel delillerle açıklıyorsunuz, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Rusya’da Pravda’da yazılarım çıkıyor. Suudi Arabistan’ın en büyük gazetelerinde yazılarım çıkıyor. İran’ın en büyük gazetelerinde yazılarım çıkıyor ve başyazı olarak çıkıyor. Bu Allah’ın bir lütfu, lütfu keremi, maşaAllah. Amerika’da, Avrupa’da en büyük gazetelerde, en büyük internet sitelerinde yazılarımızın çıkması Allah’ın bizlere verdiği bir zafer, üstünlük ve güzellik.

KARTAL GÖKTAN: Bir ek bilgi daha verecektim Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Evet.

KARTAL GÖKTAN: 1845’ten beri yayınlanan Malezya’nın en köklü İngilizce gazetelerinin başında gelen News Straits Times Gazetesi’nde “Medya terörizmin oksijeni olmamalarıdır” başlıklı makaleniz yayınlandı. Yazınızda, medyanın üzerine düşen önemli sorumluluktan bahsediyorsunuz. Medyanın teröristleri katil haline dönüştüren felsefeyi fikren darmadağın edecek haber yöntemleri kullandığında terörün oksijeni olma tehlikesinden kurtulacağını vurguluyorsunuz.

ADNAN OKTAR: Evet. Hep böyle özlü hikmetli faydalı yazılar. Çok iyi. Okuyanların da çok hoşuna gidiyor beğeniyorlar, maşaAllah.

VTR: Hz. Mehdi (a.s)’ın Fiziksel özellikleri

PİRAYE YÜCE: Adnan Oktar’la Sohbetler programımız bitti. İman hakikatleri videolarımızla devam edecek.

Masaüstü Görünümü