Harun Yahya

Sohbetler (22 Mayıs 2016; 17:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi günler değerli izleyicilerimiz, Adnan Oktar’la Sohbetler’e başlıyoruz. Adnan Bey, hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz.

Bir sevgi etiketi yapalım. Ne diyelim? “Sevgi Huzurdur” diyelim.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Amerika ile Türkiye’nin Menbiç’in IŞİD’in elinden alınması operasyonunda YPG’nin başını çektiği Suriye demokratik güçlerinin görevlendirilmesi konusunda anlaşmaya vardığı, Amerika’nın Rakka’ya yönelik operasyon için silahlar gönderdiği dile getirildi.

ADNAN OKTAR: Türkiye’nin YPG ile anlaşması mümkün değil, orada bir anormallik var ona hükümet bir açıklama getirsin. Haberin kaynağı ne?

KARTAL GÖKTAN: Amberin Zaman yazmış.

ADNAN OKTAR: Amberin Zaman malum zihniyet, kafası da malum. Ed Husainlerin ekip. Quilliam Vakfı falan onların mantığında, o paralelde. Ama bir hükümet üyesi veya bir sözcüsü bu konuda açıklık getirirse iyi olur. Çünkü bu tedirginlik meydana getirebilir. YPG ile işbirliği olmayacağı belli. Katille işbirliği olmaz.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Almanya’da Sosyalist günlük gazete Junge Welt’in sorularını yanıtlayan KCK’lı terörist Hozat; “PKK kırsal kesimlerde ve şehirlerde eylemlerini artıracak ve yoğunlaştıracak. Kuzey Kürdistan’da ve Türkiye’de eylemlerimizi daha da radikalleştirme kararı aldık.” Dedi.

ADNAN OKTAR: O tip bir tavırda bulunurlarsa hukukla kanunla karşılığını alırlar. Ne zaman böyle bir şey yapsalar karşılığını alıyorlar zaten.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Amerika Ankara Büyükelçiliği’nin Twitter üzerinden “ABD Türkiye parlamentosunun Anayasa değişikliği oylamasından endişe duymaktadır” başlığıyla paylaştığı açıklamanın ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Mark Toner’a ait olduğu belirtildi. Açıklamada “Bu değişiklik siyasi tartışma alanının daralması sonucunu doğurursa Türkiye demokrasisinin kalitesi düşecektir” denildi.

ADNAN OKTAR: Kafayı takmasınlar bir şey olmaz. Rahat olsunlar. Kalitesi gittikçe artıyor Türkiye’nin. Kafa takacakları bir şey yok, onlar kendi işlerine baksın. Alenen PKK’yı destekliyorlar, teröristleri destekliyorlar. Bu rezalet, buna bir çözüm bulsunlar.

“İngiliz derin devletinin ilk kurucusu kimdir Hocam?” Yusuf Gökdoğan. Hep böyle olaylarda akıl verici bir üst irade olur, bu üst irade her zaman metafizik varlık olur yani şeytan. Her zaman insanlarla görüşmez ama görüştüğü insanlar da vardır şeytanın, bağlantı kurduğu, görevlendirdiği. O müsait tipleri seçer zaten. Şeytanın insanları tanıma özelliği vardır. Zayıf, zeki, hastalıklı, enaniyetli, kibirli, psikopat, kendini beğenmiş, dengesiz cemiyet mikrobu tipleri şeytan bilir, gider seçer. Birbirleriyle bağlantılarını da kurar. Kolay olur çünkü şeytan için. Eliyle koymuş gibi bulur şeytan. Suç işletir, pislik yaptırır, birbirleriyle bağlantıya geçirtir. Hadislerde bu açık açık anlatılıyor. “Şeytan emir verir” diyor “etrafa dağılın der” diyor “ve benim ilah olduğumu söyleyin” diyor. Deccal zaten şeytandır. Gücü var mıdır? Yok. Darwinizm’i dünya çapında emek emek kurdular, beline vurunca küt diye oturdu aşağıya, hiçbir şey yapamadılar. Bak, homoseksüelliği milyonlarca adamla, milyarlarca lira bütçeyle dünyaya hakim etmeye çalıştılar. Koyunca oturtturduk. Darmadağın oldular. Bak, gıkları çıkmıyor. Kenardan köşeden zavallı birkaç homoseksüeli konuşturarak bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Nefret edilecek çirkin bir davranış. Nefretten kastım tiksinti meydana getirecek pis bir davranış. Kuran’ın ifadesi bu, Kuran’da böyle geçiyor.

CAN DAĞTEKİN: Allah ayette “Şeytanın hileli düzeni pek zayıftır” diyor Hocam.

ADNAN OKTAR: Şeytanla savaş iman ehli için çok kolaydır. Çünkü iman ehli metafizik bir varlıktır. Gerçek iman edenler metafiziktirler ama hakkıyla iman edenler. Şeytanın en korktuğu, en yıldığı adamlardır, melek gücündedir onlar, melek gibidirler gerçekten imanlı insanlar. Sıradan Müslüman’ı eziyor şeytan ama çok güçlü imanlı olduğunda ondan çok yılar, ona ordularını gönderir, bir şeyler yapmaya çalışır ama hiç etkisi olmaz. “İman eden kullarım üstünde senin etkin yoktur” diyor Allah. “Etkisi zayıftır” diyor, yok. Ama zayıf kullara çok etkili olur. Mesela bak Darwinizm’i koskoca dünyaya kabul ettirdi şeytan. Gayet kolay oldu. Bütün devletlere kabul ettirdi, hiçbir devlet de karşı çıkamıyor. Yıldırdı devletleri. Mesela İsa Mesih, “deccal” diyor “onu gördüğünde tuzun suda eridiği gibi erir” diyor değil mi? Niye? İmanının gücünden, dayanamıyor. İmanının gücüne dayanamaz. Çünkü İsa Mesih de metafizik bir varlıktır. Mehdi (a.s) metafiziktir baş edemezler, bir yönüyle metafiziktir. Hidrojen bombası gibi, yıkma, darmadağın etme, yakma özelliği vardır ama ilimle, irfanla.

“Allah aşkıyla sevdiğim, nurum yayını havuz başında yapınca kaşlarının arasındaki o tek çizgi daha bir belirginleşmiş. Nurun daha bir artmış. Seni çok seviyorum ne diyeyim bilmiyorum ki” diyor. Pınar.

“İngiliz derin devleti mensupları genel olarak hangi dine mensuplar? Üyelerini seçerken neye dikkat ediyorlar?” Darwinist olmasına, Darwinist ve homoseksüel yanlısı olması. Rumiliği kullanıyorlar, Rumiliğe de önem vermezler de fakat Müslümanlarla bağlantıda iyi bir yöntem, iyi bir silah olarak görüyorlar. “Mevlana Rumi’ye ne diyorsun?” Diyor. “Çok severim ben” diyor. “Biz de Rumi’yiz” diyor. “Ama ben Allah’a inanmam” diyor. “Peygamber (s.a.v.)’e de inanmam.” “Fark etmez” diyor, “Rumi’yiz ya yeterli” diyor. Felaket burada kendi gösteriyor.

KARTAL GÖKTAN: AK Parti kurultayında Binali Yıldırım Genel Başkan seçildi Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Hz. Ali (a.s)’ın ismini almış ne güzel. İnşaAllah yıldırım gibi hareket eder. İnşaAllah faydalı olur. Ama kaderin dışında bir şey olmuyor, Allah kaderi çizmiş. Bak Binali Yıldırım Başbakan mesela ondan sonra gelecek kişi de belli, her şey belli. Bir kader çizmiş Allah ona doğru gidiyor. Hükümetin iyi yönü bizim millet var ya kendi milletimiz, milletin bir özeti gibi hükümet. Halbuki CHP de bunu yapsa CHP de iktidar olur. Milletin istediği değerler var, istedikleri güzellikler var, millet yiyecek, içecek falan istediği yok, bir şey istediği yok. Maneviyattan bahsetmek, o sıcak rahat ortam birde aşağılanmak istemiyor millet, adam yerine konmamak bunu istemiyorlar, daha önce bunu yapıyorlardı milleti acayip aşağılıyorlardı bazı tipler kendini yönetici olarak gören bazı tipler büyük görüyordu kendini. Ama bu hükümet döneminde öyle bir şey yok hep halktan insanlar mesela bayanlara bakıyorsun hep halktan, Başbakan halktan, Cumhurbaşkanı halktan büyüklük yok, büyüklük iddiası yok.

“Başkanlık sistemi bize ne zararı olur ki? Bırakın Tayyip Bey başkan olsun.” Kardeşim şimdi tamam da dünyadaki bütün uygulamalarda hepsinde federasyon ve bölünme oluşmuş hepsinde, başka bir model yok. Amaç başta bulunan kişiye bol yetkiyse bu yetkiyi verelim ama devletin sistemi üniter olsun. Federasyona açık bir başkanlık sistemi olursa yahut özerkliğe açık mahvoluruz Allah esirgesin. NATO’yu, Birleşmiş Milletleri herkesi karşımıza alırız. Türkiye bu işin içinden çıkamaz o zaman çok tehlikeli olur.

Eskiden kendini halktan, milletten büyük görenleri görüyordunuz otelde toplantı yapıyor, yoluna yürüyemiyor gidip cama bindiriyor otelin camına farkına varmıyor cam olduğunun ama ukala ve üst perdeden bakıyor. Halkla göz göze dahi gelmiyor, adam yerine koymuyor. Tayyip Hoca’ya bakıyorsun gömlekle falan çıkıyor mazlum, halktan bir delikanlı. Mesela Binali Yıldırım halktan bir insan, halk kendine yabancı görmüyor bütün mesela burada ama entel, dantel, Marksist ayaklarına kardeşim bizim milletimiz komünistliği ne bilir? Yok Stalinist kafa, yok Marksist kafa, yok Leninist kafa, yok sosyalist kafa millet dehşete düşer böyle şeylerle bunlara gerek yok. Millet Bediüzzaman’dan anlar, Süleyman Hilmi Tunahan’dan anlar, Sami Efendi’den anlar, Şeyh Nazım Kıbrisi’den anlar sen onlardan bahsedeceksin, onların sevgisinden bahsedeceksin. Çeyrek ekmek ver, peynir ver ama onlara maneviyat ver. CHP’nin en büyük hatası bu, bunu yapsa anında iktidar olur yani kaliteli kadrosu falan, seçkin insanlar var ama halkın hiç bilmediği şeyleri savunuyorlar. Halkın üstünde bir kültürü varmış gibi bazıları tavır koyuyor. İşte sanayi devrimi bilmem ne falan bilmiş laflar bazıları için söylüyorum. Darwinizm’i savunmalar, Anadolu halkı Darwinizm’den ne anlar? Marksist düşünceden ne anlar? Niye onlara maneviyatıyla gelmiyorsunuz? Bağdaş kuracaksın, onlarla beraber konuşacaksın, beraber yiyeceksin, içeceksin, Kuran okuyacaksın, sohbet edeceksin, yolu açık olacak adamın, gübresini de rahatça vereceksin fenni gübresini, tarımını rahat yapacak, hayvancılıkta ona imkan sağlayacaksın o kadar başka bir şey istediği yok. O gecekonduda da mutlu olur ama maneviyatının üstüne gidersen onu dehşete düşürürsün. Mesela Suriyelileri biz alıyoruz Türkiye’ye çünkü almamak dehşet verici insanın boğazından lokma geçmez değil mi çok ıstırap duyarsın. Hadi kovalım diyorsan halk dehşete düşer, seni sevmez uzak durur. Getir misafirdir o bereketiyle gelir, ekmeğimizin yarısını alsın, yemeğimizin yarısını alsın, yeter ki onların çektiği acıyı görmeyelim, huzur içinde yaşasınlar. Bizim millet maneviyatla doyar. CHP bunu bir kabul etse hemen iktidar olur, ama kabul ettirmek çok zor oturmuş Marksist kadrolar var. Oturmuş solcu kadrolar var, onları yarıp aşmak çok güç oluyor. Biraz denemeye kalktı Sayın Kılıçdaroğlu dünyayı başına geçirdiler. Birkaç tane dindar, sağcı elaman aldı partiye vay sen misin onları alan? Böyle olmaz. Mesela Tayyip Hocam dün bazı bakanlarla Rize’ye gidiyor gidip çay topluyor, güzel işte mesela bağdaş kurup oturuyor, şoförlerle beraber oturup çay içiyorlar, sohbet ediyorlar. Halk yılar yani halktan üstün olduğunu hissettirmeye kalkarsan tedirgin olur senden, ondan biri olduğunu göstereceksin. İnançlarıyla çatışmadığını göstereceksin. İnançlarına saygı göstereceksin bu kadar başka bir şey yok. Menderes’in yaptığı da buydu.

Mesela CHP’deki solcu kadro 19 Mayıs’ta Devrimci Halk Kurtuluş Partisi Cephesi Marşı söyleyerek yürüyüş yapıyorlar. Halk dehşete kapılır böyle bir şey yapılır mı? Şu kafa mı?  Çok küçük bir ekibi mutlu ediyorsunuz, çok küçük bir topluluğu. Halk dehşete düşer böyle şeylerden. Başkanlık sistemini getireceğiz diye halkı bağırtmak doğru bir hareket değil. Halkı oy vermeye çağırırsın, dersin ki Başkanlık sistemini kabul ediyor musunuz? Bu kadar. O zaman anlarsın. Ama çok mahcup olur hükümet. Başbakan da mahcup olur, Cumhurbaşkanı da mahcup olur. Yüzde yetmiş, seksen ret çıkar. Millet bilmediği bir şeyin içine girmez. Yepyeni bir anlatım, yepyeni bir bakış açısı ve federasyon tehlikesi varken, Türkiye’nin bölünme tehlikesi varken böyle bir şeye yaklaşmak son derece risklidir. Partili Cumhurbaşkanı meseleyi halleder, uzatmaya gerek yok. Ona da akılları yattı, söyleye, söyleye onu da Allah’a çok şükür kabul ettirdik. İstediği kadar yetki verelim dedik, genişletelim ama üniter sistemi koruyan anayasa maddeleri muhafaza ederek.

KARTAL GÖKTAN: Bir bilgi verebilir miyim? Adnan Bey. Mısır’ın El Vatan isimli büyük bir günlük Arapça gazetesinin köşe yazarı Muhatas Abdel Fattah isimli köşe yazarı kendi köşesinde sizin intihar saldırıları ile ilgili yazınızın tamamını yayınladı isminizi vererek. Çıkan yazının başlığı “Yeni teröristlere nasıl karşı koyabiliriz?” Şöyle demiş, “Türk yazar Harun Yahya bu konudaki yazdığı önemli bir makale ile bu konuyu ele alıyor ve şöyle diyor” demiş ve devamında yazınızın tamamını yayınlamış.

ADNAN OKTAR: Bir daha söyle.

KARTAL GÖKTAN: Mısırın El Vatan isimli günlük Arapça gazetesi, büyük bir gazete bu gazete, bu gazetedeki köşe yazarı Muhatas Abdel Fattah isimli köşe yazarı kendi köşesinde sizin intihar saldırıları ile ilgili yazınızın tamamını isminizi vererek yayınladı, dün yayınladı bu yazıyı. Yazının başlığı “Yeni teröristlere nasıl karşı koyabiliriz?” Ve Muhatas Abdel Fattah şöyle demiş, “Türk yazar Harun Yahya bu konudaki yazdığı önemli bir makale ile bu konuyu ele alıyor ve şöyle diyor” demiş ve devamında yazınızın tamamını yayınlamış.

ADNAN OKTAR: Bak hiçbir yazarın yazısı çıkmıyor benim yazım çıkıyor Mısır’da. İran’da da öyle, Rusya’da da öyle.

Her müziği yaratan Allah’tır. Sanatçı kendi yaptığını zanneder, yaratan Allah’tır. Müzikten zevk almayı yaratan da Allah’tır. Müziği duyar dehşete kapılabilirdik Allah esirgesin, çok ıstırap verebilirdi, çok rahatsız edici bir ses olabilirdi, Allah hoşumuza gidecek şekilde yaratmış.

Türkiye yavaş yavaş Nuh’un gemisi gibi menziline doğru gidiyor, kar, tipi, dalgalar gemiyi etkilemez. “Nuh’la gemide olanları kurtardık” diyor Cenab-ı Allah. Anadolu Nuh’un gemisi gibidir. Bak fakir, fukara, garibanlar, gureba, ezilenler, savaştan kaçanlar hep Türkiye’ye sığınıyorlar aynı Nuh’un gemisi gibi. Bütün dünyanın garibanları, mazlumları, yardım isteyenler Türkiye’ye sığınıyorlar. Allah bereket getirdi emin bir şekilde gideceği menzile doğru yol alıyor. Türkiye sağduyulu aklı başında insanların olduğu bir ülke, sevgi toplumudur, dünyaya sevgiyi, merhameti öğretecek bir topluluktur, şefkat öğretmenidir milletimiz. Dostluk, kardeşlik, arkadaşlık öğretmenidir. Bizim örf ve geleneklerimiz de güzeldir. Sevgimiz de güzeldir. Dünyanın ruhunu boşalttılar, Türkiye o ruhu dolduracak Mehdiyet öncülüğünde. “Ehli Beyt’im Nuh’un gemisi gibi” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). “Ona sığınan kurtulur, uzak duran boğulup helak olur” yani Mehdiyet. Mehdiyet’ten uzak olan helak oluyor Allah esirgesin. Nerde geçiyor? Hakim’in Müstedrek’inde, Ahmed’in Müsned’inde, Tebarani’nin El Kebir’inde muteber kaynaklar.

Celalettin Rumi konusunu anlamıyor halktan bazı kişiler onun için filmini hazırlayın, kitabın fotoğrafını da göstererek, kaynağını da göstererek o şekilde anlatalım, yalnız kitapların tabii orijinal kaynağını göstermek çok önemli. Çünkü onlar yeni baskı diyor, yeni baskıda değiştirmişlerdir diyor. Üç yüz, dört yüz yıl önceki baskılardan gösterirsek birde resmi basım yapılmış kitaplar mesela Diyanet basımı, Milli Eğitim Bakanlığı basımı onlar da çok etkileyici olur, oradan gösterelim. Birde dünyadaki ateistlerin büyük bölümü Rumi bunu da düşünsünler. İslam’ı, Kuran’ı eleştiren kitap yazanların çok büyük bir bölümü kahir ekseriyeti Rumiler, buradan da olayı kavramaya çalışsınlar. Biz ayrıca Mevlana dedi demiyoruz, kim yazdıysa o, bu kitabı kim yazdıysa o.

Samet Koç. Samet işte kadın karşıtlığı olduğunda toplum homoseksüelliğe doğru sürükleniyor. Sen de eğer kadın karşıtlığını ve özgürlüğü engellemeye kalkarsan istemeyerek de olsa homoseksüelliğin gelişmesine zemin hazırlarsın, Allah esirgesin, o risk seni de sarabilir bu sefer, o yüzden her zaman İslam’ın özgürlükçülüğünü savun ve kadın haklarını savun. Kadınların özgür olmadığı her toplum yıkılmıştır tarihte, bak kadınların özgür olmadığı her toplum yıkılmıştır yine yıkılır, yine yıkılır, yine yıkılır, kadın özgürlüğüne karşı tavır yanlış.

Mevlana’nın güzel sözleri de var. Baştan sona kadar küfür var demiyoruz, aralarına serpiştirilmiş küfür ifade eden sözler var, bir kelimeyle insan dinden çıkar. Bizim anlatmak istediğimiz bu, yoksa bir adam yüzlerce, binlerce sayfa küfür yazamaz, kimse de ona itibar etmez tabii ki ama sözlerinde homoseksüellikle ilgili teşvik edici mahiyette görülen ifadeler var. Darwinizm’i savunan ifadeler var. Kadın karşıtlığını savunan ifadeler var. Kuran’dan daha üstün olduğunu iddia ettiği ifadeler var. Allah’tan doğrudan bilgi aldığını söylüyor. Kuran’dan daha üstün olduğunu söylüyor dolayısıyla ve “Biz Müslümanlık olmadan da devam edebiliriz” diyor. Şimdi bunlar vahim ifadeler. Bizim yolumuzda ne İslam var diyor, ne küfür var, bu ne bu? Bütün yapıp ettikleri boşa gider o zaman, hiçbir anlamı kalmaz. Bizim kastettiğimiz bu, yoksa adam hiç Allah’tan bahsetmiyor, hiç peygamberden bahsetmiyor demiyoruz, ayrıca o da bahsetmiyor olabilir, kim yaptıysa aralara onu kim serpiştirdiyse biz onu söylüyoruz. Bir litre sütün içine bir miligram kürar zehir korsun adamı öldürür, bir miligram. Bir miligram arsenik korsun öldürür. Sen diyorsun ki çok az, bütün her şeyi batırır o, o az olan çıkması gerekiyor. O az olan, sapkın olan izahlar çıkarsa benim bir sözüm yok.

Fikret anlat bir şeyler.

KARTAL GÖKTAN: Türkiye’nin güvenli bölge için Cerablus’a operasyon yapacağına dair iddialar var Adnan Bey. Buna göre Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar hava kuvvetlerinin desteğinde zırhlılar ve özel kuvvetleriyle Suriye’ye girip muhaliflere güvenli bölge için koridor açacak.

ADNAN OKTAR: Kaderde olan bir şeyse yapabilirler. Hadislerde belirtilen bir şeyse olur ama o bölgede bir savaş var hadislerde geçiyor.      

Yani İslam ordusu şeklinde orada operasyon yapılacağı söyleniyor öyle mi?

KARTAL GÖKTAN: Evet.

ADNAN OKTAR: Yalnız orada koridor açıyorum derken koridor açarsın teşekkür ederim derler, Türkiye artık çekilsin İslam ordusu da gitsin derler. Şimdi açılan yere kim gelecek? PKK'dan başka bir güç yok orada. Tak oraya çökerler. Yani bunu iyi düşünmek lazım. Koridor açtığında orada kalması lazım ordunun. Ama uluslararası kanuna göre, hukuka göre orada kalamaz. Geri çekilmesi gerekecek. Geri çekildiği an anında dakikasında PKK orayı doldurur. Bunun iyi düşünülmesi lazım. Çünkü PKK bölgede güç. PKK'yı Amerika da destekliyor, Rusya da destekliyor. Bunu unutmamak lazım çok iyi strateji yapılması lazım. Çünkü orada adamlar Müslüman olmasını istemiyorlar. Yoksa komünist, Stalinist olduktan sonra kabul ediyorlar. Amerika da kabul ediyor, Rusya da kabul ediyor. Amerika'daki hükümette de komünist desteği çok güçlü yani komünist eğilimli Amerika'daki hükümet. Hükümet derken Obama. Giderayak kendince bir şeyler yapıyor olabilir. Çok iyi analiz yapılması lazım. Tek çözüm bütün İslam aleminin birleşmesi. Başka hiçbir kurtuluş yok. Ani ve hemen.

Allah mükemmel bir imtihan ortamı kurmuş. Belalarla, dertlerle, hastalıklarla. Ömür kısalığıyla mükemmel bir imtihan sistemi kurmuş. Her düşündüğümde hayret ediyorum. İnsanların büyük çoğunluğu o imtihanın içinde sıkışıp kalmışlar. Halbuki Allah'a karşı dürüst olmazlarsa Allah'ın rahatlık vermeyeceği belli. Allah'a direniyorlar, direndikçe de Allah eziyor. Halbuki Allah'a direnmeseler Allah ezmez çok rahat ederler. Kendilerini çok akıllı zannediyorlar bazı tipler. Allah'la haşa savaştığını zannediyor. Allah için bir hiç onlar.

Hay hay gidi hay gidi. Zikirdir "Hay" Allah'ın isimlerinden. Yaratıcı vasfı.

Hiç telaşlanmalarına gerek yok İslam nasıl hakim olacak? Allah'ın planladığı bir sistem var o yavaş yavaş ilerliyor ve geliyor. Bunun dışında bir yol yok. Telaş etmeye de gerek yok. O bize doğru geliyor biz de ona doğru gidiyoruz. Mesela münafık, münafıktan tedirgin olmak yersiz. Münafık Allah'ın zavallı bir kulu. Allah yaratıyor onu. Kafirden tedirgin olmaya gerek yok, kafirin hiçbir gücü yoktur. Güç sahibi olan Allah'tır. Dünya çok kısa, çok hastalıklarla dertlerle kuşatılmıştır. Eğer onlar olmasa dünya felaket olurdu. İnsanların büyük bölümü azardı. Mesela insanların büyük bölümünü Allah çirkin yaratıyor. Bu insanların azmasını engeller. Büyük bölümünü mesela kısa boylu yaratıyor, kimini çok kilolu yaratıyor. Nadir oluyor çok güzel insan, onlarda da birçok hastalık dert oluyor. En güzel insanın bile ömrü kısacık oluyor. Yani muazzam bir imtihan ortamı var. Kusursuzca işliyor bu. Telaş etmek çok yanlış. Münafıktan telaş etmek, kafirden. İşte İngiliz derin devleti, İngiliz derin devleti son derece zavallı bir yapılanmadır. Yani zavallının zavallısıdır. Şeytan son derece güçsüz bir varlıktır. Hiçbirini gözde büyütmeye gerek yok. Gözde büyütülecek olan, büyük olan, en büyük olan, sonsuz büyük olan Allah'tır.

Bizim milletimiz çok güzel insanlar. Ben çarşıları falan geziyorum hepsi sevgiye açıklar. Öyle gaddar ters adam çok çok nadir oluyor. Binde bir. Onlar bile zavallı, onlar da sevgisizlikten o hale geliyorlar. Genç kızlara bakıyorum liseli, ortaokullu falan müthiş sevgi dolular. Gençler de öyle. Ama birbirlerini eziyorlar tabii kızlar erkekler. Aslında arada bir hakemlik kurulsa, dostluk sevgi konusunda onlar dengelense mükemmel güzel yaşarlar. Boş yere kendilerini üzüyorlar. Mesela mağaza sahiplerine falan bakıyorum hepsi sevgi dolular. Herkes güzel ahlaklı. Bizim milletin mayası çok güzel. Ama işte sudan nedenlerle öfkeleniyorlar onu ortadan kaldırmak gerekiyor o da sevgi öğretmenliğiyle olur, Mehdiyet’le olur.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Amerika ve PKK, IŞİD'in merkez şehri olan Rakka'ya operasyona başlıyor. PKK, YPG havadan Amerika desteğiyle Rakka’ya ilerliyor. Günlerdir Rakka’daki sivillere şehri terk edin diye broşür atan Amerika Rakka’yı bombalamaya başladı.

ADNAN OKTAR: Ne olacak? Oraya işte PKK, PYD falan girecek, onlar işgal edecekler. Bir süre sonra IŞİD onları müthiş bir kanlı katliamla hepsini kazır. Bunlar iş değil. İlimle-irfanla, sevgiyle olur. Amerika hep yüz elli yıl önceki, yüz yıl önceki kafası. Hep böyle kovboy mantığı, “bombalarım hallederim.” Vietnam’da yenildi, Kamboçya’da yenildi, Laos’ta yenildi her yerde yenildi. Küba’da yenildi. Bir türlü akıllanmıyorlar. Halbuki fikirle ortaya çıksaydı çok güzel netice alırdı. Bombayla netice almaya çalışıyor her seferinde de eziliyorlar. Bütün dünyada dışlanıyor Amerika, her yerde yalnız kaldı. Ekonomisi çöktü, insanların büyük bölümü fakir. Perişan oldular. Böyle akıl olmaz, ilimle olur bu işler sevgiyle olur.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Piknikte karşılaştığı PKK’lı teröristleri ihbar eden Jandarma Özel Harekat’ta görevli Numan Güçükturalı, belediye sınırları dışına çıktığı için görevden uzaklaştırıldı. Yüz yetmiş ödül sahibi Güçükturalı, iki yıldır mesleğini yapamıyor ve halen bir oto yıkamacıda çalışıyor.

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam devreye girsin. Aslanımızın mevzusu halledilsin. Madem öyle başarılı, yetenekli bir koçyiğit, ona gitmez.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: İngiltere’nin de bütün diğer Avrupa Birliği üyelerinin de herhangi bir ülkenin Avrupa Birliği’ne girmesini veto hakkı bulunduğunu belirten İngiltere Başbakanı Cameron, Türkiye’nin üyelik süreciyle ilgili olarak; “1987’de başvurdular, bugünkü ilerleme hızıyla Avrupa Birliği’ne girmeleri üç bin yılı civarında olur muhtemelen” ifadesini kullandı.

ADNAN OKTAR: Eskimiş, çökmüş bir sistem, Türkiye de oraya girecek. Ne kazanacağız? Paris’in her yeri çürümüş, bütün binalar falan, her yer sokaklar. İnsanlar perişan vaziyette, ucu ucuna yaşıyorlar. Londra sapır sapır dökülüyor, her yeri eski. Ne yapacağız biz orada? Bol bol bizden para isteyeceklerdir, başka ne isteyecekler? Bir sandviç bilmem ne kadar dolar, euro falan diye geçinmeye çalışacaklardır. Aman onlara kalsın. Eski binaları da onların olsun. O eski binalarında yaşasınlar. Türkiye pırıl pırıl, zinde, gümbür gümbür geliyor. İslam alemi de son derece zinde ve güzel bir coğrafya üzerinde. Bizim güzelliklerimiz bize yeter. Dertlerine düşmesinler. Ama yine de acıyıp onlara yardımcı oluruz. Euro mu para mı neyse, yiyecek mi ihtiyaçlarını karşılarız.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: PKK’lı teröristleri ihbar eden Numan kardeşimizi görebiliriz.

ADNAN OKTAR: Koçyiğit, aslan, Ağabeyinin aslanı. Tayyip Hocam duymuştur, gereğini yapar. O kabadayıdır, yiğittir öyle şeylerin altında kalmaz.

(İbrahim Tatlıses) Bu insanı niye böyle yok ettiler ben bunu anlayamadım. Halbuki müthiş yetenekli bir insan, olağanüstü yetenekli bir müzisyen, sanatçı. Adamı felç ettiler, işte buyurun. Bak çıtı çıkmıyor. Şu marifet mi, şu nedir? Şu delikanlılık mı, kabadayılık mı bu? Bu zulüm bu, münasebetsizlik, kalleşlik, vicdansızlık başka bir şey değil. Şu olaya bak. Ki Türkiye’yi ne kadar renklendiren bir insandı.

Her devirde münafıklar modernliğin etkisi altında kalmıştır. Mesela Mısır döneminde o zamanın ultra modern yaşantısı o. O yüzden kafa hep modernliğe gittiği için oradan belaya kaydılar. Nemrut zamanında da en modern bilinen devlet yapısı oydu, oraya kayanlar hep mahvoldular. Şimdi de mesela İngiliz derin devleti, İngiltere öyle biliniyor. O yüzden hasta ruhlar, münafık mantık güçlüden yana olduğu için oraya doğru kayıyorlar. Ama ipliğini pazara çıkardık İngiliz derin devletinin, rezil rüsva oldular. Ona güvenenler, İngiliz derin devletini Allah’tan büyük görenler İngiliz derin devletinin zavallılığı karşısında apışıp kaldılar, şaşırdılar. Onları sinek gibi ben ezince hayret ettiler. Eğer güçlü olsaydı kendini savunurdu. Ben yumruğu vurdum, gücü varsa gelsin de o da bana vursun. Ama pıstı, çöktü kendini savunmaya çalışıyor. Ve seri yumruklar alıyor şu an. Ama ilim yumruğu, kanunla-hukukla, ilimle-irfanla. Ve onlara güvenenler şu an hayretler içinde İngiliz derin devletinin sopa yemesini seyrediyorlar. Ama bu sopa tabii ilim sopası, bilgi sopası.

KARTAL GÖKTAN: Hocam Bediüzzaman da “Zahire çıkmakla iflas eder kuvveti söner” diyor.

ADNAN OKTAR: Evet rezil oldular, İngiliz derin devleti rezil rüsva oldu.

Fikret dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Amerika’da yayın yapan CNN kanalına göre General Joseph Votel, açıklanmayan bazı bölgelerde PYD’lilerle bir araya geldi. Votel’in ziyaret tarihine ilişkin bir bilgi verilmedi.

ADNAN OKTAR: Evet, komünistleri desteklemenin neye mal olacağını ileride görecekler. Çok büyük bir hata yapıyorlar. Ama anlatsak da şu an pek anlamıyorlar.

KARTAL GÖKTAN: Videolarımızla devam ediyoruz. Tekrar görüşmek üzere. 

Masaüstü Görünümü