Harun Yahya

Sohbetler (11 Ağustos 2016; 23:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar’la Sohbetler’e başlıyoruz. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz. Evet Fikret dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Dün Sur’daki PKK saldırısında şehit olan siviller arasında küçük çocuklar da vardı. 31 yaşındaki Demet Yıldırım Aydın ile çocukları sekiz yaşındaki Oğuz Kağan ve 3 yaşındaki Celinaz da şehit oldular.

ADNAN OKTAR: Ama bunlar bayağı şekermiş, felaket tatlı. Bunlar cennet kuzusu olmuşlar. Cennet tatlısı. Allah şehadetlerini kabul etsin. Ufak vildan olarak gitti. Cennet vildanı o artık sonsuza kadar vildan. Anne de inşaAllah cennette. Allah annenin dışında aile mensuplarına uzun ömür nasip etsin, hayır bereket nasip etsin. Şehadetlerini kabul etsin makbul etsin. Herkese nasip olmaz Allah bizlere de nasip etsin.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı külliyesinde demokrasi nöbeti tutan vatandaşlara hitap ederek. "Allah, ülkemizi ve milletimizi ilelebet korusun diyorum. Şimdi artık virgülü atıyoruz ve bu demokrasi nöbetlerine artık ara veriyoruz. Ama ruh dünyamızdan, gönül dünyamızdan bu nöbetleri çıkarmayacağız." demişti. Fakat daha önceki demokrasi nöbetlerinde de külliyenin önünden ayrılmayan nine ve dede Erdoğan’ın bu sözlerine rağmen nöbete devam etti. Fotoğrafı vardı.

ADNAN OKTAR: Bakayım. Çok şekerler maşaAllah ne tatlı insanlar maşaAllah. Bir fevkaladelik olduğunu görmüşler demek ki. Bazı tipler hafife alıyor ama konu önemli.

Kahtani hadislerde bak açıklanıyor, “Kahtânî, zalim bir kimsedir. İnsanları koyun sürüsü gibi sopayla sevk ve idare edecektir. Kulağı deliktir” yani istihbaratçıdır diyor, her yerden bilgi gelir ona. Kahtani için. Kulağı deliktir. Geniş büyük bir istihbarat ağının sahibi olacağını Peygamberimiz (s.a.v.) hadislerinde belirtmiş. Kaht, felaket, uğursuzluk, bela anlamındadır. Kıtlık, sıkıntı, kaht-ü bela denir.

Mühimmat mühimmat hükümet mühimmat konusunda çok duyarlı olsun. Askerin mermisi az, polisin mermisi az bak polis şuan mermi bulmada zorlanıyor. Çok az. Bol mühimmat dağıtsınlar polise. Birde mühimmatımızı kendimizin yapması çok önemli. Atatürk diyor ki rahmetli, "Mühimmatını kendisi yapmayan milletler payidar olamaz."  Diyor. Makina Kimya Endüstrisi kurumu gibi yine Anadolu’da bir fabrika, bir tesis oluşturulsun yeraltında. Efendim işte her türlü mühimmatın yapıldığı imal edildiği tesisler yeraltında ama. Yerin mesela ne kadar altında? Yüz metre altında öyle bir tesis.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Sayın Erdoğan Putin’le görüşmesinde PYD konusunu da görüştü ve şunları söyledi:  "PYD konusunda, YPG konusunda Putin bizimle örtüşüyor, biz Moskova’da ofis açmaları meselesini de gündeme getirdik. Onun PYD ile alakası olmadığından, onun bir sivil toplum kuruluşu olduğundan söz ettiler. Sayın Putin, bu sayede en azından konudan haberdar oldu. Bunu ilk defa bizden duyduğunu söyledi. Elimizde resimler vardı, kendilerine gösterdik. Konuyu yakından takip edeceklerini söylediler.”

ADNAN OKTAR: O devirde Putin’i küstürdüler biraz da kızdırdılar ondan kaynaklanıyor. Putin bilmez olur mu onların ne mal olduğunu biliyordur. Her şey düzelir daha iyi, ittifakta fayda var. Putin sağlam delikanlıdır, temiz delikanlıdır, dürüsttür, iyi niyetlidir. Hataları var, yanlışları var, günahları var onu biliyorum. Görüyoruz yani. Ama temelinde dindar yaman delikanlıdır. Tayyip Hocam Putin’le çok iyi ittifak etsin. Bir savunma ittifakı doğsun, askeri ittifak en önemlisi o. Hem ekonomik iş birliği ama daha da önemlisi askeri ittifak. O konuda hiç çekinmesin Tayyip Hocam gönlü rahat olsun. Doğru yolda yani. Aylardan beri uğraşıyorum Rusya’yla Türkiye’nin barışması için aylardan beri. Özür dilemesini sürekli rica eden benim. Özür dilemek niye küçük düşürücü bir şey olsun? Onur duyulacak bir üstünlüktür.

BÜLENT SEZGİN: Emekli Korgeneral Karakuş, Rusya-Türkiye yakınlaşmasının savunmamız açısından büyük önemi olduğunu söyledi. Özellikle S-300 ve S-400 füzeleri konusunda. Ayrıca “Milli savaş uçağıyla ilgili bir işbirliği söz konusu olabilir eğer NATO’nun karşı çıkması ise bizi ilgilendirmez. Rusya’dan aldığımız silahların milli olması önemlidir. Bu sadece bizi ilgilendirir” dedi.

ADNAN OKTAR: Evet her şeyin bir yolu vardır. Ama tabii uçak olur ama tabii uçak olur da adam sana karşı da kullanmak isteyebilir. O sistemin çok iyi oturtulması lazım. Gördünüz adam meclise bomba yağdırıyor. Özel Harekata bomba yağdırıyor. Bunu PKK’yla savunma konusunda değerlendirecekken PKK’ya karşı Türk milletini korumak için bu imkanları kullanacakken onun tersine Türk milletine saldırmak için kullanıyor.

Tayyip Hocam Putin’e iyi sahip çıksın. Öyle delikanlı bir daha kolay kolay gelmez. Onunla süratle işbirliğine geçsin. İttihat-ı İslam’ın oluşması için de Putin’le bir özel görüşme yapsa iyi olur. İran,-Türkiye-Rusya-Pakistan bunlar birleştiğinde konu bitti. Hiç beklemeye gerek yok. Rusya-Türkiye-İran-Pakistan İttihat-ı İslam’ı ilan etsinler. “Biz” desinler “askeri, siyasi, sosyal işbirliğini oluşturduk” desinler bu kadar. Bu fırsatı iyi değerlendirmesi lazım.

Birde bak askeri daha hala eğittiklerine dair bir ifade yok. Kardeşim darbeciyse adam askerin bu adamı dinlememesi ve ona tavır alması onu tevkif etmesi gerekir. Bilmiyor ki 1960’tan beri bu olay tekrar tekrar devam ediyor. Sürekli darbeler var.

15 Temmuz gecesi polis sayısı azdı bunu hükümet daha açıklamadı neden olduğunu bilmiyoruz. Çok az polis vardı köprüde. Basit bir olayda bile on binlerce polis ortaya çıkıyor. O gün neden polis ortaya çıkmadı bu açıklanmıyor. Bunu da açıklasınlar ve kurulacak hükümet kimlerden oluşacaktı bunu da söylesin.

Harbiye aslandır askerlerimiz aslandır onlar nurdur, Peygamber ocağıdır ama içlerinde teröristler ve anarşistler vardı, azgın katiller vardı. Silahsız halka müthiş bir azgınlık gösterdiler. Olacak iş mi köprüye dizilmiş mesela beş kişi yahut sekiz-on kişi yan yana çömelmiş arkasından da subay haydi diyor basın kurşunu. Takır takır kurşun yağdırıyor. Ama ben mazlum askerlerimizi tenzih ediyorum. Çocuklar bilmeden alıp getirmişler oraya. Çocukların hiçbir şeyden haberi yok. Benim onlara bir sözüm yok. Ben oraya giren profesyonel homoseksüel alçak katillerden bahsediyorum daha önce de adam öldürmüş katillerden.

Fethullah Gülen son konuşmasında “Öyle bir gün geldi ki dünyayı bir yönüyle inanan insanlara cehennem yapmaya çalıştılar” ama işte köprüde orada burada kahraman polislerimize dünyayı cehennem yapmaya kalkan alçaklar oldu ve sen onları kınamadın. Daha hala da kınamıyorsun. Yani bak bunlar kahpedir, alçaktır de dedim, demiyorsun. Gayet dikkatli bir dil kullanıyorsun. “Bir muhalif rüzgar eser, savurur harman gibi filolar da batar, o binalar da başınıza yıkılır.” Yine bir bombardımandan bahsediyor, hava bombardımanı ve deniz bombardımanından bahsediyor. Herhalde bunu artık yabancı bir ülkenin yapması gerekiyor gibi bir üslup var. Yok, öyle onu yapabilecek adam daha anasından doğmadı. Öyle bir şey yok.

Genelde kanallarda çözüm söyleme değil de sadece yakınma var. Vah vah edebiyatı tarzında açmaza sokan, işte şöyle felaket var böyle felaket var, böyle açmaz var ama çözüm yok. Ama benim konuşmalarımda abartı olmadan tehlikeyi tespit edip açıklamak ve kalıp gibi de çözümünü göstermek oluyor. O yüzden izleme çok yüksek maşaAllah.

2010 yılında Fethullah Gülen cemaatine yaptığım bir eleştiri var. Ta 2010 yılı, milletin göklere çıkardığı dönem. Bakın ne diyorum?

VTR: Sayın Adnan Oktar'ın 16 Kasım 2010 Tarihli Röportajından 

ADNAN OKTAR: 2010 Yılında olaya teşhis koymuşuz. 

Rusya 15-20 Ağustos'ta Hazar Denizi'nde dört gemiden füze ve topla canlı tatbikat yapacakmış. Bu gemiler 14 Ağustos'ta silahlı olarak Hazar Denizi'nde bulunacaklarmış. Buradan Rusya'nın amacı; “Eğer Türkiye'ye bir şey yapmaya kalkarsanız size her türlü karşılığı veririm. Her türlü zarara uğrarsınız Türkiye'yle uğraşmaya kalkarsanız” diye o ilgili kişilere bir gözdağı mahiyetinde. Bir manevi tokat, onu kastediyorlar. Rusya dostumuzdur, İran dostumuzdur. Karşıt olanlar Türkiye'yi yalnız bırakmak isteyenlerdir. Aman ha, bir adam Rusya karşıtıysa, İran karşıtıysa bir nokta koyacaksın yani amacı bellidir.

OKTAR BABUNA: Hep vicdan ve akılla hareket ettiğiniz için Allah sizi hep haklı çıkarıyor maşaAllah. 

ADNAN OKTAR: Evet, inşaAllah.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Dünya basınında yayınlanan en son makaleleriniz şu şekilde Adnan Bey; İngilizce Gulf Daily News gazetesinin kardeş yayını olarak bilinen, Arapça olarak yayınlanan Ekber Al Haleş gazetesinde yazılarınız yayınlanmaya başladı. Bahreyn'de yayınlanan gazete, Bahreyn hükümeti ile bağlantılı bir yayın. Darbe girişimini ele aldığınız, "Türkiye'nin En Uzun Gecesi" başlıklı makaleniz yayınlandı.

1845'ten beri yayınlanan Malezya'nın en köklü İngilizce gazetelerinin başında gelen New Straits Times gazetesinde, "Ortadoğu'nun İhtiyacı Gerçek Dini Değerler Odaklı Bir Diplomasi" başlıklı makaleniz yayınlandı.

Suudi Arabistan'ın önde gelen Arapça günlük gazetesi Mekke Newspaper'da "Türkiye İçin Bir Milat: 15 Temmuz" başlıklı makaleniz yayınlandı.

İsrail'in önde gelen haber sitesi Times Of Israel'in Fransızca sitesinde, "İslam Dünyasında Musevilere Karşı Düşmanlığı Körükleyen Gharqat Ağacı Efsanesi Devam Ediyor" başlıklı makaleniz yayınlandı.

Amerika'dan yayın yapan haber portalı News Resque, "Türkiye ve Rusya İçin Heyecanlı Bekleyiş" başlıklı makalenizi yayınladı.

En büyük Kürt haber portalı Kürdi Post'ta "Türkler İçin En Uzun Gece" başlıklı makaleniz yayınlandı.

Avusturalya'nın Arapça haftalık gazetesi Al Furat, "Türkiye'deki Darbe Girişimi Hakkında Merak Ettikleriniz" başlıklı makalenizi yayınladı.

Amerika merkezli Jefferson Corner sitesinde yayınlanan makalenizin başlığı şu şekilde; "Çaresiz Çocuklara Yardım İçin Kaybedecek Zaman Yok."

Ve son olarak Suudi Arabistan'ın ilk İngilizce gazetesi olan ve Suudi Arabistan'ın yanı sıra Ortadoğu geleninde de dağıtımı yapılan Arab News gazetesinde, Türkiye'nin sadece stratejik varlığıyla değil milletiyle de önemli bir müttefik olduğunu anlattığınız, "Türkiye Hakkında Birkaç Kilit Soru" başlıklı makaleniz yayınlanmıştı. Gazetenin okuyucularından bu yazınız üzerine ne kadar haklı ve isabetli tespitlere yer verdiğinizi ifade ettikleri çok sayıda olumlu mesaj gelince gazete bu okuyucu mektuplarından bir tanesini köşesinde yayınladı. 

ADNAN OKTAR: Ne güzel, ne güzel. İlimle irfanla.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: "Sayın Putin, 15 Temmuz'da yaşanan olayla ilgili size ne sordu?" sorusuna Sayın Erdoğan; "Darbe ile ilgili konuda beni hemen ertesi gün zaten aramıştı. Orada duygusaldı da diyebilirim yani. 'Böyle bir şeyi tasvip etmemiz kesinlikle mümkün değildi. Nedir, Nasıl oldu; Bunları sormadan hemen sizi aramak durumundaydık. Çünkü aramızdaki dostluğumuz bunu gerektirirdi.' dedi." yanıtını verdi. 

ADNAN OKTAR: İşte bak kabadayıyı görüyor musun, delikanlıyı? İşte böyle olur, çok güzel. Hataları var, yanlışları var, günahları var ama kabadayı olduğu kesin Putin'in. İnşaAllah o yanlışlarından da kurtulacak.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Bugün saat 14:00'te A9 TV'de Birlik Zamanı programı yayınlanacak. Aylin Atmaca'nın konuğu, Emekli Hava Pilotu tümgeneral Ramiz İlker Paşa olacak. 

ADNAN OKTAR: Ramiz Paşamızı dinleriz. 

KARTAL GÖKTAN: Son darbe girişimini ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin darbe sonrası durumunu yorumlayacak kendisi. 

ADNAN OKTAR: Paşamızın görüşleri önemli. Bir daha söyle bakayım. 

KARTAL GÖKTAN: Bugün saat 14:00'te Birlik Zamanı programı yayınlanacak. Aylin Atmaca'nın konuğu, Emekli Hava Pilotu Tümgeneral Ramiz İlker Paşa.

ADNAN OKTAR: Paşamıza Allah uzun ömür versin. Dinleriz. 

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Erzurumlu dadaşların nöbetten bir videosu vardı, tekbir sesleri. 

ADNAN OKTAR: Hani Mehdiyet yoktu bu ne bu? Ne görüyorum ben? Hani Mehdiyet yoktu? Bunlar Mehdi deyinde sarıklı cübbeli biri gelir selamun aleyküm ben geldim. Mehdi işte böyle gelir. Böyle gelir Mehdi. Buna Mehdiyet deniyor İşte. Mehdi denen şahıs mazlum, Allah'tan korkan, damla kan dökmeyen, sevgiyi öğreten, silahların ortadan kalkması için gayret edecek olan Allah'ın bir kulu. Bir derviş bu kadar. Adam haşa Allah gibi görüyor öyle değil. Aczini ve fakrini bilen Allah'ın mazlum bir kuludur Hz. Mehdi. Dünyayla onun alıp veremediği yoktur, siyasetle de alıp veremediği yoktur. Resulullah (s.a.v.) söylüyor aynısı Tevrat'ta yazıyor "evinden" diyor evinden. Sedirinde oturur oradan idare eder. Oradan anlatır sevgiyi merhameti. O sevgi insanıdır, merhameti, sevgiyi, uzlaşmayı, dostluğu anlatır. Konu bu görünen de cayır cayır Mehdiyet’tir.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Darbe girişimini Büyükada'da izleyen CIA teorisyeni Barkey, Wilson Center'daki konferansta ikinci girişimin sinyalini verdi. Türkiye'nin üç temel sorunun demokrasi, sekülerizm ve AB süreci olduğunu belirten Barkey bu nedenle insanların tepki gösterebileceğini vurgulayarak darbeye destek verdi. Şöyle söylüyor, "İlginç soru bundan sonra darbe gibi şeylerin olup olmaması değil Türkiye siyasetinin radikal bir şekilde değişeceği gerçeğidir. Türkiye'de siyaset bundan sonra eskisi gibi olmayacaktır. Türk ordusu siyasete müdahale edebileceğini göstermiştir. Tehlikenin şu an için bile geçmiş olduğunu düşünmüyorum. Pandora’nın kutusu tekrar açılmış durumda bence hükümetin bundan sonra yapacağı hareketleri karşı reaksiyonlar ve tepkiler doğuracaktır. Türkiye yeni bir döneme doğru gitmektedir."

ADNAN OKTAR: Bakın şimdi aslında deccaliyet Türkiye'yi çok rahat yutardı. Deccaliyet amansız bir güçtür. Diğer yerleri nasıl yuttuysa Türkiye'yi de yutardı. Mehdiyet’i deccal hiç hesaplamadı. Deccal en büyük hatayı burada yaptı. Mehdiyet’e gücünün yeteceğini zannetti. Mehdiyet’e güç yetiremez deccaliyet. Çünkü deccaliyet de Mehdiyet de Allah'ın kontrolündedir, Allah Mehdiyet’i deccaliyeti ezecek şekilde yaratmış. Deccaliyet buna bir türlü akıl erdiremiyor. “Nasıl oluyor?” diyor mesela “Amerikan derin devleti emrimizde nasıl Mehdiyet’e gücümüz yetmiyor?” diyor. Sen işte bunu akıl edemiyorsun çünkü Allah'a inanmıyorsun. İman etsen anlayacaksın. Burada Allah'ın senin göremediğin orduları seninle mücadele ediyor ve eziliyorsun. Şu an metafizik savaş var bunu birçok insan henüz anlamış değil. Bunun metafizik bir savaş olduğunu 2021'lerde 2023'lerde anlayacaklar. Metafizik savaşından kazananı da Mehdiyet olacak.

Mehdiyet devrinde kadınların hepsinin hayatı sigortalı olacak. Maaşları da olacak, paraları da olacak her şeyi olacak. Ama bu devirde kadınlar dünya çapında büyük çapta sahipsiz olduğu için gariplerim canlarım işte zengin bir koca arama peşine düşüyorlar. Ailece zengin koca peşine gidiyorlar. O çocukların çektiği sıkıntı ızdırap tarif edilecek gibi değil. Adam diyor şöyle de kötü olabilir böyle kötü olabilir hiç önemi yok diyor parası olsun yeter diyor. Ve çocukları böyle mahvediyorlar. Ve dünya çapında bu böyle. Büyük ızdırap içindeler. Ve gelecek korkusu içerisinde epey bir bölümü deli gibi yaşıyor adeta. Mehdiyet işte bu acıyı kaldıracak. Kadınların hepsinin hayat garantisi olacak. Parası da olacak, evi de olacak imkanı da olacak ve evleneceği vakit de özgürce Allah için evlenecek. Sırf ahlakını sevdiği için evlenecek. Para için evlenme son bulacak Mehdiyet devrinde. Çünkü bu çok aşağılayıcı ve gurur kırıcı bir şey. Onur kırıcı ve acı verici bir olay. Genç kızlar bu acıdan kurtulacaklar.

Engin Depresyonist "Espritüellik var, karizma var, yakışıklılık var hepsi var ama Adnan Hoca gibi olamıyorum" diyor.

TC Serdar Sözen, Ssözen42 “En güzel cemaat Adnan Hoca ve kediciklerin cemaati, orada güzellikler var aşk var” diyor. Allah aşkı.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Fransa'nın ünlü dergilerinden biri olan Le Point "Batıyı korkutan ülke Türkiye" kapağı ile çıktı. Sosyal medya üzerinden “Erdoğan'ın Türkiyesi sizi korkutuyor mu?” konulu bir anket yaptı. Bugüne kadar en yüksek katılımın olduğu ankette Fransızlar yüzde kırk oy ile evet cevabı verdiler. Dergide de Türkiye'ye çok sayıda eleştiri yapılıyor genel olarak.

ADNAN OKTAR: Onlar işine baksın. Türkiye'nin öyle akla ihtiyacı yok. Türkiye sevgi yurdudur, merhamet yurdudur, şefkat yurdudur.

Şimdi ne yapıyoruz? Kısa bir ara veriyoruz devam ediyoruz.

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza videolarla devam ediyoruz.

VTR: Homoseksüellik: Müslüman Toplumlara Empoze Edilen Karanlık Tehlike

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar'la Sohbetler burada sona eriyor. Tekrar görüşmek üzere hoşça kalın. 

Masaüstü Görünümü