Harun Yahya

Sohbetler (21 Ocak 2017; 12:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza devam ediyoruz inşaAllah. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz.

BÜLENT SEZGİN: Hoş bulduk.

ADNAN OKTAR: Ne diyelim? Bir etiket yapalım. “Sevgi birliği hayırlıdır” diyelim.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Dün El Bab’da Fırat Kalkanı Operasyonu sırasında IŞİD mensupları tarafından yapılan saldırıda 5 askerimiz şehit olmuştu Adnan Bey. 9 askerimiz yaralanmıştı. Şehitlerimizin kimlikleri belli oldu fotoğrafları gösterebiliriz. Bahattin Bakır şehidimiz, Emre Doruk, Mete Can, Ramazan Taşkın, Sami Topal.

ADNAN OKTAR: Hepsini Allah mübarek etsin şahadetlerini, Allah ibadetlerini kabul etsin, şahadetlerini kabul etsin, makbul etsin, meşhur etsin, Cenab-ı Allah bizlere de nasip etsin. Ne mutlu ailelerine, ne mutlu kendilerine, Allah sabr-ı cemille annelerini babalarını güzelleştirsin. Evet sabır ibadet onlar da oradan sevap alacaklar.

PKK, Türkiye’nin dediği bölgelere pek onların çekilmeye niyeti yok. Onlar ancak herhalde  zor kullanarak gider de IŞİD yani enayilik yapmasın oralarda niye duruyor ki? Çekilsin gitsinler yani Türkiye’nin dediği bölgelerden çekilsinler, ne mantığı var orada durmanın? Hiçbir anlamı yok, amacı da yok. Türkiye çekilsin diyorsa çekil git, oturup askere direnmenin alemi ne? Nedir yani? Ne kazanıyorsun? IŞİD tamamen çekilsin yani Türkiye’nin dediği bütün bölgelerden çekilsin.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Dün gece İstanbul Vatan’daki Emniyet binasına lav silahıyla ateş açıldı, saldırıda binanın dış bahçe duvarı isabet aldı ölen ya da yaralanan olmadı, saldırgan kaçmayı başardı. Bu olayın hemen ardından bir buçuk saat arayla AK Parti İl Binası’na da lav silahıyla bir saldırı düzenlendi. Lav silahı bina içindeki bir panoya saplandı ve patlamaması nedeniyle olası bir facia yaşanmadı bu saldırgan da kaçmayı başardı.

ADNAN OKTAR: Lav silahı nedir ya bu boru gibi bir şey var o mu? Roket yani. Bu adamlar nasıl kaçıyor? Ben anlamıyorum, herkesin gözü önünde oluyor, adam koca silah böyle benim bildiğim soba borusu gibi bir şey. Elini kolunu sallayarak onların oraya kadar nasıl geliyor bütün milletin gözü önünde ateşliyor her yer duman barut oluyor sonra da adam elini kolunu sallayarak çekip oradan gidiyor, ben bu işleri anlamıyorum.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Donald Trump Amerikan Başkanlığı görevini dün resmi olarak devraldı. Görevi devralmadan önce ailesiyle birlikte Beyaz Saray yakınlarındaki St. John Kilisesi’nde ayine katıldı. Kilisenin önünde çekilmiş fotoğraflar da var.

ADNAN OKTAR: Kilisedeki ayine katıldı, Trump’ın dindar olması çok güzel dindarlığını teşvik edelim. Müslüman aleminde çok yanlış bir imaj var Hristiyanları ezmek, Hristiyan’ı kafir bilmek aşağılamak. Ya kardeşim teşvik et adam dindar olsun daha ne istiyorsun? Kiliseye gitsin yani kiliseleri boşaltmak istiyor. Meyhane olunca işine mi geliyor senin? Diskotek olunca işine mi geliyor? Bu nasıl bir akıl? Kiliseler dolsun, Hristiyanlar gelsin ibadet etsinler yani aslında ne derse desinler her halükarda tek bir Allah’a inanıyorlar. Herkes aklı başında o günler geçti artık yani ancak Allah’ın tecellisi derler İsa Mesih için tecelli yani o zaten düzeltilebilecek bir şey ama kiliseler boşaldı mı düzeltecek faydalı hale getirecek bir çalışma da yapamazsın. Onun için bu insanların dindar olmasını sevinçle karşılamak lazım. Takdir etmek, teşvik etmek lazım hatta kilise farz edelim meyhaneye çevrilse satın alıp Müslümanla Hristiyanlara orayı vermeleri lazım geri. Çünkü Müslümanın kiliseyi koruması gerektiğini Allah Kuran’da söylüyor. Sinagogu, mescitleri koruması gerektiğini söylüyor. Kilise diskoya çevrilir mi ya, meyhaneye çevrilir mi? Müzeye çevriliyor. Olmaz öyle şey. Orası ibadethane olarak kullanılacak. Onun için Müslümanlar öyle bir şey gördüklerinde hemen onu Hristiyanlara iade edecek bir çalışma yapsınlar.  Ne olacak yani nihayetinde meyhanenin verdiği parayı veremeyecekler mi? İnsan biraz iktisat eder değil mi onun parasını karşılar.

Trump’ın dindarlığını bütün İslam alemi desteklesin. Musevileri zaten desteklediğini görüyorum daha güçlü olabilir, Rusya’nın desteği daha güçlü olsun. Türkiye’nin güçlü bir desteği olursa çok iyi olur. Müslüman ülkeler Türki devletler özetle tam anlamıyla Trump’ı desteklesinler. Amerikan rüyasına geri Amerika’yı çevireceği anlaşılıyor. Onu ben aylar önce söylemiştim bak Trump dün yine söyledi ‘Amerikan rüyasını yeniden canlandıracağız’ dedi, ben onu söyleyeli aylar oluyor.

Yukarıda otururken konuşuyorduk da bir ara arı aklıma geldi arı ya o hayvan bunu nasıl yapıyor? Yani o peteklerin altıgen yapılması çok büyük olay.  Bir de açı veriyor onlara, içini dolduruyor, doldurduktan sonra kapatıyor, o balı toplayıp oraya depolamak falan sırf bu konu başka bir şeye teksif olmadan bir insan bütün dikkatini buna çok iyi verse, çok iyi kavrasa muazzam imanı güçlü olur. Tek başına başka hiçbir şeye değil sırf o, çok acayip bir olay bu. Arı bakıyoruz hayvana kafası beyni, toplu iğne kadar beyni yok tamamen şuuru kapalı bir varlık ya bu ne ustalıktır kardeşim yani akıl almaz bir ustalık ve yetenek. Vücudu da gıcır gıcır zaten felaket yakışıklı oluyorlar yani jilet gibi pırıl pırıl parlıyor vernikli gibi. Balı hayvan alır yer benim bildiğim o çiçek özünden alır yer, Allah Allah egoist değil hayvan alıyor getiriyor balı o şeyin içine dolduruyor çok şaşırtıcı hem de bal kıvamına getirip koyuyor. Dolduktan sonra da incecik bir hatla düzgünce kapatıyor bal akmıyor orada duruyor, çıkarıyorsun adam duruyor akmıyor bayağı sağlam yapıyor. O altıgen kutuların düzgünlüğü hepsi birbirine eşit bu olacak iş değil bunu insan yapamaz. Jilet gibi düzgün nereden aklına geliyor da yapıyorsun? Birinci yüz; altı tane yüz yapacak ya, derinlemesine düzgün olması lazım arka kapak kapalı bu ne çalışkanlıktır ya bu ne şevktir yani. Hayır, bir tek onunla da bitmiyor olaylar yavruların beslenmesi, içerinin temizliği, çiçek oluyor bir yerde arkadaşları gelip onu dansla bildiriyor yani bu konu öyle düz anlatmayla olacak bir şey değil bu yani bunun uzun uzun kavranması düşünülmesi gerekiyor.

BÜLENT SEZGİN: Hocam gittiği çiçeği işaretliyor başkaları gelip vakit kaybetmesin diye.

ADNAN OKTAR: Bu çok acayip.

BEYZA BAYRAKTAR: Patilerinde polen torbalarıyla yaratılmış daha rahat toplayabilmesi için.

ADNAN OKTAR: Polen torbası, ya kardeşim bir kere o torba ne alaka ya çok acayip bir şey. Sen onu neye doldurursun tıka basa dolduruyor yani nereden biliyorsun onu kullanacağını, alıp götürüyor adam onu sıvıyor kullanıyor ya. Balı biliyor, onu biliyor, arı sütünü biliyor nasıl kullanacağını.

BEYZA BAYRAKTAR: Bazı türleri bebeklerini güneşlendiriyor, güneşin en sağlıklı verim alabileceği zaman güneşe çıkartıyor.

ADNAN OKTAR: Arı beyni en gelişmiş bilgisayardan 625 kat daha fazla işlem kapasitesine sahipmiş, en gelişmiş bilgisayardan 625 kat. Aslında beyin de değil bu bir sinir düğümü, beyin de yok kafada, ufak bir sinir düğümü var tepesinde o kadar.

BEYZA BAYRAKTAR: Ayette; “Rabbin bal arısına vahyetti.” (Nahl Suresi 68) diye geçiyor.

ADNAN OKTAR: Çok büyük olay bu tabii vahyin dışında olacak iş değil. Kardeşim 3 bin göz bir araya geliyor adamın gözünü oluşturuyor, 3 Bin göz jilet gibi göz mercekleri jilet gibi, 3 bin bir tarafta 3 bin bir yanda.

EBRU ALTAN: Ultraviyole görüşe sahip yine çiçekleri, işaretlenen çiçekleri öyle görüyor, hangisinden polen alındı? Hangisinden polen alınabilecek diye.

ADNAN OKTAR: Bu nedir böyle ya? Göz 3 bin mercek bak mercekler tam ilgili noktaya götürüyor görüntüyü düşürüyor, 3 bini de kusursuz, 3 bin mercek.

BEYZA BAYRAKTAR: Yusufçuğun her bir gözünde 30 bin var.

ADNAN OKTAR: Her gözünde 30 bin?

BEYZA BAYRAKTAR: Evet.

BÜLENT SEZGİN: Arı inşaat malzemesini kendi vücudunda üretiyor balmumunu, petekleri onunla yapıyor.

EBRU ALTAN: Bir de ancak gideceği yere gideceği kadar besin alıyor daha fazlasını almıyor onun da hesabını tam kusursuz yapabiliyor ne kadar enerji harcayacağını.

BEYZA BAYRAKTAR: Çok itaatli ve çok fedakarlar işçi arılar, ömürlerini işçi arı olarak geçiriyorlar.

ADNAN OKTAR: 100 çeşit çiçek içinden böyle tatlısı olan, poleni sıkı olan çiçeğin kokusunu anlıyor metrelerce uzaktan. Halbuki yüzlerce çiçek oluyor orada karışık adam kokuyu alıyor direkt eliyle koymuş gibi gidip orayı buluyor. O kovanın içini temizlemeleri gıcır gıcır içi ya, o kadar böcek doluşuyor toz toprak her şey olması lazım, bal bir çıkıyor kardeşim jilet gibi ya tertemiz al tabağa ye direkt. Bu nedir ya? Bu çok acayip bir şey aslında.

BEYZA BAYRAKTAR: Kovana bir eşek arısı saldırısı olduğunda kovanın hemen girişine gelip kanatlarını çırpıyorlar çok yüksek derecede bir ısı oluşturuyorlar eşek arısını bertaraf ediyorlar.

ADNAN OKTAR: Eşek arısının uçması da öyle acayip, tanker gibi bir şey kanatları ufacık, ayı gibi ya yani bildiğin ayı, kanatları da ufacık, normalde teknik olarak uçmaması gerekiyor onun uçamaması gerekiyor o kanat yapısından dolayı küçük kanatları çünkü. Gövde ayı yani adam gram hesabıyla ağır böyle, havada keklik gibi sekiyor.

BÜLENT SEZGİN: Hocam arılar 25 milyon yıldır aynı görevi aynı işi yapabiliyorlar hiçbir değişikliğe uğramamışlar, dün göstermiştik fosilleri vardı amber içinde korunmuş 25 milyon yıllık arı fosili.

EBRU ALTAN: 100 Milyon yıllık Burma amberlerinde de arı örnekleri çok fazla var hatta o biraz önce Beyza’nın da söylediği polen toplayan keselerden de çok net görünüyor.

ADNAN OKTAR: Bunu bir daha söyle.

BÜLENT SEZGİN: 25 Milyon yıllık bir fosil arı fosili, iğnesiz arı, amber içinde korunmuş bu şekilde hiçbir değişikliğe uğramamış, günümüz arısıyla arılara birebir aynı.

ADNAN OKTAR: Sabah 9:00’da arıyı sokaktan alıyorlar akşama doğru saat 17:00 gibi yeniden bırakıyorlar eliyle koymuş gibi hiç alakasız yer mesela bir kilometre öteye götürülüyor, hiç bilmediği bir yere götürülüyor bir kilometre öteden falan gidip yerini buluyor, kovanı eliyle koymuş gibi buluyor, mümkün mü? Nereden bulacaksın onu yani? Bu nasıl bir akıldır bu nasıl bir zekadır hayret. Şu polen torbaları var mı? Görünüyor mu?

BÜLENT SEZGİN: Gösterebiliriz.

ADNAN OKTAR: Baksana herife eşek yükü gibi yüklemiş hem de iki tane, birde üst baş her yeri polen tam dombili yani.

EBRU ALTAN: Yavrularını beslerken polen karıştırıyor yine o besledikleri maddeye böylece onları aşılamış oluyor doğal olarak yavrular ilk içeriğiyle karşılaştığında aşılanmış oluyorlar.

ADNAN OKTAR: Gözü çok acayip o kadar çok mercek.

BÜLENT SEZGİN: Gösterebiliriz.

ADNAN OKTAR: Allah Allah, bak orada arı kovanı gibi arı peteği gibi aynı sistem orada da var. Allah Allah bu merceklerin düzgünlüğü. Tek bir görüntü oluşturmasını söylediniz az önce bu çok mucizevi bir şey.

ADNAN OKTAR: Tabii bunlar iki taraflı, hayvana tek bir görüntü veriyor yani anlatılır gibi değil.

BÜLENT SEZGİN: Tesadüfen oldu diyorlar bunların hepsine.

ADNAN OKTAR: Tesadüfler sonucu oldu diyorlar. Ben merak ediyorum bunları ahirette nasıl bu konuları açıklayacaklar? Kovanı havalandırıyor hep beraber vız hepsi şamata yapıyorlar. Yeni yuva yapma kararı aldıklarında keşif yolluyorlar, adamlar ayarlıyor büyük bir ekip hadi bakalım yeni yuva kuracağız diye gidiyorlar yani ayrılma kararını nasıl alıyorsunuz toptan bu nasıl oluyor hayret ediyorum.

EBRU ALTAN: Bir de hepsi itaat ediyor sizin dediğiniz sistemde, gitmeleri gereken yere gidecek ekip hemen çıkıp gidiyor hiçbir sorun çıkmıyor.

ADNAN OKTAR: Bu konuyu tabii kitap olarak değil bunun hayretini ifade eden kitap olarak yazmak lazım, hayret kitabı olması lazım hayret, şaşkınlık ve hayret yani bilimsel anlatılacak bir konu değil bu. O hayretin üstünde çok durmak lazım yani çok acayip şeyler bunlar ama çok çok acayip.

Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Trump’ın göreve gelmesinin ardından yapılan ilk değişiklik Beyaz Saray’ın web sitesinden homoseksüel haklarıyla ilgili bölümün silinmesi oldu.

ADNAN OKTAR: Helal bir alkışlayalım onu.

KARTAL GÖKTAN: 24 TV’den Selim Atalay Twitter hesabında bu durumu ‘Beyaz Saray web sitesinden iklim değişikliği, homoseksüel hakları bölümü silindi’ paylaşımıyla duyurdu. Beyaz Saray’ın web sitesinde bu bölüm arandığında şu anda ‘özür dileriz böyle bir sonuç çıkmıyor’ yazısıyla karşılaşılıyor.

ADNAN OKTAR: Çok güzel olmuş, Trump’a bu bir kere bereket. Tevrat’a, İncil’e ve Kuran’a uymuş oldu, Allah’ın beğeneceği bir güzellik yapmış oldu. Obama millete kendince şirinlik yapıyor, kendini küçük düşürüyor, kimsenin kaale almadığı bir adam şimdi bak sokaklarda falan geziyor hiç kimse onunla muhatap olmaz. Gelsin burada portakal satsın Eminönü’nde başka hiçbir işe yaramaz şu an. Bayağı da iyi yapar o işleri. Helalinden kazanır işte daha iyi olur.

Kardeşim bir de bunların kovanının içi de simsiyah karanlık, onu sen incecik, düzgün nasıl yapıyorsun? Zar gibi incecik o altıgenler, jilet gibi de düzgün. Hepsinin derinliği aynı, açıları aynı, genişlik aynı, bal yoğunluğu aynı. Balı nasıl dolduruyorsun onun içine? İnsan onu yapmaya kalksa üstü başı her yeri bal olur. Hiçbir yerine bulaştırmıyor. Dolduruyor çaka çaka, gayet de güzel kapatıyor. Kapattıktan sonra akmıyor bal, duruyor. İstediğin kadar duruyor. Hayır hayvanın kendi yiyeceği bir şey de değil, hayvanın işine de yaramaz çünkü onun bir avuç göbüşü var yani o ne yiyecek?

HÜSNA KARAKUŞ: Peteği yapmaya farklı köşelerden başlıyorlar. Ortaya geldiklerinden hepsi birleşiyor ve mükemmel bir şekil oluyor, hiçbir şekilde bir bozukluk olmuyor.

ADNAN OKTAR: Kardeşim o da çok acayip yani. Sırf bu bile çok çok acayip.

EBRU ALTAN: Bir de siz az önce tertemiz dediniz. Antibakteriyel madde biz yapamıyoruz bir yiyecek maddesi hazırladığımızda ama onlar tozun toprağın içinden antibakteriyel bir bal üretiyorlar maşaAllah.

ADNAN OKTAR: O petek metek küflenip batması gerekir, mikroplar, bakteriler, mantar her şey üremesi lazım. Hiçbir şey olmuyor.

BEYZA BAYRAKRTAR: Sarsıntıya dayanıklı.

ADNAN OKTAR: Zaten mükemmel yapıyorlar.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Sabah saatlerinde İstanbul Esenyurt’ta polis aracına ateş açan bir kişiye araçtaki polisler karşılık verdi. Kısa süreli çatışma sonrası saldırgan olay yerinde silahını, bir el bombasıyla çantasını bırakarak kaçtı. Saldırıda ölen ya da yaralanan olmadı.

ADNAN OKTAR: Silah kalitesi çok düşük polislerin. O bir sorun. Tabancayla hiçbir şey olmaz, tabanca nedir? Çat çat çat. Zaten menzili elli metre falan. Tabancayla ne olur? Böyle gelişmiş silah versinler, otomatik silah polise. Ne mahsuru var ben anlamıyorum. Adam geliyor otomatik silahla ateş edip kaçıp gidiyor. Polis tabancayla.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Adnan Bey, arılar petekleri üretirken bal mumu kullanıyorlar demiştiniz inşaAllah. Bu bal mumu pulcuklarını nasıl ürettiklerine dair bazı bilgiler vardı. İşçi arıların karınlarından çıkan pulcuklar yaklaşık üç milimetre uzunlukta ve sıfır bir milimetre kalınlıkta. Tek bir peteğin inşası için yaklaşık seksen bin pulcuk gerekiyor. Hücre duvarları hep aynı kalınlıkta ve her zaman diğerine on iki derece açıyla. Bir arının bir bal mumu plakasını çıkartıp çiğneyip peteğe yapıştırması yaklaşık dört dakika sürüyor.

ADNAN OKTAR: Göbüşünün altında çıkıyor değil mi bu plakalar?

BÜLENT SEZGİN: Evet.

ADNAN OKTAR: Zar gibi.

BÜLENT SEZGİN: Bir kilo bal mumu üretmek için yüz elli bin arının çalışması gerekiyor.

ADNAN OKTAR:  Yani Allah, bal yapacağını biliyor, alttan plakalar çıkartıyor. Allah torba yapmış, torbaya da poleni dolduruyor. Bak alttan ince plakalar, hayvanın başka hiçbir işine yaramaz, ince plaka. Bal yapımında, peteklerin inşasında kullanıyor.

BÜLENT SEZGİN: Bir kilo bal mumu üretmek için altı ila sekiz kilogram bal yemeleri gerekiyor arıların çünkü salgı bezlerinde balın içerdiği şekeri kullanıyorlar.

ADNAN OKTAR Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: Davos Ekonomi Zirvesi’ne katılan Soros yaptığı konuşmasında Trump’ın başarısız bir diktatör olacağını iddia etti. Bu sözleriyle yetinmeyen Soros, Trump için ayrıca hilekar ve sahtekar değerlendirmesinde de bulundu. Trump’ın görevi devralmasının ardından piyasaların zayıflayacağını ve Trump yönetiminin politikalarının çevresini saran belirsizlikle karşı karşıya kalacaklarını ve bunun da uzun vadeli yatırımları olumsuz etkileyeceğini savundu. “Trump’ın başarısız olmasını isteyen insanlar beni sevdiğinden değil, Trump’ın fikirleri kendi özünde çelişkili olduğundan ve çelişkiler danışmanları tarafından somutlaştırıldığından onu desteklemiyorlar” dedi.

ADNAN OKTAR Aynı bak Tayyip Hoca’ya yaptıklarını ona da yapıyorlar. Ekonomik yönden Amerika’yı çökerterek Trump’ı çökertmeye çalışıyorlar. Şimdi Tayyip Hoca’ya da onu yapmaya çalışıyorlar. Tayyip Hoca CHP’yi de yanına alsın. CHP hep birlikte hareket etsinler. Yoksa bu uluslararası deccaliyet, İngiliz derin devleti her yerde eli kolu var. Yani öyle tek başına yapılacak bir şey değil. İslam aleminin birleşmesi için de adamları çağırsın Türkiye’ye, ısrar etsin. Bunlar bir kere demeyle pek anlamazlar, ısrar gerekiyor. Israrda bazen açılıyor kafaları. Israr ederseler kafaları açılır. İttihat-ı İslam için tekrar tekrar uyarsın. Hadislerde de bu var. Birdenbire üstlerindeki o gaflet açılmıyor.

BÜLENT SEZGİN: Trump İncil’e el basarak yemin etti ve yaptığı konuşmada şunları söyledi Adnan Bey. Washington’dan aldığı yönetimi halka devredeceğini söyledi. “Bugüne kadar siyasetçiler ve çok küçük bir zümre hep yönetimin meyvelerini topladı ama halk fakir kaldı. Onlar kutlamalar yaparken halk zorluklar içinde yaşadı. Bunu tersine çeviriyorum” dedi. “Başka ülkelerin ordularını güçlendirmek ve başka ülkelere trilyon dolarlar akıtmak yerine Amerika’yı güçlendirme sözü verdi. Radikal İslam’a karşı medeni dünyayı bir olmaya çağırdı. Ve kutsal kitaptan alıntı yaparak “İncil bize şöyle der; Ne kadar iyi ve güzeldir. Tanrı’nın insanları birlikte ve birlik olarak yaşadığında kimseden korkmamalıyız. Bizi ordumuz ve kanunlarımız koruyacak ama en önemlisi Allah’ın koruması altındayız” dedi.

ADNAN OKTAR: İncil’den okuduğu kısım, bir daha oku onu. Yani Tevrat’tan okuduğu kısım.

BÜLENT SEZGİN: “İncil bize şöyle der; ne kadar iyi ve güzeldir. “Tanrı’nın insanları birlikte ve birlik olarak yaşadığında kimseden korkmamalıyız. Bizi ordumuz ve kanunlarımız koruyacak ama en önemlisi Allah’ın koruması altındayız” dedi. “Hepimiz yaşam enerjisini aynı Yüce Yaratıcı’dan alıyoruz.”

ADNAN OKTAR: Tevrat’tan okudu mu Trump? Tevrat’tan okudu. “Ne iyi ne güzeldir birlik içinde kardeşçe yaşamak.” Masonluğun bütün tapınaklarında kullanılan meşhur sözü söyledi. Bütün dünyadaki mason tapınaklarında, mason toplantılarında bu önden okunur dua olarak. “Ne iyi ne güzeldir birlik içinde kardeşçe yaşamak. Tıpkı Harun’un başından sakalına, sakalından elbisesine dökülen yağ gibi.” Bunu okudu Trump. Bilerek ve kasıtlı olarak okudu bu bölümü de.

BÜLENT SEZGİN: Trump konuşmasını “Allah sizi korusun, Allah Amerika’yı korusun” sözleriyle bitirdi. Ayrıca suçların, çetelerin ve uyuşturucunun önüne geçeceğini söyledi. Amerikan rüyasını tekrar dirilteceğini belirtti.

KARTAL GÖKTAN: Yemin töreninden resim de vardı.

ADNAN OKTAR: İki İncil üstüne elini koyup yemin etti. Biri kendi İncil’i, çocukluğundan beri kullandığı İncil, biri de bütün başkanların üzerine el koyup yemin ettiği İncil.

BÜLENT SEZGİN: Trump şu ana kadar ki en dindar başkanlık törenini yaptı deniliyor. Time Dergisi “Trump’ın başkanlık töreninde altı din adamı dua etti. Bir Katolik, dört evanjelik rahip, bir Ortodoks Musevi haham.” İlk defa haham dua etmiş oldu böylece.

ADNAN OKTAR: İlk defa haham dua etti. Çok önemli, hayırlı olmuş.

KARTAL GÖKTAN: Bir de Adnan Bey, Trump konuşmasında Establishment denilen yapıyı eleştirdi. Bu Amerika’da derin devlet için kullanılan bir terim. “Bundan sonra da onların dönemi bitti” dedi.

ADNAN OKTAR: Yani İngiliz derin devletine meydan okumuş.  İlk aşama güzel. İngiliz derin devletinin saltanatına son verdim diyor öyle mi? Dediklerimiz doğru çıkıyor demek ki. Bak Trump tarihi bir açıklama yaptı. İngiliz derin devletinin zaten başka derin devlet yok Amerika’da, İngiliz derin devleti var. Onun saltanatına son verdim diyor. Güzel. Hem Haham Tevrat’tan bölüm okudu, hem de Trump. Okunan bölüm Harun’la ilgili bölüm. Bütün mason tapınaklarında olan dua. Her mason bunu her toplantıda söyler. Daha önce de söylemiştim hatırlıyorsunuz. Buraya geldiklerinde de hahamlar aynı duayı okumuşlardı hatırlıyorsunuz, geçen geldiklerinde.

Trump birinci bölümünü okudu, ikinci bölümünü okumadı. Orada durdu. Harun’un başına dökülen Mesih yağı ve “sakalına, sakalından da elbisesine dökülen yağ gibi” diyor. Masonlukta son derece önemlidir bu. Moşiyah’ın başına dökülecek olan yağdan bahsediyor. Bir boynuz içerisine doldurulup o kutsal Mesih yağı başından dökülecek. Mehdi’nin yani Mesih Mehdi’nin başından dökülecek. Döküldüğünde eliyle meshediyor baş haham. Ama bol dökülüyor yani öyle az bir şey dökülmesi değil. Yani yüzüne dökülüyor, sakallarına geliyor oradan elbisesine dökülüyor. Üç bin beş yüz yıldan beri bunu bekliyorlar Museviler.

Dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Trump’ın serbest ticaret antlaşmaları konusunda İngiltere’ye öncelik vereceğini taahhüt ettiğini açıkladı.

ADNAN OKTAR: Canım ticaret yaparsın, ticaret yapmak bir şey değil insan ilişkileri olarak. Sadece İngiliz derin devletini istemiyoruz. Yani çakallık istemiyoruz. Amerikalı evanjelikler ve dindarlar Türkiye’de ne olduğunu, Putin ve Erdoğan’ın üzerine neden bu kadar gidildiğini şimdi anladık diyorlar. Yani İngiliz derin devletini anladık diyorlar yaptığı pisliği, ahlaksızlığı. Çünkü Trump’ın üzerine kudurmuş gibi gidiyorlar şu an. Hem ekonomiyi çökertmeye çalışıyorlar Amerika’da, hem istikrarsızlık, hem sokak hareketleri başlattılar. Aynı Tayyip Hoca’ya yapıldığı gibi. Putin, Trump, Tayyip Hocam ittifak etsinler, deccalı da ilan etsinler, Mehdiyet komitesi olarak bunlara cevap versinler. İsa Mesih komitesi olarak ve Mehdiyet komitesi olarak cevap versinler. Alenen deccal şu an karşılarındaki güç. Bak önümüzdeki günlerde bu daha şiddetlenecek, Trump’ın tahmininin üstünde olaylar olacak Amerika’da. Böyle sükunet olmaz yani yeri yerinden oynatacaklar. Deccal çok azılı bir mahluktur, kendini tanıtacak.

Lenin’in ölümünün doksan üçüncü yıl dönümüymüş bugün.  Twitter’da etiket birinci sıradaymış. Lenin, Darwinist teoriyi çok iyi benimsemiş Darwinizm’i kendi fikirlerinde temel alan bir insan. Darwinizm olmadan kendi fikirlerinin oluşamayacağını defalarca ifade ediyor. Lenin diyor ki “Polisleri, askerleri, devlet memurlarını öldürmek, devlet kurumlarında yangınlar çıkartmak, devletin hazinelerinde n paraları almak, devrimci komünist güçler yenilmez silahlı bir güç olarak ortaya çıkmalı. İnsanları öldürerek, bombalayarak, binaları havaya uçurarak korku yaymak ve bu şekilde” diyor “toplumun üzerinde komünist diktatörlüğü teşkil etmek iktidara ulaşmamızın önemli unsurlarındandır” diyor. “Kahrolsun terörizm” diyor adam işte söylüyor adam “bunu yapacaksınız” diyor. Lenin “kahrolsun terörizm” demiyor “terör mutlaka gereklidir” diyor. “Ve ben ilhamımı, düşüncemi, ana fikriyatımı Darwinizm’den alıyorum” diyor açıklıyor.

Polise silah konusunda yeni uygulama yapılsın, kaliteli silahlar verilsin. Tabancayla polisin kendini koruması çok zor. Bak o şehidimizi gördünüz. Çakallar sardılar içinde kaç on on iki tane mermi var tak tak bitiyor beş dakikada. Ondan sonra ne yapsın? Kaçmak mecburiyetinde kalıyor, saklanmak mecburiyetinde kalıyor. On iki mermiden ne olur? Bir kere mutlaka otomatik silah olması lazım üstünde. Yedek şarjör de en az altı tane falan yedek şarjör bulunması lazım üstünde. Ki rahatça çatışmada devam edebilsin.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü çevresinde bir çatışma olduğu Doğan Haber Ajansı Hürriyet duyurmuş ama var mı öyle bir şey?

KARTAL GÖKTAN: Evet öyle bir haber var.

ADNAN OKTAR: Emniyet Müdürlüğü’ne nasıl saldırabiliyor ben anlamıyorum. Çaka çaka polis dolu orası. Kardeşim ayrıca öyle bir şey yapabilir yapamaz demiyorum da yapanın orada kalması lazım. Kaçması diye bir olay olmaz. En az bir milyon mermiyle karşılık verirsin. Cehenneme çevirirsin ortalığı öyle şey olur mu? Kaçması maçması diye bir şey olmaz onun orada anında yakalanması lazım. Polise mühimmatın bol verilmesi gerekiyor. Karakollarda falan her yerde mühimmat çok olsun. Silah da en kaliteli silahlar olsun. Nedir o var mı öyle bir bilgi doğru mu?

BÜLENT SEZGİN: A Haber canlı veriyormuş şu anda.

ADNAN OKTAR: Ne var o göster bakayım.

KARTAL GÖKTAN: Açıyorum.

ADNAN OKTAR: Emniyetin arka girişinden ateş açılmış. Polis ateş açanlara arıyor. Orada sivil polis çok olması lazım. Ne bileyim orada mesela simit satan, efendim tuhafiyeci görünümünde çok fazla sivil polis olması lazım ve ağır silahla donatılmış olması lazım. Mesela tuhafiye dükkanında tezgahın altında ağır makinalı tüfek olması lazım. En az iki bin, üç bin mermi de bulunması lazım anında karşılık verilebilmesi için. Evet.

KARTAL GÖKTAN: A Haber görüntüsü açıktı şu an isterseniz. Ekrandan ben gösterebilirim.

ADNAN OKTAR: Tamam peki önemli bir şey yok yani. Evet. Bugün bu tip olayların olacağını polis biliyor zaten. Tayyip Hoca’nın İstanbul’da programları var. Onunla ilgili herhalde kendilerince yıldıracaklarını zannediyorlar. Tayyip Hoca’nın etrafında iyi bir blokaj oluşturmak lazım. İngiliz derin devletinin bir kudurması mevzubahis. Amerika’da da kudurdu şimdi Trump’a da saldıracaklar. Putin’e de saldırıyorlar, İran’a da saldırıyorlar. Aman aman aman İran, Türkiye, Putin ve Trump tam ittifak halinde olsunlar. İngiliz derin devleti üç yüz yıllık bir şeytani örgütlenme. Ahir zamanda deccal olarak zuhur ediyor şu an deccal olarak zuhur etmiş durumda çok dikkatli olmak lazım.

KARTAL GÖKTAN: Herkül rolüyle ve Andromeda dizisindeki Kaptan Dylan Hunt karakteriyle tanınan Norveç asıllı Amerikalı aktör Kevin Sorbo’ya sizin Gelin Birlik Olalım kitabınızı arkadaşlarımız hediye etmişler İngilizcesini kitabın. Resmini görebiliriz Kevin Sorbo’nun. Bir de Kevin Sorbo’nun A9’a hitaben bir konuşması var video olarak onu izleyebiliriz. 

ADNAN OKTAR: Kitap elinde, resmini göreyim.

KARTAL GÖKTAN: Görebiliriz.

ADNAN OKTAR: İsmi neydi bu beyefendinin?

KARTAL GÖKTAN: Kevin Sorbo.

ADNAN OKTAR: Evet hangi kitap elindeki?

KARTAL GÖKTAN: Gelin Birlik Olalım isimli kitabınız.

ADNAN OKTAR: Bu değerli arkadaşımız filmlerde görev aldı öyle mi? Hangi film?

KARTAL GÖKTAN: Evet, Herkül rolüyle daha önce çevrilen bir dizi vardı resmini de görebiliriz. Bu dizide meşhur olmuştu ve Andromeda dizisinde de Kaptan Dylan Hunt rolünü oynamıştı. Norveç asıllı Amerikalı aktör.

ADNAN OKTAR: İyi çok güzel.

Twitter’da bir numaralı etiket nedir?

KARTAL GÖKTAN: “Terörün kaynağı Darwinizm”

ADNAN OKTAR: Görebiliyor muyuz?

BÜLENT SEZGİN: Gösterebiliriz.

ADNAN OKTAR: Bak millet demek ki fitneyi, kaynağını görmüş. Terörün kaynağı Darwinizm Twitter’da bir numarada, doğru.

Var mı, hazırlayın demiştim evrimi o filme uyarlayın demiştim. Yaptılar mı, acaba onu?

KARTAL GÖKTAN: Evet iki farklı versiyon var şu anda.

ADNAN OKTAR: Göreyim.

Bu Darwinistlere acıyorum bak bir kere benim elime düştüler. Hakikaten benden kurtulamazlar. Siz böyle bir hataya nasıl düştünüz? Nasıl düştünüz böyle bir hataya? İnanılır gibi değil koskoca adamlarsınız. Bunu nasıl kabul ettiniz? Nasıl aklınız yattı gibi görünüyorsunuz? Ayrıca aklınız da yatmıyor. Yatmadığı halde niye aklınız yattı havasına giriyorsunuz? Bu teorinin bilimsellikle uzaktan yakından alakası yok. Bütün bilim dalları bilimdir. Jeoloji, paleontoloji, psikoloji, tarih, biyoloji hepsi fizik, kimya hepsi bilimdir. Evrim teorisi tesadüflere dayalı bir pagan dinidir. Çok kötü bir uydurmadır. İnsanın zekasıyla alay eden bir uydurmadır. Eski Sümerlerin o ilkel düşünce kalıbı içerisinde ortaya attıkları çok kötü bir din, putperest bir din, her şeyi tesadüflerle açıklayan bir din. Bilimle uzaktan yakından bir alakası yok yapmayın etmeyin. Bir de yenileceğinizi bile bile mahçup olacağınızı bile bile karşıma gelmeyin. Her seferinde kaçıyorsunuz.

Levent Can; “İnsanlığın bir erkek bir kadından ürediğini söylemek ne kadar bilimsel ve İslami?” Bir bilimin metafizik yönü vardır bir de bilim yönü vardır. Kainatın ilk yaratılışında zaman ve mekan yok. Diyor ki “boşluk vardı” diyor “uçsuz bucaksız” uçsuz bucaksız boşluk da yok. Boşluk varsa zaman vardır, mekan vardır, boşluk mekandır. Hiçbir şey yok bir kere bunu anlayacaksınız, hiçbir şey yok. Sıfır hacim sonsuz yoğunluktan birşeyden diyor yani hiçlikten. Boşluktan hiçlikten -boşluk da demiyor- hiçlikten Allah madde ve zamanı yaratıyor. Bundan sonra bilim başlar artık ondan sonra anlat; işte “atomlar şöyle oldu” de zaten onu “anlatın” diyor Allah. İnsana geldiğinde birdenbire yaratıyor senin burada artık yapacağın bir şey yok. Fosil kayıtlarına baktığımızda ani yaratılma var, birden yaratılmış. Bundan sonra bilim başlar ama.  Ondan sonra adamın kemik yapısını incele, gözünü incele burnunu, kofullarını incele, mitokontrisini incele bilim burada devreye girer. Metafizikten sonra fizik ve bilim devreye girer. Metafizikte bilimin yapacağı hiçbir şey yoktur. Sen zamanın ve mekanın olmadığı bir dönemi bilimle nasıl açıklaycaksın? Hiçbir şey yok, orada yapacağın bir şey yok, ondan sonra bilim başlar.

“Ya” diyor “tesadüf demiyoruz” diyor  “biz kaotik raslantı diyoruz” diyor “rastlantı diyoruz biz” diyor. Yani iskemle demiyoruz sandelye diyoruz biz diyor. Bu dereceye kendinizi düşürmeyin. Koskoca delikanlısınız sakallı bıyıklı insanlarsınız, koskoca kadınlar kendinizi böyle küçük düşürmeyin, yapmayın, etmeyin ayıp yapıyorsunuz. “Biz” diyor “tesadüf demedik” diyor  “raslantı dedik” diyor. Eğer bir espiri olarak düşünüyorsan berbat bir espiri. Dalga geçtiğini sanıyorsan çok küçük düşürüyorsun kendini çünkü şeytan seninle dalga geçmiş oluyor. Bunları bırak “Hz. Adem (as)’i cennette yarattım” diyor Allah niye lafı uzatıyorsunuz samimiyetsiz yaklaşıyorsunuz.  “Onu” diyor “kilden” yani “balçıktan porselen haline getirdim heykel yaptım” diyor “Ruhumdan üfürdüm canlandı” diyor ve “cennete koydum” diyor “cennetten dünyaya getirdim” diyor. Cennettten dünyaya evrimleşmesi mümkün değil cennetten geliyor çünkü hazır gelmiş cennetten. Cennetten hazır gelmiş insan olarak gelmiş nereye evrimden bahsediyorsunuz? Yapmayın etmeyin çok ayıp ben sizin yerinize utamıyorum artık koskoca adamlarsınız. Bu konu bitti bu konuda şamata istemiyorum. Elimizde yedi yüz milyon fosil var yaratışılı ispat eden. Onlarda kaç tane? Sıfır. Bir tane evrimi ispat eden delil getireceksin söz bir Allah bir on trilyon tak masaya koyacağım. Getir istediğin noterden de kağıt da vereyim. Yok yalan uydurma böyle bir şey yok bilimle falan alakası yok bunun. Tekrar söylüyorum fizik bilimdir, kimya bilimdir, biyoloji bilimdir, paleontoloji bilimdir ve bilimi alabildiğine desteklemek lazım. Ama bu bir pagan dinidir Sümerlerden kalma, eski Hititlerden kalama pagan dinidir. Ben bu dinin putunu darmadağan edeceğim. Ediyorum, ettim ve edeceğim.

Diyor ki Cenab-ı Allah Bakara Suresi 35-36’da; “Ve dedik ki: "Ey Adem, sen ve eşin cennette yerleş.” Allah yaratıyor cennete koyuyor, evrim falan yok. Mükemmel surette porselenden yapıyor, can veriyor, canlanıyor eşi ve Hz. Adem (as) nereye koyuyor? Cennete, orada da meyve sebze herşey var hayat mükemmel. Sonra Cenab-ı Allah diyor ki; “hata yaptınız sizi şu an dünyaya gönderiyorum dünya boyutuna. Dünyaya geldiğinde Hz. Adem (as) normal bir Peygamer yakışıklı, eli yüzü düzgün, hanımı da bayağı güzel bir hanım. Evrim mevrim yok. Ahsen-i takvim diyor Allah en güzel surette yarattım ve biçim verdim diyor. Bırakın bunu, bu hurafeleri bırakın. İbn-i Miskeveyh dediyse hata yapmış. Mevlana dediyse hata yapmış. Zaten İngiliz derin devleti bütün gücüyle Mevlana’yı destekliyor zaten oradan anlayın olayı.

BÜLENT SEZGİN: Hocam Allah Kuran’da örnek veriyor; “Ne zaman onlara: "Allah'ın indirdiklerine uyun" denilse, onlar: "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye (geleneğe) uyarız" derler. (Peki) Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler?” (Bakara Suresi, 170) diyor.

ADNAN OKTAR: Onların işi tamam da yine de ben onlara müzik dinleteyim de daha da açılsınlar.

Hayır kardeşim zaten insanlar yaratılmadan önce zaten zer aleminde yaratılmış hazırlar. Evrim, mevrim falan yok, bütün insanlık yaratılmış hazır olarak var. Bütün kainat yani dünyanın en başından, en sonuna kadar bütün insanlığı toptan bir kerede yaratıyor Allah zaten, bu zer aleminde Kuran’da geçiyor bu, birçok ayette geçiyor. Allah diyor; “Ben sizin Rabbiniz miyim, değil miyim?” Diyor Allah. “Ya Rabbi Rabbimizsiniz” diyor bütün insanlar. “Evet” diyorlar “Rabbimizsin” diyorlar. “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” Diyor Allah. “Rabbiniz miyim?” Diyor. “Evet Rab’sın” diyorlar “bizim Rabbimizsin” diyorlar. Bütün insanlık, normal insan ya. Sonra bu insanları teker teker işte Allah dünyaya gönderiyor. Onlar diyor ki milyonlarca tesadüf üst üste geldi, hep yamuk yumuk, yamuk yumuk yamukların arasında biraz az yamuklar daha ileri çıktı, onlar arasından yine az yamuklar ortaya çıktı, bunlar milyonlarca kere tekrarladı en az yamuğun içinden insan çıktı diyor özetle bunu anlatıyor. Etmeyin, çatmayın tesadüfle böyle bir şey olmaz, öyle dediğiniz o zaman o yamuk fosillerin olması lazım, dediğiniz yamuğun yani milyonlarca olması; bir tane yok buna karşıt ne var? Hep mükemmel mühendislik harikası canlı fosilleri var ve amber içinde de canlılar olduğu gibi kalmış, çekirgeler, böcekler hepsi kalmış, hiçbirinde de evrim yok. Ama bazı türler çıkmış ani çıkmış, aniden de yok olmuş. Ne uzatıyorsunuz? Yenildiniz, bittiniz ayıp yapıyorsunuz çırpınmaya gerek yok. Oturmuşlar bana gariban Karar Gazetesi’ni çıkarmışlar, işte biz çıktık ya kardeşim Karar Gazetesi’ndeki adamlar dünyada Darwinizm’in yenildiğinden haberi yok. Orada geçinip gidiyorlar maaş alıyorlar, çay içiyorlar falan orada yazınca bir şeyler olacak zannediyorlar. Türkiye’nin ilerlediğini, gençlerin artık aydınlandığını, bilgilendiğini bilmiyor farkında bile değil, kendi kabuklarına çekilmiş, kendi kozalarında yaşayan insanlar. Türkiye bu beladan kurtuldu, çağ atladı konu kapandı.

KARTAL GÖKTAN: Birkaç fosil örneği gösterebiliriz Adnan Bey, uygun görürseniz.

BÜLENT SEZGİN: Amber içinde saklanmış 25 milyon yıllık kanatlı karınca fosili.

ADNAN OKTAR: Hani evrim vardı, olduğu gibi duruyor işte.

BÜLENT SEZGİN: Günümüzdeki hiçbir farkı yok. Şu an yaşayan kanatlı karınca örneği.

ADNAN OKTAR: Araf Suresi 172, “Hani Rabbin, Ademoğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları,” bunlar insan bak insan “onları kendi nefislerine karşı şahidler kılmış,” bak nefis sahibi nefis, nefis sahibi demek ne demek? İnsan demektir, insan. “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” Diye soruyor Allah. “Onlar: "Evet (Rabbimiz'sin), şahid olduk" demişlerdi. (Bu,) Kıyamet günü: "Biz bundan habersizdik" dememeniz için,” diyor Allah. İman ediyor adam evrim mevrim geçiren bir şey böyle olur mu? Konuşuyor, imandan haberi var, nefis sahibi bak “hepsini yarattım” diyor. “Bütün insanlığı yarattım, bitirdim” daha dünya yok ortada bak daha dünya yok, daha dünya yok, dünya yokken bütün insanlığı yarattım diyor. Nefis sahibi olarak karşıma geldiler diyor bütün insanlık. “Onlara sordum ben sizin Rabbiniz değil miyim?” “Evet sen bizim Rabbimizsin Ya Rabbi” dediler diyor. İman etmiş adam aklı başında maymun falan değil, bir şey değil normal insan etmeyin, çatmayın ne konuştuğunuzun farkında değilsiniz. “Onu istediğimizde herhangi bir şey için sözümüz, ona yalnızca "Ol" demekten ibarettir; o da hemen oluverir.” (Nahl Suresi 40) diyor. Bütün insanlığı Allah bir anda yarattı hepsini. Açıklıyor işte ayette bak diyor “Hani Rabbin, Ademoğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahidler kılmıştı.” (Araf Suresi 172) Bak şahit kılınacak halde şuuru açık, nefis sahibi, bütün insanlık Allah’ın karşısında. Cenab-ı Allah soruyor; “Ben sizin Rabbiniz miyim, değil miyim?” “Rabbimizsiniz Ya Rabbi” diyorlar. İman ehli adam aklı başında maymun falan değil, ara fosil falan diye bir konu yok, öyle bir şey yok bitmiş. Sonra bu insanlar yavaş yavaş kainata gönderiliyor, dünyaya gönderiliyorlar. İşte anneden, babadan doğma görüntüsünde sebep olarak yaratılıyor. Hiçbir insan anneden, babadan olmaz, doğrudan Allah yaratır. Anneyi, babayı sebep kılar Allah, onunla alakası yoktur. Zer aleminden gelişi esastır, hazırdır insanlar, hazır olarak geliyorlar. Mesela ben hazırdım, siz hazırdınız herkes hazırdı.

Platon Mahir Davutoğlu, “Dinler çok mantıklı değil mi?” Kardeşim şimdi dinler Musevilik bozulmuş tabii epey bir şekilde bozulmuş, bozulmayan yerleri de var ama bozulmayı nasıl anlıyoruz? Kuran’la. Kuran’ın zaten indiriliş amacı onlardaki hasarları, kusurları ifade etmek içindir, o kitaplar geçerlidir. Tevrat, İncil geçerlidir fakat “hasar ve kusuru Kuran’dan tespit edin” diyor Allah. Ona göre o dinler geçerlidir.

Türk Musti, “Şeytan cennetten kovulduysa Hz. Adem (as)’i nasıl gidip kandırabiliyor, cennette ne işi var?” Kardeşim Allah onları vesile olarak yaratıyor. Allah onun zaten ne yapacağını bilerek gönderiyor. Şeytanın ne yapacağını da biliyor, Adem (as)’in ne yapacağını da biliyor, bunlar Allah’ın bilgisi haricinde olan şeyler değil, onları bir araya getiren de Allah, onunla konuşacağını hepsini biliyor zaten Cenab-ı Allah.

Kardeşim bak bilim bir şeyi somut olarak kanıtlar, gösterir mesela fizik bilimi aynalar şu bu falan mesela biyoloji hayvan mesela erkeklik organı var hayvanda yahut bitkide var dişilik organı var. Çiçekler nasıl tozlanır? Bilmem ne falan hepsi var. Bunlar doğru ispatlı, fotoğraflı, belgeler laboratuvarda falan ama evrimin hiçbir delili yok kardeşim tamamen atmasyon yok öyle bir şey hurafe. Ağrınıza gidecek bir şey yok ve kandırıldınız, kandırıldınız mahcup olmayın. Olabilir insanlık hali Allah öyle yarattı, sizleri imtihan etti ve şeytan sizi kandırdı oyuna geldiniz. Bak bütün dünya bunun farkına vardı, siz de farkına varın bir avuç genç kaldı bunun farkına varmayan, bunlar da yeni yetişenler. Eskilerin hepsi anladı zaten gıkları çıkmıyor onların, bunlar yeni işte konuşma üsluplarından falan anlaşılıyor.

Zaten bilim materyalist düşünceyi mahvetti, Allahsızlık bilimle yıkıldı 21. yüzyılda, bu modern fizik, izafi fizik tamamen materyalist düşünceyi batırdı, bitirdi. Onlar diyorlardı ki; “Madde ezelden gelir, sonsuzdan gelir, sonsuza gider.” Modern fizik ne dedi? “On beş milyar yıl önce madde ve zaman oluştu” dedi. Bitti materyalizm yani bunu duydu mu materyalizmin yapacağı hiçbir şey kalmadı. Evrim teorisini de biz patlattık konu bitti.

Dursun Gazi, “Başkanlık bizi böler diyordun, ne oldu da sustun?” Hayır, Başkanlık değil federasyon, bu konuya açıklık getirin dedim, zaten biz bu konuda bütün ağırlığımızı koyduk ilgili maddeleri çıkarttırdık anayasadan, ilgili maddeler vardı bölünmeye kapıyı açabilecek maddeler onları çıkarttırdık. Bizim sorunumuz o zaten, Başkanlıktan bizim bir alıp veremediğimiz yok. Federasyona kapı açılmaması çok önemli, onu engelledikten sonra tamamdır. Ayrıca bu Başkanlık tam klasik anlamda bir Başkanlık sistemi değil bu anlattıkları ama yine de anlayamadığımız yönler var bunları araştırıyoruz, ben bunları yine şu an kabul etmiş değilim, eleştiriyorum, eleştirmeye de devam ediyorum zaten eleştirdiğimiz maddelerin çoğu değiştirildi. Hemen hemen tamamı değiştirildi ama yine muğlak olan, bizi tedirgin eden maddeler var bunları da araştırıyoruz.

Darwinistlerin delilleri yok, delilleri yok. Mesela bak Enam Suresi 81’de Cenab-ı Allah, Darwinistlere diyor ki; “Hem siz, O’nun haklarında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah’a ortak koşmaktan korkmazken, ben nasıl sizin şirk koştuklarınızdan korkarım? Şu halde 'güvenlik içinde olmak bakımından' iki taraftan hangisi daha hak sahibidir? Eğer bilebilirseniz” diyor Allah. Bak “Onlar, Allah'ı bırakıp da (Allah'ın) kendisine bir delil indirmediği ve haklarında (hiçbir) bilgileri olmayan şeylere tapıyorlar.” Hiçbir bilgileri yok, getirin diyorum delil, yok. “Zulmedenler için hiçbir yardımcı yoktur.” (Hacc Suresi 71) diyor Cenab-ı Allah. Kardeşim bak özetle evrim teorisi Türkiye’de burada bizden geçemez. Az müsaade et falan diyorlar ama yok, darmakeşan Keşan havasında oynayacaklar.

Ne diyor? “Uzaylılar yarattı” diyor. “Uzaylıları kim yarattı?” Diyoruz. “O artık onu biz bilemeyiz metafizik” diyor. Bak “uzaylılar yarattı” diyor. En son geldiği nokta bu. “Evet” diyor “hakikaten canlılar tesadüflerle olamaz” diyor. Protein, molekül bunlar tesadüfen olamaz. Kim olur? “Uzaylılar yapmıştır” diyor. Uzaylıları kim yaratmış dediğinde de “metafizik ona cevap veremeyiz” diyor. Bak ne diyeceksin? “Her şeyi Allah yarattı” diyeceksin. Ondan sonra bilim başlar, ondan sonra bilim başlar.

Şimdi anayasayı tabii inceliyoruz, yine bakıyorum çünkü bizim çıkartılmasını istediğimiz maddeleri çıkarttılar ama başka maddelerin altına girdi onlar yine, şekil değiştirip başka maddelerin altına girdi onların da düzeltilmesi gerekiyor, bir garip durum var bunun çözülmesi için uğraşıyoruz. Şu haliyle biz zaten anayasa tamamdır demiyoruz. Bu riskli gördüğümüz maddelerin düzeltilmesi için gayret ediyoruz ama hepsi düzelirse eyvAllah ama düzelmezse biz tabii ki ne iyi oldu demeyiz tabii ki eleştiririz.

Levent Can, “Neden evrimle yaratılmamış olsun? Allah her şeye kadir değil mi?” Allah Allah “evrimi yaratmadım” diyor Allah. “Bir anda yarattım” diyor. “Niye evrimle yaratmadın?” mı diyorsun Allah’a sen? Allah “Ben böyle istedim” diyor. “Bir anda yarattım” diyor. Bak zer aleminde yaratıldıklarını unutuyorlar. Sen, zer aleminde bütün insanlık yaratılmış, bitmiş nefis sahibi olarak yaratılmışlar ve iman ehli olarak yaratılmışlar, şuurları açık, beyni tam kapasite çalışıyor, bayağı akıllı soruluyor kabul ediyorlar. Sonra buraya dünyaya gelince bir kısmı fikrini değiştiriyor. Orada berrak bir akılla söylüyorlar. Çünkü Allah’ı gördükleri için “evet” diyorlar herkes. Aklın ihtiyarı kalkmış ama orda, aklın ihtiyarı kalkmış fakat normal nefis sahibi insan, böyle bildiğimiz insan, kendi şekli, aklı da yerinde, vicdanı da yerinde hepsi tamam. Soruyor Allah; “Ben senin Rabbin miyim?” Diyor. “Evet Rabbimsin” diyor. Kim? Herkes diyor. Dünyaya geldiklerinde aklın ihtiyarı kalkmadığı için, imtihan ortamı olduğu için burada reddedenler oluyor, yoksa bu reddedenlerin hepsi daha önce kabul ettiler. Bu Dawkinsler falan Marks, Lenin, Stalin hepsi Allah’ın varlığını, birliğini Allah olduğunu kabul ettiler, buraya gelince reddettiler, orda akılların ihtiyarı kalktığı için kabul etmişlerdi. Çünkü Allah’ı görüyorlar orada, duyuyorlar ve görüyorlar hepsi kabul etti. İmtihan ortamı olunca da burada reddetti bir kısmı ama iman ehli olanlar, vicdanını devam ettirenler Allah’a imanı da devam ediyor, o sözüne sadık devam ediyor.                            

İşte Cenab-ı Allah “bunun sebebi” diyor “kıyamet günü biz bundan habersizdik dememeniz içindir” diyor Allah. Hepsi söz verdiler. Hani diyorlar ya “Ya Rabbi bizi dünyaya geri gönder iman ederiz” diyor bak buraya gelince inkar etmiş. Bu sefer ahirette de diyor ki yine gönder yine. Allah diyor “etmezsin” diyor “iman etmezsin” diyor. Çünkü daha önce gelmiş zaten. Zer aleminden bak dünyaya gelince hemen bütün tavırlarını değiştirmişler bir çoğu.

Bu hocayım alimim diyenlerin Kuran’dan haberleri de yok adamların. Bak meleklerin evrimle yaratılmadığını biliyorlar o konuya hiç girmiyorlar çok samimiyetsizler. Cinlerin evrimle yaratılmadığını biliyorlar. Ani yaratıldıklarını biliyorlar o konuya da girmiyorlar. Şeytanların da aniden yaratıldığını biliyorlar. Cennette de insanların aniden yaratılacağını biliyorlar. Çünkü “çekirgelerin kalkması gibi aniden hepiniz kalkacaksınız” diyor Allah. Konunun içinden çıkamadılar.

BEYZA BAYRAKTAR: Mustafa Öztürk, “Allah -haşa- balçıktan yaratmaz” diyor “evrimle yaratmıştır Allah” diyor.

ADNAN OKTAR: İşte Allah “Ben balçıktan porselenden yarattım” diyor “ve cennete koydum” diyor “cennetten aldım dünyaya getirdim” diyor. Yok diyor o ben daha iyi bilirim diyor Allah’ın dediğinden daha iyi bilirim ben diyor. Canım ağızları adamların temiz olmuyor tabii.

Bir anayasa profesörü diyor ki “Tüm dünyada başkanlık uygulanıp da diktatörlük olmayan ülke Amerika dışında yok” diyor. Anayasa profesörü. Bütün anayasa profesörleri bu anayasaya karşı şu anki. Sadece iki kişi var kabul eden. Hiçbiri kabul etmiyor. Düzeltilmesi lazım çok büyük hatalar var. Bizim görüşümüze göre ama ben insanım hata da yapıyor olabilirim ama benim tespit ettiğim ciddi hatalar var. Ve çok ciddi riskler var.

BEYZA BAYRAKTAR: Ama siz her zaman uyardınız ve ne dediyseniz doğru çıktı. Çözüm sürecinde özellikle çok uyardınız. Bütün tek tek her şey doğru çıktı.

ADNAN OKTAR: Tabii ki.

Gençler sizi evrim konusunda kandırdılar. Doğru söylemediler. Ama bak çok çirkin bir tavır gösterdiler sizi aldattılar. Ama öyle az boz aldatma değil çok büyük bir aldatmacanın içine düştünüz. Bence hiç sezdirmeden kenardan kaçın bu işin içinden. Bak çok mahcup olursunuz. O yazanlar için söylüyorum. Zekanızla alay ediyorlar. Aklınızla alay ediyorlar. Ya bak her şey size tesadüfen oldu diyor buna nasıl inanabiliyorsun? Bir kofulun yapısına bak, mitokondrinin yapısına bak, golgi cisimciğine bir bak aklınız hayaliniz durur hepsi mühendislik harikası. Yüz binlerce girift yapı var, milyonlarca girift yapı var. Karmakarışık ve çok ince sistemlerle yapılmış. Bilgisayarın içinin bir milyon katı düşün o kadar karmaşık. Bu nasıl tesadüfen olur? Tesadüfler sonucu oldu diyor alay ediyorlar fikrinizle. Düşüncenizle alay ediyorlar oyuna gelmeyin.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün şehit Uzman Çavuş Selim Topal’ın cenazesine katıldı Adnan Bey. Namaz öncesi cami içerisinde Kuran-ı Kerim okudu. Video vardı.

ADNAN OKTAR: Bakayım. Helal olsun Tayyip Hocam’a. Yalnız Tayyip Hocam bu soğuk havada dışarıya pek çıkmasın. Hasta olur biraz havalar iyi olsun, acelesi yok bir şey yok. Yanındayız gönlü rahat olsun. Çıksa bile başı örtülü falan böyle tedbir alsın. 

Bizim hanım kardeşlerimiz akıl almaz güzeller yani bu metafizik açıklanacak gibi değil. Şu nur, şu temizlik, bakışlarındaki tutku, yüzlerindeki dürüst ifade mucize. İffet ve iman insanı ne hale getiriyormuş bak Allah gösteriyor. Bazı hanımlar görüyorum arada dağlar kadar fark var. Bazı hanımlarda ben görüyorum şirret, belalı, tehlikeli, psikopat. Suratı nursuz, kirli, mikrop yuvası gibi. Bela akıyor her yerinden yani. Ama sizin elinizden yüzünüzden nur akıyor, iffet nuru, İslam nuru maşaAllah.

BEYZA BAYRAKTAR: Siz, onlarda kadın heybeti de olmuyor demiştiniz kadına benzemiyorlar demiştiniz.

ADNAN OKTAR: Homoseksüel görünümlü kadın homoseksüel. Bazı erkeklerde de normal işte homoseksüel oluyor. Allah fıtratlarını bozdu işte Allah bela verince böyle veriyor. Kadın erkekten hoşlanmıyor, erkek kadından hoşlanmıyor bu sefer birbirlerine. Bu belayı hak ettiler ki Allah belayı vermiş bunlara. Bir kısmı için diyorum tabii bazı insanlar için.

“Hz. Adem (as) zenci miydi yoksa sarışın mıydı?” Beyaz Avrupai görünümlü yakışıklı bir delikanlıydı. Hanımı da öyle beyaz görünümlü. Ama ileriki nesillerde çocuklarında zenci de oluştu gen olarak Allah içlerine koyduğu için sonraki nesillerde birçok ırk onlardan türemeye başladı. Bu Japon ırkı da, Japonlar gibi çekik ırk, ondan sonra beyazlar, zenciler onların çocuklarından türemeye başladılar. Ama kendisi normal beyazdı. İleriki nesillerde çıktı onlar.

Altmış yaşına kadar evrimi savunan ateist felsefeci Malcolm Muggeridge var ünlü, dünyaca ünlü. Diyor ki adam “Utançla söyleyeceğim” diyor “özellikle diyor evrimin uygulandığı alanlarda geleceğin tarih kitaplarındaki en büyük espri malzemesi olacağına ikna oldum Darwinizm’in” diyor. “Gelecek kuşak bu kadar çürük ve belirsiz bir hipotezin Darwinizm’in inanılmaz bir saflıkla kabul edilmesini hayretle karşılayacaklardır” diyor. İnsanlık hayretle karşılayacak, biz buna nasıl inandık diye hayret edecekler kendilerine diyor. Bak dünyanın en ünlü evrimcisi bu altmış yaşına kadar evrimciydi. Yani alay diyor dünyayla yapılan en büyük alay diyor şu an. Şeytanın gelmiş geçmiş en büyük dalga geçmesi şu an evrim teorisi. Bilimle ilimle uzaktan yakından alakası yok. Pagan dinidir.

Bu A9 radyo uygulaması hakkında şikayet eden kardeşlerimiz yani dinleyemediğini söyleyen kardeşlerimiz a9.com.tr mail adresine bilgi gönderebilirlerse kesilen yayınla ilgili telefon incelemesi, uygulamayı incelemek mümkün olacak. Ama onlardan ricamız o arızayı, rahatsızlığı hisseden kardeşlerimiz sohberler@a9.com.tr mail adresine bilgi göndersinler. Teknik elemanlarımız şu an bekliyorlar. Daha önce radyo kesintisiz çalışıyordu, televizyon kesiliyordu TV düzeldi radyo bozuldu bu sefer. Bir gariplik var onu incelemek için böyle bir çalışma yapmamız gerekiyor. Gerekirse kapsamlı bir şekilde programı baştan yazmamız da gerekiyorsa yaparız. Teknik elemanlar ne gerekiyorsa yapsınlar.

Yarın devam edelim.

BÜLENT SEZGİN: Yayınımız burada sona eriyor yarın tekrar görüşmek üzere hoşça kalın. 

Masaüstü Görünümü