Harun Yahya

ALLAH'IN YARATMA SANATI VE KUANTUM FİZİĞİ





20. yüzyılın başına kadar
maddenin en küçük parçası atom olarak biliniyordu. Max Planck ve
Albert Einstein'ın öncü çalışmalarıyla atom-altı
parçacıkların, o zamana kadar bilinen fizik yasalarından farklı
kurallara sahip olduğu anlaşıldı. Bu alışılmadık yeni
kurallar kuantum fiziğini oluşturdu.





Kuantum fiziğine göre madde
mutlak olarak var değildir, bir bilinç tarafından gözlemlendiğinde
oluşur. Kuarklar, elektronlar ve diğer tüm parçacıklar, onları
gözlemleyen bir bilinç yoksa olasılık dalgası gibi hareket
ederler. Başta birçok bilim insanının karşı çıktığı bu
durum, ünlü "çift yarık" deneyinde olduğu gibi
günümüze kadar yapılan tüm araştırmalarda ispatlanmıştır.
"Kuantum alanı" denilen ve tüm uzayı kaplayan yüksek
enerjiden ortaya çıkan parçacıklar, çok kısa süre sonra başka
parçacıklara çözülür ya da enerji denizine geri dönerler. Bir
parçacığın nerede ve nasıl ortaya çıkacağının ihtimallerine
"potansiyel denizi" denir. Ama burada bir rastgelelik
yoktur çünkü evrenin her yerinde, galaksilerde, yıldızlarda,
Dünya'da, insanlarda ve diğer tüm canlılarda mükemmel bir düzen
vardır. Hepsinde düzenin devam edebilmesi için parçacıkların
oluştuğu "kuantum alanı" içindeki enerji
dalgalanmalarının çok hassas bir dengeyle yaratılması gerekir.
Şüphesiz bu durum, her şeye gücü yeten, görüneni ve
görünmeyeni bilen, gökleri ve yeri yaratan Yüce Rabbimiz Allah'ın
sanatıdır.





Rabbimizin yoktan yarattığı,
"potansiyeller denizi" olarak ifade edilen kuantum
alanından "Ol" demesiyle yani bilim insanlarının
yorumuyla, olasılık dalgasının çökmesiyle, bizim madde
dediğimiz parçacıklar var olmaktadır. Rabbimiz Kuran-ı Kerim'de
şöyle buyurur:





"(O,) göklerin ve yerin
benzersiz yaratıcısıdır. Ve bir işe hükmettiğinde, artık ona
sadece "Ol!" der, (o da) hemen oluverir." (Bakara
Suresi, 117)




Kuantum fiziğinde Werner
Heisenberg'in "Belirsizlik İlkesi"ne göre olasılık
dalgası çökene kadar parçacığın durumu bilinemez. Yani bu gayb
alemine ait bir bilgidir. Bilimin ortaya koyduğu bu gerçek,
Rabbimizin ayetlerde bildirdiği, şehadet aleminden önceki gayb
alemine işaret ediyor olabilir:





"İşte O, gaybı ve
şehadeti bilen, Aziz'dir, Rahim'dir." (Secde Suresi, 6)

Sadece Rabbimizin bildiği
gayb alemiyle ilgili Kuran'daki bir başka ayet şöyledir:





"Ve gaybın anahtarları
O'nun katındadır; onları ancak O bilir. Hem karada ve denizde ne
varsa bilir. Hiçbir yaprak da düşmez ki onu bilmesin; hem ne yerin
karanlıklarında bir tane, ne yaş ne de kuru (hiçbir şey) yoktur
ki, apaçık bir Kitap'ta bulunmasın!" (En'am Suresi, 59)





Ayette, gaybın sadece
Rabbimiz tarafından bilindiği belirtildikten sonra karada ve
denizde olan şeyler için verilen örnek ile kuantum fiziğindeki
parçacık ve dalga durumlarına işaret ediliyor olabilir. Allah
ayetinde, yaprağın düşmesi dahil evrendeki her olayın, her şeyin
durumunun, her an yaratması ve bilgisiyle olduğunu bildirmektedir.




Bu konuyla ilgili Bediüzzaman
Said Nursi şöyle açıklamaktadır:


"Herşeyin mikdar-ı
muntazaması (intizamlı ölçüsü), kaderi vâzıhan (açıkça)
gösteriyor. Evet hangi ziyahâta (canlıya) bakılsa görünüyor
ki, o miktari, o sureti, o şekli almak, ya harika ve nihayet
derecede eğri büğrü maddi bir kalıp bulunmakla olur veyahut
kaderden gelen mevzun (ölçülü), ilmi bir kalıb-ı manevi ile
kudret-i ezeliye o sureti, o şekli biçip giydiriyor."(Tılsımlar,
26. Söz, 85-86)





Rabbimiz, evrendeki tüm
yapıların, galaksilerin, yıldızların, Dünya'nın, insanın,
diğer tüm canlıların, hücrelerin, organellerin, moleküllerin,
atomların, atom-altı parçacıkların bilgisini, hassas bir ölçü
ve mükemmel bir sanatla, kuantum alanında yaratmıştır. Kuantum
fizikçisi David Bohm, "Wholeness and the Implicate Order"
(Bütünsellik ve Saklı Düzen) isimli kitabında, evrendeki bu
gerçekliğin altında, fiziksel dünyamızın nesnelerini ve
görüntülerini oluşturan daha derin bir gerçeklik düzeyi
olduğunu düşünmekte ve buna "saklı düzen" adını
vermektedir.





Bu "saklı düzen"in
bulunduğu ve "potansiyeller denizi" olarak ifade edilen
kuantum alanına, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) 1400 yıl önce
bir hadisinde şöyle işaret etmektedir:





"Gök, dalgası karar
bulmuş bir denizdir." (Tirmizi, Tefsir: 59; Müsned, 2:370)





20. yüzyılın başlarından
günümüze kadar kuantum fiziğinde ulaşılan bu tespitlere, 1400
yıl önce Rabbimizin vahyettiği Kuran-ı Kerim'de ve Hz. Muhammed
(sav)'in hadislerinde işaret ediliyor olması, kuantum alanını,
fizik yasalarını, tüm evreni ve insanları, büyük bir sanat,
güç, ilim ve hikmetle yaratanın Yüce Rabbimiz Allah olduğunun
bir delilidir. En doğrusunu Allah bilir.





"Sen Yücesin, bize
öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten Sen,
herşeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın." (Bakara
Suresi, 32)


Masaüstü Görünümü