Harun Yahya

Sohbetler (16 Şubat 2017; 11:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

GÜLENT BATURALP: Programımıza başlıyoruz. Biraz sonra Hocamız da bizimle birlikte olacak inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Benim dövmeyle ilgili açıklamam; Dövme isteyen kadın yaptırtabilir, dövme bey de yaptırtabilir haram olmaz, abdeste mani değil çünkü cilt altında dürüst olsunlar ama cildin üstüne yağlı boya gibi yapılırsa tabii ki yani onun üstüne abdest olmayacağı belli. Olmaz onun kaldırılması gerekir ama dövme cilt altında olduğu için bu zorlama bir izah olur işte abdeste mani diye mani olmadığını bildiğin halde niye mani diyorsun?

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki gün Bahreyn’de yaptığı konuşmada; ‘Etnik kimlik, dil, kabile, renk ve mezhep temelinde birbirine yabancılaştırılan Müslümanlar Türkiye’de, Irak’ta, Libya’da, Yemen’de ve daha pek çok yerde kendi kendilerini tüketiyor. Birileri hem Suriye’nin hem Irak’ın bölünmesini istiyor. Irak’ın bölünmesi çalışmasını yapanlar var, oradaki mezhebi etnik mücadele çünkü orada da Pers milliyetçiliği olayı var. Bu Pers milliyetçiliği olayıyla da orada bir bölünme söz konusu, bunların önünü kesmemiz gerekiyor’ şeklinde konuştu.

ADNAN OKTAR: İşte en güzel bu meseleleri halleden Mehdi (as)’yle olur yoksa gece gündüz yakınma olur, gece gündüz ızdırap ifadeleri olur, daha çatallanır budaklanır gelişir Müslümanları yutmaya devam eder. Çünkü bu bela zamanında bir oluşmuş, fitne oluşmuş Müslümanları bölmüşler mezhep fitnesinin içerisine düşürmüşler, mezhep bir fitnedir. Allah onları imtihan ediyor müminleri halbuki Resulullah (sav) zamanında gibi olsa son derece rahat edecekler yani Kuran’a tam tabi olsalar.

Ne diyelim? “Birlik için sevgiyle el ele” etiket yapalım.

Tayyip Hocam’ın bu açıklamaları iyi oluyor tabii Mehdiyet’i gece gündüz vurgulamış oluyor. Mehdi (as)’nin zuhurunu, ittihadı İslam’ın ehemmiyetini sürekli vurguluyor. Mehdi (as)’nin dışında İslam alemi hiç kimsenin etrafında birleşmez. Bir Şii bir Sünni’nin İslam liderliğini asla kabul etmez, Sünniler de eğer bir İslam liderliği ile ortaya çıkarsa Şiiler de İslam liderliği ile ortaya çıkar Müslümanlar birbirine girer ondan sonra. Müslümanlık ikiye bölünmüş olur. Hem Şiilerin hem Sünnilerin kabul edeceği lider ancak Mehdi (as)’dir. Mehdi (as)’nin dışında Şiiler lider kabul etmez, Sünniler de kabul etmezler onun için suni çözümler, suni ara çözümlerle vakit kaybetmek boş.

Anayasa konusunda da dün anlatmıştım, değerli bir kardeşimizle konuştum Ankara’dan gelen yani önemli bir insan fikrine tam itibar edeceğimiz bu konuları bilen bir insan, sordum konuları tek tek şu nedir bu nedir anlattı. Benim gördüğüm Tayyip Hocam’ın etrafında bir oyun hazırlanmış. Şimdi Fethullah Gülen ekibinin yani FETÖ çetesinin elemanları diskalifiye olunca onun yerine bu sefer sol içerisinde gelişmiş, sol içerisinde palazlanmış diyelim bazı yapılanmalar devletin kilit noktalarına mecburen gelmiş oldular bazı yerlerde. Tayyip Hocam çıktı ne dedi, ‘ben yalnız kaldım’ dedi. Şimdi bu anayasa o yalnız kalmadan meydana gelen açığı boşluğu dolduracak gibi bir anayasa dolayısıyla Türkiye bir geçiş döneminde olduğu için bu anayasanın kabulünde hayır bereket var, öbür türlü risk büyük görünüyor. Baktım inceledim şimdi detaylara girmeyeceğim ama evette hayır var. Büyük Birlik Partisi de evet desin onlarla da görüşelim, Saadet de evet desin onlarla da görüşelim, CHP de ehli vicdandır konuşalım evet desin. Bir de bu anayasa hiç değişmez diye bir şey yok, ileride eğer beğenmezsek bir sıkıntı olursa değiştirmek istersek onu da yine değiştiririz. Bu anayasayı nasıl değiştiriyorsak onu da değiştiririz ama şu anda Tayyip Hoca bayağı samimi, gayreti de iyi, şevki de iyi, onun bu azmini şevkini tutmayalım yani onun yolunu kapamayalım açalım. Şevkliyken, gayretliyken, atakken, Türkiye’ye hizmet azmiyle doluyken bizim kardeşlerimizin Hoca Efendi’nin yolunu kesmeye kalkması olmaz. Tayyip Hocam’ın yolunu açalım, elini çözelim istediği gibi hayırlara vesile olsun. Köprüler yapsın, barajlar yapsın bir sıkıntı olursa da gerekirse düzeltiriz dolayısıyla anayasaya evet uzatmaya gerek yok çünkü bu diktatörlükle falan da alakası yok. Bu samimi insana, bu mazlum insana böyle yakıştırmalar yapmak da çok günah ayıp. Ne yapmış yani diktatör olmuş da kimi ezmiş ne yapmış yani? Vatanı korumak diktatörlük değildir, devleti korumak diktatörlük değildir, hükümeti korumak diktatörlük değildir, ailesini koruyorsa şerefini koruyorsa bu diktatörlük değildir. Ne yapsın? Nasıl davranması lazım? Devleti teslim mi etsin? Hükümeti teslim mi etsin? Ne yapsın? Gayet güzel yiğitçe direniyor, doğru yolda anormal olan bir şey yok. Sayın Bahçeli zaten anormal bir şey olsa o insana izin vermez. Bahçeli çok ileri yaşta bir insan dünyayla bir alıp veremediği yok, veli tiynetli, dürüst, yiğit, bütün ömrü yüksek ahlakı yaşamakla geçmiş ehli vicdan bir insan, büyük bir kararlılıkla hırsla ‘evet’ diyorsa bir bildiği vardır. Bela kapıdadır MHP’nin içine de fitne girdi kardeşim, MHP’nin muhalifleriyle de görüşmek lazım. Mesela çözüm sürecinde Bahçeli aslan gibi kükredi gayet kesin tavrını koydu, akil adamlar konusunda da net tavır koydu asla kabul etmedi. Yanlış olduğunda yanlışı açıkça söyleyen bir insan, dürüst bir insan, bu doğru diyorsa doğrudur. Tayyip Hoca daha ne desin? “Yalnızım” dedi daha ne desin? Bak araştırdım doğru ama her şey her zaman, her yerde herkese söylenmez. Olay doğru hiç uzatmadan anayasaya evet bu kadar. Tayyip Hoca’ya da desteğe devam. İster MHP’li olsun, ister CHP’li olsun, ister AK Partili olsun şahsını korumaya devam edeceğiz. Koyu CHP’li olsun fakat Tayyip Hoca’yı korusun. Koyu MHP’li olsun Tayyip Hoca’yı korusun şahsını. İngiliz derin devletinin kahpeleri kafayı taktı, ben bu kadar bir insanın üstüne gidildiğini görmedim, bu kadar çok cinayet teşebbüsü hiç yoktur. Kaç defa suikast, kaç defa cinayet teşebbüsü, kaç defa asmaya kalkmak, evini basmak, mekanını basmak bin bir türlü rezalet ölmüş anasına küfretmek her türlü ahlaksızlığı yaptılar bunu seyredecek durumumuz yok, buna müsaade etmeyiz.

Buyurun inşaAllah.

ASLI HANTAL: Sayın Erdoğan’ın Pers milliyetçiliğini eleştirmesine İran’dan şöyle tepki geldi Adnan Bey. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi imzasıyla yayınlanan açıklamada “İran’ın Irak’taki varlığı bu ülkedeki meşru hükümetin isteği üzerine kötülüğü defalarca Türkiye’nin kalbine kadar bile ulaşmış terörist gruplarla mücadele içindir. İran’ın önceliği bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasıdır. Bu mesele teröristleri destekleyen kaos oyuncuları ile istikrar isteyenleri tanınmadan mümkün olamaz” ifadelerine yer verildi.

GÜLEN BATURALP: Resmi vardı Behram Kasımi’nin.

ADNAN OKTAR: İyi ama Türkiye’ye çok sıcak yaklaşmaları lazım Türkiye’yle dost olmak için ısrarlı atakları olması lazım. Mesela bu açıklama ancak üstlerine gidilince bu açıklamayı ucu ucuna yapıyorlar böyle olmaz. İran’la konuşalım Türkiye’yle dost olmak, Türkiye’yle kardeş olmak için çok hırslı bir kararlılık göstersinler. Tayyip Hoca’yı tedirgin eden bilgiler geliyor demek ki, Tayyip Hoca tek başına bir insan sayılır, onun durumunu da anlamaları lazım. Niye böyle dedin, nasıl diyeceksin? Daha ne desin “yalnız kaldım” diyor işte, bu daha nasıl anlatılır? Yalnız kaldım diyen bir adama sen niye böyle dedin denmez. Türkiye ile İran’ın dost olmasını en çok isteyen insanlardan birisi de Tayyip Hoca’dır ama İran’ın ağır başlı, soğuk davranması doğru olmaz, atak, sıcak, sevecen ısrarla dost olmaya çalışan bir üslup kullanması lazım bunu sağlayalım. İran’da sistem oturmuş vaziyette ama Tayyip Hoca burada yalnız sayılır. Yalnız mı? Değil aslında yalnız hem de hiç değil yani bildiği bilmediği, gördüğü görmediği çok fazla kişi onun yanında. Bu dünyada bir yerin üstü var, yerin ortası var her yerde insan var, görünmeyenler var, görünenler var. Görünmeyen varlıklar da onun yanında gönlü rahat olsun, öyle bir şey olmaz kılına, tüyüne dokundurtturmayız. Bir şey yapmaya kalkan da her seferinde karşılığını aldı gördünüz, böyle bir şey olmaz.

Bir kere İran basınında Tayyip Hoca aleyhine haberi İran durdursun. İngiliz derin devletinin etkisinde olan basın İran’da Tayyip Hoca hakkında sürekli aleyhte haber yapıyor durumunu düşünmüyor, bir kere ince düşünceli olması lazım, derin düşünmesi lazım. Bu insanın etrafı çepeçevre sarılmış, darbe yapılmaya kalkılmış, cinayete kaç defa teşebbüs edilmiş, çoluğuna çocuğuna saldırı yapılmış, evine dayanmışlar, sokakta saldırmaya kalkmışlar böyle bir durumda bu insanın üstüne gidilir mi? İran basının bu yönüne karşı İran hükümeti tedbir alsın. İngiliz Şiileri İran basınını etkiliyor, İngiliz Şiileri İngiliz derin devletinin etkisi altındalar ve meşhur bilinen bir konu bu. Tayyip Hocam “İran bizim ikinci evimiz” demişti, daha ne desin? İran basınının Tayyip Hoca hakkındaki çirkin saldırgan üslubunun bir an önce durması lazım. İran hükümeti İngiliz derin devletinin etkisinde olan bir kısım basını uyarsın. Mesela Tayyip Hoca gerektiğinde gerekli tedbirleri alıyor. Basına önem versin İran, basın bu kadar başıbozuk olmasın. Tayyip Hoca’ya dostça yaklaşsa Tayyip Hoca ne diyecek? “İkinci evim” diyor daha ne desin? İkinci evim ne demek? Daha bunun üstüne artık olur mu?

CHP de aslında benim gördüğüm daha ılımlı yaklaşıyor, bu anayasa mahkemesine başvurmaktan vazgeçmeleri de ılımlı yaklaştıklarını gösteriyor. Hayırcıların konumu nedir? Başımızın üstünde yerleri var en başta söyledim. Şimdi hükümetten de rica ettik böyle konuşmalar olmasın diye, hükümet de Allah razı olsun sürekli lehte konuşmalar yapmaya başladılar o keskin, zıtlaştırıcı, kutuplaştırıcı üslubu bıraktılar bu çok iyi oldu. Bir ara Sayın Bahçeli’den de rica ettik hatırlıyorsunuz iki kere düzeltti, Başbakan’dan rica ettik o da düzeltti, genel olarak bir düzeltici üslup var yani daha ılımlı çizgiye giden bir üslup var, böyle bir konu zıtlaşma unsuru olmaz. Biz referandum kültürünü benimsemiş bir milletiz, bir sene içinde on kere, yirmi kere de referandum olur aslan gibi gideriz evet de veririz, hayır da veririz ama kardeşiz. Hayırcılar da bizim kardeşimiz, evetçiler de kardeşimiz. Hayırcıların içinde de ahlaksız vardır, evetçilerin içinde de ahlaksız olabilir bu ayrı. Vatanın bütününü biz seviyoruz bütününü. 9999 bizi ilgilendirir.

ASLI HANTAL: Adnan Bey, İran Cumhurbaşkanı Ruhani 2013 yılında iktidara geçtiğinden beri ilk defa komşu Körfez ülkeleri Umman ve Kuveyt’te iyi ilişkiler güçlendirmek amacıyla ziyarete gitmişti. Şii İran’ın çoğunluğu Sünni Arap olan Körfez ülkeleri ve özellikle Suudi Arabistan’la ilişkileri Suriye ve Yemen’deki çatışmalar nedeniyle gergindi. Ruhani, İran siyasetinin temeli komşularıyla iyi ilişkiler ve Körfez’in güvenliği üzerine dayalıdır demişti, ayrıca yüzyıllardır birlikte yaşamış Şii ve Sünnilerin arasında daha büyük bir birlik olması gerektiğini ifade etmişti.

ADNAN OKTAR: Acele acele acele sürekli lafta kalıyor acele ama samimi söylüyorum Mehdi (as)’nin dışında bu birlikteliği yapacak kişi olmaz, Allah nasip de etmez yani zorlamasınlar. Gerçekten mümkün değil boş yere havanda su döverler Allah nasip etmez. Onun görevi neyse o. Bırakın Mehdi (as) bitirsin ve İsa Mesih, seyyidina İsa Mesih Hristiyan alemi için de o, onun dışında bir zorlama bir şey çıkmaz.

YASEMİN AYŞE KİRİŞ: Arap Baharı başladığında da söylemişlerdi, Suriye savaşı başladığında da siz hep açıklamıştınız sadece Hz. Mehdi (as)’la olur diye.

ADNAN OKTAR: Evet maşaAllah.

Tayyip Hocam dedi ki: “Ben” dedi “her şeyi size anlatamıyorum” dedi. Ben de anlatamıyorum şu an, mesela ben o arkadaşımızla konuştuğum şeyleri anlatamıyorum şu an, her şey anlatılmaz. Evet demek gerekiyor o kadar. Bu anayasa İblis takımını kilitleyecek bir anayasa bu, konu bu. CHP de ayrıca Tayyip Hoca’ya destek versin yani Tayyip Hoca büyüklenen falan bir tavrı yok mazlum bir adam, mazlum bir insan oturup şimdi yok diktatör miktadör. Diktatörlüğü düşünecek durumu var mı Allah aşkına? Vatan, millet derdinde ne yapsın diktatörlüğü, ne işine yarar diktatörlük? Ne yapsın beş vakit namazında adam, ne yapacak diktatör olup? Hayır bu vakte kadar diktatör olmadıysa bundan sonra niye zoru nedir? Diktatör olup da ne yapacak? Niye hayatını mahvetsin ne zoru? Bir de bu millet diktatör falan kabul etmez öyle bir şey dinlemez, bizim milleti anlamamışlar herhalde. Tayyip Hocam’ı ben tenzih ediyorum da diktatör on dakika duramaz yerinde öyle bir şey olmaz millet alaşağı eder kanunla hukukla hemen gereğini yaparlar öyle bir şey olmaz burası dağ başı değil.

Mesela bak Süleyman Soylu dedi ki: “Bizim bildiklerimizi bilseniz iki saatten fazla uyuyamazsınız” dedi, daha ne desinler? Tayyip Hoca’nın etrafında Türk milletinin toplanması lazım, MHP’yi korusun, MHP büyüsün güçlensin. Ben Ak Partili olsun falan kesinlikle demiyorum, kardeşimiz olarak, dava insanımız olarak Tayyip Hoca’yı korusunlar gerisine karışmasınlar. CHP de böyle CHP güçlensin, büyüsün AK Partili olsunlar falan demiyorum ben ama Tayyip Hoca’nın şahsını koruyalım, bu konuda taviz olmasın bu çok tehlikeli olur, bunu denemeye kimse kalkmasın. Tayyip Hoca gittiğinde yerine gelecek adamın iflahını keserler ben söyleyeyim. Tayyip Hoca’ya yaptıklarının on mislini de ona yaparlar net yaparlar. Hani baş istiyorlar ya böyle bir şey yok. Bunlar İblis ve şeytan takımı İngiliz derin devleti dediğim olay doğru, onun kitabı şu an baskıda, İngiliz derin devletinin kitabı hem İngilizcesi ayrı basılıyor aynı anda, hem Türkçesi aynı anda basılıyor. Evet onu yakında göreceğiz.

ASLI HANTAL: Adnan Bey, önemli bir son dakika haberi vardı. Rusya, “Suriye ile ılımlı muhalefet arasındaki çatışmalar sona erdi” açıklaması yaptı. “Şu an için Suriye’deki savaş resmi açıklamaya göre sona erdi. Tam barış anlaşması için Astana’ da yapılan görüşmelerin resmi açıklaması bekleniyor. Ilımlı muhalefet dışındaki terör örgütleriyle mücadele devam edecek.”

ADNAN OKTAR: Terör örgütleri bir kere çekip gitsin Allah aşkına çok münasebetsizlik, halkı ezim ezim ezdiler. Ilımlı muhalefetle anlaştılarsa işte bitsin konu bu kadar basit, onlar da nereye gidiyorsa gitsinler.

ASLI HANTAL: Başka bir haber daha vardı son haber olarak. Akşam Gazetesi’nin haberine göre Genelkurmay Başkanlığı’nda askeri sınav sorularının hazırlandığı birimde görev yapan kripto FETÖ üyelerinin PKK’lı ve sol terör örgütü üyelerini dahi himmet karşılığında subay yaptıkları ve ordunun içine soktukları belirlendi. FETÖ’nün kripto yapılanması tarafından subay yapılan Teğmen F.U. gözaltına alındı. İzmir’de mayın arama ve kurtarma birliğinde görev yapan F.U.’nun üniversitede okuduğu yıllarda PKK ve sol terör örgütleriyle birlikte on ayrı eyleme katıldığı ve terör örgütü PKK’dan kaydı olduğu belirlendi.

ADNAN OKTAR: Kardeşim işte İngiliz derin devletinin ahlakına düştü mü bir adam homoseksüel de oluyor, vatan haini de oluyor, alçak da olur, kahpe de olur, yalancı da olur, Darwinist, materyalist de olur. Fethullah Gülen örgütüne adamlar pençeyi takmış ağzına alıp yutmuş mahvetmişler bunları artık, bitmiş bunlar, böyle bir eski Fethullah Gülen hareketi diye bir şey kalmamış yutmuşlar bunları. Yani FETÖ denen örgüt İngiliz derin devletinin emir eri haline gelmiş şu an, yapacak bir şey yok onlar için, kaçabilen kaçsın, kendini kurtarabilen kurtarsın. Başka ne denebilir?

Ne kadar güzel bizim hanımlar, hanım arkadaşlar çok şaşırtıcı bu kadar güzel olmaları. Düşünüyorum da insan ürperiyor çok acayip bir olay bu, böyle yüzlerce güzel kız ve tutkuyla seviyorlar. Ben bazen dışardan kızlarla görüşüyorum bazılarıyla falan çok çok farklı.

Çok fazla PKK’lı Hoca’yı üniversitede doldurdular, öğrencilerin bir kısmı da hocalarına yaranmak için PKK’lı oldu, arkadaşlarına yaranmak için PKK’lı oluyorlar, insanların bir kısmı basit ve karaktersiz oluyor, kalabalığı gördüğünde çöküyor. Mesela sınıfında yirmi kişi var on yedisi PKK’lı o da PKK’lı oluyor onlarla nasıl uğraşayım kafasında oluyor. Halbuki bu çok büyük bir karaktersizlik, ahlaksızlık, vicdansızlık insan vatanının, milletinin, devletinin nimetini görüp, bilip yaşadıktan sonra böyle bir alçaklığa, böyle bir kahpeliğe nasıl düşer? Hiçbir şekilde kabul etmemesi lazım.

Kardeşim şimdi PKK’lıyı şöyle gösteriyorlar benim gördüğüm çok akıllı, mantıklı, tutarlı işte kadın haklarını savunan, dengeli, nerde zavallı insan varsa onları koruyan, demokrasi yanlısı, adaletten ayrılmayan, her şeyi akılcı ve bilimsel düşünen. Halbuki her şey tepetakla ne bilimsel düşünüyorlar, ne vicdan var, ne merhamet var hepsi oyun yani karaktersizce ve ahlaksızca oyun oynuyorlar. Saldırgan, kahpe, azgın ve sadist oldukları halde çok vicdanlı ve merhametli gösteriyor. Vatan, millet, devlet düşmanıyken çok demokrat, çok faydalı bir insan gibi kendini gösteriyor. Zır cahilken, çok akılsızken, hiçbir şey bilmezken her şeyi bilen birisi gibi gösteriyor onun için biraz da bunun üstüne tabii ciddi bir çirkeflik de eklenince, tehditkar azgınlık da eklenince zayıf kişilikli olan gençler bunlara tabi oluyorlar. Yani onların baskın karakteri onları kontrol altına alıyor, onlar da bu sefer onlar gibi olmaya özeniyorlar buna karşı tabii ancak bilimsel eserlerle, eğitimle karşılık verilebilir çünkü bilimsel anlatım bu adamların en dayanamadığı hal, bilimsel anlattığında çöküyorlar.

PKK genellikle köyden gelenleri değil de üniversiteden öğrenci istiyor dağa onun için üniversiteye çok ağırlık veriyorlar, çok çok özenli olmak lazım.

Evet dinliyorum.

GÜLEN BATURALP: Cumhurbaşkanı Erdoğan Suudi Arabistan ziyareti sırasında umre yaptı. Fotoğraflarını görebiliriz.

ADNAN OKTAR: Helal Tayyip Hocam’a, güzel olmuş.

Ben söyledikten sonra ilk defa siyasiler münafıklardan bahsetmeye başladılar. Mesela diyor ki Bahçeli: “Usta provokatörler, uzman bozguncular, icazetli spekülatörler, kuyruğu dik tutmaya çalışan müşfik kisveli münafıklar son kozlarını oynuyorlar” diyor. Yalnız Bahçeli’nin ağzı mükemmeldir çok iyi laf yapar ağzı, lafı böyle kalıp gibi oturtuyor pislik tiplere, tebrik ederim onun öyle bir yiğit ruhu var, o yaşta insanlar yataktan kalkamıyorlar tabii ya tamamen emekli ruhunda oluyorlar birçoğu. O yeri göğü inletiyor maşaAllah bak kaç ameliyat geçirdi aslan gibi ortalarda geziniyor maşaAllah. Münafıklara da çok iyi oturtmuş, kalıp gibi diyelim çok güzel yapmış ağzına sağlık.               

Bahçeli 69 yaşında aslında genç Bahçeli. 69 çok genç bir yaş ama çok çile çekti çok acılardan geçti onun dönemi falan 1971’ler falan en şiddetli mücadelenin yapıldığı dönemlerdeydi o. O zamanlar Turizm Ticaret Yüksek Okulu vardı hatırladığım kadarıyla. Tabii o konu ayrı ben okulları geçtim ayrı anlatıyorum da. Bahçeli de o zamanlar Ankara’daydı çok sözü geçen çok duyulan bir insandı yani çok kültürüyle, bilgisiyle dikkat çeken bir insan ta o dönemlerde. Ayrı bir konu olarak anlatıyorum, orada o zamanlar okulda benim bir işim vardı. Turizm Ticaret Yüksek Okulu hatırladım kadarıyla, okula polis hiç kimseyi almıyordu, kapıda da Ülkücüler doluydu böyle çok sert bakışlı ellerinde tesbihlerle falan yani okula benim girmem mümkün değildi. Ben o zamanlar grand tuvalet giyiniyordum böyle kravat ceket falan ama yani çok özenli giyiniyordum, hiç kimsenin yüzüne bakmadan direkt okula girdim böyle. Ne polis karıştı ne de oradakiler kimse karışmadı normalde direkt çeviriyorlar önce Ülkücüler soruyordu sonra polis soruyordu ne nedir falan gibilerinden yani tabii başkasına tavsiye etmem.

Evet dinliyorum.

GÜLEN BATURALP: Adnan Bey Allah’ın yaratma sanatını gösteren çok güzel kuş resimlerimiz var.

ADNAN OKTAR: Bunlar hır durmuyor yoksa bunlara sarılıp yatmak da çok şeker olur da, bunları gagalarından öpmek falan da çok şeker ama hatta ısırmak böyle hafif hafif. Ördek yavrusu vardı benim, ben onu öpmeye çalışıyordum gagasını o da benim dilimi ısırmaya çalışıyordu acemilikle.

MaşaAllah. Her hücre nereye gideceğini biliyor bu renklerin oluşması için özel mineraller kullanıyor, özel proteinler kullanıyor vücut sırf bu süsü yapabilmek için. Özenle yerleşiyorlar yani hangi tüyün neresine yerleşeceği hepsi belli ve yüzyıllardan beri bu böyle yani kromozomlarında milyonlarca özellik kodlu ve adamlar da buna çıkıp tesadüf diyor.

Bahçeli’yle Başbuğ’un resimleri var onları görebiliyor muyuz?

GÜLEN BATURALP: Şu anda gösterebiliriz.

ADNAN OKTAR: Benim Bahçeli’yle yüz yüze bir görüşmem olmadı ama rahmetli Başbuğ’la görüşmem olmuştu. Benim ceketime benzer bir ceket vardı üzerinde böyle hafif kırçıllı kumaştan, kravat falan iç çıkarmazdı üstünden rahmetli bayağı şık tertemiz beyaz gömlek falan tıraşı falan da çok temizdi, eli yüzü de öyle, böyle çok tok sesi, bakışı abartmıyorum gerçekten tam kurt bakışı yani klasik kurta benziyordu göz yapısı falan da böyle. Hareketliydi gözleri, çok hareketli, tane tane ve tok çok aklı başında konuşuyordu, müthiş efendi bir insan.  Ben o zaman genç delikanlıydım yani Adnan Hoca olarak biliniyordum yeni işte o zamanlar basında çok yer alıyordu, çok korkusuz çok rahat, dürüst bir insandı.  Bak efendiliğine nezaketine güzelliğine bak, koskoca insan bu kadar önemli görevde bulunmuş insan beni gördüğünde ayağa kalktı içeri gittiğimde ondan sonra oturduk yine ben kalkarken yine ayağa kalktı ta kapıya kadar yolcu etti. Mesela ben o zaman meseleleri daha yeni yeni öğreniyordum, yeni yeni kavrıyordum. O, o zaman mesela Musevilerin aleyhine konuşma yapanlar olduğunda o şiddetle karşı çıkıyordu Musevilerin aleyhine konuşmalara ta o zamanlar yani onu hiç asla istemiyordu. Ermeniler hakkında da aleyhlerine hiç konuşma yaptırtmıyordu yani çok akıllı bir insandı. Normalde Ülkücü milliyetçi olunca insanın aklına gelen ilk imaj Yahudi karşıtı, Ermeni karşıtı bilakis Ermenistan’la dostluğumuzu isteyen yani onlarla kardeş olduğumuzu söyleyen bir üslubu vardı ve Musevilere toz kondurmuyordu bayağı efendiydi, çok çok akıllı bir insandı öyle tarif edilecek gibi değil. Bahçeli çok benziyor o yönüyle Başbuğ’a, ben bizzat gözümle gördüğüm için anlıyorum üslubunu efendiliğini. Bu Sinan Oğan’ların falan ekip daha entel, biraz İngiliz kültürüne daha yatkın o yönden biraz riskli yani klasik Ülkücü profili pek çıkmıyor orada yani o ekibin tamamında onu görüyorum. Bir kısmı kültürlü hakikaten bilgililer ama ılımlı olarak iktidara girileceğine inanıyorlar yani çok ılımlı. Yani nasıl gibi? Mesela Obama gibi falan, iktidara gelsen ne olur öyle ne yapacaksın yani ne işe yarar? O sadece bozar Türk milletini, kişiliğini bozar, ruhunu bozar Allah esirgesin, maneviyatı bozar iktidar olsan ne olur yani? O Ülkücü kimliğini, o Ülkücü kişiliğini sana zamanında Başbuğ vermiş doğru verdi doğru anlattı ondan taviz olmaz. Başbuğ’un sistemini beğenmeyen o partiye gitmesin. Başbuğ’un anlattığı çizgi Osmanlıcı, aklı başında, devlet terbiyesini esas alan, vatan, millet, bayrak, din, iman, Allah, Kitap deyince canını ortaya koyacak insanlar bu şekildedir ve taviz vermez Ülkücü yani böyledir hakikaten Türkiye’nin güvencesidir. Sayın Başbuğ ayakta yıllarca o insanları eğitti, her yerde seminerler hazırlattırdı muazzam emeği vardır. Sen yeni bir ekol meydana getirirsen bu olmaz, ayrı parti kur istiyorsan ama Ülkücü olmuş olmuyorsun yani Türkeş’in rahmetlinin çizgisinden çıktığında başka bir şey olursun sen, o MHP olmaz Ülkücülük olmaz. Ha kur ben ona bir şey demem ama ben Ülkücüyüm diye ortaya çıkma, MHP’liyim diye ortaya çıkma.  Yeni bir fikir çıkardık arkadaş dersin beğeniyorsanız gelin dersin ona sana kimse bir şey demez ama MHP adına Türkeş adına Ülkücülük adına çıkarsan bu olmaz yani Türkeş adına Ülkücülük ve MHP adına çıktığında tam o çizgide olman lazım, Başbuğ’un çizgisinde olman lazım.

Bir sevdiğimiz kardeşimiz daha gelecekti bu konuları bana anlatmak için ama hakikaten benim kanaatim geldi ama daha pekiştirmek için istiyorsa hani daha detaylar için olabilir görüşebilirim.

Hakikaten Türkeş’e çok sadıktı, “Biz niye lider deriz Devlet Bey’e” diyor, “diz kırdı Türk’ün Başbuğ’una yarı yolda koymadı” diye bir resim paylaşmışlar çok anlamlı güzel olmuş görebiliyor muyum?

GÜLEN BATURALP: Görebiliriz.

ADNAN OKTAR: Bahçeli alt kısımda görülüyor resmin. Evet o diz çökmüş orada duruyor. Ne çileler çekti Başbuğ rahmetli dağlarda sokaklarda hiç de korkmazdı maşaAllah bayağı yiğitti tabii her yerde de gezerdi böyle, komünistler hipnoza giriyorlardı Türkeş çıkınca. Bir kere Ankara’da Kurtuluş Meydan’ında MHP’nin toplantısı vardı ben oraya gittim, Kurtuluş Parkı’nın girişi dolmuştu yani bayağı kalabalıktı, oradan bir polis motosikleti geldi kalabalığın arasına girdi densiz yani, kalabalık ikiye yarıldı durduk yere bastı geçti sonra belli ki ahlaksızlık yapıyor kasten yaptı. Türkeş böyle bozkurt gibi baktı hemen, halkın dikkatini çekmedi o yani onun ahlaksızlık yaptığını anlamadı birçok kişi, o gür sesiyle derhal plakasını alın dedi hemen bana bildirin bunu dedi gibi bir şeyler söyledi şimdi detaya girmeyeyim yani refleksi çok iyiydi bayağı iyiydi maşaAllah.

Vicdanlı insan ayrı bir şey oluyor o biliniyor mesela ahlaksız vicdansız insan da. Mesela bu CHP’nin Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu ehli vicdan bir insan, bak o genç kızın başörtüsü açıldığında ona saldırdılar ya çocuğa, bak vicdanı el vermedi yüzünde çok dürüst bir ifadeyle çok öfkelenmiş olarak gitti o çocuğu ziyarete onun gönlünü aldı ve ‘ben şiddetle karşıyım kılık kıyafete karışılmasına’ ve CHP zihniyeti içerisindekilere solculara herkese güzel bir örnek olmuş oldu.

Demin alışverişe gittim şahane şeyler aldım. Ne kadar gereksiz şeylere insanlar para veriyorlar yani gidiyor mesela gece zil zurna içiyor dünyanın parasını veriyor zehirleniyor. Ya kardeşim böyle şeylere para ver vur kafanı yat, gidip şarap içip kendini rezil edeceğine batıracağına, gidip sigara alıp kendini zehirleyeceğine değil mi onların parasını bunlara ver. Bir kısım insanlar eline para geçti mi hemen yiyeceğe yatırıyor zararlı yiyeceklere.

Bugün “Suriyelileri istemiyoruz” diye bir etiket yapmışlar, biz de “Suriyelileri seviyoruz” diye etiket yapalım.

Şimdi kısa bir ara veriyoruz devam edeceğiz.

GÜLEN BATURALP: Kısa videolarla programımıza devam ediyoruz.

VTR: Avrupa’da Vahim Tablo

ADNAN OKTAR:  Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: Donald Trump Rus Büyükelçi’yle görüşmesi sebebiyle istifa eden Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn’e sahip çıkarak “General Flynn harika bir adam, daha önce de dediğim gibi yalancı medya kendisine çok ama çok haksızca davrandı. Ayrıca belgelerin sızdırılması bir suçtur. İstihbarat kurumlarımız Washington Post ve New York Times’a yasa dışı bir şekilde bilgi veriyor. Buradaki gerçek skandal gizli bilgilerin istihbarat tarafından şekerleme gibi dağıtılması hiç Amerikanca değil” dedi.  

GÜLEN BATURALP: Resmini görebiliriz ekrandan.

ADNAN OKTAR: Bu şahıs değerli bir insan, Donald Trump da sahip çıksın, herkes sahip çıksın. Darwinizm’e karşı, homoseksüelliğe karşı, İngiliz derin devletine karşı basın içinde, yayın içinde İngiliz derin devletinin çok fazla adamı var, onlar bu insanla uğraşıyorlar veyahut İngiliz derin devletinin dolaylı yoldan etkisi altında olan tipler var onlar uğraşıyorlar. Trump Allah’a güvensin, Allah’a dayansın hiçbir şey olmaz devam etsin.

İmam Sadık (as) şöyle buyurdu: “Kim biz Ehli Beyt’in velayetiyle kurtuluşu bekler bir halde ölürse, kaim Mehdi’nin ordusunda yer alan kimse gibi olur.” Yani Ehli Beyt sevgisi çok önemlidir diyor. O şekilde ölen bir insan Mehdi (as)’ın ordusunda olan bir kimsenin sevabını alır diyor. (İkmaluddin Cilt 2. Sayfa 357)

Aslında insanların arasını bulmak kolay fakat bu dostluğu sağlayacak insan çıkmıyor. Mesela İran’la, Türkiye’nin arasını düzeltmek çok kolaydı bunu geniş çapta başardık. O dönemde İran aleyhine muazzam propaganda vardı biz ısrarla İran’ı savununca hükümetin eli de kolaylaştı, Tayyip Hocam ben ikinci evimdeyim dedi rahat etti ama yeniden bir dalga geldi şu an o dalgada Pers milliyetçiliği iddiası var halbuki böyle bir şey yok. İran dindar bir topluluk, Şii dindardır ve Pers düşüncesi onların hiç kabul etmeyeceği bir düşüncedir. Pers ırkçılığı asla kabul etmeyecekleri bir düşünce ama Şia’yı, Şiiliği önemli görüyorlar bu doğru. Mesela Türkiye’yle, İran arasında meydana gelen şu gereksiz kriz kısa bir müdahalede ortadan kalkacak göreceksiniz. Mesela İran’la, Amerika arasındaki mücadele de öyle tamamen gereksiz ve suni, İsrail’le, İran arasındaki mücadele de tamamen gereksiz ve suni eğer iyi bastırırsak, gayret edersek onlarla aralarını çok rahat düzeltiriz.

Şimdi bizim hedefimiz İsrail’le, İran, Türkiye’yle, İran, Amerika’yla, İran’ın arasını düzeltmek olması lazım, bu çok basit ve gayet kolay. İran yönetimi İran’daki Şii militan gruplarının baskısı altında, o insanlar da o kadar kolay rahat hareket edecek gibi değiller ama ırkçılık tarzı değil İran’ın ruhu. İran’da şah döneminden kalan ırkçılar var ama sayıları az bunların güçsüzler, dolayısıyla bu bir risk değil, böyle bir şey yok ama Şia’nın Mehdilik inancı olduğu için her yere hakim olmak, Mehdi (as)’ye zemin hazırlamak iddiaları var o yüzden bu hırsı gösteriyorlar. Atom bombası yapmaya kalkmalarının nedeni o, işte beş bin, on bin kilometre menzil roket yapmalarının nedeni de o. Mehdi (as)’ın çıkışını kolaylaştırmak için bunu yapıyorlar. İran’la, Amerika’nın arasındaki gerilimin nedeni herhangi bir ırk, kavim anlaşmazlığı değil, sadece Mehdi (as)’ın çıkışı inancıdır başka bir şey yok dolayısıyla konuşuruz, ikna ederiz araları düzelir inşaAllah.

“Adnan Oktar, düne kadar başkanlığa karşı idi, ne oldu da evet dedi?” Araştırdım, inceledim, çok uzun süreden beri inceliyorum riskli gördüm aksini. Hayırı riskli gördüm, evette de bir mahsur görmedim, bölünmeyle alakası yok, bölünmeye sebep olacak bir madde göremedim. Şu anki anayasa bölünmeye müsait, bölünme olmadı. Bu yeni anayasada bölünmeye ait hiçbir madde yok, bu yeni anayasada var, eğer ararsan, bakarsan var ama o anayasada yok dolayısıyla tedirgin olmaya da gerek yok. Hukukunda ideolojik hukuk olmaması milletin inancına uygun bir hukuk anlayışının olması çok önemli. Benim gördüğüm burada millet iradesi hakim oluyor, öbür türlü millet iradesi hakim olmuyor, daha önce hep böyleydi. Mesela Adalet Partisi iktidara gelirdi büyük bir çoğunlukla anayasa mahkemesi bozardı kararı, bir şey der anayasa mahkemesi bozar yahut herhangi bir mahkeme kararıyla hükümetin aldığı karar bozulurdu, hükümet adeta felç olurdu ama ideolojik oluyordu bazen bu kararlar, çoğu zaman ideolojik oluyordu bu anayasa bunu ortadan kaldırıyor. Hukukun milletin aleyhine olmamasını sağlayacak bir durum oluşmuş oluyor. Hukuk Türkiye’de yüzde 99,99 mükemmel iyidir ama aralarında hainler oluyor, hakimler içinde de hainler oluyor, savcılar içerisinde de hainler oluyor, mübaşirinde de hain çıkıyor, müdüründe de hain çıkıyor bu riskin ortadan kaldırılması lazım. Ve ben bu anayasayı başında kabul etmedim, riskli olan maddeleri söyledim riskli olan maddeleri ben söyledikten sonra değiştirdiler. Baktık, inceledik, gördük Ankara’dan da sevdiklerimiz geldi burada anlattılar, konuştuk meselenin uzamasını doğru bulmuyorum. Aksaklık olursa anayasanın ilgili maddelerini de değiştiririz yani Türkiye’de söz milletindir, başına buyruk birisiyle hareket etmesi mümkün değil, milletin menfaatinin aleyhine hiç kimse hiçbir şey yapmaz, Tayyip Hoca hiç yapmaz.

Kurak yerdeki ağaç kökü gibi, bir fidan gibi Moşiyah’ın büyüyeceğini söylüyor. Yeşaya 53/2 Tevrat’ta.

Şimdi gereksiz kavgalar olduğunu görüyoruz. Mesela İran’la ülkelerin barışması Mehdiyet’in hakimiyeti demektir, mesele İran’da kilitleniyor. Türkiye’yle, İran dost olduğunda, blok olduğunda Rusya’yla da blok olmuş olacaklar, Amerika’yla da blok olurlar bitti. Mehdiyet gümbür gümbür gelmiş olur ama kriz İran’da kilitleniyor. Mesela Tayyip Hoca’nın bugünkü sözü Pers milliyetçiliğinden bahsetmesi tabii kilitleyici bir mahiyette şimdi bu sözü adamlar duydu mu İran’la, Türkiye’nin arasını açmanın artık şart olduğuna inanır birçok kişi, arayı açmak için de iyi bir malzeme olarak görürler bunu kaldıracağız. İran’da Pers milliyetçiliği yok. Bir tek Şah zamanında vardı, Şah’ın oğlu biraz savunuyordu hatta o bir ara Türkiye’ye gelmek de istedi Şah’ın oğlu, bizle de konuştu “ben Türkiye’ye geleyim, sizlerle konuşayım, görüşelim” falan dedi, ben tehlikeli olur dedim yani senin can güvenliğini burada korumak zor olur dedim ama yıllar oluyor, oğlu biliyorsunuz yurt dışında. Mesela onda öyle bir eğilim var, Pers milliyetçiliği eğilim var. Şeyhin Şah Rıza Pehlevi zaten pers milliyetçisiydi, çok ürkütücüydü tabii sitili, yöntemi.

“Adnan Bey, agnostik teist gibi bir inancım var ama seni çok takdir ediyorum, çok zevkli, esprili, şık, akıllı siyasi yorumlar ve görüşleriniz var saygı duyuyorum seviyorum da.” Ben de bütün ateistleri hem seviyorum, hem şefkat duyuyorum, saygı duyuyorum hepiniz benim dostum, arkadaşımsınız, her zaman gelip görüşebilirsiniz gönlünüz rahat olsun.

İngiltere’de antisemitizm son yıllarda rekor seviyesine ulaşmış bu da İngiliz derin devletinin bir oyunu.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın raporuna göre Türkiye’de kültür sanat alanında hiçbir etkinliğe katılmayanların oranı yüzde 70, toplumun yüzde 49’u hiç sinemaya gitmemiş, yüzde 39’u hiç kitap okumuyor, yüzde 66’sı konser, tiyatro ya da opera gibi herhangi bir etkinliğe katılmamış, yüzde 81’i hiçbir enstrüman çalmıyor, yüzde 47’si dergi okumuyor ve yüzde 86’sı bir hobi kursuna hiç gitmemiş, yüzde 85’lik bir kesimse en sık yapılan etkinliğin televizyon izlemek olduğunu söylüyor. 

ADNAN OKTAR: Türkiye’de tabii birçok şey eksik, bir kalite eksikliği var, bu anlattıkları kalite eksikliğinin bir bölümü, o çöküşün küçük bir bölümünü anlatmış oluyorlar fakat Mehdiyet’in atağında bütün bu çöküş tam tersine yükselişe geçecek, üç, beş yıl içerisinde kalitede, sanatta, güzellikte en güzel seviyede gelişmeye başlayacak bunu göreceğiz.

Talmud’da Cenab-ı Allah, Yüce Allah Davud oğlu Mesih’e yani Mehdi (as)’a diyecek ki: “Benden ne istersen onu sana vereceğim.” Onun her istediğini Allah yapacak Mehdi (as)’ın. Mesela dünya hakimiyeti istiyor yapacak, müthiş bir zenginlik, müthiş bir sanat onu verecek mesela İsa Mesih’le görüşmek istiyor onu da yapacak Allah, her ne istiyorsa yapacak. “Davud oğlu Mehdi son bayramda gelecek.” Musevi dininde elli yılda bir yapılan ve şofarlarla ilan edilen bir kutlama var o dönemde gelecek, o dönem geldi şu an. “Davud soyundan Mehdi doğru olanı yapmakta tez davranacak.” (Yeşaya 16/5) “Davud soyundan güçlü bir kral Mehdi çıkaracağı mesh ettiğim, seçtiğim Mehdi (as)’ın soyunu ışık olarak sürdüreceğim, düşmanlarını utanca bürüyeceğim ama onun başındaki taç parıldayacak.” (Mezmurlar 132, 17/18)

Dünya sadece sevgiyle güzel olur dolayısıyla köprüyle, yolla, tünelle dünyanın güzel olması mümkün değil, hiçbir yer öyle güzel olmaz. İnsanları öyle hale getirmişler ki ben bakıyorum sokakta, sevgiden çok alaycılık, kavgacılık, laf sokma, birbiriyle uğraşma, rekabet, sevgisizlik, birbirinin ayağına çelme takma, kıskançlık, gereksiz yere dünyayı cehenneme çevirmişler, kendi cehennemlerinin odununu sürekli taşıyarak o cehennemin ateşini daha da güçlendiriyorlar. Mehdiyet bu cehennem ateşinin söndürme hareketidir yani imanın nuruyla o cehennem ateşini söndürüyor Mehdiyet. Sevgiyi, kardeşliği, dostluğu, tevazuu, muhabbeti, insancıllığı, affetmeyi, Kuran’ın güzel gösterdiği, Allah’ın güzel dediği fıtratımızda olan, güzel olan her şeyi savunarak bu belayı negatif elektriği, pozitif elektriğe çeviriyor, o negatif dünyayı saran aurayı, deccalın aurasını pozitif aurayla tertemiz hale getiriyor. Temiz Mehdiyet nuruyla, iman nuruyla dünyayı yıkıyor şu an Mehdiyet, nur gibi hale getirecek, yıkayacak ve tertemiz edecek. Herkesin birbirine yardım etmesiyle hayat yaşanacak gibi yaratılmış Allah tarafından. Mesela ayağı tutmayanın koluna gireceksin Allah o şekilde yaşanacak gibi yapmış. Mesela gözü görmeyenin mesela ama oluyor onun koluna girip onu yerine götüreceksin. Hasta olana ilaç vereceksin, hasta olana doktorluk yapacaksın yahut hasta bakıcılık yapacaksın o şekilde yaşanacak gibi insanları yaratmış Allah, merhamet, şefkat, dostlukla, affedicilikle. Kindarlıkla, nefretle, kavgayla yaşamak mümkün olmuyor, bütün insanlık yok olur o zaman, herkes herkesi kırar geçirir Allah esirgesin dünyada insan kalmaz, bunu körükleyenler dünyayı gittikçe karartıyordu. Şimdi Mehdiyet’in ışığıyla yavaş yavaş aydınlanmaya başladı ama önümüzdeki yıllarda daha bu hızlanacak yani öyle bir zaman gelecek ki, bu hız mesela saatte on kilometre olan hız, saatte üç yüz kilometreye çıkacak adeta ağaçları böyle duvar gibi göreceğiz akıl almaz sürate ulaşacak, bu ne zaman olacak? 2019’lardan sonra, 2020’ler, 2021’lerde akıl almaz bir sürate ulaşacak inşaAllah göreceksiniz.

Gücü olan zayıf olana yardım edecek bu dünyada. Zengin olan fakire yardım edecek Allah öyle yaratmıştır velayet sistemi budur. Allah malın tutulmasını istemiyor. O müminlerin hakkı olarak ona geçmiş oluyor. Mümin malı dağıtacak. İsa Mesih’in talebelerinde de bu velayet sistemi açık açık geçiyor Tevrat’ta da vardır. Mesela adam tarlasını satıyor, teknesini satıyor İsa Mesih’e veriyor. O da onların aralarında paylaştırıyor. Mesela ekmek geliyor bir torbaya dolduruyorlar oradan hepsi yiyor. Balık oluyor bir kazana dolduruyorlar pişiriyorlar. Hep beraber oradan onu alıp yiyorlar. Velayet sistemin özelliği budur. Şahısların şahsi zenginliği olmuyor. Mesela Resulullah (sav)’ın malı mülkü vardı herkese dağıtıyordu. Hatta karıları dağıttığı için ondan ayrılmaya kalktılar. “Bize de ver” dediler “biz de zengin olmak istiyoruz” dediler. Resulullah (sav) “Önce ümmetim” dedi. “O kadar fakir insan var” dedi “Siz yemek yiyorsunuz, rahat yiyecek buluyorsunuz, yatıyorsunuz, kalkıyorsunuz. Ama onlar öyle değil” dedi. “Onların silaha ihtiyacı var, yiyeceğe ihtiyacı var, bakıma ihtiyacı var. Ben onlara harcayacağım” dedi. “Vay sen misin öyle diyen?” dediler. Peygamberimiz (sav)’le bağlantıyı kesti hanımları. Peygamberimiz (sav) meşrutada bir ay yalnız yaşadı. Bu çok vahim büyük bir olaydır aslında. Çok çok büyük bir felakettir. İnanılır gibi değil. Ve o hanımların babaları nasıl müsaade etti buna bunu da tabii anlamak mümkün değil tabii. Benim kızım olacak da gidecek peygambere haşa kafa tutacak. Diyecek ki işte “Bana para vermedin, mal vermedin ben de seninle görüşmüyorum” diyecek. Yapamaz öyle bir şeyi.

Bak sokağa çıktığınızda bakın. Hangi genç kız başını kaldırıp bir insana bakabiliyor? Hangi insan hangi insana selam veriyor? Hangi insan hangi insanın yüzüne bakıp gülümsüyor? Herkes gözlerini birbirinden kaçıştırıyor. Hiç kimse kimseye selam vermiyor. Böyle bir dünya olmaz. Bunu değiştireceğiz inşaAllah.

ASLI HANTAL: Adnan Bey İncil’de velayet sistemi ile ilgili bir söz okumak istiyorum. “Yahya onlara iki mintanı olan birini mintanı olmayana versin. Yiyeceği olan yiyeceği olmayanla paylaşsın.” (Luka 3/11)

ADNAN OKTAR: Bak iki mintanı olan kişiye ne diyor? Bu vahiy, doğru yani vahiydir bu. Diğerine versin. Bir tane bir onda bir onda. Evet, velayet aynısı da Kuran’da da vardır. Bu uygulanmıyor mühim bir farzdır. Toplumda bu uygulanmıyor. Mekke Medine döneminde bu sahabeler arasında bu çok güçlü uygulanıyordu. Sonra Tebbe Tabiin’den sonra unutuldu.

Evet, dinliyorum.

ASLI HANTAL: “Gittiğiniz her yerde Allah’ın egemenliğinin cennet vaadinin yaklaştığını duyurun. Hastaları iyileştirin, cüzdanlıları temiz kılın. Karşılıksız aldınız karşılıksız verin. Kuşağınıza altın gümüş ya da bakır para koymayın.” (Matta10/7-9)

ADNAN OKTAR: “Dağıtın” diyor işte budur velayet sistemi.

ASLI HANTAL: Bir İncil sözü daha vardı.

ADNAN OKTAR: Bunların hepsi doğru, İncil’in doğru hükümleri evet.

ASLI HANTAL: “İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı. Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı.”

ADNAN OKTAR: İşte Karl Marx’ın yaptığı bu. Buradan bakıp kendince uydurma, Allahsız, Kitapsız bir Mehdiyet anlayışı çıkartmaya kalktı. Komünizmin kökeni budur. İncil’den ve Tevrat’tan etkilenmiştir. Zaten Haham soyundan geliyor Karl Marx. İngilizlerin eğittiği bir adamdır. Zaten hepsi ayı kahvehanedeler İngiltere’de, Londra’da. Lenin, Marx hepsi.

ASLI HANTAL: “Her gün mescitte toplanmaya devam eden imanlılar kendi evlerinde de ekmek bölüp içten bir sevinç ve sadakat ve sadelikle yemek yiyor. Ve Allah’ı övüyorlardı. Bütün halkın beğenisini kazanmışlardı. Rab de her gün yeni kurtulanları, hidayete erenleri topluluğa katıyordu.” (Elçilerin İşleri 2/44-47)

ADNAN OKTAR: Evet maşaAllah. Frederick de orada böyle sakal göbeğine kadar. Marx da orada, Lenin de orada. Aynı kahvehaneler Londra’da. Akşama kadar birlikteler. Sonra bütün dünyayı birbirine kattılar. İngiliz derin devletinin eğittiği adamlar bunlar.

ASLI HANTAL: “Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır. Böylece mutlu olursun. Çünkü bunlar sana karşılık verecek durumda değildirler. Karşılığı sana insanlar dirildiği zaman verilecektir.” Luka’da geçiyor. “Dağlara buğdayları serpin. Müslüman bir ülkede kuşlar aç kaldı demesinler.” Hz. Ömer (ra) söylemiş. Elçilerin İşleri 432’de  “İnananlar topluluğunun yüreği ve düşüncesi birdi. Hiç kimse sahip olduğu herhangi bir şey için bu benimdir demiyor. Her şeylerini ortak kabul ediyorlardı.”

ADNAN OKTAR: Bak görüyor musun? Bu benim demiyor mülkiyet yok yani o anlamda mülkiyet yok. Herkes malını dağıtıyor. Zorlamayla bak komünizmde zorladır, İslam’da sevgiyle, merhametle, sevinçle, heyecanla ve zevk alarak yapılır. Aradaki fark bu, evet.

ASLI HANTAL: “Aralarında yoksul olan yoktu. Çünkü toprak ya da ev sahibi olanlar bunları satar sattıkların bedelini getirip elçilerin buyruğuna verirlerdi. Bu da herkese ihtiyacına göre dağıtılırdı.” (Elçilerin İşleri)

ADNAN OKTAR: İşte bu kadar.

ASLI HANTAL: Resullerin İşleri’nde bir söz daha vardı Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Evet.

ASLI HANTAL: “Yaptığım her işte sizlere böyle emek vererek güçsüzlere yardım etmemiz ve İsa’nın ‘vermek almaktan daha büyük mutluluktur’ diyen sözünü unutmamız gerektiğini gösterdim.”

ADNAN OKTAR: Vermek.

ASLI HANTAL: “Vermek almaktan daha büyük mutluluktur.”

ADNAN OKTAR: Herkese bol bol dağıtmak yani evet.

“Kopenhag’dan sevgiler” Daniella ve Isabella. Bu iki şekeri göstertebiliyor musun?

GÜLEN BATURALP: Bir dakika açıyorum. Gösterebiliriz ekranda.

ADNAN OKTAR: Evet, dinliyorum sizi.

ASLI HANTAL: Rus senatör Aleksey Pushkov, Washington’daki siyasi sınıfın ABD Başkanı Donald Trump’ı etkisiz hale getirmek için her şeyi yaptığını belirterek “onun etrafında belli bir yolu izlemesini zorunlu kılacak bir durum oluşturuyorlar.”

ADNAN OKTAR: Tabii İngiliz derin devletinin cenderesi başladı görülüyor. Ama iyi destek verilirse bayağı kanırtabilir. Tayyip Hoca’ya da onun için destek istiyorum, Putin de öyle. Bunlar çok hayati insanlar Putin, Tayyip Hoca ve Amerika’nın bir tek Trump’ı değil işte diğer şahısla beraber hepsi. Diğer şahıslarda öyle evet.

GÜLEN BATURALP: Rus senatörün resmini görebiliriz. Aleksey Pushkov.

ADNAN OKTAR: Nehc'ul Belağa’da müminlerin emiri Hz. Ali radıyallahu ahn bir hutbesinde şöyle demiş Resulullah (sav)’tan naklen “Dikkat edin, suhulet servettir. İmamınız İmam Mehdi sizin için neyin iyi, neyin kötü olduğunu bilir. Sizden şer hakimleri çekip alacak” Sizden şer hakimleri çekip alacak. O devirde şer hakim kalmayacak. “Tehlikelerinizi kesecek” yani tehlike diye bir şey olmayacak. Anarşi, terör bunları duracak. “Adaletsiz hakimleri azledecek” adaletsiz hakimleri azledecek yani artık o müessese kapanacak. Üçkağıtçı, sahtekar hakim kalmayacak. “Ve dünyayı sahtekarlardan temizleyecektir.” Sayfa 155’te, Nehc'ul Belağa isimli kitabın 155.sayfasında. 1300 yıllık kitap.

“Hz. Mehdi çıktığında dünya Rab’bin ilahi aydınlığı ile aydınlanacak. Ve insanlık içerisinde adalet terazisi hiç kimsenin başka bir kişiye eziyet etmeyeceği şekilde ayarlanacaktır.” (Bihar’ul Envar cilt 52, sayfa 321, Kemaluddin)

“Cennet Kaim Mehdi ile buluşan içindir. Yine cennet Mehdi’yi seven ve onun imamlığına inanan içindir.” (Vasa el-Şia, Cilt 7, Sayfa 327, Hadis 1)

Evet, dinliyorum.

ASLI HANTAL: Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, dün İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüşmesinin ardından şunları söyledi; “İsrail ve Filistin; iki tarafın da anlaştığı her ne ise uyarım. Eğer İsrail ve Filistin mutlu olacaksa onların tercihi neyse ben de bunu kabul ederim.”

ADNAN OKTAR: Çok güzel. Trump’ın bu yumuşak başlığı, insancıl, munis tavrı hoş. İsa Mesih’in talebesi olmaktan kaynaklanan güzel bir kişilik sergiliyor. Tebrik ediyoruz. Devam, bu güzel ahlakta devam. Gönlü de rahat olsun. İngiliz derin devletini onun üzerinden çekip alacağız Allah’ın izniyle.

Bu Kuran’da kelime tekrarları var. Onları bir okur musun bana?

ASLI HANTAL: Tabii. Ceza 117 kere geçiyor, affetmek iki katı 234 kere.

ADNAN OKTAR: Cennet 77 kere, cehennem 77 kere mesela. Dünya 115 kere, ahiret 115 kere. Şeytan 88 kere, melek 88 kere geçiyor Kuran’da, hep eşit. Kötüler 3 kere geçiyor, iyiler 6 kere geçiyor, iki katı. Sıkıntı 13 kere, huzur 13 kere. Bitki 26 kere, ağaç 26 kere. Çok fazla böyle. Mesela güneş, şems 33 kere, ışık, nur 33 kere.

ASLI HANTAL: Adnan Bey, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hulusi Akar ile çekilmiş fotoğrafı var Mescid-i Nebevi’de namaz kılarken.

ADNAN OKTAR: Helal olsun Paşamıza. Allah kabul etsin, iyi güzel. Akar Paşamız bizden, aslan o. Paşamız sağlam delikanlı.

Rusya, Türkiye, İran Suriye’de ortak askeri güç oluşturacak. Zaten bu askeri paktın arkadaşlığın, dostluğun önemli bir adımı, bayağı güzel.

“Adnan Ağabey interneti de fethettin sonunda, seni Periscobe’da gördük. Adnan Hoca fırtınası her yerde.” Hoppala. İnternet Kurdu Cemil. Bir de internetin kurtları oluyor demek ki.

“Hocam 2017’ye girdik, büyük olaylardan kastettiğiniz nelerdir?” Tunç Erberk. Tunç 2017’den sonra Mehdiyet tırmanacak tırmanacak, 2019’larda çok yüksek bir noktaya varacak, göreceksiniz. 2020’ler ve 2021’de ne demek istediğimi anlayacaksınız. 2022 zaten adı üstünde 2’yi üç kere tekrar eden 2. 2’ler bir iki kere tekrar eder, bir de üç kere tekrar eder. Üç kere tekrar etti mi çok sağlam tekrardır bu, inşaAllah.

Evet, dinliyorum.

ASLI HANTAL: Trump, Rusya’nın Ukrayna’daki krizi çözmesini ve Kırım’ı geri vermesini beklediğini açıklamıştı. Bunun üzerine Duma Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Leonid Slutski, “Rusya ve Amerika’nın ilişkilerin yeniden başlama ihtimalinin üzeri çizilmedi. Fakat bu tür bir açıklama Trump’a ilişkin hızlı yapılmış ve çok büyütülmüş beklentilerimizde yanıldığımızı gösteriyor” ifadesini kullandı.

ADNAN OKTAR: Hayır, hayır hemen olumsuzluğa kapılmasınlar. Trump’ın da tabii etrafında insanlar var. Onu bu yönde motive eden insanlar var. “Rusya’yla biz ahbap olduk, dost olduk” diye direkt ortaya çıkmaz. Tabii ki siyasi bazı konularda çatışmalar olacaktır ama bu onları ümitsizliğe düşürecek bir şey değil. Bu ortak konuşulur, anlaşılır. Mesela ne yapılır? Türkiye garanti verir, Rusya orada bir üs kurar. Özgür olur ve Türkiye’nin garantörlüğünde, Rusya’nın garantörlüğünde özgür bir ülke olur Kırım ve rahat ederler. Dolayısıyla beş dakikanın içinde meseleyi altüst etmenin bir anlamı yok. Yani hemen umutsuzluğa kapılıyor. Mesela Rusya bir şey diyor, Tayyip Hoca diyor ki mesela; “orada şu var bu var, Pers ırkçılığı var. Bir anda alabora olmanın alemi yok. O dediyse yatışır, onların hepsi düzelir. Yani dostluk irade ve akıl gerektiren, sabır gerektiren bir şeydir. Bir kelimede yıkılacak bir şey değildir. Yani İngiliz derin devletinin ekmeğine yağ sürmüş olurlar öyle konuşurlarsa. Böyle olmaz.

Maide Suresi, 90-91, şeytandan Allah’a sığınırım. “Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları” Bak, “içki, kumar, put olan dikili taşlar ve fal okları” yani fal bakmak “ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz.” Şeytandan Allah’a sığınırım. “Gerçekten şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?” Çünkü kumara daldı mı kalkamıyor masadan, namazı da bırakıyor Allah esirgesin. İçki içiyor kafası gidiyor. Allah yasaklamış.

Bu dostluğun devam etmesi konusunda çok çabuk dağılma özelliği var siyasetçilerin. Tek hamlede dağılıyorlar. Halbuki biraz itidalli, biraz hoşgörülü, ılımlı olsalar, biraz meselelere daha yukarıdan, daha geniş baksalar mesele hallolur. İlla onun dediği olacak diye bir şey yok, illa onun dediği olacak diye de bir şey yok. Bunun çözümü bulunur.

Şimdi kısa bir ara verelim, devam edelim.

GÜLEN BATURALP: Kısa videolarla programımıza devam ediyoruz, inşaAllah. 

Masaüstü Görünümü