Harun Yahya

Sohbetler (24 Mart 2017; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

ASLI HANTAL: Yayınımıza İngiliz Derin Devleti kitabından bölüm okuyarak devam ediyoruz. Hocamız birazdan bizimle birlikte olacak inşaAllah.

ADNAN OKTAR:  Boş şeylere para veriyorlar. Halbuki bunlar yani pahalı bir şey de değil. Sanata ağırlık vermiyor insanlar ben ona çok dikkat ettim. Halbuki her yeri her şeyi güzelleştirebilir. Varsa yoksa yemek, nereye gitsem yemek yiyen adamlar görüyorum. Her yeri güzelleştirelim. Bağlar, bahçeler, sokaklar, insanlar, her şey güzel olsun.

“Her an sevgiyle” diyelim.

Alman NDR kanalı Tayyip Hocam için bir şarkı uzun bir klip gösteriyormuş. Tayyip Hocam’la uğraşıyorlarmış. Niye? Nur gibi delikanlı Tayyip Hocam. Ne eksiği var? Namazında niyazında, vicdanlı, merhametli bir delikanlı.

“Hapishaneler Tayyip Bey’i eleştirenlerle dolu” diyor Emrah. Yok canım eleştiriden dolayı kimse hapse girmez. Öyle olsa ben girerdim. Gece gündüz eleştiriyorum her zaman. Ama vicdanlı davranmak lazım. O da bizim evladımız, kardeşimiz, bu vatanın evladı. Allah rızası için hizmet veriyor. Bütün gençliğini verdi. Tay gibi delikanlıydı, bak ne hale geldi yaşlandı. Bir gün eğlencesi olmadı, tek bir gün. Rahat ettiği tek bir gün yok. Bak tatile gitti orada da öldürmeye kalktılar, şehit etmek için uğraştılar. Onun için ayıp günah yani. Sırf Anadolu delikanlısı diye, böyle hani züppe çakal tiplere alıştıkları için bazı tipler. Entel olacak, homoseksüel destekçisi olacak falan, baktılar öyle bir şey yok. Daraldı adamlar, daral geldi. Bayağı atılımcı, nur gibi delikanlı, kimseye de bir zarı zoru yok. “Var” diyenler bana yazsın, göstersin buraya, söz bir Allah bir söyleyeceğim. Yani senetli belgeli ama anlatacaklar. Atmasyon yok yani. Samimi söylerseniz söz bir Allah bir söyleyeceğim. Ne yapsın yani? Verip iktidarı çekip gitsin mi? “Alın sizin olsun” mu desin? Ne desin yani? Alışmışlar iktidardan sürekli adam devirmeye. Ta Abdülaziz devrinden beri daha da evvellerden beri. Öyle şey olur mu? Türk milleti götürür, Türk milleti getirir. Milletin kanaati oysa odur. Saygı duyacaksınız. Uzatmaya gerek yok.

Adam televizyon programına çıkmış. “İslam’da zinanın yeri yok, taşlarlar recmederler” diyor. Kasten söylüyor. Yani İslam’ı küçük düşürmek için, Müslümanların aleyhine bir ortam meydana getirmek için, recm yani böyle dehşet verici bir cezayı Müslümanlar yapar gibi gösterip bütün Avrupa’da İslamofobi’yi yaymaya çalışıyor. Allah öyle bir şey demiyor. Nereden çıkarttın? Kuran’da böyle bir hüküm yok.

“Mehdi’yi tanımak için rüyaya yatın.” Peygamber (sav) nerede diyor ya “rüyaya yatın da Mehdi’yi tanıyın”? Hz. Mehdi (as)’ın alametlerini vermiş, “Alametlerinden tanıyın” diyor. Eğer vicdanlıysan, imanın nuruyla bakıyorsan tanıyacaksın. Peygamber (sav) onu söylüyor. “Alametlerinden tanınır” diyor. “Rüyadan tanınır” demiyor. Niye anlamazdan geliyorsunuz? Adam rüyaya yattı mı kafayı kime taktıysa onu görürsün. Çünkü ön yargılı yatacaksın. Kimi Cüneyt Arkın’ı görür, kimi Kadir İnanır’ı görür. Değil mi? Kimi hiç alakasız adamı görür. Baksana adam Amerikan cumhurbaşkanlarını görüyor Mehdi gibi yahut Putin’i görür. Kafayı kime takarsa onu görür. Öyle şey olmaz, alametleriyle bakacaksın.

Bu çiçeğin adı ne? Bayağı şeker bir şey. Nasıl süslüsün sen böyle. Ağabeyinin balı bunlar. Bak dört tane hiç şaşmıyor. Beş hiçbirinde olmaz.

GÖRKEM ERDOĞAN: Altın çanak çiçeği.

ADNAN OKTAR: Hakikaten de altın çanak gibi. Bir de erkeklik organı dişilik organı her şeyi de var, tam teşkilat. Çiçek tozları, hepsi tamam. Bak, bütün yaprakları birbirine eşit, milim santim ilerlemiyor büyüdükten sonra. Neredeyse tak, orada kalıyor. Dalları da şeker, kendi de şeker. Rengi şahane vermiş, bak, hepsinde aynı sarının güzel bir tonunu kullanmış hepsinde. Cenab-ı Allah’ın mucizesi. Mesela erkeklik organı tam belirli bir düzeyde oluyor, dişilik organı belirli bir düzeyde oluyor. Tohumlanma muntazam, her şeyi muntazam. Yeşillerle de yandan destek. Daha renkli, daha şeker oluyor. Bardağa su koydun mu biraz yemeye içmeye devam ediyor yine oradan. Ama kök bırakabilse tabii çok güzel olur. Ama dünyanın işte aczi olan özelliklerinden. Bahar geliyor, bahara yetişemiyoruz bile. Şubat sonlarında falan çiçeklerin açmasıyla solması bir oluyor. Ama cennette öyle açmayla solma bir olmuyor. Sürekli duruyor. Mesela çiçekler sürekli durur kesintisiz, koparttığında çiçek yeniden aynı anda olur mesela bahçede çiçek oluyor koparamıyor insan kıyamıyor çünkü ölüyor koparttın mı bir daha da bahçede onu göremezsin. Ama cennette öyle değil çiçeği koparttığın an aynı anda olur çiçek orada yeniden. Sen alır onu seversin götürürsün. Çiçek konuşur da seninle istersen. Hareket de eder. MaşaAllah.   

Mehdiyet ortada olan bir şeydir öyle rüyayla olmaz. Görmeyen gözler görmeye alışır. Mehdiyet’in kendini ilanı diye bir şey olmaz hiçbir zaman için olmaz. Gözler Mehdiyet’i yavaş yavaş görmeye başlar. Niye ilan etsin? Alamet var ortada. Herkesin gönlünde Allah bir kurtuluş özlemi yaratmıştır Cenab-ı Allah bizim kalbimizde. Bir gün İslam’ın, Müslümanların kurtulacağı kardeş olacağımız inancı hep yaygındır. İçgüdü olarak vardır. Mehdiyet insanların bilinçaltında vardır.

Dinliyorum.

ASLI HANTAL: Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan sizin “Türkiye bölünürse kıyamet kopar” sözünüzün içinde sıkça geçtiği şöyle bir konuşma yaptı; “Bizim içeride ve dışarıda kimseyle aramızı bozmak gibi bir niyetimiz yoktur. Ama bizim milletimize karşı bir sorumluluğumuz var. Seksen milyon vatandaşımızla bu milletin yurtdışındaki soydaşlarımızın hakkını hukukunu savunmak mecburiyetindeyiz. Şayet ülkemizin bütünlüğüne halel gelirse, milletimizin birliğine dirliğine zarar gelirse o zaman kıyamet hepimiz için kopmuş demektir. Milletimize zarar gelirse hepimiz kıyameti yaşarız” dedi.

ADNAN OKTAR: Bütün dünya için. Taş taş üstünde kalmaz daha önce de en az otuz kere söyledim Allah razı olsun Tayyip Hocam da aynısını söyledi çok güzel oldu tasdik etmiş oldu. Virüs bile kalmaz, mikrop bile kalmaz kıyamet kopar. Sakın kimse öyle bir delilik yapmaya kalkmasın. Yani pardonu olmaz bu işin. Akıllarını başlarına alacaklar.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün de Denizli’de yaptığı mitingde İzmir’in işgalini hatırlattı ve şunları söyledi; “Düşmanın İzmir’den başlayarak işgaline karşı en büyük tepkiye yer veren yer neresidir? Denizli’dir. Bu tecavüze karşı hareketsiz kalmak devlete ihanettir diyen müftünün çağrısıyla Denizli milli mücadeleye katılmıştır” dedi ve halkımızın referanduma da aynı ruhla yaklaşması gerektiğini söyledi.

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam rahat ol sen evet de çıksa hayır da olsa senin yanındayız kılına dokunamazlar evvelAllah isterse bir denesinler. Hayır çıksa ne olur? Aynı. Evet çıksa ne olur? Aynı. Her şekilde destekleriz çünkü samimi gidiyorsun gayet güzel memlekete hizmet ediyorsun. Kimsenin seninle alıp veremediği olmaz. Mert, samimi, Anadolu delikanlısın ama o dediğimi yapsın Tayyip Hocam en az yüz takım elbisesi olsun gıcır gıcır giyinsin cayır cayır. Hepsi de ipekli olsun. Şık tertemiz giyinsin bu memleketi temsil ediyor ne çekiniyor? Laf ederler diye çekiniyor çekinme yanındayız helali hoş olsun. Sen giyinmeyeceksin de kim giyecek? Ama o karelileri kaldır Allah aşkına ceket gömlek onların hepsini kaldır. Herhalde biri dedi uzun boylusun kareli giyersen daha iyi olur. Ne alakası var? Aslan gibi delikanlısın tabii ki uzun boylu olacaksın. Laf mı? Uzun boylu olmak iyi bir şey kötü bir şey değil ki. Dinlen de hakkın ne çekiniyorsun? Cumartesi Pazar fasıl getir çalsınlar yer gök inlesin. Bilal getiriyordu yine getirsin. Gaziler gelsin, gazi aileleri, şehit aileleri eğlenin rahat edin. Her gün her gün kendini yormana gerek yok.

“Programa her gelen mi güzel olur? Hayret Hocam” MaşaAllah.

“Hocam o kadar iltifat ediyorsunuz o hanımlara güzel sözler söylüyorsunuz bir kişi bile tavrını bozmuyor gayet saygılılar” diyor. Bazıları sapıtıyor ya iltifat edince. Hakikaten gençler çok korkuyorlar kızlara iltifat etmekten birçoğu hep böyle aşağılamaya çalışıyorlar bazı yerlerde. Kızlar onları onlar kızları aşağılıyorlar rezalet sevgisizlik diz boyu oluyor.

İrfan Şahin “Çocukların beceri ve yeteneklerini açığa çıkartacak bir eğitim programı olması lazım” diyor “sol beyin lobu ağırlıklı bir eğitim sistemi var” diyor. “Bunu bilinçli yapıyor olabilir bazı kişiler” diyor “Darwinist eğitim bir yandan bir yandan gelenekçi Ortodoks eğitim çocukların özgür düşünmelerine ket vuran bir sistem” diyor. Doğruluk yanı var tabii bu sözlerin onu hükümete daha detaylı daha delilleriyle anlatmaya devam etmek lazım. Anlatıyoruz biz çok faydalı da olduk benim gördüğüm zaten onun için bas bas bağırıyorlar. İşte Darwinist eğitim elden gidiyor bilmem ne onun tek sebebi biziz. Vesile olan biz, bizden başka Darwinist eğitime karşı çıkan yok sadece ben çıkıyorum bizim arkadaş grubumuz çıkıyor. Hükümet de Allah razı olsun bir şeyler yapmak istiyor.

“Hocam Trump’ın eşi Melania Hanım’ın Trump’tan nefret ediyor haberleri hakkında yorumunuz nedir?” Ayşe Karagül. En azından şefkat merhamet ediyordur. Niye nefret etsin? Bayağı dürüst. Aslan gibi delikanlı bütün ömrü çalışmakla geçmiş şu anda da yetmiş yaşında adam Amerika’yı kurtarmak istiyor, bereket gelsin, bolluk gelsin, eski ahlaka güzelliğe dönelim diyor. Bunlar nefret edilecek bir yön değil. Ama tabii şefkat ağırlıklı bir saygısı vardır o inandırıcı bir söz değil. Öyle bir şey olması için bir neden yok ki adam ahlaksız bir insan değil.

“Hocam ben de gelenekçi Ortodoks sistemin bu kadar olduğunu bilmiyordum doğrusu ‘şort giyen erkeğe bakmak haramdır’ diyor gelenekçi hocalar yok artık” diyor. Beyhan Yurdaer.

“Hocam deccal nasıl bir varlık?” İşte İngiliz derin devletinin başı olan şahıs. Yaşlı bir gözünden rahatsız olan bir zat. Ama adamda hipnoz özelliği var işte başka özellik var “manyetizma ve ispritizmanın neviinden müthiş harikalara mazhar olan deccal ise suri hükümetini bir nevi rububiyet tasavvur ederek ilahlığını ilan eder” diyor. “Bir sineğe mağlup olan bir insanın ilahlık iddia etmesi ne kadar maskaraca ve ahmakça olduğunu herkes bilir” diyor “herkesçe malumdur” diyor Bediüzzaman doğru söylüyor.

“Evet dersek federasyonlara bölünebileceğimizi söylüyorlar gerçek olma olasılığı nedir?” Kardeşim Tayyip Hoca istese şu ana kadar da böyle bir girişimde bulunurdu. Hiçbir şekilde öyle bir girişimde bulunmadı. Kendi evladımız, kendi insanımız gözümüzün önünde yetişen bir insan bir de ayrıca biz millet olarak böyle bir şeyi kabul etmeyince tek başına bir Cumhurbaşkanı’nın böyle bir uygulama yapacağına inanmak ne derece inandırıcı olur ki? Böyle bir şey olsa halkın kabul etmesi lazım. Halk kabul eder iktidar da yapar. Halkın kabul etmediğini iktidar nasıl yapsın? Böyle şey olmaz. Bu abartılı şüpheciliği bırakmak lazım.

Eğer Tayyip Hoca bölünme yanlısı olsa Avrupa bütün gücüyle destekler onu. Bu kadar delirmiş gibi üstüne saldırmazlar. Bölecekse tam aradıkları adam. Bütün güçleriyle destekler “Ne güzel doğru gidiyorsun devam et” derler. Böyle eli ayağına şaşmaz adamların. Kardeşim Tayyip Hocam kabadayı delikanlıdır, mert delikanlıdır öyle pis işlerle hiç işi olmaz. Ölümü göze alır böyle bir şeye yanaşmaz asla. Onurlu delikanlıdır. Ne alaka? Çok münasebetsiz bir mantık. Bölecekse zaten Avrupa’nın ağzının suyu akmıyor mu? Avrupa derken İngiliz derin devletinin ağzının suyu akıyor Türkiye’yi bölmek için. Avrupa’yı kullanıyor Avrupa’yı bir tenzih ediyoruz halkını, biz derin devlet yapılanmasını kastediyoruz burada. Eğer öyle bir şey olsa İngiliz derin devletinin tam aradığı tip işte. Niye bütün gücüyle devirmeye çalışıyor? Niye suikast yapıyor? Demek ki işine gelmiyor. Olay bu, anlaşılmayacak gibi değil. İşine gelen adamı sonuna kadar destekliyor. Öyle bir şey yok madalyalar takıyor bilmem ne yapıyor ne yapacağını şaşırıyor, yağlıyor ballıyor kremliyor. Bayağı uğraşıyor yani. Belirli bir kişiyi kastetmiyorum genel anlamda mantık olarak.

Kadınlar çok güzel varlıklar insanların onların kıymetini bilmemesi ben hayret ediyorum mucize bu. Mesela kedi kedilerin kıymetini de daha yeni yeni anlamaya başladılar. Şahane varlıklar adamlar.

İmam Bakır (as) “Mehdi devrinde galibiyet ve üstünlük ali Muhammet’ten olan Mehdi kıyam edince gerçekleşecektir. Öyle ki yeryüzünde Muhammet Mustafa’yı onun peygamberliğini ikrar etmeyen hiçbir kimse kalmaz” diyor hepsi iman edecek diyor. O İsa Mesih’in ayetiyle de mutabık bu. “Sana iman etmedik kimse kalmaz” diyor ya bu aynı zamanda İslam’ı kabul etmeyen kimse kalmaz anlamına geliyor zaten. Dolayısıyla da Mehdi (as)’yi kabul etmeyen kimse kalmamış oluyor. (Tefsir-i Burhan Cilt 2, sayfa 121) Bunun üzerine Hz. Ali (kv) diyor ki “Hayır, canım elinde olan Allah’a andolsun ki bu galebe (Mehdi’nin galibiyeti ve üstünlük) ancak yeryüzünde sabah ve akşam La İlahe İllaAllah sesi yükselmeyen hiçbir bayındır yer kalmayıncaya kadar gerçekleşecektir.” Her yerde La İlahe İllaAllah olacak diyor Hz. Ali (kv). Mecmuul Beyan tefsiri Saf Suresi’nin 9. ayetinin altında. Ayeti açıklarken böyle konuşuyor, tefsir.

Gece olduğunda gündüz olmaz denemez. Deccaliyet bu kadar dünyayı sardıysa bunun gündüz olmaması Allah’ın adetullahında yok. Mutlaka gündüz oluyor. Onun için Mehdiyet’in kapıda olduğunu açıkça görüyoruz. Gelmiş kapıda sadece içeriye girmesi kalmış. Ayak seslerini duyuyoruz. Kokusunu alıyoruz.

Sayfa 262, belge numarası 286 - 16 Haziran 1914 Türk donanmasının çürütülmesi ve etkisiz hale getirilmesi için yazışma. İngiliz gizli servisinin yazışması.

Ayette ne diyor Peygamberimiz (sav) için? “Peygamberi çocuklarını tanır gibi tanırlar” diyor ne demek? O kadar çok alamet verilmiş ki o alametle peygamberi görünce hemen tanıyorlar. Rüyayla tanınmıyor demek ki peygamber nasıl tanıyor? Alametiyle. Mehdi nasıl tanınacak? Alametiyle. Alametleriyle. Mesela adamlar ‘Mehdi gelmeyecek’ diyor bu da bir alamet. Türkiye çapında hutbelerde Mehdi’nin gelmeyeceği anlattırılıyor bu da Mehdi’nin çıkış alametidir. Bu büyük bir mucizedir.

“Hocam sizin Afrika’da bile kitaplarınız satılıyor. Facebook’taki bazı Afrikalı arkadaşlarım sizin kitaplarınızı paylaşmışlar. Sevenleriniz her yerde” diyor İpek Sarı.

“Adnan Bey bir tek Kutuplarda A9 yok her yeri fethettiniz” diyor. “Avrupa’da A9’u yabancılar da izliyor her yerde Adnan Oktar duymaktan Türk olarak gurur duyuyoruz.” İsmail Sarı. Hakikaten o gün gelen İtalyan benim hiç haberim yok benim kitapları okuyarak iman etmiş gördünüz değil mi? Sakal biçimi falan benim gibi aynı. Hayran hayran bakıyor hiç tanımam bilmem. İtalya’da sırf bizim eserleri seyrederek, okuyarak bütün kitapları okumuş. Katolik’ken Müslüman olmuş. Fazla da vurgulamadım ki Hristiyan oldukları için geldiklerinde baskı yapıyormuşuz gibi olmasın diye üstünde durmadım çok hayret verecek bir şey o. Gördünüz aslan gibi delikanlı gencecik Müslüman olmuş. Kimse ona teklif etmedi Müslüman ol diye. Sadece benim kitapları okumuş bir de bizi izliyor o yetmiş ona.

Tayyip Hocam bayağı yetenekli delikanlı. Türkiye’yi ekonomik olarak acayip ferahlattı. Bunca badireye rağmen çok rahat huzur içinde yaşıyoruz. Eskiden zam zam zam nefes alınmazdı bizim zamanımızda. Sabah bir kalkardık, yüzde seksen zam, yüzde yetmiş zam, yer gök inlerdi. Enflasyon alır başını giderdi. Bunca düşmana baskıya rağmen amiral gemisi gibi yara yara gidiyor Türkiye. Tayyip Hoca’nın kararlı tavrından kaynaklanıyor bu, kişilik tavrından. Onun için Tayyip Hocam’a laf yok.

Bugün Muhsin Yazıcıoğlu şehidimizin vefatının sekizinci yıl dönümü. Şehadetinin, vefatının değil şehadetinin. Allah şehidimize gani gani rahmet etsin.

Mesela bu Yunan adalarını Yunanistan’ın işgal etmesiyle ilgili sayfa numarası 164, belge numarası 180. 23 Aralık 1913 Sir E. Grey’den Sir E. Mallet’e gizli yazışma. Orada konuyu ayarlıyorlar, planlıyorlar.

“Mehdi’nin kıyafetleri ışık saçar parıldar” diyor Bihar’ul Envar’da. Şık giyinecek demek ki. “Mehdi’nin kıyafetleri ışık saçar parıldar.” Muhtemelen ipekli giyiniyor. Başka türlü nasıl parlar?

Devran Kartal, “Kuran’dan bir ayet okusana.” Arapça okumamı istiyor. Anlayacak mısın? Yok. İşte gelenekçi Ortodoks kafadan kaynaklanıyor. Anlamıyorsan neden okumamı istiyorsun? Allah senin anlamanı istiyor. Türkçe okuyayım anla. Ahirette sana anlayıp anlamadığın sorulacak. Uygulayıp uygulamadığın sorulacak. “Arapçasını ben bilmiyordum” diyeceksin. O zaman nasıl kurtulacaksın?

TC Şeref Özçolak, “Hocam iki bin KHK tutuklu var. Yüzde iki yanılma payı olsa dört bin kişi yapıyor” diyor. Hükümet işte elinden geldiği kadar dikkat etmeye çalışıyor. Ama bir darbe geçirdik yani büyük bir olay devleti yıkmaya kalkmışlardı. Türkiye’yi parçalayacaklardı. Devlet can havliyle, refleksle kendini koruyor. Bir insana saldırsalar ne yapar insan? Kendini korur. Hata payı da olabilir. Zaten kamu işte bu dediğin olayları da değerlendirelim. Her devirde zaten hukuki hata olabiliyor. Yüzde iki bin değil ama genellikle oluyor, binde üç, binde beş falan oluyor.

Erdal Erdal, “Hocam sizin anlattığınız İslam şekli Kuran’da hangi ayette var, söyler misiniz?” Hangi ayette olmadığını sen bana söyleyeceksin. Değil mi? Hangi ayette olmadığını söyleyeceksin. Ben sana hangi ayette olduğunu söylemek durumunda olmam. Sen hangi ayette olmadığını söylersen konu biter. Eğer Kuran’da yoksa böyle bir yasak helaldir. Diyorsun “Haram.” “Peki ayet?” “Ayet yok” diyor. “Neye göre?” “İşte haram” diyor. “Kafama göre” diyor. “Babalarımın gelen anlayışı buydu” diyor. Allah diyor ki “Ya ataları bir şey bilmeyen, hiçbir şey bilmeyen kişilerse yine mi uyacaklar?” diyor. Adam uydurmuş, niye peşinden gidiyorsun?

“Suriye’nin Halep şehrinde Etarib ilçesine bağlı Cina Köyü’nde bir camiye hava saldırısı gerçekleşti. Yatsı namazında düzenlenen hava saldırısında 58 kişi şehit oldu” diyor. “Yüzden fazla kişi de yaralandı.” Bu çok büyük bir zulüm. Yapanlar ahirette sonsuz cehennem azabı çekecekler. Kim yaptıysa çok büyük bir zulümdür. Müslüman şehit oluyor cennete gidiyor ama onu yapanlar sonsuza kadar cehennemde olacaklar. Karda değiller ki, çok büyük bir zarara girmiş durumdalar.

Amerika Birleşik Devletleri Pazartesi gecesi Rakka batısında sığınmacıların kaldığı bir okula yaptığı hava saldırısında 183 sığınmacı hayatını kaybetti. Okula yapılan saldırı sırasında binada kadın, çoluk çocuktan oluşan 50 aile varmış. O zaman bu konuda Amerikan hükümetini çok güçlü şekilde uyarmamız lazım. Çünkü eskiden Obama devrinde rezalet diz boyuydu. Ama halen devam ederse bu çok büyük bir kepazelik olur. Bu iki haberi de hazırlayın şiddetle üstüne gidelim. Hem Amerikan başkanlığına hem Pentagon’a her yere yazı yazalım, herkesi de uyaralım. Trump’a da direkt haber gidecek şekilde yazalım. Belki onu düşürmek için bunu yapıyorlar. Obama devrinin zulmü bu, halen devam ediyor demek ki. Trump böyle rezilliklere karşı. Obama taraftar, Trump karşı.

Adnan Oktar; “Deccal İngiliz derin devletinin başıdır” Parkeci Mustafa; “Derin devleti yönetenler de Yahudi olduğunu unutmayalım” diyor. Yahudi, doğru İngiliz derin devletinde çok fazla Yahudi var. O doğru. Ama Anglosakson ırkının üstünlüğünü savunuyor bunlar. Yahudi de var, başka mezheplerden, başka inançlardan, başka dinlerden insanlar da var. Hepsinden karışık ama Yahudi de var doğru biliyorum. Ama Yahudi düşmanlığı iyi bir şey değil. Yahudi karşıtlığı samimiyetsiz bir hareket. Zulümdür bu. Bundan şiddetle kaçınmak lazım. Yani zulme rıza da zulüm olur. Mazlum bir toplulukla uğraşmaya kalkarsan belaya mucip olur. Ermeni de olsa, Kürt, Laz, Çerkez, Türk, Hristiyan, Musevi her kim olursa olsun belirli bir topluluğa hiçbir suçu yokken zulüm yaparsan çok büyük günaha girmiş olursun. Onun için Yahudi düşmanlığı da şeytani bir düşüncedir, şeytanın ilka ettiği bir düşüncedir. Eskiden beri şeytan bu peygamber soyuna karşı bir kin güder. Ve onu yok etmeye çalışıyor şeytan, peygamber soyunu. Dolayısıyla Musevi düşmanlığı da peygamber soyuna karşı bir düşmanlıktan kaynaklanıyor. Şeytanın ilkasıyla oluşan, şeytanın hedefi olan bir tavırdır. Çünkü şeytan bütün peygamberlere düşmandır. Peygamberler de o soydan geldiği için o soya karşı şeytan müthiş bir nefret duyar. İnsanları tahrik ediyor buna kanmamak lazım.

Barış Can Bağ, “Kurlar, kurlardaki oynama.” Bu kadar Türkiye’nin üstüne gidilirse kur da oynar, dolar da oynar, her şey oynar. Bu kadar baskıda bir devletin ayakta kalması mucize zaten. Hükümetin ayakta kalması kat kat mucize. Turizmde tabii ki sarsılma olsun diye yaptılar zaten, çok fazla eylem yaptılar. Ama buna rağmen yine çok fazla turist var. Saldırı çok şiddetli yani İngiliz derin devletinin saldırısı çok güçlü, buna rağmen devletin ayakta kalması, hükümetin, ekonominin ayakta kalması Allah’ın bir lütfu. Yani hükümet gitse başka bir hükümet gelse kurtulacağımızı mı zannediyorsun? İngiliz derin devleti hedefine varıncaya kadar saldırmaya devam edecektir. Onun için topyekun Mehdiyet ruhuyla İngiliz derin devletine karşı, bu deccaliyete karşı tavır almamız gerekiyor. Onun dışında bir yol olmaz.

İncil Vahiyler bölümünde 13/1’de, “Sonra on boynuzlu, yedi başlı bir canavarın denizden çıktığını gördüm. Boynuzlarının üzerinde on taç vardı. Başlarının üzerinde küfür niteliğinde adlar yazılıydı” diyor. Tam İngiliz derin devletinin sembollerini anlatıyor İncil’de.

Bu İtalyan kardeşimiz buraya gelen aslında rahip okulunda okumuş. Yani rahip. Ama buna rağmen benim kitaplarımı okuyunca İslam’ı seçmiş.

“Hocam, İsrail’i övüyorsunuz.” Ben mazlum İsrail’e laf ettirmem. Amerikalıları da çok seviyorum, mazlum insanlar. Katillerini sevmem ama İsrail’in ve Amerika’nın katillerini sevmem, nefret ederim. “Tayyip’i övüyorsun.” Tabii ki kendi evladımız, kendi insanımız, deccalin karşı olduğu bir insan. Türkiye için kendini paraladı adeta, bütün gençliğini verdi tabii ki öveceğim. Doğru yönlerini, güzel yönlerini övüyorum. Yanlış yönleri olduğunda eleştiriyorum.

“Musul’da Amerika Birleşik Devletleri savaş uçaklarının kentin batı yakasında bulunan Musul El Cedide Mahallesi’nde düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısı 200’ü geçtiği bildirildi” diyor. Şehit olanların sayısı. 23 Mart’ta bu haber. O zaman vahamet devam ediyor demektir. Çok koldan Amerika’yı uyarmak lazım. Özellikle Trump’ın bizzat şahsına yönelik uyarı mesajları gönderelim. Bu belanın bir an önce durması lazım. Böyle rezalet olmaz.

“Mehdi insanlar yeryüzünü daha önce zulümle doldurdukları gibi, yeryüzünü adaletle dolduracaktır.” (Süneni İbni Mace 10. cilt 348. Sayfa) “Yeryüzünü adaletle” işte bu adaletsizlik bitecek. Her yerde adaletsizlik var.

“Mehdi kap su ile dolduğu gibi yeryüzünü barışla dolduracaktır. Hiç kimse arasında bir düşmanlık kalmayacaktır. Ve bütün düşmanlıklar, boğuşmalar, hasetleşmeler muhakkak kaybolup gidecektir.” Bak düşmanlıklar, boğuşmalar, hasetleşmeler, hasetlik de var. “Mehdi zamanında ne bir kimse uykusundan uyandırılacak, ne de bir kimsenin burnu kanayacaktır. “ (El-Kavlu'l Muhatasar Fi Alamet-İl Mehdiyy-İl Muntazar sayfa 44, İbn Hâcer Mekki el-Askalanî) Birçok alim, ehli sünnet alimi yazmış, Suyuti’den çok fazla var. Buhari, Müslim, İbni Mace, Süneni Nesih, Süneni Davut hepsinde var.

İncil Vahiyler bölümü 13 ve 17’de “Deccal kendi damgasına sahip çıkanlar haricindekilerin ticaret yapmasına izin vermeyecek. Bu damga alınlarındaki ya da sağ ellerindeki damgadır. Bu damga deccalin ismi ya da simgesi olacaktır.” Yani bunun ne olduğunu biraz düşünen hemen anlar.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: Danimarka’dan ve Fransa’dan kardeşlerimizin faaliyet bilgileri vardı. Danimarka’daki kardeşlerimiz Filiz ve Erhan Kopenhag’da 500 adet Danimarka’ca Fosiller Evrimi Yalanlıyor broşürü, 22 adet sizin çocuk kitaplarınızdan ve 10 adet Kuran mucizeleri belgeseli dağıttılar.

GÖRKEM ERDOĞAN: Fransa’daki kardeşlerimiz de geçtiğimiz günlerde Rouen şehrinde yıllık İslami toplantıda fosil sergisi düzenlediler.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Çok şahane olmuş. Avrupa’da İslam adım adım yayılıyor maşaAllah. Gayet de medeni insanlar, çok anlayışlı davranıyorlar. Kimse fosil ısırmaya yutmaya falan kalkmıyor.

Evet dinliyorum.

GÖRKEM ERDOĞAN: Moskova metrosundan resimler vardı çok şık.

ADNAN OKTAR: Nur Suresi 35’te; “Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu Kendi nuruna yöneltip iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, her şeyi bilendir.” (Nur Suresi 35)

Yeşaya 9/2’de; “Karanlıkta yürüyen halk büyük bir ışık (nur) görecek. Ölümün gölgelediği diyarda yaşayanların üzerine bir ışık (nur) parlayacak”. Bu Hz. Mehdi (as)’ı bahsediyor Tevrat, onun için bir nur diyor. Kuran’da da bahsedilen nurla bağlantılı olması aşikar gibi görünüyor ama açıklayacağım daha da kanaat getireceğinizi zannediyorum.

“Ben Rab seni doğrulukla çağırdım. Elinden tutacak, seni koruyacağım, seni halkla anlaşma uluslara ışık yapacağım.” Nur yapacağım. Yakup’un oymakları canlandırmak, sağ kalan İsrailleri geri getirmek için kulum olman yeterli değildir. Seni uluslara ışık yapacağım. Öyle ki kurtarışım yeryüzünün dört bir bucağına ulaşsın.” (Yeşaya 49/6) Diğer vasıfları mesela çıra, kandil mesela manorah ve yedi kollu şamdan. Mesela “Parıldadıkça parlayan bir kandil kıldık.” Nebe Suresi. Tevrat’ta da bu kandil geçiyor, burada da geçiyor. Sırça ve yıldız hem Tevrat’ta hem hadislerde Hz. Mehdi (as) için kullanılan tanımlar bunlar.

“Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı, sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.” (Yuhanna 5/35)

Yine Vahiy 11 İncil’de; “Ona şamdanın sağında ve solunda duran bu iki zeytin ağacının anlamı ne diye sordum.” Kuran’da da var ya zeytin ağacı. “Bir soru daha sordum. İçinden altın sıvı akan iki altın borunun ve yanlarındaki iki zeytin dalının anlamı ne? Bana “bunların gerçek anlamını gerçekten bilmiyor musun?” dedi. “Hayır efendim” dedim. Bunun üzerine bunlar tüm yeryüzünün Rabbinin yanında duran mesh edilmiş iki kişidir.” İşte biri İsa Mesih, biri Mehdi (as). Vahiy 11/11 İncil’de.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: İncil’den iki söz okuyacaktım. Velayet sistemi ile ilgili. Elçilerin İşleri 4/32, “İnananlar topluluğu yüreği ve düşüncesi birdi. Hiç kimse sahip olduğu herhangi bir şey için bu benimdir demiyor, her şeylerini ortak kabul ediyorlardı.”

ADNAN OKTAR: İşte İslam’da da bu şekildedir. Ama unutuldu. İşte karısının altınının kırkta biri falan diye kendi kafalarına göre şekillendirdiler. Zenginler kendilerine göre bir ayarlama yapmışlar anladığım kadarıyla gelenekçi kafadakiler. Halbuki doğrusu bu şekildedir. Tam bir velayet sistemi vardır Kuran’da da, İncil’de de, Tevrat’ta da.

Mezmurlar 145/18, “Rab Allah Kendisine yakaran içtenlikle yakaran herkese yakındır.”

Mezmurlar 62/5, “Ey canım yalnız Allah’ta huzur bul, çünkü umudum ondadır.” “Kalpler ancak Allah’ın zikriyle felah bulur” diyor ya, Mezmur’daki aynı ifade.

Mesela bak Tevrat’ta diyor ki Eyüp bölümünde 8 ve 9, “Çünkü biz daha dün doğduk bir şey bilmeyiz” yani zamanın ne kadar izafi olduğunu belirtiyor. “Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge” görüntü diyor. Maddenin olmadığını, maddenin gölge bir varlık olduğunu söylüyor.

“Çünkü İbrahim sözümü dinledi, uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı” diyor Yaratılış 26/ 4-5.

ASLI HANTAL: Yayınımız sona erdi, yarın görüşmek üzere inşaAllah. 

Masaüstü Görünümü