Harun Yahya

Sohbetler (15 Nisan 2017; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

ASLI HANTAL: Adnan Oktar’la Neşeli Saatler programımıza başlıyoruz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk.

ASLI HANTAL: Hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Küfür münasebetsiz olur. Lafını sözünü bilmez. İçi hep kin dolu olur. Nefret dolu olur. Bir türlü huzur oluşmaz. Saygı hürmet nedir bilmez. Laf sokma, eğeşme, iğrenç itici konuları espri konusu yapması. Bak dikkat edin, espri konusu olarak; iğrenç ve itici konular. Onlara kahkahalarla gülüyorlar. Müslüman daima estetik olan, güzel olan, kaliteli olan şeyden zevk alır.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: Kardeşlerimizin faaliyetlerinden haberler vardı. 9 Nisan’da kardeşlerimiz Adana’da sizin kitaplarınızdan yüz elli adet dağıtmışlar. Kardeşlerimiz, Gebze Kaymakamı Mehmet Arslan’a yaptıkları ziyarette kendisine “Üst Akıl İngiliz Derin Devletinin İç Yüzü” kitabını hediye etmişler. 8 ve 12 Nisan’da Balıkesir Merkez’de sizin iki yüz doksan iki adet eseriniz ve otuz beş adet belgesel CD’si halkımıza dağıtılmış. Geçtiğimiz hafta kardeşlerimiz sohbet etmişler evde. Pazar günü de kırk adet kitabınızı hediye etmişler halkımıza.

ADNAN OKTAR: Kırk, kırk bin kişiye bedel.

ASLI HANTAL: Kardeşlerimiz 8 Nisan’da Avcılar AK Parti, CHP ve Vatan Partisi ilçe başkanlıklarına “Üst Akıl İngiliz Derin Devletinin İç Yüzü” kitabını hediye etmişler. 11 Nisan’da da Aksaray’da sizin elli adet “Müşrikler İstemese de Hazreti Mehdi” kitabınızı dağıtmışlar. Kardeşlerimiz geçtiğimiz gün, Kayseri Köşk Mahallesi ve Tuna Caddesi’nde bin yedi yüz elli adet “İslam Birliği” ve “PKK’ya çözüm” broşürü dağıtıp sonrasında Kuran okumuşlar. İzmir’den kardeşlerimiz Alsancak, İskele, Bayraklı Sevgi Yolu ve sahilde gençlere sizin eserlerinizden vermişler geçen hafta. Ayrıca Pazar günü, İzmir Bayraklı MHP İlçe Teşkilatı Başkanı Kerim Akpınar, AK Parti İlçe Başkanı Özgür Hizal ve CHP İlçe Başkanı Cemalettin Alper’e sizin “Üst Akıl İngiliz Derin Devleti” kitabınızı hediye etmişler. Bursa’dan kardeşlerimiz 27 Mart’ta ev sohbetinde bir araya gelip “Münafığın Derin Karanlığı” kitabınızdan bölümler okumuşlar. Ayrıca 21-26 Mart tarihleri arasında Bursa Kitap Fuarı’nda kitaplarınızla stant açıp fosil sergisi düzenlemişler. Sizin bin iki yüz kitabınızı ve beş yüz adet CD belgesellerden halkımıza ve fuara katılan çeşitli yazarlara hediye edilmiş. Sergiye de kitaplara da ilgi çok yoğun olmuş. Adapazarı Merkez civarında 7 Nisan’da kitap ve broşür dağıtımı yapmış bir kardeşimiz. İstanbul’dan bir kardeşimiz Kitap Evi’nde sizin kitaplarınızı yıllardır ücretsiz olarak dağıtıyor. Şimdi de fosil sergilemeye başlamış. Ziyarete gelenler, fosilleri inceleyip bilgi ediniyorlarmış. Kardeşlerimiz Ankara’da 5-12 Nisan günleri arasında yaptıkları dağıtımlarda İvedik, Çankaya, Yıldız Evler, Ümit Köy, Elma Dağ ve Keçiören Bağlarbaşı Mahallesi’nde yüz altmış beş Harun Yahya eseri, yetmiş beş belgesel CD ve iki yüz yirmi beş adet broşür dağıtmışlar. Kardeşlerimiz 21-28 Mart ve 6-11 Nisan günlerinde bir araya gelip kitaplarınızdan bölümler okuyup sohbet etmişler. Ayrıca bin beş yüz A9 broşürü ve yüz adet eserinizi halkımıza armağan etmişler. Bursa’dan bazı kardeşlerimiz 12 Nisan günü sohbet için bir araya gelmişler. Aynı akşam Bursa’da doksan, Burdur’da doksan ve Bilecik’te altmış adet eseriniz ve çok sayıda broşür dağıtmışlar. Bir kardeşimiz dün Antalya’nın Kumluca ve Finike ilçeleri, kaymakam ve belediye başkanlarına “Üst Akıl İngiliz Derin Devletinin İç Yüzü” kitabını hediye etmiş. Uşak’ta da kardeşlerimiz “Üst Akıl İngiliz Derin Devletinin İç Yüzü” kitabını valilikler, siyasi partiler, vakıflara hediye etmişler ve diğer kitaplarınızdan da halkımıza seksen adet vermişler.

ADNAN OKTAR: Bunlar uzun vadede, kısa vadede çok büyük netice meydana getirecek. İngiliz derin devleti, Darwinizm gibi konularda da nefis sonuçlar doğuracak güzel çalışmalar. Her adımlarına Allah sevap versin. Her nefeslerine sevap versin. Bir kitap, bin kişiye bedel. Her yere hoca dağıtıyorlar. Alim dağıtıyorlar. Çok değerli, güzel çalışmalar. Ve hakikaten hakkıyla cihat etmiş oluyorlar. Ceht, işte ceht diye buna derler. MaşaAllah.

Evet dinliyorum.

GÖRKEM ERDOĞAN: Anne ve yavru resimlerinden örnekler var, hayvanlardan.

ADNAN OKTAR: Annelerin yavrularına sevgisi acayip güzel bir görünüm veriyor. Yani insanın ruhunu çok şiddetli etkileyen, çok dinlendiren şahane güzellikler bunlar. Diğer kanallara bakıyorum hep vahşet resimleri. Hayvanın şefkat merhamet yönünü göstermiyor. Hep böyle mücadele ve vahşet yönlerini, tabii orada amaç belli. Halbuki bir insan mesela çok üstüne gidersen, mesela polisle çatışmaya giriyor değil mi? Adam ölüyor ama evinde baba o, müşfik. Namazını kılıyor, Orucunu tutuyor. O kısmı göstermiyor. Sadece polisin çatışma anını gösteriyor. Hayvanlarda da sadece hayvanın çatışma anını. Şefkat yönünü göstermiyor, bu çok büyük bir hata. Polis diye adamlar da mesela bazıları irkiliyor. Halbuki çok mübarek, muhterem, veli insanlar onlar. Vatan, millet, bayrak için canını ortaya koyuyor. O kısmına hiç bakmıyor. O bambaşka bir bakış açısı içinde.

Tebliğde, çocukla çocuk olacaksın. Yaşlıyla, yaşlı olacaksın. Masonla, mason olursun. Tapınak şövalyesiyle, tapınak şövalyesi olursun. Dekolte hanımlarla, dekolte hanımlar aynı şekilde olması lazım. Mayolu bir hanıma, başörtüsüyle giderek İslam’ı anlatırsan olmaz. Mayolu bir hanımın yanına, mayolu bir hanım gider tebliğ yapar. Değil mi mesela, plajda mayoyla gider yanına oturur tebliğ yapar. Çok çok etkili olur. Ama uzun bir pardösü, başörtüyle gelirse, o kadın onu dinlemez. Büyük bir ihtimalle dinlemez. O yüzden tebliğ yapacak insanların bu hususlara çok dikkat etmesi gerektiği aşikar. Bu inceliği anlayamayan bazı insanlar, feryat figan bağırıp duruyorlar. Mason locasına nasıl tebliğ yapabilirsin mason olmadan? Oraya Kuran’ı nasıl sokabilirsin? Kitapları nasıl sokabilirsin? Tapınak şövalyelerinin binalarına, nasıl o kitaplar girer? Nasıl sohbet edebilirsin? Nasıl onların dostluğunu kazanabilirsin? Nasıl İslam’ı onlara yaklaştırabilirsin? Alt katlarda, bodrum katlarda, izbe yerlerde saklanmakla olmuyor bu şeyler. Anlatmakla oluyor. Anlatmak için de bunlar şart.

Evet dinliyorum.

ASLI HANTAL: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı hazırladığı iddianamede, darbe girişimine TSK içindeki Gülen örgütü yapılanmasına mensup askerlerin tamamının katılmadığı, bir kısmının ikinci bir darbe girişimi için beklediği uyarısında bulundu.

ADNAN OKTAR: Olabilir, mümkün. Tatbikat yapılsın. Askerler uyarılsın. Polis uyarılsın. O gece, hatırlıyorsunuz yani çok şaşıran insan oldu. Tecrübesizce davrananlar oldu. Ama ustaca, akılcı davrananlar da oldu. O zaman askerin bilgilendirilmesi gerekir. Mesela tatbikata gidiyoruz diye götürüyorlar. Askerin sorma hürriyeti olsun “ne oluyor?” diye. “Halka ateş et” diyor. Bunun yasak olduğu ve çirkin olduğu askere öğretilmesi lazım. Polisin de hangi noktalarda, nasıl bunlara karşılık vermesi gerektiği, belediyenin ne yapması gerektiği, belediye araçları nasıl kullanılır? Diğer tesisler, diğer imkanlar nasıl kullanılır? Bunların hepsinin öğretilmesi lazım. Mesela adamların ilk planı, TÜRKSAT’a saldırıyorlar. Oraya buraya saldırıyorlar. O binaların bombadan etkilenmeyecek hale getirilmesi lazım. Yahut asker mesela farz edelim geliyor müdahale ediyor. Müdahale ettiğinde, başka yerden o müdahaleyi ortadan kaldıracak sistem kurulması lazım. Değil mi? Mesela adam çıkmış “darbe yaptık” diyor. O da çıkar başka birisi de aynı kanalda “bu yalan söylüyor” der. Batar adam. Biter yani.

Evet dinliyorum.

GÖRKEM ERDOĞAN: Hakkari Yüksekova’da yürütülen operasyon sırasında, üç askerimiz buz ve karanlığın etkisiyle uçurumdan düştü. İki askerimiz şehit düşerken, bir askerimiz hafif yaralı olarak tedavi altına alındı. Şehitlerimizden birinin fotoğrafı vardı.

ASLI HANTAL: Görebiliriz. Binbaşı Kürşat Selim Şenol.

ADNAN OKTAR: Binbaşım seni tebrik ediyoruz. Allah şahadetini makbul etsin. Bak akşam Resulullah (sav)’ın yanındasın, biz buradayız. Dünyanın şartları zor ama senin gittiğin yer güzel. Allah annene babana uzun ömür, sabr-ı cemil nasip etsin. Şahadetini tekrar tebrik ediyorum. Allah mübarek etsin, kutlu etsin, makbul etsin, meşhur etsin, kabul etsin.

Şimdi Fikret yine bir şeyler anlatsın, dinleyelim. Ezberlensin bu konu. 

Masaüstü Görünümü