Harun Yahya

Sohbetler (3 Temmuz 2016; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

KARTAL GÖKTAN: İyi günler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler programımıza hoş geldiniz. Sayın Hocam siz de hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Herkes hoş geldi.

Evet, dinliyoruz.

KARTAL GÖKTAN: Sayın Erdoğan’ın Suriyeli kardeşlerimize vatandaşlık verileceğini açıklamasının ardından twitterde “Ülkemde Suriyeli istemiyorum” diye bir etiket başlattılar. Ve bu durum büyük eleştiri aldı. Etiket kısa sürede birinci sıraya yükseldi.

ADNAN OKTAR: Hayır hayır. Bu çok sevgisiz bir ifade, çok ürkütücü bir ifade. Tayyip Hoca’dan Allah razı olsun, dedik “Suriyeli vatandaşlara vatandaşlık ver, nüfus cüzdanı ver” dedim. Aradan daha 48 saat geçmeden Tayyip Hocam bu güzel ricamızı kabul etti. Bu bereket getirir Türkiye’ye, güzellik getirir, huzur getirir, iyilik getirir. Sevap, büyük sevap büyük güzellik. Merhameti Allah merhametle karşılar. Şefkati Allah şefkatle karşılar. Bu kadar insana gösterilen merhamet Türkiye’nin sadakasıdır. Üstünden belayı alır Türkiye’nin, çok büyük belayı alır. 3 milyon insana güzel bir sadaka bu, güzel bir ikram, güzel bir zekat. Bizler için de bir sevinç. Onlar bizim mümin kardeşlerimiz. Bu üslup hiç olmamış. Bu uğursuzluk getirir o üslup, felaket getirir yapmasınlar, bir daha öyle şeyler konuşmasınlar. Tayyip Hoca doğru olanı yaptı. Merhamet merhameti getirir. Başımızdan belayı savıyor. Hayır var, güzellik var, bereket var. Böyle bir üslubun birinci sıraya çıkartılacak kadar ekibi olması dua edilmesi gereken bir durum. Dua edelim Allah kardeşlerimize hidayet versin, kalplerine şefkat versin, merhamet versin. Çok acı bir olay bu. Merhamet müminin en belirgin vasfı. Allah’ın Rahman ve Rahim isminin tecellisidir bu yapılan güzellik. Allah Rahman ve Rahim ismiyle tecelli etti, bizleri vesile etti.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Şırnak’ta PKK’lı teröristlerin saldırısı sonucu bir askerimiz şehit oldu. Cenazesi Adana’daki baba evine götürülen Jandarma Astsubay Üstçavuş İsmail Demir’in kendisini oğlu ve eşine siper ettiği öğrenildi. Kendisinin, eşinin ve çocuğunun fotoğrafı var. Jandarma Astsubay Üstçavuş İsmail Demir şehidimiz, eşi ve çocuğu.

ADNAN OKTAR: Ne kadar sevimli çocuk çok şeker, maşaAllah. Delikanlılığı, kabadayılığı hayran olunacak güzellikte. Allah kabadayımıza, yiğidimize, delikanlımıza cennet nasip etmiş ne mutlu ona. Ne mutlu aldığı şerefe. Ne mutlu ailesine, ne kadar güzel. Allah bizlere de nasip etsin o şerefi, şehadet şerefini. Bir de nasıl kabadayıca ve delikanlıca. Bak o nur gibi çocuğu kurtarmış, nur gibi eşini kurtarmış. Eşine Allah uzun ömür versin, çocuğuna Allah uzun ömür versin, bereket versin, Allah nuruyla sarsın. Allah güçlü kuvvetli sabır kalplerine nakşetsin. Kabadayıyı tebrik ediyoruz aslanımızı yakışmış şehadet. Allah bizlere de o güzelliği en kısa sürede nasip etsin. Allah yatak ölümü vermesin.

“Sevgi kazanır” diyelim etiket yapalım.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Diyarbakır Lice kırsalında devam eden operasyonda terör örgütünün bombalı eylemlerde kullanmayı planladığı 32 araç yakalandı. Araçların tamamının Türkiye’nin değişik yerlerinden çalındığı anlaşıldı. Fotoğraflar da vardı.

ADNAN OKTAR: Adamların ferahlığına ve akılsızlığına bak. Ne kadar pervasızlar. Bir de alan güvenliğinin ne kadar zaaf içinde olduğunu da bu gösteriyor. Adam bu kadar arabayı sokakta bombalama için depolayabiliyorsa bu akıl almaz bir rahatlığı gösteriyor. Demek ki alan çapında adamlar son derece rahatlar, özgürler, takipten uzaklar. Böyle olmaz. Yeraltına bile saklasa bulunması lazım. Adam alenen sokakta çok fazla sayıda arabayı bombalama için depoda tutuyor, hazırda tutuyor.

İftarda bir misafir vardı imam hatipten mezun ama ateist. İmam hatip mezunu ateist. “İlk defa Hocanız’ın olduğu ortamda samimi bir sevgi ve din anlayışı gördüm” diyor ilk defa. “Ben her türlü iftara gittim” diyor, “ilk defa samimi dostane ve kardeşçe bir ortam gördüm” diyor. “Muhafazakarların bende oluşturduğu öfke ilk defa kırıldı” diyor. İsterseniz getireyim konuşturayım burada.

Bazı gelenekçi kardeşlerimiz var, Peygamberimiz (s.a.v.)’in hırkasını görüyor Hırka-i Şerif’i, hüngür hüngür ağlıyor. Peygamberimiz (s.a.v.) hayatta olsa “kızını ver” desen vermez. Der haşa mesela “o yaşlı insana kızımı verir miyim?” der, “genç delikanlıya veririm, mühendise veririm” der. O devirde de var bu, Peygamberimiz (s.a.v.) zamanında da var, vermiyor kızını. “İşi gücü olan adam, peygamber savaşlara gidiyor, gazvelere çıkıyor” diyor “hanımlarla uğraşacak vakti yok” diyor “genç evinde oturan adamlar var ona veririm niye ona vereyim?” Diyor. Hatta boşanmak istedi hanımları biliyorsunuz daral geldi bir kısmına. Bir tanesi de gitti. Öbürleri sonra vazgeçtiler ayet inince. Acayip sıkıntı veriyorlardı. Peygamberimiz (s.a.v.)’in hırkası yok muydu o zaman? O zaman da vardı şimdi de öyle. Yani zannedildiği gibi olmaz. Peygamberimiz (s.a.v.) olsa çağırsa birçoğu gelmez. Hele “kızını vereceksin evlendirmek ister misin?” desen asla kabul etmez birçoğu. İsterse bir düşünsünler kabul ederler mi? Etmezler. Ama hırkayı gördü mü ağlıyor. Hayır, ağlaması güzel sevmesi güzel ben ağlayanları tenzih ediyorum o ayrı mesele de samimiyetsiz olan insanları ayırt etmek için söylüyorum.

KARTAL GÖKTAN: Videolarla devam ediyoruz yayınımıza.

VTR: Münafıklar Müslümanlara Karşı Öfke ve Kin Dolu Oldukları Halde Çıkar Elde Edebilmek İçin Samimiyetsiz Sevgi Gösterisi Yaparlar

KARTAL GÖKTAN: Yayınımıza devam ediyoruz.

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam Türkiye’nin bütünlüğünü anlatırken Laz’ı, Kürt’ü, Çerkez’i, Boşnak’ı diye sayıyor, Ermeni’yi de arada saysa çok çok güzel olur. Ermeni kardeşlerimiz alınır ondan, bayağı güzel olur. Çünkü Türkiye’de çok fazla Ermeni kardeşimiz var, ihtida etmiş Ermeniler de var onun için gönül alıcı olur güzel olur. Tayyip Hoca’nın Ermenileri sevdiğini biliyorum ben, çok değer verdiğini saygı duyduğunu da biliyorum. Sehven unutarak söylemiyor. Söylerse çok iyi olur.

“Kadınların dinleri ve akılları eksiktir.” Nerede yazıyor? Sahih Buhari’de yazıyor. Diyecek hoca efendi “böyle bir hadis yok bu hurafe, Kuran’a uygun değil” diyecek.

Bak diyor ki yine Sahih-i Müslim İman Bölümü. İbni Mace’nin de Fiten Bölümü’nde sahih hadis olarak geçiyor. “Kadınlar çok lanet ediyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz. Aklı başında bir erkeğin aklını sizin kadar çelebilen aklı ve dini eksik başka bir varlık görmedim.” Peygamber (s.a.v.)’e iftira bu. Peygamber (s.a.v.) kadınlara aşık, nasıl bir söz bu? Hoca çıkıp bunu açıkça, Mehmet Görmez Hoca “bunlar uydurma hurafelerdir” diyecek “Peygamber (s.a.v.) böyle şey söylemez Kuran’ın ruhuna da aykırı” diyecek.

“99 kadından biri cennette diğeri ise cehennemdedir.” Yani yüzde 99’u cehennemde diyor. Nerede geçiyor bu? Sahih Buhari’de diyor. Kardeşim, Sahih Buhari’de bu geçerse işte kadın düşmanlığı körüklenir. Yüzde 99 ne demek? Erkekler için böyle bir durum yok. “Oluk oluk cennete gidecekler” diyor. “Ama kadınların ancak yüzde 1’i gidebilecek, yüzde 99’u cehenneme gidecek” diyor. Bunu diyenin kendi gider cehenneme Allah esirgesin. Kadınlar naif, güzel, tatlı, hoş, dünyanın çiçekleri onlar, dünyanın süsü niye cehenneme gitsin? “Her ne olursa olsun gidecekler” diyor. Çok korkunç bir ifade bu. Kadın akıllı, kadın temiz, şefkatli, merhametli, bütün mümin özelliklerini üstünde topluyor. Hayır, “yüzde 99’u cennete gidecek” desen akıl alır, inşaAllah öyle olur. Ama öbür türlü olmaz.

Yine Sahih Müslim’de: “Cehennem halkının çoğunluğu kadınlardan olacak” diyor.

“Kadınları az miktarda aç, aşırı gitmeyecek kadar da kıyafetsiz bırakın. Çünkü kadınlar iyice doyarsa güzelce giyinirse onlar için dışarı çıkıp gezmekten daha sevimli bir şey yoktur. Fakat onlar biraz aç biraz da çıplak kalırlarsa onlar için evde oturmaktan hayırlı bir şey yoktur.” Bütün sahih hadis kitaplarında var. İbni Cevzi’de var, Suyuti’de var. İbni Arrak Tenziüş Şeria hepsinde var. “Bunlar hurafedir” diyeceksin. “Kuran’a uygun değil bunlar” diyeceksin.

Hayır, dünyanın en güzel süsü. Kadın için ölüp-bayılıyorlar, kendini vuranlar var, efendim, intihar etmeye kalkıyor, cinnet geçiriyor, “divane oldum” diyor, şarkılar türküler söylüyor. Bu kadar seviyorsun madem niye bu kadar aşağılıyorsun? Bütün şarkılar türküler kadınlar için söylenmiştir, şiirler. Zoruna ne oldu? Dünyanın en nefis en güzel varlıklarına, en nazik, en nazenin, en halis, en hoş varlıklarına sadece hürmet ve sevgi gösterilir. Belli ki bunlar hurafe.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Sosyal medya hesaplarında Şişli’nin Yayla Mahallesi’nde bulunan bir otobüs durağına bir grup DHKP-C’li terörist Molotoflarla saldırdığına dair fotoğraflar yayınladı. Gösterebilirim fotoğrafını da. Teröristlerden birinin pantolonunun altında taytının görünmesi, ‘daha önce etek ve abiye giyen teröristler tayt modası başlattı’ yorumlarına neden oldu.

ADNAN OKTAR: O nedir öyle? Var mı böyle bir olay? Bu pantolon düşmüş mü kendi mi indirmiş böyle? Bu nedir böyle? Bir urgan falan bulamıyor mu orada bir şey? Bu nedir böyle? Daha pantolonunu bağlayacak akla sahip değil oturmuş komünist propaganda yapıyor.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: İHH daha önce yaptığı kamuoyu paylaşımında kullandığı “İsrail’le örtünen çıplak kalır” Filistin atasözünün yanlış anlaşılması nedeniyle sosyal medya hesabından özür diledi. Yapılan açıklamada, “İsrail’le anlaşma konusunda vakfımızın çekincelerini ifade etmiştik. Özeti, İsrail’e güvenilmeyeceği olan açıklama bazı çevreler tarafından kasten yanlış taraflara çekilmiştir” dendi.

ADNAN OKTAR: Güvenilmeyecek, o zaman hiç kimseye güvenemezsin, İsrail de sana güvenmez. Olur mu öyle şey? Karşılıklı bir güven politikası olması lazım. “İsrail’e güvenilmez.” Kestirip atıyorsun olmaz öyle şey. Niye güvenmeyesin? Sen ona güveneceksin o da sana güvenecek. Ama güven kıran bir şey olduğunda zaten kendini koruma imkanın var siyasi yönden. Ama o laf değil.

Evet, dinliyorum.

ALİ YÜCEL: Bugün Almanya Köln’de kardeşlerimiz 600 tane “PKK Kürt’lerin temsilcisi değildir” başlıklı broşür dağıttılar.

ADNAN OKTAR: Evet güzel çok iyi yapmışlar.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Dünyaca ünlü sporcu ve aktör Van Damme beslenmeyle ilgili tavsiye isteyenlere Hz. Muhammed (s.a.v.)’i örnek göstererek şunları söyledi: “Hz. Muhammed çok zeki biriydi. Gelecek için ve insan bedeni için neyin iyi olduğunu biliyordu. O zamana bakın bana sormanıza gerek yok. Ve inanın aradığınız her şeyi orada bulacaksınız.”

ADNAN OKTAR: Van Damme. O Türkiye’ye gelmişti değil mi? Demek ki ruhunda Müslümanlık tam kamil anlamda oturmuş. Ama çekiniyor insanlardan. Bu tarzda milyonlarca insan var imanını gizleyen.

Bu, İngilizlere hayran olma çok eski bir gelenek bizde. Yani 200 yıllık falan bir geçmişi var. Osmanlı döneminde var ta. Osmanlı aydınları arasında var müthiş bir İngiliz hayranlığı. Onları daha görgülü daha kaliteli görüyorlar onlar gibi olmak istiyorlar fakat eziklik de duyuyorlar. Bir kısım insanlar onların hayranı olarak onların emrine girdiler. Bir kısmı onlara casusluk yaptı, bir kısmı yancılık yapıyor, bir kısmı yancının yancısı. Daha da vahimi yancının yancının yancısı üç kademeli yancılar var hayran. Akşama kadar Anglosakson propagandası yapıyor. Allah’ın herhangi bir kulu, o da dokuz ay on günlük etme çatma o da ölüyor. Adeta taparcasına önem veriyorlar.

Esra Delen isimli bir hanım, paralel operasyonda terör örgütü mensubu olduğu iddiasıyla tutuklanıp cezaevine gönderilmiş. Cezaevindeki yemekler dokunduğu için uzun süredir yemek yiyemiyormuş. Çocuk mamasıyla beslenmesi tavsiyesinde bulunmuşlar. 40 kiloya kadar düşmüş. Bu çok tehlikeli bir durum. Bunu Adalet Bakanı, İç İşleri Bakanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı değerlendirsin. Burada bir anormallik var. Bu hanımefendinin şahsına mahsus olarak biz oraya yemek gönderelim. Cezaevinden de girsin. Bu cezaevini tespit edin, müdüriyetiyle de konuşalım biz oraya yemek gönderelim. Böyle iyi bir lokantadan göndeririz. Cezaevi de bunu kabul etsin. Bu hanımın şahsına mahsus olarak. 40 kilo çok vahim bir durum. Allah esirgesin ölür bu durumda. Bunu yarın gündeme getirelim. 40 kilo nedir? Bunda seyredilecek bir şey yok. Tayyip Hoca’nın da bir ihtimal haberi yoktur bundan. Ben Tayyip Hoca’ya buradan da haber veriyorum. Bu konunun üstüne gitsin. Başbakan da özellikle ilgilensin.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Aydın’ın Nazilli İlçesi’nde lise son sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Dilek adındaki bir genç kız kendisini ranzanın demirine asarak intihar etti. Dilek Özlü’nün intiharından yarım saat önce de birkaç sokak ötede oturan ve askerden dağıtım iznine gelen Emre Ekici av tüfeğiyle intihar etmişti. İkisinin de fotoğrafları var.

ADNAN OKTAR: Bayağı şekermiş bu. Emre biraz asabi görünüyor o çocuk kasılmış. Ama öbür çocuk daha rahat. O nasıl yaptı öyle bir şeyi? Bir kere adam öldürme hükmünde yani katil olmuş oluyor intihar eden. Yani kendini öldürmesi veyahut başkasını öldürmesi aynı hükümdedir. Cinayettir katil olmuş olur. Ama muhtemelen cinnet geçirdi onlar. Cinnet halinde akıl kapanır Allah vermesin. O zaman tabii aklı kapalıyken olursa sorumlu olmaz. Çünkü aklı gidiyor başka bir insan olmuş oluyor. Şuur muhakeme yargı falan her şey kapanıyor. Fakat çok sudan nedenlerle ölüme ve intihara yatkınlık dünyada yaygın. İntihar cinayettir. Yapan katil olur. Ve hükmü sonsuza kadar cehennemdir. “Bütün kainatı öldürmüş gibi” diyor Allah. “Bir insanı öldüren bütün kainatı öldürmüş gibidir.” İşte “size ne beden benim değil mi?” Nereden senin oluyor? Allah’a ait. “Can benim değil mi” diyor can da Allah’a ait. Sen o adamı o insanı öldüremezsin, katil olursun.

Brüksel'deki hava saldırısında İngiliz ajanı Muhammet Abrini saldırı öncesinde diğer iki intihar bombacısıyla yan yana kameralarda görünüyor. Yanında diğer iki kişi kendini patlatırken İngiliz ajanı Abrini patlamanın ardından havaalanından yürüyerek ayrılıyor. İngiliz derin devleti yapıyor diyorum. Yok canım yapmazlar diyor. Belgeyle ispat ediyorum işte. Şapkalı Adam lakabıyla tanınıyor. Öbürü de Çimen diye tanınıyor. O da İngiliz ajanı. IŞİD militanı olarak yakalanıyor. "Ne militanı?" diyor "O bizim ajanımız rica edelim onu geri verin" diyor. Bak görüyor musun? Beraber. Onların elinde eldiven var, birer elinde eldiven var. O fünyeyi patlatan sistem ellerinde olduğu için onun görünmemesi için takmışlar eldiveni. Adamlar da bunu anlamıyor bu da çok ibret verici bir şey. Dikkatlerinin ne kadar kapalı olduğu açık. Muhammet Abrini İngiliz gizli servisinin önemli elemanlarından birisi, o da onları yönetiyor orada. Kim yapıyormuş bu patlamaları? İstanbul'daki patlamayı kim yapmış? Ankara'dakini kim yapmış? Kardeşim ne diyorsam o. İngiliz derin devleti yapıyor bunları. Ve bunları yaparken taşeron olarak PKK'yı kullanıyor. İhale metoduyla, para karşılığı hazır intihar bombacıları var yüzlerce onları kullanıyor. Buna da Süper Çimen diyorlar. Çimen merakı var bunlarda. Bir diğer haberde de Çimen ve Şapkalı Adam aynı kişi. Karmaşık, çorba gibi bir yapılanma. Süper ajan olarak adlandırılıyor. Süperliği müperliği yok normal İngiliz derin devletinin adamı. Şimdi ispat ettim mi? Ettim. Bir şey söylüyorsak delilli konuşurum. Bak dedim ki onlar izah etsin yoksa ben anlatacağım dedim. Çok kibarlık gösterdiler teşekkür ediyorum kendileri itiraf ettiler. Bu kadar. Bas bas bağırdılar birçok gazeteci şu bu niye inanmıyorsun PKK'nın yaptığını söylüyorsun? Halbuki IŞİD yaptı dedi. Ben, IŞİD yapmadı İngiliz derin devleti yaptı ihale metoduyla PKK'ya yaptırdı dedim. Doğru muymuş? Doğruymuş.

“İstanbul Atatürk Havalimanı’nda İsrail Tel Aviv'deki Ben Gurion Havaalanı benzeri güvenlik sistemi uygulanacak.” Şimdi güzel de Ben Gurion'da adam güvenlik sistemi yapıyor. İsrail'de adam çekip kafasından vuruyor vatandaşı. Yani orada bir insana ulaşması terörist için sorun değil ki. Teröristin amacı uçak falan da değil, havaalanı da değil. Havaalanında ne yapsın adam? Havaalanına adam gezmeye gelmiyor orada insan arıyor o. Kalabalık insan arıyor. Kalabalık insanı her yerde bulmak mümkün. Dolayısıyla böyle bir hedef tespiti yanlış. Sanki havaalanı her şeymiş gibi. Havaalanı adamı ilgilendirmez ki. Havaalanının etkisi yani şu turistleri falan tedirgin etmek açısından önemli. Ama bir ülkede zaten terör faaliyeti yapıldığında zaten o turizme darbe indiriyor. Onun havaalanında olması bir şey fark etmiyor. Ama bazı insanların tabii mantığı daha zayıf olduğu için ben diyor mesela Türkiye'ye gideceğim, havaalanına gideceğim. Havaalanında da adamlar bombaladıklarına göre ben havaalanında bombalanırım diyor. Mantık olarak. Tabii zayıf bir mantık bu çok garip bir mantık ama böyle düz mantıkla yaklaşıyor bazı insanlar. Halbuki ona ölüm her yerde gelebilir. Her yerde bomba olabilir. Dolayısıyla havaalanlarını çok sıkı korursun adam gelir AVM'de patlatır. Orayı korursun bir meydanda patlatır. Orayı korursun cadde de patlatır. Orayı korursun otobüse saldırıyor. Yani fark etmiyor ki toplu insan bulma onlar için zor bir şey değil. Orada hedef toplu insandır. Toplu insanın bulunduğu her yer terörist için hedeftir. Dolayısıyla havaalanını “Ben Gurion gibi koruyacağız” falan, koru. Adam tamam orada eylem yapmaz bu neyi değiştirir? Bu terörü durdurmaz. Sen oraya bütün dikkatini verirsin adam başka bir yerde vurur. Zaten öyle yapıyorlar. Mesela bir şehre yoğunlaştırıyorlar hiç ummadıkları şehirde vuruyorlar. Hiç ummadıkları bir yerde vuruyorlar. Bu mantığı biraz daha akil ve makul değerlendirmek lazım. Makuliyetle bakmak lazım.

Halep'in güneyinde İran için tabut üreten firmalar Menbiç'te son iki gündür yüze yakın kayıp veren PKK'ya sürekli tabut gönderiyorlarmış.

"Allah aşkıyla sevdiğim bir tanem sevdiğim boynun bebek boynu gibi tertemiz" diyor. "Çok genç" diyor "maşaAllah" diyor. Bir hanım kardeşimiz.

Ayasofya dediğim konu net. İsteyen cami olarak ibadet etsin, isteyen de kilise olarak ibadet edebilir. Mabed olarak açılsın. Ayrıca Museviler de istedikleri gibi ibadette orayı bir mabed olarak değerlendirsinler. “Burası bizim başka kimseyi sokmayız” böyle bir mantık olmaz. Allah'ın evi isteyen gelir istediği gibi ibadet eder.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Hizbullah lideri Hasan Nasrallah "Türkiye IŞİD'i mümkün olan her yolla destekliyorken IŞİD neden Türkiye'ye saldırdı?" diye sordu. Mantıklı olanın IŞİD'in Türkiye'ye saldırmaması olduğunun ancak örgütün ideolojisi sebebiyle bu tür saldırılar yapmak durumunda olduğunu iddia etti. "Bu IŞİD'in ideolojisi El Nusra ve El Kaide'nin ideolojisiyle aynı bunların hepsi Suudi Arabistan’daki Vahabilik’ten geliyor" dedi.

ADNAN OKTAR: Türkiye'yi nasıl desteklesin? Para veriyor desek bizim paramız ancak bize yetiyor para falan verdiğimiz yok. Silah veriyor desen Makine Kimya Endüstrisi’nin silahları var. IŞİD bir kere o silahları hiç kabul etmez. Hep yabancı menşeili silahlar. Yardım ettiğine dair hiçbir delil yok. Bir tane delil verirsin ben de onu gelir burada söylerim. Nerede yardım etmiş IŞİD'e? Tamamen hayali. Evet başka.

KARTAL GÖTAN: "Mantıklı olanın IŞİD'in Türkiye'ye saldırmaması olduğunu ancak örgütün ideolojisi sebebiyle."

ADNAN OKTAR: Saldırmıyor zaten mübarek sen onu bize niye yedirmeye çalışıyorsun zorla? Saldırıyı PKK yapıyor, İngiliz derin devleti yapıyor. Evet.

KARTAL GÖKTAN: "Bu IŞİD'in ideolojisi El Nusra ve El Kaide'nin ideolojisiyle aynı ve bunların hepsi Suudi Arabistan’daki Vahabilik’ten gidiyor" dedi.

ADNAN OKTAR: Vahabilik’ten gelmiyor gelenekçi Ortodoks İslam anlayışından geliyor Şiilik’te de var aynısı. Adam öldürme yok mu orada? Orada da var aynısı getirsin göstereyim Şii kitapları getirsin göstereyim. Sünnilik’te yok mu? Vahabilik’ten geliyor diyor. Vahabileri kolay görmüş. Vahabilik’te de var, Şiilik’te de var üçünde de var. Hanefi, Hambeli, Maliki, Şafi hepsinde var. Kadını taşlayarak öldürün diyorsa bir adam hepsini yapar zaten. Namaz kılmayanı öldürün diyorsa bitti. Cayır cayır vinçlerle İran'da adam asıyorlar. Her üç mezhepte de yanlışlık var Kuran'a uymaları gerekiyor. Hemen olayı IŞİD'e yıkmış konu da bitmiş. İngiliz derin devletinin eylemi adam söylüyor işte ajanının fotoğrafını gösteriyorum. Adam elli tane bombalı yelek hazırlamış elli tane. İçinde C4 patlayıcı olan. Binayı çökertecek kadar patlayıcı olan. İngiliz subayın elinde bu. Daha hala nasıl anlamazsın? Nasrallah Hoca da işte kenardan bizi ikna edeceğini zannediyor. Hepsine cevap veriyorum şimdi o haber ona ulaştı.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Irak'ın başkenti Bağdat'ta gerçekleştirilen bombalı saldırılarda yüz altmış yedi kişi öldü. Yüz altmış sekiz kişi de yaralandı. Saldırı sırasında pek çok kişinin bayram için alışverişte olduğu bildirildi. IŞİD saldırıyı üstlendi. IŞİD'in saldırısında Şiileri hedef aldığı bildirildi.

ADNAN OKTAR: Şimdi bu havaalanında bile böyle bir kalabalık bulamaz adam. Israrla havaalanını koruyacağız. Havaalanında bir şey yok. Kalabalık nerede bulursa orada bombayı patlatıyorlar. Evet.

BÜLENT SEZGİN: IŞİD saldırıyı üstlendi. IŞİD'in saldırısının Şiileri hedef aldığı bildirildi.

ADNAN OKTAR: Şiiler nur gibi insanlardır. Hz. Ali'yi canından çok sever. Hz. Hasan'ı, Hüseyin'i canından çok sever. On iki imamı canından çok sever. Hüngür hüngür ağlıyorlar isimleri geçtiğinde. Mübarek, muhterem, müberra insanlardır. Niye öldürüyorsun? İşte gelenekçi İslam anlayışının, hadislerin getirdiği mantık. Hadise göre hareket edersen hadise göre onu öldürmesi gerekiyor hadise göre. Kuran'a göre bağrına basıp kardeş etmesi gerekiyor. Bak şeytani sistem münafıklar ta o devirde harekete geçirmişler. Ve İslam'ı 1400 yıl içerisinde sadece yüz yıl kadar huzur içerisinde yaşatmışlar. En fazla iki yüz yıl yaşatmışlar. Sonra ezim ezim ezmişler Müslümanları.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Taliban lideri Heybetullah Ahundzade bugün Amerika'ya hitaben yayınladığı bildiride bu ülkeden Afganistan işgalini bitirmesi için çağrı yaptı. Amerika'nın gücünün bölgede etkisiz olduğunu kabul etmesini, gerçekleri itiraf ederek de işgale son vermelerini istedi.

ADNAN OKTAR: Doğru söylüyor. Şöyle Amerikan işgali hakikaten tamamen sembolik şu an. Kuş yuvası gibi yerleri var oradan çıkmıyorlar. Her yerde Afganistan'ın tamamında Taliban hakim. Çünkü fikirle gelmediler. Akılla gelmediler. Olacağı buydu. Taliban doğru yolda anlamında demiyorum. IŞİD'le Şii milisleri çatıştırıyorlar akıl almaz işkenceler yapıyorlar Sünnilere. IŞİD onların yanında böyle çocuk kalır. İşte hep hadis, hep hadis, hep hadis. Kuran'a göre birbirlerine sarılıp “canım kardeşim birbirimize niye bunu yaptık?” diye değil mi? Hayıflanmaları lazım. Kuran'a göre böyle ama hadise göre çok doğru yoldayız diyorlar.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Kuş yavrularının resimlerini gösterebilir miyim?

ADNAN OKTAR: Ne güzel varlıklar ne kadar kibarlar maşaAllah. Her yerde Allah’ın sanatı kendini gösteriyor. Hepsinde simetri, güzellik, masumluk, kalite, düzgünlük.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Nihat Hatipoğlu Yüzüklerin Efendisi filminin Hz. Süleyman (a.s)’ın hayatından esinlenildiğini iddia etti. Hz. Süleyman (a.s)’ın yüzüğünün Yüzüklerin Efendisi filmine de ilham kaynağı olduğunu söyleyen Hatipoğlu dünyaca ünlü yapımda bu yüzüğün gücünün konusunun işlendiğini ileri sürdü.

ADNAN OKTAR: Güzel. Yüzüklerin Efendisi. Hz. Süleyman (a.s.)’ın yüzüğü bulunacak. Hz. Mehdi (a.s)’a getirilecek. Belki de Hz. Mehdi (a.s) o yüzüğün yanına gidecek. Belki de yüzük onun yanına gelecek. Ama bir şekilde Hz. Mehdi (a.s)’ın parmağında olacak o yüzük. Yakuttan, babadan oğula o yüzük içinde cinler yaşadı beş bin küsur yıldan beri. En az üç nesil geçmiştir. O yüzüğün içindeler. İmam Hz. Mehdi (a.s)’ın emrinde olacaklar.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanı Erdoğan “Şu anda savunma sanayinde çok önemli adılımlar atılıyor. Bu adımlar bazılarını rahatsız ediyor. Biz Türkiye’yi 2013 hedefleriyle tanıştırdık. İnşaAllah 2071’i de torunlarımız gerçekleştirecek” dedi.

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam 2071’de yaşamayacağı kanaatinde herhalde. Torunları. Ama 2071’e de çok var hakikaten. Allah ömrünü uzun etsin. 71’ler doğru veriyor tarihi İslam’ın dünyaya hakim olduğu tarih 2071. 2023 onu da doğru veriyor İslam’ın Türkiye’ye hakim olduğu tarih. İki tarih de doğru. 2071 İmam Hz. Mehdi (a.s)’ın artık çekildiği Hz. İsa Mesih (a.s)’ın çekildiği devirler 2071’ler aynı zamanda. İslam hakim ama artık çekilme var. O devirler ucu ucuna olan devirler. Risale-i Nur’daki anlatımlara hadislere göre bunun böyle olduğunu anlıyoruz.

Evet Fikret Bey.

KARTAL GÖKTAN: Farklı tür ve biçimlerde mantar resimleri var Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Bayağı süslüler çok güzeller. Hayret bu kadar güzel süslü olmaları. Her şeyi Allah düzgün yaratıyor. Hepsinde simetri var. Hepsinde altın oran var. Hepsinde renkler nefis. Zarafetleri de çok güzel oluyor. Hep sanat eseri şu güzelliğe bak maşaAllah. Hayret edilecek şekilde güzeller. Uzun uzun seyretmek istiyor insan. Hepsi frambuazlı pasta gibi. Hayret bu kadar güzel olmaları maşaAllah.

“Hocam sizin yanınızda herkesin yüzünde gülücükler açıyor. Acar bile mutlu görünüyor maşaAllah.” Diyor, Güler.

Komün gücü, bu hesap dediğin ne hesabı ve neyi kastediyor? Anlaşılmıyor ki.

PKK; Kırgız, Özbek, Ermeni herkesi kullanıyor, Türk. PKK uluslararası bir mafya örgütlenmesidir. Sadece Kürt asıllı insanları kullanmıyor. Alman’ı da kullanıyor, Çekoslovak insanları da kullanıyor herkesi kullanıyor. Para verip her türlü adiliği de yaptırıyor gerektiğinde. Azerbaycanlı mebzul miktarda PKK’lı var. Hayret edilecek şey. Azeri. Dağlarda onlarla röportaj yapmışlar bir tane, iki tane, on tane, yirmi tane değil.

Koyun Güder, “Adnan Bey iftarda ne yemekler yediniz? Bu kadar coşkulusunuz.” diyor. Yemekle ne lakası var bunun? İmanla bu, tabii imanla olur.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Amerika’nın Teksas eyaletinde Müslüman bir doktor sabah namazına gittiği cami önünde silahlı ve bıçaklı saldırıya uğradı.

ADNAN OKTAR: Yani şimdi bunu kime yıkacaksın? Sevgisizlik, merhametsizlik, tahammülsüzlük. Şefkat, merhamet, sevgi olsa, coşku olsa ne güzel insan namaza gidiyor. Sabah kiliseye giden olur, onunla insan sarılır. Sinagoga giden olur, ona hürmet edersin. Tahammülsüz, akılsız, sevgisiz, zıt bir ruh insanlar arasında şeytaniyet şeklinde yayılıyor. Onun sonucunda da bunlar oluyor işte. Mehdiyet öncesi olayları.

Evet, birileri bana bir şey söylesin.

KARTAL GÖKTAN: Hakkari’deki askerlerimizin iftar sofrasından birkaç görüntü var Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Ne kabadayının yüzünü kapatıyorsunuz? Ne çekinecek onlar, aslan. Afiyet şeker olsun benim aslanlarıma. MaşaAllah.

İnsanlar güzel varlıklar ama Allah imtihan etmek için işte böyle derin devletleri yaratmış. Her devirde bir deccal devleti oluşmuş, derin devlet. Mesela Nimrot, derin devletin başı. Adama Allah muazzam imkan vermiş. Müthiş bir derin devlet yapılanması yapmış. Mesela Firavun, kendi sarayı içerisinde muazzam bir derin devlet yapılanması var. Buhtunnasr hepsi derin devletin başında. Ünlü Mehdiler hep gelmişler. Hep grupları küçük ama etkileri çok büyük. Onlar şiddetle gelmiş, Mehdiler sevgiyle gelmişler. Onlar nefretle iş görmüşler, Mehdiler muhabbetle iş görmüş. Mehdiler hep galip gelmiş. Ama ufacık, küçük bir grupla. Uçsuz bucaksız orduları var, mesela bak İngiliz derin devletinin -güneş batmayan imparatorluk diyorlar- yani akıl almaz imkanları var. Her yerde yancıları, casusları, elemanları var. Hiçbir şey yapamıyorlar. Felç oldular.

BEYZA BAYRAKTAR: Ayette; “Nice az topluluk sayıca çok olan topluluğa galip gelmiştir” diye Allah bildiriyor Allah’ın yardımıyla inşaAllah.

ADNAN OKTAR: İşte o manaya çok güzel ifadeyle işaret ediyor.

Bu çocuk (Justin Bieber) diyor ki; “Sokakta beni çeviriyorlar. Hadi bir resim çektirelim.” Adam insanın bir yüzüne bakar. “Yüzüme bile bakmıyorlar” diyor. “Resim çekiyor çekip gidiyorlar” diyor. “Bir hal, hatır sorar insan” diyor. “Yani hayvana bile yapılmaz bu. Bu nedir böyle?” diyor. “Onun için bundan sonra resim çektirmeyeceğim.” Diyor. Geliyorlar, hiç yüzüne bakmadan resim çektiriyorlarmış. İnsan o, bir hal, hatır sor. Bir sevgini ifade et, saygını ifade et. Bir şey söyle. Egoistlik, bencillik pençe gibi dünyayı kaplamış.

Dinliyorum Fikret.

KARTAL GÖKTAN: Hillary Clinton, homoseksüel yürüyüşüne katıldı. Amerika’da kasım ayında yapılacak başkanlık seçiminde Demokrat Parti’nin adayı olması beklenen Hillary Clinton, New York’ta homoseksüel ve diğer grupların düzenlediği yürüyüşe katılarak homoseksüel topluluklara desteğini gösterdi.

ADNAN OKTAR: İşte İngiliz derin devletinin desteğini almak ve onların baskı yapmamasını sağlamak için kendince bir tedbir almış ama haberi bile yoktur belki, birisi aracılık etmiştir. O belanın içine girmiş.

Justin Bieber, bak, çocuk diyor ki; “Bilim çok önemli. Büyük patlamayı düşündüm” diyor. “Düşünün ki” diyor. “Bir kutuya birkaç parça altın koydunuz, karıştırınız. Sonra içinden saat çıkar mı?” diyor. “Saçmalık. Beni imanım buraya getirdi” diyor. Aferin.

BEYZA BAYRAKTAR: Tabii bu örnekleri hep sizin düşüncelerinizden kaynaklanıyor.

ADNAN OKTAR: Ben ona da kitap gönderdim. Diyor ki; “Samimi bir şekilde Hz. İsa gibi yaşamak istiyorum. Çünkü o insanlar nasıl sevilir, nasıl mükemmel bir insan olunur nezaketiyle, efendiliğiyle bize bunu göstermiş” diyor. Aslan, aslan, aferin. “Allah’ı seviyorum, çünkü O beni daha önce sevdi” diyor. Aferin çocuğa bak, vicdanıyla hareket ediyor.

“Adnan Bey, hem İngiliz derin devletini yerle bir ediyorsunuz hem de mekânda eğlence var, maşaAllah. Adamlar iptal. Sizi çok seviyoruz” diyor. Mekân, vay be.

Fikret dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Avusturya’da, Türkiye’deki PKK ve IŞİD saldırılarını protesto etmek için yürüyüş düzenlendi Adnan Bey. Ellerinde Türk bayrakları taşıyan yaklaşık beş bin kişi Heldenplatz Meydanı’ndan toplandı. PKK ve IŞİD terörüne tepki gösteren eylemciler, üzerinde “IŞİD, İslam karşıtı bir projedir.” “Avusturya, PKK terörüne gözlerini kapatıyor.” “Uyuşturucu ve terör eşittir PKK.” “Teröre karşı tek ses tek yürek” yazan pankartlar açtılar. Fotoğraflar da vardı.

ADNAN OKTAR: Bunlar güzel ama işte ilmi mücadele çok önemli. Yani orada mesela Darwinizm’e karşı kitap dağıtılsa, komünist, Stalinist sistemi eleştiren eserler insanlara sunulsa, o tarz konferanslar, sohbetler yapılsa çok etkili olur.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: PYD terör örgütüne tek destek Amerika’dan değil, İngilizler de destek veriyorlar. Hatta Haseki’de çoğunluğu İngilizlerden oluşan bir terörist kampı bulunuyor. Yaklaşık yüz kişilik silahlı bir terör grubu. Resimler de var.

ADNAN OKTAR: Bir daha söyle.

KARTAL GÖKTAN: PYD terör örgütüne tek destek Amerika’dan değil, İngilizler de destek veriyorlar.

ADNAN OKTAR: İngilizler de değil zaten asıl İngilizler yapıyor. Amerika’ya talimat verdikleri için onlar da mecburen desteklemiş oluyorlar. Asıl beyin İngiliz derin devletidir.

Evet, Fikret Efendi dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Kardeşlerimiz bugün Almanya’nın Düsseldorf şehrinde bin adet “PKK Kürtlerin temsilcisi değildir” broşürü dağıtmışlar, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Ne şeker şey böyle. Aferin, çok iyi yapmış. Bayağı güzeller hepsi.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanı Erdoğan; “Dün akşam Kilis’teydim. Arkadaşlar “Gelmeseniz daha isabetli olur” dediler. “Oradaki kardeşlerimin canı benim canımdan daha ucuz değil” dedi.

ADNAN OKTAR: Helal, helal Tayyip Hoca’ya. İyi gidiyor. Tayyip Hocam hiç kafaya takmasın. Yanlış bir şey olduğunda söylüyoruz. Ama herkesle dost, ahbap olsun. Kim ne derse desin. Bıraksın öyle şeyi. Hiçbir şey olmaz.

“Adnan Bey, siz dans ederken oradaki arkadaşlarınızın size bakan gözleri bir başka parlıyor. Kız arkadaşlarınız sizi çok seviyor” diyor. “İnanın bizim de ekran karşısında gözlerimiz aynı parıltıyla parlıyor. Kalbimiz bir başka atıyor” diyor Bahar.

Filmler falan gösterin. Siz de sahurunuzu yapın.

BÜLENT SEZGİN: Kısa videolarla devam ediyoruz programımıza.

Masaüstü Görünümü