Harun Yahya

Sohbetler (30 Aralık 2016; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar’la Sohbetler’e başlıyoruz inşaAllah. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: “Huzur sevgi birliğinde” diyelim, “Huzur sevgi birliğinde”.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: PKK’nın sözde liderlerinden Murat Karayılan Erbil’le görüşmelerinin tamamlanması sonrası Şengal’den çekileceklerini söyledi. Başbakan Neçirvan Barzani’nin sözlerine atıfta bulunarak “Zaten aramızda bir görüşme durumu söz konusudur. Bu aramızdaki tartışmaların sonuçlanmasıyla birlikte HPG olarak güçlerimizi çekeceğimizi zaten kendilerine açıkça söylemişiz. Bunu ilk defa burada açıklıyorum” dedi.

ADNAN OKTAR: Evet.

Bu elektrik kesilmesi işine benim biraz kafam takıldı. Nedir bu? Epeyden beri kullanılıyor. Sadece bu direklerin devrilmesinden mi kaynaklanıyor bu olay böyle?

GÖKALP BARLAN: Fırtına ve kötü hava koşullarını bahane etmişlerdi, söylemişlerdi Adnan Bey.

BÜLENT SEZGİN: Sadece o değil sanırım.

ADNAN OKTAR: Ne var başka?

BÜLENT SEZGİN: Bir açıklama daha vardı.

ADNAN OKTAR: Evet, direkler işte direkle olacak iş değil. Yeraltından geçirmek lazım havalar düzelince öyle bir çalışma yapılabilir. Avrupa’da falan böyle bir şey olmuyor Türkiye’de oluyor. Her yerde fırtına var, rüzgar var bir tek bizde oluyor olması.

“Mısırlı Selefi din adamı Yasser Burhami; “Müslümanlar, Hristiyan ve Musevilerle evlenebilir ama kalplerinde onlara karşı nefret olmalıdır. Ve nefreti göstermelidir. Aksi halde İslam dini ile çelişir” fetvası verdi” diyor. Adam bak evlenecek kadının başına bela olacak, nefretini gösterecek, suratına bakmayacak, kızacak, hakaret edecek, dövecek, sövecek niye evleniyorsun o zaman? Bu nasıl bir kafa? Kuran böyle ezin diye mi evlenin diyor Allah? Fetvaya bak.

Barajlar doğayı falan bozmaz her yere baraj yapalım. Türkiye çok müsait baraj için. PKK karşı geliyorsa kafasını ezersin kanunla hukukla gereğini yaparsın. Elektrik santralleri çok önemli ama nükleer santral bence tehlikeli yani her yönden tehlikeli. Mesela nükleer santrale adam bomba falan koyup havaya uçursa al başına belayı yani o radyoaktif madde her yere yayılır bir de yıllarca da gitmez.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Amerika Başkanı Barack Obama “Otuz beş Rus diplomatın yetmiş iki saat içinde ülkeyi terk etmesi kararına ilişkin bu eylemler Rusya’nın agresif faaliyetlerine verdiğimiz tepkinin tamamı değildir. Çeşitli eylemlerde bulunmaya devam edeceğiz” derken Putin bugün yaptığı açıklamada “Amerikalı diplomatlar için bir sorun yaratmayacağız, kimseyi sınır dışı etmeyeceğiz. Yeni yıl tatili döneminde ailelerini ve çocuklarını geleneksel tatil alanlarından mahrum bırakmayacağız. Hatta Amerikalı diplomatların bütün çocuklarını Kremlin’deki Noel ağacını görmeye davet ediyorum” dedi.

ADNAN OKTAR: İyi yapmış Putin akılcı konuşmuş. Yani onlara uymaması iyi. Daima böyle müşfik, şefkatli, akılcı, mutedil politikada fayda var. Allah çünkü makuldür, Allah mutedildir, Allah merhametlidir. Hep Allah’ın ahlakını esas alacağız. Allah merhametlidir biz de merhametli olacağız.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada şunları söyledi; “İki alanda arzu ettiğimiz seviyeye ulaşamamış olmaktan dolayı fevkalade üzgünüm. Bunlardan biri eğitimdir diğeri kültür sanattır. Önümüzdeki dönem bu iki alana önceliklerimizin en başına çıkarmak mecburiyetinde olduğumuza inanıyorum. Eğitimle kalıcı hale getirilmemiş, kültür sanatla tahkim edilmemiş bir kalkınmanın bizi götüreceği yer zevksizliktir, sevgisizliktir, karanlıktır. Nitekim bunun sancılarını her alanda yaşıyoruz” dedi.

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam yıllardan beri anlattığımız konunun özetini anlatmış, yıllardan beri gece gündüz anlattığımız konu bu. Sanat olmadı mı, estetik olmadı mı, kalite olmadı mı hayat anlamsız olur. İstediğin kadar köprü yap, yol yap bilmem ne yap. Eğitim olmadan da kaliteli bir nesil, imanlı, aklı başında, maneviyatına değer veren bir nesil oluşmaz durduk yere. Yani tarlada ot kendiliğinden oluşur. Tarlada efendim yahut ağaçta yapraklar kendiliğinden oluşur. Ama insan kendiliğinden oluşmaz. İnsan topluluğunun mutlaka eğitilmesi lazım; maneviyatla eğitilmesi lazım. Darwinist, materyalist eğitimle eğitirsen felaket yani sıkıntıdan başka bir şey olmaz. Dolayısıyla sanat ve kalite son derece hayati. Her şeyde kalite aransın, inşaattan ayakkabıya kadar her yerde sanat aransın, sanatın ölçüleri belirlensin, sanat teşvik edilsin. Bakanlık düzeyinde bu değerlendirilirse ne kadar ehemmiyet verildiği anlaşılır. Tayyip Hocam’ın ilk yapacağı Sanat ve Kalite Bakanlığı. Bir de eğitimde Darwinist, materyalist eğitimin kökten kaldırılması lazım. Kuran mucizelerinin, iman hakikatlerinin anlatılması gerekiyor. Sevgi dolu, merhametli, şefkatli, dürüst, samimi bir nesil yetişmesi gerekiyor. Tayyip Hocam’ızı bu yönden tebrik ediyoruz.

Çingene olan kardeşlerimizin doğal aşkla şarkı söyleme yeteneği var ben o güzelliği, o kaliteyi, o aşkı ben diğer kişilerde göremiyorum. “Çingene demeyin” diyor. Çingene olmak şereftir, güzelliktir. Çigan müziği, çingenelik. Çingene demek sanatçı demektir, güzel insan demektir, neşeli insan demektir, mütevazi insan demektir, mazlum insan demektir. Çinli diyorsun ondan rahatsız olmuyor çingene deyince ondan rahatsız oluyor. “Roman deyin” diyor. Kardeşim yarın bir gün ona da o şekilde isim takacaksın. Çingene olmak şereftir, onurdur.

“Hocam Mehdiyet’le ilgili açıklama yapar mısınız?” yaptık işte kitaplar yazdık, bizim internet sitelerimiz falan dolu bu konularla.

Ali Osman Aydoğan, “Elektrik kesintileri anormal Hocam” diyor. Kasten bir şey yapmaz hükümet öyle bir şeyden çok kaçınır.

Aleyna Yıldız, “Sevdiğim, bir tanemsin ne güzel seni görmek.”

Asiye, “Allah aşkıyla sevdiğim, sevdiğim, sevdiğim, bir tanem.”

“Çok yakışıklı, harikasın nurum, Allah’ın Arslan’ı, cennet gözlü Seyidim sen çok seviyorum.”

Kudret, “Hocam paralelcilerin işi olabilir mi elektrik kesintisi? Bu bir Türkiye’nin ayıbıdır. Daha güçlü şekilde iyi mal kullanılarak elektrik hatları döşenmeli.” Paralel yapıyla alakası yok canım hakikaten devrildi direkler. Ama Avrupa’da falan olmuyor böyle bir şey Türkiye’de oluyor belli ki çürük bir alt yapı, çürük malzeme kullanılmış.

“Şimdi bu izlediğimiz disko sahneleri caiz midir?” diyor Çağrı Aydoğdu. Çağrı sen kendin diskodan çıkmıyorsun, ‘disko sahnesi caiz midir?’ Tabii ki caiz. Eğleniyorsun, neşeleniyorsun gayet güzel evinde de insan disko ortamı yapabilir, stüdyoda da olur her yerde olur. Niye olmasın? Mühim olan harama girmemek.

Zuhal Kaya, “Dün peygamberler neşeli oluyorlardı demiştiniz” diyor “yanlışınız var. Peygamberler hep hüzünlüydüler hiç kahkaha atmamışlardır.” Neye göre söylüyorsun? Allah Müslümanlar için gülmelerinin güzel olduğunu söylüyor. Küfür için de “az gülsünler çok ağlasınlar” diyor. Bir de hüzün peygambere hüznü sen nasıl yakıştırıyorsun? Allah “hüzünlenmeyin” diyor ayet var Kuran ayeti. Allah hüzünlenmeyi muhkem ayetle yasaklamış. Sen de “Peygamberler hüzünlüydü” diyorsun. Allah’ın hükmüne zıt hareket ettiklerini söylüyorsun peygamberlerin bu yanlış.

GÖKALP BARLAN: Ayette “Allah’ın bol ihsan ve rahmetiyle sevinsinler” diye belirtiyor inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tabii mümin neşeli, sevinçli olacak.

İBRAHİM AKMUGAN: Hz. Süleyman (as) da karıncanın sözüne gülüyor ayette var inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tabii. “Hz. İbrahim’in karısı kahkahayla güldü” diyor “onların sözüne” diyor kadın. Mesela yanlarında beyler var onların içerisine giriyor kahkahayla gülüyor hanımı Hz. İbrahim (as)’in hanımı. Oradaki Arapça ifade kahkaha ile gülme anlamında.  

Böyle elektrik kesintisi şu bu falan konularda hükümetin sanki ağzı dili yok gibi oluyor. Çıksın birisi güzelce doyurucu TRT’den açıklama yapsın. Diğer televizyon kanallarına çıkın açıklama yapın. Biz savunuyoruz. Ta haftalar sonra cılız birkaç sesle açıklama yapıyorlar. Her konu aşağı yukarı muğlak kalıyor her şeyi Tayyip Hoca’nın üstüne bırakıyorlar. Bu nasıl bir kafadır çık açıkla kardeşim bakan adamsın güzel sana görev verilmiş yani bakan artık Türkiye çapında yetkilisin. Güzel güçlü açıklama yap. Her konuda değil ama bazen ben görüyorum çok tutuk silik bir üslup kullanıyorlar açıklama çok geç geliyor.

Ali İmran Suresi 139’da Cenab-ı Allah bak  “Gevşemeyin, üzülmeyin” yani hüzünlenmeyin “eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz” diyor Allah. Ama bak “(gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz” bu bir sır ayettir Ali İmran 139 müthiş bir sırrı içinde barındıran bir ayet. Bak gevşemeyecek, üzülmeyecek bunu yaptığında eğer gerçekten de iman ediyorsa “en üstün olan sizlersiniz” ne demek? “Dünya hakimi olan sizlersiniz” diyor. En üstün nasıl olunur? Dünya hakimi olarak olunur.

OKTAR BABUNA: Siz daha önce göstermiştiniz Hocam, Mimar Sinan Dergisi masonların kapağında bu ayet vardı inşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

Hüccetü'l-İslâm, İmam-ı Gazzâlî, İhyâu-Ulumiddin kitabında kendisinin kitabında 2.cildinde “Allah’ın Resulü halkın en çok gülümseyeni, en çok güleni ve en neşelisiydi” diyor. Sen ne diyorsun? “Hüzünlenirdi” diyorsun “üzülürdü” diyorsun. Allah Müslümanlara haram kılmış hüznü ve üzüntüyü.

OKTAR BABUNA: “İnkar edenler ‘mutsuzluğumuz bize galip geldi’” diyorlar ayette.

ADNAN OKTAR: Tabii, inkar edenler onu söylerler. Bak “mutsuzluğumuz, hüznümüz bize galip geldi” diyorlar. “Vücut ona karşı direnemedi biz teslim olduk” diyorlar. El Kafi’de Peygamberimiz cilt 2 sayfa 189’da “Allah katında sevilen işlerden biri de müminlerin kalplerine neşe bahşetmektir” müminleri neşelendirmektir. “Allah katında en sevilen işlerdendir” diyor Peygamberimiz (sav) sen hüzünden bahsediyorsun.

OKTAR BABUNA: Siz bunu en fazla yapıyorsunuz maşaAllah. Bulunduğunuz ortamda hep neşe hakim oluyor.

ADNAN OKTAR: Evet.

GÖKALP BARLAN: Allah müminlere kafirlere “az gülsünler çok ağlasınlar” diyor, bildiriyor.

ADNAN OKTAR: Evet, küfrün öyle olması gerekiyor. Yani çok ağlayan az gülen onu demin de söyledik. İmam-ı Sadık (as) şöyle diyor; “Birbirinize mizah ve şaka yapıyor musunuz?” diyor. “Arz ettim ‘az yapıyoruz şaka’” diyor. İmam-ı Sadık diyor ki; “Neden birbirinize mizah ve şaka yapmıyorsunuz? Şaka ve mizah güzel ahlaktandır” “Peygamberimizin beğendiği bir fiildir” diyor. “Sen bu yoldan kardeşinin gönlüne neşe ve mutluluk sokmak istiyorsun. Peygamber de insanlara şaka yapıyordu. Bu yolda onları hoşnut etmek istiyordu” diyor. Peygamberimiz (sav) sık sık şaka yapıyor.

OKTAR BABUNA: Hz. Süleyman (as) da Sebe Melikesi’ne demiştiniz şaka yapıyor.

ADNAN OKTAR: Evet. Hz. Ali (kv) de bak onun için “Allah Ebu’l Hasan’a yani Hasan’ın babası Ali’ye rahmet etsin. O şakacı, güler yüzlü ve mizah ehliydi” diyor sahabelerden gelen rivayet. Bak “O şakacı, güler yüzlü ve mizah ehliydi” yani sürekli espri yapıyor, insanları güldürüyor, neşelendiriyor. (Bihar'ul Envar, Cilt 41, Sayfa 147)

Evet, şimdi biraz münafık alametlerinden konuşun, iman hakikatlerinden konuşun. 

Binin üstünde ayet var Kuran’da münafıklarla ilgili, binin üstünde. En hayati konudur. Müslümanların da maalesef en az önem verdikleri konu. Sanki böyle arada geçiştirilmesi gereken bir şeymiş gibi anlatıyorlar, olmaz. İslam aleminin felaketinin nedeni budur. Irak’taki, Suriye’deki, Libya’daki, Mısır’daki her yerde. İngiltere’de şurada burada Müslümanların başına gelen felaketin kökeni bu. Mesela bak İngiltere’de Şiilik ve Sünnilik ayrı. İngiliz Sünniliği ve İngiliz Şiiliği diye ekol var ve Müslümanları birbirlerine kırdırmaya yönelik. Müslümanları birbirlerine kırdırmanın yolunu bulmuşlar. Zaten muazzam kolaylık Şii-Sünni ayrımı. Onu ona kırdırıyorlar onu ona kırdırıyorlar. Halbuki dünyanın en güzel hayatı İslam’dadır. İslam’da merhamet var, şefkat var, ilim var, bilgi var, güzellik var, sanat, estetik var, nezaket var, nezahat her türlü güzellik. Yani süper insan eşittir Müslümandır. Olabilecek en mükemmel insandır Müslüman. Ama insan hakikaten Müslüman deyince işte böyle kırçıl sakallı, kafasında saçı yok, takkeli elinde sopa var, insanları keser doğrar, yerde oturur, bir hırka kırk lokma yer, müzikten hoşlanmaz asla kabul etmez, evinde mobilya olmaz, masa olmaz, sandalye olmaz, çatal, kaşık hiçbir şey olmaz. İşte yere küçük bir post parçası atar onun üstünde oturur. Hatta yemek de yemez midesi sancıdan ağrır taş bağlar midesine. Gece gündüz ağlar, sabaha kadar ayakta namaz kılar, ayakları şişer namaz kılmaktan mesela övünüyor Peygamber (sav)’in ayakları şişiyordu diyor. Kardeşim öyle namaz kılma olur mu? Sen vücut sağlığını bozarak namaz kılıyorsun. Ama nasıl bir namaz bu?  Olmayan bir namazı kılıyorsun. Beş vakit namaz var farz. Ondan sonrası ney? Ben öyle aklımdan kılıyorum diyor. peki sabaha kadar namaz kılmanın anlamı ney? Ayak şişmesi ne demek? Sakatlanmış demektir. O insan nasıl yürüyecek? İnsanlara nasıl hizmet edecek şişmiş ayakla? Ondan sonra sakatlanacak yan gelip yatacak. Böyle bir şey olmaz. Müzik yok, resim yok, eğlence yok güzellik yok, gülmek yok. Kadınların sokağa çıkması yasak, makyaj yapması yasak, saçını boyaması yasak, insanların eğlenmesi yasak, ipek yasak, altın yasak her şey yasak. Yani insanı mutlu edecek her şey yasak. Böyle hayat olmaz. Bunun sonucunda da Müslümanlık kendi kendine içinde çökmeye başladı. Bak bir avuç kuvvet ‘az bir kuvvetle koskoca İslam alemini esiri altına alır’ diyor, ‘esaret altına alır’ diyor, ‘deccal.’ Mesela çok küçük bir kuvvetle İngilizlerin oluşturduğu küçük bir kuvvetle babadan oğula geçen gibi böyle silsile yoluyla geçen bir deccaliyet sistemiyle İslam alemini esir ettiler. Bak Irak’ta, Suriye’de Müslümanlar şehirlerle beraber yok edildi. Müslümanın haber bile yok daha hala nişanlım yüzüğü kabul edecek mi? Düğünde gazoz mu vereceğiz, limonata mı vereceğiz? Adamların umurunda bile değil. Hangi futbol takımı kim kimi yendi konusunda tartışma açıyor sabaha kadar onun konuşmasını yapıyor. Orada meydana gelen akıl almaz amansız katliamı görmezden geliyor. Adamlar bas bas bağırıyor ‘bizi kurtaran yok mu Allah rızası için, bizi öldürüyorlar’ diyor. Hiç umurunda bile değil adamların.

Adamın aklının ucundan geçmeyen konular bizim onlara anlatmamızla aklından geçmeye başlıyor. Hayretler içinde kalıyor mesela bir kadının bakımlı olması eşittir Müslümanlık inanamıyor. Müzik nasıl olur diyor Müslümanlıkta olacak iş değil, dans olacak iş değil diyor. Halbuki insan fıtratında olan güzellikler bunlar. İnsan müziğe dansa ruhunda eğilim vardır. Hoşuna gider görse de hoşuna gider Birde ne mahsuru var niye rahatsız etsin? Müziğin bir insana ne zararı olabilir? İslam’ı boş yere böyle içine kapalı, çökmüş, mutsuzluğun felsefesinin özeti haline getirmişler.

Ebu Abdullah şöyle buyurdu diyor “Kahkaha şeytandandır“ diyor al. Niye şeytandan olsun? Neşeyle gülsün adam bırak. İnam şöyle derdi, “Dişleriniz görünecek şekilde gülmeyin“ Allah Allah elini ağzına kapatacak yahut dudağını hiç açmadan. Bir acayip bir şey. Ben böyle gülme şekli görmedim. Dişlerinizi göstermeyecekmişsiniz gülerken. “Yahya (as), Zekeriya (as) ağlar gülmezdi, Meryem oğlu İsa ise bazen güler bazen ağlardı.” Yani hep ağlamak. “Yahya (as) ve Zekeriya (as) ağlar gülmezdi.” Niye ağlasın? Niye ağlasın Müslüman? Kafir ağlasın diyor Allah, değil mi? “Az gülsünler çok ağlasınlar.” (Tevbe Suresi, 82) diyor. Sen Müslümana bunu niye teşvik ediyorsun? Peygamberler de yapardı diye samimiyetsiz ifadede bulunuyorsun. Allah Nahl Suresi, 116’da, “Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla” yani alışmış insanlar yalan söylemeye, “Şuna helal buna haram demeyin” yani işte altın haramdır, gülmek haramdır, sakal kesmek haramdır demeyin, “Çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz şüphesiz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.” diyor.

Özellikle anlatılacak konu işte İslam ultra modern insanların yaşadığı sevgi, coşku, kardeşliğin yaşandığı, samimiyetin yaşandığı, yardımlaşmanın, merhametin, dürüstlüğün, iyiliğin, bilimin, sanatın en yüksek noktaya çıktığı Allah’a kulluk edilen güzel bir sistemdir İslam. Allah nimet olarak yaratmıştır. İslamsız zaten yaşanmaz. İnsan hasta olur. Müslüman olmadan yaşanmaz.

Mesela kadınların sesi etkili olmasın diye konuşurken ağızlarına çakıl taşı doldursunlar öyle konuşsunlar diyor. Kadın ağzına çakıl taşı bulacakmış yerden alıp bir adamla konuşacağı vakit, şu eziyete bak. Bütün eziyet de kadınlara. Buna rağmen cehennemin en çok yüzde 90’ı kadınlardan olacak diyor. Erkekler cennette olacak diyor kadınlar cehennemde diyor yüzde 90’ı.

Ayyaş Penguen, “İnşaAllah 2017’de Adnan Hoca gibi bir hayatım olur” diyor.

Ünal Yıldırım, “Bu zamanın müşrikleri Mekke müşriklerinden daha tehlikeli.”

“Mutsuzluk, hüzün, üzüntü Müslümanların değil küfrün vasfıdır. Müslüman imanın heyecanıyla neşeli ve sevinçlidir” sözümüze karşılık “Hocam bunlar Protestanların çilecilik anlayışını yaymaya çalışıyor, neşeli olanlara kendilerini kötü hissettirmeye çalışıyorlar, insanlar sürekli çalışsın para kazansın ama hiç eğlenmesin gülmesin istiyorlar. Müslüman neşeli olmalı değil mi Hocam?” diyor. Doğru tabii ki.

“Genç hafızların genç kadınların kızlar arasında Kuran-ı Kerim, mevlit ilahi okuması gına olur” haram olur diyor bak. Genç hafız da okuyamıyormuş. “Genç kadınlar, kızlar arasında Kuran-ı Kerim, mevlit ilahi okunması da gına olur.” O da harammış hafız efendinin Kuran okuması. Bu çok münasebetsiz bir mantık. “Kalp hastalanır böyle bir durumda kalp hastalanınca nefis kuvvet bulur azar” diyor. Nasıl oluyorsa bu. En’am Suresi, 137’de Cenab-ı Allah, “Allah dileseydi bunu yapmazlardı; sen onları ve düzmekte oldukları iftiraları bırak.” Yani sürekli Allah adına yalan söylüyorlar, iftira ediyorlar.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Başbakan Binali Yıldırım yaptığı konuşmada, “Biz Kürtler, Türkler, Araplar, hangi mezhep olursa olsun bizim inancımız bir insanı yaşatmak, cihanı yaşatmakla eş değerdir. Dolayısıyla bizim bundan başka amacımız yok. Kardeşim aklınızı başınıza alın, Kürt-Türk kardeş, bunları birbirine düşürmek isteyen de kalleştir. Bu kalleş de PKK'dır. Kürtlerle devletin arasına bu alçakların girmesine izin vermeyeceğiz.”

ADNAN OKTAR: Güzel demiş. Yalnız şimdi PKK diyor ama Hoca, PKK mensupları çok özür diliyorum ama öküz gibi adamlar, kafasız ahmaklardan oluşan, lafını sözünü bilmeyen kemik kafalı adamlar. Bu kadar ince detay, bu kadar patlayıcılar bu kadar teknoloji, bu kadar strateji, uzaydan çekilmiş resimler ve muazzam bir istihbarat. Bunu PKK yapamaz bu büyük patronları İngiliz derin devletinin onları yönetmesiyle oluyor. Onun için PKK diyelim ama İngiliz derin devleti dedikten sonra PKK diyelim. İngiliz derin devletinin yönetimindeki PKK derse tamam. Ama PKK dedin mi sanki tek başına bir yapı varmış gibi oluyor, olmaz.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Mevlüt Çavuşoğlu, PKK’nın Suriye kolu PYD’nin Astana’daki görüşmelerde yer alamayacağını belirtti ve bu örgütün silahlı kanadı YPG ile ilgili şöyle dedi: "İleride silahı bırakırlarsa, terör kantonu oluşturmak yerine Suriye’nin toprak bütünlüğünü desteklerlerse, onlar da kapsayıcı bir yönetimin içinde huzurlu şekilde yaşarlar. Eğer terörü bırakmazlarsa, terörle mücadele bugün nasıl yapılıyorsa, onlara yönelik mücadele yapılacaktır."

ADNAN OKTAR: İngiliz derin devletiyle meseleleri halletmek lazım. YPG, PYD, PKK; bunların patronu kim? Başı kim? Yani YPG kim ya yani Cemil Bayık dersen değil, adamı bir tokatta oturtturur onları öyle bir konu olmaz. PYD’nin başı kim? PJAK’ın başı kim? Bunların hepsinin başı İngiliz derin devletidir ana patron, ana patrondan bunlar deli gibi korkuyorlar yani İngiltere’yi kızdırmaktan ödleri kopuyor. Kendinizi öldüreceksiniz dese hemen öldürüyorlar kendilerini, cinayet işlenecekse hemen yapıyorlar, bombalayacaksınız dedi mi hemen bombalıyor. Yoksa adam size yapmadığımı bırakmam diyor. Bunlar da tabii alçakça onlara boyun eğmiş durumdalar. Dolayısıyla İngiliz derin devletine hitap etmeden PKK’ya hitap etmek olmaz. YPG’yi, her harfi söylüyorsun artı İngiliz derin devleti. İngiliz derin devletinin PKK’sı, İngiliz derin devletinin YPG’si, IŞİD’i, Taliban’ı, Kaide’si ve Şii terör örgütleri bunların tamamı İngiliz derin devletinin kontrolünde. Bak devletin elinde binlerce, on binlerce belge var, devletin elindeki belgelerden yüzlercesi ile kitap hazırladım yani o belgeler bile yüz kere ikna etmeye yeterli yani yüz kere delillendirmeye yeterli. 

Rusya’nın İngiltere’deki elçiliği yani Rusya’da halen faaliyet yapan Rus elçiliği diyor ki internette; “Tarihi Rusya, Türkiye, İran’ın tüm Suriye’de barış aracılığı yapması konusunda İngiltere’den hiçbir tepki yok, neden?” Diyor. Yani İngiltere bu işe hiç katılmıyor diyor, biz barış çalışmaları yapıyoruz Türkiye, İran, Rusya. İngiltere’nin de katılması gerekir neden katılmıyor acaba? Diyorlar. Hiç sesi çıkmıyor diyorlar. Birinci ihtimal yüzde 50 kıskançlık demiş.

BÜLENT SEZGİN: Gösterebiliriz.

ADNAN OKTAR: Göster, yaklaştır. Önce onu göster üsteki Rus Büyükelçiliğini.

BÜLENT SEZGİN: İngiltere’deki Rus Büyükelçiliği Adnan Bey dediğiniz gibi.

ADNAN OKTAR: Evet.

KARTAL GÖKTAN: “Tarihi Rusya, Türkiye, İran’ın tüm Suriye’de barış aracılığı yapması konusunda İngiltere’den hiçbir tepki yok neden? Yüzde 50 kıskançlık, yüzde 25 Dışişleri Bakanlığı tatilde, yüzde 25 inanamıyor.”

ADNAN OKTAR: İngiliz derin devletinin ne halde olduğunu gösteriyor. Yukarıyı göster yine Rus Büyükelçiliğinin yazısını göreyim, yaklaştır orayı yaklaştır.

BÜLENT SEZGİN: Evet, İngiltere’deki Rus Büyükelçiliği.

OKTAR BABUNA: Vesile oldunuz Hocam maşaAllah. Rusya tam gaz yani İngiliz derin devletini artık.

ADNAN OKTAR: Tabii.

OKTAR BABUNA: İran’a da vesile oldunuz.

ADNAN OKTAR: Rusya tarihinde İngiliz derin devletine böyle bir tavır koymazdı yani hep çekinmiştir, hep çekinmiştir bak şu an cesurca atağa geçtiler.

OKTAR BABUNA: Her yerde fikirleriniz iktidarda maşaAllah.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, kendimiz buradayız ama fikirlerimiz iktidarda. Bak Diyanet İşleri Başkanı da en sonunda ‘ülkenin ismini söyle’ dedim, ‘söyleyemem’ diyor ama ‘gittiğimiz okullar hatalıydı’ diyor ‘yanlıştı’ diyor, ‘ben ne bileyim okulların öyle olduğunu’ diyor ‘yeni öğrendim’ diyor. ‘Bu yeni bilgi, hiç haberimiz yoktu bu durumdan’ diyor.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: 2015 Yılında Birleşik Krallık sınırları içinde 6188 intihar vakası yaşandı, İngiltere’de kadın intihar oranı 2005 yılından bu yana en yüksek düzeyde.

ADNAN OKTAR: İşte bu deccalın insanları ne kadar bunalttığını gösteriyor. Darwinist sistemin, Allahsız sistemin, deccalın acımasızlığının insanları nasıl mahvettiğinin delili.

Noel ne demek? İngilizce var mı anlamı Noel?

KARTAL GÖKTAN: Özel bir anlam olarak geçmiyor. Hazreti İsa (as)’nın doğumunun kutlandığı Hristiyan bayramına verilen isim ve o zaman süresi, kutlandığı zaman aralığı.

BÜLENT SEZGİN: Noel sözcüğünün kökeni Latince natalis doğum kelimesidir.

ADNAN OKTAR: Doğum; çok manidar, Hazreti İsa (as)’nın doğumu evet.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, Putin “Amerikalı diplomatlar için problem oluşturmayacağız” demişti, Putin hamlesinin ardından Trump bir açıklama yapıyor, “Harika bir hareket onun” yani Putin’in “çok akıllı olduğunu hep biliyordum” ifadelerini kullandı.

ADNAN OKTAR: Güzel yani çok iyi bir arkadaşlık oluşturacaklar benim gördüğüm. Tayyip Hocam, Trump, Putin İngiliz derin devletini tepelemek için sistem son ayarda yani. İmam Mehdi (as)’nin bereketiyle inşaAllah, Seyyidina İsa Mesih İbn-i Meryem’in de duasıyla bereketiyle bu konu bitecek. Bekle deccal geliyoruz. İnlerine gireceğiz inlerine, Tayyip Hocam bir gün bağıracak göreceksiniz.

İçkiler de geldi, en güzel içki sudur, en faydalı içki.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler burada sona eriyor. Tekrar görüşmek üzere hoşça kalın. 

Masaüstü Görünümü