Harun Yahya

Sohbetler (12 Haziran 2016; 23:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz, Adnan Oktar’la Sohbetler’e başlıyoruz inşaAllah. Adnan Bey, hoş geldiniz. 

Bir sevgi etiketi yapalım. Ne diyelim? “Daima sevgi” evet.

OKTAR BABUNA: Karıncaların köprü kurma özellikleri var, bunu yalnız zaman ve enerji olarak ayarlayabiliyorlar. Şöyle bir deney yapıyorlar V şeklinde yer belirliyorlar diyelim ki plastikten böyle bunun üzerinden karıncalar dolaşırken tam ucuna kadar gelip aşağı dönmek yerine yol uzadığı için arada bir yer seçiyorlar oraya köprü kurup birbirlerine tutunarak köprü yapıyorlar. Bazen birkaç karınca yan yana da gelerek köprü şeklinde ve karşı tarafa diğerleri de onun üzerinden geçiyor, şimdi bunun açısını değiştiriyorlar, daraltıyorlar, açıyorlar köprünün hareketli olduğunu görüyorlar. Karıncalar köprüyü ileriye, aşağıya veya yukarıya alıyorlar. Neye göre belirlediğine baktıklarında şunu görüyorlar. Zaman ve enerji açısından en ideal yeri seçiyorlar hareketli köprü olarak, bu müthiş bir Allah’ın mucizesi bir sosyal akıl tecelli ediyor. Allah’ın aklı tecelli ediyor. Allah’ın yarattığının, Allah’ın ilham ettiğinin net kesin delili maşaAllah.   

ADNAN OKTAR: Hakikaten hayvanın yapacağı bir şey değil bu. Şu arıların, örümceklerin iyi düşünülmesi durumunda insanın nefesini keser ama unutursa, az düşünürse olmaz. O zaman ufku da daralır, imanı da zayıflayabilir bakış açısı iyice incelir. Bir gaflet hali, bir basiretsizlik hali, ferasetsizlik hali insanın üzerine çökebilir. Onun için mutlaka sürekli bu iman hakikatlerini hatırlamak, derin düşünmek, hafızada tutmak gerekiyor.

Evet, dinliyorum Fikret Efendi.        

KARTAL GÖKTAN: Tabii Hocam. Amerika’nın Florida eyaletine bağlı Orlando kentinde eşcinsellerin gittiği bir gece kulübünde düzenlenen silahlı saldırıda en az elli kişinin hayatını kaybettiği, elli üç kişinin de yaralandığı açıklandı. Saldırgan iki silahlı içeri girip rastgele ateş açarak insanları öldürmüş. Polisin müdahalesi sırasında öldürülen saldırgan Amerikan pasaportlu, Afganistan asıllı yirmi dokuz yaşında Ömer Matin adında bir adam. Saldırganın Amerika’da silah eğitimi aldığı, ülkenin terörist listesinde olmadığı ancak bağlantılarının araştırıldığı belirtildi. Saldırıyı daha sonra IŞİD üstlendi.

ADNAN OKTAR: Kardeşim ister homoseksüel olsun, ister hırsız olsun, ister katil olsun bir insanı bir insanın öldürme hakkı yoktur. Kanun hukuk vardır. Kanunla hukukla olaylar belirlenir, öldürmek, asmak, kesmek, bombalamak, kurşunlamak bunlar vahşiyane yöntemler, ilkel yöntemler. Fikirle, düşünceyle mesela biz tamam homoseksüelliğin yanlış olduğunu anlatıyoruz. Nasıl anlatıyoruz? Kuran’la anlatıyoruz. Vicdana, akla, basirete, ferasete hitap edecek şekilde anlatıyoruz. Ama kurşunlamak, bombalamak bunlar vahşet, bunlara şiddetle karşıyız. Her türlü şiddeti şiddetle kınıyoruz. Her türlü dehşeti, vahşeti Müslüman kabul edemez. Müslümanlık, Kuran’daki Müslümanlık ama barış dinidir, sevgi dinidir. Kimsenin inancına, fikrine müdahale yok. Kim ne yaparsa yapsın şahsi cezalandırma olmaz, daima kanunla hukukla.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Allah ayette şöyle buyuruyor Adnan Bey. “Sen ancak bir tebliğ edicisin. Senin üzerine düşen ancak bir tebliğden başkası değildir. Zor ve baskı uygulayıcı değilsin.” 

ADNAN OKTAR: Çok açık. Zor ve baskı, işte bu ne? Şiddet ve dehşet bunu Müslüman yapamaz. Allah’ın açık, sarih net hükmü, biz ancak tebliğle mükellefiz. Mesela hırsızlık kötüdür, homoseksüellik kötüdür, sapkınlık kötüdür, zulüm kötüdür, şiddet kötüdür bunu anlatırız ama adam bir suç işlediğinde biz bizzat cezalandıramayız. Hukuk kanun devreye girer böyle şeyde. Hiçbir insana hiçbir şekilde şiddet uygulanmasını istemeyiz. Baskı uygulanmasını istemeyiz ama eleştiri serbest.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Amerikan Başkanı Barack Obama saldırıya ilişkin açıklama yapmak üzere kameraların karşısına geçti. Açıklamasında şu ifadeleri kullandı. “Bu tüm Amerika ve eşcinsel toplum için üzücü bir gün, burada saldırgan insanların dostlarıyla bir araya gelmeyi seçtiği bir gece kulübüne saldırıldı. Burada sadece bir gece kulübü değil, bir dayanışma merkeziydi burası” diyor. 

ADNAN OKTAR: Bir hırsız da olsa, homoseksüel de olsa, sapık da olsa onun şiddete maruz kalmasını istemeyiz. Ama desteklemek ayrı. Obama destekliyor. Bu çok çok yanlış, Hristiyan inancına göre de yanlış, Musevi inancına göre de yanlış, üç hak dine göre de yanlış. Hristiyanlık, Musevilik şiddetle reddeder. İslam’da çok nettir. Hristiyanlıkta çok net, Musevilikte çok net. Homoseksüelliğin bir sapıklık olduğu, çirkin olduğu, utanç verici bir eylem olduğu, tiksindirici bir eylem olduğu anlatılır Allah’ın hükmü olarak. Ama mesela adam hırsızlık yapmış sen onu döve döve sürükleyerek götüremezsin, kanun hukuk onunla ilgilenir veyahut homoseksüel veyahut başka bir şey veyahut herhangi bir sapıklık yapmış bir adam sen ona şiddet uygulayamazsın. Ancak kanuna teslim edebilirsin o kadar, kanun hukuk ne gerekiyorsa onu yapar. Homoseksüellik çok çirkin her zaman söyleyeceğiz, tiksinti verici bir eylemdir ama şiddet aynı derece büyük bir ahlaksızlıktır hatta daha şiddetli bir zulümdür. Adam öldürmek ne demek? Adam öldürmenin hükmü Kuran’da ebedi cehennemdir. Homoseksüellik tiksinti verici, iğrenç bir eylem olduğunu Kuran söylüyor. Ama adam öldürmek vahşettir ve bak karşılığı sonsuz cehennem azabıdır sonsuza kadar. “Bir kişiyi öldürmek, bütün kainatı öldürmek gibi” diyor Cenab-ı Allah, bir kişiyi öldürmek, bütün kainatı öldürmek gibi, bütün insanlığı öldürmek gibi ve bir insanı öldürdüğünüzde hükmü diyor Cenab-ı Allah, ebedi cehennemdir. Dolayısıyla herhangi bir düşüncesinden, eyleminden dolayı bir insana şiddet uygulanması her türlü şiddet büyük bir zulümdür asla kabul etmeyiz.

Biz sadece homoseksüelleri eleştirmiyoruz, çocukların ırzına geçenleri de eleştiriyoruz, kadınlara şiddet uygulayanları da eleştiriyoruz, her türlü şiddet uygulayanı da eleştiriyoruz, teröristleri de eleştiriyoruz, bir teröristi eleştirince gidip teröristi dövemezsin, sövemezsin, öldüremezsin; kanuna teslim edersin. Mesela sen bir yerde teröristi yakalayabilirsin, gidip onları bombalayamazsın kanuna teslim edersin. Geceli gündüzlü teröristlerin aleyhine konuşuyoruz, peki bu serbest oluyor, çocukların ırzına geçenlerin aleyhine konuşuyoruz ona da bir şey demiyorsun ama homoseksüellerin aleyhine konuşuyoruz niye konuşuyorsun diyorsun olmaz öyle şey. Hırsızın da aleyhinde konuşuyoruz mesela bak bir münafık alametidir diyorum hırsızlık bir zulümdür ondan da bahsediyoruz. Dolayısıyla İslam aleminde Müslümanları da katleden, mahveden insanlar var, biz onları gidin öldürün demiyoruz. Mesela havadan Müslümanları bombalayıp akıl almaz şiddet uyguluyorlar ve çocukları şehit ediyorlar yüzlerce, binlerce çocuğu şehit ediyorlar ama biz bu insanla karşılaşıldığında gidip bunları bombalayın, bunlardan intikam alın demiyoruz. Kanuna hukuka teslim ediyoruz. Hukukla ve kanunla bunlarla mücadele etmek istiyoruz. Biz damla kan akıtılmasını istemeyen bir topluluğuz.

Kardeşim siz ne derseniz deyin teröristleri de eleştireceğiz, homoseksüelleri de eleştireceğiz, eleştirdiğimizi gidip öldürmeye, asmaya, kesmeye kalkarsanız o da bir zulümdür. Hırsızları da eleştireceğiz, eleştirdiğimizde asıp, kesmeye kalkarsanız o da ayrı bir zulümdür. Çocukların ırzına geçenleri de eleştiriyoruz, kadınlara zulmedenleri de eleştiriyoruz, gidip onları asıp, kesip, vurmaya kalkarsanız yine zulüm yapmış olursunuz ve hiçbir şekilde kabul etmeyiz. Bakın bizim özelliğimiz ne arkadaş grubumuzun? Damla kan akmasını istemiyoruz. 1979 yılından beri söylediğimiz budur. İnsanların burnu dahi kanasın istemiyoruz, bunu en az, en az üç bin, beş bin kere söylemişimdir, bakın en az üç, beş bin kere söylemişimdir. Bu kadar bunu söyleyen, şiddete bu kadar karşı olan hiçbir insan olmamıştır dünyada. Bu kadar çok dillendiren, benim gibi dillendiren insan olmamıştır.

Biz gece gündüz PKK’yı eleştiriyoruz. Bir yerde biz PKK’lı gördüğümüzde otomatik silahla taransın demiyoruz. Alenen eylem yapıyor PKK’lılar. Hiçbir sivil vatandaşımız gidip onları otomatik silahla taramıyor. Kanuna hukuka bırakıyoruz. En çok PKK’yı eleştiriyoruz. Mesela biz homoseksüelleri bir eleştiriyorsak, PKK’yı bin eleştiriyoruz ama gidip onları silahla tarayın demiyoruz, bombalayın demiyoruz kanunla hukukla mücadele edilsin diyoruz.

BÜLENT SEZGİN: Allah ayette şöyle buyuruyor. Şeytandan Allaha sığınırım. “Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.” (Al-i İmran Suresi 104)     

ADNAN OKTAR: Tabii iyiliğe davet eden, hayra çağıran onu yapıyoruz biz. Maide Suresi 79’da şeytandan Allah’a sığınırım Cenab-ı Allah, “Yapmakta oldukları münker çirkin işlerden birbirlerini sakındırmıyorlardı.” Bak yapmakta oldukları münker çirkin işlerden birbirlerini sakındırmıyorlardı. Homoseksüellikten, şiddetten, dehşetten… “yapmakta oldukları şey ne kötü idi” diyor Allah. Bu sakındırma Allah’ın bize verdiği bir hükümlülük, biz bu sakındırmayı yapacağız. Çocukların ırzına geçilmesi, kadınların tecavüze uğraması, homoseksüellik, hırsızlık, gasp, şiddet, dehşet, terör bunların hepsi İslam’a göre haramdır, çirkin ve yanlış eylemlerdir biz bunları uyaracağız, hatırlatacağız, münker olduğunu söyleyeceğiz, Allah’ın hükmün yerine getireceğiz.

Al-i İmran Suresi 110’da “Siz insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz” diyor Allah. “Maruf olanı emreder” iyi ve İslam’a uygun olanı emreder,  “münker olandan sakındırır” yani kötü çirkin olan şeyden sakındırır “ve Allah’a iman edersiniz” diyor. Bu iyi müminlerin vasfıdır diyor Allah. Biz de bunu yapıyoruz.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Başbakan Binali Yıldırım PKK’dan, “Silahları bırakabiliriz, konuşalım, görüşelim” tarzında haberler geldiğini söylemişti. Cemil Bayık bu açıklamaya cevaben şunları söyledi: “AK Parti’nin uyguladığı çökertme planı kendi aleyhine döndü. Bu şartlarda müzakere olmaz. Çünkü Kürtleri ortadan kaldırmak istiyorlar. Erdoğan Kürt halkına düşmandır. Vicdan sahibi olanlar bunu görebilir” dedi.

ADNAN OKTAR: Bak Kürt halkı değil orda dürüst davransınlar o sürekli aynı şeyi söylüyor. Bir kere PKK ağzına Kürt kelimesini almasın. O kokmuş pis ağızlarına Kürt kelimesini almasınlar. Kürt demek asil demektir, nurlu demektir, soylu demektir, kaliteli klas insan demektir, mübarek insan demektir. Bütün alimler, evliyalar falan büyük bölümü müceddidler müçtehitler hep Kürtlerden çıkmıştır. Mübarek, necip bir kavimdir, topluluktur Kürtler. Ve hepsi kardeşimizdir, canımızdır. Baş tacımızdır hepsi. Dolayısıyla, sen bir kere Kürt, Türk, Çerkez, Laz hiçbirini kabul etmiyorsun. Dini İslam’ı kabul etmiyorsun, ahlakı kabul etmiyorsun. Kürtlerle senin ne alakan var? Bir kere Kürt dindar, sen dinsizsin. Kürt asil soyludur, kibardır, temizdir, tahirdir.

“Allah aşkıyla deli gibi sevdiğim ruhumu şiddetle sarsan, gözbebeğim, nurum. Dün kalbim yerinden çıkacak sandım” diyor. “Seni görmek, yanında olmak en büyük nimet. Rabbim sevgimi korusun.  Sen dünyamızın ışığısın. Hayatta en çok sevdiğim insansın.” Büşra yazmış maşaAllah. Ne kadar güzel kızlar vardı maşaAllah iftarda. Birbirinden güzel böyle yüzlerce genç kız vardı. Genç delikanlılar, yaşlı anneler. Bayağı 70-75 yaşında 80 yaşında  nineler, dedeler acayip kalabalıktı. 800’ün üzerindeydi çok kalabalıktı. MaşaAllah acayip seviyorlar. Geçerken sürekli bağırıyorlar “Seni çok seviyoruz Hocam, seni çok seviyoruz Hocam” geçmek çok güç oldu aralarından. Allah hepsine hidayet, güzellik, sağlık sıhhat versin. 

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cemil Bayık konuşmasının devamında, artık eski tarzda savaşmadıklarını ve mücadelenin daha da yükseltilmesi gerektiğini söyledi. “Bazı değişiklikler yaptık şimdi bu görülmeye başladı ileride daha da belirginleşecek. Ancak halkımız sadece gerillayı beklememeli. Kendi görevlerini yerine getirmeli. Birliklerini ve mücadelelerini güçlendirmeliler” dedi.

ADNAN OKTAR: Kardeşim halk onlardan nefret ediyor. Eskiden yine bunların baskısıyla falan özerklik isteyen,  federasyon isteyen Kürt kardeşlerimiz vardı. Son yapılan anketlerde %95 istemiyor. “Hiçbir şekilde biz vatanımızdan ayrılmak istemeyiz. Ne özerklik ne federasyon hiç birini kabul etmiyoruz diyorlar.”  Normali de budur kardeşim. Mesela kardeşlerimiz var Bingöl’de, Van’da, Muş’ta, Siirt’te. Akşam otobüse biniyor sabahına Ankara’ya geliyor. Ankara’dan biniyor, İstanbul’a kısa sürede geliyor yahut uçağa biniyor birkaç saat içinde geliyor. Koskoca vatan. Her yer onların, dolayısıyla biz komünist faaliyete, Stalinist faaliyete, şiddete Türkiye’de müsaade etmeyiz. 

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Madencilerimiz genellikle sahurlarını ve iftarlarını yeraltında madende kurdukları sofralarda zor koşullar altında yapıyorlar Adnan Bey. Madenci kardeşlerimizin ramazan sofralarından bazı görüntüler vardı.

ADNAN OKTAR: Bakayım. Aslan onlar aslan onlar Allah’ın veli kulları maşaAllah. Yedikleri içtikleri helal maşaAllah. Allah nuruyla sarsın onları, Allah hepsine hidayet nasip etsin. Sağlık, sıhhat, afiyet, iyilik, güzellik nasip etsin.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: HDP vekili Altan Tan, Kürtlerin AK Parti’yi iktidardan düşürmek isteyenler, Erdoğan’dan nefret edenler, Amerika, İngiltere, Almanya, İran ve Rusya tarafından kiralık katil gibi kullanıldığını iddia etti. Uluslararası güçlerin PKK ve PYD’ye verdiği desteğin de stratejik değil taktik olduğunu kendi askerleri yerine Kürtlerin ölmesini istediklerini savundu.

ADNAN OKTAR: Altan Tan ferasetle basiretle bakan bir delikanlı. Hataları var tabii kusursuz demiyorum ama Müslüman kimliğiyle ve Müslüman ruhuyla olaylara yaklaştığı için teşhisleri de çok keskin ve doğru oluyor. Mükemmel açıklaması doğru, baştan sona kadar doğru. Kürt kardeşlerimizi kendilerince kullanacaklarını zannediyorlar Amerikalılar. Halbuki onlardan nefret ediyorlar. Amerikan derin devleti Kürtlerden nefret eder. Her yönden nefret ederler. Onların dindarlığı, mazlumluğu, güzel ahlakı onlara batar İngiliz derin devletine. İngiliz derin devletinin nefret ettiği bir topluluktur Kürt kardeşlerimiz, mazlumdurlar. Onların bir kısmını PKK’ya çekiyorlar. Bir kısmını cinayet işletmek için teşvik etmeye kalkıyorlar. Bu oyuna gelmez Kürtler, Kürt kardeşlerimiz. PKK’ya bir kısmı tabii ki teslim oldu. Bir kısmı istemeyerek yaptı bunu hatta büyük bir kısmı istemeyerek yaptı. Ama o dehşet ve şiddet örgütüne teslim olmuş oldular. Ama Altan Tan derli toplu bayağı net açıklamış.

Evet Fikret Efendi dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani din adamlarına eleştiri getirdi; “Halk, din adamlarının iktidar imkanlarını adilane kullanmaları beklentisi içindedir” dedi. Ruhani; “Bugün din adamları halkın isteklerini dile getirmeli toplumun ve özellikle gençlerin kültürel ihtiyaçlarına cevap vermelidir.” şeklinde konuştu.

ADNAN OKTAR: Ahir zaman tam ahir zamanlığını gösteriyor. Büyük olayların önü arkası kesilmiyor. "Biri bitti derken diğer başlar" diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Her şey hikmetle, her şey bir amaçla oluşuyor.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Altan Tan PKK'nın eylemlerini eleştirerek, "AK Parti’yi düşürmek için eğer iç savaş yolu seçilirse sonucu askeri darbe olur. AK Parti düşünce bu bölgenin yönetimini Kürtlere vermeyecekler. Çare siyasettedir. AK Parti’ye alternatif daha şeffaf, adil, herkesin hakkını hukukunu koruyan yeni bir siyaset inşa edilmeli" dedi.

ADNAN OKTAR: Yeni bir siyasi parti mi olsun diyor? Yok ya AK Parti tamir edilip AK Parti’yle gidilebilir. AK Parti’de bir şey yok. Ama daha modern, daha kaliteli hale getirilebilir. Kaliteye çok önem verebilir AK Parti. Daha sevecen, şefkat dilini daha çok kullanabilir ama Güneydoğu’daki savunma politikası makul. Onda anormal olan bir şey yok. Orada hak var çünkü devletin hakim olması gereken yerde anarşist, teröristler hakim olmuş. Ordunun, polisin yaptığı savunma haktır. Haram olan bir fiil yok. Ama daha modern, daha kaliteli, daha klas, Avrupai olmaktan daha ileri bir modernlik anlayışını Türkiye'ye oturtmamız lazım. Çünkü bakın bütün İslam ülkelerinin medarı iftiharıyız. Ortadoğu'da Türkiye gibi modern ülke yok. Bir tek Türkiye'dir modern. Bizim ultra modern olmamız İslam alemi için müthiş bir ferahlık olur, yüz akı olur. Çünkü bak diyecekler Türkiye İslam ülkesi görüyorsun ne kadar modern diyecekler. Bu konuda tereddüt etmemek lazım. "Kürt kardeşlerimize hitap edecek yeni bir siyasi parti olsun. HDP çok sosyalist." Komünizme kayıyor demek istiyor. Olabilir böyle İslami kimliği daha ön planda, daha liberal ama Kürt oyuna dayanmak değil de demokrat böyle sevecen bir parti halinde olması gerekir. Yani saf Kürt oyuna bağlı olması mantığı olmaz. Ama yeni bir modern parti, böyle halkı koruyup kollayan, sevecen, dindar olur yani yapacaklarsa böyle bir parti. Bunu oluşturabilirler bayağı da destekçisi olur bir şey olmaz. Ama HDP'yle olmaz hakikaten doğru söylüyor Altan Tan. Delikanlılığı kabadayılığı da iyi maşaAllah başkası olsa ağzını açamaz kolay kolay. Altan Hoca’ya helal olsun. Tabii ufak tefek veyahut hatalı yönleri de oluyor. Ufak tefek demeyelim de hataları yönleri oluyor ama hakikaten samimi bir insan cesur bir insan Altan Tan. Yani  eğer yeni bir parti oluşturulursa bence çok isabet olur. Fosilleşti adeta HDP. Çok darmadağın oldu. Gücü yok. Onun yerine Kürt ırkçılığını esas almayan ama Güneydoğu’nun imarına ağırlık veren bir parti olabilir. Politik olarak öyle bir ağırlık düşünüyor diyeceğimiz bir parti. O olabilir. Altan Hoca'nın dedikleri çok güzel, çok isabetli. HDP'den de o kafaya uygun, o mantıkta insan çok çıkabilir.

Altan Tan'a sahip çıkması lazım Müslüman dindarların. Muhafazakarların, mukaddesatçıların. Hatta soldan aydınların da sahip çıkması lazım. Dürüst bir delikanlı o. Böyle ortada bırakıp seyretmek yakışık almaz. Zor bir şey değil. Birkaç kelimeyle desteklediklerini göstersinler lider de olabilir o, lider olsa güzel olur. Parti kursa, lider olsa başarılı olur. Desteklenebilecek bir kişiliğe sahip. Tam böyle mert, delikanlı, dindar, Kürt delikanlısı yani. İyi olur. Böyle delikanlılık yapanları sessiz sedasız seyrediyorlar. Kardeşim sessiz sedasız niye seyrediyorsun? Desteklesene, güzel bir şey konuşursa destekle. Yanlış bir şey yaparsa eleştirirsin ayrı mesele.

Emin adımlarla dünya Mehdiyet’e doğru gidiyor. Emin adımlarla İsa Mesih'in ortaya çıkışı yaklaşıyor. Emin adımlarla Kuran'a dayalı İslam'ın hakimiyeti yaklaşıyor. İngiliz derin devleti deccallik görevini üstüne aldı çırpınıyorlar. Bak ufak bir güç onları darmadağın ediyor.

Elanur, "Dünyanın en güzel insanısınız Adnan Hocam" diyor. Allah razı olsun.

"MaşaAllah üstadım adeta" diyor cennetten bir görünüm ne güzel bir ortamdasınız. Siz ve kardeşlerimizle inşaAllah beraber oluruz" diyor.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Donald Trump Müslümanların ülkeye girişi yasaklansın derken haklı olduğuna dair paylaşımlarda bulundu. "Başkan Obama sonunda radikal İslam teröründen bahsedecek mi? Etmeyecekse hemen istifa etmeli" diyen Trump Orlando'da yaşananın sadece başlangıç olduğunu iddia etti. Ve yönetim zafiyeti olduğunu savunarak yasak teklifini tekrarladı.

ADNAN OKTAR: Nasıl bir yasak istiyor?

KARTAL GÖKTAN: Müslümanların ülkeye girişinin yasaklanmasını istiyor.

ADNAN OKTAR: Amerika'ya.

KARTAL GÖKTAN: Evet.

ADNAN OKTAR: Amerika İslam ülkelerine nasıl girecek o zaman? Hiçbir Amerikalıyı almazlar İslam ülkelerine o zaman. Bu akıllı bir hareket değil. Sevgiyle, şefkatle, merhametle, ilgiyle, bilgiyle, ikna ederek, konuşarak, Hristiyan Müslüman ittifakını yaparak bir güzellik elde edeceğine çok kaba, çok hatalı, çok yanlış bir politika izliyor. Sen Müslüman’ı Amerika'ya sokmazsan Amerikalıyı da adam hiç bir İslam ülkesine sokmaz. Ticaretin de batar, her şeyin batar. Hiçbir İslam ülkesinde üssün kalmaz. Askeri üslerin hepsi boşaltılır. Ne yapacaksın? Zaten ekonomisi çökmüş.

Donald Trump çok büyük hata, çok büyük bir yanlışta ısrar ediyor. Yani çok sıradan bir insan bile bu kadar sıradan düşünemez. Hayret edecek şey. Sen Amerika'yı nasıl yöneteceksin bu kafayla? Şu mantığa bak hizaya gel. O zaman hiçbir İslam ülkesi seni kabul etmeyecek. Hiç kimse seninle ticaret yapmayacak. Bu savaş, Amerika'nın mahvolması demektir. Öyle bir kafa olur mu? Sen Hz. Mehdi (a.s)’yi ara, İsa Mesih'i ara. Bak Allah nasıl mecbur ediyor Mehdiyet’e görüyor musun? Çünkü çözüm bulamıyorlar. Kendileri de ikna edip anlatamıyorlar. Mehdiyet’in dışında hiçbir çözüm olmadığını Allah gösteriyor. Bak diyoruz git ikna et konuş yapamayız diyor. Alimleriniz hocalarınız var götürün onlar da yapamıyorlar diyor. O zaman senin müracaat edeceğin tek merci var Mehdiyet’tir. Başka bir çözümü yok ya helak olacak mahvolacaksın, ya Mehdiyet’e tabi olacaksın başka çaresi yok. Başka bir yol varsa bana söylesinler.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, PKK’nın arkasında onlara yol gösteren bazı ülkeler olduğunu savunarak, “Bu ezanlar bu topraklarda ilelebet okunacak...”

ADNAN OKTAR: Bazı ülkeler değil bak. Hedef şaşırtıyor oluyorsun. İyi niyetle söylüyorsun Sayın Bakanım ama İngiliz derin devleti; başka bir şey yok. Yani belgelerle ispat ediyorum. Anlatıyorum. İstiyorlarsa dosya olarak da sunayım. İngiliz derin devletidir. Amerika’yı da yönlendiren, Almanya’yı da yönlendiren, dünyayı da yönlendiren hep onlardır. Büyük Ortadoğu Projesi’nin sahibi de İngiliz derin devletidir. Onlar ortaya atmıştır. Amerika’ya bunu uygulattırmaya çalışıyorlar. O garibanları kullanıyorlar. Konu bu.

 Evet, dinliyorum, anlat.

KARTAL GÖKTAN: Bakanımız, “Şehitlerimiz olacak. Hepimiz şehitlik şerbeti içmeye hazırız.” Dedi. Bunun üzerine bazı internet siteleri de bu konuşmayı eleştirel bir şekilde verdiler. “Bakan şahadete susadı.” Gibi başlıklar kullandılar.

ADNAN OKTAR: Güzel demiş, doğru. Hepimiz şahadete susadık, doğru. Seksen milyon tamamımız şahadete susadık. Yani buna niye şaşırıyorlar ben anlamadım. Eleştiri değil ki bu, doğru. Şahadete biz susadık. Şahadet şerbetini içmek istiyoruz, doğru. Bakan çok güzel konuşmuş. Helal olsun. Böyle ortaya çıkıp güzel konuşan, vatanın, milletin, bayrağın lehine konuşan, Allah, Kitap lehine konuşan insanlara esaslı şekilde destek vermek lazım. Susup seyrediyorlar. Ne kadar güzel konuşmuş. Desteklesene işte, ne güzel. Şahadet şerbeti, bunun üslubu budur bu konuşmanın. Gayet güzel. Hepimiz istiyoruz şahadet şerbetini. Kendilerince kendilerine bir entel üslup takınıp eleştirdiklerini zannediyor. Biz Kuran ahlakıyla hareket ediyoruz. Sen bomboş bir dünyadan bahsediyorsun. Biz anlamlı, Allah’ın yarattığı derinliği olan, hayırla, güzellikle dolu bir dünyadan bahsediyoruz.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: İngiltere Başbakanı David Cameron, bir televizyon röportajında, “Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne daha on yıllarca üye olma şansı yok. Bunun tersini savunacak tek bir uzman bile bulamazsınız. Çünkü bu gerçekleşmeyecek” dedi.

ADNAN OKTAR: Kardeşim, şimdi bunun sebebi şu: Türkiye’de bir kere gelenekçi Ortodoks bir görüş hâkim. Adam diyor ki; “Dekolte hanım istemiyorum” diyor. “Avrupa’yla da birleşmek istiyorum” diyor. Kardeşim, sen dekolteye karşıysan Avrupa’nın tamamı dekolte, tamamı. Dekoltenin her yere hâkim olduğu bir ülkeyle niye birleşmek istiyorsun? “Ben müziğe karşıyım” diyor. “Müzik haramdır.” Avrupa’nın her yerinde müzik var. Niye birleşmek istiyorsun? “Heykele karşıyım” diyorsun. “Resme karşıyım” diyorsun. Avrupa’nın her yeri resimle, heykelle dolu. “Karşıyım” diyor ama çocuklarını da hep Avrupa’ya gönderiyorlar. Kendileri de orada eğitim alıyorlar. Müthiş bir samimiyetsizlik var. Bunun sonucunda da kalitesizlik gelişiyor. Avrupa o kaliteyi göremediği için Türkiye’ye yanaşmıyor. Yani her yerde değil ama Türkiye genelinde kalitesizlik çok yaygın. Bu görülüyor. Acı bir gerçek. Kalitesizliğin ortadan kalkması lazım. Biz kaliteli bir Avrupa devleti ayarında veyahut ondan daha mükemmel olursak adamlar bize gelir yalvarırlar. Ama bu durumda gelenekçi Ortodoks felsefenin hâkim olduğu bir ortamda adamların bunu kabul etmesi imkânsız. Etmezler. Onun için ben ısrarla söylüyorum. Kalite bakanlığı, kalite ve sanat bakanlığı kurulsun. Her şeyde kaliteyi esas alalım. İnsan kalitesini esas alalım. Davranış kalitesini, karakter kalitesini, her konuda sanayide, teknolojide, bilimde, edebiyatta, sanatta, her şeyde kaliteyi esas alalım. O zaman dünyanın bütün devletleri bize hayran olur. Yani onlar zaten bizimle birleşmek isterler o zaman. Yani Yunanistan da bizimle birleşmek ister, Ermenistan da bizimle birleşmek ister. Kalite çok hayati. Dev tesisler. Mesela Kazakistan’da da muazzam tesisler var. Muazzam yollar var. Ama hiçbir ülke birleşmek istemez Kazakistan’la. Çünkü kalite yok. Yani mesela Rusya’da da sanayi var ama kalite yok. Yani kabalık hâkim birçok yerinde. Ve Türkiye’de de kalitenin ön plana alınması gerekiyor. Yani ultra modern bir devlet olmamız, ultra modern bir ülke olmamız gerekiyor. Bunun için de her şey yapılması lazım. Bu olmadığında adamlar asla kabul etmezler.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: İstanbul Vezneciler’deki bombalı saldırıyı üstlenen TAK, canlı bomba eylemini gerçekleştiren ismin Diyarbakır doğumlu otuz iki yaşındaki Eylem Yaşar olduğunu açıkladı. Üstlendiği saldırıyı intikam için gerçekleştirdiğini duyurduğu açıklamasında, “Türkiye’de bulunan ve gelmek isteyen yabancı turistleri de tekrar uyarıyoruz. Yabancılar bizim hedefimiz değildir. Ancak Türkiye onlar için güvenilir bir ülke olmaktan çıkmıştır” dedi. Teröristin resmi de vardı.

ADNAN OKTAR: Bakayım.

BÜLENT SEZGİN: Eylem Yaşa.

ADNAN OKTAR: Evet. Bir daha söyle bakayım.

BÜLENT SEZGİN: “Türkiye’de bulunan ve gelmek isteyen yabancı turistleri de tekrar uyarıyoruz. Yabancılar bizim hedefimiz değildir. Ancak Türkiye onlar için güvenilir bir ülke olmaktan çıkmıştır” dedi.

ADNAN OKTAR: Türkiye de son derece güvenilir bir ülke. Atıyorsunuz. Her yerde bomba patlıyor. Şimdi Amerika’da mesela Orlando da, şurada burada adamlar eylem yaptılar. Amerika güvenilir olmaktan çıkıyor mu? Paris’te de bombalar patladı. Her yerde oluyor. Güvenilir olmaktan çıkmaz. Koskoca Türkiye. Sen Türkiye’nin milyarda birinde dahi açıklayamayacağımız bir yerde bak, milyarda bir, bir bomba patlatmış oluyorsun, milyarda birinde. O milyarlık kesim ne olacak peki? Onlar güvenilir. Milyarda birlik kesim önemli değil. Orada bir olay olduysa biz kanunla, hukukla onun gereğine bakarız.

Büşra, “Bir tanem, sevgi öğretmenin sohbet bahçede olduğunda daha net görünüyorsunuz. Çok yakışıklı, çok nurlusunuz. İftardaki kardeşlerim canlı yayından çok çok daha yakışıklı olduğunuzu ilettiler.” Diyor. Orada gördüklerinde. “Allah sizin olağanüstü güzelliğinizi bize de görmeye nasip eder, inşaAllah. Sizi ne kadar çok sevdiğimiz cümlelerle anlatamam” diyor.

“Allah’ım ne kadar güzel karizmatik yaratmış, maşaAllah. Allah aşkıyla sevdiğim şahanesin. Bütün dünyaya nimetsin” diyor. Ayten Akçakale.

“Gözlüğünüz, süper ötesi heybetiniz muazzam. Dünyanın görebileceği en karizmatik ve yakışıklı erkeksiniz Hocam” diyor bir hanım kardeşimiz.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar’la Sohbetler burada sona eriyor. Tekrar görüşmek üzere, hoşça kalın.

Masaüstü Görünümü