Harun Yahya

Sohbetler (30 Temmuz 2016; 21:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler’e başlıyoruz. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Dün Hakkari’de 8 askerimiz şehit oldu, 25 askerimiz yaralandı. Şehitlerimizin kimlikleri belli oldu. Fotoğraflarını gösterebiliriz.

BÜLENT SEZGİN: Jandarma Astsubay Çavuş Bekir Eren. Jandarma Teğmen Selim Coşkun. Jandarma Uzman Çavuş Hüsnü Erkut. Jandarma Uzman Çavuş Mustafa Tünel. Uzman Çavuş Hasan Keleş, Uzman Çavuş Samet Aktaş. Uzman Çavuş Sercan Özkul.

ADNAN OKTAR: Allah hepsine gani gani rahmet etsin. Cenab-ı Allah herkese nasip etmez. Geçmiş dönemde de belirli bir topluluğa Cenab-ı Allah nasip etmiş. Sahabe olmak da herkese nasip olmuyor, havari olmak herkese nasip olmuyor, şehit olmak herkese nasip olmuyor. Herkes ahirete gitmiş ama bir kısmı şehitler makamına gitmiş bir kısmı ahiret makamına gidiyor. Cennet makamına gidiştir şehadet makamı demek yani cennetin kesinleşmesi. Bir insanın cennete gidişinin kesinleşmesi çok büyük nimet. Öbür türlü durumu belli değil. Evet. Allah anne babasına uzun ömür versin aslanlarımızın. Onlar bizim gururumuz. Makamlarına imreniyoruz gıpta ediyoruz.

Darbeci olmayan askerler darbecilere göre kıyaslandığında kıyası kabil değil. Darbeciler toplam en fazla 2000 kişidir en fazla. Yani bütün Türkiye çapında bakarsanız 2000 kişi. 400 bin kişilik ordu var. Neden diğer askerler geniş çaplı devreye sokulmadı. Ve yine 300 binin üstünde polis var. Niye polis geniş çaplı devreye sokulmadı bu da metafizik bunu ben şu an anlayamıyorum. Böyle hayati bir konumda vatandaş sokakta, askerler kışlada, polisler, gerçi aslanlarımız geniş çaplı mücadele verdiler asıl başarı da onların tabii. Çünkü asıl çatışmalara giren şehadet şerbetini içenler onlar oldu asıl çoğunluk olarak. Ama polisin çok az bir kısmı dışarı çıkarıldı. Askerin de çok az bir kısmı dışarı çıkarıldı bunun bir hikmeti makul bir sebebi vardır. Bu ne olabilir acaba bunu merak ediyorum. Şimdi içimizde gizli kalmasın bu yani bunu bilmek isteriz.

Bir etiket yapalım. Ne diyelim? “Vatan evlatları tek yürek” diyelim.

Bak şöyle bir açıklama gelmiş: “O an askerden kim darbeci kim değil bilinmediğinden dışarı çıkarlarsa bilmeden darbecilere destek olanlar olabilir” diye. Bir de hakikaten çok asker çıkarsa yani hepsini darbeci zannedebilir halk o açıdan doğru. Ama böyle bir durumda askeri sivil giyindirip sivil kıyafetle, çatışma varsa halkı korumak üzere ilgili yerlere gönderilebilir, değil mi sivil kıyafetle? Çünkü sayıları çok az.

Veyahut etiketi başka türlü yapalım, kısa yapalım “Birlikte güçlüyüz” diyelim.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanı Erdoğan A Haber canlı yayında şöyle konuştu: “Tabanı ibadet dediğim onlar saf kesim samimi insanlar diye düşünüyorum. O yüzden onlara böyle sesleniyorum ‘hala mı bu kişilere itibar edeceksiniz?’ Biz kefenimizi giydik bu yola çıktık. Rabbim’in bize verdiği ömrü kimsenin kısaltmaya gücü yetmez” dedi. “Otelden kendisini almaya gelen helikopter pilotu ‘yakıtım bitene kadar darbecilere yakalanmam’ demiş. ‘Alçak uçarım ama yakalanmam’ demiş. Bu beni rahatlattı” dedi Cumhurbaşkanımız. “Cumhurbaşkanı için dört ayrı noktada uçak hazırlatmışlar helikoptere binmeden önce hangisine ulaşabileceklerini bilmedikleri için.” Cumhurbaşkanı Erdoğan darbe gecesi Eskişehir Askeri Üssü’nün Başbakan’ın emirlerini dinlemediklerini anlattı. Daha sonra başka birine emir verilerek Ankara’da jetlerin kalktığı üsse 12 bomba atılmış 12 bombadan sonra darbeciler geri adım atmışlar.

ADNAN OKTAR: Bak neler olmuş hiç haberimiz yok.

Hz. Mehdi (a.s) hak, alametleri gözünün önünde oluyor. Mesela şu olan olay Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından bildirilmiş. “Medine’de bu olay 24 mil yayılır” diyor “siyah yağ taşları” yani asfalt “kanla dolar” diyor açıkça anlatıyor. “Gökte saçaklı yıldızlar uçar” diyor. “Köprüde askerler olur” diyor “tabur” açık söylüyor Peygamber (s.a.v.). “Köprü tamamen tutulur” diyor “çatışma olur” diyor “insanlar ölür” diyor. “Bütün şehre yayılır bu” diyor. “Ve bunu yapan askerler yenilir” diyor bak “bunu yapan askerler yenilir.” “Ve o anda da depremler buna eşlik eder” diyor bunlar da oldu. “Sabahlara kadar müminler tekbirler getirirler” diyor “silah kullanılmaz” diyor, halk silah kullanmaz “tekbirlerle İstanbul’u manen fethederler” diyor.

Mehdiyet Türkiye’nin bir gerçeği, Ortadoğu’nun da bir gerçeği. Ortadoğu’daki bütün bu savaşların nedeni Mehdiyet. Irak ve Suriye’deki savaş niçin oluyor? Sor bakayım Amerika’ya niye oluyor? Hz. Mesih (a.s)’ın çıkışı, Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkışı başka bir nedeni yok herkes biliyor.

Peygamberimiz (s.a.v.) diyor ki, “Gökte aynı anda kuyruklu yıldız çıkacak iki uçlu.” İki uçlu kuyruklu yıldız olur mu? Duyanların aklı yatmıyor ve hiç de yatmadı bu vakte kadar da yatmadı. 10 bin yıldan beri görülmeyen bir olay. Yani tarihte yok anlamında diyorum. 10 bin yıl derken tarihte böyle bir vaka yok. “İki uçlu kuyruklu yıldız.” Kuyruklu yıldız asla iki uçlu olmaz mantığı da yok. İki uçlu kuyruklu yıldız çıkarttı Allah. Kuyruklu yıldızlar binlerce yıldan beri tek yönlü gider sürekli tek yönlü. “Bu kuyruklu yıldız ters yönde gidecek” diyor Peygamberimiz (s.a.v.) hepsinin tersi yönünde. Olacak iş mi? Bu da oldu. Ve diyor “hepsinden daha parlaktır.” Hepsinden daha parlak. “Aynı anda ekonomik kriz olacak” diyor “ve yağmurlar kesilecek.” Aynısı oldu. “Ve bu kuyruklu yıldızın geçişinden sonra yağmurlar yeniden fazlalaşacak” diyor. Bu da oldu. Çok büyük ekonomik kriz. Tabii ekonomik kriz şeklinde demiyor da Peygamberimiz (s.a.v.) Arapça karşılığıyla söylüyor yani “maddi yönden insanlarda çöküntü fakirlik kıtlık yayılacak” diyor, bu.

İmam-ı Azam Ebu Hanife diyor ki; Türkiye’nin büyük bölümü biliyorsunuz Hanefi’dir yani bir kısmı da Şafi’dir doğudaki vatandaşlarımız Şafi’dir ama hepsi Sünni’dir. Hz. İsa (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s)’ın gelişi konularının inkarı mümkün olmayan konular olduğunu bildiriyor İmam-ı Azam Ebu Hanife. Ve diyor ki bak, “Kıyamet alametleri haktır ve olacaktır. Kıyametin büyük alametlerinin daha başkaları da vardır. Örneğin Hz. Mehdi (a.s)’ın gelmesi gibi. Bütün bu olaylar sahih haberlerin getirdiği gibi haktırlar ve gerçekleşeceklerdir.” (Fıkh-ı Ekber Tercümesi, İmam-ı Azam Ebu Hanife, sayfa 99.)

Mesela İmam-ı Şafi diyor ki: “Hz. Mehdi (a.s) ve deccalın zuhurları” bak İmam-ı Şafi, “Hz. Mehdi (a.s) ve deccalın zuhurları kıyamete yakın bir zamanda Mehdi diye anılan Müslüman bir lider çıkacak ve Müslümanların imanlarını tazeleyip yeryüzünde yaygın bir halde bulunan zulüm ve tecavüzleri kaldırıp yerine hak ve adaleti yerleştirecektir. İmanı zayıf olan kimse bunu mümkün görmeyebilir fakat Allah’ın kudretine istinat ettikten sonra gayet kolaydır” diyor.Maliki’de de aynı şekilde, Hanbeli’de de bu şekilde Hz. Mehdi (a.s) ve Hz. İsa (a.s)’ın gelişi haktır.

Tayyip Hocam’ın 2023 demesi Mehdiyet’e bakış açısını gösterir. 2071 demesi Mehdiyet’e bakış açısını gösterir. Ve en büyük amaçlarından birisi de İttihad-ı İslam’dır Türk-İslam Birliği’dir. Tayyip Hocam’ın güzel menzili güzel hedefi herkesçe bilinir.

Halkın yüzde 70’i yapılan istatistiklerde araştırmalarda Hz. Mehdi (a.s)’ın elan mevcut olduğunu ve çıkacağını söylüyor Türkiye’de. Yüzde 70.

BÜLENT SEZGİN: Siz bahsetmiştiniz “Peygamberimiz (s.a.v.)’in vefatından itibaren sahabeler sürekli Hz. Mehdi (a.s)’ı aramışlar.

ADNAN OKTAR: Tabii ki.

Müslümanları katledecekleri, Müslümanların şehit olacağı ve bunu yapan kişilerin mağlup olacağı da hadislerde geçiyor. Bunların şehri kan revan içinde bırakacakları, insanların karınlarını deşecekleri açıkça anlatılmış.

Muhammed bin Müslim’den hadis. Bu ahir zamanda çıkacak adamların söyleyeceği sözü söylüyor: “Ey Rabbim, halkın kanını cehenneme gitmek pahasına da olsa dökeceğim” diyor. Bunlar bunu yaptılar işte. Halkın kanını döktüler.

İngiliz derin devletinin özelliği homoseksüelliği savunması, Rumiliği savunması, Darwinizm’i savunması, İslam’ın hükümlerini kaldırıp sadece adınıbırakması. İslam’ın hükümlerin kaldırıyor sadece adını. Mesela şarap helal, İngiliz derin devletine göre şarap helal. Haram diye de bir şey yok. İbadet diye de bir şey yok. Bak Rumilikte de aynısını görüyoruz Rumi izahlarda. Bak bütün ateistlere, İngiliz derin devletine bağlı ateistlere bakıyoruz -bütün derken bir kısmı için diyorum- hepsi Rumi. Allah’a karşı, Peygamber (s.a.v.)’e karşı ama Rumi. Çünkü şarap helal onların inancına göre, haram diye bir şey yok, ibadet diye bir şey yok İslam’ın sadece adı var. Sadece “nesin?” “ben Müslümanım” diyor. Ondan geri? Ondan geriye hiçbir şey yok. Fethullah Gülen hareketine de bu yönde yanaştılar. Bir kısmını ele geçirdiler. Aylardan beri bağırıyorum “Bu adamlardan İngiliz derin devletinin pençesini kaldıralım” diye, “mahvedecekler bunları” diye. Nitekim bak oldu büyük bölümünü mahvettiler.

Bak, Peygamberimiz (s.a.v.)’e soruyorlar diyorlar ki: “Onlar Müslüman olduğunu iddia edecek, tevhid ehli olacaklar” diyor. “Onlarla savaşmak nasıl doğru olabilir?” diyorlar. Resulullah (s.a.v.) şöyle diyor: “Onlar mürtettirler. Zira şarabı helal sayarlar ve namazı da kılmazlar.” İngiliz derin devletinin elemanlarına bakıyoruz “çok şükür Müslümanım” diyor. Hatta onlar bakın işin garip yanı Kraliçe’nin de gizli Müslüman olduğuna inanıyorlar. İngiltere Kraliçesi’nin gizli Müslüman olduğuna. Charles’in de Müslüman olduğuna inanıyorlar, “Kraliçe de Müslüman” diyorlar “Sizin bildiğiniz gibi değil” diyorlar. Çünkü Rumilikte şarap helal, ibadetler de yok sadece “Müslümanım” demek yeterli oluyor. Bir acayip durum.

Tabii ben Fethullah Gülen hareketinin hepsine deccalın yahut Süfyaniyetin hakim olduğuna inanmıyorum. Yani İngiliz derin devletinin tamamına hakim olduğuna inanmıyorum. Ama işine yarayacak kesime ciddi şekilde hakim olmuşlar. Günlerden beri aylardan beri bağırıyorum “bu felakete dur deyin” diye.

Ankara Jet Üssü’nün önceki ismi Mürtet’ti, Mürtet Havaalanı biliyorsunuz. Padişahı arkadan vuranlar olduğu için oranın adı Mürtet olarak kalmış o zamanlar. Bak aynı yerden de gittiler Türk milletini bombaladılar. Tabii ben oradaki kahraman askerlerimizi samimi olanları tenzih ediyorum. O üssün bütün yapısını da tenzih ediyorum. Bu ahlaksızlığı yapanlar için bunu diyebiliriz. Bu alçaklığı Osmanlı döneminde de yapanlar var o bölgede, o, o kişileri ilgilendirir, burada da bu kişileri ilgilendirir. Yoksa buradaki kahraman askerlerimize tertemiz personeline sözümüz ancak onların mübarek olduğu yönündedir. Onları baş tacı görürüz, askerimizi de polisimizi de. Fethullah Gülen hareketi içinde de nur gibi tertemiz insanlar var. Temiz kalpli iyi niyetli falan. Ama bir kısmı Süfyan’ın pençesinin eline düştüler. İngiliz derin devletinin eline düştüler. “Bu fitnenin en sonuncusu günahsız insanların Medine’de şehirde öldürülmesi” diyor işte. “En son olarak da Mehdi çıkacaktır” diyor Peygamberimiz (s.a.v.).

Fethullah Gülen, Mevlana aşağı Mevlana yukarı hep Rumilik. Rumi Forum diye de biliyorsunuz internet siteleri var, bütün sistemlerini bunun üstüne oturtmuşlar. Adın ne desen “Mevlana” diyorlar yani. Felaketi anlattım anlamazdan geldiler birçok kişi.

O bölgede, Mürtet Üssü dediğim yerde Mürtet Ovası var, padişaha isyan etmişler orada adamlar oradan geliyor o isim. Demin anlattığım konu.

BÜLENT SEZGİN: Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar’ın bir açıklaması vardı Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Ne diyor?

BÜLENT SEZGİN: “Darbenin, PKK’nın ve bu tip eylemlerin arkasında Amerika olduğunun düşünüldüğünü, ancak aslında İngiltere derin devletinin olduğunu” söyledi.

ADNAN OKTAR: Hah atana rahmet. Amerikalılar garibandır kardeşim. İngiliz derin devletinin alçakları Amerika’yı yönlendiriyor. İblis gibi adamlar, şeytanla bağlantıya geçen tipler.

BÜLENT SEZGİN: Konuşmasının devamı vardı.

ADNAN OKTAR: Evet.

BÜLENT SEZGİN: “İşte üst akıl diye konuşuyoruz ya aslında üst akıl İngiltere derin devleti.” Şamil Tayyar şöyle devam ediyor: “Ben İngiliz derin yapısının Amerika’nın çok daha üzerinde operasyonel yönetici aklı olduğunu düşünüyorum. Bilinenin de aksine Londra’dan Washington’a giden hat her zaman daha güçlüdür.”

ADNAN OKTAR: Hah, hay atana rahmet. Aylardan beri anlatıyorum nihayet makes buldu Osmanlıca söyleyelim. Şamil Baba’yı tebrik ediyorum Allah razı olsun.

Şimdi kitabını hazırlıyorum. Böyle bir olay yok, yüzlerce belge, fotoğraf hepsiyle anlatıyorum. Net yani net kesin cıncık gibi ortada. Zaten adamlar saklamıyor açık açık söylüyorlar “biz yapıyoruz” diyorlar. Ve bunlar yenilecek.

Paralel devlet yapılanması çok alelade bir yapılanmadır yani onların böyle güç-kuvvet yetireceği bir şey değil. Bu mühendislik gerektiren bir çalışma çok ince bir çalışma bu. Bunun için askeri mühendisler, meteoroloji mühendisleri şunlar bunlar her türlü konuda uzman olan kişiler devreye giriyorlar ve ince bir planla yapılmış ve yenileceklerini de biliyorlar çok acayip bu. Yani başarısız olacağını da biliyorlar darbenin ona göre hazırlık yapmışlar. Ama bununla Türk milletini bir yokladılar yani nasıl tepki veriyorlar, işgale karşı tavırları nasıl olacak. Onları adeta kobay gibi kullandılar bazılarını. Yani “siz gidin bakalım bir bombalayın falan ne olacak bakalım?” bazıları için böyle bir teknik uyguladılar. Halk ne tepki veriyor, Türkiye’nin savunma sistemi nasıl, hava savunması nasıl, kara savunması nasıl, askerin polisin tepkileri nasıl oluyor, vatandaşın tepkisi ne? Şimdi psikologlar onu geniş çapta inceliyordur onların askeri uzmanları, analiz yapıyorlar. Yani bu bir askeri tatbikattı, işgal öncesi askeri tatbikat yaptılar. Usulen yapılmış bir tatbikat bu. İngiliz derin devletinin yaptığı bir tatbikat. Asıl niyetleri işgal. Onun için vatandaşlarımız tehlikeyi hedefi çok iyi görmeleri gerekiyor. Olay direkt İngiliz derin devletidir. Konu bu. Tayyip Hocam da herhalde açıklayacak anladığım kadarıyla, bugünlerde açıklar İngiliz derin devletini. Üst akıl denilen şey odur. Şimdi Şamil Tayyar’ın önden açıklaması onu gösteriyor. Şamil Tayyar benim aylardan beri anlattığımı çok net anlatmış tebrik ediyorum.

KARTAL GÖKTAN: Şamil Tayyar’ın açıklamalarının devamı da vardı Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Evet.

KARTAL GÖKTAN: Şamil Tayyar, önümüzdeki günlerde Türkiye’de bir iç savaşa sebebiyet vermek için provokatif hareketler olabileceğine dikkat çekti. “Bakın, biz darbe girişimiyle uğraşırken PKK’yı da harekete geçirdiler. Ancak derin devletlerden bağımsız bunların hiçbiri olmaz. Bu nedenle tehlike geçmiş değil. Üst akıl Türkiye’yi pazarlık masasına oturtmaya çalışıyor. Türkiye’ye ilişkin talepleri var. Bu talepler yerine getirilmediğinde başka unsurları harekete geçirebilirler. Cumhurbaşkanımız da bu durumun farkında” dedi.

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam’a iyi sahip çıkmak lazım. Millet böyle çok şiddetli bir kararlılıkla sahip çıksın. Yani kılına tüyüne dokundurtmamak lazım. Böyle etrafında çok güçlü hisarlar meydana getirmek lazım. İngiliz derin devletinin amacı o. “Niye yapmıyorsun?” diyorlar “söyledik işte hadi yap” falan diyorlar. Amaçları bu. Yeneceğiz sizi ey İngiliz derin devleti. Yerle bir olacaksınız. İlimle irfanla, kanunla hukukla. Bir de kan da akıtmayacağız bak, damla kan akıtmadan, uyuyan kişiyi uyandırmadan sizleri yerle bir edeceğiz.

Yani bu kadar yüzsüz, haysiyetsiz, şerefsiz bir yapılanmayok. Dünya tarihinin en büyük deccal yapılanmasıdır. Kastedilen deccal budur işte, İngiliz derin devletidir. Kitabının kapağını falan da hazırlattım şahane bir eser. Allah’ın karşısında siz hiçsiniz. Alışmışlar bunlar züppeliğe falan, çok iyi başaracaklarını zannediyorlar. Yok, bu sefer sert kayaya çarptınız. Balistik çeliğe çarptınız. O çeliğin üstünde çırpınacaksınız. Kanunla hukukla, ilimle irfanla. Bunlar alışmışlar sörpük tiplere istedikleri gibi şekle şemaile sokuyorlar. Fethullah Gülen hareketine de pençeyi takmışlar benim gördüğüm. Tabanı mazlum, aman yakayı kurtarsınlar. İngiliz derin devletinden yakayı kurtarsınlar Risale-i Nur’dan değil. Risale-i Nur’a sıkı sıkıya yapışsınlar, İngiliz derin devletine tavır alsınlar. Bak bu cemaate sardırdı İngiliz derin devleti. Homoseksüellik, Rumilik, Darwinizm, şeriatsız İslam. Yani helali haramı olmayan İslam amaçları bu. Sakın ha sakın. Aman ha aman.

BÜLENT SEZGİN: Bu akşam Yusuf Kaplan HaberTürk’te şunları söyledi Adnan Bey: “Fethullah Gülen hareketi bir İngiliz projesidir. Gülen’in Amerika’da olması bir karartma hareketidir.”

ADNAN OKTAR: Bak herkes dediğimi söylemeye başladı. Herkes benim koyduğum teşhisin aynısını söylüyor.

Tatvan Yaşam AVM önünde halk toplanıyormuş. Şimdi Tatvan Belediye Başkanı Fettah Aksoy Bey’le görüşmüşler. Sorgun Kışlası’nda bir kalkışma olmuş, halkı sokağa çağırıyormuş belediye. Belediye Başkanı kendilerine çok ciddi bilgi geldiğini, iş makineleriyle her yeri kapattıklarını ve darbecilerin derdest edilmeden ayrılmayacaklarını ifade ederek şu an Tatvan halkının sokakta olduğunu ifade ediyormuş. Tatvan’da ne alakası var acaba? Niye öyle bir şey yapmaya kalktılar? Tatvan’da “Lütfen çok acil AVM önünde..” diyor. Tatvan Belediye Başkanı böyle bir şey söylemiş. Fettah Aksoy’la görüşmüş Nevzat Çiçek. Sorgun Kışlası’nda bir kalkışma var halkı sokağa çağırıyormuş Belediye Başkanı. Kendilerine gelen çok ciddi bilgilerden iş makineleriyle her yeri kapattıklarını söylüyormuş. Tatvan’da ve var? Askeri birlik mi var Tatvan’da? Ama ne alakası var tek bir bölgede? Pek mantıklı bir şey değil.

Bir de hükümet Rumiliğe karşı da tedbir alsın. Bak, İngiliz derin devleti dini inanç olarak Rumiliği kullanıyor. Kraliçenin de Rumi olduğunu iddia ediyorlar ve kendilerinin de İngiliz derin devletinin mensuplarının da kendileri Rumi olduklarını iddia ediyorlar. İngiltere’deki büyük bölümü ateistlerin bu homoseksüellerin önde gelenlerinin büyük bir bölümü hep Rumi olduklarını iddia ediyorlar. Tehlikenin bu yönüne dikkat çekmek gerekiyor.

İngilizlerin bir sözü var “Dünya bir bedendir, Britanya beynidir, Amerika da kaslarıdır.” Evet. Ama bak diyor ki Allah: “Hakkı batılın üstüne atarız beynini paramparça eder” diyor. İşte o beyni üstüne atlayacak olan Mehdiyet’tir. İlimle irfanla paramparça edecektir. Allah bak “gönderirim” diyor “hakkı batılın üstüne gönderirim onun beynini paramparça eder” diyor. İlimle irfanla.

SEMİH MERİÇ: “Hak geldi batıl hiç şüphesiz yok olucudur” diyor Allah ayette.

ADNAN OKTAR: Evet.

Geldiniz Çanakkale’yi işgal ettiniz ey İngiliz derin devleti. Hayal miydi bu? Başbakanlarınız, cumhurbaşkanlarınız Türk milletiyle ilgili ne diyorlar? “Hepsini yok edeceğiz” diyor “ve öldürmediklerimizi de Orta Asya’ya süreceğiz” diyorlar. Tarihe baktığımızda kesintisiz aynı kafanın devam ettiğini görüyoruz.

Sahih-i Müslim, 2932 numaralı hadis, 98-99. “Deccal ancak kendisini kızdıran bir şey sebebiyle çıkar.” Onu kim kızdırır? Hz. Mehdi (a.s) kızdırır, Mehdiyet kızdırır. Biz de talebeleri olduğumuza göre Mehdiyet’in kokusu bizim de üstümüzde oluyor haliyle bizden de çok kızıyorlar demek ki. En çok da herhalde şu an bize kızıyorlar. Ama Hz. Mehdi (a.s) çıktığında ne yapacaklar onu bilmiyorum. “Deccalı insanların üzerine gönderecek ilk sebep onu gazaba getirecek bir kızgınlıktır.” Kızgınlık, demek ki kuyruklarına basılacak bunların. Çok açık değil mi? Bak “deccal ancak kendisini kızdıran bir şey sebebiyle çıkar. Deccalı insanlar üzerine gönderecek ilk sebep” işte darbeyle şununla bununla Müslümanların üzerine götürecek ilk sebep “onu gazaba getirecek bir kızgınlıktır.” Yani onu deşifre etmek, rezil rüsva etmek. Sizi toprak köstebeği sizi. Köstebek bile sizden üstün alçaklar.

İngiliz derin devletine nefes aldırmayacağız, bütün dünyaya rezil edeceğim onları. İlimle irfanla. Hz. Mehdi (a.s)’ın en aciz talebesiyim. Hz. Mehdi (a.s)’ın ayakkabısının tozuyum ben, onun hizmetçisiyim. Artık ona göre düşünsünler Hz. Mehdi (a.s) çıktığında ne yapacaklarını.

Sahih-i Müslim’de bak bu dediğim hadis, 2932, 98-99 numaralı hadisler.

O köprüdeki olaylarla ilgili hadisleri kardeşlerimiz araştırmışlar “biz bulamadık” falan dediler. Ben şimdi gösteriyorum kitabı. Bu Yevmul Halas bu kitap Kamil Süleyman, bu kitapta. Göster, kütüphane numarasını da göster. Ben kaynaksız konuşmam sağlam kaynakla konuşurum.

Bu kitabın içindeki asıl kaynakları veriyorum; El Melahim Vel Fiten, sayfa 162. oradan bakabilirler. El Muhaccetul Beyda, 4. cilt, sayfa 343. bu kitapta oraya gönderme yapılıyor orada da var. 3. Beşaratül İslam, sayfa 60. Bu eserler çok çok eski eserler. Şimdi bu gösterdiğim eser de bu kaynaklardan istifadeyle hazırlanmış. Ama demin anlattığım kaynaklar çok eski. Yevmul Halas kitabı bu eserleri bir araya getiren bir kitap. Bu kitap 1979’da hazırlanmış Yevmul Halas. Ama kaynakları El Melahim Vel Fiten, sayfa 162’de, bu çok eski yüzlerce yıllık kitaplar bunlar, iki; El Muhaccetul Beyda, 4. cilt, sayfa 343, bu da yüzlerce yıllık eski kitap. Üç;Beşaratul İslam, sayfa 60, bu da çok çok eski yüzyıllarca önce yazılmış kitaplar. Arkadaşın birisi aradım bulamadım falan dedi de üç beş kişi yazdılar. Arkadaşlar buradan bakabilirler. Bu da hadisin orijinali.

“Bayraklar içindeki tek hidayet bayrağı Yemani’nin bayrağıdır. Çünkü sizi sahibiniz olan Hz. Mehdi (a.s)’a davet edecektir.” Bak bir daha okuyorum: “Bayraklar içindeki tek hidayet bayrağı” yani etrafında toplanılması gereken kişi “Yemani’nin bayrağıdır. Çünkü sizi sahibiniz olan Hz. Mehdi (a.s)’a davet edecektir.” Yemani denilen mübarek bir şahıs şu an yaşıyor demek ki, evet. “Yemani’yle Süfyani aynı anda karşı karşıya gelirler” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Hatta diyor ki “Yemani ve Süfyani süratle koşan hızlı iki at gibidirler.” Aynı anda çıkarlar ve birbirleriyle mücadele ediyorlar. Fakat Yemani galip geliyor ve insanları Hz. Mehdi (a.s)’ davet ediyor, evet.

Tayyip Hocam bizim evladımız, bizim insanımız. Milli delikanlıdır yani bizim kendi insanımızdır. Yiğitliğini de görüyorsunuz. Millet etrafında kenetlensin. Parti derdi falan değil mesele bizim evladımız olması, bizim insanımız olması önemli. Çünkü İngiliz derin devleti pençesini atmak istiyor o pençeyi kıracağız kanunla hukukla. Şu azgınlığın sebebi o, İngiliz derin devletinin kudurması ve aşağılandığı için kuduruyor. Daha da aşağılayacağız, daha da aşağılayacağız bu köpekleri. Ellerinden geleni de artlarına koymasınlar.

Yalnız Hz. Mehdi (a.s)’ın çıkışının çok yaklaşmış olduğu anlaşılıyor. Son alametler bunlar, iyice yaklaştığı anlaşılıyor. Bakın hayrettir koskoca İngiliz derin devleti bir avuç Hz. Mehdi (a.s) talebesine gücü yetmeyecek. Bu çok büyük mucize. Hz. İsa Mesih (a.s)’ın da bir avuç öğrencisi var, bak onlara da gücü yetmiyor.

Yemani. Horasani de var ayrıca. Bak Süfyani, Yemani, Horasani. Hz. Mehdi (a.s) de ayrıdır.

Şu an hükümetin biraz tabii işleri yoğun olduğu için o kadar konunun üstüne gitsem bile değiştirmeleri biraz vakit alır. Ama Rumilik çok büyük bir tehlike hükümet için, millet için, devlet için. Yani adamların tarif ettiği şekliyle çok korkunç, halkın anladığı şekliyle değil. Adamlar homoseksüelliğin kaynağı olarak görüyorlar Rumiliği. Ve dinsizliğin kaynağı olarak görüyorlar, Allahsızlığın kaynağı olarak görüyorlar. Bizim halkımızın anladığı şekil öyle değil. Ama buna tedbir alınması gerekiyor.

KARTAL GÖKTAN: Dün külliyedeki törenden bazı resimler var Adnan Bey Cumhurbaşkanı Erdoğan.

ADNAN OKTAR: Bakayım Tayyip Hocam’a.

KARTAL GÖKTAN: Külliyeye gelen gazilerin hepsini tek tek sevip ilgi göstermiş Cumhurbaşkanımız.

ADNAN OKTAR: Aslan aslan aslan çok güzel, vefalı güzel. Tayyip Hocam devam, Allah yanında, inşaAllah. Evet.

Türkiye’nin şerefidir Tayyip Hoca’ya bir şey yaptırtmamak. Aman ha. Menderes olayı gibi falan, orada hadi bir tecrübesizlikti oldu diyelim. Fakat burada asla yani asla. 82 milyon evvelAllah ayaktayız. Tayyip Hoca’ya güçleri yetmez. Yani Türk milletine güçleri yetmez. Çünkü hep beraberiz. Tek başına değil Tayyip Hocam. Her yere uçaksavar Tayyip Hocam. Makine Kimya 24 saat çalışsın. Tekniker, teknisyen, mühendisle dolduralım. Makine Kimya’nın yeraltında da tesisleri olsun. Yeraltına da tesisler kuralım. Gece gündüz uçaksavar roket ve uçaksavar topu sürekli imal edelim. Ve her yere de yerleştirelim tanksavar ama özellikle de uçaksavar. Binlerce, onbinlerce uçaksavar yerleştirelim Türkiye’ye. Adım atamazlar evvelAllah.

1830’da İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Palmerston bak diyor ki; “Türklerin Avrupa’dan atılması gerektiğini, Avrupa’daki Osmanlı topraklarının Türklerin elinde kalmaması gerektiğini,” Yani İstanbul’u kastediyor. “Rusya’nın Edirne’ye kadar gelmişken İstanbul’u da işgal etmemesinden üzüntü duyduğunu da dile getiriyor.” Kafa İstanbul’da kaldı bunların. Onun için bak İstanbul’a yüklendiler. Asıl istedikleri İstanbul’u işgal etmek, Ege’yi almak, Antalya’yı almak. Güneydoğu’yu PKK’ya vermek. İç Anadolu’ya da halkı oraya toplayacaklar, orayı mezarlığa çevirecekler. Orada yok etmeyi düşünüyorlar Türk milletini yani İç Anadolu Bölgesi’nde. Bu Alexandere Dumont 1754-56 yıllarında Halep’te, Suriye’de İngiltere konsolosu. Bak mektubunda diyor kitarihi mektup, evrak duruyor yani; “İnsanlığa utanç veren, haince ve alçakça yapılan hiçbir şeyden yüzü kızarmayan yaratıklarca ele geçirildiği ve yönetildiğini” söylüyor, Halep’in. Oradaki Müslümanlara duyduğu nefreti görüyor musun? Bak diyor ki onlara; yaratık, hain ve alçaklar diyor. Hain ve alçağın kim olduğunu Allah size gösterdi. Müslüman halka bu üslubu kullanıyorsun. Asıl sensin. Çünkü kötü söz sahibine döner derler. O söz sana ait.

Doğu’da asker operasyon için çıkıyorsa bir noktadan çıkar. Mesela birkaç tank çıkıyorsa bunun bir mahsuru yok, çıksın. Ama 100-150 tank birden çıkıyorsa bir anormallik var demektir. Tabii ki ona müdahale edilir.Yani savcılık gereğini yapar. Çünkü operasyona gidiyoruz diye çocukları götürüyorlar. Son anda halkın üstüne sürüyorlar. Diyorlar ki işte teröristler burada. Halka terörist diyor. Ateş diyor. Bu alçaklık bu, çok büyük bir ahlaksızlık, sahtekarlık.

Şimdi hanım kardeşlerimizi çağıralım da sizlerle muhabbet iyi. Ama hanım kardeşlerimizi de çağıralım. Onlarla devam edelim. Şimdi mehteran dinleyelim biraz. Böyle milletin kalbine bir ferahlık versin.

BÜLENT SEZGİN: Mehter marşlarıyla devam ediyoruz.

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza devam ediyoruz, inşaAllah. Buyurun Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Askerler, arkadaşları söylüyor. “Bizim yanımızda çok normal insanlardı” diyorlar. Ama o gece böyle gözleri kanlanmış, suratına katil ifadesi gelmiş. “Delirmiş haldeydiler” diyor. “Bizim tanıyacağımız gibi değillerdi” diyor. Bunlara uyuşturucu verildiği yönünde ciddi deliller var. Bu LSD falan tarzı böyle cesaret hapı gibi ilaçlar verildi. Çünkü birçoğunun yanında bulunmuş o tip şeyler. LSD’ spreyi falan bulunmuş. Muhtemelen böyle uyuşturucu verip getirdiler. “Yani yıllardan beri tanıdığımız arkadaşı tanıyamadık yüzünü” diyor. Askerin çok büyük hizmeti olmuş o gece de fakat bu pek anlatılmadı. Yani engellemek için çok ciddi mücadeleler oldu.

BÜLENT SEZGİN: Bir video gösterebilir miyim Adnan Bey?

ADNAN OKTAR: Evet.

BÜLENT SEZGİN: Saklandığı tankın arkasından çıkıp TOMA’ya ateş eden bir asker.

ADNAN OKTAR:Vay alçak vay. Bak planlayarak, hedefleyerek ve çalışmış da yani demek ki.

Bu bir düşman saldırısında F16’larla atağa geçtiklerinde vurulması için baraj ateşi açılması lazım. Yani böyle binlerce merminin aynı anda atılması lazım. Çünkü ona çarptığında o barajın içine girmiş oluyor, mermi barajının. Un ufak olur. O kadar mermi bir anda hepsi isabet edince onu kaldıramıyor, kaldıramaz. Bunun da bilinmesinde fayda var. Yani genellikle ses hızını aşarak gidiyor ama mermi barajından mesela geliyor mesela duyuyoruz biz sesini. Yönü görülüyor mesela ileriden bakıyorsun, yönünü anlıyorsun. O yönde mermi barajı meydana getirildiğinde orada yakalanır. O barajı geçemez.

F16’ların resimleri var mı sizde?

KARTAL GÖKTAN: Evet, var Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Göster. Bu ilk 1978’de, ilk üretim 1978 yılındadır F16’ların. Evet, budur işte ilk üretim bu. 1960’larda projesi hazırlanıyor. 1978 yılında tamamlanıyor. 210 tanesi 1987-1999 yılları arasında teslim edildi. 30 tanesi de 2007 yılında teslim edildi.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Sayın Devlet Bahçeli, son PKK saldırısının ardından şunları söyledi. “Darbeci hainlerin ülkemize kastetme girişimleri henüz çok yeniyken PKK’nın vakit kaybetmeksizin silaha sarılması çok iyi değerlendirilmelidir. Bu nedenle Gülen örgütü ve PKK’yı amaç ve emelleri kapsamında birbirinden ayrı ve farklı düşünmek doğru ve isabetli bir yaklaşım olmayacaktır.”

ADNAN OKTAR:Ama mesela şimdi hayır, Bahçeli çok güzel konuşmuş, doğru konuşuyor. Ama bak orada asker tankın arasından çıkıyor, tek atışta vuruyor. Şimdi orada bir dengesizlik var. Sivil halkta silah yok, bir avuç adamda silah var. Şimdi bir avuç adamda eğer silah olursa bin kişiye karşı bak silahsız bin kişiye karşı silahlı yüz kişi üstün konumda olur. Halkı savunmasız bırakmak doğru olmaz. Halktan, devletin güvendiği kişilere işte ustaca bu işi becerebilecek, silah kullanabilecek kişilere devlet otomatik silah versin. Yani bu çok caydırıcı olur darbecilere. Çünkü bakıyorum Boğaz Köprüsü’nde bir avuç adam, TRT’de bir avuç adam. Ya kardeşim millet bunları fiskesiyle havalandırır yani. O kadar kolay ki. Ama halkta silah yok. Silahı olmayınca adamlar üstün konumda oluyorlar. Yoksa F16 falanda etki etmez yani. Tank mank hiçbir şey etki etmez. Çünkü tank ne yapacak? Adam eninde sonunda içinden çıkacak. Ayrıca millet istese o tankları cayır cayır yakardı söyleyeyim benzinle. Bir bidon benzin döker, cayır cayır yakardı. Ama askerimizi seviyor diye, içinde mazlum bir insan olabilir, masum bir insan olur diye zarar gelmesin dedik. Yoksa yani millet bilir ne yapacağını. Bütün gücümüzle yatıştırdık. O gece ilk açıklamayı yapan ben oldum, Allah’a çok şükür. Var mı onun filmleri bizde?

KARTAL GÖKTAN: Evet var.

ADNAN OKTAR: Madde madde. Çünkü Allah’a çok şükür o şerefi bize nasip etti, ilk açıklamayı yapmayı. Mesela bak çok önemli bir şahıs da; ilk sizden öğrendim diyor. Önemli, yüksek rütbeli birisi. İlk sizden öğrendim diyor.

BÜLENT SEZGİN: Hazır.

ADNAN OKTAR: Bakayım. Evet, bundan sonra darbecilerin morali diye bir şey kalmadı. Çünkü açıklamayı yapınca iş bitecek zannetti onlar. TRT’deki açıklamanın da geçerli olmadığını söyledim. Böyle açıklama olmaz dedim.

OKTAR BABUNA: Sanal darbe dediniz.

ADNAN OKTAR: Sanal bu darbe dedim. Yazılı kağıt eline verecek, bilmem ne. Bir de Türk milleti adına olur. Yurtta Sulh Konseyi; çok mantıksız bir üslup. Genç kızın alnına sen silahı dayarsan, söyler. Yani böyle olmaz bu iş. Hayır, öbür türlü de olsa zaten olmaması gerekir. Çok yanlış bir hareket yani bilinen şekliyle de çok yanlış. Fakat böyle hiçbir mantığı yok. Tamamen uydurma. Uydurma darbe deyince moraller sıfıra gitti. Apar topar bu sefer televizyon yayınını durdurmaya çalıştılar, bizim yayını. Biz de internetten devam ettik. Yalnız bu duruma karşı uydu telefonlar olması lazım. Yani uyduyla bağlantılı telefonlar olması gerekiyor. Çünkü adamlar telefon sistemini Türkiye’deki inhibe edebilirler, etkisiz hale getirebilirler. Ama uyduyu durduramazlar. Uydu telefonlar olsun halkta, devlet dağıtsın. Yani mebzul miktarda uydu telefon olması lazım. Bir vaziyette herkes birbiriyle o zaman haberleşebilir.

Bu TRT’de olan olayı da ben o gün akşam anlatmıştım. Onun videosu var mı? Onu göster.

O arazi içerisinden geçerek falangelmeyin. Çünkü normal bir şey değil. Bir insan normalde caddeden geçer, yoldan geçer. O toprak kesimlerin içerisinden o betonların içerisinden falan geçiyorsa bir insan, bu tedirgin eder görenleri. Polis de tabiiki haklı olarak tedirgin olur. Böyle şey olmaz. Aferin çocuklara, delikanlılara, tabii ki dikkatleri açık. Doğru söylüyorlar. Yani hiç makul bir şey değil. Yani ora yolgeçen hanı değil ki. Hayır, hiç kimse yapmaz öyle bir şey. Mantığı da yok onun. Orada toprak biçimsiz bir yer olmuş oluyor. Yol açısından biçimsiz. Yoksa arazi açısından değil tabii.

Ayette diyor ki Al-i İmran Suresi, 139’da “Gevşemeyin, üzülmeyin” Şeytandan Allah’a sığınırım. Gevşemek ne demek? Tedbiri elden bırakmak. “Üzülmeyin” yani korku, tedirginlik, üzüntü olmasın. Moral bozukluğu olmasın. “eğer (gerçekten) iman etmişseniz” samimi iman edenlerseniz “en üstün olan sizlersiniz.” “Siz hâkim olacaksınız” diyor Allah. Al-i İmran Suresi, 139. Ebcedi kaç? 2016. “…eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.” Ebcedi 2016. Şeytandan Allah’a sığınırım. “…Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde, Hemen Rabbini hamd ile tesbih et” (Nasr Suresi, 2-3) Ebcedi kaç? 2016. Mehdiyet’in hayati tarihi.

Bu uydu telefonları olayını bir netleştirelim. Nasıl olacağını da bir şey yapalım. Bunu hükümete dilekçeyle sunalım. Hem emniyet mensuplarına, hem yöneticilere, hem halka herkese dağıtılsın. Birçok çeşidi dağıtılsın ki Allah vermesin telefon sistemine bir zarar gelirse bağlantı kopukluğu olmasın. Birde bir durum vaziyetinde halka süratle silah dağıtacak bir imkân olması lazım. Yani ona göre de hazırlık yapılması lazım. Halktan kimlere verilecek bunları da tespit edebilirler. Yani bir liste hazırlarlar, nerelerde kimlere dağıtılacak. Süratle orada silah dağıtımı yapılabilir. Çünkü gördüğümüz kadarıyla bir avuç insanla ortaya çıkıyor. Bir kısmı kandırılmış, masum erler, bir kısmı LSD çekmiş homoseksüel, aklı gitmiş manyaklar, yani profesyonel katil. Adamlar daha önce ona adam öldürtmüşlerdir zaten. Yani birçok cinayette onu kullanmışlardır. Profesyonel katillerdir. Bak mesela nişanlayarak vuruyor, yani belli ki profesyonel bir katil bu. Birde iki Amerikalı pilot kullanılmış bu bombardımanda, iki Amerikalı pilot; bu da çok karanlık bir nokta. Yani olay tabii şu an araştırılıyor. Ve ihtilalcıların bir kısmının uyuşturucu kullandığı, LSD kullandığı. LSD spreyleri var üstlerinden çıkmış. Bak, diyor askerler; “Bizim arkadaşımızdı bunlar. Gayet sakin, halim. Adamların tüyleri diken diken” diyor. “Gözleri kan çanağı gibi ağızlarından köpükler saçıyor. Manyağa dönmüşler” diyor. “Yani belli ki bir ilaç etkisi altındalar” diyor; bu da bir şeytani yöntem. Mesela köprüde köprünün üstüne keskin nişancı yerleştiriliyor; bu da profesyonel bir katil. Alışmış adam öldürmeye bunlar. İlk defa değil, mesela halkı tankla eziyor; bu da profesyonel katil. Bunların arasına bunları yerleştirmişler profesyonel katilleri. Böyle manyakları gördü mü halkın bunları durdurması farz olur. Kanunen bunun olması gerekir. Kanuna göre durdurması gerekir. Bunun da kanuna uygun olduğunu halka anlatmak lazım. Yani bizim çıkıp anlatmamız şimdi olmaz. Yetkililerin anlatması gerekiyor. Bunları durdurmak o kadar kolay ki. Yani fasulye toplar gibi toplarız, gayet kolay. Ama silahlı adama silahsız bir insan bir şey yapamaz. Amcayı gördünüz. “Gittik” diyor dünya tatlısı. “Bizi taradılar” diyor. “Dolu değildim” diyor. “Boş gittik” diyor.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, tankın ezdiği bir taksi vardı. Taksi şoförü konuşuyor konuyla ilgili.

ADNAN OKTAR: Bakayım. Helal olsun şu yiğide. Ama yani silahsız bırakmak halkı hiç doğru bir hareket değil böyle bir şeyde. Yani bir kolaylık yolu olması lazım. Silah olsa armut gibi toplanır. Kaç kişi bunlar? Parmakla sayılıyorlar yani. Mesela on kişiyi oraya göndermiş, yirmi kişiyi oraya. “Nedir lan?” dersin. “Zorunuz. Çökün aşağı” dersin. Silahı doğrultursun, hepsi iner. “Yat yere” dersin, hepsini kelepçelersin. Ama böyle bir durum yok yani. Silahlı katillerle diyelim, asker ayrıdır. Ben mazlum, masum olanları da tenzih ediyorum, kandırılanları da tenzih ediyorum. Onlar bizim canımız. Askere de kimse laf söyletmesin. Asker kutsaldır. Yani bir avuç cinsi sapık, ahlaksız, alçak katil çıktı diye koskoca ordumuzu suçlayamayız. Böyle bir şeyden şiddetle kaçınsınlar.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, Çengelköy’de de silahsız halkı nasıl şehit ettiklerini gösteren bir video vardı.

ADNAN OKTAR: Baksana adamlar bayağı profesyonel, bir de korkaklar da.

“Çamur nereden geldi bilmiyorum” diyor. Tankın üstünde çamur olmaz. Hızır (a.s) kol gezmiş şehirde. Hiçbir konu açıklanamıyor. Hızır (a.s) kol gezmiş, bir orada bir orada. Tankın üstünde çamurun ne işi var? Yağmur yağmadı ki çamur gelsin. Çamur niye gelsin tankın üstüne?

EBRU ALTAN: “Birisi bize üstümüzdeki kıyafetleri çıkartıp tankın egzozuna tıkamamızı söyledi” diyor. “Kimdi bilmiyoruz” diyor.

OKTAR BABUNA: “Bunu söyledi, gitti” diyorlar.

EBRU ALTAN: Ve iki dakika içinde bütün tanklar durmuş sonra.

ADNAN OKTAR: “Hocam, zaten darbe gecesi müthiş, anlık tespitleriniz bir yana sükûnet ve çok sakin bir tavırla bunları söylemeniz olayı çözdü” diyor. Yani çok yüksek rütbeli bir kişi, “Sizden öğrendim” diyor. Moral sıfıra gitti darbecilerin ben açıklama yapınca. “TRT’den böyle açıklama olmaz” dedim. “İnternetten de, bunlar geçersiz, bunlar sahte” dedim. Konu bitti.

BÜLENT SEZGİN: Sizden sonra herkes açıklama yapmaya başladı.

ADNAN OKTAR: Çünkü onların en büyük kozu oydu. TRT ve Genelkurmay’ın interneti. İkisinin de geçersiz olduğunu açıklayınca moralleri sıfıra gitti.

CAN DAĞTEKİN: İlk dakikadan itibaren on iki saat boyunca yayın yaptınız Hocam, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tabii. Tayyip Hoca ortada yok. Kimse yok. Genelkurmay Başkanı ortada yok. Kuvvet Komutanları ortada yok. İlk açıklamalardan sonra ve akıl almaz yüksekti, milletin teveccühü de çok güzel. Yani o saatte o kadar abartılı derecede yüksek ki ben tarihimizde böyle bir şey görmedim. Yani ne diyeceğimi merak ediyorlar demek ki maşaAllah. Güveniyorlar demek ki. İnsan niye? Kardeşim bak, sırf telefon takibi bile çok akıl almaz astronomik rakamdaydı, sırf telefon takibi. Hiç olmadık bir şey oldu. Bu açıklamaları yapınca fıs diye darbe söndü. Adamlarda moral kalmadı. Çünkü en güvendikleri yerler gitti. TRT’ye çok güveniyordu; sıfıra gitti. Sen genç kızı korkutmuşsun çıkartmışsın, tarihte olmadık bir şey hiçbir yerde olmaz böyle bir şey. Genelkurmay’ın internet sitesine kaçak girersin geçerli olmaz o.

BÜLENT SEZGİN: Darbecilerin silahlarını gösteren bir video vardı Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Bakayım. İşte bu asıl uçaksavar mermilerin polise verilmesi lazım. Bu zırh delici mermiler yine polise verilmesi lazım. Gerçi açıklama yaptılar ama ne durumda olay şuan bilmiyorum.

Bir de liderler hep birlikte hareket etsinler yani Sayın Bahçeli, Kılıçdaroğlu, Tayyip Hocam yani bir koalisyon gibi olsun adeta birlikte karar versinler, gelsinler onlarda bütün hükümet toplantılarına falankatılsınlar. Kanaatlerini görüşlerini bildirerek birlikte karar alsınlar yani kararlara birlikte imza atsınlar. Böyle çok daha güzel olur. Hükümet Allah razı olsun güzel hareket ediyor, resmi bir katılım değilde fikri bir katılım olsa güzel olur.  Hükümet yine görevini yapsın resmi görevi olması şart değil Sayın Bahçeli’nin ve Kılıçdaroğlu’nun. Mesela bakanlar kurulu toplantısına katılsınlar görüş belirtsinler. Birlikte ortak hareket etmekte fayda var.

BÜLENT SEZİN: Bir son dakika haberi vardı Adnan Bey. İncirlik Üssü’ne giriş çıkışlar yasaklandı. Adana Emniyet Müdürlüğü, Gülen Terör Örgütü mensuplarının 15 Temmuz 2016 tarihindeki gibi darbe girişiminde bulunacağı istihbaratını aldı. Polis hemen o gecede olduğu gibi teyakkuza geçerek bütün polisleri göreve çağırdı. Saat 23.00 sıralarında yaklaşık 7 bin polis görev başına gelerek Adana Emniyet Müdürlüğü, Adana Valiliği, Adana Havalimanı, Kürkçüler Cezaevi önünde önlem aldı.

ADNAN OKTAR:Tabii. Birde görevden almalar dahada gerekirse yaygınlaşabilir bu bir şey yok. Şüpheli gördüklerini hükümet görevden alabilir.Geçici olarak alır sonra düzeltilebilir o yani tedbirde bir şey yok.Vatandaş da kimse de bunlardan rahatsız olmaz bu vatan millet meselesi. Mesela tutuklamalarda da tedirgin olacakları bir şey yok. Başka türlü olmaz, tedbir şart. Onun için mesela kuşkulu buldukları yöneticileri de yine görevden almaya yine devam etsinler. Sonra düzeltilir vatanımızın evladıysa bir yanlışlık varsa taltif ederiz yeniden görevine devam eder. Zaten oda böyle bir şeyi teşvik etmesi gerekir. Mağdur olunacak bir şey yok bunda.

BÜLENT SEZGİN: Okuduğumuz haber Hürriyet ve Yeni Şafak’ın haberiydi.

ADNAN OKTAR: Birde oradan buradan mesela bir üsten uçak kaldırarak onunla koskoca Türkiye’yi teslim alacağını zannetmek, cinnet geçirmiş bunlar. Millet bunları fıskiyesiyle tepeler akılsızlık etmesinler. İngiliz derin devleti cinnet halinde, çok şuursuz hareketler yapıyorlar.

İngiliz basını panikten dolayı Birleşik Arap Emirlikleri para gönderdi darbe için bilmem ne hep oraya buraya hani ben yapmadım onlar yaptı havasında. İngiliz derin devletinin paniği şuan tarif edilecek gibi değil. Kendini gizlemek için oradan oraya kaçıyor oradan oraya kaçıyor. 

Olay münafıklığın Fethullah Gülen hareketini bazı Müslüman cemaatleri ele geçirmesinden kaynaklanıyor. Fethullah Gülen hareketi içerisinde bayağıbir münafık var. İyi niyetli olanları temiz Müslümanları tenzih ediyorum. Münafıklığın yönü İngiliz derin devletiyle tam ittifak halindedir. İngiliz derin devleti hep münafık kullanır. 300 yıldan beri yaptığı olay bu.

Bu Münafığın Derin Karanlığı kitabım mutlaka kardeşlerimizde olsun. Bunu internetten kardeşlerimiz ücretsiz de indirebilirler ama benim tavsiyem kitap olarak bulundursunlar çünkü bu çok pratik bir şey. Çünkü anında açıp okuyup hemen istifade edebilir. Dünde söyledim internetten adam onu açacak o kolay iş değil. O ancak bilgisayarın sahibi için kolaylık olabilir, kolay olabilir. Ama öbür türlü halka tebliğde kitap.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Cumhurbaşkanı Erdoğan dünkü konuşmasında, Batıdan kimsenin darbe şehitlerimiz için taziyeye gelmemesinesitem etti ve Cumhurbaşkanı devamında şunları da ekledi: "Şimdi birileri bize akıl veriyor Batı'dan, 'Geçmiş olsun' ama ardından bir şey daha söylüyor, 'Bu attıklarınız sebebiyle, bu açığa alınanlar sebebiyle endişeliyiz' diyorlar. Siz işinize bakın. Benim ülkemde darbe olacak ve benim ülkemde 237 şehidim, 2 bin 191 yaralım olacak kalkıpbir tane taziyede bulunacak ve ardından 9 tane nasihat vereceksin, o aklını kendine sakla. Bir terör eyleminde 5-10 kişi öldüğü zaman dünyayı ayağa kaldırıyorsunuz. Şuana kadar ne Avrupa Birliği’nden, ne Avrupa Konseyi’nden, ne Batı'dan kalıpta buraya taziye için gelen bir kişi yok. Utanmadan sıkılmadan kalkıp bu tür şeyleri söyleme zilletinde bulunuyorlar. Ondan sonra da ne diyorlar? ‘Erdoğan çok sinirli, çok asabi.’

ADNAN OKTAR:Tayyip Hocam rahat olsun. Bunlara ne cevap veriyor Allah aşkına. O bizim insanımız bizim evladımız yekvücut hep beraberiz onlarla muhatap olmasına gerek yok. Onların bir kısmı homoseksüel bir kısmı, Darwinist Rumi, bir kısmı cinayetten zevk alan tipler, bir kısmıda hiçbir şeyden haberi olmayan adamlar. Boş konuşuyorlar yani onları kâle almasına gerek yok.

BÜLENT SEZGİN: İngiltere’nin en büyük yayın kuruluşlarından Independent Türkiye hakkındaki, “Bir zamanlar Ortadoğu için büyük umut olan Türkiye şuanda zayıf ve istikrarsız durumda“ başlıklı bir haber yaptı Adnan Bey. Haberde “Darbe girişimi ve tasfiyeler Türkiye’yi sarsıyor. Irak ve Suriye Türkiye gibi olacağına, Türkiye onlar gibi oluyor” ifadeleri kullanıldı.

ADNAN OKTAR:Türkiye’de halk kenetlenmiş durumda bayağı da istikrarlı sevgi dolu bir ortam var ama Tayyip Hocam Devlet Bey’i de, Sayın Kılıçdaroğlu’nu da sık sık davet etsin. Hükümet toplantılarına da çağırsınlar. Hatta Büyük Birlik Partisi için de, Saadet için de aynı şey geçerli. Genel başkanları çağırıp aynı masada kararlara onları da ortak edebilirler. Bayağı güzel olur. Sürekli birliktelik fotoğrafı verirlerse çok iyi olur. Sadece AK Parti iktidardaymış gibi değil de millet iktidardaymış gibi olsa daha güzel olur yani milletin bütünü. Resmi bir oluşum olarak değil de dostluk ve sevgi oluşumu olarak olsun. Biz samimiyiz, kardeşiz. Ne olacak? Bakanlar kurulu toplantısında Sayın Kılıçdaroğlu da otursun, Sayın Bahçeli de bulunsun. İyi olur. Olgun aklı başında insanlar, devlet terbiyesi almış insanlar. Bunu bir aksilik çıkartmak için kullanacak insanlar değiller.

Ama bakın, dikkatlice bakılırsa sahte Mehdiyet’in önünü gerçek Mehdi’nin keseceği anlaşılıyor. Sahte Mehdiyet’in ve sahte Mehdiyetlerin durdurulmasının ancak gerçek Mehdiyet’le olacağı anlaşılıyor. Sahte Mehdi’ye karşı susarsa sistem, olmaz. Onun karşısına mutlaka gerçek Mehdi’yi çıkartmak lazım. Ben Cenab-ı Allah’a dua ediyorum Mehdi’sini zahir etsin, beni talebesi etsin, sizleri talebesi etsin. İsa Mesih’i zahir etsin. Beni talebesi etsin, sizleri talebesi etsin. Beklenecek bir durum yok benim gördüğüm.

Bir kısım insanlar durumun fevkaladeliğini pek fark etmiş değiller. Ama deccalin kuşatması şuan en yüksek düzeyde Türkiye üstünde. Deccal cinnet geçirdi şuan. Mehdiyet’in zahir olmasının dışında bir yol görünmüyor. Cumhurbaşkanımız Mehdiyet’in Cumhurbaşkanı olsun. Başbakanımız Mehdiyet’in Başbakanı olsun. Parti liderleri de Mehdiyet’in liderleri olsun. Mehdi’yi Allah zahir etsin. Mehdi’nin en geriden gelen kapıcısı olsam, ayağının tozu olsam bana yeter.

KARTAL GÖKTAN: Yazılarınız hakkında bilgi verebilir miyim?

ADNAN OKTAR: Evet.

KARTAL GÖKTAN: Katar'ın önde gelen günlük İngilizce gazetesi Gulf Times’da; "Çaresiz çocuklara yardım için kaybedilecek zaman yok" başlıklı yazınız yayınlandı. Bu yazınızda; zengin ve gelişmiş ülkelerin vahşi kapitalizmin azgın ve acımasız ruhunu bir kenara bırakarak, savundukları eşitlik, kardeşlik, adalet ve sevgi gibi güzel değerler doğrultusunda hareket etmeleri gerektiğini ve yardıma muhtaç çocuklara sosyal, siyasi ekonomik ve teknolojik destek ile birlikte manevi destek vermeleri gerektiğini anlatıyorsunuz.

Suudi Arabistan’ın günlük ve çok okunan İngilizce gazetesi Arap News’de"Türkiye için bir milat 15 Temmuz" başlıklı makaleniz yayınlandı. Bu yazınızda Türk halkının parti flamalarını bir kenara bırakarak ittifak ettiğini, sevgi ve birlikteliğin korkunç ve hain bir darbe girişimini engelleyebilecek güçte olduğunu ve bunu tüm dünyaya gösterdiğini anlatıyorsunuz.

Uluslararası basında da yakından takip edilen ve geniş bir okuyucu kitlesine sahip Rusya’nın en köklü gazetelerinden Pravda’da "Türkiye'deki darbe hakkında merak ettikleriniz" başlıklı makaleniz dün yayınlandı. Sosyal medyada en çok paylaşılan makalelerinizden biri oldu maşaAllah.

ADNAN OKTAR: En çok paylaşılan maşaAllah. Bu teveccühü Allah meydana getiriyor Allah'a hamdolsun.

AK Partililer artık AK Parti olarak olaya bakmasınlar, millet olarak bakacağız. Sayın Kılıçtaroğlu seyyittir çok değerli bir insandır. CHP'nin sayın yöneticilerine de sahip çıksınlar. MHP zaten kabadayılığın, yiğitliğin, delikanlılığın okuludur. MHP'lilere çok güçlü bir şekilde sahip çıksınlar. Saadet zaten bizim kardeşlerimiz onlar. Büyük Birlik de koçyiğit, delikanlı, kabadayı okuludur. Yani bir ocaktır orası da. Hepsine sahip çıksınlar. Hükümette onların hepsinin bir manevi yeri olsun. Yöneticilerin de, ileri gelenlerinin de hükümette manevi bir yeri olsun. Bu birlikteliği de sürekli sokakta vurgulayalım. AK Parti sloganı atılmasın dışarda. Sakın ha hiç gerek yok. Buna ihtiyaç yok çünkü AK Parti’yi zaten millet iktidarda tutar yani. Mevcut siyasi yapı içerisinde bu zaten zaruri olduğu görülüyor. Öyle bir dert olmaz. Onun için slogana falan gerek yok. Tayyip Hoca’nın da kılına dokundurtmayız öyle bir şey olmaz. Mesela yarın CHP'nin İzmir mitingi varmış bütün AK Partililer gitsin, MHP'li kardeşlerimiz gitsin, Büyük Birlik, Saadet gitsin. CHP bizim kendi milli partimizdir. Atatürk'ten kalma emanettir. Dolayısıyla bağrımıza basalım.

1830 İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Palmerston diyor ki; "Biz de Türkiye'nin uygun bir parçasını topraklarımıza katabiliriz. Bizi zorlarsanız sultanın aleyhine hareket etmeye başlayabiliriz." Yaptıkları tehditlerden bir bölüm. Şu anda da yaptıkları bu.  Ama panik vaziyette kapatmak için dikkatimizi bir oraya vermemizi istiyorlar bir buraya vermemizi istiyorlar.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin etkin personel sayısı altı yüz yetmiş beş bin. Bu çakallar kaç kişi karşımıza çıkan? En fazla iki yüz kişidir. Katilleri, profesyonel katilleri en fazla yüz-iki yüz kişi. Onunla Türkiye'yi teslim almaya kalkıyorlar. Eğer halk özel olarak silahlandırılırsa böyle bir risk tamamen ortadan kalkar. Deli köftesi yemesi lazım adamın saldırması için. Nasıl cesaret etsin? Baksana çakal çıkıyor tankın oradan tam nişanlıyor vuruyor polisi. Eğitim almış müthiş bir kahpelik bu, bunun masumluğu olmaz bu alçağın. Bu çakalı bilmiyorum tespit ettiler mi? Bunu asker yapmaz. Profesyonel katil bu. Askerle böyle profesyonel alçak katilleri ayırt etmek lazım. Birde Amerikalı iki pilot kullanılmış bu olayda bu adamları da tespit etsinler.

Acıbadem'de araçlarla geçen insanlara da ateş açıyorlarmış durduk yere. Bu çok acayip bir şey. Bunlar asker değil profesyonel katiller. Bunlar muhtemelen böyle homoseksüellerden, profesyonel katillerden, uyuşturucu müptelası manyaklardan seçtiler askerin arasına bunları yerleştirmişler. Bunların hepsini polis çözsün. Savcılıklar tespit etsin bu alçakları halka teşhir edelim. Bir avuçlar görüyorsunuz. Bütün millete kabadayılık yapıyorlar.

BÜLENT SEZGİN: Bahsettiğiniz konuyla ilgili video vardı Adnan Bey. Servis araçlarına ateş ediyorlar.

ADNAN OKTAR: Bakayım. Hayret böyle bir psikopatlık ben hiçbir ülkede görmedim böyle bir alçaklık.

Şuara Suresi, 20-21 şeytandan Allah'a sığınırım, "(Musa) Dedi ki: "Ben onu yaptığım zaman şaşkınlardandım." "Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım; sonra Rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi.." ilim sonra geliyor Hz. Musa (a.s)'ya "daha önce şaşkınlardandım" diyor. Cahiliyedeki ilim geçerli olmaz Allah'ın sonra verdiği Tevrat ve Tevrat'a dayalı ilim gerçek ilimdir. Ondan önceki sadece bir bilgidir. "..ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı."  (Şuara Suresi, 20- 21) Allah Peygamberimiz (s.a.v.) için de söylüyor "Seni Allah delalet içinde bulup hidayet vermedi mi?" diyor. Daha önceki bilgi geçersizdir. O bilgi, bilgi değildir. Sonradan Allah'ın verdiği ilim, ilim olan odur gerçek ilim odur. Çünkü Firavun’un yanında putperest eğitimi aldı. Boş bilgiler. Ama Allah ona hidayet verip peygamberlik verince, Tevrat'ı verince bak ayet diyor şeytandan Allah'a sığınırım "Sonra Rabbim bana hüküm ve hikmet verdi ve beni gönderilen elçilerden kıldı." Artık geçerli olan bu devresidir. Daha önceki devresi geçerli olmaz.

Açıkça söyleyeyim bu olayın tek bir zıttı vardır, tek çözümü vardır Mehdiyet’tir. İmam Mehdi’dir. Deccalle hiçbir insan baş edemez bunun dışında. Sahte Mehdiyet’in çözümü de Hz. Mehdi’dir, deccaliyetin çözümü de Hz. Mehdi’dir, süfyaniyetin çözümü de Hz. Mehdi’dir. Ve Seyyidina İsa Mesih İbni Meryem ikisi birlikte. Allah beni Hz. Mehdi’nin hizmetçisi yapsın. Sizleri de talebesi yapsın.

"Andolsun" diyor Cenab-ı Allah şeytandan Allah'a sığınırım "elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir." ""Andolsun elçilerimiz (yani mehdilerimiz) onlara apaçık belgelerle gelmişleridir." Ebcedi 2016 tarihini veriyor. 2016'da hep ittifak var. Şeytandan Allah'a sığınırım. "Ki Rabbim yeryüzünü sizin için bir mehdi kıldı." Beşik kıldı, beşik mehdi. O da 2016. O Kuran'ın şifreli bir açıklaması. "Ki Rabbim yeryüzünü sizin için bir mehdi kıldı." Yani ‘bütün yeryüzüne Mehdiyet’i hakim edeceğim’e de işaret var. Mehdi beşik demek.

Mesela bir savaş muhabiri diyor ki "ben Suriye'de de, Libya'da da, Irak'ta da görev yaptım böyle bir acımasızlığı hiçbir yerde görmedim." Durduk yere halka ateş açılıyor. Halk güler yüzle Mehmetçik kardeşlerimiz ne oldu bir şey mi var diye gidiyorlar takır takır tarıyorlar. Adamlar haplı, adamlar profesyonel katil, adam özel yetiştirilmiş. Katil homoseksüel, Darwinist görev almış. Devlet gereğini yapsın. Bir tane bile adam zayi olmasın hepsini yakalasınlar. Ve bunların hepsini de konuştursunlar. Konuşmalarını da duymak istiyoruz sonra. Kanuna hukuka uygunsa duymak istiyoruz.

Bir menfeze saklanırken bulunan Çiğli İmamı olarak anılan darbeci Zekeriya Kuzu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı almaya gittiklerinde otelin içine el bombası attıklarını, sağa sola ateş ettiklerini, şehit ettikleri polislerin cüzdanlarını da çaldıklarını itiraf etmiş. Bak ahlaksızı görüyor musun? “Yanındaki binbaşı şehitlerin cebinden cüzdanlarını alırken kendisine “daha sonra helalleşiriz ölenlere dua edin” dediğini ve daha sonra saklanırken çaldıkları paraları saydıklarını ve beş yüz lira civarında olduğunu söyledi” diyor. Ne kadar aşağılayıcı bir hareket bu. Her hareketleri adice.

Ordumuz darbe gecesi dışarı çıkmamakla akıllılık etti çünkü karmaşaya sebep olabilirdi. O normal. Ayrıca askerimiz gereğini de yapmıştır birçok yerde darbeyi durdurmak için cansiperane görev almışlardır bu bilinmiyor bunları söylemek istiyorum. 

BÜLENT SEZGİN: Duyuru yapabilir miyim Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Evet.

BÜLENT SEZGİN: Başbakan Binali Yıldırım'ın talimatıyla halkın yoğun talebi doğrultusunda Başbakanlıkça belirlenecek esaslar çerçevesinde darbe girişiminde şehit olan vatandaşların ailelerine ve yaralı vatandaşlara destek olunması amacıyla 15 Temmuz Dayanışma Kampanyası başlatıldı. Ve yardım etmek için banka hesapları açıldı. Ayrıca isteyen GSM operatörlerinden 15 Temmuz yazıp 1507'ye SMS mesaj atarak beş lira karşılığında bağışta bulunabilecek.

ADNAN OKTAR: Bak şimdi ben Başbakan’ın ellerinden öpüyorum. Büyüğüm değerli bir insan, Cumhurbaşkanı da benim kardeşim o da büyüğüm ellerinden öpüyorum, halk bunun netliğini görmekten çok zevk alır. Yatırılan para anında aktarılsın aslanlarımıza ve bu aktarım bilgisayar üstünden bize gösterilsin. Mesela senin paran yattı ey bilmem ne diyecek yazacak bilgisayarda biz onu göreceğiz ve para buralara ulaştırıldı diye de ayrıca göreceğiz. Değil mi? Havuza biriktirilen miktar bu hemen akıtılsın. Biriktirilen hemen akıtılsın ki biz de coşup bol bol kardeşlerimize yardımda bulunalım. Bu paranın netliği çok hayati. Mutlu olmak açısından çok net bir şey bu. Mesela sokakta dilenen insan oluyor parayı veriyorsun Allah razı olsun diyor görüyorsun gözünle. Ama sen onu biriyle gönderirsen adama diyor ki ben ona verdim teşekkür etti Allah razı olsun dedi dersen için o kadar rahat etmez. Gözünle görmek istersin. Halk da gözüyle görmek ister yani bu konuda bize yardımcı olsunlar. Çünkü aylarca o para orada durabilir. Bazen Allah vermesin o para başka yere kaydırılıyor yine hayır için ama başka yere kaydırılıyor. Bu bizi rahatsız eder. Anı anına günü gününe o paranın aktığını görelim.

Dreks,"Mitinglerde herkes var siz yoksunuz." Mitingleri sanki gidip tek tek gezdin gördün nereden biliyorsun bizim olmadığımızı? Senin bunu yapman için bütün Türkiye'deki toplantılardaki insanların resimlerini tek tek çekmen ve onların isimlerini tespit etmen kimliklerine bakman gerekiyor. Bu olmadığına göre nereden çıkartıyorsun? Dreks biz olmasak sen orada olmazdın şu an söyleyeyim. Kahramanlar, görünen kahramanlar görünmeyen kahramanlar olmasa sen orada olmayabilirdin. Askerin içindeki kahramanlar, polisin içindeki kahramanlar, halkın içindeki kahramanlar. Görünmeyen kahramanlar olmasaydı sen orada olmazdın. Belki de yani belki de.

Coşkun bir muhabbet göstersin Tayyip Hoca. Rusya’yla her yönden birleşmek istiyoruz desin.

Bizim çocukların bir resmi var. Kısıklı’da çekilmiş. O çocuğa bir göster de içi rahatlasın. Bu sadece tek bir yerde olan. Yani sana tek tek saysak sabaha kadar bitmez sana söyleyeyim.

Tayyip Hocam senin hükümetin yıkılmayacak. Hadislerde öyle geçiyor. Hükümetin yıkılmayacak. Daha sonra bu hadisleri anlatacağım.

Darbecilerin bildirisini okuyan TRT spikeri Tijen Karaş, çok şeker bir kız o bayağı güzel. “Bacaklarım titremekten sürekli masaya çarpıyordu” diyor. Canım benim. “Ellerim de çarptığı için ellerimi kavuşturmak zorunda kaldım” diyor. Ne yapsın çocuk? Sakallı, bıyıklı, tüfekli adamlar karşısına dikilmiş. El kadar genç kız yani. Tabii tedirgin olmuştur. Hakikaten çok tedirgindi. Buz gibi bir sesle konuşuyor çocukcağız. Rengi bembeyazdı. Ne kadar ayıp, ne çirkin yani. Şu akla bak. Birde TRT’ye elini kolunu sallayan bir daha giremesin. Orda çok geniş önlem alınsın TRT’de. Birde yayını kesmek mümkün olmasın. Teknik önlem alınsın. Birde TRT’nin daha yedek yerleri de olsun. Mesela farz edelim orayı korsan olarak ele geçirse bile oradaki yayını kesip yedek yerden, “Bunlar darbeci sakın inanmayın” denecek bir sistem oluşturulsun. Değil mi? Mesela CNN falan için de aynı şekilde.

Yok kardeşim. Tayyip Hocam’ın kılına dokundurtmayız. Yani istediğiniz kadar uğraşın. Meşru seçilmiş hükümeti İngiliz derin devletiyle işbirliği yapıp yıkmaya kalkacaksınız, yerine homoseksüellerin efendim Darwinistlerin, Rumilerin, kırık çıkık tiplerin oluşturduğu bir yapı oluşturacaksınız. Biz de seyredeceğiz öyle mi? Sonra da halkı tek tek ipe dizeceksiniz. Altmış bin kişilik liste hazırlamışlar asmak için. Alçaklık yapıyorlar. Buna müsaade etmeyiz. Akıllarını başlarına alsınlar. Yanlış adrese geldiler. Millet boş bulundu da onun için. Yani bundan sonra öyle bir çakallık kimse yapamaz.

Ama bak milis gücü konusunda Tayyip Hocam tereddüt etmesin. Bir şey yok bunda. Askerliğini yapmış adam, gelmiş. Bir şey olmaz. Veyahut aynı silah ruhsatı gibi, silah ruhsatı verilenlere otomatik silah alma hakkı da versinler. Çok ucuza otomatik silah, değil mi? Silah vermişsin, silah ruhsatı vermişsin. Silah ruhsatı için işte psikolojik muayene de yapılıyor, polis araştırma da yapıyor. Adam o silahla hiçbir şey yapmamış şu ana kadar. Değil mi? Bir olay yok, icraatı yok. Mesela 5 yıl silah ruhsatıyla gezmiş. Hiçbir şey olmamış. Ver ona işte silah ver. Otomatik silah ver. Evinde tutsun otomatik silahı, yani üstünde gezdirmesi değil de. Evinde mesela bin mermi ve otomatik silah. Evinde dursun ne mahsuru var yani. Adresi belli, yeri belli. Bir durum olduğunda Savcılık açıklama yapsın, gereğini yapsınlar. 

Masaüstü Görünümü