Harun Yahya

Sohbetler (21 Temmuz 2016; 18:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi günler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler’e başlıyoruz, inşaAllah. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Önce bir Mehter Marşı çalayım.

Böyle darbe riski olduğunda bir şey olduğunda falan siren çalınsın her yerde. Mesela gece bu tip hareketler yapılır. Çünkü darbe çok küçük bir kuvvetle yapılıyor. 82 milyona karşı mesela 2000 kişi ile yapılıyor bu rezalet yani. 82 milyona karşı 2 milyon. Yani 82 milyonun ürkek çekingen olduğu iddiasıyla ortaya çıkıyor bu adamlar. Adam zaten diyor “Senin gibi kafası çalışmayanları korkutmak için biz bunu yapıyoruz” diyor. Adam “Niye öldürüyorsunuz niye böyle şey yapıyorsunuz şehit ediyorsunuz” diyor “Bunun için yapıyoruz” diyor. Yani “Korkan bir topluluğu biz böyle hizaya getiririz” diyor. Demek ki korkmazsan bir şey yapamıyor anlamı bu. Türk milleti de korkak olmadığına göre durumları vahim.

Böyle bir şeyde siren çalınsın. Millet arabasının kornasına bassın yer-gök inlesin, değil mi? Korna bağırtı çağırtı, bir fevkaladelik olduğu anlaşılsın. Gece 3-4 bazen şey oluyor herkes yatıyor dinleniyor bomboş oluyor caddeler falan. Bundan sonra geceleri hiçbir şekilde boş bırakmamak lazım. Yani hiçbir vakitte boş bırakılmaması lazım. Nöbetleşe bir gece riski düşünülerek tedbir alınması lazım. Özel harekatla emekli olanları yeniden göreve alınabilir. Hatta maaşları da artırılarak emekli maaşının üstüne bir maaş daha olur. O aslanlar bayağı yaman olurlar tam teçhizat. Bir de evinde dursun, özel harekatçı mahallede görev alsın. Mesela emekli polis de mahallede görev alsın tam teçhizat. Mesela 2 bin mermi verilsin her şeyiyle otomatik silahıyla, efendim, gerekirse el bombası da verilebilir. O şekilde polis teçhiz edilsin.

Darbeciler yöntemlerini gösterdiler. Yani yöntemleri bu, nerelerde ne yapacakları falan anlaşılmış oldu, stilleri falan da anlaşılmış oldu. Bir kere buna göre tedbir alınması lazım. Bir de yeni bir yol deneyebilirler. Muhtemel yeni yollara göre de tedbir alınması lazım. Muhtemelen mesela başka türlü bir teknik kullanabilirler.

Korna sesi çok önemli. Ona muhalifler işte diyorlarmış ki “F16’ları durduracağını zannediyorlar?” Halkın uyanması çok önemli. Halk uyandıktan sonra ne F16 dinler ne atom bombası dinler. En şiddetli silahları kullansalar bile hiç. Çünkü uyku hali ölüm hali oluyor o çok riskli. Uyku halinde halkı hemen uyandıracak sistem olması lazım.

Bir de kuvvet komutanları darbeye karşı olduklarını söylesinler. Hava, kara, deniz hepsi söylesin çıkıp. Genelkurmay Başkanı da gürül gürül konuşsun. Eskiden beri gelenektir askerler pek konuşmaz. Asker rahat rahat konuşsun televizyona çıksınlar vatan millet menfaatine konuşsunlar. “Bunu yapanlar, bu zulmü yapanlar, bu insanları böyle şehit edenler alçaktır şerefsizdir” diye söylesinler. Çocuğun haberi yok ki, arabanın üstünde oturuyor çocuk bilmiyor trafik tıkalı zannediyor bilmiyor oturuyor. Sen tankla gelip hepsini eziyorsun paramparça edip geçiyorsun. Çocuk tankın önüne geçiyor alıp ezmeye kalkıyor. Bu akıl almaz bir kin ve akıl almaz bir nefret.

Bir kere Alevi kardeşlerimize Sünniler müthiş sahip çıksınlar. Direkt böyle Nakşibendi, Kadirileri falan cem evlerine gitsinler bağırlarına bassınlar.

Birde Tayyip Hoca’dan nefret eden bir kitle var müthiş sevgisizler merhametsizler. Kardeşim ne yaptı sana, canına mı kast etti ne yaptı sana? Anadolu delikanlısı olduğu için ağırlarına gidiyor yani ‘niye entel değil?’ falan. ‘İngiliz derin devletini niye tanımıyor?’ Bazıları için söylüyorum bunu. İşte böyle ‘vesayeti niye kabul etmiyor, niye laf-söz dinlemiyor’ dertleri bu. Onun için halkın çok iyi sahip çıkması önemli. Allah esirgesin yalnız bırakılırsa bu bütün Türk halkı için müthiş bir acı olur günah olur ve hata olur. Aman ha aman ha aman ha.

Bir de klasik siyaset bitti, bundan sonra böyle bir şey olmaz. CHP’li bizim can kardeşimizdir. Siyasi muhalefette de çok nezaketli bir üslup kullanırız. “Biz daha iyi idare ederiz” diyebiliriz ancak en fazla. Sakın öyle sert muhalefet olmaz. Hepsi bizim canımız. Aydınlıkçı komünistler yahut işte Doğu Perinçek’in arkadaşları falan onlar da kardeşimiz. Çünkü vatanın bölünmesine karşı bunlar, PKK’ya şiddetle karşılar. O zaman bizimle beraberler. Darbeye karşılar o zaman bizimle beraberler. Onlar da bizim kardeşimizdir. Sakın ha sakın, tek yumruk tek bilek, aman ha aman. Hiçbir şekilde kabul etmiyoruz.

Kardeşim, tankla insanları paramparça ediyor kafası kopuyor, vücudu ikiye bölünüyor paramparça ediyor. Çocuk el kadar, kadınlar genç kızlar mahvettiler hepsini. Havadan helikopterden adam “ateş serbest” diyor. Ben hiçbir darbede dünyanın hiçbir yerinde görmedim böyle bir olay. Darbede halka dokunulmaz. Darbe rezalet bir olaydır da halka dokunmazlar darbede. Biz 12 Eylül’de yaşadık gayet nezaketliydi adamlar. Kimseye dokunmadılar, halka ateş etme falan olmadı. Menderes döneminde de öyle, çok korkunç yaptıkları ayrı adam asmalar şunlar bunlar vahşet ayrı. Ama yani bu tarz bir operasyon yoktu başlangıç olarak, girer girmez. Korkunç bir nefret var.

“Ülkenin yarısı başkanlık sisteminin ne olduğunu bilmiyor. İstemeyen de Erdoğan istediği için istemiyor. İşte muhalefet.” Kardeşim, bu konu bitti, ben Tayyip Hocam’ı Allah’ın izniyle ikna ettim. “Ben partili cumhurbaşkanlığını kabul ediyorum” dedi açıkladı işte. Haklı, onda bir şey yok. Alenen AK Parti’nin içinden gelen insan. Şimdi “benim AK Parti’yle alakam yok” derse çok acayip bir durum olacak. Buna kimse inanmaz. Diyorlar ki “sen anayasaya uy” işte resmen söyledim. Tamam doğru, anayasaya göre öyle yapması lazım ama biliyoruz ne olduğunu. Onu ne yapalım peki, değil mi? Onun için o konuda haklı. MİT’in kendine bağlanması, bu çoktan yapılması gereken bir şey. Başkomutan olduğuna göre tabii ki sana bağlanacak. Efendim, genelkurmay Allah Allah başkomutana nasıl bağlanmaz? Kime bağlanır yani? Hayır, hem başkomutan olacak hem ona bağlı olmayacak böyle bir şey olur mu? Olmaz tabii. Tabii ki genelkurmay da cumhurbaşkanına bağlanacak. Bununla ilgili kanunu hemen çıkarsınlar, buna muhalefet de yardım etsin, bunun aksi olmaz. Diktatör değil aslan gibi delikanlı, bizim kendi evladımız kardeşimiz. Ne diktatörlüğü? Çok ayıp yapıyorlar. İngiliz derin devletine diz çökmedi bu kadar, tek yaptığı bu, suçu bu onların kafasında başka bir konu olmaz. Kelimenin tam anlamıyla delikanlı. Bir tek Allah’tan korkuyor. Lafı uzatmaya gerek yok. Ayrıca “ben entelim” falan da demedi “ben Anadolu delikanlısıyım” dedi. “Kasımpaşa’dan geliyorum” dedi biz onun için seçtik uzatmaya gerek yok. Varsa başka konular onları söylesinler onlar halledilir.

Eğer başkanlık sitemi olsaydı Allah esirgesin darbe otururdu ben söyleyeyim. Bak parlamenter sistem sayesinde darbe alaşağı olmuş oldu. Çünkü bütün partiler tavır koymuş oldu herkes tavır koydu. Parlamenter sistem hayati. Tayyip Hocam da bunu görmüştür. Mesela Mehmet Ali Şahin de “Bu olay parlamenter sistemin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor” diyor.

Tayyip Hoca’nın kılına dokundurtmayız. O bizim kendi evladımız kardeşimiz tabii ki dokundurtmayız. Çünkü o bizim şerefimiz. Eğer ona yardım etmez de adamların eline onu teslim edersek -Allah vermesin tahayyül etmek dahi mümkün değil- bu çok korkunç olur. Osmanlı’da vardı, ayaklanıyordu yeniçeri “al-götür” diyorlardı. Ondan sonra diyordu adam “şimdi de gel bakalım şunları da istiyorum.” “Onları da al-götür” diyorlardı. Bu çok korkunç bir olay. Hiçbir mazlum insan katillerin eline verilmez. Adam katil görüyorsun işte takır takır tarıyor. Benim verdiğim parayla gidip silah alıyor. Biz sana güveniyoruz. Müslümanları vuracağını söylesen biz sana o silahı verir miyiz eline? Bizi aldatıyorsun, bizi aldatıyorsun kendini gizliyorsun. Katil olduğunu gizliyorsun, hain olduğunu gizliyorsun, zalim olduğunu gizliyorsun. Daha hala aklımda, o filmi gördüm aklım gitti. Yazık günah, bu nasıl bir zulümdür? Ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Demirlerin kenarına sıkıştırıyor bütün gücüyle bastırıyor hepsini ezip-geçiyor. Şu azgınlığa bak. Helikopterden ateş ediyor otomatik silahla, altta kim var adamın umurunda değil. Sen Müslümanları şehit ediyorsun. “Bir kişiyi öldürmek bütün dünyayı öldürmek gibidir” diyor Allah. Bu nasıl bir zulüm?

“Üstadım, devletimizin de emrinde ve milletimizin de emrinde olan korucularımız her konuda görev almaya hazırdır. Darbeciler daha bunları hesaba katmamış gibi görünüyor. Duyurulur” diyor. Aslan.

Darbecilerin kullandıkları F16’lar Türkiye’nin acil savunma ihtiyacı durumunda bombalı olarak hazır bekletilen F16’larmış. Düşmana atılacak bombayı halka attılar.

Özellikle özel harekat binası, vay alçaklar, vay kahpeler, vay şerefsiz namussuzlar vay. Vay pislik herifler. Bu aslanlar, bu koçyiğitler, bu kabadayılar Allah için kendilerini İslam için feda eden insanlar. Allah’a kendini kurban etmiş insanlar. Niye gidip onları bombalıyorsun be kahpe be alçak? İnanılır gibi değil. PKK’ya karşı cansiperane bütün gücüyle savunma yapan özel harekatçıları gidip uykuda yakalıyor, bizim verdiğimiz parayla alınan silahlarla ve düşman için kullanılsın diye emanet ettiğimiz silahla gidip-vuruyor.

Bir etiket yapalım. Ne diyelim? “Gün birlik günü” diyelim.

Dünyalar güzeli insanları, aslan gibi delikanlıları mahvettiler. O özel harekat binasında uyuyorlardı aslanlarımız uykuda şehit oldular. Ne istiyorsun? Bir de bunun mantığı ne? Sen bombaladın eline ne geçti? Ne geçti eline yani? Güya korkutacak. O efeler binlerce kere bombalandılar onlar ne kâle alacaklar senin bombalamanı? Her yerin bomba olsa ne olur ayrıca? Sırf Karadeniz yeter bunlara.

Diyorlar ki “250 kişilik infaz listesi vardı.” Ne 250’si ne 250 bini, gördüğünü vuruyor adam herkesi vuruyor. Bütün Türk milletinden nefret ediyor adamlar, ne 250’si? Ama millet de kabadayı millet hiç umurlarında değil, elhamdülillah maşaAllah. Zaten sistem korkutmaya dayalı, adam söylüyor “korkutmak.” Bir korkutabilse arkası gelecek. Yani en az 2,5 milyon kişi bunların hedefi. Öyle az boz değil yani.

Bu kini nefreti nerenizde barındırdınız? Bu nasıl bir azgınlık böyle? Asker çocuklar da tir tir titriyor onlar da anlamıyorlar. “Bizi tatbikat diye getirdiler” diyorlar. Bir de sahtekarlık da yapıyorsun. Söylesene “darbeye götürüyorum” diye bak bakayım ne oluyorsun o zaman?

Mesela bu İngiliz gazetesi Daily Mail tutturmuş bir diktatör diye. Yani biz bilmiyoruz da onlar biliyorlar kendi kafalarına göre.

Batı basını darbenin ilk gecesinde “Erdoğan Almanya’ya kaçtı” diye haber yapmış. Bak kafalarındaki isteğe bak sen. Birde herkesi kendileri gibi zannediyorlar. Tayyip Hoca mangal gibi yürekli delikanlıdır, çifte yüreklidir. En baba adamınızı getirin vız gelir tırıs gider. Elli kere söyledi “ben kefenimle geldim” dedi ilk başta.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Sayın Erdoğan üç aylık süreyle tüm ülkede OHAL ilan edildiğini açıkladı. Ancak OHAL’den kesinlikle halkımızın tedirgin olmaması gerektiğini hatırlattı ve şunları söyledi: “Olağanüstü hal sıkıyönetim değildir. Demokrasinin daha iyi işleyebilmesi içindir. Valilik devreden çıkıp silahlı kuvvetler yönetime el koymayacak. Tam aksine valilerin yetkileri artırılacak ve silahlı kuvvetler valiliğin emrinde onların yönetiminde bu süreci sürdürecekler. Bizler demokrasiden asla taviz vermeyiz. Türk Silahlı Kuvvetleri kesinlikle hükümetin emrindedir” dedi.

ADNAN OKTAR: Evet doğru. Ama komutanlar da çıkıp bir şeyler söylesinler. Hava, kara, deniz, değil mi? Birer kelime söylesinler, “bB çok büyük kahpeliktir, kendi vatandaşını şehit etmek alçaklıktır” değil mi? Bu katillere bir şeyler söylesinler. Bu güzel olur iyi olur bereket getirir.

Her zaman olduğu gibi ülkücüler devredeler, maşaAllah. Allah sayılarını artırsın aslan onlar. Polisin içerisinde çok fazla ülkücü var. Tayyip Hocam onlara güvenebilir, benim kendi şahsi kanaatim olarak. Her dönemde yiğit ve devletten yana tavır koymuşlardır. Çok güzel devlet terbiyeleri vardır. Efendim, emekli polisleri de değerlendirelim. Polisi güçlendirelim. Özellikle özel harekat, aslanların bayağı heybetleri yeter. Bu Kuvayı Milliye efelerine benziyorlar, maşaAllah.

Asker de çok güzel nurlu bir varlıktır, asker tertemizdir. Ama “komutanım” diyor, çünkü adam “itaat edeceksin” diyor itaat ediyor. Orada bir kör açmaz var ona çok dikkat etmek lazım. Komutan “hırsızlık yap” diyebilir, “hadi oradan” dersin, değil mi? “Adam öldür” diyebilir “hadi oradan” dersin. Ama “düşmana karşı vatanı savunacağız” derse alnından öpersin o komutanın emrinde olursun. Bunu ayırt edeceksin. Komutanın delirmiş olabilir, sarhoş olabilir her şey olabilir. Yahut bir şekilde casustur, değil mi? Vatandaşına “git silah çek” diyorsa “çök aşağı” dersin. Bak her zaman söylüyorum; o an, mesela adam diyor ki “ben albayım” diyor tamam güzel albay olması iyi “vatandaşı öldüreceksin şu an” diyor. Albaylığı bitti. Asker de değil, o azmettirici bir katil. Sen onun üstü oluyorsun asker olarak, hemen onun üst subayı konumunda olursun. “Yat yere” dersin kelepçeler götürür adalete teslim edersin. Aklın var vicdanın var gereğini yaparsın.

“Kuran’a el bastım yemin ettim, ihbar edemezdim.” Kardeşim şimdi, adam öldürmek için yemin edilmez. Hırsızlık için yemin edilmez. Kuran’da açık hüküm var zulüm için yemin edilmez. Helali haram yapmak için, haramı helal etmek için yemin edilmez. O yemin zaten fasittir o yemin yok yani, hükmen yoktur o yemin. Öyle yemin olur mu? Adam diyor ki “Ben bu insanları öldüreceğim bunu gizleyeceksin.” O da yemin diyor, o yemin geçersiz olur öyle yemin olmaz. O yemin zaten haramdır. Yapılan yemin haram olan bir eylem. Harama girmişsin. Haram yemin geçerli olmaz. Helal bir yemin değil yani.

Yeminle ilgili ayeti buldun mu? Oku.

KARTAL GÖKTAN: Şeytandan Allah’a sığınırım: “Zarar vermek, inkarı (pekiştirmek), müminlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşanı gözlemek için mescid edinenler ve: "Biz iyilikten başka bir şey istemedik" diye yemin edenler (var ya,) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahitlik etmektedir.” [Tevbe Suresi, 107]

ADNAN OKTAR: İşte mesela bak o yeminin bir kere geçersiz olduğuna dair bir delil. Ama bir ayet daha var. “Ara bozmak için yemin olmaz” diyor hatırladığım kadarıyla “haram bir fiil için yemin olmaz” diyor. Hanımla beyinin arasını açmak için falan ona benzer. Bak şu ayet. Bakara Suresi 224. Şeytandan Allah’a sığınırım: “Bir de yeminlerinizi bahane ederek;” bak ne yapıyor bu? Yeminini bahane ediyor değil mi? Ayetin hükmü açık bak “Bir de yeminlerinizi bahane ederek; iyilik yapmanız, sakınmanız ve insanların arasını düzeltmenize Allah'ı engel kılmayın.” Çünkü “ben yemin ettim” diyor Allah’ı engel kılıyor kendisi. Allah “bu haram bunu yapmayın” diyor. “..iyilik yapacaksanız sakınma yapacaksanız” “ben bir kere yemin ettim deyip Allah’ı engel kılmayın” diyor. Çünkü “Ben böyle bir şey demem” diyor Allah. Yani “yeminle beni engel haline getirmeyin” diyor Allah. Haramdır bu fiil. “Allah işitendir, bilendir.” Bak “yeminlerinizi kendi aranızda bir bozgunculuk unsuru edinmeyin.” Darbe için yemin edilir mi? Bozgunculuk değil mi bu darbe? Ee? Bak “Yeminlerinizi kendi aranızda, bir bozgunculuk unsuru edinmeyin;” Yani fitne için kullanmayın “sonra sapasağlam basan ayak kayar” ayağın kayıyor işte “ve Allah'ın yolundan alıkoyduğunuz için kötülüğü tadarsınız.” Gördünüz işte. Başlarına gelenleri de görüyorsunuz. Bak “Allah’ın yolundan alıkoyduğunuz için” Allah’ın yolundan nasıl alıkoyuyorsun? Allah’ın yolunda adam öldürmek haram. Allah’ın yolundan alıkoyuyorsun, adama adam öldürtüyorsun. O zaman diyor ki Allah: “O zaman kötülüğü tadarsınız. (Ayrıca) Büyük azap da sizin içindir.” [Nahl Suresi, 94] diyor. Bak bir tek dünyada belanızı bulmakla kalmazsınız ayrıca ahirette de canınızı yakacağım diyor Allah belanızı vereceğim diyor.

Nahl Suresi 92: “Bir ümmet diğer bir ümmetten (sayıca ve malca) daha gelişkindir diye, yeminlerinizi kendi aranızda bir bozgunculuk unsuru yaparak, ipini kuvvetle eğirdikten sonra bozup-çözen (kadın) gibi olmayın.” Yani Türkiye mesela birleşmiş değil mi gayet güzel, sen bozgunculuk yapıyorsun, ayrı ayrı ayırıyorsun diyor Allah. Ayet çok manidar. “Bozup-çözen kadın gibi olmayın.” Yani yeminlerinizi Allah’ın yolundan insanları alıkoymak için kullanmayın diyor. Ayetler çok açık. 

“Amerikalı Demokrat Parti Milletvekili Brad Sherman darbe günü paylaştığı twitinde “Türkiye’de asker yönetimi ele alıyor. Umarım gerçek demokrasi getirir, Erdoğan tarzı otoriter değil” diye yazı yazmış. Otoriter değil artık direkt zulüm var. Tayyip Hoca’nın ahlakına bak, onların gösterdiği zulme bak. Onların getireceği zulüm, açıkça görülüyor. Çoluğu çocuğu tanklarla ezen, helikopterle insanları havadan delik-deşik eden, özel harekatçı aslanlarımızı gece uykuda yakalayıp onları şehit eden bir zihniyet kahpedir. Başka bir şey değildir.

Evet, şimdi görüntülü mehter seyredelim devam ediyoruz.

VTR: Mehter Marşı

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza devam ediyoruz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Az önce Haber Türk’te darbe akşamı köprüde çekilen resimlerden videolardan göstermişler. Çok net görüntüler bunlar. Asker tankların üzerine mevzileniyor ateş etmek için, halk silahsız, tanklara yaklaşıyor. Benim milletim çok sıcak tatlı. “Mehmetçik benim kendi kardeşim” diyor. Asker çünkü çok seviliyor Türkiye’de. Sevdiği için güveniyor. Çünkü kendini koruyan bir mübarek varlıktır asker. Birkaç kişi ikna etmek için ilerliyor tanktan bak hayvanlığa bak top atışı yapılıyor halkın üstüne top. Bu alenen kahpelik başka bir şey değil. Bak buna rağmen kabadayılığı, delikanlılığı milletin tescilli ya, bu mübarek millet, yine ilerliyorlar. Bayraklarla tanklara doğru yürüyorlar, alenen silahsız sivil halka bu sefer otomatik silahla ateş açılıyor, onlarca kişi şehit oluyor yine dönmüyor vazgeçmiyor delikanlılar. Bu tarihimiz içinde görülen en büyük alçaklıklardan bir tanesi. Ben böyle alçaklık görmedim. PKK mesela silahlı askerle karşılaşıyor, burada silahsız mazlum ve seni seviyor alçak adam, kahpe adam seni seviyor bilmiyor, seni dost biliyor ikna edeceğini düşünüyor. Böyle alçaklık olur mu? Çünkü “Mehmetçik bizim askerimiz ne olacak ben ona sarılır ikna ederim” diyor “bizi koruyan insanlar zaten, bizi korumak için canını veren insan” diyor bütün samimiyetiyle yaklaşıyor. Alçakça makineli tüfekle ateş ediyorlar. Bunları böyle ikna eden bu alçak zihniyet nedir, bu kahpe zihniyet nedir bunu öğrenmek lazım.

Suud Kralı Salman Türkiye’ye 550 milyar dolarlık yatırım kararı almış. Çok isabetli hareket etmiş. Ekonomiyi çökerttiklerini zannediyorlardı. Bak muazzam bir yatırım planı. Suud Kralını tebrik ediyorum Allah razı olsun. Çok kardeşçe, Müslümanca aslan gibi güzel bir tavır koymuş. Oynanan oyunu darmadağın edecek bir girişim bu. 550 milyar dolar ne demek? Ekonomiyi şahlandıracak bir şey. Hayırlı uğurlu olsun. 

BÜLENT SEZGİN: Türk Silahlı Kuvvetleri'nin açıklamasını okuyabilir miyim?

ADNAN OKTAR: Evet.

BÜLENT SEZGİN: İnternet sitesinde yayınlanan açıklamada Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, darbe girişiminde bulunulan 15 Temmuz gecesinde yaşananlar ayrıntılı bir şekilde anlatılarak, “Bu zilleti ve rezaleti Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne, mazisi şan ve şerefle dolu Türk Silahlı Kuvvetleri'ne, asil milletimize yaşatan alçaklar en ağır şekilde cezalandırılacaklar.”

ADNAN OKTAR: Atanıza rahmet. İstediğim üslup da olmuş. İstediğim üslup da olmuş mesela "Bu bir kötülüktür." falan değil, "Alçaklıktır." Çok güzel. Ağzına diline sağlık paşamızın. Onu çok seviyoruz, ölümüne onun yanındayız Allah rızası için. Gönlü çok rahat olsun. Ama hava, kara, deniz; lütfen istirham ediyorum kısa kısa birer açıklama yapsınlar. Hiçbir mahsuru yok böyle bir dönemde. Büyük bir güzellik olur. 1. Ordu, 2. Ordu, 3. Ordu da açıklama yaparsa; Ege Ordu açıklama yaparsa çok çok güzel olur. Derli toplu bu yapılan cinayetlerin alçaklık ve kahpelik olduğunu söylesinler. Adam bilmiyor; Boğaz Köprüsü'ne girmiş, arabayla gelmiş, evine gidiyor. Tanklarla kesmişsin. Araba durmuş. Duruyor çoluk çocuk, annesi babası. Sen tanklarla alçakça ezmeye başlıyorsun köpek herif, alçak herif. Ve paramparça. Resimler bakılacak gibi değil, dehşet verici. Kiminin kafası kopmuş, kiminin vücudu kopmuş. En azılı alçak insan bile bunu yapmaz. Arkasından helikopterden ateş emri veriyorlar. Arkasından direğin tepesine tırmanıyor gözü dönmüş alçak, oradan halkı vuruyor. Bu azgınlık nedir, bu merhametsizlik, bu sevgisizlik? Millet sizi dost biliyor, yanınıza gelmiş. Dostluk da doğru. Yüzde doksan dokuzu öyle. Ama sen kahpe ve deli tiynetlisin. Onun iyi niyetini suiistimal ediyorsun. O senin kahpe alçak olduğunu bilse sana ne yapacağını o bilir. O tüfeği sana yedirir, ağzına sokar senin, kanunla hukukla. Kendine ait silahı sen ona doğrultuyorsun. Onun parasını biz verdik alçak.

O gece sakallı oldukları için "IŞİD'çi askeri linç ediyor." diye haber yaptıkları kişilerin biri ünlü dizi oyuncusu, dizi için sakalını uzatmış. Sakal uzatmak suç da değil ayrıca. Diğer ikisi de halkı yatıştıran insanlar, "Yapmayın etmeyin" diye. Üç kişi birlikte yaralı askeri arabaya taşıyan insanlar. Oyunun içinde oyun. İftira üstüne iftira. Sakın ha. Hiç kimse bu oyunlara gelmesin.

Bu ayrıca AK Parti'ye destek de değil kardeşim. AK Parti'yle ne alakası var bunun? Mesela Paşa açıklama yapıyor, halk toplanıyor, gece dışarı çıkıyorlar; bunun AK Parti'ye destekle alakası yok. Bu CHP'ye de destektir MHP'ye de. Millete destek bu. Ne alakası var yani? Orduya destektir, istikrara destektir. AK Parti'ye yarayacak hiçbir yönü yok bunun. Oturup bunun bu şamatasını yapmasınlar. Biz AK Parti'ye yarasın diye konuşma yapmıyoruz.

Askeri adamlar tartaklıyor, çocuklar diyor ki, "Üç arkadaşımızı öldürdü." Yani cinnet geçirttiler millete. İyi niyetle geldiler oraya. Bunlar delikanlı insan, sen üç arkadaşını birden gözünün önünde öldürürsen, katilini de yakalarsa aklı gider. Allah esirgesin. Buna rağmen yatıştırdı millet onları. Aklı giden olabilir. Sen anasını babasını gözünün önünde öldürürsen adamın ne yapmasını bekliyorsun? Elini mi öpecek adam? Sen olsan ne yaparsın? Birçok insan cinnet geçirir böyle bir şeyde, Allah esirgesin. İnsan zayıf yaratılmış. Ama buna rağmen asker de vatandaşlar da birbirleriyle kucaklaştılar. Suçlu olanlar alıp götürüldü. Askere biz laf ettirmeyiz.

Genelkurmay'ın açıklaması mükemmel olmuş. Allah razı olsun. Uyardık, yarım saat sonra açıklama geldi. Ama paşalarımdan, ellerinden öpüyorum; hava, kara ve deniz; bu milleti seviyorlar, bir açıklama yapsınlar. Bu kahpe cinayetlerle ilgili yapacaklar. Bunun bir alçaklık olduğunu söylesin, ben bir duyayım. Bu beni çok kızdırdı.

Hayır kardeşim, severek geliyor. Polis diyor ki, "Ben ikna ederim. Ne olacak ki." diyor. Mesela motosikletiyle bir polis var. Canım benim, diyor ki "Mehmetçik onlar benim çocuklarım. Gider ben ikna ederim. Hiçbir şey olmaz." diyor. Bas bas bağırıyorlar, "Sakın gitme!" diye bağırıyorlar. Otomatik silahla tarıyorlar koçyiğidimizi, aslanımızı. Milletin askerine güveniyor, "Mehmetçik" diyor. Canını teslim etmiş tabii ki sevecek. Halen de canı gibi seviyor ama kahpeleri değil kalleşleri değil.

Halka olan bu nefret açıklanacak gibi değil. Bütün Türk milletine bir nefret; bu İngiliz derin devletinin nefreti. İngiliz derin devletinin askeri adam, onun emrine girmiş. Mehmetçik ayrıdır, İngiliz derin devletinin kahpeleri ayrıdır.

KARTAL GÖKTAN: Etiketimiz 4 numaraya yükseldi Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Göreyim. "Gün Birlik Günü" Güzel. 

BÜLENT SEZGİN: Başbakan Binali Yıldırım, OHAL'le ilgili mesajında; "Alınan bu karar halkımızın gündelik hayatına yönelik olmayıp devletin mekanizmalarının düzenli ve hızlı işleyişine yöneliktir. Meydanlara inin, meydanı bırakmayın." dedi. Sayın Efkan Ala ise, "Vatandaşımızın hayatında hiçbir olumsuzluğa yol açmayacak OHAL. Bu mücadelede devletin işleyişine hız kazandıracak. Vatandaşla ile ilgili değil devletin işleyişiyle ilgili düzenlemedir. Hiç kimse endişe etmesin." dedi.

ADNAN OKTAR: Kabadayıya inanıyoruz. Gönlü rahat olsun. Efkan Baba yaman delikanlıdır.

Özgür Demirok; "Laiklik ve demokrasi asla İslam'la bağdaştırılamaz." diyor. Laiklik Kuran'ın tek bir ayetiyle açıklanmıştır. Şeytandan Allah'a sığınırım, "Senin dinin sana, benim dinim bana" diyor. Bu laikliğin en kestirme, en kısa, en özlü açıklamasıdır. Hani yoktu İslam'da? Bak, Allah dört kelimeyle bitirmiş. Sen ciltlerce kitap yazıyorsun, Cenab-ı Allah hikmetle dört kelimede bitirmiş. Demokrasiyi anlatmak için ciltlerle ansiklopedi yazıyorlar. Yine de anlatamıyorlar. Cenab-ı Allah, ne kadar özlü ve kısa; "Senin dinin sana, benim dinim bana." Yani ben senin dinine karışmam sen de benim dinime karışma. Sen kendi dininde özgürsün ben de dinimde özgürüm. İşte laikliğin kısa özeti.

Fatih Kerem, o da benim İsrailli olduğumu söylüyor. Doğru, ben Beni İsrail kökenliyim. Yani Hazreti Yakup (a.s) soyundan geliyorum. İftihar ediyorum.

Mustafa Varank geceyi şöyle anlatmış, -Cumhurbaşkanımızın danışmanlarından Mustafa Varank; ağabeyi cuntacılar tarafından İstanbul Belediyesi önünde şehit edilmişti- Mustafa Varank şöyle diyor; "Ağabeyimin telefonunu aradım. Bir şahıs açtı ve 'Ağabey, bu telefonun sahibi çok yiğit bir ağabeydi ve az önce vuruldu. Götürdüler.' dedi." diyor. Ne yaptı size bu insan?

Özetle Tayyip Hoca'ya çok sıkı sahip çıkmak lazım. Bunların böyle bir züppe kafaları var, çakal; Anadolu halkını kabul etmiyorlar. Ta eskiden beri, ta 60'lardan beri öyle bir üst kafa vardır halkı adam yerine koymayan; yine hortlamış bu alçak zihniyet. Tayyip Hoca da Anadolu delikanlısı ya ağırlarına gidiyor kendilerini idare etmesi. Züppe istiyorlar tepelerinde. Bir züppe bulacaklar kendi kafalarına göre, katil arıyorlar. Ona müsaade etmeyiz. Tayyip Hoca’yı da her halükarda savunacağız. Ne yapıyorsanız yapın.

Ben her partidenim. CHP'liyim, MHP'liyim, AK Partiliyim, Saadetliyim. Benim bir tane partim olmaz.

Bağdat Caddesi'ni de böyle sanki kafir caddesi gibi ilan etmenin alemi yok. Bağdat Caddesi hep ülkücü, milliyetçi, aklı başında adamlardır. Bağdat Caddesi’nin özel bir anlamı yok. Yok tankları alkışladılar bilmem ne. Adam bilmez, tanklar geçiyorsa hoşuna gitmiştir alkışlar. Askeri geçit oluyor, alkışlıyor halk. Ne bilsin ne yaptığını. Daha darbeyi kimse öğrenmemiş bilmemiş, bilinmiyor; adam tank görür alkışlar. Biz de çocukluğumuzda tank gördüğümüzde alkışlıyorduk, asker geçerdi alkışlardık. Ne bilsin ne olduğunu. Bağdat Caddesi nefreti var bazı tiplerde. Bağdat Caddesi'nde bir şey yok. Normal vatandaş. Şu Bağdat Caddesi muhabbetini de kessinler. Bağdat Caddesi'nde nur gibi Müslümanlar var. Ne alakası var yani? Bir de bayrakla falan olayı şey yapmak, bir provokasyon var orada "Tankı alkışladı" bilmem ne. Asker gördü mü insan içi kabarıyor, heyecanlanıyor, sevgi duyuyor, şak şak durduk yere alkışlıyor insan. Seviyoruz askeri yani biz millet olarak her zaman severiz.

Amerika Birleşik Devletleri Başkan Adayı Trump, Erdoğan'ın bu darbeyi püskürtmesini takdirle karşıladı. Bu adam samimi bence. Trump tam tipik Amerikalı bu. Hakikaten yanlışları var ama bu ikna edilebilir. İslam'a karşı falan da değil bu. Öyle bir şey yok. Sadece korkuyor teröristlerden falan o kadar. "Bazıları darbenin tiyatro olduğunu iddia ediyor. Bence değil." demiş. Doğru söylüyor.

Her bayramda Bağdat Caddesi'nde zafer takı geçiyor, halk hep alkışlıyor asker geçtiğinde. Ne bilsin, tanklar geçince öyle zannetmiştir. Bir yerden bir yere gidiyordur mesela bir sevkiyat vardır, oradan geçerler. Onun için Bağdat Caddesi halkını kafir ilan eder gibi bir üslup istemiyorum. Bunu bıraksınlar. Bu çok gıcık. Provokasyona ne kadar açık insanlar. Birde bayağı sağlam delikanlılardır, çoğu milliyetçi ülkücüdür.

İngiliz Telegraph haber sitesi gazetesinde köşe yazısında Con Coughlin; "Diğer bir sorun da Erdoğan'ın İslamcı ülkeye bağlı olması. Ve özellikle de rejimin Suriye'de bulunan ve El Kaide örgütüyle bağlantılı gruplarla ilişkisinin olması." Ya kardeşim eğer sen bunu ispat etmezsen müfteri bir iftiracısın. Ne kadar çirkin bir şey. Bir tane delil ver, bir tane. "İdeal bir dünyada herkes Erdoğan'ın Türkiye'yi İran stili bir İslam devletine dönüştürme yönündeki çabalarını durdurmayı ve NATO'nun en üst mertebesindeki yerini korumasını isterdi." NATO'ya biz zaten bağlıyız. NATO'yla ilgili bir sorun yok. Türkiye de ayrıca dindar bir ülke, İran'dan da dindardır, İslam aleminin en dindar ülkesidir. "Ama eğer Erdoğan gerçekten radikal İslamcı tavrını sürdürmekte kararlı davranırsa NATO'nun bu Türk müttefikinden kurtulmaktan başka çaresi olmayacak." Sen öyle zannet. Türkiye NATO'dan çıksa NATO çöker. Buradaki kanadı mahvolur. O zaman karşı kanat dünyanın en büyük gücü haline gelir. Çünkü bütün üsleri falan sökülecek. Ve zincirleme bütün üsler sökülür ondan sonra. Bizim NATO'yla ilgili sorunumuz yok. Durup durup işte yok NATO yok Birleşmiş Milletler. NATO'ya da bağlıyız Birleşmiş Milletler'e de bağlıyız Avrupa Birliği'ni de istiyoruz. Öyle bir derdimiz yok. İran stili bir İslam devletine dönüştüğü falan da yok, gelsin sokaklara baksınlar. Bütün gençler modern, herkes modern, her şehir modern. Nerede İran modeli yani? Hayır, yobazlar bağnazlar oluyor, görüyoruz. Ama çok az, bazı köşede kenarda böyle gettolarda falan ufak tefek topluluklar. Onların bir gücü yok. Tankları karşılayanlar, askerler; hepsi modern gençler, hepsi kabadayı, klasik İstanbul delikanlısı. Öyle bir şey yok. Hiçbiri IŞİD’ci zihniyetinde değil.

Trump darbe denemesi gecesi hakkında şöyle söylüyor, "Bir anda insanlar tankların önüne geçti ve asker kendi insanlarının karşısında durmadı. Askerleri halka sarılırken görüyoruz. Bu muazzam bir şey. Ayrıca insanların evlerinden çıkıp hükümeti desteklemesi hükümetin etkileyici bir iş yaptığını bize kanıtlıyor. Türkiye'de insan hakları eleştiriliyor ama insan hakları konusunda bizim kendi ülkemizde çok problem var. Bizim sokaklarımızda polis halkı vuruyor. Kişisel özgürlük konusunda mesaj verebilecek durumda olduğumuzu sanmıyorum." diyor.

Şimdi kısa bir ara verelim, devam edelim.

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz.

VTR: Münafıklar Müslümanların Dağılmasını Hedeflerler

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza devam ediyoruz inşaAllah. 

ADNAN OKTAR: Yine her zaman söylüyorum, er olan kardeşlerimiz hukuksuz hiçbir emri dinlemesinler. "Gidip vatandaşı vurun." diyor, bilmem ne diyor falan feşmekan. Bu ahlaksızlıktır. Böyle "Hadi oradan ahlaksız!" deyip hiçbir şekilde dinlemesinler. Yapan çünkü o anda subay vasfını kaybeder. Asker olma vasfını kaybeder çünkü o kiralık katil konumuna düşüyor. Kiralık katili dinlemek suç olur, ağır suç olur.

Bazı yerlerde operasyonlar devam ediyormuş, gözaltına alınamayan şahıslar varmış.

Kalabalık köprüye yürüyormuş, halk. "Geçen haftadan daha kalabalığız, ilgililere" diyor. Tabii çok kalabalık olması lazım.

"Tankın camlarına yangın söndürücü ya da sprey sıkınca tank kör oluyor." diyor. Ona gerek yok işte. Tankları ya çıkaralım, karakolun önlerine çeksinler tank dışarıda dursun, polisin gözünün önünde olsun. Adamın oradan gelip tankın içine girecek hali yok ya. Gereğinde de kullanılır, dışarıda bulunmasının bir mahsuru yok tankın.

TSK bir açıklama yaptı benim söylememden sonra. Allah razı olsun. Yarım saat sonra söylememden, açıklama yaptı. Herhalde hepsi adına açıklama yapmış oldular ama tek tek de olsa çok iyi olur. Ona Tayyip Hoca bir kanunda düzenleme yapsın da Hava, Kara, Deniz Komutanları; 1. Ordu, 2. Ordu, 3. Ordu ayrı ayrı açıklama yapsın. Bu çok güzel olur. Ama Genelkurmay adına açıklama oldu. Fakat bir şeyi pekiştirmek her zaman daha iyidir.

"Etimesgut'la ilgili sosyal medyada yayınlanan haberler gerçeği yansıtmamaktadır." diyor Ankara Valiliği 22:45. "Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda ilimiz Etimesgut ilçesinde bulunan askeri birliklerde bir hareketlilik olduğuna dair bilgiler yer almaktadır. Söz konusu haberler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Halkımızın gerçek dışı bu tür haberlere itibar etmemesi fevkalade önemlidir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." diyor.

Tabii bir darbe hissederse kardeşlerimiz, şey de çalsın her türlü alarm; sirenler şunlar bunlar falan.

Evet, dinliyorum Fikret. 

KARTAL GÖKTAN: Etimesgut'tan bir video daha vardı Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Bakayım. İşte Bediüzzaman Said Nursi diyor, "İmanlı millet" diyor, "Kahraman ordu." diyor. “Hakikat hali anlayacağı” diyor. “Deccal komitesinin oyununu bozacağı rivayetlerden anlaşılıyor” diyor. Bediüzzaman diyor ki; “Gariptir, hem çok gariptir. Yedi yüz sene müddetinde İslamiyet’in ve Kuran’ın elinde şeref-şiar, bârik-âsa bir elmas kılınç olan Türk Milletini ve Türkçülüğü, muvakkaten İslamiyet’in bir kısım şeâirane karşı istimâl etmeğe çalışır. Fakat muvaffak olamaz, geri çekilir. Kahraman ordu dizginini Deccalın elinden kurtarıyor” diye rivayetlerde anlaşılıyor” diyor. Demek ki orduya Deccal el atacak.

Şimdi kısa bir ara verelim, devam edeceğiz.

BÜLENT SEZGİN: Kısa videolarla devam ediyoruz programımıza.

VTR: Mehter Marşı

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza devam ediyoruz.

ADNAN OKTAR: Ankara Etimesgut’ta vatandaşlarımızın biraz geriye çekilmesi gerekiyormuş. Görüş alanı daralıyormuş çünkü. “Dolayısıyla Allah muhafaza herhangi bir şekilde provokasyon, herhangi bir kalkışma olduğu zaman kimin ne olduğu görülemez” demiş polis. Onun için vatandaşlarımız Etimesgut’ta biraz geriye çekilsinler. Yani polise kolaylık sağlasınlar Etimesgut’ta vatandaşlar. Polis ne diyorsa onu dinlesinler.

Evet, şimdi yine kısa bir ara verelim.

BÜLENT SEZGİN: Videolarla devam ediyoruz.

VTR: Bölünmek Yok Olmak Demektir

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza devam ediyoruz.

ADNAN OKTAR: Yasin Aktay. Kim Yasin Aktay? “Darbeciler her türlü çılgınlığı yapabilirler. Bazı vatandaş gruplarını hedef alıp iç savaş arayışına girerler.” Yok, onu boş yere, uğraşmasınlar. Hiç olmaz o. Vatandaş grubu ne olabilir? “Bazı vatandaş gruplarını hedef alıp iç savaş arayışına girebilir” Hiçbir şekilde olmaz. Bir kere onu unutsunlar. Öyle bir konu yolmaz. Onu bir geçelim. Yani Alevi’yi mi kışkırtacak? Bektaşi’yi mi kışkırtacak? Sünni’yi mi kışkırtacak? Kimi kışkırtacak? Hiç kimse kâle almaz. Burada bir intikam ruhu var bazı tiplerin. Ve çok büyük hata yapıyorlar.  Yani bu kafayla bir yere varamazlar.

“CHP’nin Pazar günkü mitingine davet aldık. Parti olarak da davet aldık. İcabet edeceğiz. Bu artık parti meselesi değil” Tabii. “AK Parti kadroları içinde kripto kişiler olabilir. Gözden geçirme yapılacak. Fakat delilsiz hiçbir şey yapılmaz.” Diyor. Yok ya bütün mesele işte şu ilk aşamada yapılanlardı. Yani ana beyin takımı dümdüz yani bitti yani konu.

Bediüzzaman diyor ki; “Onlar iyi bilsinler ve titresinler ki gürültüye pabuç bırakmıyoruz. Zira Risale-i Nur eserlerinde hak ve hakikati görmüş, öğrendik ve inandık. Türk Gençliği uyumuyor. Bu kahraman İslam Türk milleti başka bir devletin boyunduruğu altına giremez.”

“Fedakar Müslüman Türk gençliği sahip olduğu tahkiki iman kuvvetiyle vatanını sattırmaz. Dindar cengaver Türk milleti ve imanlı cesur Türk gençliği korkmaz“ diyor Bediüzzaman. Görüyor musunuz Bediüzzaman’ın güzelliğini? Garip dönem çok gariptir diyor Bedizüzzaman. “Yedi yüz sene müddetinde İslâmiyet’in ve Kur’ân’ın elinde şeref-şiar, bârika-âsâ bir elmas kılınç olan Türk milletini“ Türk milletini görüyor musun nasıl övüyor Bediüzzaman? Diyorlar ki Kürtçü mürtçü. Baksana ne diyor? Yedi yüz sene müddetinde İslâmiyet’in ve Kur’ân’ın elinde şeref-şiar, bârika-âsâ bir elmas kılınç olan Türk milletini ve Türkçülüğü, muvakkaten İslâmiyetin bir kısım şeâirine karşı istimal etmeye çalışır! Fakat muvaffak olmaz, geri çekilir. Kahraman ordu, dizginini deccalın elinden kurtarıyor diye rivayetlerden anlaşılıyor.” Demek ki şuan bir deccal musallatlığı var orduya ve yakasını kurtarıyor inşaAllah.

“Şeair-i İslâmiyeye ve siyaset-i İslâmiyeye darbe vuranlar on iki, on üç, on dört, on altı sene zarfında büyük darbeler yiyecekler. On altı diye bana ihtar edildi” diyor. Acaba 2016’ya mı işaret ediyor? Çünkü bak on iki diyor bu 12 Eylül’e işaret ediyor herhalde. On altı da 2016’ya işaret ediyor olabilir. Tabii aramak bakmak lazım. “Evvelki meselenin aksine olarak, geniş dairede vuku bulan o hâdisâtı ve büyük cemaatlere gelen o tokatları, küçük bir dairede şahıslara gelecek tokatlar suretinde mânâ vermiştim ki, tam aynen iki dairede, hem küçük, hem büyük, on iki sene sonra en müthiş dünyayı terk ettiği gibi, büyük dairede de onun gibi dehşetli cemaatler on iki, on üç, on dört, on altı tarihlerinde aynı tokatları yediler ve yiyecekler diye ihtar edildi“ diyor Bediüzzaman.

CHP’li bir tanıdığımız söylemiş, “Biz başlangıçta meydana çıkıp gösterilere destek veriyorduk ancak son günlerde giderek dombıra çalınan ve parti propagandası yapılan yerlere dönüştü“ Dombırayla coşuyorsa coşsun o ayrı mesele ama AK Parti propagandasına dönüştürmek hiç doğru değil. Parti diye bir konu yok artık. CHP, AK Parti, MHP tek parti hepsi artık milletin partisi var, millet tek vücut oldu. “Binali Yıldırım yapmıyor ama Tayyip Bey parti propagandasına dönüştürdü” diyor.  Yapmaz, Tayyip Hoca da yapmaz. Kılıçdaroğlu’nu, Bahçeli’yi alıp birlikte çıksalar birlikte olduğumuzun mesajını verseler ve tek partiye bunu mal etmese bunu çok iyi olur” diyor. CHP, MHP hepsi güçlü partiler, bu çok çok sıradan bir hareket olur bunu AK Parti propagandasına çevirmek. Çok da ayıp olur. Bu vatan millet meselesi, milletin bütünlüğü meselesi. AK Parti’yle bu işin alakası yok. CHP, MHP AK Parti, Saadet hepsi kardeş, bütün tek parti var.

BÜLENT SEZGİN: Köprüden son görüntüler vardı Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Bakayım. İşte bu kadar. Kardeşim bu tarz kalabalık olduğunda hiçbir şey yapamazlar. Yani az kalabalık tehlikelidir. Mesela böyle bir kalkışmada hınca hınç doldurulursa meydanlar. Birde mesela tank yolu kesildiğinde üç kamyon beş kamyon değil elli, yüz kamyonla kesmek lazım. Yerinden bile kıpırdayamaz o an. Böyle U biçiminde veyahut hilal biçiminde sarıp tamamen kapatmak yani çok kalınca. Mümkünü yok ondan sonra onu yerinden kıpırdatamazsın.

AK Parti milletvekili Yasin Aktay biraz önce “Parti bayraklarımıza meydanlarda kesinlikle izin vermiyoruz” dedi.

KARTAL GÖKTAN: Köprüden bir resim daha gösterebilir miyim?

ADNAN OKTAR: Evet. Evet evet en az böyle olması lazım. Çok güzel. Darbe istemiyoruz kardeşim bu kadar. Yani çünkü istemeyişimizin nedeni bu adamlar çok korkunç zalimler akıl almaz acımasızlar, demokrasiyle falan da alakaları yok meşru legal hükümeti yıkıp rezillik meydana getirmek istiyorlar. Ne manyaklık yapacakları hiç belli olmaz. Halkın üstüne tanktan ateş açan önüne geleni öldüren adam ne yapmaz ya? Ama kahraman askerlerimiz mazlum askerlerimizi tenzih ederim onlar benim başımın tacı, onlar benim canım. Türk askeri hadislerde övülmüş mübarek bir askerdir onlara lafımız yok.

BÜLENT SEZGİN: Şuan köprüde mehter maaşı çalınıyor gösterebilir miyiz videoyu?

ADNAN OKTAR: Tamam çok güzel. Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Köprüdeki yürüyüşe katılanlar arasında dedelerimiz de var. Bir tanesinin resmini gösterebilirim.

ADNAN OKTAR: Hay maşaAllah. O kadar işte gelsin tankla kim geliyorsa. Dedem gereğini yapar evvelAllah bastonla böyle. Güzel. İyi bu bir tatbikat gibi olmuş oldu, tabii kanuna hukuka uygun yapılsın her şey. Kanun hukuk neyse ona uygun hareket edilsin.

Bizim Suriye olmamız diye bir konu olmaz. Bayağı aydın aklı başında bir topluğuz bölgenin en modern en aydın devletiyiz milletiyiz.

“On numara dokuz olmaz“ hoppala. “Başkomutan Adnan Oktar“ diyor. Bütün milletimiz bizim itaatli saygılıdır. Başkomutan Allah kimi dediyse biz onu Başkomutan biliriz. Tayyip Hoca’yı seçtik yüzde 52’yle tamam işte o başkomutandır. Eksiği de yok aklı başında dürüst bir delikanlı.

Köprüde mangal yapıyorlarmış şimdi şu anda “Darbekü“ yazmışlar. Helal olsun bizim millete, böyle millet yok dünyada.

Cinayete uygun genç bulmaları bu adamların mümkün değil. Çocukları kandırarak getirmişler, cinayet için hazırladıkları adamlar yüz kişiyi geçmez onları da tutuğumuz yerde yakalarız söyleyeyim öyle münasebetsizliği bıraksınlar. Cinayet konusunda eğitilmiş, cinayet konusunda yemin etmiş tipler var belli görülüyor. Ama askeri kandırıp getirmişler çocukları. Hiçbir asker cinayeti kabul etmez. Adama sen ne diyorsun çocuğa delikanlıya? Sen ananı, babanı, kardeşini doğrayacaksın keseceksin, öldüreceksin bombalayacaksın. Ee? İşte emir geldi. Hadi oradan dersin. Değil mi? Hadi oradan. Pislik yapma çök dersin, dön arkanı diyeceksin basacaksın kelepçeyi o kadar. Erler hepsi kabadayı delikanlı gençler aman ha öyle bir emir asla dinlenmez. Yalnız kardeşim defalarca tekrar ettim sana öyle emir geldiğinde o adam katildir. Diyor ki adam yarbay. Yarbaylığı bitti, ananı, babanı, kardeşini öldür dediğinde o cümle ağızından çıktığında yarbaylığı biter. Askeri kanunlara göre de öyle biter onun yarbaylığı. Ne olmuş oluyor? Er de olamıyor. Alelade azmettirici katil olur herkesin içinde söylüyor çünkü. Sen ne yapacaksın? Çök lan aşağı diyeceksin, dön arkanı kelepçeyi basacaksın o kadar senin sözün dinlenmez diyeceksin.

Köprüdeki insanlara top atıyorlar geçen sefer. Ne kabadayı millet hiç dinlemiyor ya maşaAllah. Göstersene bak nasıl zulüm işliyorlar. Bu ahlaksızlara uyulur mu bu cibilliyetsiz haysiyetsiz adamlara. Gösteriyor musun?

KARTAL GÖKTAN: Evet. Köprüden birkaç farklı yerden gösterebilir miyim?

ADNAN OKTAR: Göster. Bak hayvan herif sanki düşman var karşısında. Senin anan baban kardeşin. Bak görüyor musunuz zalimi top atışı yapıyor bak köpeğe. Ulan onlar senin kardeşin hayvan herif top atışı yapılır mı? Görüyor musunuz? Alçak bunlar haysiyetsiz. Namussuz şerefsiz adamlar. Mazlum insanların üstüne tankla top atışı yapıyor alçağa bak ya. Ben dünyanın hiçbir yerinde görmedim böyle bir şey. Her yerde darbe oluyor böyle bir şey olmaz. Havadan otomatik silahla taramak; alçak herif.

“Adnan Hocam Allah korusun İstanbul işgal edilirse ve TV yayınları kesilirse sizi izleme imkanımız olmazsa ne yapalım?” Kuran okuyacaksın. İnternet de kesilirse diyor değil mi o anlamda? Kuran okuyacaksın, dua edeceksin, İslam’a sarılacaksın ben senin karşına eninde sonunda gelirim, sen ona kafayı takma inşaAllah.

Halkın da tankı var gördünüz mü?

BÜLENT SEZGİN: Gösterebiliriz.

ADNAN OKTAR: O da kartondan yapmış kendine tank.

Böyle şeylerde en etkili şey kalabalıktır. Kalabalıkta tekbir getirmektir Allah’ı anmaktır.

Birde Tayyip Hocam dikkat ederse garip bir şekilde korunuyor. Bir, iki, üç, on, on beş, yirmi beş, otuz, kırk, elli, altmış, yetmiş kere korundu bak oraya bir dikkat etsin sonra ben onları açıklayacağım zamanı gelince ne olup bittiğini şimdi sadece seyrediyoruz. Bu konunun tarihi yazılacak sonra kitap olarak. Yetmiş kere korundu yetmiş kere, baksın. Öyle rastlantıya benzer bir olay değil. Yetmiş maddelik liste. Baksın yetmiş kere korundu. Öyle tesadüfle açıklanacak bir olay değil. Hepsi birbirinden acayip. Diyor ki on beş dakika kala şuradan kurtuldum, yedi dakika kala şuradan kurtuldum şuradan sıyırdı şuradan geçti böyle bir şey yok özel korunuyor. Karşı taraf da özel darmaduman ediliyor.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanı Erdoğan dün El-Cezire televizyonunda kendisine sorulan “Sizce başka ülkelerin bu darbe girişiminde parmağı olabilir mi?” Sorusuna şöyle cevap verdi. “Olabilir tabii. Şimdi Fethullahçı terör örgütünün de bir üst aklı var. Günü gelecek o da meydana çıkacak, biraz sabırlı olalım. Ve zaten bu üst akıllarla bunlar adım atıyorlar. Şu anda darbeyi yapanlar üst aklın onlara verdiği talimatla yaptılar.”

ADNAN OKTAR: Fatih Saltık, “Geçti gitti bitti” diyor. Geldi geçti ama bir düşman işgali olabilir. Yeniden fitne çıkartmaya kalkan unsurlar olabilir yine uyarmamız lazım. Nitekim bu akşam bak bütün millet ayakta geldi gitti bitti falan diyorsun ama senin dediğin gibi değil teyakkuz hali devam ettiğine göre hükümet de onu uyarıyor Cumhurbaşkanı da uyarıyor. Adamların bir C planı olabilir, D planı olabilir. Ona karşı uyarıyoruz. Geldi geçti bitti o sana göre öyle. Fatih Saltık, Saltık Fatih anladın değil mi öyle bir şey olmaz. Her zaman dikkatli olacaksın her zaman teyakkuzda olacaksın.

“Gece boyunca teyakkuzda olmak önemlidir diyorsun ama aslancıklar ne hikmetse dizinin dibinden ayrılmıyorlar.” Tek başıma mı anlatayım burada konuyu? Tabii ki yanımda olacaklar. Ayrıca bizim sokağa çıkmamız on adımlık bir şey inşaAllah. On adım. Sokakta olsak niye yayın yapmıyorsun diyeceksin, niye anlatmıyorsun diyecek. Yayın yapmamız için niye sokağa çıkmıyorsun bir kararınız çıkmıyor.

Tayyip Hoca İngiliz derin devletinin bu Anglosakson entellerin, Anglosakson hayranı bazı züppelerin rahatsız olduğu bir durum oluşturuyor. Onun halk diliyle konuşması mazlum olması Anadolu delikanlısı olması adamların ağırına gidiyor. Ağırına gidiyorsa bas git kardeşim sen mecbur değilsin ama Anadolu halkı kendisini gibi bir insan ister. Mazlum bir insan ister, Anadolu ahlakını almış bir insan ister.

Tayyip Bey şuan Reuters’e açıklama yapıyormuş MİT ve Genelkurmay’a ulaşamadım diyormuş. Ne demek o? “Cumhurbaşkanı Erdoğan ordunun yapılanması kısa süre içinde tamamlanacak. Askere taze kan gelecek ifadelerini kullandı“ diyor. MİT ve Genelkurmay ona bağlanacak. Ulaşamaması ortadan kalkar bağlansın MİT ve Genelkurmay böyle bir sorun da olmasın. Başbakan şuan değil mi muhatap oluyor MİT ve Genelkurmayla? Evet. Darbe sırasında ulaşamadım diyor. Tamam. Darbe sonrasında MİT ve Genelkurmaya ulaşamadım. Tayyip Hocam şimdi ulaşacaksın işte MİT ve Genelkurmay sana bağlanacak, bağlansın.

Cantürk Özkaya, Cantürk asker bizim canımız, asker Peygamber ocağıdır, adı Mehmetçiktir yani Muhammet ismi. Bütün askerlerin ismi Muhammet’tir onun için Mehmetçik denir. Mehmetçik demek Muhammetler. Onlar bizim canımız onların sağlığı sıhhati mutluluğu can güvenliği bütün Türk milletinin üzerine bir borçtur. Onların kılına dokundurtmayız. Ama aralarına kahpe girerse o kahpeyi çıkartırız, yakalarız. Türk askeri bizim şerefimizdir, baş tacımız onlar canımız bizim, kınalı kuzularımız onlar.

“Hocam neden bir parti kurmuyorsunuz? Ya da hazır bir partinin…” Kafayı bunlar siyasetle, kardeşim bak siyaset demek siyaset kurumu aklı başında melekesi, sağlığı, sıhhati yerinde olan bir insanın orada siyaset denen kurumu işletmesi ama bu insanların siyasetçilerin akla, bilgiye, tecrübeye, düşünceye ihtiyacı olur, onun için de danışmanları olur yani bu insanlar süper insanlar olmaz.  Normal insan olur. Bu insanları süper insan yapan etrafındaki danışmanlarıdır, bilgi verenleridir. Millet AK Parti’yi iktidara getirmiş, bu insanlar çalışkan bayağı da zekiler. Bu insanların fikre ihtiyacı var siyasetçiye ihtiyacı yok. Öyle bir sorunu yok tecrübeli zaten onlar. Sadece fikre ihtiyacı var. Fikir verdiğinde yerine getiriyorlar. Ne dedik de yapmadılar? Eninde sonunda yapıyorlar. Onun için siyasetçi olmaya gerek yok.

“Hocam maşaAllah 1986’da Karaköy Fındıklı Camii’nde bir sohbetinizi dinlemiştim hep aynı çizgidesiniz asla çizginizden şaşmıyorsunuz, tebrik ederim” diyor. Birol Şahin. Hakikaten 79’da çıktık yola çizgide en ufak bir değişiklik yok. Bizden sonra partiler kapandı dernekler tarikatlar kapandı her şey değişti. Gazeteler kapandı, gazeteler açıldı bizim yolumuzda en ufak bir değişiklik olmadı maşaAllah. Emin adımlarla ilerliyoruz.

EBRU ALTAN: Çok samimisiniz maşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

Arif Emre Oktay. “1859’da yayınlanan Darwin’in kitabını kabul etmiyorsunuz.” 1859 artık insaf. Zaten adı üstünde o devrin ilkel kültürünün yansıması olan bir kitap. O devirde bilgi düşüktü, kültür seviyesi düşüktü. Genel olarak dünya bu asra göre çok çok düşüktü. Hücreyi ne zannediyordu? Su dolu balon zannediyorlardı. Teknoloji alabildiğine geriydi hiçbir şey yoktu. O devrin ilkel kültürü içerisinde ilkel bir felsefe ortaya atıldı Darwinizm diye siz de onu yediniz.

Bir düşman işgali olursa Allah esirgesin “Tank nasıl durdurulur?” diye Twitter’da bir animasyon yapmışlar. Gösterebiliyor musun?

KARTAL GÖKTAN: Evet.

ADNAN OKTAR: Bu kadar.

“MaşaAllah günün kaç saatinde yayında olursan her zor zamanda halk senin yorumunu maslahatını merak edir.” Tabii. Çünkü ben samimi değerlendiriyorum.

BÜLENT SEZGİN: Sayın Devlet Bahçeli OHAL için şunları söyledi: “Ülke genelinde olağanüstü hal uygulaması isabetli ve yerinde bir tercihtir. Milliyetçi Hareket Partisi böylesi karanlık ve oldukça sıkıntılı dönemde devletinin ve milletinin yanında ne pahasına olursa olsun tavizsiz şekilde duracak. Hiçbir gayrimeşru oluşum veya çeteleşmeye aman vermeyecektir.” İfadelerini kullandı.

ADNAN OKTAR: Ülkücü gençlik çelik gibi ayakta. Sırf onlar yeter. Acayip yamandır ülkücü gençlik. Her yerdedir ülkü gençler. Sayın Devlet Bahçeli de tam devlet adamıdır. Dem almış, devlet terbiyesiyle yetişmiş, çok efendi bir insandır. Allah razı olsun güzel konuşmuş.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Yetmiş dört yaşında bir ninemiz üç gündür nöbette olduğunu anlatıyor videoda.

ADNAN OKTAR: Üç gündür. Bakayım. Evet, Tayyip Hoca’yı sevmesi güzel ama sakın parti propagandası yapılmasın. Bu parti meselesi değil. Türkiye’de tek parti var. CHP, MHP, AK parti, Saadet bunların hepsi tek partidir.

Muharrem İnce, “Bu topraklarda ezan sadece namaza çağrı değil aynı zamanda bağımsızlığımızın, özgürlüğümüzün ve bu topraklardaki iddiamızın sesidir.” Helal olsun Muharrem İnce’ye.

Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün bombalanması rezalet. Birde madem emniyet müdürlüğünü böyle bombaladılar. Kahraman polisimize lüks bir oteli tahsis edelim. En güzel bir oteli. Orayı kullansınlar. Darbecilere inat.

BÜLENT SEZGİN: Binanın fotoğrafları vardı Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Bakayım. Vay alçaklar vay. Şu düşmanlığa bak, şu kine bak ben hiç görmedim böyle bir olay. Dünyada hiç görülmemiş bir nefrettir. Mehdilik hırsı cinnet geçirttirdi bunlara.

Hiçbir şekilde askerimizin aleyhine faaliyet yok Türkiye’de. Asker ölümü falan da yok. Askerimiz bizim baş tacımız. Beş bin yıldan beri en sevdiğimiz kurumdur, en güvenilir kurumdur. Askerimize kimse yan bakamaz. Hiçbir askerimize hiçbir evladımıza zarar gelmez ve gelmeyecektir. Ama gözaltına alınmalar olabilir, tutuklamalar olabilir. Eğer suçu yoksa, hatası yoksa kısa sürede bırakılır. Herkes rahat olsun. Yaygaraya yönelik çalışmalar bu hareketin beşinci kol faaliyetleri bunlara inanmayın.

BÜLENT SEZGİN: Genelkurmay binasında bayrağımızın olduğu bir fotoğraf vardı.

ADNAN OKTAR: Bakayım. İşte bu kadar.

BÜLENT SEZGİN: Meydanlara tüm liderlerin resimleri asılmış Adnan Bey. 

ADNAN OKTAR: İşte bu kadar, tabii. Hepsi bir, kardeş. Aman ha. Kılıçdaroğlu'nun var mı? 

BÜLENT SEZGİN: Ağacın arkasında kalmış.

ADNAN OKTAR: Tamam. Doğrusu bu. 

KARTAL GÖKTAN: Dört siyasi partinin il başkanları da darbe girişimine karşı ortak deklarasyon yayınladı.

ADNAN OKTAR: Öyle hem de büyük mitingler yapsınlar. 

Evet şimdi kısa bir ara verelim.  

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz. 

VTR: Mehter Marşı

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza devam ediyoruz.

ADNAN OKTAR: Fikret, Bülent var mı anlatacaklarınız?

KARTAL GÖKTAN: Kahraman Astsubayımızın adı Gaziantep’te bir okula verildi Adnan Bey. Darbeci General Semih Terzi’yi vurduktan sonra şehit olan Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir'in adı Gaziantep’te bir liseye verildi. 

ADNAN OKTAR: Allah rahmet etsin şehidimize. Evet dinliyorum. 

BÜLENT SEZGİN: OHAL’i mümkün olduğunca kısa tutmaya amaçladıklarını kaydeden Numan Kurtulmuş; "İnşaAllah bir-bir buçuk ay içinde işimizi tamamlarız ve Türkiye normale döner" dedi. Uygulama ile günlük hayatın etkilenmeyeceğini vurgulayan Kurtulmuş, temel hak ve özgürlüklerden geri adım atılmayacağını söyledi. OHAL'in gündeme gelmesinin ardından tartışılan sokağa çıkma yasağı konusuna da net bir yanıt vererek "Kesinlikle sokağa çıkma yasağı öngörmüyoruz." dedi.

ADNAN OKTAR: Niye? Gerekirse o da yapılır. Sanki büyük felaketmiş gibi anlatmaya gerek yok. Allah vermesin, olur olur. Mesela it kopuk bir şey yapar, polis rahat hareket etmek için karmaşa olmaması için söyleyebilir. Millet hükümetin samimiyetine inanıyor.

Bu akşam selamet maşaAllah, benim gördüğüm. Fakat çok dikkat edilecek şey; TRT'ye çok dikkat etmek lazım. Bunların hassas olduğu noktalar nereler? CNN, Hürriyet binası, Türk Telekom yani internetin olduğu yer neresiyse Turkcell'in olduğu yerler neresiyse buraların çok iyi güvenlik altına alınması lazım. Uçaksavarla korunsun buralar. TRT var, CNN var, Hürriyet, Turkcell, bir de Türksat Uydu Sistemi; bunların korunması çok önemli. Orada hem polis bulunsun, Özel Harekatçı yüksek miktarda hem içinde hem dışında tedbir almış olarak. Ayrıca hava savunma yönünden de çok güçlü savunma yapalım. Allah Türkiye'nin düşmanlarına hidayet versin, düzeltsin. Allah hidayet verip düzeltmezse Allah helak etsin, kahr-u perişan etsin, Allah mağlup etsin, Allah kalplerine korku salsın, Allah akıllarını ellerinden alsın, Allah başı dertlerine düşürsün. Türk milletini, İslam alemini Allah aziz etsin.

Türk Telekom'a çok dikkat etmek lazım, korunmasına. Adamlar hassas oldukları noktaları gösterdiler. TRT; TRT'nin hem içinde hem dışında hem çevresinde çok güçlü önlem alınması lazım hava, kara, deniz; her yönden. Türk Telekom binası nerede? Acıbadem. Orada da çok güçlü önlem alınması lazım.

Allah Mehdi (a.s)'yi zahir etsin, İsa Mesih (a.s)'i zahir etsin.

Evet, Fikret dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Sayın Erdoğan'ın oteline baskın düzenleyen darbeci askerlerin bazılarının ifadeleri ortaya çıktı. Astsubaylar hedefin kim olduğunu bilmediklerini söylediler. "Bir terör örgütünün üst düzey yöneticisini almaya gittiğimizi söylediler. 'Yalnız bu görevde kuvvetle muhtemel şehit olacaksınız.' dediler. Helikoptere bininceye kadar darbe girişimi olduğunu bilmiyorduk. Helikoptere binerken söylendi bize. Şoka girip itiraz etmedik." dediler. Helikopterde silahı kullanacak olan asker, "Gidene kadar 'Rabbim bunu kullanmayı bana nasip etme' diye dua ettim." dedi. 

ADNAN OKTAR: Nasıl zor durumda bırakmışlar. Hiçbir Türk askeri darbeyi kabul etmez, hiçbiri. Özel yetiştirilmiş katillerin dışında, alçak kahpelerin dışında bunu kabul edecek Türk askeri yok. Bir avuç it kopuk yani toplam en en fazla yüz kişidir. Seksen iki milyon vatandaşa meydan okuyor bu kahpeler, yüz kişi. Türk milleti bunları fiskesiyle tepeler. Kanunla hukukla bunların hakkından geleceğiz.

Darbe değil en büyük tehlike topyekun işgal. İstanbul’u ayırmak istiyorlar, ayrı bir devlet kurmak istiyorlar. Yani Avrupa Birliği’ne bağlayacaklar İstanbul’u. Ege’yi ayırmak istiyorlar, Antalya bölgesini ayırmak istiyorlar. Oraları da işte Yunanistan’a çevirmek istiyorlar böyle Avrupa’nın eğlence yeri yapmak istiyorlar. Bir tek Anadolu’da Türklere yer vermek istiyorlar. Güneydoğu’yu vermeyi düşünüyorlar. Buna müsaade etmeyiz. Millete bu konuların gece gündüz anlatılması lazım. Yani fevkaladeliği görmeleri lazım.

Bak alçaklar Kasırga isimli çok namlulu roketatarı Ankara’ya getiriyorlarmış. Söz konusu füze rampaları 150 kiloluk çelik bilyeyle tahrip başlıklarına sahip. 100 kilometre öteden nokta atışı yapabiliyormuş.

“Bu karışıklıkla Rusya Türkiye’ye ilhak etse, NATO karşı çıkar mı?” gibi yazılar yayınlıyorlarmış. “Türkiye ani bir saldırıya hazır mı?” gibi yazılar, CNN’de. Ayıp yapıyorlar. Biz millet olarak karşı koyacak güçteyiz. Yani kimse öyle bir olayın içine girmek istemez.

Mehmet Fırıncı Hocamız; “Cumhurbaşkanımız, FETÖ’yle Risale-i Nur farkını biliyor” diyor. Tabii ki bilir. Risale-i Nur okumayan Müslüman yok Türkiye’de.

Bursa’da gece yarısı sıralarında gökyüzüne yakın irtifada uçuş yapan altı helikopter polisi alarma geçirmiş. Bursa Emniyet Müdürü Selami Yıldız telsiz anonsu ile alçaldığı takdirde uyarı ateşi açılması talimatını verdiği helikopterler 40 dakika tur attıktan sonra Yalova istikametine giderek gözden kaybolmuş. Bu nasıl oluyor havada istediği gibi gidiyor? Uçaksavarı yok mu Türkiye’nin? Bu askeri uçaksavarları polise versinler. Bizde Makine Kimya’nın ürettiği çok fazla uçaksavar var. Bir kere bu uçaksavar konusunda açıklamayı hemen hükümet yapsın. Her yere dağıtılsın uçaksavar. Yani Türkiye’nin güvenliğini birinci dereceden sağlayacak bir şey bu. Tanksavarla uçaksavar askere, polise ne kadar dağıtıldı bunu bilmiyoruz. Yani poliste ne kadar uçaksavar var bilinmiyor. Bu çok önemli.

“Moskova, NATO’nun darbe girişiminden haberi olduğu halde Türkiye’ye tek bir bilgi dahi vermediğine dikkat çekti. NATO birlik üyesi Türkiye’yi muhtemel tehdit konusunda uyarmadı. En büyük askeri yapı olan ve güvenlik konusundaki çalışmalar için her türlü imkana sahip olan NATO, Türkiye’nin ve bölgenin güvenliğiyle ilgili tehdit hakkında tek bir bilgi dahi vermedi” diyor. Doğru, bu çok büyük anormallik.

Reuters’in haberine göre; Esad, Erdoğan’ın başarısızlıkla sonuçlanan darbe sürecini aşırılıkçı Müslüman Kardeşler ajandasını yürürlüğe sokmak için suiistimal ettiğini söyledi. Suriye lideri bu eylemin hem Türkiye hem de bölge için tehlike teşkil ettiğini söyledi. Yok kardeşim, Türkiye’de Müslüman Kardeşler diye bir topluluk yok. Böyle bir yapılanma da yok. Yani Suriye’de, Mısır’da falan olabilir ama Türkiye’de öyle bir taraftarı yok.

Ve TRT, CNN, Hürriyet. Efendim başka?

ERDEM ERTÜZÜN: Türk Telekom.

ADNAN OKTAR: Türk Telekom.

CAN DAĞTEKİN: Türksat.

BÜLENT SEZGİN: Sabah’a da gitmişlerdi.

ADNAN OKTAR: Sabah. Buraların çok iyi korunması gerekiyor. İyi bir polis yığınağı, özel harekâtçı yığınağıyla çok iyi koruyalım.

Alibeyköy Barajı’nı da bombalamışlar öyle mi o zamanlar? Elektrik santrallerini. Ama o kadar güçleri yetmez. Bir kere havaalanları zaten tamamen kontrol altında olsun. Uçuşa kapatalım. Gerekirse pisti bozmak da olabilir. Greyderler pisti bozarlar. Veyahut işte araçlarla kapatılabilir. Ama bir an önce bunun netleştirilmesi gerekiyor. Orada da özel harekâtçı olsa yine yapamazlar. Yani polis ve özel harekâtçı. Bunların hepsinde savcılık karar alsın. Savcılıklar bu konuda geceli gündüzlü çalışsın.

Evet, şimdi kısa bir ara verelim, devam edelim.

BÜLENT SEZGİN: Kısa videolarla devam ediyoruz programımıza.

VTR: Terörle Mücadelede Çifte Standart

Masaüstü Görünümü