Harun Yahya

Sohbetler (15 Ekim 2016; 15:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi günler değerli izleyicilerimiz, Adnan Oktar’la Sohbetler’e başlıyoruz inşaAllah. Adnan Bey, hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz.

BÜLENT SEZGİN: Hoş bulduk.

ADNAN OKTAR: Etiket; “Sevgi birliği tek çözüm” diyelim.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Reuters, Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu’nun Dabık’a ilerlediğini duyurdu. Oda TV bu haberi “Türk ordusu kıyamet senaryolarının konuşulduğu bölgeye girdi” başlığıyla verdi.

ADNAN OKTAR: Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Sabah Gazetesi ilk sayfadan “Tarz sahibi bir sultan; İkinci Abdülhamit” başlığıyla Dolmabahçe Sarayı’nda Abdülhamit le ilgili bir sergi yapılacağını duyurdu. “Abdülhamit döneminden izler” adını taşıyan sergide Abdülhamit’in kişisel eşyaları sergilenecekmiş.

ADNAN OKTAR: Güzel. Abdülhamit’i biz mümin olarak şefkat duyarız, severiz. Günahı olabilir, sevabı olabilir, cennetliktir diyemeyiz, cehennemlik de diyemeyiz. Ama her halükarda bir Osmanlı evladı. Eşyaları sergileniyorsa ama niye Abdülaziz değil de, niye Abdülaziz’i unutturuyorsunuz da Abdülhamit onu anlamış değilim. Yani Abdülhamit’in ne üstünlüğü var Abdülaziz’in ne eksikliği var? Abdülaziz her yönden üstün. Bir karış toprak vermemiş, Darwinizm’e nefes aldırmamış, sigaraya, tütüne asla müsaade etmemiş, şaraba, rakıya asla müsaade etmemiş beş vakit namazında bir mümin. Neden o ön planda değil de sadece Abdülhamit ön planda bunu anlayabilmiş değilim.

Hurdacı; “Bu Mehdi konusunun niye bu kadar üstünde duruyorsunuz, biraz da dabbeden konuşsak” diyor. Dabbe Hz. Mehdi (a.s)’a hizmet eden sistemdir yani yerden mamul bir sistemdir. Bilgisayar, televizyon buna bakıyor.

“Mehdi hakkında söylenen bütün hadisler uydurmadır iddiaları var, Kuran’dan ayet ile gösterir ispatlarsan inanırım.” Uydurma olması için hadisin çıkmaması, doğru olmaması lazım. Hadisler tesbih tanesi gibi tamamı doğru çıkmış yani bir tanesi bile sekmemiş, hepsi ispatlı, delilli herkesin gözü önünde olmuş. İki uçlu kuyruklu yıldızı herkes gördü gökyüzünde. Halley’i gördün, Lulin’i yani iki uçlu kuyruklu yıldızı gördün, on beş gün arayla ay ve güneş tutulmalarını gördün, Kabe’deki baskını gördün,  Fırat’ın suyunun kesilmesini gördün. Demek ki hepsi doğruymuş. Hani uydurmaydı?

OKTAR BABUNA: Bir de sıra bildiriyor, siz bahsetmiştiniz.

ADNAN OKTAR: Tabii, bak sırayla olması da ayrı bir mucizedir. Yani o ayrı bir harikadır. Bak sırayla, bir, iki, üç, dört, beş bu şekilde sırayla gidiyor.

OKTAR BABUNA: Halley için de siz belirtmiştiniz Hocam, “Ay ve güneş tutulmalarından sonra olur” diyor. 1986 yılında çıkıyor, 1981 ve 1982’de de ay ve güneş tutulmaları oluyor.

ADNAN OKTAR: Tabii, bak sıralamayı da söylüyor Peygamber (sav). Mesela “Lulin çıkmadan önce” diyor “yağmurlar önce azalacak, sonra çoğalacak” diyor. Bak zamanlama aynı.

OKTAR BABUNA: “Çıkacağı yıl alameti” diyor “kanlı Kabe baskını.” İlk önce o oluyor ondan sonra diğerleri geliyor.

ADNAN OKTAR: Bak, “ekonomik kriz olacak” diyor “Lulin çıkmadan önce.” Aynısıyla oluyor. Yani sıralama hayret verici. Yüze yakın madde var, yüzü de sıralı olarak düzgün çıkmış.

GÖKALP BARLAN: Şam’ın başında Beşir ve Esad iki farklı hadiste iki isim veriyor, o dönemde öyle bir hükümdarın olması.

ADNAN OKTAR Kardeşim, bak Esad ismi Esad diye geçiyor. Beşar diyor, Beşar diye de geçiyor. Abdullah Öcalan ismi de Abdullah diye açıkça geçiyor Peygamber (sav)’in hadisinde. Sen diyorsun ki bu hadisler geçersiz. Zaten çıkmış, ispat edilmiş artık, olmuş, netleşmiş. Artık hadisten gerçeğe dönüşmüş. Yani sahih hadis hükmünden de çıkmış, mütevatir hadis hükmünden de çıkmış gerçek hadise dönüşmüş, gerçek bilgiye dönüşmüş. Yani gerçek habere dönüşmüş.

“Allah aşkıyla sevdiğim, bir saniye haberlere ara verip oradaki beyaz ceketli, nefis gömlekli, harika yakışıklı, nur gibi aydınlık delikanlının heybetinden bahsedebilir miyiz? Oradaki arkadaşlar da sanki hiçbir şey yokmuş gibi davranmanın anlamını bize açıklayabilirler mi?” diyor. Gözünüz kamaşmıştır.

“Adnan Oktar yaşıyla şaşırttı inanmak çok zor.”  Var mı sende öyle bir şey.

KARTAL GÖKTAN: Evet, bir fotoğraf vardı.

ADNAN OKTAR: Bakayım. Mübarek baksana on sekiz yaş gibi. Altmış bir yaşında inanılır gibi değil maşaAllah.

İrem Gürbüz; “Allah aşkıyla sevdiğim bir tanem. Müthiş bir enerji, mükemmel bir kalite ve benzeri görülmemiş bir akıl görüyoruz sana bakınca.”

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Amerika’daki iki büyük partiden biri olan ve aday olarak Trump’ı yarıştıran Cumhuriyetçi partinin amblemi üzerinde Amerikan bayrağının renkleri ve deseni bulunan bir fil sembolü. Gösterebilirim.

ADNAN OKTAR: İşte her zaman anlattığımız konu bu. Filin anlatmak istediği o. Öbür hanımın yaptığı resme dikkatle bakarsanız. Camiyi yutmuş fil yani İslam’ı yutmuş.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şu anki konuşmasından bazı bölümler şöyle Adnan Bey. “Üç-beş PKK’lı zibidiye biz ülkemizi böldürtmeyiz. Bunu böyle bilmemiz lazım. Kültür devrimine şiddetle ihtiyacımız var.”

ADNAN OKTAR: İşte bak bu çok önemli. Darwinizm’in, materyalizmin tepetakla edilmesi gerekiyor. Sahte kahramanları bırakıp gerçek İslam’ı yaşayacak bir ruhun içerisine gireceğiz. Evet.

KARTAL GÖKTAN: “Onu hallettik mi gerisi kolay. Mesele vatan millet. Gerisi teferruat. Biz öyle bakıyoruz. Bizim fiziki sınırlarımız başkadır. Gönül sınırlarımız bambaşkadır.”

ADNAN OKTAR: Doğru, güzel.

KARTAL GÖKTAN: “Bunu birbirinden ayırmamız lazım. Libya ile de Bosna ile de Kırım ile de ilgilenmek hem görevimiz hem hakkımızdır. Türkiye sadece Türkiye değildir.”

ADNAN OKTAR: Türkiye ne Türkiye’dir ne Türkistan. Ulu ve müebbet bir ülkedir Turan” diyor, çok güzel, Tayyip Hocam sıkı delikanlı, kabadayılığı da iyi, yiğitliği de iyi.

Kıbrıs’ta gitmiş çocuklar o zaman video çekmişler, var mı sizde onlar? Çok mübarek bir aile, çok temiz asil bir aile, bunlar soylu insanlar.

BÜLENT SEZGİN: Şeyhimiz’in bir fotoğrafı vardı, gösterebilir miyim Adnan Bey?

ADNAN OKTAR: Göreyim. Ah dünyalar tatlısı, ah dünyalar tatlısı maşaAllah. Şekerliğe bak sen, gözlerinin güzelliğini görüyor musun Şeyhimiz’in? MaşaAllah. Hem Seyit, hem Şeriftir Şeyhimiz MaşaAllah. Dünyalar tatlısı, balı o. Dünya onun kıymetini bilmedi, hep böyle olur. Mesela halbuki akıl almaz derecede değerli bir insandı. Avrupa, dünya tam bilemediler kıymetini. Mesela krallar da öyle, bir Şeyh’in değil mi insan yeri, göğü birbirine katar. Götür ülkene güzel böyle saray gibi bir yer yaptır, orada ağırla mesela Ürdün’de de güzel sarayda ağırla. Hem bak Ürdün Kralının Şeyhiydi Şeyhimiz, “Selamünaleyküm” diyor mesela prens geliyor, gelip gidiyor biraz anlayışlı olsanıza. İnsan değil mi özel uçağını gönderir, al Ürdün’e götür, güzel mesela orada kalsın aylarca dünya tatlısı bir insan.

AYLİN KOCAMAN: Hakkını siz verdiniz.           

ADNAN OKTAR: Evet çok şeker. Ben karaciğerinde rahatsızlık olduğunu hiç bilmiyordum bana son iki, üçüncü günü söylediler vefatına iki gün önce söylediler. Ben bilsem karaciğer tedavisi de yaptırırdım, hiç haberim yok. Ben kilo aldığı için karnı şişti zannettim.

AYLİN KOCAMAN: Ama çok güzel baktınız.

ADNAN OKTAR: Evet elimizden geleni yaptık. Kıbrıs’tan da ayrılması olmaz tabii çünkü o evi seviyor, kendi evi oradan ayrılınca kendini bir acayip hissediyor, psikolojik çok rahatsız oluyor. O tarihi ev, iki yüz elli senelik falan çok eski orası ev, o kendi çocukları, torunları onlarla huzurlu oluyor, dışarı çıkartmak da pek olacak gibi değildi.

Budu denen genç. Mehdi (as)’yi de göreceksin, İsa Mesihi’de göreceksin ama çok şaşırtıcı İsa Mesih hakikaten. Mehdi (as)’yi yine bence normal karşılarlar da, İsa Mesih’e çok şaşırırlar çünkü gerçekten İsa Mesih çok şaşırtıcı hayrettir ya garip bir şey. Geçmişini hatırlamıyor süper zeki bir insan, çok büyük olay.

“Allah aşkıyla sevdiğim, yaşının gençliğine Vatan Gazetesi’nin vurgu yapması çok hoş ve çok doğru.” Çok uyanık.

Bana çok uzun soru yazmasınlar, böyle beş satır falan ben onunla nasıl uğraşayım her biriyle? Kısa özlü bir satır olsa çok iyi olur. Ben zaten ne demek istediklerini anlarım, tek kelimeyle bitirebilirler.

Mehdiliğin bu kadar dünyayı sarsması çok şaşırtıcı değil mi? Çok metafizik bir şey, bütün kanallarda Mehdi yok, Mehdi yok birde ağızlarında geveleyip duruyorlar bir şey demek istiyorlar bir türlü diyemiyorlar da yani yapacakları bir şey yok, şu an bu net ortaya çıkmış durumda. Mehdiyet dünyayı sarmış durumda ve olayların tamamı bakın muntazam sırasıyla olmuş buna hiç dikkat etmiyorlar. Bir sıralama vermiş Resulullah (sav) bu sıralamaya göre düzgün olarak olayların tamamı çıkmış. Yirmi bin yıllık tarih içinde böyle bir şey hiç olmamış, her şey sırasıyla düzgün, bak çok büyük bir mucizedir bu, mucize üstüne mucizedir. Mesela diyor ki bak şu olacak, şu olacak, şu olacak. Sonra diyor ki sıralamalarını söylüyor birinci şu, ikinci şu, üçüncü şu, dördüncü şu, beşinci şu. Ya kardeşim artık bu aklın ihtiyarını zorlayacak bir şey. Çok büyük mucizedir bu.

BÜLENT SEZGİN: AK Parti’nin Başkanlık sistemiyle ilgili yeni anayasa teklifinin yol haritası netleşti. Buna göre üniter yapı korunuyor, eyalet yada özel sistem kabul edilmiyor. Ancak yerel yönetimlerin güçlendirilmesi konusunda şunlar öneriliyor. Yerinden yönetim anlayışı güçlendirilecek ancak yerel, piramit yapılar şeklinde merkeze bağlı ve merkezin hem siyasi, hem hukuki denetimi korunacak. Yerel yönetimlere yeni inisiyatifler verilecek. Kaymakamlıklar ve valilikler icracı pozisyondan, merkezin denetçisi pozisyonuna geçecek. İcraat yerel yönetimlerde olacak ancak belediyeler merkezi yönetimin görev alanının dışında olacak.

ADNAN OKTAR: İşte bak en tehlikeli nokta bu, en vahim yer burası, bak çok vahim bir noktadan yaklaşmışlar. Yerel yönetimleri güçlendirdiğinde zaten konu biter. Anayasayı o konuda açtığında ve Başkanlık sistemi getirdiğinde federasyon kaçınılmaz olur. Bu konuyu biz rapor olarak hazırlayalım yani çok büyük bir felaket yatıyor bunun altında, yerel yönetimi sen güçlendirdin, bitti. Denetleyeceksin, denetlesen adam dinlemez ki senin denetlemeni. Sen yerel yönetime yetkiyi verdikten sonra denetleyince ne değişecek? Adam cayır cayır hakim olur. Hem Başkanlık sistemi, hem yerel yönetimler alenen federasyon demektir, federasyona kapalı ama federasyona açık. Yerel yönetim demek, federasyon demektir zaten, büyük bir risk, onu biz çok geniş analiz edelim, rapor halinde hazırlayalım, hükümete de sunalım, ilgili kişilere sunalım bela geliyorum diyor Allah esirgesin, çok büyük bir tehlike var. Bak partili cumhurbaşkanlığına eyvallah tamam çok güzel. Cumhurbaşkanı yetkisi genişletilmesi onu da kabul ediyoruz ama bu son derece vahim, yerel yönetimleri güçlendirmek. Zaten adamlar onu söylüyor, başka bir şey söylemiyor ki Öcalan’ın iddiası bu. Yerel yönetimler geniş yetkiyle donatılsın. “Askeri de olsun, polisi de olsun yani devlet olsun” diyor. Güçlendirmenin sınırı yok, ne kadar güçlendireceksin? Eğitim yerel yönetime veriliyor. Güvenlik yerel yönetime veriliyor. Asker, polis onlara, ne demektir bu? Yerel yönetim devlet demektir, öyle olmaz. Osmanlı’da yerel yönetim vardı ama merkezden atanıyordu. Mesela Kabalalı Paşa’yı gönderiyor, direkt orada sarayı temsil ediyor, merkezi temsil ediyor orada seçilmiyor merkezden gönderiliyor bu şekilde olması lazım. Çerkez’in olduğu yere Kürt, Kürt’ün olduğu yere Çerkez. Eğer Kürt’ün olduğu yerde sadece Kürt, Çerkez’in olduğu yerde Çerkez seçilirse ayrılık kaçınılmaz olur Allah esirgesin.

BÜLENT SEZGİN: Daha önce fiili durum gerçekleşti diye haberler yapılmıştı, o zaman aynı şekilde özerklik de o zaman gerçekleşti demişlerdi.

ADNAN OKTAR: Bir daha.

BÜLENT SEZGİN: Daha önce haberler yapılmıştı fiili durum gerçekleşti başkanlık sistemi ile ilgili. Aynı zamanda özerklik durumu da gerçekleşti demişlerdi fiili olarak.

ADNAN OKTAR: Tabii onlar o açıklayınca Başkanlık sistemini, Başkanlık sistemi olunca dediler fiilen olduğuna göre, fiilen de özerklik gerçekleşti dediler. “Biz de mahkemelerimizi ve partimizi kurduyduk” dediler, meclisimizi kurduk dediler. “Hadi geçmiş olsun, hayırlı olsun” dediler. Olay oraya gider, tehlike büyük. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ,“15 Temmuz gecesi hiç görülmeyen, şimdi fırsatçılık peşinde koşuyor.” Doğru söylüyorsun. Kabadayılık yapanlar falan o gece hiç ortada yoktu dikkat ederseniz, dayılık yapanlar çıtları çıkmadı hepsi arazideydi, günler sonra ortaya çıkıp kahraman kesildiler. Halbuki bak darbe gecesi hiç kimse daha konuşmamışken ben ortaya çıktım. Daha ne Cumhurbaşkanı, ne Başbakan, ne asker hiç kimse daha konuşmamıştı. Bu darbe geçersizdir dedim, ilk açıklayan ben oldum.

GÖRKEM ERDOĞAN: Kışlalarına dönsün askerler dediniz.

ADNAN OKTAR: Asker de kışlaya dönsün dedim, böyle darbe olmaz dedim.

YASEMİN AYŞE KİRİŞ: Komutanların açıklama yapmasını siz rica ettiniz.

ADNAN OKTAR: Tabii, siyasiler ortaya çıksınlar dedim. Tayyip Hocam, Kılıçdaroğlu, Başbakan, Sayın Bahçeli hepsi çıksın konuşsunlar dedim. Milletvekilleri de meclise gitsinler dedim.

AYLİN KOCAMAN: TRT bildirisi korsan diyen ilk kişiydiniz.

ADNAN OKTAR: Tabii, TRT’deki konuşma geçerli değil dedim. Bu baskıyla yapılmış dedim, böyle olmaz dedim.

GÜLCAN GÜÇYETMEZ: Askerlere iyi davranın onların haberi yoktur dediniz bir kısmının.

ADNAN OKTAR: Tabii onlar ezilmesinler, zorlanmasınlar dedim. Çünkü zorla getirildikleri belli dedim. Genelkurmay açıklaması da bu da korsan bildiri dedim. Hacklemişler belli dedim, buna da güvenmeyim dedim, ilk açıklayan ben oldum.

“Kültür devrimine şiddetle ihtiyacımız var” diyor Tayyip Hoca. Doğru söylüyorsun ama işte Mehdiyet’in dışında da bu olmaz. Biz TRT’ye söyledik Darwinizm’le ilgili propaganda yapmayın, Darwinizm’in geçersizliğini anlatın dedik, “öyle elamanımız yok” dedi. Yani o da Mehdiyet’e bırakıyor.   

Şaban Erdoğdu Trabzon’dan, “Üst akıl henüz çözülmüş değil” diyor. İşte bu İngiliz derin devletinin başarısını gösterir bak çözülmüş değil demen bak nasıl akıl almaz bir gizlenme yapmış ki üç yüz seneden beri çözememişsin ve mahvetmiş seni. Osmanlı’yı yıkmış, suikastlar yapmış, her şeyi yapmış ama bir türlü onu görememişsin sen. Bir kısmı korkudan söyleyememiş, bir kısmı da hakikaten göremediği için söyleyememiş.                                                            

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler burada sona eriyor. Tekrar görüşmek üzere hoşça kalın. 

Masaüstü Görünümü