Harun Yahya

Sohbetler (1 Ağustos 2016; 21:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

ADNAN OKTAR: Evet, ne konuşuyordunuz?

ERDEM ERTÜZÜN: Mehdiyet’ten bahsediyorduk, Süfyan’dan bahsettik hadislerden.

ADNAN OKTAR: Süfyan konusunda net şu şahıstır değil de kime uyuyorsa yorumu halka insanlara bırakmak lazım. İlla şu şahıstır demek doğru olmaz. Bakacak o alametlerden kimi anlarsa o olabileceğini düşünecek. “La ya’lemul gaybe illaAllah” gaybı Allah bilir, inşaAllah. Bazı kişilere çok benzeyebilir. Benziyorsa kendisi o şekilde yorumlayabilir. Ama illaki budur demek alametleri henüz devam ettiği için olmaz. Çünkü Hz. Mehdi (a.s) çıkmadan alametler bitti diyemeyiz. Allahualem diyeceğiz.

Bir etiket yapalım. Ne diyelim? “Ayrılıklar bir kenara” diyelim. Atalım ayrılıkları, inşaAllah.

Bu, münafıklıkla ilgili kitabımı herkes tanıtırsa çok memnun olurum. Tanıtmayandan da Allah razı olsun bir şey demiyorum ama tanıtılsa münafıklığa karşı çok büyük bir darbe. Çünkü illa kitap olarak alması şart değil internetten de indirip bakabilir, okuyabilirler. Ücretsiz indirebiliyorlar. Ama benim tavsiyem kitap olarak alıp evinde bulunması. İyi olur yani tanıtılması çok iyi olur.

“Süfyani huruç ederse bizim durumumuz nasıl olacak?” Diyor. “İmam cevapladı” yani Hz. Ali (k.v): “Eğer böyle olursa Mehdi’ye yönelin” diyor. Ali Beyt’e yani bize doğru yönelin diyor. (Biharül Envar, cilt 52, sayfa 249, hadis no: 135)

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Bingöl’de havalimanı yolunda çevik kuvvet aracına bombalı saldırı düzenlendi. İlk bilgilere göre 6 polis şehit oldu, yaklaşık 10 polis yaralandı. Bombalı saldırıya ilişkin açıklama yapan Bingöl Valisi Yavuz Selim Köşger, saldırıda kullanılan aracın Türk bayrağıyla kamufle edildiğini söyledi.

ADNAN OKTAR: Ama şimdi Türk bayrağıyla kamufle edilmese bile yine oluyor. Türk bayrağıyla kamufle edilmesinden dolayı anlayamadık dememişlerdir tabii de. Fakat bütün halkın polis gibi görev yapması lazım. Bütün halkın asker gibi görev yapması lazım. Yani bizim askerimiz 82 milyon olması lazım. Polisimiz 82 milyon olması lazım. MİT elemanımız 82 milyon olması lazım o zaman baş edemezler. 82 milyon asker, polis, jandarma ve MİT elemanı olması gerekiyor. 82 milyon polis her yerde olması lazım.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Bugün Başbakan Binali Yıldırım hem Kemal Kılıçdaroğlu, hem de Devlet Bahçeli’yle kendi merkezlerinde görüştü. Bir ilk gerçekleşti. Ve Başbakan Yıldırım’la Sayın Kılıçdaroğlu ortak açıklama yaptılar. Kılıçdaroğlu, “OHAL ve kanun hükmünde kararnamelerle ilgili düşünce ve endişelerimizi Sayın Başbakan’a aktardık” dedi. Başbakanımız da, “Bu konudaki endişelerini dikkate alacağız ve görüşmelerimiz bu çerçevede devam edecek” açıklamasında bulundu.

ADNAN OKTAR: Evet evet, Sayın Kılıçdaroğlu’nun sözleri havada kalmasın. Dediklerinden uygulansa iyi olur. Yani bir orta yol bulunur. Biraz onlara uygun, biraz onlara uygun bir orta yol şeklinde olsun. Bu kardeşlik bağını ilk gün söylemiştik. Evet.

İlk günkü konuşmalarım var mı benim? Bakayım onlardan biraz örnek göstereyim.

VTR: Adnan Oktar’ın 15 Temmuz gecesinde yaptığı açıklamalar.

ADNAN OKTAR: Ben bunu söyledikten sonra darbenin bütün havası gitti. O akşam milyonlarca insan seyrediyordu. Durdurmayı da bulamadılar, nasıl durduracaklarını da bilemediler. En sonunda gittiler Türksat’ı falan bombalamaya kalktılar, yine beceremediler. Ama biz geniş geniş daha ilk başında her şeyi açıklamış olduk. Darbecilerin bütün etki mekanizmalarını sıfıra indirmiş olduk. Yani tamamı illegal hale geldiler benim açıklamamdan sonra. Çünkü normalde Genelkurmay’ın internetinden yayın olması çok ciddi bir şey. Ama ben onun boş olduğunu söyledim. TRT’de açıklama yaptırdılar onun da boş olduğunu söyledim. İtibar edilmeyen bir darbe açıklaması varsa o darbe yoktur. Etkisi sıfıra gitmiş oldu.

Yalnız bir dahaki denemelerinde belli ki Türksat’a yönelecekler. Çünkü zaafların eksikliklerin tespiti için bunu yaptıkları anlaşılıyor. Bir dahaki seferde neyi anlamaya çalışacaklar? İşte biz nerede hata yaptık, önce TRT’yi işgal etmemiz gerekiyordu. Önce Türksat’ı vurmamız gerekiyordu gibi düşünebilirler. O yüzden Türksat’ın yedek antenleri olsun. Yurt dışından da aynı şekilde sağlama alınmış bir sistem yapalım. Aynı şekilde telefon bağlantısının da kesilmemesi için uydu telefonları da dağıtılsın halka, değil mi? Her yerde böyle bir saldırı konumunda telefonlar cayır cayır çalışsın. Ne yapılırsa yapılsın cep telefonları.

Allah’a şükür şimdi muhalefet, ilk gün söyledik “Birbirinizle barışın, klasik siyaset kalkmıştır hep birlikte hareket edin artık” rica mahiyetinde. Allah razı olsun onlar zaten basiretli ferasetli insanlar hemen bu güzel uygulamaya geçtiler. Bu darbeye karşı güçlü bir tedbir ilk planda.

KARTAL GÖKTAN: Bu akşam Bingöl’deki saldırıda şehit olanlardan biri Kahramanmaraş’ta Özel Harekat Polisi Duran Melemir olduğu öğrenildi Adnan Bey. Resmini gösterebilirim.

ADNAN OKTAR: Allah senin nurunu artırsın aslansın sen, maşaAllah. Allah şehadetini makbul etsin, Allah şehadetini kabul etsin. Sana verdiği bu güzel nimeti Allah bizlere de nasip etsin. Allah anana babana uzun ömür versin, sabrı cemil nasip etsin.

Hanım kardeşlerimiz gelsin devam edeceğiz, inşaAllah.

BÜLENT SEZGİN: Mehter Marşı’yla devam ediyoruz programımıza.

VTR: Erlerimiz Bizim Kınalı Kuzularımız

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza devam ediyoruz, inşaAllah. Buyurun Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Evet. Birisi bir şey anlatsın konuşalım.

KARTAL GÖKTAN: Ankara’yı ziyaret eden Putin’in özel yetkili temsilcisi Aleksandr Dugin, Rusya’yla Türkiye’nin arasını açmaya çalışan gücün Amerika olduğunu söyledi.

ADNAN OKTAR: Hayır hayır hayır. Dugin kafası çalışan bir delikanlı bunu nasıl bilmez? İngiliz derin devleti. Amerika garibanın tekidir, garibanlardan oluşur Amerika. Sığır güdüp tarım yapan, petrol çıkaran falan işçi köylü bir toplumdur Amerikan toplumu. Yüz yılın öncesi o vahşi batı kültürünü devam ettiren neşeli sevecen iyi niyetli insanlardan oluşur. Amerika’yla alakası yok. İngiliz derin devleti vardır. Evanjelikleri kullanır o, efendim, CFR’ı kullanır budur yani olay bu. İngiliz derin devleti. Biz Dugin’e mektup yazalım detaylandıralım. Zeki bir insan onu bilmesi lazım.

KARTAL GÖKTAN: Suriye toprak bütünlüğüyle ilgili de açıklamaları var Dugin’in. Suriye’de ve bölgede kurulması planlanan Kürt devletinin Rusya’nın stratejik hedeflerine ters olduğunu vurgulayan Dugin, “Suriye’nin toprak bütünlüğü korunamazsa Türkiye ve Rusya’nın toprak bütünlüğünün de sağlamayacağını” söyledi.

ADNAN OKTAR: Doğru söylüyor. Onun için Suriye devletiyle anlaşıp bir teknokrat hükümeti kurdurmak lazım. Ama buna imkan tanıması lazım Türkiye’nin. Bir kere şu Suriyeli siyasetçilerin Türkiye’ye gelmesine kapıyı açsın Türkiye. Adamlar bir gelsin konuşalım burada. Bir teknokrat hükümeti kurulsun Suriye’nin bütünlüğünü sağlayalım konu bitsin. Teknokrat hükümeti oluşsun bütün yabancı unsurları Suriye’den çekelim, Suriye halkı da dönsün kendi memleketine konu bitsin. Bu, İngiliz derin devletinin aldığı en büyük mağlubiyet olacaktır. Mehdiyet’in şamarı olacak, bunu yapalım.

Fulya Duman, “Darbe girişiminin olduğu gece yaptığımız açıklamalarla darbecilerin bütün etki mekanizmalarını etkisiz hale getirdik.” Diyorum bu doğru. Çünkü bak, darbede en önemli şey halkın o açıklamaya inanmasıdır, ciddi bulmasıdır. Ben gayet sakin “bu ciddiyetsiz” deyince ilk açıklama olarak milyonlarca insan için bunun hiçbir etkisi kalmadı. Çünkü milyonlarca kişi izliyordu o gün akşam. İlk açıklamayı yapan benim. Tabii ki sırf etki eden mekanizma bu değil ama başlangıçta çok büyük etkisi oldu. Ama tek bu etki etti tabii ki değil. Sonra kuvvet komutanları açıklama yaptılar, efendim, polis açıklama yaptı, Tayyip Hocam en başta açıklama yaptı. Toplamı etkili oldu. Ama ilk başta cidden morallerini bozdu bu açıklamam. Yani güçlerini kırdı. Çünkü ciddiye almamış oluyorsun ve bilimsel de açıkladım mantığını da söyledim. Yoksa Genelkurmay’da açıklama olacak, TRT’de açıklama olacak halk inanır birçok insan inanır. “Buna inanmayın bu geçersiz” dedim ve mantıklı açıkladım. Yüz binlerce insan bundan olumlu etkilendi. Ama tek etkileyici mekanizmanın bu olmadığı belli tabii buna çocuk bile inanmaz böyle bir şey yok. Ama çok mühim etki eden bir yol olmuş oldu, mühim bir sebeptir.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Makaleleriniz hakkında bilgi vermek istiyorum. Lübnan’ın 1952 yılında kurulmuş ve Ortadoğu’nun en büyük İngilizce gazetelerinden The Daily Star Gazetesi’nde “Global medya demokrasiden yana mı değil mi?” başlıklı makaleniz yayınlandı. Batı medyası demokrasi yerine hainlere destek verirse bunun demokrasiye zarar vereceğini ve bu zararın kendilerine de dönebileceğini vurguluyorsunuz.

1845’ten beri yayınlanan Malezya’nın en köklü İngilizce gazetelerinin başında gelen News Straits Times Gazetesi’nde “Müslüman savaşları çağının sonu” başlıklı makaleniz yayınlandı. Yazınızda, Müslüman ülkelerde yaşanan savaş ortamının ancak İslam milletleri birleştiğinde kurşundan kaynatılmış binalar gibi tek bir vücut olarak hareket ettiğinde sona ereceğini anlatıyorsunuz. Önümüzdeki dönemin Samuel Huntington’un iddia ettiği gibi Müslüman savaşları çağı değil, Müslümanların ve dolayısıyla tüm dünyanın altın çağı olacağını belirtiyorsunuz.

İsrail’in önde gelen haber sitesi The Times of Israel’in Fransızca sitesinde “Türkler, Museviler ve unutulmayanlar” başlıklı makaleniz yayınlandı. İki ülke arasındaki ilişkilerin tarihte pek az örneği olan karşılıklı dayanışma ve anlayış örnekleriyle dolu olduğunu anlatıyorsunuz. Türklerle Musevilerin dostluğu tıpkı 1492’de olduğu gibi zor gün dostluğu olduğunu ve çeşitli fikir ayrılıklarının bu dostluğu asla zedelemeyeceğini vurguluyorsunuz.

Hindistan’dan yayın yapan haber sitesi Muslim Mirror’da “Cesur Türk halkı darbeyi nasıl püskürttü?” başlıklı makaleniz yayınlandı.

Son olarak Pakistan’ın İngilizce haber sitesi Daily Mail’de de “Demokrasinin büyük zaferi Türkiye” başlıklı makaleniz yayınlandı, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam hiçbir belirsizlik bırakmasın. Bak, her yer hava savunma araçları dolsun. Füzeler, uçaksavar topları, tanksavar silahlar ve tanklara karşı da tabii savunma yolları da halka öğretilebilir. Mesela tankın tekerine çelik sokarsın tank yürüyemez. Taştan ziyade çelik, çünkü taşı kırabilir. Tank hareket ettiğinde kırabilir taşı ama çeliği kıramaz, demiri kıramaz yani tekeri atar araya çeliği soktun mu. Ve nereden nasıl sokulacağı da gösterilebilir. Mesela silahla ateş edildiğinde halk ne yapması gerekir bunun gösterilmesi lazım. Ama benim bildiğim eğer milis gücü olursa, halkta silah olursa PKK da mıh gibi çakılır, darbeci de mıh gibi çakılır, İngiliz derin devleti de mıh gibi çakılır. 300 bin kişilik falan milis gücü olursa otomatik silahlı adam deli olması lazım gelmesi için gelemez. Darbeci de cinnet geçirmiş olması lazım böyle bir maceraya giremez. Ama tabii bunu güvenli halletmek lazım. Efendim, nasıl halledilebilir? İşte valiliklere bağlansın milis güçleri, kaymakamlıklara bağlansın valilik tarafından da, kaymakamlık onu organize eder. Mesela küçük küçük mangalara, bölüklere ayırabilir. Kendi içinde kalır onlar sadece yani birbirleriyle bağlantılı değil, her yer kendi bölgesini korumakla mükellef olur bu kadar. Mesela bak PKK istediği gibi istediğini yapıyor Güneydoğu’da. Mesela ne var? Araba var, sen orada MİT mensubu görevi de yapacaksın. Kanun çıkartsınlar ama önce kanun çıksın. Polis görevi de yapacaksın, asker görevi de jandarma görevi de yapacaksın, özel harekatçı görevi de yapacaksın, değil mi? Mesela arabadan şüphelendiysen arabayı durdurabilmesi lazım vatandaşın, arama yapması lazım. Kanun çıksın, değil mi? Şahıs üst baş araması da yapılabilsin yani milis güçleri bunları yapsın. Kontrolden çıkar mı, efendim, olumsuz kullanılır mı? Yavaş yavaş denenerek tespit edilebilir valilik kontrolünde olacak. Vatandaş asker olduğunda nasıl söz dinliyor, polis olduğunda nasıl söz dinliyor? Mesela askerde teskere bırakıyorlar asker olarak kalıyor sivil olmuyor adam artık, silahı bırakmıyor. Bunda bir şey yok. Bunu yapalım gecikmeye gerek yok. Tedirginlik veriyorsa yavaş yavaş yapılabilir. Mesela bu korucu kardeşlerimiz de koruculuk siteminde yavaş yavaş hükümet uygulama yaptı, sayısı gittikçe artırıldı hiçbir şey de olmadı olmaz da yani tedirgin olmaya gerek yok.

Hafta sekiz gün dokuz PKK bomba koyuyor. Kardeşim, şüpheli araba var, sen orada polis ve MİT mensubu görevi yapman lazım. MİT’in elmanı niye az olsun? Bütün vatandaşlar MİT elemanı olsun, kanunen hepsi MİT’e bilgi vermekle mükellef olsun, kanunen hepsi MİT’e bilgi vermekle mükellef olsun MİT elemanı gibi görev yapabilsin. Gözümüzün önünde oluyor bombacılar bilmem neler falan. Vatandaş bilmez mi, adam manyak gibi şüpheli, hareketleri şüpheli, adam neme lazım deyip çekip gidiyor sonra da bomba patlıyor.

BÜLENT SEZGİN: Kardeşlerimiz demokrasi nöbetinde. Fotoğrafları vardı.

ADNAN OKTAR: Bakayım. Doktor Cihat’ım, Hakan’lar, Halil’ler bütün millet sokakta, maşaAllah. Aferin güzel. Hakan Hocam coşku içinde, maşaAllah güzel.

Bak, burada münafıkların bütün felsefesi yazıyor. Bunu kardeşlerimiz mutlaka edinsinler bu kitabı. Kitap olarak edinsinler internette bedava var, bedava indirebilirler ama benim tavsiyem kitap olarak. Ve Facebook’ta internette orada burada tanıtsınlar. Tanıtmayanlardan da yine Allah razı olsun. Çok hayati bir eser. Bu son olay da tipik bir münafık hareketi bak dikkat edin. Sinsilik ve gizlilik, homoseksüelliğe eğilim, İngiliz derin devletine hayranlık, Anglosakson ırkına hayranlık, Türk milletinden nefret, Türk milletini öldürme eğilimi, cinayet eğilimi ve azgınlık. Münafıkların klasik özelliği bu, aynısını görüyoruz, aynısını yazdım anlattım.

Şimdi İngiliz derin devleti kitabı var. Onu bütün süratimi kullanarak yapmaya çalışıyorum ki bayağı yarıyı geçtim, bayağı iyi oldu. Belgelerle falan her şeyi çok güzel oluyor.

Ama Başbakan’ın konuşması da mükemmel oldu, bak münafık diye açıkladı. Çok önemli münafık diye vurgulaması. Bir münafık hareket var karşımızda. İngiliz derin devletinin organize ettiği bir münafık hareket var. Aramıza da casuslarını soktular ajanlarını, iblislerini, şeytanlarını soktular.

 

İs'afür-Rağıbîn'den naklen Tılsımlar Sayfa 212’de diyor ki: “Süfyan münkir biridir” inkar eder yani normalde Allah’a inanmaz. Evrime Darwinizm’e inanır veyahut neye inanıyorsa. “Allah’ı, Kuran’ı, peygamberi tanımaz.” Kendini daha üstün görür Allah’tan, peygamberden daha üstün görür kendini yani Rumi mantıktadır. Bazı sapık Rumiler var ya onlar gibi. “İslam adına ne varsa hepsine karşıdır.” Yani İslam şeriatını kabul etmez. “Sistemli ve münafıkane bir tarzda iş görür. İslam’ın ana direkleri olan inanç esaslarını kaldırmaya yok etmeye zayıflatmaya çalışır. Hz. Mehdi (a.s)’ı da devamlı tarassut altında tutar” izler. “Muhasarası Mehdi’nin üzerinden kalkmaz Süfyan’ın” diyor. İs'afür-Rağıbîn'den naklen Tılsımlar Sayfa 212’de böyle geçiyor.

Rivayette var ki hadislerde “Süfyan büyük bir alim olacak. İlmiyle dalalete düşecek ve çok alimler ona tabi olacaklar. Vel ilmu indAllah. Bunun bir tevili şuur ki” diyor Bediüzzaman “başka padişahlar gibi ya kuvvet ve kudret veya kabile aşiret veya cesaret ve servet gibi vasıtayı saltanat olmadığı halde zekavetiyle” zekasıyla “ve fenniyle” yani kültürü bilgisiyle ve siyasi ilmiyle “o mevkii kazanır ve aklıyla çok alimlerin akıllarını teshir eder.” Yani alim hocaların, Müslümanların akıllarına teshir eder “etrafında fetvacı yapar ve birçok öğretmeni kendine taraftar eder.” Böyle geçiyor Risale-i Nur’da.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Başkanı Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye 7 Ağustos’ta Yenikapı’da düzenlenecek demokrasi ve şehitler mitingine katılarak birer konuşma yapmaları için davet gönderdi.

ADNAN OKTAR: Evet ama çok güzel teşci olsun, alkış.

Darbe günü konuştuğum sözlerden başka var mı? İkinci, onu da göreyim.

VTR- Adnan Oktar’ın 23 Temmuz 2016 sohbetinden darbe girişimiyle ilgili açıklaması.

ADNAN OKTAR: Bak bu çok acayip; o gece Tayyip Hocam’ın yaptığı çekimi TRT ve Anadolu Ajansı yayınlayamamış. Tayyip Hocam da yayınlanamadığını bilmiyormuş. CNN TÜRK’ten “Neler oluyor lütfen açıklama yapın” diye aradıklarında “Ben zaten açıklama yaptım” demiş Tayyip Hocam. O zaman anlaşılmış açıklamanın halka ulaşamadığı. Çok acayip. Böyle şeylerde tabii yedekleme tedbirler almak lazım.

Münafık kitabımın ikincisini hazırlıyorum o da bitmek üzere. Bu kadar ince bir analiz dünya tarihinde yok. Münafıklar yanmış. Cumhurbaşkanımız sürekli bunların münafık olduğunu vurgulasın çok hayati bu. Bak Başbakan söyledi. Sürekli münafıklık, bütün milletimiz münafıklığa karşı tavır alsın. Münafıklık büyük bir felaket. Bak, sinsi olurlar, gizli olurlar, Müslümanlardan nefret ederler, öldürme arzusu içindedirler, homoseksüel eğilimlidirler, hangi devirde olursa olsun o devrin derin devletine bağlı olurlar. Mesela Firavunsa firavun, Nemrutsa nemrut, şimdi İngiliz derin devletine bağlılar. Güçten yanadırlar, haktan yana olmazlar. Kahpe ve kalleştir, fırsatçıdırlar, sinsidirler, casusluk yaparlar, Müslümanların dağılmasını isterler. İslam’a Kuran’a karşı kıskançtırlar. Kuran’ın yok olmasını isterler, İslam’ın yok olmasını kendilerinin yücelmesini isterler. Münafığın bin bir türlü kepazeliği ahlaksızlığı ancak onların deşifre edilmesiyle ortadan kalkar. Onun için bu kitabımda ve çıkacak olan kitabımda konular çok net ve güzel anlatıldığı için kardeşlerimiz mutlaka edinsinler. Birbirlerine de hediye etsinler dağıtsınlar. Ama parası olmayan tabii internetten ücretsiz indirsin. O da CD’ye yükleyip dağıtabilir. Artık o kadar da gücü yetiyordur herhalde vardır bir CD’si. Veyahut neyse artık onu yükleyeceği elektronik aksam neyse onlara yüklesin o şekilde dağıtsın.

CAN DAĞTEKİN: Şeytandan Allah'a sığınırım, “Onlar, Allah'a, hoşlarına gitmeyen şeyleri uygun görürler, dilleri de yalan olarak en güzel olanın 'kendilerinin olduğunu' düzmektedir...” [Nahl Suresi, 62] diyor Yüce Rabb'imiz. 

ADNAN OKTAR: Tabii. Münafığın özelliği, en iyi kendinin olduğunu iddia eder. Ve haksızlığa uğradığı kanaatindedir. 

GÖKALP BARLAN: "Biz ıslah edicileriz." derler.

ADNAN OKTAR: "Islah ediciyiz." diye ortaya çıkarlar. 

EBRU ALTAN: "Düşük akıllıların iman ettiği gibi mi iman edelim?" derler.

ADNAN OKTAR: Müslümanları düşük akıllı görürler, akılsız görürler. Tayyip Hoca’yı da öyle, Anadolu delikanlısı falan; hiç hoşlarına gitmedi. Onlar entel, züppe arıyorlar, İngiliz derin devleti. Homoseksüel eğilimli olacak, entel züppe olacak, Rumi olacak, Müslüman’dan nefret edecek, Kuran'ı beğenmeyecek, Allah'tan hiç hoşnut olmayacak -haşa- ama Rumiliği yüceltecek; böyle bir kafa içinde. 

BÜLENT SEZGİN: "Bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir." [Yunus Suresi, 15] diyorlar. 

ADNAN OKTAR: Tabii. Bunlara karşı en güzel yöntem, deşifre edilmeleridir. 

"Süfyan abus çehreli, sert kalpli adamlardan bir ordu düzenler ve bunlar her tarafta Müslümanlara zulmederler. Pek çok şehri de işgal ederler. Kan akıtmayı helâl kılarak, Âli Muhammed'e düşman kesilirler. Temiz insanlara ihaneti tecviz eder." Cevaz verir, caiz kılarlar. "Temiz insanlara ihaneti öğretirler. 'Hainlik helaldir.' derler." diyor. (Ahir Zaman Mehdi'sinin Alameti, Celaleddin Suyuti'nin tasnifinden hadisler, Ali Bin Hüsamettin El Muttaki.) Bu çok eski bir eser ve makbul bir eserdir. Sünni bir alimdir, çok itibar edilen bir alim.

"Canım Hocam, seni çok seviyorum. Hayatımda senin gibi merhametli bir insan görmedim. Herkese sahip çıkıyorsun, Allah razı olsun. Allah dünyada da ahirette de sizden razı olsun. Allah aşkıyla sizi çok seviyorum. Hocam yeni kitabınızı tanıtmak için elimden geleni yapıyorum." Yine Bingöl'den bu hanım arkadaşım.

Bu da ayrı bir hanım kardeşimiz; "Hocam, nefes kesici aklınız, imanınız, heybetiniz var. Konuşmalarınızdan çok feyiz alıyorum Elhamdülillah. Halinizle tavrınızla, konuşmanızla eğitiyorsunuz dava ruhlu insanları. Allah sizden gani gani razı olsun. Sizi çok çok seviyorum Allah için. Müthiş etkileyici bir tecelli yaratıyor Allah sizde." diyor Tuğba. Viyana'dan yazıyor.

Seyfettin Elvi; "Altı polisimiz şehit oldu Bingöl'de. Hocamızın görüşü nedir bu konuda? Saygılarımla." diyor. Kardeşim şimdi olayı polise, askere, jandarmaya, MİT'e bırakırsan bu olmaz. Yani hükümet bu konuda bir düzenleme yapsın. Gereksiz yere sayı azlığı oluyor. Bir şehirde MİT elemanı ne kadar olur ki? Polise çok nadir rastlanıyor. Ama halk her yerde. Halka polis görevi de verilsin, MİT görevi de verilsin, jandarma da, özel harekat görevi de verilsin; vatandaş kendi imkanlarıyla bunu yapabilsin. Kanun çıkartsınlar, yapalım. Şüpheli araba var mesela hemen ihbar ederiz. Ama halka arama yetkisi de verilebilir. Mesela darbeciye karşı çocuk; anlattım o gün, çocuk silahını alıyor ama tereddüt ediyor "Ne yapsam acaba?" geri veriyor silahı; adam da çekip vuruyor onu. Kanun çıkartsınlar. Yere yatırsın. Kelepçe vurma yetkisi verilsin. CMUK'da (Ceza Muhakemesi Kanunu) var ama halkın bunu anlaması, uygulaması için çok sarih hale getirilmesi lazım. CMUK'dan, oradan mana çıkartmak kolay bir şey değil. Bazen elastiki oluyor, başka türlü bir şekle geliyor. 

KARTAL GÖKTAN: Bingöl'de şehit olan polislerden birinin daha fotoğrafı yayınlandı Adnan Bey. Yunus Emre Doğan, Polis Memuru. 
 

ADNAN OKTAR: Bakayım aslanıma. Allah nurunu artırsın. Allah seni seviyormuş demek ki, hemen yanına almış. Allah şehadetini makbul etsin.

"Akıl sahibi, saygılı, inancından şüphe duyulmayacak bir insansınız. O nurlu yüzünüz ve güzel ahlakınızdan süzülen hoş sohbetleriniz bize ilaç gibi tesir ediyor. Teşekkür ederiz. Minnettarız size ve dostlarınıza." diyor.

Polis herkesin kendinden yana olduğunu bilsin. Her yerin polis kaynadığına inanacak polis, her yerin asker kaynadığına inanacak, her yerde MİT mensubu olduğuna inanacak. Öyle olursa olur.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Muş'ta devriye gezen polis aracına teröristlerce açılan ateş sonucu iki polis yaralandı. Bölgeye takviye giden polis ekipleri girilen çatışmada teröristlerden ikisini ölü, birini yaralı ele geçirdi. 

ADNAN OKTAR: Ele geçirilmesi gerekir zaten. Ele geçirilmemesi çok çok acayip bir olay. Elli metre uzağında, yüz metre uzağında nasıl kaçar kardeşim? Nasıl kaçar, bu kadar teknik imkanla nasıl kaçar? Kaçıyorsa bir acayiplik vardır. Ben bu işi anlayamıyorum. 

BÜLENT SEZGİN: Bir video gösterebilir miyim Adnan Bey? 

ADNAN OKTAR: Göreyim, evet.

BÜLENT SEZGİN: Yaralanan kahraman polisimizin silahlarla ilgili konuşması var.

ADNAN OKTAR: Helal olsun kabadayıya. Ağır silah çok önemli tabii, uçaksavar, tanksavar, özel harekatçı sayısının artırılması. Üç yıldan beri hükümetten rica ediyorum. Diyorum, "Özel harekat okullarını artırın. Sayılarını artıralım. İmkanlarını da artıralım maaş olarak, yaşantı olarak. Hayat kalitelerini de artıralım." Üç yıldan beri söylüyorum. Söyleye söyleye en sonunda özel harekat okullarını açmaya başladılar. Özel harekatçı sayısı da artmaya başladı. Ama bu yetersiz. Bu aslanlar çok güzel terbiye alan, devlet terbiyesi almış koçyiğitler. Hakikaten öyle abansalar orada bir tane asker kalmazdı Allah esirgesin. Ama kendi evladımız olduğu için acıdılar, merhamet ettiler. Azami zararla, en az zararla kurtarmaya gayret ettiler.

Şimdi kısa bir ara verelim, devam edelim. 

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz. 

VTR: Adnan Oktar Darbe Girişimi Gecesi Her Partiden Gençleri Nöbet Tutmaya Çağırdı

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar'la Sohbetler burada sona eriyor. Tekrar görüşmek üzere hoşça kalın.  

Masaüstü Görünümü