Harun Yahya

Sohbetler (23 Mart 2017; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

ASLI HANTAL: Adnan Oktar ile Sohbetler programımıza başlıyoruz. Hoş geldiniz Hocam.

ADNAN OKTAR: Efendim, hoş bulduk. Siz de hoş geldiniz.

Herkes imanını, irfanını artıracak. İlim ve irfan ikisi de çok önemli.

Ne diyelim? Bir etiket yapalım. “Sevgimiz örnek olsun” diyelim. Sevgimiz örnek olsun, evet.

Üst Akıl kitabının kapak resmini merak ediyorsun. İşte biz araştırın düşünün diye koyuyoruz. Öyle hazırcı olmayın.

Üstadımız’ın, bugün Bediüzzaman Üstadımız’ın vefatının elli yedinci seneyi devriyesi. Allah gani gani rahmet etsin mübarek Üstadımıza.

Bayram Yüksel Ağabey’in bir anlatımı var. Var mı sizde o?

ASLI HANTAL: Evet var. Bayram Yüksel Ağabey, Üstadımız’ın vefatından önceki anılarıyla ilgili bir hatırası vardı. “Gece saat iki buçuk oldu. Üstad bir ara eliyle boynumu tuttu. Ben kollarını ovuyordum. O sırada Üstadımız ellerini göğsünün üstüne koydu. Üstad uyudu zannettim. Sobayı yaktım. Sahurda ağabeylerle yemek yiyeceğiz diye beklemeye başladım. Sahur geldi geçti. Ağabeyler “Bayram kardeş uyumuş kalmışız” dediler. Ben sabah namazımı kılıp Kuran cüzümü okuyacaktım. Biraz sonra “yahu Bayram Kardeş, Üstad Hazretleri’nden ses gelmiyor” dediler. Ben “Üstad uyudu onu üşütmeyin” dedim. Tekrar geldiler, tekrar “Üstad’dan ses gelmiyor” deyince beraber Üstad’ın odasına vardık. Üstad’dan hiç ses gelmiyordu. Fakat vücudu sıcacıktı. Zübeyir Ağabey “Urfa’da Elazığlı Vaiz Ömer Efendi var, ona haber gönderelim. O bilir” dedi. Haber gönderdik, geldi. Üstad’ı görünce “İn­na lil­lâ­hi ve in­na iley­hi râci­ûn. Üs­tad ve­fat et­miş kar­deş­le­rim” dedi.

ADNAN OKTAR: Canım benim çok şeker.

ASLI HANTAL: Resimlerimiz vardı.

ADNAN OKTAR: Bakayım.

ASLI HANTAL: Soldan sağa Bayram Yüksel, Zübeyir Gündüzalp, Hüsnü Bayram, Abdullah Yeğin. Üstad Said Nursi’nin vefat ettiği gece hizmetinde bulunan dört talebesi o yıllardaki simalarıyla.

ADNAN OKTAR: Onlar da çok çok değerli insanlardı. Allah hepsine gani gani rahmet etsin. Çok çile çektiler.

ASLI HANTAL: Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin mübarek naaşı taşınırken resmi vardı.

ADNAN OKTAR: Dünya tatlısı, Allah onu cennetinde sonsuza kadar yaşatsın. Cennette kardeş etsin.

“Hocam, iyi akşamlar. Biz eşimle sürekli tartışma içerisindeyiz. Evde huzuru ne yaparsam yapayım sağlayamıyorum. Bize bir tavsiyeniz var mıdır? Hatay’dan selamlar.” Yalnız sen hangi tarafı temsil ediyorsun belli değil. İsmin yok, cismin yok, olmaz. Değil mi? Böyle soru olmaz.

“Televizyon izlerken boşa zaman mı geçirmiş oluyoruz? Nelere dikkat etmeliyiz.” Boş konuysa tabii zaten insan sıkılır, doğal olarak sıkılır. Sevilay Görgülü.

“Adnan Bey sizin hakkınızda yapılan onca yoruma rağmen enerjinizden bir şey kaybetmiyorsunuz. Bunu neye borçlusunuz?” Selime Yavuz. Müslüman’ın zaten hakkında aleyhinde muazzam bir faaliyet olacağını Kuran yüzlerce kere vurguluyor. Bir kere değil. Yani Müslüman’ın aleyhinde konuşanlar yoksa, aleyhinde eylem yoksa yani Müslüman’ın münafığı yoksa Müslüman’ın kafiri yoksa Müslüman’ın deccalı, şeddadı, tuğyanı ve dalaleti yoksa karşısında o hastadır zaten. Müslüman’ın karşısında tuğyan olur, dalalet olur, deccal olur, küfür olur, münafıklar olur. Müslüman da Müslümanca mücadele eder, gayret eder. İlimle, irfanla, sevgiyle, buna biz imtihan diyoruz. Bu olmayınca İslam’ı zaten yaşayamayız.

Bir de isim yazmama modası çıktı. Mesela bu iltifat eden bir kardeşimiz var. Tamam, Allah razı olsun güzel de kim olduğun belli değil, olmaz. Yani en azından bir lakabın falan vardır.

Evet, dinliyorum.

ASLI HANTAL: Hakkari’nin Çukurca ilçesinde askeri üs bölgesine sızmaya çalışan PKK’lı teröristler kendilerini fark eden askerlere roketatarla saldırdı. Çıkan çatışmada bir askerimiz şehit oldu, üç askerimiz yaralandı. Şehidimiz yirmi üç yaşındaki Onur Deniz, resmini görebiliriz.

ADNAN OKTAR: Ağabeyinin aslanı, kabadayıların güzeli, yakışıklısı. Allah seni cennetine almış, ne güzel. Seninle iftihar ediyoruz. Allah şahadetini makbul etsin, kabul etsin, meşhur etsin. Annene babana ne mutlu. Allah bize de sana verdiği nimeti ihsan etsin. Ne güzel sevinç içindesin. Kutlu bir mücadelenin, kutlu bir cihadın sağlam aslan gibi yiğidisin. Kabadayılığın da tescillendi, yiğitliğin de tescillendi. Helal olsun sana.

Evet, dinliyorum.

ASLI HANTAL: Cumhurbaşkanı Erdoğan bu akşamki konuşmasında sizin de hep anlattığınız gibi Türk İslam alemini bir vücudun uzuvlarına benzetti. “Bizim kimsenin toprağında egemenliğinde gözümüz yok. Biz kardeşlerimizin, soydaşlarımızın, tüm mağdur ve mazlumların haklarının, hukuklarının korunması için mücadele veriyoruz. Ama söz konusu Müslüman olunca söz konusu Türk olunca gözlerin yumulduğuna, kalplerin karardığına şahit oluyoruz. Biz asla böyle davranamayız. İnsan yüreğinin bir kısmından, gözünün, kulağının, bacağının birinden vazgeçer mi?”

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam’a bir alkış. Helal olsun. Çok okkalı, çok hikmetli, çok faydalı, gönüllere şifa, sadra ferahlık, hoş bir konuşma yapmış. Allah razı olsun. Tayyip Hocam’a laf yok. Tayyip Hocam’a Allah yardım edecek, inşaAllah. Ediyor ve edecek, görevini yapacak o.

Evet, dinliyorum.

GÖRKEM ERDOĞAN: FETÖ’nün 15 Temmuz’daki hain darbe girişimiyle ilgili duruşmada örgütün füze kullanmayı düşündüğü ortaya çıktı. Ankara Polatlı'daki 58. Topçu Tugayı ile Topçu ve Füze Okul Komutanlığı’ndaki olaylara ilişkin davada savunma yapan eski Yüzbaşı İsmail Dumlupınar, eski Tuğgeneral Murat Aygün'ün kendisine uzun menzilli iki fırlatma aracını hazırlaması için emir verdiğini, söz konusu füzelerin Türkiye’nin en uzun menzilli füzeleri olduğunu söyledi. Ve ifadesinde “darbe girişimini öğrendikten sonra yükleme emrine itaat etmedim. Büyük felaketin yaşanmasının önüne geçtim” dedi.

ADNAN OKTAR: Demek ki bak aklı başındaymış askerlerimiz. Bu görülüyor. Nereye baksak bir basiret feraset örneği görüyoruz. Ama bazıları da akılsız çıktı. “Komutanım emretti yapıyorum” diyor. Ya kardeşim sen salak mısın? “Adam öldür” diyor. “Kardeşini öldür” diyor. Deli misin sen? Öyle emir mi olur?

Evet, dinliyorum.

ASLI HANTAL: Eski Pentagon yetkilisi Michael Rubin sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kendince tehdit etti. “Recep Tayyip Erdoğan artık yolun sonuna geldi” şeklinde mesaj yazan Amerikalı Neocon yazar Michael Rubin, bir başka mesajında ise, “Erdoğan yolsuzluklar yapmazsa ve cehalet içinde olmasaydı, insanlar kendisine hakaret etmezlerdi” ifadelerini kullandı. Michael Rubin 15 Temmuz öncesi darbe olacağını yazan bir kişiydi.

ADNAN OKTAR: Yolsuzluk yapmış da ne yapmış? Üç-beş ceketi var, iki tane paltosu var. Sabahtan akşama kadar Allah için, vatan için, millet için uğraşıyor üç-dört saat uykuyla. Yani çok münasebetsiz, gereksiz bir açıklama. “Yolun sonuna vardı” diyor. Makam arabasına biniyor, gidiyor yolun sonuna varıyor. Allah Allah. Ne yapacak? Duvarı delip geçecek hali yok. İpsiz sapsız, münasebetsiz izahlar. Delikanlımıza laf ettirmeyiz, Tayyip Hocamız’a laf ettirmeyiz. Ben onun dürüstlüğünü görüyorum. Çoluğu çocuğu da çok efendiler, eşi hanımı falan çok temiz insanlar. Herkes görüyor. Hiç iftira atılacak bir yön yok.

Evet, dinliyorum.

GÖRKEM ERDOĞAN: İngilizlerin Basın Organı Financial Times, MHP Genel Başkan Adayı Akşener’i manşetine taşıdı. Gazetenin yaptığı haberde Akşener, Türkiye’de Erdoğan’a kafa tutabilecek tek lider olarak gösterildi.

ADNAN OKTAR: Kafa tutacak. Niye kafa tutsun? Siyaset ortamında siyasi rakip olarak mücadele verir. Kafa tutmayla ne alakası var?

Bu minik Adnancı beni çok seviyormuş. Babası göndermiş. Bayağı tatlı, maşaAllah. Tam tipik Adnancı. Bir daha göster bakayım. Kıyafetler falan feşmekan.

Arda Suluova, çocukta hiperaktivite bozukluğu ve dikkat eksikliği, doktor da ilaç vermiş. En iyisi doktora uymak tabii.

Evet, dinliyorum.

GÖRKEM ERDOĞAN: Bir sinek kuşu videomuz var.

ADNAN OKTAR: Ama hakikaten çok şeker. Ağabeyinin kuzusu. Bir daha göster bakayım. O gözünden acayip öpülür o, bir de gıdısından. Nasıl güzel, cennet kuşu gibi. Ne kadar tatlı varlık, maşaAllah.

Evet, dinliyorum.

ASLI HANTAL: İncil’de sevgi anlayışıyla ilgili sözler vardı. Onları okumak istiyorum.

ADNAN OKTAR: Evet.

ASLI HANTAL: “Sevgiyi yaşayan Allah rızasına uygun yaşar. Allah’ın bize olan sevgisini tanıdık ve buna inandık. Allah sevgidir. Sevgide yaşayan Allah’ta, Allah’ın rızasına uygun yaşar.” (Yuhanna’nın 1. Mektubu 4:16)

“Sevgili kardeşlerim birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Allah’tandır. Seven herkes Allah’ı tanır, sevmeyen kişi Allah’ı tanımaz. Çünkü Allah sevgidir. Sevgili kardeşlerim Allah bizi bu kadar çok sevdiğine göre biz de birbirimizi sevmeye borçluyuz.” (Yuhanna’nın 1. Mektubu 4:7-11)  

“Sevgi, Allah’ın buyruklarına uygun yaşamamız demektir. Başlangıçtan beri işittiğiniz gibi, O’nun buyruğu, sevgi yolunda yürümenizdir.” (Yuhanna’nın 2. Mektubu 1:6)

Sevginin insana kattığı güzel özellikler: “Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez. Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz. Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir. Sevgi her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyi umut eder, her şeye dayanır. Sevgi (Allah’ın sevgisi) asla son bulmaz…” (Pavlus’tan Korintlilere 1. Mektup, 13:4-8)

ADNAN OKTAR: Evet.

Resulullah (sav) dedi ki: “Benim evlatlarımdan Mehdi benim kılıcımla Roma’dan çıkar.” (Mucem-ul Ehadisi, İmam Mehdi cilt 3, sayfa 183) Peygamberimiz (sav)’in kılıcını taşıyacak üstünde Hz. Mehdi (as). Ama bu bir savaş değil de sevgi ziyareti olacağı belli. Yani resmi bir kıyafet giyeceği anlaşılıyor. Çünkü Peygamberimiz (sav)’in kılıcı ve hırkası bütün insanların çok sevdiği ve merak ettiği Resulullah (sav)’den Hz. Mehdi (as)’a hediye edilen hoş, güzel emanetler. Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (as)’a emanet olarak bırakmıştır. Yani onun kuşanması için, hırkasını da onun giymesi için bırakmıştır. Şu an hırkası çok güzel düzenlenmiş olarak hazır duruyor. Kılıcı da çok güzel düzenlenmiş bakımlı olarak duruyor. Demek ki Roma’yı ziyaretinde Hz. Mehdi (as)’ın üstünde Peygamberimiz (sav)’in hoşlandığı her şey olacak.

ASLI HANTAL: Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Aydın Engin ile ilgili haberi okuyabilirim.

ADNAN OKTAR: Evet.

ASLI HANTAL: Resmini görebiliriz. Aydın Engin, Cumhuriyet Gazetesi’ndeki köşesinde şöyle yazmış. ““Evet” demek. Küçücük kızıma okulunda ders sırasında “evrim teorisi yalandır, yanlıştır. Bu soruların hepsinin cevabı sadece Kuran’da var. Sakın başkalarına kulak vermeyin” diye öğüt veren öğretmenlere “evet” demektir. Kızımın ve kızlarımızın geleceğini karartacak bir sisteme mi “evet” diyeceğim?” diye yazmış.

ADNAN OKTAR: Evet, Darwinizm’i yıkacaksa ben “evet” diyorum o zaman. Yani sırf bunun için “evet” derim. Ayrıca hükümetin önünde şu an bir engel yok. Yani “evet” deyince mi hükümet kararında değişiklik yapacak? Yani hükümeti şu an bir şeyden korkuyor gibi gösteriyorlar. Yapacak ama yapamıyor. Hükümet şu an hiçbir şeyden korktuğu yok. Her şey yapabilir. O zaman da yapar, o zaman da yapar. Kanun hukuk ne diyorsa onu yapacaktır.

Bediüzzaman diyor ki; “Adnan Bey kardeşime selam söyle o bizim himayemizdedir. Eğer biz onu himaye etmezsek eli ile işaret ederek bir anda altı üstüne gelir. Bizi alemi İslam’dan, Pakistan’dan çağırıyorlar. Eğer burayı bırakıp gitsek bir anda altı üstüne gelir. Burayı biz muhafaza ediyoruz” diye dersler veriyormuş Bediüzzaman, Adnan Menderes’le ilgili olarak.

Hep “Adnan Bey kardeşime” deyince hep kendime diyor gibi geliyor bana. Çok fazla mektubu var öyle “Adnan Bey kardeşime söyle” diye, maşaAllah.

Bediüzzaman İngiltere’ye giderken Londra’ya gidiyordu Adnan Menderes, “aman gitmesin” demiş, “sakın gitmesin” demiş. Bu Ali İhsan Tola’yla Atıf Ural’ı Menderes’e göndermiş. “Seyahatini tehir etsin” demiş. “Gitmesin” demiş. Fakat onlar ulaşamamışlar Menderes’e. Gitti uçak kazası oldu biliyorsunuz. Uçakta ters döndü yani aslı kaldı, ayaklarından asılı kaldı uçakta. Tabii ona bir uyarıydı. Görüyor musun Bediüzzaman’ın harikasına bak. “Aman sakın gitmesin” diyor. Her seyahatine hiçbir şey demiyor. Ama o seyahatini biliyor başına bela geleceğini.

GÖRKEM ERDOĞAN: İlgili haberin resmi vardı görebiliriz.

ADNAN OKTAR: Bakayım.

GÖRKEM ERDOĞAN: “Menderes Mucizesi” diyor.

ADNAN OKTAR: Fotoğraf yok mu başka?

GÖRKEM ERDOĞAN: Şu anda bu var. Bakabilirim. Uçak kazasından diğer resimleri görebiliriz.

ADNAN OKTAR: Çok büyük olay olmuş yani Allah korumuş. Böyle bir uçağın içinden insan sağ çıkar mı? Yani çok büyük bir mucize.

EBRU ALTAN: Otuz santim ile ölümden kurtulduğu yazıyordu.

ADNAN OKTAR: Tabii. Yani böyle bir uçaktan sağ çıkması alenen mucize, başka bir açıklama yok. Uçak darmadağın olmuş.

Azerbaycan’dan bir hanım yazmış. “Sarı saç hoşuna gelir, ben sarartsam acaba hoşuna gelir mi?” Diyor. Çok şekerler.

Londra’da MI5’in, bu İngiliz gizli servisinin ziyaretçi giriş kapısı var. Onu göstersene. Orada birçok semboller var. Sonra o konuyu konuşacağız.

Evet, dinliyorum.

ASLI HANTAL: Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin’i ilk sorgulayan eski CIA Ajanı John Nixon, iki aydan fazla süren sorgulamalardan sonra bu ülkede kimyasal silah olmadığı sonucuna vardıklarını söyledi. Saddam’ın kendisine “Siz bu ülkeyi tanımıyorsunuz. Ben gidersem benden sonra bu ülke terör yuvasına döner ve birçok grup adeta ülkeyi savaş alanına çevirir” dediğini ifade etti.

ADNAN OKTAR: Gideceğini anlamış demek ki.

Bu İngiliz gizli belgeleri var. Bunlar şu an insanların izlemesine açıldı yani vakit geçtiği için çok uzun süre geçince elli yıl yahut yüz yıl geçince serbest oluyor. Mesela sayfa numarası 6, belge numarası 9/9, Ekim 1912, Sir Buken’den Sir Grey’e, “Bütün Avrupa Türkiye’si” yani Balkanlar ve Trakya bölgesi tamamı “Hristiyanlara ait olmalıdır” diyor. “Girit Sorunu da Yunanistan’ın lehine mutlaka çözülmelidir” diyor. Yani “o bölgede karşı tarafta hiçbir şekilde Müslüman Türk bulunmaması gerekir” diyor. Onun için İstanbul üstüne bakın operasyona hazırlanıyorlar şu aralar. Geçen günlerde o dikkatimizi çekmişti biliyorsunuz. Mesela sayfa numarası 673, belge numarası 696-3, Eylül 1912 Merling’den Sir Grey’e, “Şimdiki durum yalnız Balkanları ve Avrupa’yı değil fakat Arapları, Ermenileri, Kürtleri ve diğer ırkları da Osmanlı’dan ayırmaya çalışmak gerekir” diyor. Hakikaten de bunları yaptılar. Bak, “Kürtleri de” diyor. “Ermenileri, Kürtleri” Ta 1912’de bak, adamlar açıkça karar almışlar. Mesela 24 Şubat, sayfa numarası 550, belge numarası 554, bunlar açık halka yani bunlar görülebilir. 24 Şubat 1912’deki belge. “Kral Ferdinand’ın en büyük ihtirası İstanbul Merkez olmak üzere Bizans İmparatorluğu’nu kurmaktır. Şimdilik Avrupa Türkiye’nin çözülmesini bekliyor. O zaman vilayetler kucağına düşecek” diyor. Yani “İstanbul da çok rahat ele geçecek” diyor. “Bölüneceği için, yani federasyonlara ayrılacağı için” diyor. Geçen günlerde İstanbul’u federasyon yapılması konuşması vardı biliyorsunuz. Yine cilt numarası 262, sayfa 759, yıl 1909, Türk karşıtı Hristiyanlara iyi davranmak gerektiğini söylüyor. Türklere haşa bir hayvan ismi vermiş. “Onları ezmek için her kırbaç mubahtır” diyor. Türkleri tenzih ediyoruz, bütün Türk milletini tenzih ediyoruz. Bu belgelere insanlar rahatça ulaşabilirler.

Kuran tefsir ederken İmam Bakır dünya hakimiyeti ile ilgili ayetlerin Mehdiyet ile ilgili olduğunu söylüyor.

Yine İngiliz belgelerinden devam ediyorum. Sayfa numarası 88, belge numarası 113-3 Kasım 1913. Lord Kitchener’dan yine Sir Grey’e yazılmış. “Türklerin çöküşü tamamlanmış görünüyor.” Diyor. “Sudanlı Türklerin hak diye ileri sürdükleri ne varsa İngiltere’ye geçmelidir” diyor. Ve dediklerini de hemen yapıyorlar zaten. Cilt 10, sayfa numarası 50, belge numarası 59, 29 Ekim 1913, Sir Nicholson’dan Sir Harding’e, İngilizler kendi aralarında yazışıyorlar. Yani İngiliz derin devletinin yönlendirmesiyle. “İmroz ve Bozcaadaları hariç bütün adaların Yunanlılara bırakılmasını sağlayalım” diyor. Aynısı da yapıldı bu. Yani adamlar ne karar aldıysa hepsini yapmışlar.

Evet, şimdi kısa bir ara verelim, yine devam edelim.

ASLI HANTAL: Yayınımıza videolarla devam ediyoruz.

VTR: Kuran Yeterlidir

Masaüstü Görünümü