Harun Yahya

Sohbetler (16 Ocak 2017; 12:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza devam ediyoruz, inşaAllah. Buyurun Adnan Bey, hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Haberler sizde. Teşekkür ederim. Buyurun sizden dinliyoruz.

KARTAL GÖKTAN: Dün gece Kırgızistan’ın Bişkek kentinde Türk kargo uçağı düştü. 5 mürettebat ve düştüğü yerdeki 6’sı çocuk 27 kişi hayatını kaybetti. Reuters’e konuşan Kırgız yetkililer kazanın gerçekleştiği sırada bölgede yoğun sis olduğunu ve olayda 15 binanın hasar gördüğünü belirttiler.

ADNAN OKTAR: Allah Allah. Kırgızistan’da. Allah rahmet etsin hepsine. Allah ailelerine sabır, iman, hidayet nasip etsin.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Anayasa değişikliği teklifinde yer alan 18 maddenin teker teker görüşülüp kabul edilmesiyle birinci tur sonuçlanmış oldu. Birinci görüşmenin bitmesinden itibaren en az 48 saat geçtikten sonra yani 17 Ocak Salı günü ikinci tura geçilecek. İkinci turda maddelerin teker teker oylanmasının ardından anayasa değişikliği teklifinin tümünün kabulü için oylama yapılacak. Anayasa uyarınca 330’la 367 arasında oy alan anayasa değişikliği teklifinin cumhurbaşkanlığı tarafından referanduma sunulması zorunlu. 367 ve üzerinde oy alan anayasa değişikliklerini ise cumhurbaşkanı isterse referanduma götürüyor sunuyor.

ADNAN OKTAR: Referandum refere ediliyor yani. Referans. Tamam.

Ne diyelim? “Sevgi birliğini özlüyoruz” diyelim, evet.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Dünya basınında en son yayınlanan yazılarınız şunlar Adnan Bey; Katar’ın ilk İngilizce günlük gazetesi Gulf Times’te “Kıbrıs konferansı için olmazsa olmaz şartlar” başlıklı makaleniz yayınlandı. Makalenizde, adada kalıcı barış ve istikrarı sağlayacak ve 70 yıl öncesine dönülmesini önleyecek yegane çözümün iki devletli model olduğunun altını çiziyorsunuz. Şu anki mevcut sınırların hiçbir taviz verilmeden aynen korunması gerektiğini vurguluyorsunuz.

Amerika merkezli Jefferson Corner sitesinde “Milenyum kuşağını kazanmak geleceği kazanmaktır” başlıklı makaleniz yayınlandı. Yazınızda, yakın bir gelecekte dünyadaki pek çok mevkii devralacak milenyum jenerasyonunu üstün kişilik ve kalite düzeyine taşıyabilmek için hükümetlere, düşünce kuruluşlarına, medyaya ve akademisyenlere çok hayati görevler düştüğünü anlatıyorsunuz.

Amerika’dan yayın yapan haber portalı News Rescue’de “Discovery Science kanalında yaşamın başlangıcı hikayeleri” başlıklı makaleniz yayınlandı. Discovery Science kanalının yaşamın başlangıcı konusunda verdiği mizahi kendilerini küçük düşüren bilim dışı izahlarına cevap veriyor, canlılığın Allah’ın “Ol” demesiyle başladığını Kuran ayetleri ve bilimsel delillerle anlatıyorsunuz.

Pakistan’ın İngilizce haber sitesi Daily Mail’de “Moskova zirvesi ve büyük ittifak” başlıklı makaleniz yayınlandı. Yazınızda, 20 Aralık’ta yapılan üçlü zirvenin öneminden bahsediyor, dostluk ve barış üzerine kurulan bir ittifakın büyük bir güç demek olduğunu vurguluyorsunuz.

Merkezi Kuveyt’te bulunan beş dilde yayın yapan İslami internet sitesi Truth Seeker’da ise, “Birkaç aşamalı plan yapabilen imparator tırtılı” başlıklı makaleniz yayınlandı. Yazınızda, imparator tırtılının Allah’ın ilhamıyla kendini düşmanlarından korumak için ihtimal hesapları yaparak geliştirdiği yöntemlere değiniyorsunuz, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Danimarka’dan bir faaliyet haberimiz var. Resimlerini gösterebiliriz. Danimarka’da Erhan ve Filiz kardeşlerimiz 520 adet Danimarka’ca “evrim yalanı” broşürleri dağıtmışlar.

ADNAN OKTAR: İyi yapmışlar. 520 kişi 520 bin kişi demektir, o ona anlatır, o ona anlatır muazzam etkisi olur. Bak, Türkiye’de Darwinizm’in anlata anlata geçersizliğini hükümet geldi-çattı dedi ki “Darwinizm’in eğitimini aşama olarak yasaklayacağım. Birinci aşaması çok iyi. Niye yasaklıyor? Çünkü dünya tarihinin en büyük hurafesi, dalga geçiyorlar insanlarla alay ediyorlar. Kainatın yaratılışını tesadüfle anlatıyorlar. Kardeşim, tesadüf neyi yapar? Etme çatma profesör adamsın, üniversite okumuş adamsın. Tesadüf neyi yapar? İnsanları, hayvanları, bitkileri, portakal, limon, elma, armut her şeyi tesadüf yapmış. Rezalet bir izah yani çok berbat bir izah.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: İngiltere’nin kendi kanunlarına uygun olmayan bir şekilde Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerine gizlice silah sattığı iddia edildi. Satışın, içeriğin gizlenebildiği şeffaf olmayan bir lisans türüyle yapıldığı belirtildi. Birleşik Krallık Silah Sanayisi dünyanın en büyük silah tedarikçilerinden biri. Krallıktan en çok silah talep eden ülkelerin arasında da Suudiler ve diğer körfez ülkeleri geliyor.

ADNAN OKTAR: Cayır cayır para ödüyorlar. Deccal silah satıyor bunlara İngiliz derin devleti. Müslüman ülkeler de kendilerini öldürmek için olan silahlara para veriyorlar. Sonra da adamlara kendilerini öldürttürüyorlar para karşılığında. Deccalın rezaletine bak, yaptığı kepazeliğe bak.

Evet, dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Berlin’de Noel pazarında 12 kişiyi öldüren ve 50 kişiyi yaralayan Tunus asıllı Anis Amri’nin Alman Dış İstihbarat Servisi’yle bağlantısı ortaya çıktı.

ADNAN OKTAR: Alman Dış İstihbaratı diye bir şey yok, İngiliz derin devleti vardır. Alman Dış İstihbaratı’nı kuran İngilizlerdir. İç istihbaratını, dış istihbaratını kuran o. Almanya’nın daha ordu kurma hakkı bile yoktu. Yakın zamana kadar ordu kurma hakkı bile yoktu. Usulen sembolik ordu kurdular, istihbaratı tamamen İngiltere’nin kontrolünde.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Ekrem Kızıltaş bugünkü yazısında “Hala nasıl olup da okul kitaplarında kalabildiğine akıl erdirilmesi güç konulardan birisi de evrim teorisidir. Bu iddianın sahipleri, evrimin bulunacak fosillerle ispat edileceğine inanıyorlardı eski yıllarda. Ancak günümüzde bilim dünyası neredeyse milyonlarca fosile sahip durumda. Ve bulunabilen bütün fosillerin ortaya çıkardığı gerçek şu; milyonlarca yıl önce bile karınca aynı karınca, yılan aynı yılan, böcek aynı böcek, maymun aynı maymun ve insan aynı insandı. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın açıklamaları ve tabii bu açıklamanın ardından başlatılan tepkiler artık bu saçmalıktan kurtuluyor olduğumuzun işareti” dedi.

ADNAN OKTAR: Hoca’ya helal olsun. Hoca bizi güzel takip eden, bize sevgisi olan, konuyu da çok iyi kavramış bir insan. “Darwinizm’i siz yerinden bile kıpırdatamazsınız” dediler. “Dünya çapında bir güç” dediler. “Milyonlarca profesör, doçent, öğretmen tarafınsan savunuluyor, yüz binlerce gazete, radyo, televizyon savunuyor yenemezsiniz” dediler. Yenemez miymişiz? Yendik ve çökerttik.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Oktar ile Sohbetler burada sona eriyor. Tekrar görüşmek üzere hoşça kalın.

Masaüstü Görünümü