Harun Yahya

Sohbetler (17 Aralık 2016; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar ile Sohbetler’e başlıyoruz, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Münafık sürekli baş belası şeytanidir. Kafayı Müslümana takar. Aklı fikri Müslümanı, bir şekilde İslami hayattan uzaklaştırmak, zarar vermek. Şu anda da biliyorsunuz görüyorsunuz. Homoseksüelleri, fahişeleri bunlar ayaklandırdılar, İngiliz derin devletinin çakallarını, uç uzantılarını hareketlendirdiler. Hem bize karşı hem Müslüman diğer topluluklara karşı gözü dönmüş bir saldırı var. Mesela bak kabadayılara yönelik bir menfur saldırı oldu yine. Allah şehitlerimize gani gani rahmet etsin aslanlara kabadayılara.

Dün biz İngiliz derin devletiyle ilgili İran’la ilgili açıklama yaptıktan sonra İran’dan, İran Devlet Başkanı’ndan cevap geldi. Dün, 17 Aralık günü yani bugün biz akşam açıklama yaptık biliyorsunuz. Hamaney hemen açıklama yapmış. 17 Aralık günü İran İslam Cumhuriyeti’nin Dini Lideri Ayetullah Hamaney şöyle diyor: “Tüm Müslümanları birbirine karşı kışkırtan “Şiiliğin İngiliz versiyonu” diyor. Yani İngiliz derin devleti.

BÜLENT SEZGİN: Fotoğraflar da vardı.

ADNAN OKTAR: Evet. “İngilizlerin parçala yönet politikası İslam düşmanları tarafından ciddi anlamda uygulanıyor” diyor. Bak, “200 yılı aşkın süredir” tam benim dediklerimin aynısı “İngiltere Krallığı bölgemizdeki ulusların kötülüğü ve sefaleti için hizmet etti” diyor. Bak, İngiliz derin devletinin 200 yıldan beri yaptığı faaliyeti biz açıkladık. Bizden sonra bak bütün dünya İngiliz derin devletine karşı tavır aldı. Bütün dünyanın gözü önünde oluyor, bunu görüyorsunuz. İran’ın da bizi güzel bir takiple takip ettiğini görmüş olduk. Uzun bir süredir böyle ama güzel bir takiple takipteler. Çünkü İran’ın en büyük gazetelerinde başyazı olarak sürekli yazılarım çıkıyor. İran’ın o güzel vicdanı, o güzel ahlakı, güzel İslam anlayışı orada da tezahür ediyor. İran halkı yazılarıma çok teveccüh ediyor, maşaAllah. Bak “200 yılı aşkın süredir” 200 yılı aşkın süredir bak aynısı dediklerimin. Daha yeni söyledi bak 17 Aralık günü söylüyor bugün yani. “200 yılı aşkın süredir İngiltere Krallığı bölgemizdeki ulusların kötülüğü ve sefaleti için hizmet etti.” Tabii İngiltere Krallığı, İngiliz derin devleti onu söylemiyorlar. “İngiliz hükümetinin Hindistan, Pakistan, İran ve Irak’ı bölme girişimine dikkat çeken Ayetullah Hamaney” görüyor musun, bütün İslam ülkelerini “şimdi İngiliz yetkilileri utanç verici bir şekilde İran’ın bölgede bir tehdit oluşturduğunu iddia ediyor dedi” diyor. Bu da oyunun bir parçası doğru söylüyor. “Bugün Myanmar’dan Afrika’ya kadar Müslümanlar öldürülüyor. Kimi Haram örgütü tarafından, kimi Budistler tarafından. İslam dünyası büyük sıkıntılarla karşı karşıya. Müslümanların çektiği acılardan kurtulmasının tek yolu İslam Birliği.” Helal. “Bugün bölgede iki karşıt irade mevcut. Biri Müslümanları birleştirmeye çalışanlar” yani Hz. Mehdi (as) kolu. Bak diyor ki “bugün bölgede iki karşıt irade mevcut.” İki karşıt irade ne? Biri deccaliyet biri Mehdiyet. “Biri Müslümanları birleştirmeye çalışırken İttihad-ı İslam’ı savunurken” yani İslam birliğini savunurken “diğeri” yani deccaliyet “Müslümanları bölmek istiyor. Ama birlik taraftarı olunmalı ki durum bugünkü gibi olmasın ve Müslümanlar saygınlık kazansın.” Bak Allah’a şükür İngiliz derin devletini İran resmi olarak bugün tam vurguyla açıklamış oldu. Ne diyorsak o. Rusya da aynı şeyi açıkladı, “200 yıldan beri” diyor bak. Bu açıklamayı İran tarihinde hiç yapmadılar. Son 200 yıllık tarihte İran’ın hiçbir devlet başkanı böyle bir açıklama yapmadı. İlk defa böyle bir açıklama oluyor. Önce ön açıklamalar geldi sonra bak çok net İngiliz derin devletini açıklamış oldular. Tabii burada İngiliz hükümeti, İngiliz devleti demek yanlış. Çünkü İngiliz derin devleti asıl yapan İngiliz hükümetini kullanıyor. Derin devlet yani deccaliyet esastır.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, bu sene Şubat ayında İran’da Tahran Times’te Türkiye ve İran’ın arasını bozmak için çeşitli yalan haberler çıkarıldığına dair yazınız yayınlanmıştı. Ve bu oyunlara iki devletin de düşmemesi gerektiğini anlatmıştınız bu yazınızda. Başlığı da “Wellington House propagandalarına artık geçit yok” şeklindeydi. Tahran Times’te yayınlanmıştı.

ADNAN OKTAR: Bak İran’a bastırdılar dün püskürttük onu. İnternetten oradan buradan bastırdılar püskürttük Allah’a çok şükür. İran-Türkiye dost iki Müslüman ülkedir. İran’la Türkiye kardeştir. IŞİD nasıl ki Türk Müslümanlığını temsil etmiyorsa Şii milisler de İran Müslümanlığını temsil etmez. Bunlar her ikisi de İngiliz derin devletinin emrinde olan kaba güçler. Fethullah Gülen hareketindeki o işte FETÖ yapılanması, PKK yapılanması, IŞİD yapılanması işte Taliban yapılanması şu bu falan neyse o çeşitli örgütler tek merkeze bağlı ve bunu ispat ediyoruz. Bombacıların yanında adam MI6’nın elemanı. Gösterdik resmini gördünüz. MI6’e bağlı subayın evinde yüze yakın yelek bulunuyor bomba yeleği. Yani her yönden olay açık. Mesela Cihatçı John diyorlar İngiliz derin devletine bağlı bir eleman hepsi yani.  

EMRE ACAR: Beşiktaş’taki patlamadan hemen sonra BBC bir dakika içinde canlı yayına geçmişti en iyi noktadan.

ADNAN OKTAR: Bir kere patlamanın yapılacağı yere yönelik müteveccih adam kamerayı koymuş canlı yayın kamerasını. Patlama görülüyor yani anında. İki dakika sonra da açıklama yapıyorlar ölü sayısını bildiriyorlar, yani şehit olanların sayısını kısa sürede. Bak, İngiliz Büyükelçi Kayseri’ye gitti, döndü bomba patladı. Toplantı yaptılar orada. Yani anlaşılmayacak gibi değil. Nurcular, Süleymancılar hepsi anladılar, Yeni Asya da anladı. Yeni Asya hiç öyle bir şey söylemezdi onların da kuruluşundan beri İngiliz derin devleti ile ilgili açıklamaları yoktu, ilk defa onlar da açıklama yaptılar. Allah’a çok şükür dünya çapında öncü olduk ve devam ediyor bu.

KARTAL GÖKTAN: Adnan Bey, bugün Oktar sizi temsilen bir görüşme gerçekleştirdi. Son terör eylemleriyle ilgili olarak İran’ın İngilizce devlet kanalı PRESS televizyonuna sizi temsilen telefonla bağlandı Oktar. PKK’nın komünist bir terör örgütü olduğunu, Öcalan’ın ifadesiyle İngiliz derin devleti tarafından kurulduğunu anlattı. Ayrıca İngiliz derin devletinin özellikle son dönemde Şii ve Sünnileri çatıştırmak istediğini, bu tuzağa düşmemiz gerektiğini, Türkiye ve İran’ın kardeş milletler olduğunu ve birleşmemiz gerektiğini sizin açıklamalarınız doğrultusunda anlattı.

ADNAN OKTAR: Güzel olmuş, çok iyi olmuş, hayır olmuş bereket olmuş. Bu oyunlara müsaade etmeyeceğiz. Bak, dün Müslümanları kullandılar İran’a karşı. Kendine zarar verecek sistemi Müslümanın bizzat kendine uygulatıyorlar. Kardeşin kardeşim. Şimdi İran ordusu dünyanın en güçlü ordularından biri, Türk ordusu da dünyanın en güçlü ordularından biri. İki güçlüyü sen birbirine kırdırırsan geriye ne kalır? Sıfır kalır. Ama iki güçlüyü birleştirirsen iki elli, yüz yapar. İki elliyi birbirine kırdırırsan da sıfır olur. Yüz olmak varken niye sıfır olalım? Niye bu oyuna geliyorsunuz? Sokaklarda bağırttırıyorlar Müslümanları falan. Size kim bağırttırıyor biliyor musunuz? İran tertemiz Müslümanlardan oluşan bir ülke. Dürüst samimi bir devlettir İran. Türkiye de öyle. Biz kardeşiz ve birleşeceğiz. Pakistan’ı da yanımıza alacağız konu bitecek. Rusya’yla da ittifak edeceğiz. Rusya da Müslüman ülkesidir. Yani otuz milyonun üstünde Müslüman var Rusya’da. Müslüman ülkesi. Putin de çok delikanlı. Hataları kusurları var ama delikanlıdır. Birleştik mi ittifak ettik mi konu bitecek. İngiliz derin devleti bu parçalanmadan istifade ederek oyun oynuyor.

Son günlerde bak Hürriyet Gazetesi böyle bize isim vererek böyle bir atakta bulunmazdı. Ertuğrul Özkök falan son zamanlarda onlar iyice geri adım atmışlardı. Şimdi bak atağa geçmişler. Demek ki bir yerlerden birileri bunlara üfürdü. Fahişeler homoseksüeller falan el ele verdiler, iftira, hakaret, rezillik, şantaj, itlik, çakallık, komplo, oyun her şeyi denememeye başladılar kendilerince. Balistik çeliğe hiçbir şey işlemez. Boş yere uğraşıyorlar.

200 yıldan beri hiç kimse İngiltere’nin farkında değildi hiç söylenmiyordu. Biz bunu bütün gücümüzle dünyaya güçlü bir sesle ifade edince Rusya’da da Türkiye’de de, İran’da da İngiliz derin devletine karşı muazzam bir atak başladı. Bölge şu an kaynıyor, maşaAllah. İran resmi olarak bak İran devleti en yüksek kademeden İngiliz derin devletini açıkladı. Ayın her günü her haftası bu konuları gördük ve görmeye devam ediyoruz.

Kayseri’de benim koçyiğitlerimden 13 askerimiz şehit oldu, değil mi? 14 mü? Allah şehitlerimizin gazasını mübarek etsin. Hem şehitlik sevabı aldılar hem gazilik sevabı aldılar. Allah annelerine babalarına sabr-ı cemil, uzun ömür nasip etsin.  Kabadayılara, delikanlılara göğüs göğse güç yetiremeyenler ancak kahpelikle yaklaşabiliyorlar benim gördüğüm. Bu koçyiğitler aslanlar Güneydoğu’da hiç kayıp vermemişler. Yani hiç şehit yok, Kayseri komando. Ünlüdür biliyorsunuz Kayseri komando. Bunlarda bir kuyruk acısı vardı. Ama bunun tabii tahmin edilmesi gerekir, yani gerekli tedbir alınmıyor. Benim gördüğüm bir atalet var, bir lakaytlık var, birçok insanda lakaytlık var. Resmi görevliler tamam elinden geleni yapıyordur ama sırf resmi görevliyle olmaz. Sivil vatandaşların da yardımcı olması gerekir.

Bu çakallar ta bilmem nereden yüzlerce kilo bombayı alıp getiriyor. Rüzgarlanarak püfür püfür kimse bunları çevirmiyor. Halbuki bu bir yerde yakalanabilir.  

KARTAL GÖKTAN: Şehitlerimizin ve bazı yaralı askerlerimizin fotoğrafları vardı.

ADNAN OKTAR: Bakayım.

BÜLENT SEZGİN: Gösterebiliriz. Abdussamed Özen, Ahmet Taş.

ADNAN OKTAR: Şehitler değil mi bunlar?

BÜLENT SEZGİN: Evet. Şehit Fehmi Tarçın.

ADNAN OKTAR: Ağabeyinin aslanı koçyiğidi. Evet.

KARTAL GÖKTAN: Şehit Göksel Ağaçyetiştiren, şehit Hasan İlhan, şehit Kamil Tunç, şehit Kenan Döngel, şehit Muhammed Ali Ocak, şehit Mustafa Cihan, şehit Raşit Yücel. Yaralı asker Ali Kuşçu, yaralı asker Kamil Yemez. Yaralı asker Mustafa Uçar, Yunus Emre Duran şehit.

ADNAN OKTAR: Allah şehadetinizi makbul etsin. Kabadayılığınıza özeniyoruz, şehadetinize imreniyoruz. Allah yatakta canımızı almasın, şehadetle alsın canımızı. Ne büyük şeref, ne güzel makam. Ailenize ananıza babanıza güzel bir miras bıraktınız. Annenizi babanızı almaya da geleceksiniz vefat ederlerken Azrail (as)’ı yanında şehitler de annelerini babalarını karşılayacaklar. Allah annelerine babalarına uzun ömür versin.

KARTAL GÖKTAN: Saldırıya uğrayan Kayseri 1. Komando Tugayı’nın daha önce Kayseri’de şehrin ortasında komando marşıyla yeri göğü inlettiği bir video var Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Bakayım. Şimdi olay nasıl olmuş siz biliyor musunuz? Yani sivil kıyafetli mi çocuklar?

KARTAL GÖKTAN: Evet, sivil kıyafetle çarşı iznine çıkıyorlar.

ADNAN OKTAR: Sonra ne yapıyor? Araba geliyor.

KARTAL GÖKTAN: Evet, bir süre takip ediyor hatta yan yana gidiyor bir süre. Onlar otobüsün içindeler askerlerimiz. Daha sonra sahte plakalı bomba yüklü araç içindeki canlı bombayla beraber çarpıyor ve patlıyor. Bu şekilde saldırı gerçekleşmiş oluyor.

ADNAN OKTAR: Ama şimdi ben Tayip Hocam’a da söyledim. Hükümete de defalarca söyledim. Legal kontrgerilla benzeri bir yapılanma devletin kontrolü içerisinde olsun. Sivil birçok vatandaş bu kontrgerilla yapılanması içerisinde görev alsın. Üstünde mesela otomatik silah da bulunsun. Artık nasıl taşır bilmiyorum da veyahut normal silah. Yine hafif gücü olan bir patlayıcı da bulundurabilir. Bu insanlar her yere girip çıksınlar. Mesela merak edip arabayı konvoyu durdurup “arkadaş sen nesin birkaç dakika sana bir bakayım bu neyin nesidir.” Çünkü bir kişi için o kendini patlatmaz. Çok zor. Tenha bir yerde yakaladın mı “dur bakayım” dersin durur “in aşağı” dersin indirirsin. Çünkü ummaz da adam. Yani silahı çeker indirir aşağı. Bir kimlik verilebilir. Resmi bir statüsü olsun, anayasayla kanunla bu insanlar korunsunlar. Askerin peşi sıra adam geziyor herkes bakıyor. Bu insanlar olursa bunlar böyle atak canlı insanlardan oluşur, yani böyle biraz şevkli. Tek başına durdurabilsin arabayı. Yani kimlik gösterip adamları indirsin aşağı. İnmiyorsa da gereğini yapar. Artık ne yapacaksa yapar. Böyle bir şey olsun. Çünkü resmi polisi gördü mü bunlar başka türlü bir harekete giriyorlar falan. Yahut polis topluca geliyor. Bir kişi gitsin, tek kişi gitsin. Ben tek kişi için kendini patlatacağını zannetmiyorum. Tutup yakasından aşağı indirir.

Mesela ben hiç unutmam, bir kafede bir genç asker PKK aleyhine yazı yazıyor internetten, yeri belli olduğu için herhalde internetten belli oluyor yazdığı yer. Bir şekilde belli etmiş veyahut kendisi o şeyde yazmış olabilir. Gelip çocuğu orada vurdular. Şimdi orada kontrgerilla elemanları olsa sivil elemanlar çok miktarda halkın arasında olsa o vurmaya geldiğinde adam silahı çıkarttığında onu orada çökertir hemen. Böyle bir imkanın sağlanması gerekiyor. Yetki verilmesi lazım. Bir de eğer bir terör olayıysa da bu insanların sadece polis ifadesini aldıktan sonra konu kapanması lazım. O şahıs ifadesini yeterli görmek lazım. Savcı karşısına çıkartmamak lazım. Yani savcı ve hakim karşısına çıkartılmaması lazım ki rahat faaliyet yapabilsin. Resmi yayınlanmaması lazım, fotoğrafı yayınlanmaması lazım. Herkes seyretmiş orada çocuğu vurmaya geliyor adamlar silahı çekiyorlar sırıtarak vuruyor, gayet sakin yürüyerek çekip gidiyorlar. Yürüyerek gitme diye bir şey olmaması lazım. Onun orada kalması gerekiyor. Mesela terörist kılıklı adamla karşılaştığında “arkadaşlar başınızın üstüne koyun ellerinizi” dersin. Kimlik gösterir. Aynı polis kimliği gibi onlara da kimlik versinler, “kontrol edeceğim” der. Tek kişilik böyle müdahaleler bayağı güzel netice verir. Kaçacak yer de bulamazlar. Kimin nerede ne yaptığını anlayamazlar. Bunun yolu açılsın.

Mesela okulda benim aslanımı vurdular hiç unutmam ben, ülkücü koçyiğit hatırlıyorsunuz. Okulda öğrencilerin içerisinde de kontrgerilla elemanı olması lazım. Mesela vurmaya kalktığında onu orada çökertmesi lazım. Polis yetkisinde olması gerekiyor. Polisin bir ara yetkilerini elinden tamamen almışlardı. Polisi evire çevire dövüyorlardı. Adamlar küfrediyordu falan. Halk polisi koruyordu bir acayip konum meydana gelmişti. Sonra onu düzelttiler Allah razı olsun.

Bir etiket yapalım. Ne diyelim? “83 milyon sevgi birliğiyle el ele” diyelim, evet öyle diyelim.

Hatırladınız değil mi Fırat Çakıroğlu ülkücü şehit. Aslan gibi delikanlı. Çocuğun üstünde silahı yok hiçbir şey yok, adam geldi çakallar çocuğu vurdu şehit ettiler. Kardeşim, orada mesela hiç bilinmeyen birisi, zaten kontrgerilla elemanları belli olmasın. Kimi bakkal olur, kimi kasap olur. Kanunla bu tam belirlensin, görevleri de belirlensin. Polis yetkisi olsun. Böyle efendi aklı başında Allah’tan korkan insanlardan seçilsin. Ama çok geniş yetki verilsin. Bu insanların hareket kabiliyeti kolay olsun. Dürüstlüğüne güvenilsin. Adam yaraladıysa gerçekten gerektiği için yaraladığına inanılacak şekilde olması lazım. Suiistimal ettiği inancı olmaması gerekiyor.  

BÜLENT SEZGİN: Son dakika haberi vardı Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Evet.

BÜLENT SEZGİN: İstanbul Beylikdüzü’nde ATRİUM çarşı yakınlarında patlama sesi geldi. Bölgeye çok sayıda ambulans gönderildi. İki patlama yaşandı. Patlamanın sebebi henüz bilinmiyor. Çok sayıda polis ve ambulans var.

ADNAN OKTAR: İngiliz derin devletinde bir kudurma var.

PKK’lıların evlerine hiç dokunmuyorlardı o zamanlar geziniyorlardı. O zamanlar bas bas bağırdık bütün gücümüzle. Dedik “bunlar silahlanıyor, oraya buraya bomba yığıyorlar, süreç müreç diye bir şey yok yapmayın etmeyin” dedim dinlemediler. Bak, süreç zamanında yığdıkları bombaları kullanıyorlar şu an. Bu bombalar oradan buradan gelen bombalar değil hazır bombalar. O semtte bir evde hazır tuttukları bombalar. Oradan alıyor adam arabaya yüklüyor götürüyor patlatıyor.

BÜLENT SEZGİN: Bir de son dakika bilgisi vardı. “HDP’nin İstanbul Beylikdüzü ATRİUM çarşısındaki bürosunda patlama” diye bir haber var. “Beylikdüzü HDP İlçe binasında patlama.”

ADNAN OKTAR: O da provokasyon, o da İngiliz derin devletinin bir oyunu. Yani bir çatışma ortamı meydana getirmek istiyorlar kendilerince aptalca. O avanak kafalarıyla netice alacaklarını zannediyorlar. Çünkü daha önce çok kolay yapmışlardı. Bak, önce İran’la bir provokasyon yapmaya çalıştılar. Sonra işte HDP’yi orada burada sıkıştıracak işte bombalayacak falan. Bir karşı reaksiyon meydana getirtmeye çalışıyorlar. Aslında hiç kaale alınmazsa bunların işi biter. Ama tabii bir an önce İttihad-ı İslam’ın sağlanması gerekiyor. Hemen bir İslam Birliği. İran’la Türkiye hemen birleşmesi, Pakistan’la da birleşmemiz, bölgede Rusya’yla da birleşerek büyük bir set oluşturmamız gerekiyor bir an önce. Hemen İslam Birliği, hemen İttihad-ı İslam.

HDP’nin Kayseri binasında da patlama olmuş. İşte güya Kürt-Türk çatışması yapacaklar. Bir kere Kürt-Türk diye bir şey yok, benim arkadaşlarımın büyük bölümü zaten Kürt. Kürt demek mümin Müslüman tertemiz nurlu insan demektir. İngiliz derin devleti böyle ahmakça oyunlarıyla alışmış daha önce Ortadoğu’da kargaşa çıkartmaya. Bunun onda biriyle bile eskiden netice alıyormuş. Şimdi netice alamadığı için kudurdu bunlar. Kürt kardeşlerimiz bizim canımız. Onlar bizim baş tacımız. Onlar nurlu efendi asil insanlar. Hiç kimse Kürt kardeşlerimizin kılına dokunamaz.

Mesela Twitter’da bugün bir numarada “Kürtçü terör” varmış. Şimdi bu ifadeyi kim yazmış bunu araştırması lazım polisin. “Kürtçü terör.” Bir kere sen Kürtleri toptan, Kürt kardeşlerimizi toptan suçluyorsun. Sende bir şey var. Niye ‘PKK terörü’ demiyorsun da “Kürtçü terör” diyorsun? Vermek istediğin imaj ‘Kürt terörü’ diyorsun. Kürtçü derken Kürt terörü buna dikkat çekmek istiyor, kendince uyanıklık yapıyor. Bu büyük bir tehlike. Bunu kim yaptıysa bu adamı tespit edelim. Polis çok seri hareket etsin. Bunlar nasıl adamlar Twitter’da birinci oluyor bilmem ne falan?

“Türk-Kürt kardeştir” diye bir etiket yapalım biz de bunların oyununa karşı. “Türk-Kürt kardeştir.”

Şimdi kısa bir ara verelim devam edelim.

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz.

DAMLA PAMİR: Yayınımıza Hocamız’ın “Münafığın Derin Karanlığı” kitabından okuyarak devam ediyoruz.

ADNAN OKTAR: Selam.

Bak HDP’nin Kayseri binasında da patlama olmuş. Çok adice, çok cıvık hareketler, çok ahmakça.  Kardeşim hiç artistlik yapmasınlar. Güya akıllarınca ahmakça provokasyon yapacaklar. Bu kadar ahmakça ve bu kadar ilkel bir yöntem ben görmedim. Zekamızla alay eder gibi.

Türk-Kürt kardeştir güzel. Bizim etiketimiz.

Eskiden İngiliz derin devleti bu tip oyunlarla insanları böyle avucunun içinde oynatıyordu adeta. Çok kolay netice alıyordu. Mesela Suudileri ayaklandırıyor, Irak’ı ayaklandırıyor. Çok kolay oluyordu.

Mesela iki üç ajanla konuyu bitirebiliyorlardı. O zaman internet yok, telefon yok şu yok bu yok. Kısa birkaç yalanla halkı ayaklandırmak mümkün oluyordu. Şimdi bu eski yüz elli yıllık, iki yüz yıllık tecrübelerle bir şeyler yapmaya çalışıyorlar.

Bu İngiliz Şiiliğinden bizar İran devleti. İngiliz Şiiliği çok büyük bir tehlike. Orada züppe homoseksüel Şiileri, çakal Şiileri, Asi, isyankar, karaktersiz bazı Şiileri kullanıyorlar. Özetle bunlar hiçbir şey yapamazlar boş yere uğraşıyorlar. Atakları boş. Fakat provoke olmaya müsait tabii kitleler oluyor. Ama bunlar da bu kitleler de birkaç sözle yatışan kitleler. Mesela “Türk-Kürt kardeştir” dedik hemen yatıştılar. Mesela dün İran’la ilgili acayip provokasyona hazırlanıyorlardı.  Çok büyük saldırgan olaylar çıkartmayı düşünüyorlardı. Şii camilerine saldırmak bilmem İran konsolosluğuna saldırmak. Ve ondan sonra da olayları geliştirmek. Biz “İran’la Türkiye kardeştir, dosttur” dedik. Hemen şeytanın elemanları sustu. Şeytanın vahyine de insanlar açıktır. Rahman’ın, Rahmani kullarının sözlerine de insan açıktır. Bak Rahmani sözle hemen yatışıyorlar. Ama şeytan da mesela Twitter’da falan birkaç konuşma yapıyor şeytan binlerce kişi birden ayaklanabiliyor. Ama birkaç kişi konuşma yaptı mıydı hemen yatışıyorlar. Onun için biz konuşsak ne olur demek yanlış olur. Konuşan kişiler için. Çok büyük etki yapar.

Avukat Mehmet Selim, “Merhabalar Türk-Kürt kardeştir derken zaten var olan bir durumu savunmuş olmuyor muyuz? Müslümanlar kardeştir. Savunma yapmak bir suçlamayı da ötelemeyi gerektirir. Adnan Bey’in her terör eylemi sonrası İngiliz derin devleti vurgusunu da anlamış değilim. CIA, MOSSAD, KGB, Savak veya Alman istihbaratı olamaz mı?” Evet, şimdi CIA ve MOSSAD bir kere bu İngiliz derin devletinin kurduğu iki istihbarat kurumu. Aslında işin doğrusu bir tek Rusya’ya güç yetiremiyorlar. Rusya’da da sistemin böyle çıkacağını pek tahmin etmediler. Alman istihbaratı da İngiliz istihbaratının kontrolündedir. Modern istihbarat kurumlarının hemen hemen tamamına yakını İngiliz derin devleti tarafından kurulmuştur. Bak, modern istihbarat kurumlarının büyük bir bölümü. Yüzde doksan sekizi diyeyim artık. Hepsi İngiliz derin devleti tarafından kurulmuş ve kendilerine bağlıdır. CIA’yı İngiliz derin devleti kurmuştur. Belgeleriyle elimizde var. Ama Rusya’da tam kontrolü sağlayamadılar. Rus çarlığını yıkan da onlardır. Çar ailesini ortadan kaldıranlar da onlardır. Ki Çar ailesine İngiliz kanını enjekte etmelerine rağmen yine o kinlerinden kurtulamadılar.

“Müslümanlar kardeştir” dersen anlaşılmaz. Kürt-Türk mücadelesi verildiğine göre. İngiliz derin devleti Türk kavmini ve Kürt kavmini ayrı ayrı değerlendirdiğine göre, birbirine kırdırmak istediğine göre burada onların hedefinin doğrudan ismini vermek gerekir. “Müslüman kardeştir” dersen hiç anlaşılmaz. Adamların oyununu sen engellemiş olmazsın bununla. Mutlaka o ismin belirtilmesi lazım.

“Türk-Kürt kardeştir” çok güzel. Şimdi adamların oyununu bozmuş olduk. Bayağı uğraşıyorlar bilmem ne yapıyorlar.

CIA yani Amerika’nın gizli istihbaratının ismi olan CIA, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Ruzvelt’in emri ile İngilizlerden istirham etmesi sonucu İngiliz İstihbarat servisi MI6 ve Özel Operasyonlar Birimi’nin özel koordinasyonu ile kurulmuştur. Yani Ruzvelt’in emri ile isteği ile. Ruzvelt’e herhalde birileri verdirtiyor emri o da boş değil. MI6 Ve Özel Operasyonlar Birimi örnek alınarak onların yardımı koordine etmesi ile kurulmuştur. Ve bütün sistem o sisteme dayalı olarak yapılmıştır aynı modeldir. MI6’nın modelidir. Amerikan istihbaratının ve CIA’nın babası kabul edilen General William Donovan, İngiltere’ye gidip gerekli desteği almak için İngiltere Başbakanı Churchill ve İngiliz istihbarat yetkilileriyle o devirde görüşmüştü. Onlar çağırdılar daha Türkçesi görevlendirdiler. O da oraya gidip görevi aldı üstlendi. Oradaki İngiliz uzmanlarla birlikte gelip CIA’yı kurdular.

1928-1963 yılları arasında İngiliz Merkez Bankası Başkanlığını yapan Sir Charles Hembrow, İngiliz. Hem CIA’nın tüm lider kadrosunu yetiştiren kişi. Hem de İngiliz İstihbaratı Özel Operasyonlar Birimi’nin başkanı. Bak, 1928-1963 yılları arasında İngiliz Merkez Bankası Başkanlığı yapan Sir Charles Hembrow İngiliz Merkez Bankası Başkanı. Ne yapıyor? Hem CIA’nın tüm lider kadrosunu yetiştiren kişi hem de İngiliz İstihbaratı Özel Operasyonlar Birimi’nin başı. Dolayısıyla CIA diye bir şey yoktur. MI6’nın bir şubesidir CIA. Bak MI6’nın Amerika’daki şubesidir.

CIA’nın kurucusu General Donovan casusluk sanatını mı diyelim artık casusluk mesleğini İngiliz istihbarat servisi MI6’in Başkanı Stewart Menzies’ten detaylı olarak öğrenmiş ve uygulamıştır. Hepsinin belgesi mevcut elimizde. Bütün bu olayların altında İngiliz derin devleti vardır. Dünyadaki ünlü, büyük istihbarat servislerinin tamamını onlar kurmuştur. El-Muhabarat İngilizler tarafından kurulmuştur. İran Savak İngilizler tarafından kurulmuştur. Bu çok acı bir olaydır.

1941’de CIA’nın ilk başlangıcı olarak kabul edilen OSS birimi Chatham House’un kurucularından olan Rockefeller ailesinin binasında kuruluyor. Adamın binasında kuruluyor. Rezalete bak. Merkez ofisin alt katında İngiliz gizli servisi MI6’in operasyon merkezi var. Ve orada kuruluyor.

Şu anda özellikle PKK yanlısı hesaplar tarafından “HDP binaları yakılıyor. Halkımızı sokağa çağırıyoruz” diye paylaşımlar yapılmış. Ne kadar adice ve ahmakça provokasyonlar. İngiliz derin devletinin geri zekalılığını buradan anlayın. Bunlarda viskiden, şaraptan beyin kalmamış bu bunaklarda. Yüz elli yıl önceki, yüz yıl önceki yöntemlerle bir şeyler elde edeceklerini zannediyorlar. Ben böyle ahmaklık görmedim.

BÜLENT SEZGİN: Etiketimiz bir numara oldu Adnan Bey, “Türk Kürt kardeştir” etiketi.

ADNAN OKTAR: Güzel, bak tokadı görüyor musun? Çaktın mı tokadı oturtturduk. E deccal sen oyun oynadın ne oldu? Küt aşağı gittin. Ben Mehdi (as) talebesiyim bunu unutmasın. Hocam sağlam Hoca yani inşaAllah. İmam Mehdi (as)’ye bağlıyız. Herkes ister istemez ona bağlı ve bak dikkat edin bütün olaylar onun dediği gibi gelişiyor, onun dediğinin dışında bir şey yapılamıyor dünyada. Suriye’nin bölünmesini istemiyorsa Mehdiyet bölemezler bölemiyorlar. Irak’ın bölünmesini istemiyorsa bölemezler. Türkiye’nin bölünmesini istemiyorsa bölemezler yapamıyorlar. Darwinizm’in varlığını yok etmeye kararlıysa Mehdiyet dağılır, ondan kurtulamazlar. Biz de çalışkan talebesiyiz Mehdi (as)’ın maşaAllah ben de, sizler de.

BÜLENT SEZGİN: İngiliz ajanlarının her yerde olduğunu, İngiliz derin devletinin ajanlarının her yerde olduğunu söylüyorsunuz. Bir haber vardı onunla ilgili okuyabilir miyim?

ADNAN OKTAR: Tamam oku.

BÜLENT SEZGİN: Geçen sene Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edilmesinin ardından terör örgütü DHKP-C’ye yönelik düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan ve çıkartıldığı mahkemece tutuklanan Alman uyruklu İngiliz vatandaşı Stephan Shak Kacynsky İngiliz ajanı olduğu belirlendi. Fotoğrafı da vardı. 

ADNAN OKTAR: Kardeşim işte bak ne diyorsak o.

BÜLENT SEZGİN: Stephan Shak Kacynsky.

ADNAN OKTAR: Bir daha bu haberi oku.  

BÜLENT SEZGİN: Geçen sene Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edilmesinin ardından terör örgütü DHKP-C’ye yönelik düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan ve çıkartıldığı mahkemece tutuklanan Alman uyruklu İngiliz vatandaşı Stephan Shak Kacynsky’nin İngiliz ajanı olduğu belirlendi.

ADNAN OKTAR: Kardeşim bak herifler cirit atıyorlar, münafıkları da kullanıyorlar, böyle tipleri de kullanıyorlar ortalık kaynıyor. MOSSAD’ı İngiliz derin devleti kurmuştur, MI6 yani. İsrail ordusunu İngiliz derin devleti kurmuştur. İsrail ordusu diye bir ordu yoktu, savaşmayı da hiçbir şeyi bilmiyorlardı. Onlara savaşmayı, askeri düzeni İngiliz subayları öğretti hiç bilmiyorlardı. Şu anki MOSSAD’ın istihbaratı tamamen MI6’e bağlıdır. “MOSSAD çok güçlü” falan diyorlar MI6’e bağlarsa tabii ki onun istihbaratından istifade eder, o zaman da ne yaman istihbaratmış diyorlar tabii.

Bak İngiliz Başbakanı Churchill, Amerikan Başkanı Roosevelt ve o dönemdeki Rus diktatör Stalin hepsi İngiliz derin devletinin emrindeydiler. Göster.

BÜLENT SEZGİN: Gösterebiliriz.    

ADNAN OKTAR: Şu selamlaşma da bak ben Masonum açıkça söylüyorum. Masonik selamlaşmadır. Tamamen İngilizlerin kontrolünde, İngiliz derin devletinin kontrolünde olay. Bu toplantı ve görüşmeleri organize eden de Churchill. Diğer resimleri de göster.

BÜLENT SEZGİN: Tabii.

ADNAN OKTAR: Ben konuşursam belgeli konuşurum.

Fikret, Bülent sizlerden bekliyoruz.

KARTAL GÖKTAN: Cumhurbaşkanı Erdoğan saldırı sonrası yaptığı konuşmada şunları söyledi; “Bunlar istedikleri kadar şu veya bu şekilde bomba olsunlar onlar bitecekler, bu millet asla bitmeyecek. Tarih boyunca bu millet hilal, haçlı zihniyetiyle nasıl mücadele ettiyse bizler bu dar mevzide bunları rahatlıkla Allah’ın izniyle halledeceğiz. Bütün mesele yeter ki siz aranıza bunları sızdırmayın.” 

ADNAN OKTAR: Kimleri? İngiliz derin devletinin münafık alçaklarını.

BÜLENT SEZGİN: HDP’lilerin açıklaması vardı Adnan Bey. HDP’liler kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda çeşitli illerde binalarına yapılan saldırılarda polislerin gerekli güvenliği sağlamadıkları iddiasında bulundular. Bunun üzerine İçişleri Bakanlığı bir açıklama yayınladı. Gösterebiliriz açıklamayı. İçişleri Bakanlığı Basın Merkezi Açıklama: “Bir siyasi partinin kendi binalarına yönelik olarak gerçekleşen eylemlere “güvenlik kuvvetlerimizin tedbir almadığına, ayrıca yetkililerin telefonlara cevap vermediğine” ilişkin değerlendirmeler tamamen gerçek dışıdır. Provokasyonlara fırsat vermemek üzere, Bakanlığımızca, tüm güvenlik birimlerimize tedbir alınması ve eylem yapanlar hakkında hemen işlem yapılması talimatı verilmiştir” açıklamasında bulundu.

ADNAN OKTAR: Kardeşim bazı kendini kahraman zanneden avanaklar hazır bina bulmuş oluyor, hazır adam olmuş oluyor onu ucuz kahramanlık yapıyor hani PKK’lıyı bertaraf etmişler. Öyle bir varsa yiğitliğin PKK’lılar elini kolunu sallayarak geziyorlar, git Güneydoğu’da asker olarak kaydol git çalış. Onlara HDP’nin binasına saldırmakla bu yiğitlik değil ki, onlar zaten adam çıkmış ortaya “ben HDP’liyim” diyor izah ediyor. İstemiyorsan zaten HDP diye bir parti yok arkadaş dersin, kanuni yolla kapattırırsın. Ama böyle bombalayarak bilmem ne bunlar gıcık hareketler, bunların hiçbir anlamı da yok, çocukça ve aciz hareketler bunlar, zavallıların yapacağı işler bunlar, böyle netice alınmaz. Ne yapmak istiyorsun? Hadi on yeri bombaladığını düşünelim, ne olacak, nedir bu? Laf mı şu? PKK ne takar böyle bir şeyi. HDP’li adam “bana” diyor “sen legal mücadele hakkı vermişsin, siyasi mücadele hakkı ben de burada siyasi mücadele yapıyorum” diyor bir şey diyemezsin sen ona.

Sen yiğitlik yapacaksan gidip HDP binalarını bombalayacağına Darwinizm’in geçersizliğini anlatan kitaplar dağıt, komünizmin kökenini ortadan kaldırsın, Stalinizm’in, PKK düşüncesinin zihniyetini ortadan kaldır. Kafa mı bu? Askere bombayı atanla, HDP’ye bombayı atan aynısı yani aynı kaynak. Hepsi İngiliz derin devletinin ajanları. Baksana bombacıların yanında İngiliz ajanı birlikte, IŞİD ajanları yani IŞİD’in bombacıları, intihar bombacıları adam da yanlarında birlikte geziyorlar, polis molis gelirse ajan, polis kimliğini çıkaracak “ben” diyecek “İngiliz polisiyim, ne alaka bunlar yabancı değil işinize bakın” falan diyecek. Yanına sağlama almak için adamı koyuyor. Yoksa onunla bir işi yok adamın. Onun yanlarında bulunmasının nedeni polisle başları derde girmesin bombayı rahat patlatsınlar konu bu. O tip adamların görevi o oluyor.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Beylikdüzü’ndeki patlama şu şekilde gerçekleşmiş Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Evet.

KARTAL GÖKTAN: Alışveriş merkezinin üçüncü katına yüzleri maskeli dört kişi çıkıyor. Orada bulunan HDP İlçe Başkanlığı’na girmek istiyor. Olaya müdahale eden alışveriş merkezinin güvenlik görevlisini etkisiz hale getiren grup kapıyı kırıp içeri giriyor. Eşyaları dağıtıp ateşe veriyor sonra kaçıyor. Bu sırada içeride tüplerden kaynaklı olduğunu belirtilen peş peşe iki patlama meydana geliyor.

ADNAN OKTAR: Bir daha.

KARTAL GÖKTAN: Beylikdüzü’ndeki patlama şu şekilde gerçekleşmiş. Alışveriş merkezinin üçüncü katına yüzleri maskeli dört kişi çıkıp burada bulunan HDP İlçe Başkanlığı’na girmek istiyor. Olaya müdahale eden alışveriş merkezinin güvenlik görevlisini etkisiz hale getiren grup kapıyı kırıp içeri giriyor. Eşyaları dağıtıp ateşe veriyor daha sonra kaçıyor. Bu sırada içeride tüplerden kaynaklı olduğunu belirtilen peş peşe iki patlama meydana geliyor.

ADNAN OKTAR: Evet onlara sorsan tabii kahraman olduklarını zannederler. Halbuki çok gereksiz mantıksız münasebetsiz bir girişim.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Sayın Devlet Bahçeli saldırı sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi Adnan Bey; “Ülkemizin Suriye ve Irak’a dönüştürülmesi konusunda rekabet halinde olan dış güçlere, derin bağlantılara, kiralık çetelere, işbirlikçi oluşumlara boyun eğilmesi zulme ortak olmak anlamına gelecektir. Türk milletinin böyle bir acizliği ve teslimiyeti kabul etmesi düşünülemez. Tekrar haykırıyorum ki Türkiye’yi bölmeye hiçbir alçak ve namert hevesin gücü yetmeyecektir. Şanlı tarihimizde görüldüğü üzere bir öldüysek bin doğacağımızı herkesin bilmesinde fayda görüyorum” dedi.

ADNAN OKTAR: Şimdi ben Sayın Devlet Bahçeli’ye de rica ediyorum Allah rızası için çünkü çok aklı başında bir insan. Tayyip Hocam ile sık sık görüşüyor. Şu Darwinizm konusunu hükümet ağır bir tokat olarak PKK’nın suratına patlatsın. Milli Eğitim’den Darwinizm’i çıkaralım ve yaratılışı alenen okutalım. Fosilleri gençlere her okulda sergi şeklinde gösterelim. Vatan bizim vatanımız. Fosilleri göstermek niye suç olsun? Gösterelim nasıl yorumlarsa yorumlasınlar. Devletin elinde binlerce fosil var. Yurtdışından da getirtebilir devlet. Yedi yüz, sekiz yüz milyona vardı şu an fosil sayısı. On bin fosil olmuş olsa okullara dağıtsak öğrenciler görsün, okulların efendim koridorlarına konabilir, okulların toplantı salonuna konabilir. Yorum yapmaya da gerek yok. Öğrenciler baksın zaten kendileri anlarlar.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Süleyman Soylu bir açıklama yaptı; “Size söz veriyoruz ki bu terörü eğer bize milletin emanet ettiği namus diyerek bitirmezsek bize haram olsun. Allah şahittir ki biz bunları bitireceğiz, bitireceğiz ve bitireceğiz. PKK’nın adını kimse ağzına alamayacak bir daha hiç endişeniz olmasın.”

ADNAN OKTAR: İnşaAllah. Hocam’a o zaman ne deriz? “Muhteşem Süleyman” deriz Süleyman Hoca’ya.

Münafıkta geçici iyileşmeler görülür. Bundan Müslüman bazen gaflete düşer. Buna çok dikkat etmek lazım. Münafık inatçı ve azgındır. Çok kinlidir, unutmaz, ahlakı çok bozuktur, fırsatçıdır. Ahlaksızlığı da tam anlamıyla şeytan kıvraklığı gösterir yani ani ve keskin ataklar yapar. Normalde bir insanın aklına o kadar seri ahlaksızlık yapmak gelmez ama münafık peş peşe çok seri ahlaksızlık yapar. Oradan anlarsınız şeytanın ruhuna girdiğini. Bir normal Müslüman bir eylem yapacak bir şey yapacak düşünür biraz değil mi araştırır. Münafıkta yani saniye salise hesabıyla şeytan devreye girer. Çok seri ahlaksızlıklar yapar.

Münafıklar ünlü kişilerle tanışıp çevre yapmak konusunda çok hırslıdırlar. Onun için Müslümanlara yanaşırlar ve o kanalla küfürle bağlantı kurmaya gayret ederler. Çevre edinme münafık için çok hayatidir. Bakteri gibi böyle genişlemek ister.

Münafığın bir özelliği de züppelik yani böyle hep yabancı kelimeler, anlaşılmaz kelimeler söyleyip halktan ayrı özel ve orijinal biri olduğunu göstermek ister. Mesela Fransızca bir kelimenin sen başka türlü söylersen o çıkar düzeltir. “Yok aslı şöyle” falan. Mesela Rusça ise “Yok aslı şöyle” der. Veyahut bir bilgi varsa onu hemen kendince ufak nüansları varsa onları düzeltir. Ve böyle züppelik yaparak kendini yücelteceğini zanneder. Halbuki münafık itici bir mahluktur.

Münafık çok tembel olur. Yerinden kalmaya bir şey aramaya üşenir. Sürekli vesilelerle Müslümanları kullanmak ister. Onun için mesela savaşa çıkmak istemiyor. Veyahut “Beceremem ben” diyor. “Savaşmayı bilsem gelirdim” diyor. Allah onun için bunlara “Oturun oturanlarla beraber” diyor ayette. Hep bunlar oturmacı takımıdır. Oturduğu yerden emreder. İşte “Şunu yapın, bunu yapın” falan şefmekan. Buna çok dikkat etmek lazım.

Çevre edinmek için münafığın binlerce şeytani metodu vardır. Kimine yalakalık eder, kimine çok seviyor gibi gösterir, kimine o taraftar gibi gösterir. Mesela sağcıyla sağcı olur solcuyla solu olur, şarapçıyla şarapçı olur, homoseksüelle homoseksüel olur, lezbiyenle lezbiyen olur. Her yol olur yani münafıkta. Mesela erkeklere kafalama kafasıyla yaklaşır yani flört kafasıyla veyahut evlenmek istiyor gibi yapar. Kadınlara lezbiyen kafasıyla veyahut işte çok zengin görünümlü onlara hediyeler alacak birisi gibi gösterir. Veyahut onların zaaflarını önce tespit eder. O zaaflara göre hareket eder. Çok şeytanidir münafıkların atakları.

Maide Suresi 62’de “Onlardan” münafıklardan “çoğunun günahta, düşmanlıkta” bak Müslümanlara düşmandır münafıklar. “ve haram yiyicilikte” yani Müslümanların malını haram bir şekilde yemek ister. Çünkü o yediğiyle Müslümanların aleyhinde faaliyet yapar. O yüzden haram oluyor. “Çabalarına hız kattıklarını görürsün.” Yani hızlı hareketlerle çabalarını artırıyorlar. Yani çok seri hareket eder münafık. “Yapmakta oldukları ne kötüdür” diyor Allah. O sakin dil, Allah’ın “Yapmakta oldukları ne kötüdür” dili Allah’ın büyüklüğünün bir nişanesidir. “Yapmakta oldukları ne kötüdür” diyor. Bak sakince Cenab-ı Allah söylüyor. Çünkü “Onları yaratan da Benim.” diyor Cenab-ı Allah ve “Onları cehennemde ezecek olan da Benim.” Diyor Allah.

Ali İmran Suresi 118 “Münafıklar size kötülük ve zarar vermeye çalışıyor.” Münafık sürekli pislik yapmak ister. Sürekli kötülük yapmak ister. Mesela nasıl zarar verebilirim? Yani mesela bir şey vardır farz edelim bilgisayar, onu bozar. Mesela oradan zarar vermeye çalışır. Mesela bardak varsa kırar. Yemek varsa döker. Yani az da olsa zarar vermeye çok önem verir münafık. “Buğz ve düşmanlıkları ağızlarından dışa vurmuştur. Sinelerinde gizli tuttukları ise daha büyüktür.” diyor Allah. Ağızlarından böyle kaynar lağım gibi akar Müslümanlara olan nefreti münafığın. Tutamaz kendini. “Seviyorum ediyorum” der arkasından küfür eder yani Müslümanlara akıl almaz azgındır. “Gizli tuttukları ise daha büyüktür.” Diyor Allah. “Çok kinli azgın bir ruha sahiptirler.” diyor Allah.

Bak Allah diyor ki Bakara Suresi 85’te: “Münafıklar günah ve düşmanlıkla aleyhlerinde” bak diyor ki “Sonra (siz) yine birbirinizi öldürür ve bir bölümünüzü yurtlarından sürüp çıkarır ve günah ve düşmanlıkta aleyhlerinde ittifaklar kuruyor ve size esir olarak geldiklerinde onlarla fidyeleşiyordunuz.” Müslümanları fidye olarak veriyordunuz diyor. “Müslümanların günah ve düşmanlıkta aleyhlerinde ittifaklar kuruyorlardı.” Münafıklar ne yapıyor? Müslümanların aleyhinde ittifak kuruyorlar mesela İngiliz derin devletinin alçaklarıyla o kahpelerle ittifak kuruyorlar.

Münafıkta ani fırlamalar vardır. Mesela içinde fırtınalar koptuğu için yani şeytanın etkisindedir sinirleri çok gergindir münafığın. Onun için kontrolsüz ani fırlamalar meydana gelir yani bozuk araba gibidir böyle. Hani bazı bozuk arabalar oluyor firene basıyorum dersin araba takla atar, gaza basarsın fırlar gider duvara vurur ya münafık da öyle kontrolsüz araba gibidir. Müslümanlar için risk oluşturacak şeyler yapar münafık o yüzden. Bir anda sakin otururken aniden ayağa fırlar mesela hiç tahmin etmezsin. Birine çarpar. Aniden Müslümanın elindeki bir şeyi kırabilir. Mesela birden fırlayıp bir arabaya binen birisinin önüne geçer. Mesela otururken gayet sakin uyuyor oturuyor gibi görünürken fırlar içeri koşarak gider. Yani o şeytanın ifasıyla olur. Şeytan onu sinirlerini de çok irrite eder. Yani normal insan fonksiyonları gösteremez münafık o yüzden. Sürekli yer değiştirme düşüncesi vardır münafıkta. Yani sürekli harekette. Bir yerden bir yere, bir yerden bir yere. Önden arkaya arkadan geriye sağdan sola. Onun için şeytandan Allah’a sığınırım Cenab-ı Allah ayette diyor ya şeytana: “Önlerinden arkalarından sağlarından sollarından onlara yanaşacağım” diyor. Yani o hareketliliği gösteriyor. Yani her yönde hareketlidir münafık. Aşırı hareketlidir.

Münafıkta aşağılık kompleksi çok şiddetli olur. Kendini sürekli yüceltmek ister o yüzden. Yani kendini, aklını, kültürünü, mahallesini, köyünü, şehrini, ırkını sürekli yüceltmek ister. İnsanların sürekli eksik yönlerini bulup kendini yücelterek insanların da eksik yönlerini onun yüzüne karşı söyleyerek kendince kendini yücelteceğini zanneder. Halbuki Müslümanlar nefret eder o öyle yaptıkça daha da kinlenirler ama o akılsız kendini yücelttiğini zanneder.

Araf Suresi 13’te Allah diyor ki: “Öyleyse oradan in.” şeytan için. “Orada büyüklenmen senin hakkın olmaz.”  Bak şeytanın özelliği ne? Büyüklenme ve enaniyet. Münafığın özelliği ne? Büyüklenme ve enaniyet. “Hemen çık.” Bak hemen çıkıyor anında hareketli “Gerçekten sen küçük düşürülenlerdensin.” Yani “Aşağılık kompleksi içinde olacaksın.” diyor Allah. Küçük düşürme aşağılık kompleksi olması.

Bakara Suresi 204’te, “İnsanlardan öylesi vardır ki dünya hayatına ilişkin sözleri hoşuna gider kalbindekine rağmen Allah’ı şahit getirir.” yani boş konuşmalar yapar. Bir de “Allah’ı şahit getirir.” diyor yani yalan söyler. “…oysa o” münafık “azılı bir düşmandır.” diyor Allah. Bak normal bir düşman değil azılı bir düşmandır.

 Zuhruf Suresi 58’de “Münafıklar tartışmacı ve düşman bir kavimdir.” Münafık tartışmaya deliler gibi meraklıdır yani cedelcidir. Yani kudurmuş gibi tartışma özelliği vardır yani sürekli tartışmak ister ve düşmandır yani sürekli düşmandır. Sana düşman bana düşman herkese düşmandır. Manyak gibidir yani. Sevdiği kimse olmaz münafığın.

Münafığı şeytan kontrol eder. Şeytan insanların tüm zaaflarını eksik yönlerini bildiği için münafığı bu yönde araba gibi kullanır adeta. Münafık hep kendinde büyük bir güç olduğu imajını vermek ister. İşte “bu fabrikaların sahibi benim. Şu teknelerin sahibi benim. Bu televizyonun sahibi benim.” Efendim “burada gördüğün şu tır konvoyu bana ait.” Yani deli gibi yalan söyler münafık. Yani aklı zayıf olan münafığın yalanını ilk başta anlamayabilir fakat sonra deli olduğunu anladıklarında hayretler içinde kalırlar. Münafık yarı delidir yani dengeli değildir.

Münafık aslında çok zekidir yani şeytani bir zekaya sahiptir ama Allah ile bağlantısı olmadığı için şeytanla bağlantısı olduğu için bunamış görüntüsü de verir. Mesela bir konuyu sürekli tekrarlar aynı konuyu.  Deli gibidir mesela takıntısı vardır. Gider birine anlatır ondan sonra gider başkasına yine şeyi sorar. Yine gider başkasına aynı şeyi sorar yani çok aceleci ve hırslıdır münafık.

Mesela diyorlar ki münafıklar “Ey Musa, biz tek çeşit yemeğe katlanamayacağız.” sırf pislik olsun. Yani çünkü yemek ne için yenir? Beslenmek için sağlıklı olmak için. Münafık neyin peşinde? O pisboğazını keyiflendirmenin peşinde.  Bak “Rabbine yalvar da yerin bitirdiklerinden bakla, acur, sarımsak, mercimek ve soğan çıkarsın.” Bu bir faydası olacağından değil sırf pisboğazlık, Müslümanları detaya sokmak, Müslümanlara rahatsızlık vermek ve o isyancı zihniyeti legal bir zemine oturtmak. Çünkü diyecek ki : “Biz normal yemek istiyoruz.” Mesela soğan, mercimek var normal ama orada Müslümanların başına iş çıkartmak onun için önemli olmuyor. Çünkü Hz. Musa (as) onu elde etmek için muazzam çalışma yapması lazım. Çölde sarımsak, soğan, mercimek nasıl elde dilsin?

Münafığın atışları dehşettir. “İşte Trump’ı tanıyorum.” Der. “Rockefeller’ı tanıyorum.” der. “Obama’yla yarın çay içeceğiz.” falan yani sürekli atar ama bir kısmı da yiyor onu.

Allah münafıklar için “Onlar düşmandırlar bu yüzden onlardan kaçınıp sakının.” diyor Allah Münafikun Suresi 4’te. Münafıklarla ilgili binin üzerinde ayet var. En önemli konu münafıklıktır İslam’da en hayati konu.

Eğer münafık çok iyi anlaşılırsa ve ani tedbir alınırsa bak mesela yiyorlar birçok münafığı fark edemiyorlar. Yani dünyanın her tarafında böyle. Münafıklar eylem yaptığında. Yani Müslümanlarda bir pratik münafık tecrübesi yok. Şeytani zekalarıyla adeta Müslümanları oynatıyorlar. O yüzden Mısır’ı, Irak’ı, Suriye’yi falan her yeri yerle bir etti münafıklar. Bir avuç münafıkla bu elde edildi. Yani İngiliz derin devleti bunları kullandı ve muazzam tahribat elde edildi.

Evet şimdi kısa bir ara verelim devam edelim.

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz.

Masaüstü Görünümü