Harun Yahya

Sohbetler (10 Nisan 2017; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Adnan Oktar’la Neşeli Saatler başlıyor inşaAllah. Adnan Bey, hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Evet dinliyorum.

KARTAL GÖKTAN: İdlib’deki kimyasal saldırıyı düzenleyen Esad rejiminin pilotu suikast sonucu öldürüldü. Pilotun arabasına bomba yerleştirilerek suikast düzenlendiği belirtiliyor. Arabaya bomba konularak düzenlenen suikast yöntemi genellikle İngiliz ajanların kullandığı bir yöntem olarak biliniyor.

ADNAN OKTAR: Evet. İngiliz derin devleti sürekli faaliyet halinde, İdlib’deki saldırıyı da yapanlar onlar. Saldırıyı yaptırtıyor adamı da infaz ediyorlar, hep onların stili budur. Yani saldırıyı yaptırtır infaz eder veyahut birini bulur “bu yaptı” der “infaz ettik” der ortaya atar, onların stili.

Evet dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: “Erdoğan’ın sonu geldi” şeklinde açıklamalar yapan eski Pentagon görevlisi Michael Rubin, Washington Times’da, Sayın Erdoğan ve ailesini hedef alan bir yazı yazdı Adnan Bey. “ABD Dışişleri Bakanlığı Türkiye’yi teröre destek veren ülke ilan etmelidir” dedi. Ayrıca Erdoğan ailesinin IŞİD’den doğrudan petrol satın alarak kazanç elde ettiğini, Bilal Erdoğan’ın El Kaide finansörü olduğu bilinen bir şahısla görüşürken çekilen fotoğrafların basına sızdığını iddia etti. Bu yazısının yanı sıra Twitter hesabından, Sayın Erdoğan’ı tehdit etti. Yazdığı paylaşımda; “İlginç bir ironi- idam cezasını geri getirmek ve sonra da ilk kurbanı olmak” diyerek bu sözlerin altına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı etiketledi. Siz daha önce belirtmiştiniz, idam konusunun bir tuzak olma ihtimali üzerine durmuştunuz.

ADNAN OKTAR: Evet. O bir tuzak olması ihtimali çok çok yüksek, muhtemelen bir oyun hazırlıyorlar, o oyuna Tayyip Hocam’ı getirmek istiyorlar. Tayyip Hocam buna yanaşmasın çok dikkatli olsun. Henüz daha her şey yerine oturmadı, her şey yerine oturuncaya kadar yeni ataklara gerek yok. Bir de daha demokratik, daha kaliteye, sanata önem veren, daha özgürlükçü bir üslup ve uygulama elini çok güçlendirir Tayyip Hocam’ın. Sanatı alabildiğine genişletsin. O müzik üniversitesi kurması süper bir kere, çok iyi bir adım ama tek başına yeterli olmaz. Başı açık olan hanımlara da çok ağırlık versin yani bütün toplantılarda yüzde 99 kapalı hanım oluyor öyle olmaz yüzde 98 en az yarı yarıya gibi yapalım. Kapalı hanımlar da olsun, açık hanımlar da olsun, dekolte hanımlar da olsun hükümetin özgürlükçü yönü iyi vurgulansın. Avrupa’ya, bütün dünyaya da mesaj vermiş oluruz.

Adamların kafayı taktığı belli. Desteğin kesintisiz devam etmesi gerekiyor Tayyip Hoca’ya. Şahsına partiye değil. Benim AK Parti’yle bir alıp veremediğim yok. Şahsını koruyup kollamak çok önemli çünkü onu sembol olarak görüyorlar Tayyip Hoca’yı. Eğer onu bir şekilde ekarte ederlerse dünyaya güçlerini göstermiş olacaklar kendi kafalarına göre buna asla imkan vermeyeceğiz, fırsat da vermeyeceğiz bayağı titiz olalım bu konuda. MHP’li olabilir, CHP’li olabilir hiç fark etmez şahsını kendi kardeşimiz olarak, kendi evladımız olarak bu vatanın bir ferdi olarak hiçbir şekilde İngiliz derin devletine kaptırmayacağımızı göstermemiz gerekir. Darbe olacağını önceden yazmıştı bu Neoconlardan Michael Rubin. Çok dikkatli olmak lazım, sürekli şaşırtmaca verilmesi lazım devamlı, en etkili yollardan biri de şaşırtmacadır. Yol şaşırtmacası, yemek şaşırtmacası her türlü şaşırtmaca, güvenlikle ilgili her konuda da şaşırtmaca çok önemli. Michael Rubin genelde İngilizce yazıyor ama bu konular olduğunda Türkçe yazıyor.

BÜLENT SEZGİN: Videomuzla devam ediyoruz.

VTR: Türkiye Tarihi Bir Tehdit ile Karşı Karşıya

ASLI HANTAL: Yayınımıza devam ediyoruz.

ADNAN OKTAR: Yayına devam ediyoruz. Tamam.

ASLI HANTAL: Almanya’dan kardeşlerimiz Köln şehrinde bir fosil sergisi düzenlemişler. İlgiyle karşılanan sergiyi çok fazla çocuk da ziyaret etmiş. Fosilleri merakla incelemişler.

ADNAN OKTAR: Şahane olmuş bayağı güzel.         

ASLI HANTAL: Belçika’daki kardeşlerimizde bir araya gelerek önce Risale-i Nur’dan Dört ve Beşinci Söz’ü, ardından sizin Karanlık Tehlike Bağnazlık ve Münafığın Derin Karanlığı kitaplarınızdan bölümler okumuşlar. Kitap ehline karşı Peygamberimiz (sav)’in tutumu ve iman hakikatleri üzerine sohbet etmişler. Küçük takipçileriniz de yine sohbettelermiş.

ADNAN OKTAR: Minik Adnancıları göster. Bunların zamanı çok güzel zaman. İslam’ın tam mükemmel çağını görecekler maşaAllah. Bir de başından sonuna kadar görecekler o yönden çok iyi, inşaAllah tabii. Allah uzun ömür versin.

Türkiye’de de sergi açtın mı adam ısırmaya kalkıyor. Kitap gördü mü yalıyor, ısırıyor falan bir şeyler yapmaya kalkıyor bazı tipler bunların tavrı takdir edilecek bir tavır değil, çok çok ilkel tavır. Hitler’de, Mussolini’de de vardı bu tavırlar. Fosilden ne istiyorsun? Alıyor yere atıyor kırılıyor fosil iki parça oluyor fosilin gerçek olduğu daha da açık anlaşılıyor çünkü omurgası falan da görülüyor bu sefer değil mi? Kardeşim ne yaparsan yap baş edemezsin. Bu ilkelliği hiçbir televizyon kanalı, hiçbir vakıf, hiçbir dernek kötü örnek tavır olarak tavır göstermemesi lazım. Bak yabancılarda hiç böyle bir şeyle karşılaşmıyoruz. Sergiler çok rahat yapılıyor medenice gelip seyrediyorlar. Bak fosil niye korkuyorsun? Taş bu. Ödü kopuyor. Kitap, kitaptan niye korkuyorsun? Okursun kendin yorumlarsın.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: Washington Times, Sayın Erdoğan’la ilgili çok ağır ifadelerin ve tehditlerin yer aldığı özel kapak dosyası yayınladı. Dosyada “Erdoğan’ın IŞİD’e destek verdiği ve İran’a yasadışı para transferi yaptığı, belgelenmiştir” iddiasında bulunuldu. “Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde terörizme destekten yargılanma yolu açılmalıdır” dendi. “Batı, Türkiye’deki NATO güçlerini geri çekmeli ve diğer ülkelere hassas silahlar konuşlandırılmalıdır. Ticari yaptırımlar da düşünülebilir” denildi ayrıca turuncu devrim çağrısı iması yapıldı.

ADNAN OKTAR: Bıraksınlar böyle münasebetsizlikleri, onların sözü bize sivrisinek vızıltısı kadar bile gelmez. Sen kimsin de Türkiye hakkında karar alıyorsun, fikir beyan ediyorsun? Sen işine bak. Hep akıl verenler oluyor bunlara onlar da o aldıkları aklı kendilerince naklediyorlar, bunlar boş sözler. İran’la biz kardeşiz daha sıkı işbirliği yapacağız, daha sıkı dost olacağız aramızı boş yere açmaya çalışıyorlar çünkü iki süper devlet. İran ve Türkiye birleştiler mi zaten iş biter, konu biter. Türkiye’yle, İran’ın mutlaka bir pakt yapması lazım, bir dostluk paktı en kısa sürede.

“Hocam, eyalet sistemi hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Bekliyorum.” Bir kere hoca değil onu söyleyeyim. Eyalet sistemi asla olmaz. Eyalet demek Türkiye’nin paramparça olması demektir. Biz Türklük aleminin, İslam aleminin son ümidiyiz. Eyalet sistemi oldu mu Allah esirgesin.

Ne diyelim? “Mazlumlara şefkat” diyelim. Mazlumlara şefkat çünkü çok eziyorlar insanları.

Fotoğraf olmazsa haberinizi anlatmam. Bir seferliğine haberinizi okuyacağım bir daha sakın. “Kardeşlerimizle Viyana’da fosiller evrimi yalanlıyor broşürü, sekiz bin adet çeşitli zamanlarda kitap dağıttık. Bu akşam da sohbet yaptık. Kuran mucizeleri, iman hakikatleri, ahir zaman, Üstad Adnan Oktar canımızın kitaplarını okuduk. Şu anda Allah aşkıyla sevdiğimiz Hocamız’ı izliyoruz” diyor. Şu an gönder hemen çek telefonla gönder değil mi? Üstad. Üstad olur. Bak Hoca demesinler ama Üstad doğru. Çünkü Üstad Masonum. O net belgeli. Bak mesela onda belgem var. Ama hocalıkta benim belgem yok yani. Değil mi? Mesela bana “Üstad” diyor. mesela bana masonlar Üstad diyor, “Bana niye Üstad diyorsunuz?” demiyorum. Doğru çünkü belgede yazıyor. Üstad-ı azam. 33 dereceden mason. Tamam orada Üstadlık kabul.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: Akın Öztürk’ün FETÖ’cü davada, Hakan Karakuş’un 15 Temmuz gecesi bombalamayı yapan pilotlarla yaptığı telsiz konuşmaları ortaya çıktı. Hakan Karakuş darbe gecesi hava trafiğini yöneten kişi. Resmini görebiliriz. Telsiz konuşmasında Hakan Karakuş yol kavşağı ve cami önünün vurulmasını emrediyor. Uçak pilotu Müslüm Macit, “Verilen iki hedef başarıyla vuruldu” diye bilgi verince, Hakan Karakuş: “Anlaşıldı ellerinize sağlık” diye bombalamayı tebrik ediyor.

ADNAN OKTAR: Bu mu onu yapan?

ASLI HANTAL: Evet.

ADNAN OKTAR: Bu değil mi?

ASLI HANTAL: Evet. Emri veren. Bütün hava trafiğini kontrol ediyor.

ADNAN OKTAR: Yazıklar olsun sana. Bunları sürekli böyle ifşa etsinler. Biz bunları tanıyalım. Yandan da resimleri olsun bunların önden yandan. Hepsini bilelim, bu tankla ezenleri de. Hepsini sürekli göstersinler. Allah razı olsun hükümetten. Ben bunu rica ettim. “Bu adamları görüp tanıyalım” dedim. Sürekli gösteriyorlar. Normalde olan bir şey değil bu. Ama bunlarda çok hayati. Tek tek biz bunları görür görmez tanıyacağız. Ve bunların hepsini tek hapishanede tutsunlar. Tek bir yerde tutsunlar. Öbür hapishaneleri kirletmesin bunlar. Çünkü manen kirletir bunlar. Orada da adamlar suç işlemiş ama bunların yaptığı çok çok büyük alçaklık. Ahlaksızlık ve alçaklık. Çok büyük bir kahpelik. Yemeğini biz verdik, ekmeğini biz verdik, silahı biz verdik. Bizim silahımızla geldin bizi vurmaya kalkıyorsun. Allah bin türlü belanızı versin. Başka bir şey demiyorum. Böyle bir alçaklık tahayyül edemiyorum ben. Bak yazık benim canlarım koma halindeler birçok delikanlı komada. 25 yaşında aslan gibi delikanlı koma halinde ailesi bakıyor. Bu alçaklar yaptı. Üç yaşındaki çocukları tanklarla ezdiler. Şu kahpeliğe bak. Şu ahlaksızlığa bak.

Dinliyorum.

GÖRKEM ERDOĞAN: Su baloncuklarıyla oynayan rakunlar var.

ADNAN OKTAR: Bunlar çok şeker hayvanlar da biz niye sevemiyoruz ben onu anlayamadım. Bu adamların hakkı oluyor da bizim nasıl hakkımız yok? Adam evine almış götürmüş.

Nur-Mira Hüseyinova, “MaşaAllah Hocam, gün be gün gençleşirsiniz.” Elhamdülillah.

Mehmet Karslıova, “Hocanız o zaman Zebur’dan meal versin. Tevrat’tan ne diye açıklama yapıyor?” diyor. Açıklamalarımız hem Zebur’dan hem Tevrat’tan. Farkına varmıyorsun sen. Zebur’dan bölüm veriyoruz. Tevrat’tan diye okuyoruz. Çünkü Kutsal Kitap’ın içinde onlar. Yani Tevrat’ın içine dahil edilmiştir Zebur. Ama ayrı bir bölüm olarak var. Dolayısıyla biz okuduğumuzda bölüm başını açıkladığımızda Tevrat veya Zebur’a ait olduğu anlaşılıyor zaten.

“Yüzünün nuruna, aklına, heybetine, ilmine, yakışıklılığına, gülüşüne, bakışlarının derinliğine, o ışıl ışıl parlayan cennet gözlerine tutkuyla, delicesine, Allah aşkıyla aşık oluğum. Karizmatik dünya yakışıklısı canımın içi.” Aman Allah’ım. Kim bu kadar beni seven? “Rabbim beni senden sonsuza kadar ayırmasın inşaAllah. Seni Allah aşkıyla çok ama çok seviyorum” diyor Amine Hanım. Ne güzel. Ben de seni çok seviyorum. Allah cennette kardeş etsin.

Mezmur diye geçenler, Mezmurlar diye okuduğumda Zebur’dur. Mezmur zaten Zebur, o anlamda. Mezmurlar deyince biz Tevrat’tan ayrı bir bölüm zannediyorlar. Halbuki biz Zebur’dan okumuş oluyoruz Mezmurlar deyince.

Mehmet Uçum, Devrimci Sosyalist İşçi Partisi’nin düzenlediği Marksizm 2012 toplantılarına katılmış konuşmacı olarak. Türkiye Komünist Partisi’nin gençlik kolundaymış eskiden. “Hala sol politikalardan yanayım” diye açıklaması vardı. Umarım inşaAllah görevli olarak oralarda görev almıştır. Yani öbür türlü bu kafanın bir açıklaması yok.

Bu elmalar ne kadar şeker görünüyor böyle. Gayrete bak. Mesela bu büyüklüğe geliyor ondan sonra daha büyümüyor. Bak birini yeşil yapmış. Birini kırmızı yapmış. Biri bordo. Biri pembe pembeyle karışık. İçinde A vitamini var. B vitamini, kompleks vitaminler var. C vitamini var. E vitamini var. Bütün vitaminler var. Bütün mineraller var. Kobalt, çinko, kalsiyum, magnezyum. Tam insan vücudunun ihtiyacı kadar. Protein var. Yağlar var. Şeker var. Nişasta var. Her şey var. E sen bunu git yap. Bir insana söyle yapsın. Yüz milyar insan bir araya gelse yine yapamaz bir tane elmayı.

BEYZA BAYRAKTAR: Adnan Bey, potasyum olmadan insan hücreleri çalışmıyor ama potasyumu direkt alamıyor insan. Bitkiler kökleriyle topraktan alabiliyor. Hayvanlar vesilesiyle ya da. Hayvanlar o bitkileri yiyor biz de et yediğimizde alabiliyoruz. Yoksa insan yaşayamıyor. MaşaAllah.

ADNAN OKTAR: Tabii. Kalsiyum olmadan yaşanamıyor. Çinko olmadan yaşanamıyor. Manganez bile eksik olduğunda yaşayamıyor insan. Mesela çinko eksikliğinde çok büyük sorunlar meydana geliyor. Yani hiç olmazsa ölüm meydana gelir çinko. Mesela kalsiyum olmasa ölüm meydana geliyor. Magnezyum olmasa, potasyum olmasa ölüm meydana geliyor. Ve tam ayarında oluyor bu meyvelerde. Bunların ne ihtiyacı var. İnsan için Cenab-ı Allah bunların içine yerleştiriyor. Tek tek atom atom topluyor onları. Mesela magnezyumu ayrı alıyor, kobaltı ayrı alıyor, çinkoyu ayrı alıyor ve hücrelere uygun şekilde yerleştiriyor. Koful var, mitokondrisi var, sitoplazması var. Her şeyi mükemmel. İnsan aklının trilyonlarca misli akla sahip. Bir elma ağacı. Adam, “Ağaç gibi adamsın.” diyor. Kardeşim hakaret mi ediyorsun sen övüyor musun? Eğer ağacın zekasını kastediyorsan trilyonlarca misli insan aklının ağacın zekası.

BEYZA BAYRAKTAR: Siz bitki köklerinden bahsetmiştiniz, “Nasıl doğru şeyleri alabiliyor?” diye. Mucizevi yönünü “Bitki Mucizesi” kitabında da anlatmıştınız.

ADNAN OKTAR: Tabii incecik, saç kılından daha ince. Mesela çinko oluyor alıyor. Her şeyi alıyor. Mesela mikrop geliyor almıyor onu. Virüs geliyor almıyor. Onları almıyor. Suyu tertemiz alıyor. Halbuki incecik kıl kadar. Çamur ya çamurun içinde. Çamurun onun içine geçmemesi mümkün mü? Hiçbir şekilde geçmiyor.

Mesela orta boy bir elmada 19 gram şeker var. Şeker imal ediyor. Sentetik elde edilemiyor. 16 miligram omega-3 yağ asitleri var. Çok kıymetli yağlar. Bu da sentetik elde edilemiyor. 78 miligram omega-6 yağ asitleri var. Vücut için çok faydalı yağlar bunlar. Kalp için özellikle çok faydalı. Mesela yarım gram protein var. Günlük ihtiyacın yüzde 1’i. O minik canıyla o kadarını yapıyor. Yani çam sakızı çoban armağanı. Mesela 98 ünite A vitamini var. 8 miligram C vitamini var. Günlük ihtiyacın yüzde 14’ü. Mesela 0,3 miligram E vitamini var. Günlük ihtiyacın yüzde 2’si. K vitamini var. B6, niasin, folat, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, manganez, tiamin, riboflavin, bakır her şey var. Vücudun ihtiyacı olan. Adam onu yediğinde bir insan yediğinde her türlü vitamini minerali almış oluyor. Elma vücuttaki kan şekerini de düzenliyor. Antioksidan olan polifenol bakımından çok zengin kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı oluyor.

Evet, şimdi beylerle sohbete devam edelim. Sonra yine sizinle devam edeceğiz.

ASLI HANTAL: Adnan Oktar’la Neşeli Saatler programımız sona erdi.

Masaüstü Görünümü