Harun Yahya

Sohbetler (30 Haziran 2017; 22:00)

(MP4) Video

(MP3) Audio

BÜLENT SEZGİN: İyi geceler değerli izleyicilerimiz. Hoş Sohbetler’e başlıyoruz inşaAllah. Adnan Bey hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Evet, dinliyorum.

OKTAR BABUNA: Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Meriç Velidedeoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredata Kut’ül Amare zaferi gibi yeni etkinlikler eklenmesini eleştirirken Mevlana Haftası’nın kaldırılmasına da tepki gösterdi. “Demek ki öğrencilerin etkinlikleri artık laik ilkeleri anma doğrultusunda değil, milli, manevi, dinsel ve ahlaki değerlerin kazandırılması temelinde yapılacak. Bu yeni duruma göre etkinlikleri 15 Temmuz darbe girişimi, Kutlu Doğum Haftası, İstanbul’un fethi, Kut’ül Amare zaferi olarak belirlediler. Daha önce kutlanan Mevlana Haftası’nın da üzeri çizildi. ‘Gel, gel ne olursan ol yine gel’ diyerek insanlığa kucak açan evrenselleşen Mevlana’ya yer yok artık AK Parti iktidarının Milli Eğitim dünyasında” dedi.

ADNAN OKTAR: AK Parti’yi iktidara getiren Allah. Tayyip Hoca’yı Cumhurbaşkanı yapan da Allah. Mevlana adı altında dinsizlik, homoseksüellik, ateistlik propagandası yapanları durduran da Allah, değil mi? Bundan sonra ne Darwinizm’e, ne homoseksüelliğe geçit yok Türkiye’de. Mevlana adı altında sen çıkıp ‘Bizim yolumuzda Müslümanlık diye bir şey yok’ dersen ‘Rumi olan için, Mevlevi olan için haram diye bir şey olmaz istediği gibi şarap içer’ dersen bu millet bunu kabul etmez ve etmeyeceğiz. Ama Mevlevi dersin beş vakit namazında Müslümansındır sana kimsenin bir sözü olmaz ama Mevlevilik adı altında İngiliz derin devletinin dinini bize dayatırsan, ateistliği dayatırsan, Darwinizm’i dayatırsan, telefonla milletin ifadesini almaya kalkarsan ‘Darwinist misin değil misin?’ diye ‘sana verilen ödülü alacağız ayağını denk al söyle bana şimdi’ diyor. ‘Darwinist misin değil misin?’ ‘Estağfurullah ağabey tabii ki Darwinist’im’ diyor adam bitiyor, böyle bir sistem kurmuş adamlar. Adam karşısına geliyor Mevlana’nın, kitaplarda yazıyor belki Mevlana’nın hiç haberi bile yok, belki Hülagü yazdırdı bu kitapları bilmiyoruz. Adam diyor ki, Muhammed Hadim, Mevlana bir şey deyince, “inşaAllah efendim” diyor. “Ya” diyor “niye inşaAllah diyorsun sen?” Diyor “sen şaşırdın mı?” Diyor. “Karşında kim var?” Diyor. “Karşındaki zaten Allah” diyor. “Allah’a inşaAllah denir mi?” Diyor. İngiliz derin devletine gidiyoruz, soruyoruz “kim bu adam?” Diyoruz. “Allah” diyorlar. “Bu adam?” “Bu da Allah” diyorlar haşa. “Lord” diyor “lordum” diyor yani Allah’ım diye hitap ediyor adama. Hayır lord olur da ayrı o başka kafadadır o ayrı mesele ama adamlar Allah olduğu kanaatindeler. Mevlevi üslubuna bakıyoruz bunların yazdığı kitaba göre kim yazdıysa bilmiyoruz Allah olduğunu iddia ediyor. Bir de diyor ki, “Allah’tan bana bu bilgi Cebrail vesilesiyle gelmedi” diyor yani “bir aracı yok” diyor. “Mustafa’ya” diyor sanki arkadaşından bahsediyor, “Mustafa’ya” diyor “aracıyla geldi” diyor. “Aracıyla gelen gelin kınası gibi gider hemen” diyor “öyle bir din kalmaz” diyor. “Ben Allah’la doğrudan görüştüm” diyor. Sonra da diyor ki, “zaten Allah benim” diyor. Bak önce diyor ki, “Allah’la görüştüm” diyor “o bana bu kitabı yazdırdı” diyor “Mesnevi’yi Kerim” diyor. Kuran-ı Kerim demiyor bak. “Mesnevi’yi Kerim, Allah’ın Katındandır” diyor “aracısız bana geldi” diyor. “Allah’tan doğrudan geldi dolayısıyla benim kitabım kaybolmaz” diyor. “Ama Mustafa’nın kitabı kaybolur” diyor “çünkü aracıyla geldi” diyor özetle bunu anlatıyor adam. İngiliz derin devleti mensuplarına soruyoruz nedir? “Mevlevi’yiz” diyor “Rumi’yiz.” “Hz. Muhammed?” diyor “haşa Hz. Muhammed asla kabul etmem” diyor. “Kuran?” “Onu da asla kabul etmem” diyor. “Allah?” “Onu da kabul etmem.” “Peki nedir?” “Mevlevi’yiz” diyor. “Rumi’yiz” diyor. “Dön” diyor “dön baba dönelim, herkes dönsün” diyor. “Kim olursan ol gel” diyor. “Homoseksüel de gelsin, ateist de gelsin, İngiliz derin devleti mensubu da gelsin kim olursa olsun gelsin” diyor. Ya kardeşim nereye geliyorsun? Adam ne diyor? “Bizim yolumuzda Müslümanlık diye bir şey yok” diyor daha ne desin? “Uçsuz bucaksız ova” diyor “uçsuz bucaksız ova gidiyor” diyor. “Bizim yolumuzda Müslümanlık diye bir şey yok” diyor. Biz bunu gece gündüz anlattık hükümet de Allah razı olsun Müslüman evladı bunlar gereğini yapmışlar. Darwinizm konusunda da gereğini yaptılar, Mevlevilik konusunun da gereğini yaptılar. Buna itiraz eden sadece ben ve arkadaşlarım Darwinizm’e ve Mevleviliğe. Anadolu Mevlana’sı; bize anlatıyorlar mesela diyorlar ki, bir yaşlı adam başında sarığıyla namaz kılıyordu beş vakit diyor bizim ona bir sözümüz olmaz ama İngiliz derin devletinin bize anlattığı Mevlana üç yüz yıllık kitaplar, üç yıllık hepsinde Allah, Kitap, din, iman inkar ediliyor. Ya diyoruz görüyorsunuz değil mi diyoruz Müslümanlığı inkar ediyor. “Senin kafan” diyor “havalarda” diyor “mübarek çok derin konuşuyor anlamıyorsun” diyor. Ya nerenin derini benim yolumda Müslümanlık yok diyor adam daha ne desin? Bunun derini, incesi kalmış mı? “Mevlevi olana haram diye bir şey olmaz şarapta içse ona helal” diyor. “Şarap da içer” diyor. “Hatta aklını daha da artırır Mevlevi’nin” diyor. “Mevlevi akıllıdır zaten” diyor. “Şarap içerse aklı daha da artar” diyor. “Ve her türlü haram bize helal” diyor “öyle bir şey yok” diyor. “Ermiş adama, erenlere haram diye bir şey var mı?” Diyor. “Böyle kafasız adamlar içindir” diyor “şeriat” diyor özetle. “Kafası pek çalışmayanlara olur” diyor ona getiriyor yani. Yasaklar onlar içindir diyor kafasız adamlar içindir gibi bir üslup kullanmış.           

OKTAR BABUNA: “Haslara helaldir” diyor.

ADNAN OKTAR: Evet, “haslara helaldir” diyor. Onu andıran bir üslup kullanıyor. “Allah’ın en büyük fıkhıdır Mesnevi” diyor bak Allah’ın en büyük fıkhıdır. Allah’ın diyor Tanrı diyor da Allah diyorum ben. “Allah’ın en aydın yoludur” diyor bak en aydın. Kuran’ı ikinci derecede görüyor bak “en aydın olan odur” diyor. “Allah’ın en açık burhanıdır.” Kuran; Allah burhandır diyor “yok” diyor “benim kitabım burhandır” diyor. “Mesnevi içinde kandil bulunan kandilliğe benzer sabahlardan daha aydın bir surette parlar. Kalplere cennettir pınarları var, dalları var, budakları var o pınarlardan bir tanesinde bu yol oğulları selsebil derler” diyor. “Her şey helal” diyor “şarap da helal, haramlar da helal” diyor “dön baba dönelim” diyor. Hükümet olayın farkına vardı Allah razı olsun, gereğini de yapıyor konu bu. Bak Mesnevi’yi Kerim diyor kendi kitabı için Mesnevi’yi Kerim. “Salih elçiler katipler eliyle yazılmıştır” diyor Kuran’da var ya. “Yok” diyor “Mesnevi asıl böyle yazılmıştır” diyor. “Ona temiz (mutahhar) olandan başkasının el sürmesine mani olurlar” diyor. Kuran için var ya bu, Kuran için övgülerin aynısını Mesnevi için söylüyor. “Mesnevi alemlerin Rabbinden indirilmedir.” Allah’la ben görüştüm ondan aldım diyor. “Batıl onun önünden de, arkasından da yaklaşamaz Allah onu korur ve gözetir” aynı Kuran’a Allah’ın övücü hükümlerini almış Mesnevi’ye uygulamış. Bak diyor ki, “Zevk veren her şey şu aşağılık kişiler bir delil elde edip aldanmasınlar diye nehyedilegelmiştir.” Aşağılık kişilere yasaklar verilmiştir diyor haşa. Haramlar onlara verilmiştir diyor yasaklar, aşağılık kişilere verilmiştir diyor yüz bin kere haşa. “Yoksa” diyor bak açıklık getiriyor “Yoksa şarap” şarap bildiğimiz şarap, “çenk, güzel sevmek” bu da ne anlama geldiği onlarca biliniyor güzel sevmekten kasıt ne olduğu belli değil. “Ve sema haslara” has olanlara ama has olmayanlara değil haslara “helaldir, aşağılık kişilere de haramdır şarap” diyor. Bak aşağılık kişilere şarap haramdır bakın dikkat edin haşa Müslümanlar için kullandığı söze bakın “aşağılık kişilere” diyor “şarap haramdır. Has olan Mevlevi’ye helaldir şarap” diyor.  

Ya kardeşim bak İngiltere’ye gidin ünlü, ünsüz ne kadar homoseksüelle görüşürsen görüşün senin inancın, felsefen nedir deyince, şöyle bir şey yapıp “ben” diyor adam “Rumi’yim” diyor Rumi. İngiliz derin devletinin bütün elemanları Rumi olduklarını söylüyorlar hepsi. Hepsi Rumi’nin sözlerini paylaşıyorlar, aralarındaki şifreleşme ve konuşmalarda sürekli Rumi’nin şiirleri ve sözleri var. Amerika’daki bütün homoseksüeller, bütün ateistlerin hepsi Rumi. Bütün İslam karşıtları Rumilikte ittifak etmiş durumdalar. Akıl almaz bir felaket sarmış vaziyette, hepsi de Darwinist aynı zamanda. Hz. Muhammed (sav)’e, şiddetle karşılar. Kuran’a şiddetle karşılar ama diyorlar “Mesnevi’yi Kerim bizim kitabımızdır” diyorlar. “Kim yazdı?” Diyorsun. “Allah yazdı” diyor. “Allah kim?” “Mevlana” diyor. Adam da söylüyor zaten “ben Allah’ım” diyor haşa. Böyle bir felaketi nasıl görmezler kardeşim? Mevlana bunu dedi mi bilmiyoruz, belki Hülagü deccalı adamlara yazdırttırdı veyahut zorla ona yazdırttırdı o da olabilir yani gırtlağına çöküp yazdırmış da olabilirler bilmiyoruz. Olayın belli olması diye bir konu yok, üç yüz yıllık tarihi kitaplara bakıyoruz, iki yüz yıllık kitaplara da baktık, yüz yıllık hepsinde aynı ifade var yani bir değişiklik yok bütün hepsi ittifakla aynı şeyi söylüyor.

Evet, dinliyorum.

OKTAR BABUNA: Sayın Devlet Bahçeli, dünyanın neresinde olursa olsun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yapılan kötü muamelelerin karşılıksız bırakılmayacağını belirten şöyle bir konuşma yaptı: “Sayın Cumhurbaşkanı Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Cumhur’u temsil etmektedir. Ona yönelik tahammülsüzlük ve kötü muamele tüm Türkiye’ye yapılmış sayılacaktır ve bunun karşılıksız bırakılmayacağı iyi bilinmelidir. G20 zirvesi öncesi Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hazımsız ve nezaketsiz üslupla temelsiz eleştirilere maruz kalması da çirkinlik ve anti demokratik bir ilkelliktir. Unutulmasın ki, Türk milleti her türlü iç ve dış muhasım odaklara karşı bir ve beraberdir” dedi.

ADNAN OKTAR: İşte devlet adamı böyle olur bak particilik gözüyle bakmıyor devlet gözüyle bakıyor, millet ve vatan gözüyle bakıyor. Parti gözüyle bakmıyor asalet buna denir, kabadayılık, yiğitlik buna denir, dürüst devlet adamlığı diye buna denir. Bak aylardan beri konuştuğumuz, sürekli uyardığımız konunun güzel bir özeti. Bütün Avrupa ağlıyor şu an.

Evet, dinliyorum.

OKTAR BABUNA: İtalya’da tanınan ateist ve komünist internet sitesi Pikaia’da yayınlanan “Türkiye darbeye hoşça kal diyor” başlıklı haberden sonra, “Türkiye evrimi müfredattan çıkardı” başlığıyla da yeni bir haber yayınladı. Konu evrim teorisinin Türkiye’de müfredattan kaldırılması olunca dünyanın neresinde olursa olsun mutlaka sizden bahsediliyor. Yazıda “Bu habere en çok Harun Yahya, sevinecek” deniyor. Dünyanın yarısına muhteşem bir şekilde hazırlanmış Yaratılış Atlası kitabının dağıtılmasından ve evrimin müfredattan kaldırılmasına sizin sebep olduğunuzdan bahsediliyor. Ayrıca Richard Dawkins başta olmak üzere Türkiye’deki çeşitli bilimsel sitelerin kapatılmasına da yine sizin vesile olduğunuz bildiriliyor.

ADNAN OKTAR: Kardeşim bak komünizmin kökeni Darwinizm’dir. Darwinizm olmasa komünizm olmaz. Bu felsefe, komünist felsefe Darwinizm’in üstüne oturmuştur yani ana ve yaygın temelidir. Mao “Darwin’e dayanıyor benim inancım” diyor. Stalin de “Darwin’e dayanıyor” diyor. Marks da hepsi Lenin de aynı şeyi söylüyor “Darwin’e dayanıyor” diyor. Şimdi Darwin’i oradan alıp dedeyi defnettiğinde ne oluyor? Komünizm gidiyor. Gidince ne oluyor? PKK da gidiyor. YPG gidiyor, PYD gidiyor, İngiliz derin devletinin ideolojisi gidiyor, deccaliyet gidiyor onun için adamlar feryat figan ağlıyorlar bütün Avrupa’da şu an yas var.

Oktar Bey tekellüm buyurun.

OKTAR BABUNA: CHP Milletvekili Hüseyin Yıldız, Kılıçdaroğlu’nun İstanbul yürüyüşü sırasında kalp spazmı geçirerek hastaneye kaldırıldı. Ambulansa konurken gazetecilere konuşan Yıldız, iyileşince yürüyüşe devam edeceğini söyledi. Yürüyüş süresince iki kişi daha kalp krizi geçirmişti. CHP Muğla İl Teşkilatı’ndan Erol Doğal, kalbinden rahatsızlanıp yere düşmüş ancak tedavinin ardından iyileşmişti. Mamak İlçe Örgütü’nden altmış dokuz yaşındaki Hasan Tatlı kalp krizi geçirerek vefat etmişti yürüyüş sırasında.

ADNAN OKTAR: Ama otuz kere söyledim dedim ki, hava da zaten sıcak çok fazla mineral kaybı olur çok dinlenerek yürümeleri yahut arabayla gidin bir kısmını son beş kilometresini yürüyerek gidersiniz aynı şey dedim. Ama Sayın Kılıçdaroğlu maşaAllah Gandi gibi gidiyor.

OKTAR BABUNA: Ona aynı tempoda yürü diye tavsiye etmişler tempoyu koruyormuş. Hızlanıp yavaşlamaması yönünde aynı tempoda yürü diye tavsiye etmişler. Ama bugün de kırk derece bir sıcaklık vardı çok sıcaktı bugün.         

ADNAN OKTAR: Çok sıcak. Yahut gece yürüseler olmuyor mu? Gündüz uyusalar. Gece yürüsünler.

OKTAR BABUNA: Daha iyi olur tabii. Çok daha iyi olur.

ADNAN OKTAR: Öyle yapsınlar. Hukuki kanunu bir mahsuru yoksa bir engel yoksa.

Evet, dinliyorum.

OKTAR BABUNA: Tüm dünya eserlerinizin sarsıcı etkisini konuşuyor maşaAllah. Evrim teorisinin Türkiye’de müfredattan çıkartılmasındaki etkileriniz dünya basınında yer almaya devam ediyor. Ünlü bilim dergisi Wired’ın İtalya’da yayınlanan sitesinde “Türkiye’deki gibi evrimi öğretmeyerek nasıl bir risk alıyoruz” başlıklı haberde “Türkiye evrim teorisini lise programlarından çıkarmaya çalışıyor. Bu Darwin’i inkar yolunda ilk girişim değil” sözlerine yer verdi ve sizin eserlerinizin etkilerine değindi. 2008 yılında evrimci Richard Dawkins’in sitesi Yaratılış Atlası isimli kitabın yazarı Harun Yahya ismiyle tanınan…

ADNAN OKTAR: Kardeşim sen ne diyorsun? “Tesadüfen şu oldu, tesadüfen bu oldu.” “Bu ne?” diyoruz “Bilim” diyorsun. Tesadüf; binlerce, on binlerce kere tesadüf artık insanın kafası ambale oluyor. Her şeye tesadüf diyorsun ve arkasından da bu bilim diyorsun, de arkadaş pagan dinine mensup olduğunu söylersin, kafana tüylü bir şapka tak paganistler gibi istiyorsan değil mi? Eline mızrak al kapan önüne istiyorsan ama yapma yapmazsan daha iyi olur.

Evet, dinliyorum.

OKTAR BABUNA: İsrail’den de bir müjde var, güzel haber var. Gazetede yayınlanan baş makalelerinin hükümet liderleri üzerinde etkisi olduğu savunulan İsrail’in en eski günlük gazetelerinden Haaretz’de yayınlanan haberde “Amerika’ya kıyasla Türk okullarında yaratılışçılar çok daha önde” başlıklı bir haber yayınlandı. 2006 yılında birinci kalite sayfa yapısıyla Yaratılış Atlası isimli eser doğal seleksiyon yoluyla evrim fikrini çürütme iddiasıyla birçok Türk okuluna girmişti. Yaratılışın Allah’ın eseri olduğunu açıklamak için cesurca fosil kayıtlarını işaret ediyordu. Kitap ayrıca evrimin Nazizm ve komünizm gibi İslam karşıtı ve yıkıcı doktrinlerden mesul olduğunu da iddia ediyordu ifadelerine yer verildi. Ayrıca birkaç yıl sonra ünlü evrim biyologlarının dev siteleri bilhassa da Richard Dawkins'inki, Harun Yahya müstear ismiyle tanınan ateşli İslami yaratılışçılık savunucusu ve Yaratılış Atlası eserini kaleme alan Adnan Oktar tarafından hakaret gerekçesiyle kapatıldı.

ADNAN OKTAR: Kardeşim yer, gök inliyor maşaAllah.

OKTAR BABUNA: MaşaAllah, elhamdülillah.

ADNAN OKTAR: Evet dinliyorum.

OKTAR BABUNA: Adnan Bey, bitmedi. Bir haberimiz daha var.

ADNAN OKTAR: Nasıl bitsin? Bütün Avrupa sallanıyor.

OKTAR BABUNA: Bu da Hollanda'dan. Hollanda'dan yayın yapan Sargasso isimli sitede yer alan bir haberde “Türkiye ve evrim denilince akla Adnan Oktar geliyor.”

ADNAN OKTAR: Naçizane, naçizane. Evet.

OKTAR BABUNA: “Deniliyor ve 10 yıl önce Avrupa'ya gönderilen "Yaratılış Atlası" isimli eserinizden bahsediliyor. "Türkiye'yi kedicikler mi kurtaracak?"  başlıklı haber özetle şöyle; “Önümüzdeki yıl itibari Türkiye’de liselerde öğrenciler artık evrim teorisini duymayacaklar. Türkiye ve Yaratışcılık denince akla gelen isim Adnan Oktar.”

ADNAN OKTAR: Yeniden göster.

 OKTAR BABUNA: “Türkiye ve Yaratılışçılık denince akla gelen isim Adnan Oktar. Türkiye'deki en popüler televizyon ve imamlarından biri ve Erdoğan'ın büyük bir hayranı.”

ADNAN OKTAR: Televizyon imamı mı? Bir de bu çıktı. Biri müceddid diyor. Biri müçtehid diyor. Birisi Mehdi diyor. Ne diyeceklerini şaşırdılar. Kardeşim kendi halinde bir Türk vatandaşıyım. Hiçbir şey değilim. Yapmayın, etmeyin. Evet dinliyorum.

OKTAR BABUNA: “Batıda Adnan Oktar, 10 yıl önce binlerce politikacıya, okullara ve önde gelen isimlere aniden "Yaratılış Atlası" isimli…”

ADNAN OKTAR: Çok acayip ifade oldu “aniden.” Nasıl yapayım peki anlatalım? Nasıl izah edilsin? Bir de bu çıktı. "Aniden" diyor. Ben bunlarla nasıl muhatap olacağım bilmiyorum. Yavaş yavaş anlatıyorsun o da sorun oluyor. Aniden anlatıyorsun o da sorun oluyor. Nasıl yapalım kardeşim bunun orta bir yolu yok mu? Evet.

OKTAR BABUNA: “…Aniden "Yaratılış Atlası" isimli eseri evrimi çürüten hoş kalınca bir kitap gönderen bir kişi olarak tanınıyor. Birçok Amerikalı yaratılışçı bu kitabı dolu bulduklarını söyleyerek övmüştü. Adnan Oktar, A9 isimli televizyon kanalında her gün üç saatlik program yapıyor. Bu programda kedicik adı verilen Türk kadınları için model teşkil eden güzel giyimli bayanlar yer alıyor.”

ADNAN OKTAR: MaşaAllah ne güzel. 

OKTAR BABUNA: “Acaba Oktar'ın güzel giyimli bayanları modern Türk kadınları için bir rol modeli mi olacak? Bu ihtimal kuvvetli görünüyor.”

ADNAN OKTAR: Yani modernlik tabii ki bütün dünya için güzel ve istenilen bir şey. Ama acayip acayip sözler etmişler. Başka da var dikkati çeken sözler. Şimdi ne söyleyeyim? Adamlar kasten mi böyle konuşuyor anlamıyorum ki. Nereye getirecekler sözü.

Evet.

BÜLENT SEZGİN: Bir haber daha okuyacaktım Adnan Bey. Üç kıtada yayınlanan Arap dünyasının en iyi üç gazetesi arasında yer alan Ash Sharq Al-Awsat Gazetesi’nin Suudi Arabistan yayında "Harun Yahya Evrim Teorisine Karşı Yürüttüğü Mücadeleyi Kazandı" başlığıyla bir haber çıktı. Türkiye'de evrim teorisini müfredattan kaldırıldığıyla ilgili çıkan haberde, “Evrim teorisi AK Parti'ye yakınlığıyla bilinen iş dünyası ve medyanın birçok alanında güçlü etkisi olan A9 TV kanalında dekolte kıyafetli, süslü, makyajlı bayanlarla ve bir grup genç insanla program yapan müstear isim olarak Harun Yahya'yı kullanan Adnan Oktar tarafından da taarruza uğradı.”

ADNAN OKTAR: Ne biçim bir ifade. Sanki savaş var. “Taarruza uğradı.” Yendi de. Evet devam et.

BÜLENT SEZGİN:  “Adnan Oktar, lüks bir villada yaşıyor ve İstanbul'un en prestijli yerlerinde çok sayıda evi ve villası var.” Deniliyor.

ADNAN OKTAR: Ne demezsin, ne demezsin.

Tayyip Hocam helal süt emmiş kabadayı, delikanlı bir insan olduğu için İngiliz derin devleti onu kolay zannetti. Halbuki Tayyip Hocam Mehdiyet’in zıl ve gölgesi altında. İsa Mesih’in zıl ve gölgesi altında. Deccaliyet şu an ilim kılıcının altına yattı bundan sonra kurtarırı yok. Milleti aldatmaya utanmıyor musunuz her şey tesadüf diye? Bazı tipler için söylüyorum. Ne kadar çirkin. O tesadüf, bu tesadüf, sağa dön tesadüf, sola dön tesadüf adı ne bunun? “Tesadüf bilimi” diyor. Sen lisede, üniversitede insanları böyle kandıracağını düşünmen makul mü? Bazı zatlar için bunu söylüyorum. Yanlış. Biz de gördüğümüz yerde tabii ki çökertiriz ilimle irfanla.

Evet, dinliyorum.

OKTAR BABUNA: Ramazanın son haftası dünya basınında yer alan makalelerinizden bazıları şöyle Adnan Bey. Amerika’nın sol görüşlü bağımsız haber sitesi Amerikan Herald Tribune’de “Ramazan ayı çatışma değil uzlaşma zamanı olmalı” başlıklı makaleniz yayınlandı. Yazınızda İslam karşıtlarının terörü ve şiddeti İslam dininin bir parçası gibi göstermeye çalışarak bu durumu kendi menfaatleri için kullandıklarını anlatıyorsunuz. Bu oyunu bozmak içinse radikalizmin temelindeki yanlış mantıkların ve İslam dininin barış, huzur dini olduğunun anlatılması gerektiğini vurguluyorsunuz.

Ayrıca merkezi Londra’da bulunan Arapça günlük gazete El-Kuds El-Arabi’de “Suriyeli mülteciler artık Türk toplumunun bir parçası” başlıklı makaleniz yayınlandı. Savaşların yalnızca bulundukları bölgeleri ve insanları yok etmekle kalmadığını savaşı hiç görmeyen sonraki nesillere bile büyük çile ve zorluklar yüklediğini anlatıyorsunuz bu makalede. Yazınızı şu temennilerle sonlandırıyorsunuz “Umarız Türkiye’de, Lübnan’da ve diğer ülkelerde yetişen bu yeni nesiller bu güçlüklerin üstesinden gelip yakın gelecekte ülkelerini yeniden imar eden, kalkındıran, kendi insanlarını ve dünyaya barış, sevgi ve refaha yönelten bireyler haline gelir. Onları konuklayan ve geliştirenler için de birer övünç vesilesi olurlar” maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Güzel.

OKTAR BABUNA: Suudi Arabistan’ın önde gelen İngilizce haber sitesi Riyadh Vision’da “Tüm sıcaklığıyla bir Ramazan Bayramı daha” başlıklı makaleniz yayınlandı. Ramazan ayının güzelliklerine değindiğiniz yazınızda Allah’ın tüm Müslümanlardan birbirlerini sevmesini ve birlik olmasını istediğini anlatıyorsunuz.

Ayrıca Hindistan’ın Cemmu ve Keşmir eyaletinde bulunan ve bölgenin yazlık başkenti olarak bilinen Srinagar’dan yayın yapan, tanınmış köşe yazarlarına yer veren günlük gazete Kashmir Reader’da “Müslümanlar bayramların mutluluk kaynağı olmasını özlemle bekliyor” başlıklı makaleniz yayınlandı maşaAllah.

Pakistan’ın İngilizce haber sitesi Daily Mail’de “Dünyayı değiştirmek isteyenler” başlıklı makaleniz yayınlandı. Yazınızda organize bir hareket olan kötülerin sinsi tuzaklarının ancak iyilerin ittifakı ile bozulabileceğini ve dünyanın ancak bu şekilde daha iyi bir yer haline gelebileceğini belirtiyorsunuz.

ADNAN OKTAR: Bayağı güzel. Allah hayırla, bereketle İslam’ı, hakkı, doğruyu anlatmamızı nasip ediyor. Bu bir nimet güzellik.

Evet.

OKTAR BABUNA: BBC Muhabiri Jiyar Gol, Kandil’e gidip PKK’lı teröristlerle röportaj yaparak teröristleri öven bir yazı hazırlamıştı. Teröristlerle el sıkışırken çekilen fotoğrafları yayınlanmıştı. Bu İngiliz gazeteci Atatürk Havalimanı’nda beş saat gözaltında tutulduktan sonra sınır dışı edildi ve ülkesine gönderildi. Gol, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda İstanbul’da gözaltına alındığını ve sınır dışı edildiğini şu sözlerle paylaştı “İstanbul Havalimanı’nda tutuklama, beş saat gözaltı, sınır dışı sebebi ise haberlerim” dedi.

ADNAN OKTAR: Senin haberin bir kenarda dursun. Senin oradaki amacın önemli. Senin ne amaçla geldiğin, PKK’ya destek olup olmadığın bu önemli.

Stalin diyor ki Stalinizm’in kurucusu, ünlü komünist Stalin “Genç nesillere üç şeyi öğretmeliyiz” diyor üç şey. “Dünyanın yaşını öğretmeliyiz, jeolojik orijinini öğretmeliyiz ve Darwin’in öğretilerini öğretmeliyiz” diyor. Görüyor musun? Çünkü Stalinizm’in kökeni bu. Karl Marks diyor ki Marksizm’in kurucusu Karl Marks, komünizmin kurucusu Türlerin Kökeni adlı kitap için “Benim görüşlerimin tabi tarih temelini içeren kitap işte budur” yani komünizmin temelini bu kitap oluşturuyor diyor. Çünkü tabi tarih temeli komünizmin kökeni. Bu kitap oluşturuyor diyor. Stalin diyor ki komünist ideolojinin en kanlı uygulayıcısı Stalin, “Genç nesillerin zihnini yaratılış düşüncesinden arındırmak için” yani Allah inancından uzaklaştırmak için “onlara tek bir şeyi öğretmeliyiz: Darwin’in öğretilerini” diyor. Amaç neymiş bak dikkat edin. “Genç nesillerin zihnini yaratılış düşüncesinden arındırmak” yani Allah’ın yarattığını inkar etmek. “İmanlarını yok etmek için onlara tek bir şeyi öğretmeliyiz; Darwin’in öğretilerini” diyor. Yani Darwinizm’in amacı imanı yok ettirmektir diyor. Bak “Darwinizm’in amacı imanı yok etmektir, Allah inancını yok etmektir, Allah’ın Kuran’da belirttiği yaratılış inancını yok etmektir” diyor. “Bunu elde etmek için yapacağımız tek şey gençlere Darwinizm’i okullarda öğretmek” diyor. “Bu bizim birinci görevimiz” diyor Stalin. PKK’nın ideolojisi ne? Stalinizm, komünist Stalinist düşünce.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Alanya’dan Burcu Kara kardeşimiz bir faaliyet yapmış Adnan Bey.

OKTAR BABUNA: “Bugün Alanya’da İlçe Eğitim Müdürlüğü’ne, Alanya Müftülüğü’ne, İlçe Milli Eğitim Müdürü’ne, Alanya Müftülüğü’ne, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı’na ve çalışanlarına ve Alanya Çağdaş Yaşamı Destekleme Dernek Başkanı’na ve gönüllülerine en başta Üst Akıl İngiliz Derin Devleti olmak üzere çeşitli eserlerinizden hediye ettik” diyor kardeşlerimiz inşaAllah. Çok samimi bir şekilde kabul edip memnun oldular, Allah etkili kılsın inşaAllah. Alanya Burcu Kara” kardeşimiz.

ADNAN OKTAR: Çok güzel her adımlarına, her nefeslerine Allah sevap versin. Kitap deccaliyete karşı kaledir. En mükemmel yöntem deccaliyetle mücadelede kitaptır. Çünkü bilgisayara yüklüyorsun bilgisayarı açacak adam ilgili yeri bulacak, bakacak, okuyacak olacak iş değil. Ama kitap masanın üzerinde duruyor el attın mı, açtı mı deccaliyete her seferinde bir tokat. Üç sayfası bile deccaliyeti tepeleyecek gibi oluyor bu eserlerin. O yüzden çok büyük bir hizmet, çok üstün bir hizmet. Bak 10 yıl önce gönderdiğimiz kitaplar daha şu an bile etkisini katlayarak ve gittikçe artarak gösteriyor.

Mao mesela komünist Mao biliyorsunuz Çin’i komünist yapan lider. Çin komünizminin başı Mao diyor ki “Çin komünizminin temeli” bak dikkat edin “Çin komünizminin temeli Darwin’e ve evrim teorisine dayanmaktadır.” Çin komünizmi neye dayanıyormuş? Darwin’e ve evrim teorisine. Bunu kim diyor? Mao söylüyor. Öcalan ne diyor? “PKK’nın fikriyatı Darwin’e ve evrim teorisine dayanıyor” diyor. Lenin ne diyor? “Benim görüşlerim Darwin’e ve evrim teorisine dayanıyor” diyor. Darwinizm’i, evrimi yıktığında neyi yıkmış oluyorsun? Komünizmi, PKK’yı ve bütün komünist ideolojiye dayalı terör sistemlerini yıkmış oluyorsun. Biz neyi yıkmış oluyoruz? PKK’yı yıkmış oluyoruz. Neyi yıkmış oluyoruz? İngiliz derin devletini yıkmış oluyoruz. İngiliz derin devletinin iki dini var: Biri Rumilik, biri Darwinizm. İki diyorum ama tek aslında ama çünkü Rumilik içinde Darwinizm’i savunuyorlar zaten. Tek dinleri var Rumilik.

OKTAR BABUNA: İngiltere’den bir haber var Adnan Bey. İngiltere’nin en çok okunan günlük gazetelerinden The Daily Telegraph’da “Türkiye’de ilköğretimde artık evrim okutulmayacak” başlıklı haberde ünlü yaratılışçı Adnan Oktar, evrim teorisinin İslam’ı yok etmek için geliştirilen Avrupa yapımı bir icat olduğunu belirterek bu teoriye karşı kampanya başlattı. Haberde ayrıca “İncil gibi Kuran’da Adem ve Havva’nın ilk insan olduğu bildirilir. Allah’ın Adem’i çamurdan yarattığını, Havva’yı da Adem’den yarattığı bildirilir. Evrim Türkiye’de geniş çaplı olarak kabul edilmiyor” deniyor.

ADNAN OKTAR: Aklın yolu bir.

OKTAR BABUNA: İngiltere’de.

ADNAN OKTAR: Bunu İngilizler söylüyorlar. Bu daha birinci faslı. 2017’nin başında bunlar oluyor. 2018'de katlayacağız, 2019’da Darwinizm’i bavula, tahta bavula koyacağız. 2021’de de defnedeceğiz. Tabut demedim özellikle. İlimle irfanla, hukukla kanunla, demokrasiyle.

Benim kitapların etkisinden ızdırap duyan, efendim kalbi kırılan kişiler vardı hassasiyet kazanmış kalbi onlar yok mu sizde?

OKTAR BABUNA: Hazırlayalım hemen. O arada bir müjde daha okuyayım mı Endonezya’dan?

ADNAN OKTAR: Rica edeyim.

OKTAR BABUNA: Endonezya’dan Skala News’ta Türkiye’de evrimin müfredatlardan çıkartılması konusu şöyle gündeme geldi. “Türk Alim Harun Yahya’nın evrim teorisine karşı verdiği mücadeleler meyvesini verdi. Türk Milli Eğitim Bakanlığı artık materyalizme dayanan evrim teorisini müfredata dahil etmeyecek. Teori bilimsel olarak kanıtlanmadığı ve İslam’ın öğretilerine karşı olduğu için müfredattan çıkartıldı.”

ADNAN OKTAR: Bak kardeşim şimdi pagan dinleri bölümünde çok detaylı anlatsınlar biz anlatıyoruz. Mesela Hitit dinlerini anlatıyoruz, Mezopotamya dinlerini anlatıyoruz, Mısır dinlerini anlatıyoruz. Bunların hepsi ortaktır hepsinde isimleri değişik olan tesadüf putları vardır. Tesadüf yani şuursuz putlar, aklı olmayan putlar. Bu şuursuz aklı olmayan putlar şuurlu akıllı varlıkları yarattığı iddia olunur. Darwinizm’in inancıyla temelde tam anlamıyla aynılar. Kelimesi kelimesine aynılar. Firavun devri de aynı, Nemrut da aynı inançta. O da tesadüf putuna inanıyor. Biz “Putları anlatmayın” demiyoruz anlatsınlar. Ama pagan dinleri bölümünde anlatılacak. Sen aktif bilim dallarında laboratuvar bağlantılı bilim dalı mesela biyoloji, antropoloji, paleontoloji, fizik, kimya burada bunu anlatırsan putperest dinleri bu olmaz yanlış diyoruz. Tarihi tarih dersinde, biyolojiyi biyoloji dersinde öğreneceğiz bu kadar.

Evet, soru alalım.

VTR: Ben elektrik mühendisiyim. Bayanların bu konuda çalışabileceğine karşı bir önyargı var şantiyelerde vesaire. Hani nasıl bir kadın elektrik mühendisi olur diye herkes tarafından şaşkın sorular içinde oluyor. Ama ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Siz bu konuda ne dersiniz?

ADNAN OKTAR: Elektrik tabii ki kadın rahatça mühendislik de yapar, kimya mühendisi de olur, inşaat mühendisi de olur. Çok çok mantıksız. Mühendislik kafa demektir, akıl demektir. Kadınlar da bayağı akıllı, kafalı varlıklar. Hadi sabır gerekiyor diyelim kadınlar zaten sabırlıdır. Onu diyenler kadın sevgisini bilmeyen, insan sevgisini bilmeyen, sevgiyi bilmeyen insanlar oluyor. Onlara itibar etmesin hanımefendi.

VTR: Kemal Kılıçdaroğlu’nun adalet yürüyüşü hakkında ne düşünüyorsunuz?

ADNAN OKTAR: İyi güzel adaleti savunmak, adaletin iyi olmasını istemek bunda yanlış olan, çirkin olan bir şey yok. Zaten sadece adalet diyor başka bir şey demiyor. Adalet zaten her zaman mükemmeldir diye kimse iddia edemez. Adalette çok eksiklikler oluyor, yanlışlıklar olabilir. Adaletin mükemmelleşmesini isteyen bir tavır, eylem hukuka kanuna uygunsa gayet güzel. Türkiye’nin demokratik olduğunu gösterir, Türkiye’de özgürlüğü gösterir. Hiç yanlış olan bir yönü yok. Ama hukuka kanuna uygunsa tabii.

VTR: Bazı gençler niye kendi grubunda öne çıkmaya çalışıyor? Ben onu merak ediyorum. Bir egoluluk var da o yüzden.

ADNAN OKTAR: O gençler için tabii ciddi bir tehlike. Onlar da genellikle dengesiz tipler oluyorlar. En öne çıkmak, en akıllı olduğunu iddia etmek işte “ben en yakışıklıyım, en kuvvetliyim, en doğruyu bilirim” falan. Halbuki öyle insanlardan genellikle nefret edilir. Bütün arkadaş grubu ondan nefret eder, çekinirler. Genç kızların içinde de olur öyle bazen çok akıllı, herkesten daha güçlü, en önde, en yaman gibi. Genç kızlar da öyle insanlardan çok çekinir. Mütevazi insan sevilir, mazlum insan sevilir. Saygılı, hürmetli olan, sevgi dolu olan, adaletli insan sevilir. Doğrusu budur. O tip insanlardan kalbini kırmadan uzak durmak lazım.

Evet.

VTR: Türkiye’deki eğitim sistemi ile Avrupa’daki eğitim sistemi arasındaki fark nedir?

ADNAN OKTAR: Bütün gençler yakışıklı bütün hanım kızlar güzel, maşaAllah. Avrupa’daki eğitim sistemi tabii daha kaliteli. Binalar, eğitim, eğitim araçları, öğretmen kalitesi daha yüksek tabii ki. Bizim de dışarıdan bilim adamları getirtmemiz gerekiyor. Elektronik sanayinde, uçak sanayinde, motor sanayinde ve diğer temel sanayi kollarında, ağır sanayi kollarında uzman profesörler, uzman bilim adamları gelmesi ve onların üniversitelerde eğitim vermesi gerekiyor, bu acil bir ihtiyaç.

Evet.

OKTAR BABUNA: Almanya’da Sosyal Demokrat Parti, Yeşiller ve Sol Parti’nin desteğiyle parlamentoya getirilen ve homoseksüel evliliğe resmi olarak izin veren yasa tasarısı onaylandı. Oylamanın ardından konuşan Başbakan Angela Merkel ise ret oyu kullandığını ifade etti. Avrupa’da eşcinsel evliliklere yasal olarak onay veren ilk ülke Hollanda olmuştu. Hollanda’yı takip eden çoğu Avrupa ülkesi olmak üzere 20 ülkede homoseksüel evlilikler yasal durumda.

ADNAN OKTAR: İşte Türkiye’nin yiğitliği kabadayılığı böyle münasebetsizliklere hiçbir şekilde ödün vermemesi. “İmanlı millet kahraman ordu” diyor, “hakikat hali göreceği ve deccalın oyununu bozacağı rivayetlerden anlaşılıyor” diyor Bediüzzaman, mealen yaklaşık.

Evet.

BÜLENT SEZGİN: Kendisiyle ilgilenilmesini isteyen sevimli bir köpek vardı Adnan Bey.

ADNAN OKTAR: Ne kadar tatlı hayvan hayret bu kadar şeker olması.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Bir sorumuz vardı.

VTR: 4 sene boyunca zorluklarla okuyoruz, ailedir, yurttur. Bir süre özlem çekiyoruz. Aile özlemi çekiyoruz. 4 sene bitince ne yapabiliriz, nasıl bir amaç güdebiliriz? Bunun sorusunu size sormak istiyoruz?

ADNAN OKTAR: Bak gençlerde hep böyle sevgi, dostluk, kardeşlik ortamı özlemi var yani üsluplarında hep böyle bir kahır hep bir özlem hep bir güzel dünya isteği var. İşte bu Mehdiyet devrinde olacak. “Mehdi evinden, sedirinden yönetir” diyor. Hz. Mehdi (as) gönül insanıdır siyaset insanı değildir. Yani danışılır, görüşlerine başvurulur sevilen bir insandır. Sözü geçer dolayısıyla sevgi bütün dünyaya yayılır. Mehdiyet’in anlamı, özü, kökeni budur.

Evet, dinliyorum.

VTR: Toplu taşıma araçlarında sıkışıklıktan insanların mağdur olduklarını çok sefer gördüm ve insanların oturmadan çok çabuk hareket etmeleri bizi mağdur ediyor.

ADNAN OKTAR: Özellikle hanımların bu toplu taşıma araçlarında korunup kollanması delikanlılığın, yiğitliğin bir alametidir. Yüksek ahlakın bir alametidir. Buna çok özen göstermek lazım onlar bizim canlarımız. Kadınlar dünyanın süsü özellikle yaşlı hanımlar, çocuklar, genç hanım kızlar bunlarda çok özen göstermek lazım, öncelik vermek lazım. Rahatça bir önce insinler acele edilecek bir şey yok. Yani o rekabet o savaş görünümü bize yakışmaz. Belediyeler de biraz otobüs sayısını artırsın daha da kolaylaştıralım ulaşımı.

Evet.

VTR: En son okuduğunuz bir felsefi kitap var mı?

ADNAN OKTAR: Severim ben seni aferin benim canıma demek ki kitap okuyor araştırıyor. Biz zamanında çok okuduk işte Marks’ın Das Kapital bu nedir dedik tuğla gibi kitap? Kitapçıdan aldım. Baktık, okuduk okuduk en son ne diyor işte “Zenginin malını al fakirlere dağıt” diyor özetle bu, lafı ne uzatıyorsun? O kadar çok konuşmuş ki dır dır dır bitmiyor, konuş konuş bu nasıl bir enerjidir? Lafı ne uzatıyorsun işte “zenginin malını fakirler dağıtalım” diyorsun. Öyle olmaz yani sen bunu polis zoruyla askerle yapıyorsun. Gönüllü olarak zenginler mallarını dağıtsın. Severek dağıtsın, aşkla, sevgisinden bunu yapsın. Marks’ın görüşü yanlış. İşte Hegel’in kitaplarını falan okuduk o zamanlar, baktım iyi oldu o zamanlar cevap vermemizde istifade ettik faydası oldu. Şu an yani şu dönemde okumuyorum yani zamanında okuduğum için. Şu an daha yeni modern eserler var yeni kitaplar var onlara bakıyorum.

Evet, dinliyorum.

VTR: Yabancı filmlerin ses dublajlarını nasıl buluyorsunuz? Altyazılı mı izlemeyi tercih ediyorsunuz yoksa Türkçe dublajlı filmleri mi izlemeyi tercih ediyorsunuz? Bu soruyu sormak istiyorum ben size.

ADNAN OKTAR: Altyazılı çok zor, alt yazıyı okuyacağım diye filmi seyredemiyoruz. Türkçe dublaj da bayağı güzel oluyor. Hatta yabancısından daha da güzel oluyor bazen, çok yetenekliler. Mesela ben Baba filmini seyretmiştim babaya verilen bir ses var bayağı kötü yani çok kötü. Hiç o kişiyi yansıtmıyor. Türkçe dublaja baktım bayağı iyi. Orada güzel olmuş o ama öbüründe yani ses tonu falan üslup gitmemiş.

Evet, dinliyorum.

VTR: Bazı şarkıcıların şarkıları alıntı olarak gözüküyor sonradan da kaldırılıyor. Neden bu neden kaldırılıyor?

ADNAN OKTAR: Evet, herhalde bu telif hakları kanununun uygulaması olarak mağdur olduğunu iddia eden kişi hak sahibi oluyor ve hukuki müdahalede bulunuyor ve kazanıyor. Şarkının orijinali başka birine ait olduğu ortaya çıktığında tabii ki telif hakkı isteyebilir sanatçı.

Evet, dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Videomuz vardı.

ADNAN OKTAR: Ne güzel hayvan çok güzel, maşaAllah. Hayret bu kadar güzel olması. O işin oyun kısmında.

Dinliyorum.

BÜLENT SEZGİN: Bir sorumuz vardı.

VTR: Almanya ve Japonya bu kadar savaştan sonra yıkım durumuna gelmişti. Ondan sonra bu teknolojiye nasıl ulaştı ve ülkemiz bu kadar zamandır niye bu teknolojiye ulaşamıyor?

ADNAN OKTAR: Bizim bu teknolojiye ulaşamamamızın nedeni gelenekçi Ortodoks İslam anlayışıdır. Tek nedeni budur. Gelenekçi Ortodoks İslam anlayışı çünkü sanat yasak. Sanat olmayınca bilim oluyor mu? Olmuyor. Estetik olmuyor. Estetik olmayınca bilim oluyor mu? Yine olmuyor. Sanatın olmadığı bir yerde bilim gelişmez. Gelenekçi Ortodoks İslam anlayışı sanatı yasaklıyor, ufku yasaklıyor, geniş düşünmeyi yasaklıyor. Oradan çökersin tek nedeni bu.

Evet.

VTR: Türkiye’nin yeni uçağı olan Hürkuş hakkında ne düşünüyorsunuz? Türkiye’ye ne getirisi olacak ve neler kazandırır?

ADNAN OKTAR: Türkiye Hürkuş yapıncaya kadar adamlar çok daha ileri teknoloji yapıyorlar. Böyle olmaz yani biz 30 yıl evvel, 40 yıl öncesinin, 50 yıl öncesinin teknolojisini yakalayabiliyoruz. Mesela daha yeni yeni planör tarzı işte tek motorlu uçaklar yapılıyor ki motor bile bazen yurtdışından getirttiriliyor. Böyle olmaz. Mesela ODTÜ öğrencileri bir araya geliyorlar 40 yıl önce yapılmış bir aleti yeniden keşfediyorlar alkışlarla tebrik ediliyor bunlar doğru bir yöntem değil. Doğru yöntem ne? Avrupa’dan, Amerika’dan bilim dallarında en gelişmiş ileri teknolojiyi en bilen insanları alıp buraya getirmek ve burada o teknolojileri üretmek. Adama istersen işte “Şu kadar bir maaş istiyorum” diyor hemen o maaşı vermek. Yani bilim adamları yetiştiren bilim adamlarının Türkiye’ye gelmesi gerekir. Yani bizim profesörümüz var ama teknolojik bilgisi bir jet uçağının motorunu yapacak gibi olmuyor. Bir jet uçağını kumanda edecek elektronik aksamı yapacak gibi olmuyor. Yüzeysel bilgi bilebiliyorlar yani detaylı bilgiyi bilen profesörleri, bilim adamları buraya getirip diğer profesörleri yetiştirmelerini sağlamak lazım. Mesela savaş uçağını Türkiye yapamıyor İngiltere ile birlikte yapılabiliyor. Böyle olmaz.

Şimdi kısa bir ara verelim, devam edelim.

BÜLENT SEZGİN: Yayınımıza kısa videolarla devam ediyoruz.

Masaüstü Görünümü