Harun Yahya

Sohbetler (25 Ağustos 2016; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

ADNAN OKTAR: Selam. Neler var ajansta haberler?

KARTAL GÖKTAN: Öğlen saatlerinde CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun konvoyuna Artvin’in Şavşat İlçesi’nden Ardanuç İlçesi’ne gittiği sırada ateş açıldı. Korumaların açılan ateşe cevap vermesiyle çıkan çatışmaya jandarma da katıldı. Bir askerimiz şehit oldu. Sayın Kılıçdaroğlu’nun aracı önce yoğun bir şekilde güvenlik güçleri tarafından çevrilip korunmaya alındı. Daha sonra da Kılıçdaroğlu zırhlı bir araçla olay yerinden uzaklaştırıldı. Olay yerinde bunanların ifadelerine göre Ardanuç İlçesi’ne giderken özel harekat polisleri yol kenarında barikat gördüler. Terör saldırısı şüphesi oldu. O esnada öncü araçlara ateş açılmaya başlandı. İlk önce öncü 3 araçla çatışmaya başlandı. İddialara göre eğer 3 araç uyanık olmasa ağır silahlarla konvoya saldırılacaktı. CHP konvoyuna roketli saldırı yapılmak üzereyken önlendi. CHP vekillerinden Mehmet Bekaroğlu yaptığı açıklamada “sabah bizim arkadaşlar ve jandarma istihbarat alınmıştı, jandarma o nedenle tedbir almıştı” dedi. Şehidimizin resmini de gösterebilirim. Fatih Çaybaşı.

ADNAN OKTAR: Fatih’in yüzünü yaklaştır bakayım. Fatih, bu ne yakışıklılık bu ne nur böyle? Şehadetini tebrik ediyoruz. Allah ailene sevdiklerine uzun ömür versin. Hayırlı uzun ömür, hayırlı. Seni de şehitler kucaklamış, biz de gıpta ettik. Allah bizlere de nasip etsin.

Peki, böyle şeylerde havadan da takip gerekir. Hem zırhlı araç önden konvoya ilave gerekir ama havadan helikopterle. Böyle bir saldırı olduğunda havadan da müdahale mümkün.

Bir etiket yapalım. Ne diyelim? “Gücümüz sevgi birliğimizde” diyelim.

Tabii adamlar her zaman olduğu gibi kaçıyor, değil mi? Ben anlamıyorum yani nasıl oluyor bu iş? Üç-beş tane çapulcu geliyor orada ateş ediyor sonra da çekip-gidiyor adamlar. Hiçbir sorun da çıkmıyor. Anlamak mümkün değil.

Ben mesela “Özel harekatçı koruma olsun” dedim. Klasik koruma veriyorlar. Korumalar maşaAllah aslan gibi delikanlılar ama tabanca var. Tabancayla da karşılık veriyorlar benim gördüğüm fotoğraf gördüm. Tabanca ne etki eder uzun namlulu silaha? Bir kere tabanca yok hükmündedir. Tabanca 3 metreden, 2 metreden yapılan saldırılarda geçerli olur. 3 metre5 metre falan hadi en fazla 10 metre. Adam 500 metreden ateş ediyor. Tabanca oraya ne etki edecek? Tabanca en fazla 50 metre 100 metredir etki alanı. Olmaz. İllaki uzun namlulu otomatik silah gerekir. Polise otomatik silah dağıtılsın.

Sayın Kılıçdaroğlu yiğittir, seyittir, aslandır, böyle saldırılar onun şevkini daha da artırır kaale almaz. Ama tedbirin güçlü olması tabanca işinden vazgeçilmesi gerekiyor. Tabanca açıkça söyleyeyim silah sayılmaz. Yani yok hükmündedir tabanca. Yakın suikast tehlikesinde tabanca etkilidir. Yoksa mutlaka otomatik silah uzun namlulu, uzun menzilli otomatik silah gerekir. Bir de bazuka mutlaka kullanılması lazım, özel harekatta bulunması lazım. Roket karadan karaya.

Geçmiş olsun Sayın Kılıçdaroğlu’na. Sağlık sıhhat afiyet diliyorum, Allah uzun ömür versin. Sevdiğimiz, saydığımız, değer verdiğimiz bir insan. CHP’nin kadim liderleri vardır. O kadim liderlerden birisi, değerli bir insan. Allah’ın hıfzı emanında, Allah hıfzı emanını muhafaza etsin. Evet.

BÜLENT SEZGİN: Sayın Kılıçdaroğlu saldırı sonrası yaptığı açıklamada: “Bir terör eylemiyle karşı karşıya kalındı. Keşke ülkemizde terör olmasa. Allah’ın verdiği bir canımız var o da feda olsun. Programımızı iptal etmedik. Sayın İçişleri Bakanımız aradı. Jandarma helikopter gönderecek programımıza devam edeceğiz” dedi. “Bir şehidimiz olduğu haberini aldık, araçta uzun süre bekledik. Bu tür olaylarda geri adım atmamız söz konusu olamaz. Cumhurbaşkanı ve Başbakan’la görüştüm teşekkür ettim” dedi.

ADNAN OKTAR: Yok, Kılıçdaroğlu delikanlıdır, yiğittir.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Fırat Kalkan operasyonunun ikinci gününde Gaziantep’in Karkamış sınırına konuşlu 10 tank daha Suriye topraklarına geçti. Ancak bu tanklar sınırda 1-2 kilometre girip geri çıktıkları, böylece hem sınır noktasında hem de 1-2 kilometre derinde kontrol sağladıkları ifade edildi. Harekatta bölgenin arındırılması ve geri dönüşlerinin engellenmesinin birinci öncelik olduğu, ancak bu operasyonun Çobanbeyli’ye doğru da 70 kilometrelik bir hatta genişlemesinin gündemde olduğu ifade edildi.

ADNAN OKTAR: Ama şimdi bak çok vahim bir hata yapılıyor. Karşımızda PKK var. PKK nasıl oluşuyor? Normal Kürt gençler 7 yaşında, 8 yaşında, 9 yaşında, 10 yaşında Kürt genç. Veyahut Türk, Ermeni, Arap da oluyor. Bu çocuklara önce deniyor ki “siz bilime inanın.” Doğru, yani bilim çok güzel büyük bir nimet, faydalı bir nimet. “Bilim ne diyor?” diyor “bilim Allah yok diyor” diyor haşa. “Bak, Darwinizm’i bütün dünya savunuyor, bütün hükümetler savunuyor. Şimdi AK Parti iktidarda Darwinizm anlatılıyor, demek ki doğru Darwinizm” diyor. “Demek ki Allah yok” diyor. “Allah olmadığına göre” diyor “ilk atalar vahşi baltalarla yaşayan, kadınları ortak kullanan, yemeği ortak kullanan, komün hayatı yaşayan insanlardı doğru mu?” diyor. Çünkü böyle yazıyor ilkokul, ortaokul kitaplarında. Yani hükümetin bastırdığı devletin bastırdığı kitaplarda böyle anlatılıyor. “Şimdi tarih bir parabol çiziyor, bir daire çiziyor tarih dönüyor yeniden bu komün toplumuna doğru gidiyoruz” diyor “atalarımızın yaşadığı topluma” diyor. “Bunda acayip olan ne var” diyor “acayip hiçbir şey yok” diyor. “Zaten Allah yok” diyor haşa. “Atalarımız da komün hayatı yaşadığına göre ilk atalarımız, bunlar yanlış yolda mıydı?” diyor. “Yeniden devletsiz, dinsiz, ahlakın olmadığı komün toplumuna dönüyoruz yeniden” diyor. “Yanlış olan bir şey var mı? Yok” diyor “Tamam. Ama şu an Türkiye’de” diyor “kapitalizm, faşizm iktidarda” diyor. “Kapitalizme faşizme karşı ne yapılır?” diyor, “şiddet ve dehşet.” Yani “Demokratik yollardan iktidarı ele geçirmek mümkün değil” diyor “doğru mu?” diyor. “Doğru” diyot adam. “O zaman zor kullanılması gerekiyor” diyor. Bunu kim söylüyor? Lenin söylüyor, Stalin söylüyor. “O zaman işte zor kullanacağız” diyor “dehşet saçacağız” diyor. Onun için ‘kahrolsun terör’ demeye gerek yok önce Darwinizm’i materyalizmi kaldırmak lazım. Yani PKK’nın temel ideolojisi, oturduğu ideoloji Darwinizm.

Bak dün mesela konferans verdik Darwinizm’in geçersizliğiyle ilgili. Bunu hükümetin yapması lazım. Bunu STK’ların yapması lazım, vakıfların yapması lazım. Ama Türkiye’de ve dünyada sadece biz yapıyoruz.

PKK’yle baş etmek fikirle olur. Yoksa bak, Karadeniz ne alaka? Karadeniz’de PKK türemeye başladı. Tokat, alakası yok Tokat’ta PKK gelişiyor. Yani komünizm her yerde gelişmeye başladı. Darwinist eğitime devam edildiği müddetçe komünizm Türkiye’de gelişmeye devam eder. Buna dur denmesi gerekiyor. Bu da ilimle irfanla olur yani bilimsel çalışmayla olur. Darwinist felsefenin geçersizliğinin anlatılması gerekiyor gençliğe.

Tayyip Hocam’dan rica ediyorum, bak Sayın Kılıçdaroğlu’dan da rica ediyorum, komünizmin, Stalinizm’in PKK’nın temel felsefesinin kaynağı olan Darwinist ideolojiyi milli eğitimden kaldıralım. Kaldıralımdan kasıt ne? Darwinizm’i daha kapsamlı anlatalım fakat kapsamlı cevabını verelim. Cevabının verilmesi yasak, verilemiyor cevabı. Hiçbir milli eğitim kurumunda Darwinizm’in geçersizliğine dair bilimsel açıklama yapmak mümkün değil. Hiçbir yerde bilimsel cevap verilmesine müsaade edilmiyor kitaplarda. Ancak tek yanlı bu sapkın ideolojinin, bu doğru olmayan ideolojinin anlatılmasına imkan tanınıyor ve teşvik ediliyor. Bu büyük bir felaket. Allah açıkça inkar ediliyor. Din, İslam, Kuran, Allah’ın peygamberlerinin tamamı inkar edilmiş oluyor. Buna dur denmesi lazım. Yoksa bu felaket artarak ve genişleyerek devam edeceği anlaşılıyor. Sık sık söyleyeceğim, uyaracağım, bir yerde duracağını biliyorum, inşaAllah.

CİHAT GÜNDOĞDU: Fitnenin ana kaynağını tespit edip üzerinde etkili çalışma yapan bir siz varsınız dünyada.

ADNAN OKTAR: Evet bizler, evet.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Milli Savunma Bakanı bugün yaptığı açıklamada “Cerablus kontrol altında. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde yaralı yok. Özgür Suriye Ordusu’ndan 2 şehit var” dedi. Ve asıl amacın PYD’nin bölgeye yerleşmesinin engellenmesi olduğunu şöyle anlattı: “Amacımız kimseyle çatışmak değil. Hedef sınır güvenliğimizi sağlamak. DAEŞ’in terk ettiği topraklara da PYD’nin yerleşmesini engellemek. Son dönemde özellikle PYD mahallenin şımarık çocuğu tavrıyla Türkiye’nin çıkarlarını tehdit ediyordu. Daha önceden de PYD’nin oraya yerleşmemesi için hazırlıklarımız vardı” dedi.

ADNAN OKTAR: Ama işte mahallenin şımarık çocuğu Darwinizm’le eğitiliyor. Ve bu Darwinist-materyalist eğitimi de hükümet ve devlet üstlenmiş durumda. Mahallenin şımarık çocuğu durduk yere mahallenin şımarık çocuğu haline gelmiyor şımartılıyor. Darwinizm’le materyalizmle şımartılıyor. Onlar da şımarıyorlar bu hale geliyorlar. Darwinist materyalist eğitime son verilsin yani cevap hakkı tanınsın, cevap hakkı tanınmıyor. Paleontolojik delillerin sergilenmesi mümkün değil okullarda. Fosil sergisi açılamıyor okullarda. Yerden çıkmış Allah’ın yarattığı fosil, taş sergisi, okullarda sergi açılamıyor yasak. Proteinin tesadüfen olamayacağını anlatmak yasak söyleyemiyorsun. Kofulun mitokondrinin tesadüfler sonucu oluşması mümkün değil teknik olarak, anlatamıyorsun yasak. Ama “tesadüflerle oldu, Allah yaratmadı” denmesi serbest. Bu büyük bir felaket, buna dur denmesi lazım.

Evet Fikret Efendi, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Başbakan Binali Yıldırım yaptığı açıklamada, Cerablus ve Fırat Nehri’nin batısındaki bölgeleri kastederek “Hassasiyetimiz bu toprakların oldu-bittiye getirilerek PYD-YPG unsurlarınca işgal edilmemesidir” dedi.

ADNAN OKTAR: Fikren işgal edildikten sonra fiziki işgal o kadar önemli olmaz. Oradaki insanlarımızı, gençlerimizi Darwinist-materyalist işgalden kurtaralım. En büyük işgal beyinlerin işgalidir. Beyinler işgal ediliyor, Darwinist-materyalist düşünceyle Allahsız Kitapsız, dinsiz imansız İslam karşıtı bir gençlik yetişiyor. Beyinlerin işgali durdurulması gerekiyor. Fikirle yanlış ve zehirli fikirlerle beyinler işgal oluyor. Beyni gitti mi adamın bedenini kurtarsan ne olur beyni gittikten sonra? Beyni ölüyor adamın. Onun için Darwinist-materyalist eğitimin cevabının verilmesi yani bu eğitimin etkisiz hale getirilmesi gerekiyor.

Buyurun.

BÜLENT SEZGİN: Operasyonun sürdüğü Cerablus bölgesinde çok sayıda Türkmen köyü bulunmakta. PYD’nin işgaliyle topraklarından çıkmak zorunda kalan Türkmenler bu operasyona gönüllü katılan direniş güçleri arasında yer alıyor. Türkmenlerden oluşan Sultan Murat Tugayı katıldıkları operasyon görüntülerini yayınladı. Video vardı.

ADNAN OKTAR: Sultan Murat Tugayı’nın coşkusu had safhada, maşaAllah.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Fırat Kalkanı harekatına 200’ü mekanize birlik, 150’si özel kuvvet toplam 350 civarında TSK mensubu katılıyor. Operasyonu Özel Harekat Daire Başkanı Zekai Aksakallı Paşamız yönetiyor. Bugün Zekai Aksakallı Paşa’nın Cerablus’taki görüntüleri yayınlandı. Gösterebilirim.

ADNAN OKTAR: Zekai Paşa meşhur kabadayı paşamız değil mi?

BÜLENT SEZGİN: Evet.

ADNAN OKTAR: Paşamız delikanlının hası.

Şu an Twitter’de “Cemaatler gereksiz mi?” diye bir etiket var onuncu sırada.

Mesela Darwinizm de bir hurafe. Hurafeyle mücadeleyse niye hurafeyle mücadele etmiyorsun? Her şeyi tesadüfle açıklıyor. Bundan büyük hurafe olur mu? Tesadüf. Adama mesela “uçak nasıl oldu?” diyorsun “tesadüflerle oldu” diyor. “Gemi nasıl oldu?” “o da tesadüf. “İnsan nasıl oldu?” “O da tesadüfen.” “Meyve sebze, hayvanlar nasıl oldu?” “Tesadüfen oldu” diyor. Hurafenin en gelişmişi bu. Yani böyle insanlara şirin görünmek için değil Allah rızası için samimi konuşmak lazım.

İsrail Mehdiyet’e dayalı bir devlettir, Mehdi bekler İsrail. Ve İran anayasasının birinci maddesi “bu devlet bu anayasa Mehdi gelinceye kadar geçerlidir. Mehdi geldikten sonra anayasa tamamen Mehdi’nin direktiflerine göre icra olunur” diyor. Sen niye tehlikeli görmüyorsun İran’ı o zaman? Mehdiyet’in hası var orada. Aynı şekilde Risale-i Nur hareketi de bir Mehdiyet hareketidir. Süleymancılık bir Mehdiyet hareketidir. Bütün nurcu ekollerinin tamamı Mehdiyet hareketidir. IŞİD, El-Kaide, Taliban tamamı Mehdiyet hareketidir. Suriye ve Irak halkının tamamı Mehdiyet yanlısıdır. Sünni inançta Mehdiyet’e inanmayan hiçbir mezhep ekolü yoktur. Hanefi, Hambeli, Maliki, Şafi hepsi Mehdiyet’i savunur. Diyanet de Mehdiyet’i savunuyor. Diyanetin yayınlarında Mehdi (as)’in geleceği, Mehdi (as)’ın hak olduğu açık açık anlatılıyor. Buhari, Müslim, Tırmizi, İbni Mace, Sünen-i Nesai, Sünen-i Davut bütün bu kitaplarda Mehdiyet’in hak olduğu yazıyor. Ve Diyanet de bastırıyor bunları.

Bak, Sayın Başbakan, Tayyip Hocam olsun hepsi “biz 313 kişi yola çıktık” diyorlar. Ne bu, neyi kastediyor, neyi anlatmak istiyor? Yani laf olsun diye mi söylüyor 313 kişi? Mehdiyet’i kastediyor. 313 rakamı özel bir rakamdır, Hz. Mehdi (as) talebelerinin sayısıdır. 2023 tarihini veriyor, nereden çıkıyor bu? Mehdiyet’le bağlantılı bir tarihtir bu. Mehdiyet’le baş etmeniz mümkün değil. Gerçek Mehdi’yi arayarak olur. Gerçek Mehdi’yi ararsanız oradan kurtarırsınız. Ne diyeceksin yani Mehdiyet yok mu diyeceksin? Bütün Kutüb-ü Sitte de var diyor. Sen istediğin kadar yok de. Hayır, alametleri de çıkmış ayrıca, onlar açısından çok vahim bir yön. Bütün alametler çıkmış.

Devrim, Neptün, “Mehdi’yi beklemek İslam Birliği falan uydurma hadislerden mi yaratılıyor?” diyor. Nur Suresi’nin 55’nci ayetinde Allah “İslam’ı dünyaya hakim edeceğim” diyor. Sen “İslam Birliği hurafe mi?” diyorsun “uydurma mı?” diyorsun. Nur Suresi 55’nci ayetini aç alenen ve açıkça İslam’ın dünyaya hakim olacağını edeceğini Allah açıkça anlatıyor. “Muhtedun-Mehdiler göndereceğim” diyor Cenab-ı Allah. Senin inkar edeceğin gibi değil. “Hadiyun” yine Mehdiler, Kuran’da geçer.

Akif Uğurbey, “Elinde silah olana fikirle mücadele.” Olur tabii niye olmasın. Herkesin belinde silah var, birçok kişinin belinde silah var. Silahı var diye adama fikirler mücadele olmaz diyemezsin. Yumruğu da var adamın ona kalırsa, değil mi? Bir ağaç parçası da alıp saldırabilir. İllaki fikirle. Silahı varsa üstüne kitap atarsın olur biter, değil mi? Havadan bomba atacağına kitap atarsın.

Fikret, biz Darwinizm’le ilgili dün konferans verdik. Anlat da şu anti-Darwinist anlatımlarımızdan Darwinistler istifade etsinler.

KARTAL GÖKTAN: Conrad İstanbul Bosphorus Otel balo salonunda, sizin onursal başkanı olduğunuz Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı, uluslararası bilimsel bir konferans gerçekleştirdi. Dün gerçekleşti bu konferans. 500’den fazla kişi katıldı konferansa. Uluslararası üne sahip Amerikalı Bilim Adamları kendi alanlarında oldukça ilgi çekici konuşmalar yaptılar. Son bilimsel gelişmelerle ilgili çok fazla sayıda delil sundular. Balo salonunun girişinde dikkati çeken en önemli detay, milyonlarca yıl öncesinden günümüze gelen fosillerin yer aldığı fosil sergisiydi. 50 fosilin sergilendiği sergide konuklar aynı zamanda Yaratılış Atlası kitabınızı da inceleme imkanı buldular. Conrad Otel’deki kahvaltı, öğle yemeği ve ara ikramlarla süslenmiş kahve molalarının yanı sıra Kafkas dans topluluğunun gösterisi de büyük bir ilgiyle izlendi ve seyircilerden de büyük bir alkış aldı. İstiklal Marşı ve 15 Temmuz şehitleri için saygı duruşunun ardından başlayan uluslararası konferans, genetik, biyoloji, paleontoloji, fizik, kimya ve astrofizik bilim dallarının “Yaşam nasıl başladı?” sorusuna “yaratılış” şeklinde cevap verdiğini gösterdi konferans. Konferansın en başında Altuğ Berker, bu uluslararası konferansın sizin eserlerinizden faydalanılarak hazırlandığından ve dünya çağında eserlerinizin etkisinden bahsetti. Ayrıca sizin ilmi çalışmalarınızın dünya çapındaki etkisini anlatan kısa bir film gösterildi. Konferansta anlatılan bazı konu başlıklarıysa şu şekilde: “İnsanın gerçek kökeni, neden Allah var diyoruz, detaylı evrim incelemesi ve eleştirisi, evrenin başlangıcı ve yaratılışı, canlılık tarihinin net kanıtı fosiller.”

İlim dünyasının önde gelen isimlerinin yanı sıra konferansa yurt içi ve yurt dışından akademisyenler, profesörler, tıp doktorları, sivil toplum kuruluşları başkanları ve fikir önderleri, konsoloslar, gazeteciler, sanatçılar ve politikacılar da katılımda bulundu. Konferans, dostluk mesajları ve katılımcıların arasındaki işbirliğinin devam etmesi ve insanlığa katkı sağlayacak şekilde bilimsel anlayışın gelişmesine fayda sağlanması temennileriyle sona erdi. Konferansın sonunda plaket töreni düzenlendi.

Konferansımızda konuşmacı olan kişilerle ilgili de kısa bilgiler vermek istiyorum. Oturumun moderatörlüğünü DEİK Türk Avustralya İş Konseyi Başkanı Sayın Zuhal Mansfield üstlendi. Konuşmacılar Dr. Fazale Rana. Fazale Rana,   Reasons to Believe’in Araştırma Bölümü Başkan Yardımcısı olan ve biyokimya dalında uzmanlığı bulunan bir kimse, biyokimya, genetik ve sentetik biyoloji alanlarında çalışmalar yapıyor. West Virginia Eyalet Koleji’nden kimya alanında derecesini aldıktan sonra Ohio Üniversitesi’nden de kimya dalında doktora derecesi aldı. Dr. Rana iki kere Donald Clippinger araştırma ödülüne layık görüldü. Virginia Üniversitesi ve Georgia Üniversitesi’nde hücre zarlarının yapısı konusunda doktora tezi hazırladı. Yaratılışın bilimsel delilleri konusunda iki kitabı, birçok makalesi, belgeseli ve podcasti bulunan Rana, çeşitli televizyon ve radyo röportajlarının yanı sıra dünyanın çeşitli yerlerinde 500’den fazla üniversitede, konferansta ve kilisede konuşma yaptı. Fazale Rana’nın kitaplarını görebiliriz şu anda. Hücredeki Tasarım, Kimya Yaratıcının Sanatını Gösteriyor, Yaşamın Kökenleri, İncil’e Dayalı ve Evrimci Modeller Yüzleşiyor, Laboratuarda Yaşamı Yaratmak, Sentetik Biyolojideki Yeni Keşifler Yaratıcının Varlığına İşaret Ediyor, Adem Kimdi?, İnsanın Kökenine Yaratılışçı Bir Yaklaşım ve Darwin’in Bilmedikleri. Ayrıca yazdığı makaleler de biochemistry, AppliedSpectroscopy, FEBS Letters, Journal of MicrobiologicalMethods ve Journal of ChemicalEducation hakemli bilimsel dergilerde de yayınlandı.

BÜLENT SEZGİN: İkinci konuşmacımız Dr. Anjeanette Roberts. Dr. Roberts’ın Tulsa Üniversitesi’nde kimya derecesi ve Pennsylvania Üniversitesi’nde moleküler biyoloji ve hücre biyolojisi alanında doktora derecesi bulunuyor. Dr. Roberts, 1997-2001 yılları arasında Yale Üniversitesi’nde viral patojenler ve aşılama üzerine çalışmalar yürüttü. 2006-2013 yılları arasında Virginia Üniversitesi Mikro Biyoloji Fakültesi’nde yardımcı profesör olarak çalıştı. Ve mikrobiyoloji, immünoloji ve bulaşıcı hastalıklar programının başkanlığını yaptı. 2013-2015 yılları arasında Yale, Rivendell Enstitüsü’nde misafir araştırmacı olarak faaliyetlerine devam etti. Dr. Roberts hakemli çeşitli bilimsel dergilerde 40’tan fazla makale yayınladı ve dünyanın dört bir yanında birçok ulusal ve uluslararası bilimsel konferansa katıldı. 2005 yılında bulaşıcı hastalıklar konusunda araştırmaları dolayısıyla NIH liyakat ödülüne layık görüldü. Şu anda bilim ve dinin uyumu, biyokimyasal seviyede yaratılışın delilleri gibi konularda çalışmalar yürütüyor.

KARTAL GÖKTAN: Diğer konuşmacımız Dr. Jeff Zweerink. Konuşmacılarımız Reasons to Believe vakfının daimi üyelerinden Adnan Bey. Bu vakıf, akla ve bilimsel araştırmalara dayalı İncil kaynaklı çalışmalar yapan ünlü bir yaratılışçı Hristiyan vakıf. Allah inancını yaymak için çalışmalar yapıyor. Amerikalı bu kuruluşun bu merkezi California’da. Kanada’da ikinci bir merkezi var. Beş daimi üyeleri var, üçü konferansımıza katıldı. Jeff Zweerink, Astrofizikçi, bilim ve dinin uyumu, kara enerji, kara madde, exo-gezegenler ve çoklu evren teorileri konusunda anlatımlarda bulunuyor. Bugüne kadar dünyanın çeşitli yerlerindeki üniversitelerde ve kiliselerde konuşmalar yaptı. Reasons to Believe vakfına katılmadan önce Stacee, Veritas, gamma-ray teleskopları üzerinde çalıştı ve Solar Two Projesi ve Whipple Collaboration araştırmalarında görev aldı. Halen California Universitesi (UCLA)’nda görevine devam eden Zweerink, kara maddenin tespiti konusunda çalışmalar yapıyor. Dr. Zweerink’in otuzdan fazla makalesi, Astrophysical Journal, Astroparticle Physics, ve Astrobiology gibi birçok hakemli bilimsel dergide yayınlandı.

ADNAN OKTAR: Güzel.

Cemal Uşak vefat etmiş öyle mi?

KARTAL GÖKTAN: Evet.

ADNAN OKTAR: Allah rahmet etsin.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Amerikan Dışişleri Bakanı John Kerry, Fırat Kalkanı harekatının ardından PYD ve YPG’nin Menbiç’ten Fırat Nehri’nin doğusuna çekilmeye başladığını açıkladı.

ADNAN OKTAR: Benim bildiğim 9 kilometrelik hat boyunca PKK oturmuş durumda araziye. Çekilip ne, işte en fazla birkaç kilometre içeriye giriyorlar.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Rus Ordusu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in talimatıyla savaş hazırlığının denetlenmesi için ani tatbikata başladı. Haber Türk’te yer alan habere göre Savunma Bakanı Sergey Şoygu tatbikatta güney askeri bölgesinin kriz durumlarında ne kadar hazırlıklı olduğunun ve batı merkezli askeri bölgesinin güneybatı yönündeki hareket kabiliyetinin denetlenmesinin amaçlandığını belirtti.

ADNAN OKTAR: Hayır vardır. Güney; güney Türkiye’ye yakın yerler. Türkiye’yi müttefik gibi görüyor Rusya bu güzel. Bir saldırı anında da Türkiye’ye karşı koyma kararında Rusya. Türkiye’ye bir devletin kahpelik yapması durumunda müdahale etmek üzere hazırlık yaptıklarını anlıyoruz, bu güzel.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Bekir Coşkun bugünkü yazısında, “Türk ordusu şimdi Suriye’de. Ecdatları Osmanlı’nın aleme sattığı vatanı kurtardıktan 94 yıl sonra bu kez mezhep hesapları, ahmak politikalar, sultanlık tutkularıyla parçalanmakta olan toprakları kurtarmak için aslan gibi yüreğiyle, yine de vatanı için yüreğini götürüyor vermeye” diye yazdı.

ADNAN OKTAR: Yok kardeşim. Sadece orada PKK bir bütünlük sağlamak istiyor. O bütünlüğü kırmaya çalışıyor Türkiye. Yoksa bölgede boyan boya geniş bir şeritte PKK hakimiyeti var, bu inkar edilecek gibi değil. Ve en güzel mücadele de fikri mücadele olur.

BÜLENT SEZGİN: Kısa videolarla programımıza devam ediyoruz.

VTR: Fosiller Darwin’e Cevap Veriyor

BÜLENT SEZGİN:  Yayınımıza devam ediyoruz. Buyurun Adnan Bey

ADNAN OKTAR: Bana diyorlar ki; olmadan önce söylesen olur mu? Yok. O hadis tefsirinde bir usul değil. Yani ahir zaman hadisleri açıklanırken vukuundan sonra tevilleri anlaşılır. “İlimde rasih olanlar Allahualem ve bil sevap diyerek bu gizli bilgileri izhar ederler (açıklarlar)” diyor Bediüzzaman. Ama şuan savaş konuşmaları var. Bu hadislerde olan bir konu. Ay itibariyle var yani bu ay savaş konuşmalarının olacağı ay hadislere göre. Ve şuan savaş konuşmaları oluyor. Ayaklanmayla ilgili hadis, ilgili ayda oldu Şevval’de. Şuanda da savaş konuşmaları oluyor, o da uyuyor.  Hadis olarak uyuyor.  Şimdi Şevval’de Temmuz’da; darbe, ayaklanma. Zilkade yani Ağustos’ta şuan, Zilkade ayındayız. Ağustos ayındayız, harp konuşmaları oluyor şuan her yerde. Sonra hadisi açıklayacağım. Bir yönü daha var, devamı var hadisin onu da ne zaman açıklayacağım? Eylül’de açıklayacağız. Yani inşaAllah, Allah ömür verirse.

“Adnan Hocam İslam ahlakını biliyoruz da şu Mehdiyet nedir? Hangi kitapta yazıyor? Din gününden korkuyorsan bu sözleri söyleme, yüce Allah kabul etmez” diyor İkra Adiyezale. “İslam ahlakını biliyoruz da; İşte İslam ahlakını biliyorsan Mehdiyet de İslam ahlakından bir şube.  Müslümanların başında bir lider olması, İttihadi İslam, İslam ahlakının bir gereğidir.

Nur Suresi’nin 55. Ayetinde İslam’ın dünyaya hakim olacağını söylüyor Allah. Kesin gerçek olarak. Bütün dünyaya,arza her yönüyle, her cihetiyle İslam’ı hakim edeceğim  diyor Allah. ‘Sadece samimi olmanız şartıyla’ diyor Allah. Daha öncekileri nasıl dünya hakimi ettiysem, sizi dünya hakimi yapacağım. Daha öncekiler kim? Zülkarneyn ve Süleyman. Kuran’a baktığımızda Kuran’ı Kuran’la tefsir edebiliyoruz. Daha öncekileri aradığımızda Zülkarneyn ve Süleyman’a rastlıyoruz.  ‘Daha öncekileri nasıl hakim ettiysem’ diyor. ‘Sizi de dünyaya hakim edeceğim’.  O zaman her yönüyle hakimiyetten bahsediyor orada çünkü. Kuran’da Zülkarneyn ve Süleyman hakimiyetleri her yönüyle hakimiyet. ‘Size de her yönüyle hakim edeceğim’ diyor.

SEMİH MERİÇ: Hocam ayette şeytandan Allah’a sığınırım, “Andolsun, biz Zikirden sonra Zebur'da da: 'Şüphesiz Arz'a salih kullarım varisçi olacaktır' diye yazdık.” (Enbiya Suresi  105) diye buyuruyor. İmam Bakır Hazretleri bunun Hazreti Mehdi ve talebelerine işaret ettiğini söylüyor.

ADNAN OKTAR: Evet.

Kuran’da zor zamanlarda Müslümanların Allah’tan lider beklemesini istiyor Cenab-ı Allah, yani mustazaaflar olduğunda, çocuklar insanlar ezildiğinde bir kurtarıcı, bir müslih, bir mehdi talep etmemiz gerektiğini bize Kuran bildirmektedir. Hatta bu neviden Calut ve Talut kıssası vardır Kuran’da. Calut; O devrin deccali. Talut da; O devrin Mehdisi. Peygamber değil. Allah Talut’u Mehdi olarak gönderiyor ve fitneyi izale ediyor Cenab-ı Allah. Calut’u (Deccal’i) etkisiz hale getiriyor.  Ahir zamanda da Cenab-ı Allah Müslümanlara vaad ettiği dünya hakimiyetini vereceği için ve vakit de artık geldiği için, yaklaştığı için ‘muhtedun’ diye müjdelediği Mehdi zuhur edecek yani zahir olacak. O Mehdilerin özeliği ne Kuran’da?  Sizden ücret istemeyen, Allah için hizmet eden, samimi olan Mehdilere uyun diyor çünkü onlar Mehdilerdir diyor. Mehdi: Muhtedun. Muhtedun demek ne demek? Mehdilerin çoğulu, bir mehdi değil çok Mehdi gelmiş ama ahir zamanın Mehdisi son büyük Mehdi’nin gücünü Kuran’dan anlıyoruz çünkü bütün dünya’ya hakim edeceğim diyor Allah. Nur Suresi 55. Ayeti bunu anlatır. 56’da konu bitecek anlamına geliyor. Çünkü 55 sınır rakamdır. 50 sınır rakamdır. 5 de sınır rakamdır. 55. 56 olduğunda sınır aşılmış demektir artık. Onun için 1956’ya da dikkat çeker Bediüzzaman. ‘Bir nur-u Kuran mı zuhur edecek’ diyor. Yani ‘yüksek yeni bir hareket mi meydana gelecek? Çıkaramadım’ diyor. ‘1956’da bir şey var’ diyor. Yeni bir nur-u Kuran yani Mehdi. Açıkça söylüyor.

Mehdiyet Kuran’a hakim bir açıklamadır. Kehf Suresi’ndeki  konu baştan sona kadar Mehdiyet’i anlatır. Hızır (as)’la buluşma, Zülkarneyn bahsi, Zülkarneyn’in dünyaya hakim olması... Mesela Zülkarneyn peygamber değil, devrinin Mehdisidir. Zülkarneyn’i Allah Mehdi olarak gönderiyor şaşırmıyorsun. Calut’u yenmek üzere Talut’u gönderiyor Mehdi olarak, şaşırmıyorsun. Ahir zaman Mehdisini gönderiyor, şaşırıyorsun. Şimdi bu olmaz. Madem Cenab-ı Allah’ın adeti böyle, zorluk zamanlarında Mehdi göndermiş, Kuran’da da bunu açık açık belirtmiş. Ahir zamanın büyük Mehdisini de Cenab-ı Allah gönderecek. Benim kanaatim gördüğüm kadarıyla da göndermiş. Alametlere göre öyle görülüyor.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, PKK kuşatmasının kırılması için Cerablus operasyonunun Afrin’e kadar ilerlemesi gerektiğini yazdı. “IŞİD’i göster PKK, PYD’ye alan aç hesabı dünkü operasyonla yerle bir olmuştur. İlk etapta Cerablus’u hedef alan operasyon kuşatmayı yarma girişimidir. Evet, kuşatmada yer alacak o koridor planı da bozulacak, harita planları ellerinde patlayacaktır. Türkiye durmamalıdır. Sadece Cerablus’u değil Fırat’tan Akdeniz kıyısına uzanan bütün bölgedeki Amerika-PKK ortak planlarını boşa çıkarmalıdır.”

ADNAN OKTAR: İyi güzel temenniler de fikri mücadeleden hiç bahsettiği yok.  Hiç. Fikri mücadele kökten halledecek bir yöntem, ısrarla kaçınıyor bunu anlatmaktan ve kaçınıyorlar.

Talha Çadırcı, “Hocam affınıza sığınarak, söylemiş olduğunuz Kuran ayetinde ‘bütün dünya Müslüman olacak’ diyorsunuz. Sahibi şeriat zamanında dünyaya İslam hakim olmamıştır bu aradaki inceliği anlayamadım. İzah ederseniz sevinirim.” Seyyidina İsa Mesih, büyük ululazim peygamberlerdendir. Kendi zamanında 12 talebesi vardı. 12 kişi iman etti ondan başka iman eden olmadı. 12 kişi.  Cenab-ı Allah ne diyor Kuran’da dikkat edin, ‘Sana uyanları kıyamete kadar dünyaya hakim edeceğim’ diyor. Bak sana uyanları kıyamete kadar dünya hakim yapacağım diyor. 12 kişi daha önce. O zaman hakim etmiyor. Cenab-ı Allah ‘Ben böyle istiyorum’ diyor bu kadar açık. Peygamber zamanında sallahü aleyhi vesellem, hakim etmiyor. Kime hakim ettiriyor? Peygamberimiz (sav)’in kumandanına hakim ettiriyor. Hakim olan kim? Yine peygamber. Sahibi şeriat olarak diyor yani sahibi şeriat ha on dakika önce olmuş, ha on bin sene sonra olmuş fark etmez. Sen zamana göre olayı değerlendiriyorsun. Resulullah (sav) şuan Cenab-ı Allah katında sağ. Halid bin Velid’i gönderiyor şaşırmıyorsun, Ömer (ra)’i kumandan olarak gönderiyor şaşırmıyorsun. Oralara hakim ediyor ona şaşırmıyorsun. Kim hakim oldu dediğimizde ‘peygamber hakim oldu’ diyorsun. ‘Oğlum, evladım benim Mehdi, benim evladım dünyaya hakim olacak’ diyor. Kimin hakimiyeti oluyor? Resullulah (sav)’ın hakimiyeti oluyor. Hangi din hakim oluyor? Resulullah (sav)’ın getirdiği din hakim oluyor. Dolayısıyla başkumandan olan Resulullah (sav) hakim olmuş oluyor. Evladı onun kumandanı.

Şeyma Yücel, “Canım Hocam, Allah aşkıyla sevdiğim... Piyasadaki kişisel gelişim kitapları moral motivasyon vermek isteniyor ama boş bilgi olarak. Sizin kitaplarınız öyle harika öyle ruh ferahlatıcı ki ruha yapılmış en mükemmel ilaç etkisi var” diyor. Hakikaten ben bazen çarşıya gittiğimde kitapçılara giriyorum, ‘başarılı olmanın sırları’, ‘iyi aile nasıl olur?’, ‘iyi bir evlilik nasıl olur?’, ‘eşinizi nasıl mutlu edersiniz?’, ‘içeri girdiğinizde elinizde küçük bir hediye paketçiği olsun, gülerek içeriye girin, hafif başınızı kaldırın, sağ parmağınız havada olsun...’  Böyle bir hayat olur mu kardeşim? Ne kadar ipsiz sapsız izahlar. Allah’ı seviyorsan mutlu olursun. Allah’ı sevmiyorsan mutlu olmazsın bu kadar açık. Karmaşık bir şey yok. Sen Allah’ı sevmiyorsan, istediğin kadar istediğin uygulamayı yap, sadece eziyet çekersin.

Nisa Suresi, 75; “Size ne oluyor” diyor Allah bak şaşırma ifadesi veriyor Allah. Size ne olur ki? Yani şaşılacak bir şey bu diyor Allah. Tabii Allah şaşırmaz da siz şaşırın diyor.“Size ne oluyor ki, Allah yolunda” Allah’ın rızası için, “ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar,” şuan dünyada her yerde hemen hemen büyük bir coğrafyada, tamamında olmasa da hep zalimler var. İnsanlar ne diyor, Müslümanlar? “Ya Rabbi bizi bu ülkeden çıkar.” Mesela Suriye’den kaçmak istiyor, kaçamıyor. Irak’tan kaçmak istiyor, kaçamıyor. Libya’dan kaçmak istiyor, kaçamıyor. Hep ülkeden kaçmak istemiyorlar mı? Ne diyor ayette? Bak, “bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize Katından bir veli (koruyucu sahib)(Mehdi) gönder, bize Katından bir yardım eden yolla” Bak peygamber demiyorlar. Kumandan, Mehdi talebi var. “…diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz?” diyor Allah, Nisa Suresi, 75’te. Sen diyorsun ki, Mehdi (as)’a gerek yok. Allah var diyor. İsteyeceksiniz diyor. Ne zaman? Özellikle ülkelerde Müslümanlara zulüm yapıldığında. Şuan zamanımızda olduğu gibi. Ne isteyecekler? Ülkeden çıkmak isteyenler oluyor. Ve Allah katından ne isteniyor? Bir veli, sahip, sahib-i zaman isteniyor. Bak sahib-i zaman, Mehdi (as)’ın lakabı nedir? Sahib-üz zaman, iman-ı zaman, iman-ı ahir zaman.

Şeytandan Allah’a sığınırım, “ittebiumel la yes'elükümecravvehümmühtedun” “Bu kişilere tabi olun, onlar mehdilerdir.” Diyor ki, ayette nerede var? İşte sana ayet söylüyorum. Yasin Suresi, 21. Alenen ve açıkça Mehdi kelimesi geçiyor. Muhtedun; Mehdiler, Mehdi’nin çoğuludur.

Zümer Suresi, 36; “Allah, kimi delalette bırakırsa,” yani deccale tabi ederse, dalle, delalet, yani deccal kökenli bir anlatım bu.“Allah, kimi delalete bırakırsa,” yani deccale tabi ederse, “o zaman onun için bir mehdi yoktur.” Bir hadi yoktur, Mehdi yoktur. “Eleysallâhu bi kâfin abde hu, ve yuhavvifûneke billezîne mindûnihî, ve men yudlilillâhu fe mâlehuminhâdin.”Hadi; Mehdi. Yani Mehdi’nin çeşitli kelime çıkışları vardır. Mesela hadi, hadi olan Mehdi (as)’ın lakabıdır zaten aynı zamanda. Başka bir ismidir hadi. Mehdi, hadi hepsi aynıdır. Muhtedun; Mehdiler.

Nisa Suresi, 159. Allah yemin ediyor bak Allah yemin ediyor. “Kitap ehlinden,” yani Musevi ve Hristiyanlardan.“ölmeden önce ona (İsa Mesih’e) inanmayacak hiç kimse yoktur” diyor Allah. Ne zaman olabilir bu? İsa (as)’ın olması gerekiyor bunun olması için. Yani olmayan bir kişiye değil buradaki ifade. Olan bir kişiye yönelik söylüyor Allah. Sana iman edecekler diyor. Kimler? Bütün Hristiyan ve Museviler iman edecek. İman etmeyecek kimse kalmayacak diyor. Şuan iman etmiyor Hristiyanlar, birçoğu iman etmiyor. Museviler zaten hiç iman etmiyor birçoğu. O zaman bu ayet doğru, bunun olması gerekiyor. Ne zaman olacak? Seyyidina İsa Mesih yeryüzünde zahir olduğunda. Kudüs-ü şerifte. Nasıl iman etmezsin onu görüp de? Tamamı bak kıyıda köşede bir kişi kalmayacak, hepsi iman edecek diyor Allah. Diyanet’in hocaları çok zor durumda kalıyorlar, bir kısmı.

Al-i İmran Suresi, 55; “…seni inkâr edenlerden temizleyeceğim” alacağım. Onlar pislik ya, o pislikten aldı mı, pislik adamların içinden aldı mı ne olur? Temizlemiş oluyor. “ve sana uyanları” seni sevenleri, kimler seviyor? Bizler seviyoruz. Müslümanlar seviyor. Başka? Hristiyanlar seviyor. “Sana uyanları” seni sevenleri. Ne vakte kadar? Bak, “kıyamete kadar inkâra sapanların” yani deccal yanlılarının “üstüne geçireceğim.” Hakim edeceğim diyor. Ayet açık değil mi? Ben bunu anlamadım diyor. Bir elini yüzünü yıka, bir çay iç, bir daha düşün. Çok açık, anlaşılmayacak bir şey yok. Bak, “…seni inkâr edenlerin içinden temizleyeceğim” diyor Allah. Çünkü pislik adamlardı onlar. Onların içerisinden aldı. Nasıl temizliyor? Katına alarak. Teveffeni; yanıma aldım diyor. “Önce seni alacağım yanıma. Sonra şunu yapacağım” diyor Allah. “Seni sevenleri, sana aşık olanları, Müslüman ve Hristiyanları kıyamete kadar, kıyamet vaktinin en son anlarına kadar, deccale tabi olanların, sapanların üstünde hakim güç haline getireceğim” diyor. Açık değil mi ayet?

"Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük" katelna diyorlar diyor Allah. Yani mert oluştuğu, katlettik derler diyor. Bunun dedikleri için Allah, onlara ceza verdim diyor. Bela verdim diyor. “Oysa onu (seyyidina İsa Mesih’i) öldürmediler” katil yok diyor Allah. Makatelu-hu. “ve onu asmadılar” da diyor. İyi anlasınlar. Masalebu-hu diyor Allah.“Ama onlara (onun) (İsa Mesih’in benzeri) benzeri gösterildi.” Şubbihe. Yani kim? İsa Mesih’i ihbar eden o alçak. Zaten o da uzun saçlıydı, saçını ortadan ayırıyordu. Kan revan içinde kaldı. Biraz tipi hafif benziyordu İsa Mesih’e zaten. O da Musevi’ydi biliyorsunuz. Yani ben-i İsrail tipik. Uzun saçlı ama döve döve kan revan içinde bıraktılar. Adamlar çıkaramadılar onu. Eli yüzü şiştiği için onu İsa Mesih zannettiler. O bas bas bağırıyor zaten; ben İsa Mesih değilim diyor. Yani en son sözü o olmuştur. Ben İsa Mesih değilim, son sözü. Döve döve öldürdüler adamı. Hakikaten de çarmıha gerdiler. Alnından çivilediler, karnından, ellerinden. Allah belasını verdi. Bak Allah diyor ki; “Ama onlara (onun) (İsa Mesih’in benzeri) benzeri gösterildi.” Şubbihe. Bela verdim diyor Allah.“Gerçekten onun hakkında (tartışanlar) anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler” diyor. Yani aslında gelebilir de inancındalar diyor. Yani öldüğüne de kani değiller aslında diyor Allah. Şüphe içindeler diyor. “Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiç bir bilgileri yoktur” diyor. Şuan konuşuyor ya Diyanet hocaları falan; işte gelmeyecek, öldü falan. Allah ölmedi diyor işte açık ayet var. Yok, öldü diyor. Ölmedi diyor. Teveffeni; yanıma aldım diyor. Uyku halinde, tevveffeni, yanıma aldım. “Hayır; Allah onu kendine yükseltti.” Yani yanına aldı. “Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Nisa Suresi, 158) Ve “Allah katında İsa Mesih ve melekler ibadet ederler diyor. Ve bundan gücenmezler” diyor. Bak açık açık söylüyor Allah ayette; İsa Mesih ve melekler. Niye diğer peygamberler demiyor? Hz. Muhammed (sav), Hz. Musa (as), hepsi ibadet ederler demesi lazım. Çünkü onlardan ibadet sakıt oldu. Niye? Vefat etti, bitti. Ama İsa Mesih ibadet ediyor diyor. Ondan sakıt olmamış. Niye? Ölmediği için. Ölenden sakıt olur. Ayet açık. “Ondan ibadet sakıt olmadığı için, ibadetle sorumlu olduğu için İsa Mesih ve melekler ibadete devam ediyor” diyor, ayet. Nereye kurtulmaya çalışıyorsunuz ya mübarekler? Kaçarsanız da yakalarım yani kurtuluşunuz yok.

Sana (Ey Muhammed,) Zu'l-Karneyn hakkında sorarlar” diyor Allah. Demek ki mühim bir konu ki soruyorlar. “De ki: "Size, ondan 'öğüt ve hatırlatma olarak' (bazı bilgiler) vereceğim.” Demek ki bizi ilgilendiriyor. Bak, "Size” diyor,  “Size, ondan 'öğüt ve hatırlatma olarak' (bazı bilgiler) vereceğim.” “Gerçekten,” diyor Allah bak vurguluyor. “Biz ona yeryüzünde” arzda, bütün dünyada. “sapasağlam bir iktidar verdik” diyor. Yani muktedir bir iktidar. Askeri, siyasi, politik, her yönden hakim ettim diyor, Allah. “ve ona her şeyden bir yol (sebep) verdik.” Ama her şeyden. (Kehf Suresi, 83-84) Peygamber değil bu insan. Diyor ki; “Allah Hz. Muhammed (sav)’e hakimiyet vermedi de Zu’l-Karneyn’e mi vermiş?” vermiş işte,  ayet. “Verse Peygamber (sav)’e verirdi” diyor. Allah’a sen haşa akıl mı veriyorsun? Allah kime isterse ona verir iktidarı. Zu’l-Karneyn’e vermiş, peygamber değil. Bak Hz. Muhammed (sav)’e vermemiş ama ona vermiş. Hz. Muhammed’e nasıl veriyor? Evladının kanalıyla veriyor. “Benim evladım bütün dünyaya hakim olacak” diyor. Ne demek? Ben hakim olacağım diyor. Vefat etti diyor. Duruyor Mekke’de Peygamber (sav) mezarı duruyor. Medine’de, Mekke’de, her yerde ruhaniyeti Peygamberimiz (sav)’in.

Mesela Zu’l-Karneyn diyor ki; "Rabbimin beni kendisinde sağlam bir iktidarla” bak sağlam bir iktidar, yıkılmaz bir iktidar. Nasıl sağlam iktidar olur? Terörist yok, anarşist yok. Kahredici bir askeri güç var. Muhteşem bir istihbarat düzeni var. Muazzam bir özgürlük var. Müthiş bir demokrasi var. Ve muazzam bir zenginlik var. Her yönden insanlar huzur içinde. Sağlam bir iktidardan kastedilen budur. Her şeyin mükemmel olduğu bir iktidar. “yerleşik kıldığı” hareketli değil. “(güç, nimet ve imkan), daha hayırlıdır. Madem öyle, bana (insani) güçle yardım edin” Yani bana insan olarak tabi olun. “Sizinle onlar arasında sapasağlam bir engel kılayım." Terörü ben kaldırayım diyor. Tabi olunca terör bitiyor, bu kadar açık. Bu da işaret ediyor ki, ancak Mehdi (as)’la terör bitebilir.

Bak diyor ki, Bakara Suresi, 247’de. "Allah size Talut'u (melik olarak) gönderdi." Peygamber değil, melik olarak geliyor. “Nasıl oluyor ki?” diyor. İşte oluyor ayet var. Onlar da diyorlar ki bak; "Biz hükümdarlığa (bu Mehdiyet’e), ona göre daha çok hak sahibiyken” okullarımız varken işte siyasi imkanımız varken, zenginliğimiz varken. Bak, “hükümdarlığa (Mehdiyet’e) ona göre daha çok hak sahibiyken ve ona bir mal (servet) bolluğu (imkanlar) verilmemişken, nasıl bizi (yönetmek üzere) hükümdarlık (mülk) (Mehdiyet) onun olabilir?" diyorlar. Ayet bu. “O (şöyle) demişti:” Peygamber söylüyor bunu. "Doğrusu Allah size onu seçti” Bak, peygamber hayatta. Peygamber hayattayken Talut geliyor. Yani peygamber hayattayken mehdi geliyor. "Doğrusu Allah size onu seçti” Yani işinize gelmiyor olabilir diyor. Siz zengin de olabilirsiniz, çevreniz de olabilir. Yani eğitime, oraya, buraya, her şeye hakim olabilirsiniz.

Hepsi Amerikalı mı misafirlerin? Biraz bana bilgi verin. Amerikalıları severim, halkını severim, devletini severim. Ama İngiliz derin devletine kendini satmış, İngiliz derin devletinin alçaklarını sevmiyorum. Sevmemiz de mümkün değil.

“Allah aşkıyla sevdiğim canım Hocam, her renk size çok müthiş yakışıyor. Ama o hayran olduğum yeşil gözlerinize uyumlu yeşil gömleğinizle muhteşemsiniz. Çok zevklisiniz. Her zaman çok şıksınız. Ahlakınızın güzelliği cildinize işlemiş. Tertemiz, mis kokunuzu duyar gibiyim. Sizi çok seviyorum canım Hocam” diyor. Leyla Tokcan, Antalya.

“Hocam Mehdi (as) kaç yılında zuhur edecektir? Cevaplarsanız sevinirim.” Samet Cam, 1983cam. Sürekli Allah Mehdiyet’i tanıtıyor. Sürekli zeminini hazırlıyor. Yavaş yavaş yavaş perdeyi açıyor. Gittikçe perde açılıyor, görüyorsunuz. Herkes Mehdi (as)’dan bahsediyor. Yani 60’larda falan tek kelime Mehdi (as)’dan bahsedilmezdi. 50’lerde, Abdülhamit döneminde falan çok nadir, tek tük Mehdi (as)’dan bahsedilirdi. Şuan yer gök Mehdi (as) diye inliyor. Mehdi (as) yok, gelmeyecek diyenler yerlere, betona yatmış bağırıyorlar bir kısmı. Gelmeyecek falan böyle kendini kaybetmiş. Gelmeyecek haykırışları arasında mübarek zuhur edecek. Ediyor, edecek ve görecekler. Hayır, güç yetirememeleri çok komik. Çok aciz konuma düşüyorlar. Onların böyle zavallı çırpınışları da çok ilginç oluyor. Allah onu mucize olarak yaratıyor.

BÜLENT SEZGİN: Bir son dakika haberi vardı.

ADNAN OKTAR: Evet.

BÜLENT SEZGİN: PKK Van’da emniyet müdürlüğüne saldırdı. Edinilen bilgilere göre saat 22:30 sıralarında bir grup PKK’lı terörist tarafından İpekyolu ilçe emniyet müdürlüğüne havan saldırısı düzenlendi. Saldırının ardından çıkan kısa süreli çatışmadan sonra teröristler olay yerinden kaçarken, saldırı esnasında yaralanan ikisi polis dört kişi hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

ADNAN OKTAR: Hep kaçıyorlar. Ben bu kaçma işini mucize olarak görüyorum. İnanılır gibi değil. Nasıl kaçar adam? Gelmiş burnunun dibinde adam yani ayağına gelmiş. Dağda falan yakalayacak da değilsin. Halı bombardımanı yaparsın santimetreye artık mermi düşer ve kaçamaz yakalarsın.

Resulullah diyor ki, “Tüm olarak yeryüzünün meliki dört tanedir, onlardan ikisi müminlerden ikisi de kafirlerdendir.“Zülkarneyn ve Süleyman müminlerdendir. Nemrut ve Buhtunnasır ise kâfirlerdendir. Yere beşinci olarak evlatlarımdan Muhammed Mehdi sahip olacaktır” diyor. Yani ben sahip olacağım diyor Resulullah (sav). Nerede geçiyor? İmam Rabbani’nin Mektubat’ın da ikinci Cilt 351. Sayfada. “Mehdi tıpkı Zülkarneyn ve Süleyman gibi dünyaya hükmedecektir” diyor Peygamberimiz bak tıpkı Zülkarneyn ve Süleyman gibi dünyaya hükmedecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamat-İl Mehdiyy-İl Muhtazar Sayfa, 29.) Bu hadisin doğru olduğunu nerden anlıyoruz? Ayet de bunu destekliyor. Ayet çünkü Tevrat ve Zebur’a gönderme yapıyor. Tevrat ve Zebur’a baktığımızda dünya hakimiyetini görüyoruz.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da faaliyet gösteren 1000 sivil toplum kuruluşu ‘kardeşlik nöbeti’ sloganıyla bugün Van'da bir araya geliyor. Bu kapsamda sokaklara dökülen bölge halkı ‘birliğimiz için buradayız, teröre hayır’ anlamına gelen Kürtçe dövizlerle terör örgütlerine karşı protesto yapacak.

ADNAN OKTAR: Yapacak.

KARTAL GÖKTAN: Evet.

ADNAN OKTAR: Yalnız bu adamlar sürekli eylem yapıyor hep kaçıyor PKK’lılar. Bu kaçma işinin bitmesi lazım. Eylem yapan orada kalması lazım. Hiçbirinin zayi olmaması gerekir. Ben bunu kavramak hatta anlamakta zorlanıyorum. Bu kadar teknik imkan varken bu nasıl olur? Açıklamak çok zor.

Dinliyorum devam et.

BÜLENT SEZGİN:  İstanbul’un 3. Boğaz Köprüsü yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın katılımı ile açılacak.

ADNAN OKTAR: Atasını rahmet. Şu kamyonlar boğaz köprüsülerinden çekilecek ya dehşet olacak. Koca koca kamyonlar falan gitmek mümkün olmuyor. O trafiği bayağı rahatlatır.

BÜLENT SEZGİN: Yapımına 29 Mayıs 2013 yılında başlanan İstanbul’un 3. Boğaz Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü 39 ayda tamamlandı. Projede Marmaray ve İstanbul metrosuyla entegre edilecek sistemle Atatürk Havalimanı, Sabiha Sökçen Havalimanı ve yeni yapılacak 3. havalimanı da birbirine bağlanacak.

ADNAN OKTAR: Şahane bayağı güzel.

KARTAL GÖKTAN: Üçüncü köprüye giden yolları ormana dokunmadan yapsınlar demiştiniz. Bir resim göstereceğim dediğiniz gibi tam o model yapmışlar.

ADNAN OKTAR:  İşte bu kadar. Orman cayır cayır duruyor güzel olmuş. Güzel. Tayyip Hocam aslan Tayyip Hocam’a laf yok. Tayyip Hocam’a laf yamuk yapan yamulur. Olmaz müsaade etmeyiz. İlimle irfanla kanunla hukukla yanlış anlamayın. Kamyon çarpacak anlamında değil.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Star Gazetesi yazarı Serdar Tuncer son dönemlerde tarikatlara hedef alan söylemleri eleştirdi. “14 asırlık geleneğin muhkem ve muhteşem duruşunu merdiven altlarına mahkûm ederek takiye görünümlü münafıklığın kapısını siz açtınız. Müslümanım diyene kapıları kapatmasaydınız, içeri girebilmek için Müslüman değilmiş gibi yapa yapa İslâm'ı unutan bu müptezeller ülkemize bu terörü yaşatamayacaktı. Şimdi de bu cürümdeki hata payınızla delikanlı gibi yüzleşmek yerine kalkıp bir de diyorsunuz ki; “tarikatlar da ileride böyle bir şey yapabilir, hepsi aynı, tiz önlem alınmalı” Varlığını size borçlu bir terör örgütünden sizi kurtaranlara teşekkür edeceğinize bir de kalkıp onları suçluyorsunuz.“

ADNAN OKTAR: Doğru o gece ayakta olan da büyük bölümü tarikatlardı. Çok ayıp yapıyorlar. Bir de çok vefasızca ve çok çirkin bir görünüm veriyor Tayyip Hocam bu adamlara nihai bir açıklama yapsın. Ağızlarını kapatsın bu konuşmayı tartışmayı açmasın.

BÜLENT SEZGİN: Köprü ile ilgili bir bilgi vardı Adnan Bey. Yeni açılacak köprü ile ilgili.

ADNAN OKTAR: Köprüyle ilgili evet.

BÜLENT SEZGİN: Toplam uzunluğu 2164 kilometre olan köprünün genişliği 59 metre. MHP lideri Bahçeli ve CHP lideri yarın yapılacak olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açılış törenine davet edildiler.

ADNAN OKTAR: Ama çok iyi önlem alınsın bayağı dikkat etsinler. Özel harekat şu bu falan. Zaten yaparlar biz yine de vicdanen rahat olalım diye söylüyoruz. Bu alçaklardan her şey beklenir çok dikkatli olmak lazım. Hava, kara, deniz; denizden de önden alacaklarını umuyorum. Çok dikkat etmek lazım. 

Evet Fikret Bey.

KARTAL GÖKTAN: Darbe gecesi beş tanka birden direnen Yaşar Yaldız isimli vatandaşımızın bir konuşması var Adnan Bey “Allah iman gücü verdi” diyor onu göstereceğim.

ADNAN OKTAR: Tabii o bir mucize. Onu hesap edemediler çünkü darbe prensibinde halkın korkması vardır. Halk zaten korkacağı için denir ondan sonra darbe yapılır. Yani yüzde yüz halkın korkma prensibine dayandırılır darbeler. Halkın korkmaması cesur olması ihtimali sıfır olarak düşünülür darbede. 60 darbesinde falan öyleydi halk zaten korkar çıkmaz dediler. Bir avuç albayla bitirdiler. O ara halk bilinçsizdi. O kadar bilinçli değildi ama şuan millet Darwinizm’e materyalizme karşı bilinçli ve şehadet kültürünü çok iyi aldılar geceli gündüzlü bunun eğitimi verildi yiğitliğin kabadayılığın delikanlılığın eğitimi verildi. Dolayısıyla bundan sonra güç yetirmeleri diye bir konu olmaz. Tırsak tırsak gezecekler. Ayaklarının altına baka baka. Evet.

KARTAL GÖKTAN: Operasyon için Suriye’ye giren tanklarımız da Mehter Marşı’yla uğurlandı Adnan Bey. Onun bir videosu vardı.

ADNAN OKTAR: Bakayım. Aslanlar kabadayılar. Yiğitler maşaAllah. Daha çok destan yazacaklar da daha bu ilk çekirdek aşamaları.

Mete Atakul, “Sizin arkadaşlarınızdan şehit olan oldu mu?” diyor. Üç şehidimiz var bizim. Üç şehidimiz var kardeşlerimden. Gazimiz çok. Yani vücudunda kurşun taşıyan gazilerimiz de var. İkisi Güneydoğu’da sıcak çatışmada şehit oldu. Evet.

Rusya’yla işbirliği çok önemli. Askeri işbirliği çok önemli. Türkiye’ye bir dış saldırı olduğunda Rusya da müdahale etmek üzere hazır bekliyor gördüğüm kadarıyla. Bu çok ürkütücü ve caydırıcı olur düşmanlar için.

Evet misafirlerimiz gelmiş. Buyurun. Çok güzel görev yapıyorsunuz, çok hayırlı şeyler yapıyorsunuz. Allah’ı sevmek, Allah’ın varlığını anlatmak dünyadaki en güzel vazife. Üstelik bilim adamısınız çok güzel çalışmalar yapmışsınız. Anlatımlarınız çok ikna edici ve etkileyici oluyor.

Hanımefendiyi ve beyleri bana bir daha baştan tanıtın isim isim.

BÜLENT SEZGİN: Dr. Fazale Rana, Biyokimyager, Reasons to Believe’in Araştırma Bölümü Başkan Yardımcısı.

ADNAN OKTAR: Ne güzel.

BÜLENT SEZGİN: Dr. Anjeanette “Aj” Roberts,  Tulsa Üniversitesi’nden moleküler biyolog. Hücre biyolojisi alanında doktora derecesi var.

Dr. Jeff Zweerink, California Üniversitesi’nde astrofizikçi.

ADNAN OKTAR: Ne kadar güzel. Hanımefendi ?

ALKAS ÇAKMAK: Amy Rana, biyokimyacı Hocam. Fazale Bey’in eşidir aynı zamanda kendisi.

ADNAN OKTAR: Ne güzel. Ne güzel. Bu başlangıç olsun, yine bekliyoruz Türkiye’ye sizi. Bu konuda diğer profesörler, diğer bilim adamları da eğer lütfedip gelirlerse burada daha büyük geniş çaplı konferanslar verebiliriz. Yani 15-20 profesör konuşma yapabilir. İki üç gün devam edebilir bu çalışma. Hristiyanlarla Müslümanlar ittifak edeceğini Said Nursi söylüyor ahir zamanda. Ancak öyle dinsizlik ortadan kalkabilir diyor. Ayrı ayrıyken mağlup olan diyor İsevilik ve İslamiyet ittihat neticesinde galebe edip, dinsizliği dağıtacak istidatındayken Hazreti İsa (as) yeryüzüne gelecek, inecek diyor. Biz Hazreti İsa (as)’nın halen yeryüzünde olduğuna inanıyoruz, geldiğine inanıyoruz fakat görünür hale gelmediğine inanıyoruz. Yani Hristiyanlar tarafından şuan muhafaza altında tutulduğuna inanıyoruz ve Kudüs’te Mehdi’yle birlikte ortaya çıkacağına inanıyoruz. Çok yakışıklı güzel bir delikanlı olarak Hazreti İsa Mesih’i göreceğiz. Önümüzdeki 5-10 yıl çok önemli.

Sizlerden de biraz fikir almak, sizlerin de konuşmasından istifade etmek istiyoruz. Buyurun.

DR. FAZALE RANA: Şuna inanıyorum. Allah’ın varlığı hakkında çok fazla sayıda delil var. Ve Allah’a inanan insanlar birlikte el ele vererek bu delilleri ortaya koyup insanlara Allah’ın varlığını anlatmalılar.

ADNAN OKTAR: Çok güzel.

DR. ANJEANETTE ROBERTS: Ben bir bilim insanı olarak Allah’ın doğadaki delilleriyle bilimin arasında çok büyük bir bağlantı olduğunu düşünüyorum. Allah’ın bizi Kendini bilimsel delillerle gösterdiğini görüyorum. Doğadaki ayetlerin bize Allah’ı gösterdiğini görüyorum.

ADNAN OKTAR: Çok güzel. Buyurun.

DR. JEFF ZWEERİNK: Ben lisede okurken Allah’ın varlığı hakkındaki bilimsel deliller beni imana yöneltti. Özellikle hücrenin içerisindeki bilimsel deliller imanımı güçlendirdi. Arkadaşımın söylediğine ek olarak bunları söylüyorum.

ADNAN OKTAR: Çok güzel. Gerçek bilim adamının zaten Allah’a inanmaması imkansız.

DR. JEFF ZWEERİNK: Ateistler hakkında bir merhamet hissi var bende çünkü bunu anlamamak mümkün değil. Ümitsiz bir bakış açıları var dünyaya.

ADNAN OKTAR: Evet boş yere kendilerine acı çektiriyorlar.

AMY RANA: Sadece burada olmaktan ve sizlerle birlikte olmaktan kendimi çok motive olmuş hissediyorum Allah’ın varlığı hakkında.

ADNAN OKTAR: Allah’ı sevenler birbirini seviyorlar. Sevgili bir tane olunca Sevgili’yi sevenler de birbirini seviyor. O Hazreti İsa (as)’nın temiz kişiliği, temiz ahlakı sizin yüzünüze yansıyor. İsa (as) biliyorsunuz çok merhametli ve sevgi dolu bir peygamber,  bize göre peygamber tabii sizin inancınızda başka türlü ama tabii inancınıza saygı duyuyorum.

Çok sevindim gelişinize. Size çok güzel hediyeler sunacağız Osmanlı kültürünü yansıtan.

Bu kitaplar Allah’ı sevenleri sevindirir, Allah’ı tanımayanların da aklının açılmasına sebep olur. Kitapların hakikaten çok etkileyici olacağını düşünüyorum. Hepsini de imzalamışlar, bayağı güzel. Çok detaylı, güzel anlatmışlar. Kolay, anlaşılır tarz uygulanmış. Bunda da öyle bayağı detaylı bilgiler var. Darwinistlerin durumu vahim. İşte bu konular, ders kitabı olarak okutulması gerekiyor milli eğitimde. Doğru olan bilgiler burada. Böyle şemalarla, resimlerle çok güzel, bilimsel anlatmışlar ki geniş araştırma yapan, üniversitede çok kapsamlı meseleleri tetkik eden çalışma grubu. Bayağı güzel detaylarla anlatmışlar. Anlamıyorum, bilmiyorum yok. Baştan sona kadar bilimsel bir çalışma yapmışlar. Hepsi Darwinizm’in sahteliğini anlatıyor. Doğruluğunun ortaya çıkması için imanın, Kuran'ın mühim delil bunlar. 

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, Hugh Ross imzalı kitaplar, Reasons To Believe Vakfı'nın Başkanı Hugh Ross'a ait. Son anda programı çıktığı için kendisi gelemedi. Size çok saygılarını iletti. Başka bir programa katılacağını bildirdi. Kendisi astrofizikçi ve çok sayıda onun da bilimsel eseri var. 

ADNAN OKTAR: Çok güzel, bayağı faydalı güzel çalışmalar. Şu beyefendi, değil mi resmi olan? 

KARTAL GÖKTAN: Evet, Hugh Ross, Reasons To Believe Vakfı'nın Başkanı.

ADNAN OKTAR: Çok iyi. Dördü de Evanjelik Hristiyan. İyi, aferin bayağı da gençleri yetiştiriyorlarmış. Güzel.

"Çok saygıdeğer Adnan Hocam, İstanbul'da şiddetli bir deprem olacağına dair halk içinde ciddi bir söylenti var. Gaybı Allah bilir ancak bu konuda sizin değerli görüşlerinizi bahşeder misiniz?" Mustafa Ersin. Aslında bütün bilim adamları, bu depremle ilgilenen bilim adamları ittifakla "Her an deprem olabilir." diyorlar. Hepsi uzun süreden beri bunu söylüyorlar. Ben de dedim ki Mehdi (as)'nin olduğu bir şehirde büyük deprem olmaz. Darbe de olamıyor. Mehdi (as)'nin olduğu bir yerde darbe de olmaz. O normalde olması lazımdı. Çünkü tuğgeneraller, korgeneraller; general seviyesinde darbe var ve çok kapsamlı yapılmış. Tam klasik darbe yani bütün imkanlar kullanılmış, her şey kullanılmış ama Mehdi (as)'nin olduğu yerde darbe yapamazsın. Mehdi (as)'nin olduğu yerde deprem olmaz Allah'ın izniyle.

BÜLENT SEZGİN: Siz demiştiniz, "Yetmiş yerde bozuldu darbe." 

ADNAN OKTAR: Yetmişin üstünde yerde bozuldu Mehdiyet vesilesiyle darbe. Yoksa çok kapsamlı ve net darbe. Yani öyle daha önceki darbelerden çok daha kapsamlı, daha güçlü, daha saldırgan; başarılı olmaması için hiçbir neden yok normalde. Ama Allah Mehdiyet vesilesiyle onu da durdurdu. Mehdi (as)'nin olduğu yerde darbe yapamazsın; deprem de olmaz büyük felaket de olmaz, ayaklanma falan da olmaz; savaş da yapamazsın yani büyük bir saldırı olmaz. Mutlaka zaferle bitirecek şekilde olayları Cenab-ı Allah tanzim etmiş.

BÜLENT SEZGİN: Siz yine söylemiştiniz, "Halkın tepkisi tam Mehdiyet’e yakışır şekilde." MaşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tabii. Darbecilerin F16'ları var, helikopterleri var, roketleri var, füzeleri var, otomatik silahlar... 60 darbesinde çok alelade silahlar vardı. Sadece tabanca, tüfek falan vardı; çok az sayıda da, bir avuç tank vardı. Zibil gibi tank kullanıldı ama yok. Mehdiyet’in olduğu bir yerde bunun olmayacağını daha yeni anladılar. 

CAN DAĞTEKİN: Siz, "Mehdi (as) metafiziktir. O yüzden öldüremiyorlar, yaklaşamıyorlar." demiştiniz.

ADNAN OKTAR: Evet. Mesela normalde iletişimin kesilmesi lazım, yanlış anteni vuruyorlar. Harika olarak, o yetmiş harikadan bir tanesi.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Kılıçdaroğlu'nun konvoyuna yapılan saldırı hakkında konuşan MHP Lideri Sayın Bahçeli, "Terörizm asla sonuç alamayacak. Zalimler tarafından hevesle planlanan kardeş kavgasına Türkiye'yi kimse çekemeyecektir." ifadelerini kullandı.

ADNAN OKTAR: Evet ama işte onun felsefi kökeninin bilimle ortadan kaldırılması gerekiyor. Bu konuda tereddüt çok büyük bir hata. Hristiyanlar Darwinist tehlikeyi anlamışlar, onlar kendilerince bir çalışma yapıyorlar. Ama tabii en kapsamlı, en büyük dünya çapında çalışmayı Allah'a şükür biz yapıyoruz. Ama onlarla ittifak da tabii çok önemli. Bunu Bediüzzaman söylüyor.

Bediüzzaman diyor ki, "Hatta, hadis-i sahihle (sahih, açık, gerçek hadisle), ahirzamanda (Mehdi zamanında) İsevilerin [yani Hazreti İsa (as)'yı sevenlerin] hakiki dindarları ehl-i Kur’ân (yani Mehdi talebeleri) ile ittifak edip, müşterek düşmanları olan zındıkaya karşı dayanacakları (yani karşıtları anlamında diyor) gibi (onlarla mücadele edecekleri gibi); şu zamanda dahi ehl-i diyanet ve ehl-i hakikat, değil yalnız dindaşı, meslektaşı, kardeşi olanlarla samimi ittifak etmek, belki Hristiyanların hakiki dindar ruhanileriyle dahi, medar-ı ihtilaf noktaları (yani tartışma noktalarına) muvakkaten (geçici olarak) medar-ı münakaşa ve niza etmeyerek (yani tartışmaya açmayarak), müşterek düşmanları olan mütecaviz dinsizlere (yani ateist değil buradaki, terörist saldırgan; mütecaviz diyor çünkü, komünist saldırgan anlamında; yani şu, PKK özetle) karşı ittifaka muhtaçtırlar." İttifak etmelilerdir diyor Lemalar, Sayfa 155'te. "İşte böyle bir sırada, o cereyan (yani deccaliyet) pek kuvvetli göründüğü bir zamanda, Hazret-i İsa Aleyhisselamın şahsiyet-i maneviyesinden ibaret olan hakiki İsevilik dini zuhur edecek (ortaya çıkacak), yani rahmet-i İlahiyenin semasından nüzul edecek, halihazır Hristiyanlık dini o hakikate karşı tasaffi edecek (temizlenecek), hurafattan ve tahrifattan (ve tahriflerden) sıyrılacak, hakaik-i İslamiye ile birleşecek, manen Hristiyanlık bir nevi İslamiyet’e inkılap edecektir. Ve Kur’an’a iktida ederek (uyarak), o İsevilik şahs-ı manevisi tabi (yani İslam'a uyan) ve İslamiyet metbu (uyulan) makamında kalacak, din-i hak bu iltihak (katılma) neticesinde azim bir kuvvet bulacaktır." diyor. Yani hak din İslamiyet büyük kuvvet bulacak diyor, Hristiyanlarla ve Müslümanların birleşmesiyle.  (Mektubat, Sayfa 53-54.)

Beşer Şaşar, "Suriye'deki, Irak'taki insanlara Darwinizm nasıl anlatılır?" diyor. Eğer savaş hali varsa tabii ki onların önce yiyecek, su ihtiyaçlarının giderilmesi lazım ve korunmaları gerekiyor. O adamlar zaten mazlum vaziyetteler. Ama onlara Kuran dağıtılabilir, iman hakikatleri anlatılabilir. Oraya özel tebliğci gitmesi gerekiyor. Kitap da havadan atılabilir. Ama en önce onlara tabii yiyecek.

"Mehdi (as) gelecekse kıyametin ne anlamı kalacak?" diyor. Zaten kıyametin gecikmesine vesile oluyor Mehdi (as), kıyamet normalde kopacakken kopmamasına vesile oluyor. Mehdi (as) ile anlı şanlı İslam bitiyor sonra da kıyamet kopuyor. Yani Hristiyanlık da anlı şanlı bitiyor, İslamiyet de anlı şanlı bitiyor. Öbür türlü şirk içinde İslam alemi mahvolmuş vaziyette, mağlup vaziyette bitecek. Hristiyanlık da şirk içerisinde ve perişan vaziyette, o da öyle bitecek. Allah öyle bitmesini istemiyor. Hristiyanlığın gerçek imana dönüp Müslümanlığın da gerçek imana dönüp şirkten kurtulup anlı şanlı birleşerek dünyaya hakim olarak bitmesini istiyor Allah. En son öyle bitecek.

Şimdi kısa bir ara verelim.

BÜLENT SEZGİN: Kısa videolarla devam ediyoruz.

VTR: Terörle Mücadelede Çifte Standart

Masaüstü Görünümü