Harun Yahya

Sohbetler (26 Nisan 2016; 12:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi günler değerli izleyicilerimiz, Adnan Oktar’la Sohbetler’e başlıyoruz inşaAllah. Adnan Bey, hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Bülent Bey, hoş geldiniz. Fikret Bey, hoş geldiniz.

KARTAL GÖKTAN: Hoş bulduk Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Ne var ne yok, anlat.

KARTAL GÖKTAN: Almanya IŞİD’le mücadele kapsamında İncirlik’te ayrı bir üs açmak için Türkiye’yle görüşmeye başladı. Merkel, bu konuyu Türkiye ziyaretinde gündeme getirdi. Eğer Ankara teklifi kabul ederse 2017 yılında tamamlanacak üsse IŞİD ile savaşmak üzere Alman Tornado savaş uçakları konuşlandıracak. Böylece Türkiye’de bulunan Alman askerlerinin varlığı kalıcı hale gelecek.

ADNAN OKTAR: Peki PKK’ya karşı niye mücadele etmeyi hiç düşünmüyor Almanya? Stalinist komünist olunca ona ses yok, Müslüman olunca “bombalayalım.” Bombalayacağına fikirle ortaya çık. Tornado uçağıyla geleceğine kitapla, dergiyle, televizyon yayınıyla, radyo yayınıyla ortaya çık. Sen yapamıyorsan yapanlara destek olman gerekir. “Müslüman öldürmek için buraya geleceğim” diyor “üs kuracağım, Müslümanları öldüreceğim” diyor. Mücadele edeceksen PKK’yla mücadele et sen. PKK’ya karşı sen orada üs oluştur. Onların tesisleri var, adamlar hava alanları kurmuş, bilmem ne yapmış, Stalinist bir devlet kurmak üzereler. Hazır da, ilanını bekliyorlar. Ve dünyanın neresinde varsa artık homoseksüeller, cinsi sapıklar, hapçılar, üçkağıtçı katiller hepsini toplamışlar. Almanya bunları görmezden geliyor. Buna karşı çok ciddi tepki konulması lazım. IŞİD “git” dersin gider. Konuşursun ikna edersin. Ama PKK öyle mi? Stalinist, komünist. Bütün bölgedeki Müslümanları kazımaya kendine şiar edinmiş. IŞİD’i geri püskürtüyorlar yerine PKK oturuyor. Bakın nerede IŞİD’e saldırı yapıldıysa, yapılan yerlere hemen PKK’yı getirdiler, hemen. Bu ciddi bir oyun. Türkiye’yi de bu oyuna alet etmek istiyorlar, çok dikkatli olmak lazım.

Avrupa Kürt Araştırmaları Merkezi Başkanı Eva Savelsberg, terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı PYD’nin insan hakları ihlallerinin çok ciddi boyutlara ulaştığı uyarısında bulunuyor. Bak, resmi uyarı bu. Avrupa’da resmi bir merkez. PYD’nin yani PKK’nın insan hakları ihlali yani cinayetler, gasplar, adam kaçırma, her türlü pislik. “PYD, Baas benzeri rejim inşa etti” yani komünist-Stalinist rejim inşa etti. “Tek fark şimdi işkence yapanlar Arapça değil Kürtçe konuşuyorlar” diyor. İşkenceci, pislik, ahlaksız, haysiyetsiz adamlar. Orada Müslümanlar bunların eline teslim edildi. Ezim ezim eziyorlar Müslümanları, mahvediyorlar. Genç kızların ırzına geçiliyor, oğlan çocuklarının ırzına geçiyorlar. O Avrupalı manyaklara onları pazarlıyorlar. Çok alçak bir sistem kurulmuş. Almanya da onlarla mücadele edeceğine “IŞİD’le ben mücadele edeyim” diyor. Çok samimiyetsiz bir hareket. IŞİD’den boşalan yerlere de PKK’yı koyuyorlar apar topar, hemen. Bu oyuna hiç kimse gelmesin. IŞİD’le mücadele ilmi olması gerekir. Tornado uçağı bilmem ne, tornavida bombası bilmem ne bunlarla olmaz.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, Yeniçağ Gazetesi Yazarı Batuhan Çolak, PKK’lıların 2005’te üniversitelere belirli bir sistematik içinde yerleştirildiğini belirterek, Mimar Sinan Üniversitesi’nde bir PKK’lı terörist için üniversitenin bahçesinde günlerce anma törenleri düzenlendiğini ve teröristlerin adeta kahramanlaştırıldığını iddia etti.

ADNAN OKTAR: Üniversitelerde PKK’lı olanların hepsinin okulla ilişiğinin kesilmesi lazım. Hükümet bu konuda hemen bir girişimde bulunsun. PKK’lı olduğu tespit edilen bütün öğrenciler okuldan atılsınlar. Hemen. Terör faaliyetine bulaştığı da tespit edilirse vatandaşlıktan çıkarılsın. Bunlar sallamaya gelecek konular değil. Sallamadan tabirim, olayı salmak, başıboş bırakmak, beklemek. Olmaz. Süratle yapılması lazım. PKK’lının üniversitede ne işi var? Hemen ilişiğinin kesilmesi lazım. Hem PKK ile Mehmetçik mücadele ediyor, şehit ediliyorlar, onlarla iç içe olan adamlar aynı saldırıyı yapacak güçte olan, daha eline silah almamış ama PKK’lı, her an silah alabilecek adam üniversitede milletin burnunun dibinde yaşıyor. Her an intihar bombacısı olabilir, her an Mehmetçiğe, polise, askere silah sıkabilir. Onu orada tutup beslemek, devletin imkanlarıyla ona imkan vermek, her türlü kolaylığı sağlamak inanılır gibi değil. Derhal ilişiği kesilsin PKK’lıların. Mimar Sinan’da varsa oradakilerin de derhal ilişiği kesilsin. Hangi okulda varsa, İstanbul Üniversitesi, başka yerler, ODTÜ hepsi dahil. Diyarbakır’da, Mardin’de, Siirt’te nerede üniversite varsa her yerde. Hiç bekletilmemesi lazım. Mesele ölüm-kalım meselesi, vatan-millet meselesi. Bu konuda tereddüt olmaz. Sayın Ahmet Davutoğlu çok titiz ve atak davransın bu konuda, çok cesur davransın. Oyuna gelmememiz gerekiyor. Ahmet Davutoğlu Hocamız’dan esaslı bir atak bekliyorum, hiç bekletmeden bunları yapsın.

BÜLENT SEZGİN: Kısa bir bilgi vardı konuyla ilgili uygun görürseniz okuyabilirim Adnan Bey. Mimar Sinan’da akademisyenlerden ciddi bir grup PKK’lı öğrencileri destekliyorlarmış. Derslerden geçmelerine yardımcı olup bir de PKK’lı listesi elden ele dolaşıp yüksek not verilecek öğrenciler şeklinde dolaştırılıyormuş. Fakültede Bölüm Başkanı Doç. Dr. Esra Keskinkılıç, bu liste ulaştırılmış ancak böyle bir destek vermeyi reddedince dersleri elinden alınmış. Ardından sosyal medyada hakkında linç kampanyası başlatılmış. PKK yanlısı medya kuruluşlarında ismi açıkça yayınlanarak hedef gösterilmeye başlanmış. Mahkeme kararına rağmen okul yönetimi hala Esra Hanım’ı derslere sokmuyormuş.

ADNAN OKTAR: Başbakan hemen atağa geçsin, Davutoğlu Hocam hemen atağa geçsin. Bak, memleket işgal edilecek, ediliyor, bunu görmezden gelemeyiz. Her yerde bir işgal politikası var. Bu ikinci kurtuluş savaşı. Hemen gereğini yapsın. Bunu ihbar kabul etsin Sayın Başbakan, derhal emir versin gereğini yapsın. O Hanımefendi’yi okula yeniden tayin ettirsin, Hanımefendi’ye koruma versin ve oradaki PKK’lıların hepsini oradan alsın, görevinden alsın. PKK’lı olarak orada görevine devam etmesi diye bir konu olmaz. Vatan haininin görevi olmaz. Alenen vatan haini. Vatan haini nasıl okulda öğrenci oluyor? Nasıl öğretim üyesi oluyor? Derhal atılması lazım.

BÜLENT SEZGİN: Okuldaki PKK propagandasına ait fotoğraflar da vardı. Ölen teröristlerin fotoğrafları sözde şehit adı altında okul kantinlerinde sergilenirken bir fotoğraf. Okul içerisinde düzenlenen bir boykot görüntüsü. Kobani olaylarında, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde basılan bir sınıf. Dersleri iptal etmek isteyen öğrenciler ve tartaklanan hoca. Terörist Leyla Doğan için okulda taziye ve anma etkinlikleri düzenlendi.

ADNAN OKTAR: Kardeşim polis buna nasıl müsaade eder? Hükümet buna nasıl müsaade ediyor? Olacak iş mi bu? Bu yapıldıktan sonra zaten Güneydoğu’da polisin operasyon yapmasının anlamı kalmıyor. Hazır adam ayağına gelmiş işte, PKK’lı. Hatta tutuklama gerekir. Böyle bir komünist faaliyete nasıl müsaade ediyorlar okulun içerisinde? PKK’nın Stalinist faaliyetine, bölücü faaliyetine nasıl müsaade ediliyor? Ahmet Davutoğlu Hocam bunu görüyordur, duyuyordur, izliyordur hemen gereğini yapsın. Hemen haber bekliyoruz, en kısa sürede. Memleketi elden almak, memleketi perişan etmek için İngiliz derin devleti müthiş bir atağa geçmiş durumda. Milletimiz güçlü ve kararlı. Sayın Başbakan’a da her türlü yetki verilmiş. Emir versin gereğini yapsın. Hemen haber bekliyorum. Derhal gereğini yapsınlar.

KARTAL GÖKTAN: Az önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında konuştu. “Artık demokratik açılım yoktur, çözüm süreci çoktan gömülmüştür” dedi. “Karşımızdaki ihanet çetesi ya çökertilecek ya çökertilecek. Terörün beli kırılmalı yılanın başı ezilmelidir” dedi.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Dünkü konuşmamdan sonra böyle bir konuşma, aynısı. Çok güzel. Sayın Bahçeli’yi tebrik ediyoruz. Ama sakın MHP’nin içinde bir kardeş kavgası, nizalaşma sakın olmasın. Çok demokratik, olgun, sakin bir süreç bekliyoruz. Kavgaya, nizaya kapı sakın açılmasın.

Bir sevgi etiketi yapalım. “Allah aşkıyla sev” diyelim. Allah aşkıyla sev.

“Hiçbir alim çözüm süreci olmasın ve böylece insanlar birbirini öldürsün diyemez. Öyle diyenin de imanından kuşku duyarım.” Murat İnanır. Çözüm süreci olmasın tamam, doğru. İnsanlar birbirini öldürsün diyen kim? Asker polis zaten cinayetleri engellemek için orada faaliyet yapıyorlar. İnsanlar birbirini öldürsün değil, o katillerin, o alçakların, PKK’lıların asker, polis, sivil katliamını durdurmak için faaliyet yapıyorlar. Dolayısıyla o söz boş. İnsanlar birbirini öldürsün anlamında yapılan bir şey değil o. Bilakis çözüm süreci denilen insanların birbirini öldürmesine kapı açan bir olay. Çünkü bak çözüm sürecinde PKK oraya bombalar yığdı, binlerce ton bomba yığdı. Yüzbinlerce silah, milyonlarca mermi yığdı. Bu niçindi? İnsan öldürmek, askeri polisi şehit etmek içindi. Dolayısıyla çözüm süreci cinayet getirir, ölüm getirir, dehşet getirir, vatanı böler ve mahveder. Çözüm süreci derhal durdurulması lazım. PKK’lılar oradan hemen kazınması gerekiyor, böylece ölümler, cinayetler derhal duracaktır. Bunun dışında çözüm yoktur. “Öyle diyenin imanından kuşku duyarım.” Şimdi bu açıklamadan sonra kalbin rahatlamıştır zannediyorum. Çünkü yanlışları anladın. İman konusunda da mümine hüsnü zan edilir. Kimin imanlı kimin imansız olduğunu Allah bilir, ahirette anlaşılır o.

Üniversitelerde PKK her yeri propaganda panolarıyla doldurmuş. IŞİD öyle propaganda panolarıyla doldursa yer gök yıkılır. PKK Türkiye’yi bölmeye azmetmiş ve cinayet işleyen bir şebeke. On binlerce askerimizi, polisimizi şehit etmiş. Başbakan’dan rica ediyorum derhal gereği yapılsın. İçişleri Bakanı delikanlı insan, Allah’tan başka kimseden korkmaz, hemen gereğini yapsın. Tayyip Hocam da gerekli talimatları versin. Bekletilmesin. Böyle şey olmaz. Fosil sergisi açalım dedik üniversitede, asla müsaade etmiyorlar. PKK, bölücü propaganda yapıyor, cinayet örgütü bir mafya, üniversitede her türlü komünist-Stalinist bölücü propaganda yapıyor kimsenin çıtı çıkmıyor. Biz bilimsel, açık, paleontolojik delilleri, fosilleri sergilemek istiyoruz, haşa asla ve kata kabul etmiyor üniversite yönetimleri. Buna çözüm Başbakan’dan ve Cumhurbaşkanı’ndan gelecek. Hükümet gereğini yapsın. Milletin gücünün üstünde güç olmaz. Söz milletindir, milletin dediği yapılsın. Millete rağmen PKK üniversitelerde nasıl fink atıyor? Nasıl böyle rezalet çıkarabiliyor? Her türlü kepazeliği yapabiliyor?

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Allah’ın aklını sanatını gösteren, kuşlara ilhamını gösteren resimler vardı Adnan Bey. Kuş yuvaları.

ADNAN OKTAR: Allah’ın onlara böyle vahiy edip ilham etmesi çok büyük mucize. Her birinin yuva tekniği ayrı, mimari tekniği ayrı, ayrı ayrı.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanı Erdoğan; “Eğer bu mezhepçiliğe karşı ortak mücadeleyi veremezsek barışı temin edemeyiz” dedi. “Irkçılığa karşı bu ortak mücadeleyi veremezsek terörle mücadele edemeyiz. Biz şu ırktan, bu ırktan diye insanlara bakamayız, şu siyahtır, şu beyaz ırktandır diye insanları birbirinden ayıramayız.”

ADNAN OKTAR: Hepsi çok güzel, konuşmaları çok güzel fakat üniversitelerde PKK’lıları Tayyip Hocam söküp atsın. Kim ne derse desin. Millet olarak arkasındayız. Şu an yüzde elli bir, yüzde elli iki oyu var Tayyip Hoca’nın. Gönlü çok rahat olsun millet onu seviyor. Başbakan da öyle sevilen bir insan. Millet istemiyor. Milletin yüzde doksan dokuzu istemez PKK’yı. Hemen sürüp atalım o pislikleri. Üniversitelerde de bu alçaklara yer yok. Hiçbir yerde yer yok. Derhal görevlerine son verilsin, kim varsa PKK’lı. “Cinayet işlememiş daha” diyor. Kardeşim, her an eline silah alabilir. PKK’lı da zaten silahı kenara bırakıyor. Mesela yemek yiyor, silahı var, “bunun silahı yok PKK’lı bunu ellemeyelim.” Kardeşim iki dakika sonra yemeğini bitiriyor silahı eline alıyor, geliyor vuruyor askeri polisi. Böyle bir mantıksızlık olmaz. Üniversitelerdekilerin hepsi gidip dağda asker polis şehit etmeye gidiyor. Hiç bekletmeye gerek yok. Zaten de belli olduklarına göre panolarını falan alsın polis ezsin atsın. Oy mu yetmiyor daha ne yapalım, nasıl yapalım? Millet istemiyor bu alçakları. Çekinecek bir şey yok, dikkat edilecek bir şey de yok. Başbakan bir açıklama yapsın. Sayın Başbakan gönlümüzü ferahlatacak güzel bir açıklama yapsın. Çok rahatsız oldum ben bu durumdan. Cesur bir insan, delikanlı insansın çekineceğin bir şey yok. Millet çoğunluğu arkanda, neyi bekliyorsun? Tayyip Hocam da gereken talimatı versin, istirham ediyoruz. Beklenecek vaziyeti yok.

Peygamberimiz (s.a.v.) diyor ki; “Ümmetim için en korktuğum şey, Lut toplumunun yaptığıdır” diyor. Yani “Ümmetim için en korktuğum şey homoseksüellik.” İslam alemini bununla batırmak istiyorlar.

Ve Peygamberimiz (s.a.v.) diyor ki Hakim ve Beyhaki’de; “Erkek erkekle yetinirse ümmetim helak olur” diyor. Erkek erkekle. Bir kadın zıtlığını görüyorsunuz değil mi? Kadın karşılığını, yok dekolte giyindi, yok saçını açtı, yok işte gözünü boyadı. Bütün gücü ile ama homoseksüeli gördü müydü alkışlıyor. Ama Allah tertemiz hanımlar yaratmış onlara bütün gücü ile karşı koyuyor. Trafikte bile karşı adam her yerde karşı. Bir kısmı da araba sürmelerine bile karşı araba kullanmalarına. Allah’ın Resulü (s.a.v.) diyor ki, “Homoseksüellik yani Lutilik çoğaldığı zaman Allah homoseksüellerden ve onların işini tabi gören toplumlardan” bak dikkat edin. Onu normal gören, doğal gören, gerekli gören, makul gören toplumlardan “korumasını kaldırır. Hangi yaşayız üzerine yıkıma uğrayacaklarını önemsemez. Ve Allah onları helak eder” diyor. Et Tergib ve't Terhib 4. cilt 65. sayfada yazıyor. Bak hem Kuran ayetleriyle sabit hem hadislerde. Onları bak normal görenleri de helak eder diyor Allah. Kendi yapmasa dahi, zaten normal gördü mü aynı konuma gelmiş olur. Makul gerekli faydalı görüyorsa aynı kafada demektir. Ahir zaman alameti diyor Peygamberimiz (s.a.v.) “Erkekler erkeklerle yetindiğinde kıyamet yaklaşmış demektir” diyor.( Ramuz El-Ehadis 448/8) “Kadınlara benzemeye çalışan erkeklere Allah lanet etsin” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). (Ebu Davut Libas Bölümü bölüm 30, Camiu's-Sağir 2/124) Bu kadar açık hüküm, Kuran ayetleri varken bu kadar açık hadisler varken, fıtrata da karşı iğrenç bir eylem olduğunu gördükleri halde şak şak alkışlıyorlar. Utanç duy utanç, haya et. Çok açık hüküm. Destekliyorsan o kafadasın demektir. O mantığı savunuyorsun demektir.

CAN DAĞTEKİN: “Kendilerinin güzel bir iş yaptıklarını zannediyorlar” diyor Allah.

ADNAN OKTAR: Desteklemek ne demek? Doğru fiil diyorsun yani. Yapılan doğru diyorsun. Pislik olduğu ortada. İslam’a göre Kuran’a göre benim inancıma göre. Adam dinsiz imansızsa beni ilgilendirmez o adam. Ben Müslüman olarak söylüyorum. Ben Müslümanlara hitap ediyorum. İman ehline ve Hristiyanlara hitap ediyorum ve Musevilere hitap ediyorum. Dindar Musevi, dindar Hristiyan, dindar Müslümanlara hitap ediyorum. İslam’a önem verenlere söylüyorum. Dinimize göre böyle, Museviliğe göre böyle Hristiyanlığa göre de bu böyle, bu şekildedir. Müslüman tabi, bunları döverek söverek ezerek küfrederek değil. İlimle irfanla, akılla bu fitneye karşı mücadele verecek. Demokratik yöntemlerle, kanunla hukukla mücadele verecek. Yoksa adamları işte binanın üstüne çıkarıp atmak, yakmak, kesmek, dövmek, öldürmek falan değil. Ama iğrenç bir fiil olduğu açık. Hz. Lut (a.s) devrinde Hz. Lut (a.s)’ın kapısına dayanmıştı adamlar. Şimdi de evimize dayandılar televizyonlarla, radyolarla, gazetelerle evimize dayandılar. Evin kapısına dayandılar yani. Aynısı, çünkü o devirde adımla dayanıyorlardı şimdi de televizyonlarla, radyolarla evlerimize dayanmaya çalışıyorlar. Büyük bir kitle de homoseksüel olmuş durumda, Darwinist olmuş durumda. Buna karşı işte Cenab-ı Allah Hz. Mehdi (a.s)’ı ve Hz. İsa Mesih (a.s)’ı gönderiyor. O bütün peygamberler devrinde yapılan rezilliklerin, o devirde peygamberlerin mücadele ettiği rezilliklerin bin katı şuan var ve buna karşı Cenab-ı Allah hateme veli olan İmamı Mehdi (a.s)’yi  ve bütün Hristiyan aleminin ve Müslüman aleminin sevgilisi olan Hazreti İsa Mesih’i gönderiyor. Bu belayı kaldırmak için. Mesela bak Tevrat’ta “Kadınla yatar gibi erkekle yatma bu iğrençtir” diyor. Leviller Tevrat’ta 18/22. “Bir erkek başka bir erkekle cinsel ilişki kurarsa ikisi de iğrençlik etmiş olur.” (Leviller 20/13 Tevrat) İncil’de de haramdır yasaktır. Hristiyanlıkta, Musevilikte de haram ve yasaktır. Ve sonsuza kadar haram olan bir fiildir. Cennette de haram olan bir fiildir. Sonsuza kadar. Allah iğrençlik olarak iğrenç bir pislik olarak belirtiyor. Allah diyor ki örf ile emret. Örf ile anlat. Ben örfe göre söylüyorum anlayacağı dilden anlatıyorum. Örf ile söyle diyor Allah.

ERDEM ERTÜZÜN:  Başka bir ayette “Nefislerini etkileyecek söz söyle” diyor Allah.

ADNAN OKTAR: Evet. Nefislerine yönelik etkileyici üslup. Evet, etkileyici anlamaları için uygun bir üslupla konuşuyorum. Ama hepsinin kurtulmasını isteriz tabii. Bu beladan pislikten. Kimse cehenneme gitsin istemeyiz. Helak olsun istemeyiz. Herkes kurtulsun, kurtulsunlar diye söylüyorum bu  sözleri.

KARTAL GÖKTAN: Allah, “Sizden iyiliği emreden kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun” diyor.

ADNAN OKTAR: Evet. Burada asıl hedef kurtuluşlarıdır. Bu pisliğin içine hiçbir Müslüman’ın düşmesini istemiyorum. Hiç kimsenin düşmesini istemem. Hepsi kurtulsunlar.

CAN DAĞTEKİN: Allah başka bir ayette “Müslüman olaraktan başka bir tutum üzerinde ölmeyin” diyor.

ADNAN OKTAR: Tabii.

Kuran’da mesela nikah geçer. Nikah kelimesi, tezviç. İzdivaç yani zevç , eş. Zevce eş. Bunların tamamı kadın sığası ile kadın olarak geçer. Hiç birinde erkek hükmü geçmez. Kuran’da hiçbir evlilik hükmünde erkek erkeğe diye bir ifade olacak gibi ima dahi olacak gibi hüküm yok. Hepsi kadın erkeğe göre. Bütün fiil çekimleri kadın erkeğe göre tamamı, ahirette de öyle dünyada da öyledir.

ERDEM ERTÜZÜN:  Hz. Lut da (a.s) “Ben bu yaptığınıza öfkeyle karşı olanlardanım” diyor ayette.

ADNAN OKTAR: Tabii. Nikahlı eşler dışında helali olan kadınlar dışında ilişkinin haram olduğunu Cenab-ı Allah açık açık söylüyor. Mesela Müminun Suresi 6 ve 7 ayetlerde, Mearic Suresi’nin 29-30 ve 31. ayetlerinde kesin hüküm olarak bak nikahlısı helalı olan kadınların dışında her türlü ilişkinin haram olduğu geçiyor. Erkek hiçbir şekilde ilişkiye giremez onun dışında. Onun dışında sabretsinler diyor Cenab-ı Allah. Onun dışında sabretsinler yani nikahlanıncaya kadar nikah imkanı oluncaya kadar sabretsinler. Kadın da öyledir erkek de öyledir.

Kadın karşıtlığı yok dekolte giyinmesin, yok saçını boyamasın kadınları erkek gibi yaptılar. Kadınlardan soğudular bu sefer erkeklere yöneldiler. Yani kendilerini kadınlardan soğuttular. Çünkü kadın güzelliğini kaldırdılar. Kadınları erkek gibi yaptılar. Kadınları soğuk hale getirdiler. Mesela bir kısmını sevgisiz gaddar hale getirdiler. Ters böyle aksilik yapan, hayasızlık yapan işte erkek gibi küfreden ondan sonra nezaketsiz, bakımsız, itici kadınlar meydana getirdiler. Büyük bir kitle olarak. Sonra da erkek çocuklarına yöneldiler. Ve homoseksüelliğe çevirdiler olayı bu sefer. Halbuki kadınlar bakımlı güzel olsalar, dekolte de giyinseler çekici hoş olsalar kadın sevgisi yüreklerine işleyecek ve böyle bir sapıklığa da gitmeyeceklerdi. Allah bela olarak üstlerine bunu getiriyor.

CAN DAĞTEKİN: Siz söylemiştiniz Hocam, makyaj bile yaptırmıyorlar, erkek gibi giyindiriyorlar.

ADNAN OKTAR: Hiçbir şekilde, vücudunu da erkeğe benzetmeye çalışıyor. Mesela diyor kalçan dar olsun geniş omuzlu ol bu ne ki böyle diyor. Erkeği de kadın gibi yapıyorlar. Çocuklar bakıyorum model çocuklar yurt dışında yanı kadın kıyafetleri. Acayip ezmişler çocukları aynı kadın.

KARTAL GÖKTAN: Hocam Allah bir ayetinde “İçinizden iyiliği emreden kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun” diyor. Bu konuları hiçbir kimse sizin gibi anlatıp tepkisini ortaya koymuyor.

ADNAN OKTAR: Ödleri kopuyor. Ne korkuyorsun? Allah’tan kork.

“Zinaya yaklaşmayın derken Allah tam olarak ne demek istiyor sizce” Talat Akçam. Bazı bilgisi eksik olanlar “zinaya yaklaşmayın” onu genişletiyor. Allah adına yeni bir hüküm çıkarıyor. Diyor ki “Allah demek ki böyle demek istedi.” Kardeşim Allah muhkem açıklar. İma ile konuşmaz. Kuran’da ima ile Allah hükmü hiç yoktur. İma ile İslam olmaz. İma ediyor diyor. Zinaya yaklaşmayın ne demek? Mesela kadın varsa evine onun evine iki yüz metre uzakta durman gerekiyor diyor. Çünkü yakınlaşırsan zina tehlikesi var. Bunu anlatmak istiyor Kuran diyor. Zinaya yaklaşmayın demek fiili olarak zina fiilini yerine getirmeyin demektir. Yani cinsel ilişkiye girmeyin. Helal olmadan cinsel ilişkiye girmeyin demek. Yaklaşmayın deyince filmlerden oradan buradan alarak kendilerince hüküm çıkarmaya çalışıyorlar. İma ile hüküm olmaz. Hükmü eğer ima yapmaya çalışırsan İslam’ı mahvedersiniz. Ki ettiniz zaten şimdi onu düzeltemeye çalışıyoruz. İslam’ı yeryüzünden silecektiniz Allah kurtarıyor şuan. İma ile Müslümanlık olmaz. Mesela Allah namazı ima etmiyor. Namaz kılın diyor. Oruç tutun diyor. İma ile hiçbir hüküm yoktur. Helal ile haramlar ima ile olmaz. Şarap, haram diyor Allah açık söylüyor. Kumar yasak diyor açık söylüyor. Böyle kapalı bir hüküm yoktur. İma ile hüküm çıkarıyor adamlar. Mesela diyor ki kadınlara dokunduğunuz zaman efendim abdest alın. Dokunmak cinsel ilişki açıkça çünkü Hazreti Meryem diyor “Bana hiçbir erkek dokunmamış iken nasıl çocuğum olur?” Burada kastedilen cinsel ilişki açık. Çocuk olsa bilir bunu. Yok ya diyor öyle demek istemedi. Parmağını dokunmak yeterlidir diyor. Adam yolda giderken kadının eli bir değiyor şöyle, abdest gitti. Kardeşim ima ile hüküm olur mu? Nereden çıkarıyorsun sen bunu? Hep ima ile mahvetmişler İslamiyet’i. Mezhepler de ima ile ortaya getirmişler. Mezheplerin çıkış amacı, yolu, sebebi imadır. Açık muhkem hüküm ile İslam’a bakmamışlar. Onun için kadınları da bu kadar köşeye sıkıştırıyorlar. Ve bu kadar eziyorlar hep ima ile. “İma ediyor” ima da öyle bir şey yok. Sen kendi aleyhine niye imaya bakmıyorsun? Kendi aleyhine ima ile bakmış olsalar sokağa bile çıkamazlar. Hep hükümleri kadınların aleyhine çıkartmışlar. Hep uydurma hükümler. Kuran’da kadınların hürriyeti alabildiğine açık. Son derece özgür kadınlar. Nur Suresi’nin 31. ayeti de kadın özgürlüğü ile ilgilidir. Onu tam tersine çevirmeye çalışıyorlar.

O zaman kısa bir ara verelim.

VTR: Şiddetin ve Çatışmaların Artması Sebebiyle İnsanlar Mehdi’yi Temenni Edecek Hale Gelecek

Masaüstü Görünümü